Etiket: mahmut aydoğan

  • Aydoğan: İnancımıza, kültürümüze ve dilimize sahip çıkmak zorundayız-VİDEO

    Aydoğan: İnancımıza, kültürümüze ve dilimize sahip çıkmak zorundayız-VİDEO

    PİRHA-Sivas Zara’nın Bolucan nahiyesine bağlı 100’e yakın Alevi köy ve mezra bulunduğu bilgisini aktaran İngiltere Croydon Alevi Kultur Merkezi ve Cemevi Başkanı Mahmut Aydoğan,  bu köylerin geçmişte metropollere ciddi anlamda göç verdiğini belirtti. Aydoğan,“Özellikle son 30 yılda yeniden insanlar geldikleri yerlere dönerek topraklarına ve yurtlarına sahip çıktılar” dedi.

    İngiltere Croydon Alevi Kultur Merkezi ve Cemevi Başkanı Mahmut Aydoğan Sivas’ın Zara ilçesi Bolucak bucağı ve çevresinde bulunan Alevi köylerinde yaşanan göç ve Hakk’a Uğurlama Erkanları ile ilgili PiRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “SON 30 YILDIR ALEVİ KÖYLERİNE YOĞUN BİR GERİ DÖNÜŞ SÖZ KONUSU”

    Zara’nın Bolucan bucağına bağlı 100’e yakın Alevi köy ve mezra bulunduğunu, bu köylerin ciddi anlamda metropollere göç verdiğini belirten İngiltere Croydon Alevi Kultur Merkezi ve Cemevi Başkanı Mahmut Aydoğan, “Son yıllarda özellikle de son 30 yılda yeniden insanlar evlerini yaparak yurtlarına sahip çıktılar. İlkbahar aylarından başlayarak sonbahara kadar köylere yoğun bir nüfus akışı var” dedi.

    “METROPOLLERDE HAKKA YÜRÜYEN CANLARIMIZ KÖYLERDE SIRLANMAK İÇİN VASİYET TALEBİNDE BULUNUYORLAR”

    Metropollerde Hakk’a yürüyenlerin büyük bir kesiminin doğduğu topraklarda sırlanmak istediğini vasiyet ettiğinin altını çizen Aydoğan, “Genelde talepleri ve vasiyetleri bu yönde. Öyle olunca aileleri herhangi bir canımız Hakk’a yürüdüğünde ilgili köyüne götürüyor. Hakk’a yürüyen canlarının varsa kendi köylerinde erkan yürütülüyor. Orada eğer cemevi yoksa Zara’da bir diğer alternatif olarak da en yakın çevre köyde Hakk’a yürüme erkanları tamamlanarak köylerine sırlanıyor” diye belirtti.

    “GEÇMİŞTE HAKKA YÜRÜME ERKANLARI ALEVİ İNANCIN ÖZÜNE UYGUN CAN CANA VE ANA DİLİNDE YAPILIRDI”

    Çocukluğunda köylerinde Hakk’a yürüme erkanlarını nasıl yürütüldüğünü anlatan Aydoğan, “Bu bölgede cemal cemale Alevi inancının özüne uyan ve kendi dilinde insanların anlayacağı şekilde bu erkanlar yürütülürdü” şeklinde ifade etti.

    “METROPOLLERE GÖÇEN ALEVİLER CİDDİ ANLAMDA ASİMİLAYONA UĞRADILAR”

    Metropollere göçle birlikte giden Alevi toplumunun ciddi bir asimilasyona uğradığını belirten Aydoğan, . Örneğin ben geçen yıl bir cenaze erkanına katıldım. Orada Alevi cenaze erkanla alakası olmayan ritüeller gördüm. İmam Hatip’ten yetiştirilmiş bazı insanların gelip Alevi köylerinde Alevilikle hiç alakası olmayan erkanlar yürüttüklerini gördüm ve yaşadım” dedi.

    “ALEVİ TOPLUMU SON DÖNEMLERDE MUHAFAZAKAR İSLAM İNANCINDAN BÜYÜK BİR KOPUŞ YAŞIYOR”

    Bu topraklardan kopup göçmen olarak metropollere yerleşen insanlardan sonraki kuşağın ciddi bir şekilde asimilasyona uğradığını ifade eden Aydoğan, “Bizim muhafazakâr İslam inancı çerçevesinde yürütülen erkanlardan Alevi toplumu bundan ciddi bir şekilde rahatsız. Bu asimilasyona da bir de dur demek için bu ve bu buna benzer projelerin geliştirilmesi gerekiyor. Yoksa gerçekten bugüne kadar bu inancı, kültürü, kimliği taşıyan, bu yolda emek veren insanların çabaları heder olmuş olur” şeklinde ifade etti.

    Yurt dışında yaşadığını ama ülkedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini dile getiren Aydoğan, “Bazen de belki Türkiye’den daha iyi takip edebiliyoruz. Çünkü Avrupa’da üzerimizde herhangi bir baskı, herhangi bir sınırlama söz konusu değil. Böyle teşebbüsler var ama bizim toplumumuz da buna karşı bir direnci var. Alevi toplumu tabii ki sahipsiz değil’ diye belirtti.

    ”ALEVİ İNANCINA, KÜLTÜRÜNE VE DİLİMİZE SAHİP ÇIKMAZ ZORUNDAYIZ

    Alevi toplumunun gelinen noktada artık örgütlü bir toplum olduğunu vurgulayan İngiltere Croydon Alevi Kultur Merkezi ve Cemevi Başkanı Mahmut Aydoğan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bu anlamda da inancını, kültürünü özüne uygun yaşatmaya kararlı. Bu canlardan bir tanesi de işte benim gibi Londra’dan çıkıp gelip burada katkı sunan insanlarla dolu.

    İster dışarıda ister Avrupa’da olun, ister metropollerde olun bu bölgenin halkı bu topraklara sahip çıkmak zorunda.

    Eğer gerçekten bu inanca önem veriyorlarsa, gerçekten bu inancın kültürüne, kimliğe önem veriyorlarsa herkesin buna sahip çıkması ve herkesin elini taşın altına koyması gerekir.”

    Cebrail ARSLAN/SİVAS

     

  • Sivas Zara’daki Mulle Ali türbesi her yıl çok sayıda kişinin uğrak mekanı oluyor-VİDEO

    Sivas Zara’daki Mulle Ali türbesi her yıl çok sayıda kişinin uğrak mekanı oluyor-VİDEO

    PİRHA- Yıllar önce babasının vasiyeti üzerine Zara Bolucan nahiyesinde Beydağı eteklerinde bulunan Derviş Cemal ve oğullarına ait olan türbenin yapımını gerçekleştirdikleri belirten İngiltere Croydon Alevi Kultur Merkezi ve Cemevi Başkanı Mahmut Aydoğan, amaçlarının bölge insanını bir araya getirmek olduğunu vurguladı.

    Sivas ili Zara ilçesi Bolucan nahiyesinde Beydağı eteklerinde bulunan Derviş Cemal ve Oğullarına ait olan türbeyle ilgili İngiltere Croydon Alevi Kultur Merkezi ve Cemevi Başkanı Mahmut Aydoğan PİRHA’ya açıklamada bulundu.

    Türbenin ilk yapılışının yaklaşık olarak 25 yıl önce gerçekleştiğini söyleyen Aydoğan, “Burası Derviş Cemal evlatlarına ait bir mekan. Bize aile tarafından ulaştırılan bilgiler 1800’lerin başlarında Seyit Abdullah diğer namıyla Seyit Kek’e Kangal Kuşluk Bölgesi’ne yerleşir. Dersim’den ayrılış gerekçesini ise tam olarak bilmiyoruz” dedi.

    DERSİM’DEN SİVAS UZANAN GÖÇ

    Seyit Abdullah’ın (Seyit Kekê) daha sonra ise şimdiki ismiyle Yeşildere (Kırkkilise) köyüne yerleştiği bilgisini veren Aydoğan, “Ardından Beydağı’nda Ortaçayır mevki denilen bölgeye yerleşir. Buraya yerleştiğinde Seyit Kekê vefat eder. Kırkilise’de bulunan Oğlu Seyit Ali Ortaçayır’a gelir yerleşir. Seyit Ali’nin Dersim’deki eşinden iki oğlu vardır birisinin adı Seyit Cemal diğeri ise Seyit Veli” diye belirti.

    Seyit Kekê’nin vefatından sonra oğlu Mulla Ali’nin Beydağ’ın eteğindeki Şeyh Hasan aşiretine bağlı Modalar mezrası Ortaçayır denen yere yerleştiğini söyleyen Aydoğan, “Kendisini çok sevdikleri için bırakmazlar. Seyit Ali (Mulla Ali) yerleştiği bölgeden yeniden geldiği Dersim’e dönmeyi düşünür ancak Dersim’deki evli olduğu eşinin vefatından sonra burada Balcı aşiretinden Fatma Ana ile evlenir. İlk eşinden olan Seyit Veli Seyit Cemal’in dışında ikinci eşi olan Fatma anadan ise Seyit İbrahim, İsmail, Gül Hasan ve Abdullah isminde 4 oğlu daha olur” dedi.

    5 DİL BİLEN BİR KİŞİLİK

    İçerisinde bulundukları türbede Seyit Ali (Mulle Ali ) ve Hakka yürüyen 2 oğluyla bulunduğunu aktaran Aydoğan, Seyit Ali’nin Mulle Kürtçe’nin Kurmanci ve Kırmanci lehçelerinin yanı sıra Türkçe, Farsça ve Arapça’da bildiğini kaydederek şöyle devam etti:

    “5 dil bilmesinin temel özelliği aile içerisinden gelen kurumsal bir durum olmasıdır. Yaşadığı bu bölgede ilk eğitimi veren eski yazıyla o dönem 1800’lerin ortaları olarak düşündüğünüzde bir dönem sonra kendisini Mulle Ali diye anarlar. Bugün burada gördüğünüz Mulle Ali’nin türbesidir. Mulle Ali saygı duyulan, insanların lokmalarını buraya getirip sunduğu, dileklerde bulunduğu çok önemli bir mekan. Gelinen noktada da hala Aleviler için önemini koruduğu bilinmektedir. Babam vefat etmeden önce bu türbenin onarımını yapılmasını istedi. O sağken bu türbenin yapımını gerçekleştirdik. Daha sonra yine buraya bir de aşevinin yapılmasını istedi. Aşevinin yapılmasından önce ne yazık ki babam Hakka yürüdü.”

    “AMACIMIZ ZARA DAYANIŞMA FESTİVALİ İLE TÜM İNSANLARI BULUŞTURMAK”

    Bölgede gerçekleştirecekleri festival ile toplumsal dayanışmayı amaçladıklarını kaydeden Aydoğan, “Amacımız bu mekânın önemini bölge insanlarıyla daha çok buluşturmak daha çok tanıtmak. Evlerin olmadığı bu bölgeye gelirken su ve yol durumundan kaynaklı sorunlar yaşanıyor.  Ama insanlar her yıl buraya kurbanlarıyla, lokmalarla gelirler, niyazda bulunurlar” diye belirtti.

    Türbeye lokmalarını getiren insanların daha olumlu, daha hijyen ortamlarda lokmalarını sunmaları için çalışmalar yürüttüklerini belirten Aydoğan, “Canların, bir araya gelip cem olmalarını sağlamak için birincisi buraya bir aşevini ve sosyal tesis inşa etmek ikincisi de burasını insanları bir araya getirmede  birleştirici bir mekan olsun istedik” dedi.

    “İNSANLARIN BİRLİĞİNİ DİRLİĞİNİ VE ALEVİCE BİR ORTAM YARATMAK İSTİYORUZ

    Alevilerin birliği ve dirliği için yılda bir kez de olsa buraya gelmelerini amaçlayan bir proje geliştirdiklerini belirten Aydoğan, Zara ilçesi Boluca nahiyesindeki Alevi köylerine ait Alevilerin senede bir olsa da bu mekânda yan yana gelmeleri inançlarını, kültürlerini, kimliklerini yaşayabilmeleri açısından bu proje hayati bir önem taşıyordu. Bu çerçevede Zara Dayanışma Festivalini  geçen seneden başlamıştık bu senede tamamladık” dedi.

    Avrupa’da yaşayan aynı zamanda bu bölgenin insanı olarak Zara Dayanışma Festivali gibi böylesi bir organizasyon içerisinde yer almaktan dolayı mutlu olduğunu belirten Aydoğan, “Bu organizasyonda amacımız  herkesin bir araya gelişi eğlenceye dayalı değil. Festival niteliğinde ama burada yolda birlik cemi etrafında deyişlerin söylendiği, insanların birliğini, dirliğini Alevi’ce yaşadığı bir ortam yaratmak istedik” diye belirtti.

    “KENDİ OLANAKLARIMIZLA YOLLARI YAPMAYA ÇALIŞTIK”

    İngiltere Croydon Alevi Kultur Merkezi ve Cemeviı Mahmut Aydoğan konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Kendi olanaklarımızla bu yolları oluşturmaya çalıştık. Bunun giderilmesi gerekiyor. Bu giderilmezse bu mekanların açılması, misyonuna uygun hizmet vermesi de son derece zordur. Bu da bir mesaj olsun. Hem kendi insanlarımıza.hem de bizde bu devlete vergi veriyoruz. Bu devletin bize karşı da sorumluluğu var. Bu mekanların halka olan hizmetini realize etmeleri ancak altyapının oluşturmasıyla mümkündür. Bunun bir an önce gerçekleşmesi gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/SİVAS