Etiket: mahinur özdemir göktaş

  • Celal Fırat, İzmir’deki trajik yangını Bakan Göktaş’a sordu: Nasıl bir yardımda bulundunuz?

    Celal Fırat, İzmir’deki trajik yangını Bakan Göktaş’a sordu: Nasıl bir yardımda bulundunuz?

    PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İzmir’deki bir yangında 5 çocuğun yaşamını yitirmesindeki nedenleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a sordu. Fırat, “Bu ailenin geçim ve yaşam şartlarını karşılanması için gereğini yapmayan bakanlığınızın ilgili tüm yetkili ve sorumluları hakkında bir işlem yapılacak mıdır?” sorusunu gündeme getirdi.

    İzmir’de bir annenin hurda toplamaya çıktığı esnada 5 çocuğunun yangın sebebiyle hayatını kaybetmesi ülkeyi adeta hüzne boğdu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İzmir’deki facianın sebeplerinin açığa çıkarılması ve aileye yöneltilen asılsız iddialar hakkında TBMM’ye soru önergesi sundu.

    EVE 18 ZİYARET GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ!

    Milletvekili Celal Fırat, önergesinde aileye maddi yardım yapıldığı yönündeki iddiaların altını çizerek şu açıklamayı yaptı:

    “İzmir’de hurda toplamaya çıktığı esnada yangın çıkan evde hayatını kaybeden 5 çocuğun annesi Melisa Sinem Akcan, ‘Ben 110 bin liralık yardım almadım, bırakın 100 bini hiç yardım almadım. Asla para almadım. Tersine bana 8 bin liralık yardım yapılıyordu, onu da 4 bin liraya indirdiler. Bu dört bin lira ile 5 çocuğuma nasıl bakarım?’ ifadeleri basına yansımıştır.

    Aile Bakanlığı kaynakları, İzmir’de beş çocuğun ölümünden sonra, ‘Aileye ağustos ayından bu yana toplam 110 bin lira sosyal yardım desteği sağlandı’ açıklaması yapmıştı. Ayrıca Bakanlık ekiplerinin ailenin bulunduğu eve 18 ziyaret gerçekleştirdiği öğrenilmişti.”

    FIRAT: HANGİ BEYAN DOĞRU?

    DEM Parti Milletvekili Celal Fırat Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

    “-İzmir’de beş çocuğun ölümü ile sonuçlanan aileye yetkililer 110 bin lira yardım yapıldığını açıklarken, ölen çocukların annesi ‘böyle bir yardım almadığını, aksine 8 bin liralık yardımın 4 bin liraya düşürüldüğünü’ söylüyor. Bakanlığınız bu beyanların hangisinin doğru olduğunu açıklayacak mıdır?

    -Eşi cezaevinde olan ve hurda toplayarak geçimini sağlamaya çalışan bu aileye 4 bin lira yardım yeterli midir?

    -Bakanlığınızın açıklamasına göre 18 kez ziyaret ettiğiniz bu ailenin, yaşadığı evin basına yansıyan son derece yoksunluk ve yoksullukla ayan görüntüsüne rağmen nasıl bir yardımda bulunulmuştur? Neden hiçbir iyileştirici girişim olmamıştır?

    -Bütün bu yoksulluk ve çaresizlik içinde yaşamak zorunda kalan ve çok acı bir sonla karşılaşan bu ailenin geçim ve yaşam şartlarını karşılanması için gereğini yapmayan bakanlığınızın ilgili tüm yetkili ve sorumluları hakkında bir işlem yapılacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Perihan Koca, Diyanet’in ‘nafaka haram’ fetvasını meclise taşıdı

    Perihan Koca, Diyanet’in ‘nafaka haram’ fetvasını meclise taşıdı

    PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘nafaka haram’ fetvasını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a sorarak, “Kadınların kazanılmış haklarının ellerinden alınması için gizli bir protokol mü yapılmıştır” dedi.

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca son yıllarda sürekli tartışma konusu haline getirilen kadınların nafaka hakkına yönelik Diyanet fetvasını gündeme taşıdı. Diyanet’in, alo fetva hattına gelen kadınların nafaka alma süresi ile ilgili soruya verdiği yanıt tartışma yarattı. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı fetva hattında “boşanmış kadının 90 gün, eşi ölmüş olan kadının ise 130 günü aşan miktarda nafaka ödemesini almasının haram” olduğu fetvasını meclis gündemine taşıyan Perihan Koca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a şu soruları yöneltti:

    “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın nafaka ile ilgili görüş beyan edip yurttaşları yanlış ve hukuk dışı şekilde yönlendirmesi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yetki alanını aşması anlamına gelmiyor mu?

    Nafaka hakkının Medeni Kanun ile belirlendiği ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konuda fikir beyan etmesi ve kadınların kazanılmış nafaka hakkına saldırması karşısında bakanlığınızın hukuksal bir girişimi var mıdır?

    Uzun bir süredir ailenin korunması adı altında hem DİB hem de bakanlığınızca kadınları hedef alan söylem ve politikalardaki ortaklık göz önüne alındığında Diyanet İşleri Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında kadınların kazanılmış haklarının ellerinden alınması için gizli bir protokol mü yapılmıştır? Böyle bir anlaşma varsa bunu kamuoyuna açıklamayı düşünüyor musunuz?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekili Perihan Koca, 9. Yargı Paketi’ni Meclis’e taşıdı

    Milletvekili Perihan Koca, 9. Yargı Paketi’ni Meclis’e taşıdı

    PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, 9. Yargı Paketi’nde yapılacak düzenlemeyle birlikte kadınların evlendikten sonra kendi soyadlarını tek başına kullanamamaları hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na soru önergesi verdi.

    9. Yargı Paketi taslağına göre ‘Kadının Soyadı’ düzenlemesinde yapılacak değişiklik ile Anayasa Mahkemesi kararına rağmen kadınlar evlendikten sonra bekarlık soyadlarını tek başına kullanamayacak.

    Söz konusu düzenlemeye ilişkin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “KADINA YÖNELİK ŞİDDET TEDBİRLERİ İŞLEVSİZLEŞTİRİLİYOR”

    Perihan Koca, kadınlara yönelik şiddette uygulanacak tedbirlerin söz konusu yasa değişikliği teklifiyle işlevsizleştirilmek istendiğine vurgu yaparak, tedbir kararlarının gereklerine aykırılık durumunda zorlama hapis cezasına itiraz yolunun açılmak istendiğini belirtti.

    Soru önergesinde, “Söz konusu değişiklik teklifinin gerekçesi olarak da Danıştay kararına atıf yapıldığı, Danıştay kararında tedbir kararlarının uygulanması ile ilgili kimi tereddütlerin olduğu ifade edildiği görülmektedir. Oysa aynı Danıştay kararında zorlama hapsine karşı itiraz yolunun kapalı olduğuna hükmedildiği gerçeği görmezden gelinmektedir.” ifadelerine yer verildi.

    Perihan Koca, Mahinur Özdemir Göktaş’a şu soruları yöneltti:

    “Günde ortalama 3 kadının cinayetle katledildiği ülkemizde şiddet faillerine yönelik getirilmek istenen tedbir kararlarına aykırılık halinde getirilen zorlama hapis cezasına itiraz yolunun açılmasıyla hedeflenen tam olarak nedir? Böyle bir yasa değişikliğinin kadınlara yönelik şiddeti teşvik edeceği açık değil midir?

    2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da yapılmak istenen değişikliğin her ne kadar tam olarak uygulanmasa da halihazırda kadınları koruyan tek yasal düzenlemenin ortadan kaldırılması anlamına geleceği açık değil midir? Bu kanunun tamamen işlevsizleştirilmesinin kadınlara yönelik şiddeti arttıracağı açık değil midir?”

    PİRHA/ ANKARA

  • Aile Bakanı Mahinur Göktaş süresiz nafakayı adil bulmadı

    Aile Bakanı Mahinur Göktaş süresiz nafakayı adil bulmadı

    PİRHA- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, süresiz nafakanın adil olmadığını söyleyerek, “Süresiz nafaka ödemek gibi uygulama kabul edilebilir olamaz. Mağdur olan erkeklerimiz varsa onun da yanındayız. Bunları da dinlememiz lazım” dedi.

    75. Yıl Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınlara ilişkin sorunları değerlendirdi.

    “6284’ÜN KALDIRILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

    6284 sayılı yasanın önemli olduğuna değinen Bakan Göktaş, “Yasanın kaldırılması tabii ki söz konusu değil. Benim bu konuda düşüncem açık ve net. Nerede bir mağdur varsa onun yanındayız. Biz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyız. Mağdur bir kadınsa onun yanındayız. Mağdur bir çocuksa onun yanındayız. Mağdur bir erkekse onun da yanındayız. Mesele öncelikle şiddet gören kişiyi tabii ki de anında koruma altına almak, anında güvence altına almak” diye konuştu.

    “MAĞDUR ERKEKLERİN YANINDAYIZ”

    Süresiz nafaka ile ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
    “Bazı insanlar 1990’lı yıllarda evlenmiş. Süresiz nafaka ödemek gibi uygulama kabul edilebilir olamaz. Süresiz nafaka gibi bir durum adil bir durum değil. Bu durumun gerçekten önemli bir şekilde ele almaması lazım. Süresiz bir nafaka sizin için adil mi? Açıkça sormak istiyorum. Mağdur olan erkeklerimiz varsa onun da yanındayız. Bunları da dinlememiz lazım. Sonuçta biz Aile Bakanlığıyız. Kadına, erkeğe, gencine, yaşlısına, engellisine her kitleye hitap eden bir bakanlığız. Burada bir mağduriyet söz konusuysa onu da dinlememiz lazım. O yüzden o boyutunu asla es geçmememiz gerekiyor. Çok çok kıymetli”

    (HABER MERKEZİ)

  • KA.DER Başkanı Karaoğlu: Siyasette sembolik değil gerçek temsiliyet istiyoruz

    KA.DER Başkanı Karaoğlu: Siyasette sembolik değil gerçek temsiliyet istiyoruz

    PİRHA- KA.DER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu, Cumhurbaşkanlığı kabinesinde yalnızca tek kadın bakanın olmasının cinsiyet eşitliği açısından hayal kırıklığı yarattığını söyledi. Karaoğlu, kadınlar olarak siyasette sembolik değil gerçek temsiliyet istediklerini vurguladı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı kabinede yine tek kadının yer alması ve onun da her zaman olduğu gibi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na getirilmesi eleştirilere neden oldu.

    Kadın hareketi uzun yıllardır hayatın her alanında olduğu gibi siyasette de eşitlik için mücadele ediyor. Ancak kabinede yalnızca bir kadın bakanın yer alması ve parlamentoda da 600 milletvekilinden yalnızca 119’unun kadın olması siyasette eşit temsilden ne kadar uzak olunduğunu gözler önüne seriyor.

    Yıllardır kadınların siyasette aktif ve eşit bir şekilde yer alması için çalışmalar sürdüren Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) Genel Başkanı Nuray Karaoğlu, kabinede kadın temsilini cinsiyet eşitliği ve kadınların yönetimde temsil edilme hakkı açısından endişe verici olarak değerlendirdi.

    “KABİNE’DEKİ YENİ DÜZEN EŞİTSİZLİKLERİ PEKİŞTİRECEK”

    Eşitlikçi bir toplum inşa etmek için kadınların liderlik pozisyonlarında yer almasının önemine dikkatleri çeken Nuray Karaoğlu, bunun yalnızca bir kadın bakanın atanmasıyla gerçekleştirilemeyeceğinin altını çizdi.

    Kabinedeki yeni düzenin var olan eşitsizliği pekiştireceğine değinen Karaoğlu, şunları kaydetti:

    “Kadınların siyasal alandaki varlığı çok önemlidir ama bu kadınların yalnızca kadın sorunları üzerine konuşabilecekleri anlamına gelmemektedir. Biz kadınlar tanımlanmış cinsiyet rollerinin içine hapsedilme zihniyetine karşı çıkmaktayız. Kadınlar ekonomi, maliye, dışişleri, sağlık, içişleri gibi tüm bakanlıklarda ve tüm temsil organlarında görev yapabilir. Ayrıca, tek bir kadın bakanın varlığı cinsiyet eşitliği tartışmalarında ‘kadınlara yer verdik’ gibi yanıltıcı bir argümana da yol açabilir. Bu durum gerçek bir eşitlikçi politika anlayışının yerine sembolik bir yaklaşımı temsil eder.”

    “CİNSİYET EŞİTLİĞİ AÇISINDAN HAYALKIRIKLIĞI”

    Nuray Karaoğlu, kadınların siyasi kararlara katılımının sembolik değil, gerçek bir temsiliyetle olması gerektiğini dile getirerek, “Sonuç olarak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde sadece bir kadın bakanın yer alması, cinsiyet eşitliği ve kadınların liderlik pozisyonlarında temsil edilme hakkı açısından hayal kırıklığı yaratmıştır. Kadınların toplumun her alanında eşit bir şekilde temsil edilmesi, daha adil ve kapsayıcı bir Türkiye’nin inşa edilmesine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

    Karaoğlu, göreve gelen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’tan kadınlar adına uygun politikalar gerçekleştirmesi beklentisi içinde olduklarını belirtti.

    MİLLETVEKİLLİĞİNDE DE EŞİTLİK UÇURUMU DERİN

    Parlamentodaki kadın erkek eşitliği arasındaki uçurumu da vurgulayan Karaoğlu, şöyle devam etti:

    “Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkını almasının üzerinden geçen 88 yılda bugün biz kadınlar mecliste 119 milletvekili ve yüzde 19.8 oranında temsil edilmekteyiz yani 600 sandalyelik bir meclis yapısında neredeyse altıda bir oranında temsil ediliyoruz Bu sonuç biz kadınların eşitlik talebine yanıt vermemekte.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN