Etiket: mahir kılıç

  • Açlık grevinin 150. gününde olan Kılıç: Tek istediğimiz işimiz ve emeğimiz

    Açlık grevinin 150. gününde olan Kılıç: Tek istediğimiz işimiz ve emeğimiz

    PİRHA – İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro davası açtıkları için işten atılan Mahir Kılıç, işine geri dönmek için başlattığı açlık grevinin 150. gününü geride bıraktı. Kılıç, tek isteklerinin işleri olduğunu belirterek, mücadele edeceklerini söyledi. 

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro ve geriye dönük ilave tediye davası açtığı için işten atılan Mahir Kılıç, işine geri dönmek için 13 Kasım 2017 tarihinde açlık grevine başlamıştı. Açlık grevinin 150. gününe giren  Kılıç, 83 kilo ile başladığı açlık grevinde 20 kilo kaybetti.

    Tek isteği işine geri dönmek olan Mahir Kılıç, ciddi sağlık problemleri yaşamaya başladı. Kılıç, “Sol ayağımda his kaybı ve nörolojik belirtiler var” diyerek yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekti.

    Kılıç, direnişinde haklı olduğunu ve bu haklılığından aldığı güç ile ayakta durmaya çalıştığını belirterek, işini geri alana kadar mücadele edeceğini belirtti.

    “MEŞRU OLAN DİRENİŞ HAKKIMIZI KULLANDIK”

    Açlık grevinin ve Konak direnişçilerinin 150. gününde olduğunu söyleyen Mahir Kılıç, 150. günü geride bıraktıklarını belirterek, geçen 150 gün içinde kimi zaman yağmurda ıslandıklarını kimi zaman soğukta birbirlerine sarılarak ısındıklarını söyledi. Kılıç, her yerde haklılıklarını haykıracaklarını söyleyerek şunları kaydetti:

    “Her yerde şunu haykırdık haklıyız kazanacağız. Çünkü haksızlık ve adaletsizliğe uğradık. Tek amacımız ekmeğimizi birazda olsa büyütmekti. Bu yüzden eşit işe, eşit maaş düşüncesiyle kadro davaları açtık ve sonuç ortada yargıtayın dahi onayladığı kadroları vermek yerine CHP İzmir Büyükşehir Belediyesi bizleri işten çıkardı. Durum böyle olunca biz de meşru direniş hakkımızı kullandık ve sonuna kadarda devam edeceğiz.”

    Mahir Kılıç, taleplerinin ilk günkü gibi işleri ve ekmeği olduğunu vurgulayarak, “Direnişimize destek bekliyoruz. Tek istediğimiz işimiz ve ekmeğimizdir” dedi.

    “İŞİMLE BERABER HAYALLERİMDE GİTTİ”

    25 yıllık belediye çalışanı olan ve kendisi de kadro davası açtığı için işten çıkartılan Elif Sefer Esen de Mahir Kılıç ile beraber Konak’ta oturanlardan biri. 10 yıllık evli olan ve  tüp bebek yapmak için hastaneye gittiği dönemlerde işten çıkarıldığını söyleyen Esen, şöyle konuştu:

    10 yıllık evli bir kadınım ve çocuğum olmuyordu tüp bebek yamak için hastaneye gidiyordum. Tedavilerimin çok olumlu olduğu ve annelik duygusunu tadacağım bir dönemde CHP İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından hayallerim çalındı. Ben artık anne olamayacağım bu yüzden bunu bana yaşatanları Allah’a havale ediyorum.” 

    Hayatını çok zor şartlarda devam ettirdiğini söyleyen Esen, 25 yıllık bir belediye çalışanı olduğunu ve bu şekilde işten çıkarılmanın kendisini üzdüğünü belirtti.

    Elif Sefer Esen, bu süre zarfında kadınlardan destek almadığını da üzülerek belirtti. Esen, “Kadınlardan maalesef destek alamıyorum demek ki destek almak için ya şiddet görmek ya da tecavüze uğramak gerekiyormuş peki bu işimize ekmeğimize tecavüz değil midir? Ama demek ki kadınların ilgi alanına iş ekmek mücadelesi girmiyormuş” dedi.

    “EMEP, İŞÇİ YANLISI DEĞİL”

    Açlık grevinin 150. gününde olan Mahir Kılıç, işe geri dönmek için başlatıkları mücadelede yalnız kaldıklarını, Genel-İş Sendikası’nda etkili olan EMEP’in de kendilerini yüzüstü bırakarak işverenden yana tutum aldığını iddia ederek şunları belirtti.

    “Emek ve demokrasi güçleri 20 gün önce bizler için bir basın açıklaması yapacaklardı fakat EMEP buna engel oldu. Sebebi Genel-İş Sendikası’nda EMEP yapılanmasının olması. İşten atılan işçilerin EMEP ile iş verenin ortak çalışmasıyla atılmasından dolayı işçilerin değil işverenin tarafında olması nedeni ile bu açıklama olmamıştır. Sendikadaki EMEP yapılanması açıkça işçi yanlısı değildir, eminim ki işçiler bu gerçeği fark edeceklerdir” dedi.

    (HABER MERKEZİ),

     

  • Açlık grevinin 104. gününde olan Mahir Kılıç eylemini ölüm orucunu çeviriyor

    Açlık grevinin 104. gününde olan Mahir Kılıç eylemini ölüm orucunu çeviriyor

    PİRHA – İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadro davası açtığı için  işten çıkarılan ve 104 gündür girdiği açlık grevinde sağlık durumu kötüye giden Mahir Kılıç 26 Şubat’ta eylemini ölüm orucuna dönüştürme kararı aldı. 

    104 gündür açlık grevinde olan Kılıç, kendisi ile belediye önünde direnen arkadaşlarına uygulanan hukuksuzluğun son bularak işlerine iade edilmesi  için başlattığı açlık grevini 26 Şubat itibari ile su, şeker ve B-1 vitaminlerini de keserek, ölüm orucuna dönüştürmeye karar verdi.
    DEMOKRATİK KURUMLAR VE KAMUOYUNA ÇAĞRI
    Arkadaşları Kılıç’ın kararına saygı duyduklarını ancak ölüm orucuna girmesi durumunda 104 gündür açlık grevinde olan bir insanın bir hafta bile yaşayamayacağını en iyi ihtimalle sakat kalabileceğini belirtti. Kendilerinin arkadaşlarının ölümü ya da sakat kalması üzerinden bir iş talepleri olmadığını belirten işçiler, kamuoyuna Kılıç’ı ikna etmeleri için girişimde bulunma çağrısında bulundu.
    HABER MERKEZİ
  • Açlık grevinin 100. günü: Hamile bir eş, 9 yaşında bir çocuk ve 16 kilo kaybı

    Açlık grevinin 100. günü: Hamile bir eş, 9 yaşında bir çocuk ve 16 kilo kaybı

    PİRHA- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadro davası açtığı için hukuksuzca işten çıkarılan Mahir Kılıç 16 kilo kayıp yaşadığı açlık grevinin 100. gününde PİRHA’ya konuştu.

    Haberin videosu

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro davası açtıkları için işten atılan Mahir Kılıç’ın başlattığı açlık grevi devam ediyor. Açlık grevinin 100. gününü geride bırakan Kılıç tansiyon sorunu ile birlikte toplam 16 kilo kaybetti. 100. gün olmasına rağmen bu haksızlığa belediye, sendika ve CHP’den bir ses çıkmadığını belirten Kılıç, er geç bu ayıbı tarihin yazacağını belirtti.

    “SESSİZ KALMAK SUÇA ORTAK OLMAKTIR”

    Bu hukuksuzluğa belediye, sendika ve CHP’nin sessiz kaldığını ve bu sessizliğin suça ortak olduğunu belirten Kılıç şöyle konuştu:

    “Bugün açlık grevinde 100. güne ulaştık. Bir mevsimi İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde sonlandırdık. 100 gündür sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Fakat ne sendika ne de CHP cephesinden sesimizi duyan olmadı. Çağrımızı yinelemek istiyoruz. Bizler Disk Genel-İş üyeleriyiz. Bu Disk Genel-İş ve CHP’nin büyük bir ayıbıdır. 258 işçi ve bunlarla birlikte aileleri var. Bu işçilerin atılmasına sessiz kalmak suça ortak olmak demektir. Biz hala üslubumuzla Disk Genel-İş’in bu duruma müdahil olmasını sabırla bekliyoruz. Ama sabrımızın da tükendiğini buradan söylemek istiyoruz.”

    “TANSİYON SORUNU İLE BİRLİKTE 16 KİLO KAYBIM VAR”

    Açlık grevi ile birlikte tansiyon ve kilo kaybı sorunu yaşayan Kılıç:

    “Tansiyon sorunu yaşıyorum ve 16 kilo kaybım var. Haklılığımızdan almış olduğumuz bir güç, direnç var. Bu noktada çok büyük bir haksızlık, hukuksuzluk var. Bunun mimarı da CHP, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bunun ortağı Disk Genel-İş sendikasıdır.

    “SENDİKA YANIMIZA BİLE UĞRAMADI”

    Sendikalar işçilerin örgütlü olduğu alanlardır. Maalesef burada patronlar DİSK sendikasının ağalarıdır. Sendikacılık yapılmamaktadır. İşçilerin sendikacılara güvensizliği artık had safhadadır. Şu ana kadar sendikamızdan ne maddi ne manevi destek almadık. Bırakın desteği yanımıza dahi gelmediler. Geçtiğimiz günlerde sendikamızın genel merkez yöneticileri İzmir’e geldikleri halde yanımıza uğramadılar. Bunun suçluluk psikolojisinden olduğunu çok iyi biliyoruz” diye konuştu.

    “AYIP CHP’NİN AYIBIDIR”

    Eşi hamile ve bir çocuğu olan Kılıç evinin kira olması ile birlikte ekonomik sıkıntı yaşadığını belirterek bu haksızlık karşısında susanların tarihe hesap vereceklerini söyleyerek şunları vurguladı:

    “Maddi sıkıntılarımız had safhada. Bizi en çok sarsan etkenlerden birisi de bu. Bedenden ziyade psikolojik sıkıntılar yaşıyorum. Takdir edersiniz ki evimiz kira ve eşim 5 aylık hamile. 9 yaşında bir kızım ve bakmakla yükümlü olduğum ama bakamadığım bir ailem var. Bu da ister istemez insanı etkiliyor. Söylenecek çok fazla bir şey yok. Ayıp CHP’nin ayıbıdır. Tek mimarı Aziz Kocaoğlu’dur. Aziz Kocaoğlu yanında meclis üyeleri, milletvekilleri ve genel başkanları da bir o kadar suçludur. Tarihe hesap verecekler. Bundan 5-10 yıl sonra İzmir’de insanlar şunu bilecek; direnen bir işçi yapısı vardı ve bu işçilere sahip çıkmayan bir sendika, bu yapılana sessiz kalan meclis üyeleri, vekiller vardı.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

  • Grevdeki Mahir Kılıç’ın arkadaşları: Haklı talepler karşılansın ve açlık grevi sona ersin -VİDEO

    Grevdeki Mahir Kılıç’ın arkadaşları: Haklı talepler karşılansın ve açlık grevi sona ersin -VİDEO

    PİRHA- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadro davası açtığı için hukuksuzca işten atılan 200 işçiden biri olan ve 13 Kasım’da açlık grevine başlayan Mahir Kılıç’ın sağlık durumu kötüye giderken, ona destek olan arkadaşları bir an önce taleplerin karşılanıp açlık grevinin son bulması çağrısında bulundular.

    Haberin Videosu

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro ve geriye dönük ilave tediye davası açtıkları için işten atılan Mahir Kılıç’ın başlattığı açlık grevi devam ediyor. Kılıç’ın tansiyon, şeker rahatsızlıklarının arttığını belirten arkadaşları belediyenin talepleri karşılayarak bu hukuksuzluğun giderilmesi ve açlık grevinin bir an önce son bulması gerektiğini vurguladılar.

    “HAKLI TALEPLER KARŞILANSIN VE AÇLIK GREVİ SONA ERSİN”

    25 yıllık belediye çalışanı olan ve kendisi de kadro davası açtığı için işten çıkartılan Elif Sefer Esen, “Mahir haklı ve işine dönmek istiyor, talepler karşılanarak açlık grevi sona ersin” çağrısında bulunarak şöyle konuştu:

    “Mahir Kılıç bugün 82 gündür açlık grevinde. Tabi ki taleplerimiz var. Ama STK’lar ve sendikalardan destek görmedik. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından da halen bir gelişme yok. Şu an zaten CHP’nin kongresi var ve herkes buna yoğunlaşmış durumda. Şu an tamamen unutulmuş durumdayız. Sendikalar ile görüşmemiz oldu ama somut olarak bir şey ile dönmüş değiller. Yani direneceğiz, hakkımızı alana kadar da buradayız. Mahir Kılıç’ın durumu her geçen gün kritikleşiyor. Kalbinde ritim bozuklukları meydana gelmeye başladı. Açlık grevinde ve ekonomik durumu iyi olmadığı için her gün otobüsle gidip geliyor. Herhangi bir tazminat ve issizlik maaşı alamıyor. Arkadaşlar olarak yardımcı olmaya çalışıyoruz.

    Her geçen gün sağlığı onu geriye itiyor ve enerji kaybı yaşanıyor. Eşi hamile ve bir kız çocuğu var. Babasından beklentileri var ve garip bir şey olduğunu hissediyor. Sürekli babasına ne zaman beraber kahvaltı yapacaklarını, parka gideceklerini soruyor. Tabi bunun zorluklarını da yaşıyor. Bu bir insanlık dramıdır, insanlık ölüyor. İnsanlardan duyarlı olmasını bekliyoruz. Bu açlık grevi bir an önce sona ersin. Mahir haklı ve işine dönmek istiyor. Herhangi bir suç işlediği kanıtlandığı durumda bütün haklarından feragat edip açlık grevini sonlandıracağını dile getiriyor. Israrla bunun yanıtını bekliyor. Bu iş üstü kapatılarak gözardı edilemez. Eylemimiz sonuç alana kadar kesin bir şekilde de devam edecek. Buradayız ve direniyoruz.”

    “İŞİMİZE DÖNENE KADAR BURADAYIZ, DİRENECEĞİZ”

     

    Kadro davası açtıktan sonra verimsiz olduğu gerekçesiyle işten çıkartılan işçilerden olan ve kendisi de eylemde olan Seval Gündüz işini severek yaptığını ve haksız yere işten çıkartıldığı için direndiğini vurgulayarak:

    “Konak’taki direnişin 82. günündeyiz. Mahir’in sağlığında sıkıntılar oluştu ve bugün gelemedi. Şeker ve tansiyonunda sıkıntılar başladı. Bizler işten atılan arkadaşları olarak buradayız ve direniyoruz. 82. güne kadar partileri dolaştık ve maalesef bir sonuç alamadık. Sendika ve belediyeden doğru halen bir şey yok. Bu alanda direniyor, işimizi geri istiyoruz. Kadro davaları açtığımız için işlerimizden edildik. Elbette farklı bir işi yapabilir, geçinebiliriz. Ama biz bildiğimiz işi yapmak istiyoruz. 25 sene aynı işi yaptım ve haksızlığa uğradığım için bunu kabul etmiyorum. İşimi severek yapan verimli bir elemandım. İşimizi geri almak için direniyoruz. Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sesimizi duymak istemiyor. Bu haksızlığın ortadan kalkması gerekiyor. Sendikanın tavrı ise, onlar işlerinden ayrıldı ve diyaloğu kopardık şeklinde oluyor. Ne halleri varsa görsünler gibi yaklaşıyorlar. STK’lar, dernekler ve kurumlar bizlere destek olup sesimizi duyursunlar” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

  • Açlık grevindeki Mahir Kılıç ve işten çıkarılanlar belediye önünde direniyor – VİDEO

    Açlık grevindeki Mahir Kılıç ve işten çıkarılanlar belediye önünde direniyor – VİDEO

    PİRHA- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne kadro davası açtığı için hukuksuzca işten atılan 200 işçiden biri olan ve 13 Kasım’da açlık grevine başlayan Mahir Kılıç ve arkadaşları PİRHA’ya konuştu. 

    Haberin Videosu

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro ve geriye dönük ilave tediye davası açtıkları için işten atılan Mahir Kılıç’ın başlattığı açlık grevi devam ediyor. Kılıç ve kendisine destek veren işten atılan işçiler, İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde açlık grevinin 58. gününü geride bıraktılar. Yaşanan duruma dair Büyükşehir Belediyesi’nin hala hukuksuzca tutumundan vazgeçmediğini belirten emekçiler, hakları ve işleri iade edilene kadar direneceklerini belirttiler.

    “KADRO DAVASI AÇTIĞIM İÇİN İŞTEN ATILDIM”

    “Bir alternatifim kalmadığı için bedenimi açlığa yatırdım” diyen ve 58 gündür açlık grevine devam eden Mahir Kılıç şunları söyledi:

    “Bugün açlık grevinin 58. günündeyim. Ben de Büyükşehir Belediyesi’ne kadroluk davası açan ve işten çıkarılan 200 işçiden biriyim. 2010 yılından beri İz-Enerji şirketinde çalışmaktaydım. İlk günkü kadar dirençliyim, ilk günkü kadar kararlıyım. Çünkü haklılığımızdan aldığımız bir güç var. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bize haksızlık yaptı, hukuksuzluk yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü’nü başlattığı gün Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu işçileri çıkartarak işçi kıyımı yapmıştır. Beni farklı bir madde gerekçe göstererek işten attılar. Beni amirine fiili hakaret ile suçladılar. Fakat işyerinde bulunan 150 güvenlik kamerasını beraber inceleme önerisinde bulundum. Eğer dedikleri gibi bir şey varsa, bulunursa bu direnişi bitireceğimi ve noter onaylı bütün haklarımdan feragat edeceğimi söyledim. Bu konuyla ilgili adım atılmadı çünkü böyle bir şey asla olmadı. Ben de diğer arkadaşlarım gibi kadro davası açtığım için işten atıldım” dedi.

    “ALTERNATİF BIRAKILMADIĞI İÇİN BEDENİMİ AÇLIĞA YATIRDIM”

    Kirada yaşayan 9 yaşındaki bir çocuğunun ve hamile eşinin olduğunu belirten Kılıç şunları vurguladı:

    “Atıldığım madde gereği kıdem ve ihbar tazminatı gibi hiçbir sosyal hakkımı alamadım. İşsizlik maaşından yararlanamıyorum. Sigortalı bir yerde çalışamıyorum. 9 yaşında bir kızım var, evim kira ve eşim hamile. Doğal olarak belediye bana bir alternatif bırakmadığı için en son bedenimi açlığa yatırdım. Büyükşehir Belediyesi haklılığımızı kabullenip, elimizden aldığı haklarımız ve işi iade edene kadar açlık grevi direnişi süresiz olarak devam edecek. Sendikamıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum. İşçilerin örgütlü olduğu yerler sendikalardır. Bugüne kadar atmadıkları adımı artık atmaları gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki Nuriye ve Semih hocamız sendikalar tarafından yalnız bırakılıp, 250. günden sonra sahip çıkılmış ise, sendikamızın bu eksikliklere düşmeden bize daha erken sahip çıkmasını bekliyoruz. Burada büyük bir mağduriyet söz konusu. Bunun adı işçi kıyımı. Bu sorun çözüme kavuşana kadar direnişimiz devam edecektir ve muhatabımız sendikamızdır.”

    “BOŞ KADROLAR OLMASINA RAĞMEN İŞTEN ÇIKARILDIK”

    25 yıllık belediye çalışanı olduğunu ve hukuksuzca işinden edildiğini belirten Elif Sefer Esen, mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, “5 yıl belediyede çalıştım ve bir anda işime son verildi. Sebebi ise kadro davası açmam idi. Mahkemenin lehimize karar vermesi ve boş kadro olmasına rağmen çıkışlarımız verildi. Gerekçe olarak da verimsiz çalışmam öne sürüldü.  Bunu da asla kabul etmiyorum. Bir kadro hakkı varsa o da benimdi. Buna dair sıcak, soğuk demeden 2 aydır mücadele veriyoruz. Hakkımızı arıyoruz ve sendikanın da yanımızda yer almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BELEDİYE GÖZDAĞI VERMEYE ÇALIŞTI”

    Açtıkları kadroluk davalarının lehine sonuçlanmaları sonucu Büyükşehir Belediyesi’nin hiçbir gerekçe göstermeden işlerine son verdiği belirten Barış Kaya şöyle konuştu:

    “İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işten atılanlardanım. Haziran ayında atıldım. 12 yıl boyunca engelli kadrosunda çalıştım. Çalıştığım süre içerisinde işe geç gelme, işe gelmeme ve disiplin suçu vb. olmamasına rağmen bir gün çağırıp ‘sana verecek iş yok’ dediler. Asıl gerekçenin ne olduğunu biliyoruz.  Yaklaşık 4-5 yıl önce kadro isteme amacıyla dava açmıştım. Bu davalar sürdü ve lehimize sonuçlandı ve belediyeye kadrolu çalışmamız gerektiğini bildirdi. Mahkemeler lehimize sonuçlanmaya başladığı zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi grup grup mahkeme açan işçileri çıkarmaya çalıştı. O zaman bine yakın insan bu mahkemeleri açmıştı ve herkese gözdağı vermeye çalıştılar. Bu işçilerin yarısından fazlası davasını geri çekti. Geri çekmeyenlerin birçoğu işten çıkarıldı. Belediye’nin elinde binlerce boş kadro var ve bunu bize vermek yerine işçileri kapının önüne koymayı tercih ettiler. İşte asıl sebep budur.”

    “ONLARIN İNADI VARSA BİZİM DİRENCİMİZ VAR”

    “İşten atılmalar hiçbir kurala, tüzüğe uygun değildi” diyen Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sendika ile yaptığı sözleşmede  işçinin işten atılmasına dair şartlar var. İşçinin işlediği suça göre yevmiye cezası, uyarı cezası, kınama ve duruma göre işten atma var. Ama bu cetvellerin hiçbirine uyulmadı. İşten çıkarmanın 1.5 ay önceden bildirilmesi gerekiyordu  ve buda uygulanmadı. Direk çağırıp seni işten atıyorum dediler. Benimle ilgili hiçbir gerekçeleri yoktu. 6 ay önce iyi çalıştığım için ödüllendirildim ve teknisyen yapıldım. Ama 6 ay sonra dava lehime sonuçlanınca işten çıkarttılar ve kadro yok dediler. Dolayısıyla yaptığının hukuksuz olduğu buradan belli. 15 bin kişinin çalıştığı belediye kendi işçisine verecek kadrosu yokmuş. Bugün KHK ile çıkarılmış bit taşeron işçi yasası var. Bu yasa Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan işçileri kapsamamasına rağmen herkesin hakkını gasp etmek için feragatname imzalattırmak istiyorlar. Feragatnamede bütün haklarımdan vazgeçiyorum diye bir ibare var. Bunu işçilere dayatıyorlar. Sosyal demokrat , emek yanlısı ve taşerona karşı olan bir belediye olduklarını söylüyorlar ama pratikleri, uygulamaları bunun tam karşısında. 2 aydır sokaktayız ve kışı belediyesinin önünde geçirdik.  Mahir Kılıç arkadaşımızı haksız işten attılar ve kendisi açlık grevinin 58. Gününde. Bizde atılan işçiler olarak ona destek oluyoruz. Bu kışı burada geçireceğiz. Onların inadı varsa, bizim direncimiz var. Haklıyız ve haklılıktan aldığımız gücümüz var.”

    “İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ”

    “Disipline gitmeden ve hiçbir tutanak tutulmadan işten çıkarıldık” diyen 25 yıllık belediye emekçisi Seval Gündüz ise, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 25 sene  büro elamanı olarak çalıştım. Bu işi yıllarca yaptım. Fakat 6 ay önce verimsiz personel olarak işten çıkarıldım. Bunu kabul etmiyorum. İşten çıkarılan hiçbir arkadaşımız verimsiz değildi. Kadro davası açtığımız için işten çıkarıldık. Disipline dahi gitmedik ve hakkımızda herhangi bir tutanak tutulmadı. Kadro davasını açtıktan sonra Yargıtay’a giden evraklarım da olumlu geldi. Yani şu an Büyükşehir Belediyesi’nin kadrolu personeli olmamız gerekiyordu. Sendika ve belediyeden isteğimiz işimizin geri verilmesi. Buna duyarsız kalmasınlar. İşimizi geri istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • 42 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç rahatsızlandı

    42 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç rahatsızlandı

    İşine geri dönmek için 42 gündür İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde açlık grevinde olan Mahir Kılıç, rahatsızlanması üzerine arkadaşları tarafından evine götürüldü. Kılıç, açlık grevini sürdüreceğini ve yarın yeniden alanda olacağını belirtti. 
    İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZENERJİ’de çalışırken kadro ve geriye dönük ilave tediye davası açtığı için işten atılan ve 42 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç, sağlık problemlerinin artmasından dolayı arkadaşları tarafından evine götürüldü.
    11 kilo kaybeden Kılıç, soğuk algınlığının yanısıra tansiyon, baş dönmesi ve yüzündeki uyuşma problemi nedeniyle açlık grevini bir gün evinde sürdürecek. Kılıç, yarın yine sabah erken saatlerden itibaren İzmir Büyükşehir Belediye binası önünde olacak.