Etiket: mahsa amini

  • Mehtap Sert: İran’dan Türkiye’ye kadınların mücadele hattı ortaktır-VİDEO

    Mehtap Sert: İran’dan Türkiye’ye kadınların mücadele hattı ortaktır-VİDEO

    PİRHA – İskenderun Kadın Platformu Üyesi Avukat Mehtap Sert, İran’da Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından yükselen kadın mücadelesini ve bu direnişin Türkiye’deki kadın hareketiyle benzerliklerini değerlendirdi. Sert, İranlı kadınların emperyalist müdahalelere dayanmadan, kendi öz güçleriyle bir özgürlük hattı kurduklarını vurguladı.

    İskenderun Kadın Platformu Üyesi Avukat Mehtap Sert, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ve İran’da yıllardır süren kadın mücadelesine dair konuştu.

    İran’daki kadın hareketinin tarihsel sürecine değinen Mehtap Sert, 1963 yılında seçme ve seçilme hakkının kazanılmasıyla hareketin ivme kazandığını ancak 1979 İslam Devrimi ile bu hakların ellerinden alındığını belirtti. Sert, “Seçme ve seçilme hakkı, evlenme, boşanma ve eğitim gibi kamusal alanda görünürlük sağlayan tüm haklar gasbedildi. Bugün İran’da bir kadının çalışabilmesi için eşinin veya babasının izni gerekiyor. Kadınların şarkı söylemesi bile yasak; ancak bir erkeğin vokalisti olarak ya da grup içinde buna izin veriliyor” dedi.

    “MAHSA AMİNİ DİRENİŞİ BİRLEŞTİRİCİ GÜÇ OLDU”

    Kadınların 1990’lardan itibaren “İslami Feminizm” adı altında örgütlenmeye çalıştığını hatırlatan Sert, Mahsa Amini’nin katledilmesinin bir dönüm noktası olduğunu ifade etti:

    “Amini’nin katledilmesinden sonra kadınların sokaklardan yükselen ‘Jın, Jiyan, Azadî’ sesleri, mücadeleyi daha örgütlü hale getirdi. Savaş politikaları kadını meta haline getirmeye çalışırken, kadınlar hem sosyal medya üzerinden hem de sokaklarda başı açık protestolar ve yasaklanan şarkıları söyleyerek bu baskıya başkaldırdı.”

    “KADINLAR KENDİ MÜCADELELERİYLE ÖZGÜRLEŞİYOR”

    İran hükümetinin savaşı bahane ederek kadınların kazanımlarını geriletmeye çalıştığını belirten Sert, buna rağmen fiili bir kazanım sürecinin işlediğini kaydetti:

    “İranlı kadınların mücadelesi çok anlamlı çünkü kâğıt üzerindeki yasaları fiili hayatta yıkıyorlar. Örneğin, evlenmeden birlikte yaşamanın yasak olduğu ülkede, eğitimli kadınlar ‘beyaz evlilik’ diyerek bu yasakları aşıyor. Kadınlar, dış güçlerin vereceği bir özgürlüğü değil, kendi mücadeleleriyle kazanacakları bir özgürlüğü tercih ediyorlar.”

    “TÜRKİYE VE İRAN’DA ORTAK SORUN SİYASAL İSLAM VE MİLİTARİZM”

    Türkiye’deki kadın hareketinin de benzer süreçlerden geçtiğine dikkat çeken Sert, coğrafyaların birbirinden etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ve 6284 sayılı yasanın uygulanmasındaki aksaklıkların şiddet vakalarını artırdığını söyleyen Sert, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İran’da yaşanan militarizm ve siyasal İslam temelli sorunların benzerlerini Türkiye’de de deneyimliyoruz. ‘Aile Yılı’ ilan edilen 2025 yılında şiddet verilerinde düşüş değil, aksine bir yükselme var. Dünyadaki tüm kadın hareketlerinin ortak sorunu patriyarkal sistemdir. Türkiye Kadın Hareketi ve Kürt Kadın Hareketi, İranlı kadınların mücadelesini selamlıyor. Kadınlar dayanışmayla bu mücadeleyi büyütecek ve başarıya ulaşacaktır.”

    Cevahir FINDIK/İSKENDERUN

  • Mahsa Amini katledilişinin 2’nci yılında Mersin’de anıldı- VİDEO

    Mahsa Amini katledilişinin 2’nci yılında Mersin’de anıldı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, Jina Mahsa Amini’nin 2’nci ölüm yıl dönümünde sokağa çıkarak erkek-devlet şiddetine dikkat çekti. Yapılan eylemde “Mahsa Amini’nin katledilmesi nasıl ki baskıcı rejimin bir sonucuysa, Türkiye’de de kadınlar aileyi kutsayan ve kadını yok sayan politikaların kurbanı olmaktadır” denildi.

    Mersin Kadın Platformu, Jina Mahsa Amini’nin ikinci ölüm yıl dönümünde “İran’dan Türkiye’ye erkek-devlet şiddetine karşı isyanımız sürüyor” şiarıyla yürüyüş düzenledi.

    Kushimoto Sokağında yapılan yürüyüş ve eyleme platform bileşenleri, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili ve Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Arslan ve çok sayıda kadın katıldı.

    KADINLARA BARİKAT

    Yürüyüş boyunca Jina Mahsa Amini’nin fotoğrafı ve erkek-devlet şiddetine dikkat çeken dövizler taşındı. Amini’nin katledilmesinin ardından dünyanın hemen her yerinde süren kadın mücadelesinin yeni şiarı haline gelen “Jin Jiyan Azadi/ Kadın Yaşam Özgürlük” sloganı sık sık atıldı.

    Yürüyüşe izin vermeyen polisin kurduğu barikatı kadınlar “Kadınlara değil katillere barikat” diyerek aştı.

    BASKICI POLİTİKALARA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Özgecan Aslan Meydanında son bulan yürüyüşün ardından burada basın açıklaması yapıldı. Platform adına açıklama metnini okuyan Çiğdem Göksoy, “Mahsa Amini’nin İran’daki zalim rejim altında hayatını kaybedişinin ikinci yıl dönümünde, bizler hem İran da hem Türkiye ‘de hayatlarımızı kısıtlayan dinci gericiliğe erkek şiddetine, devlet şiddetine, kadın cinayetlerine ve çocuk istismarına karşı sokaklardayız. İranlı kadınların özgürlük mücadelesine omuz verirken, ülkemizde de kadın cinayetlerine, aile politikalarına, çocuk istismarına ve çocukların kaybolmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz” dedi.

    Mahsa Amini’nin İran’da başlattığı özgürlük mücadelesinin sınırları aşarak bugün Türkiye sokaklarında yankılandığını belirten Göksoy, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “İranlı kadınlarla kurduğumuz kız kardeşlik köprüsü, erkek-devlet şiddetine karşı direnişin evrenselliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Mahsa Amini’nin ve yaşam hakları ellerinden alınan tüm kadınların anısını yaşatacak, çocuklar için daha güvenli ve eşit bir dünya kurana dek mücadeleye devam edeceğiz.”

    Polisin kadınlara kurduğu barikata tepki gösteren gösteren DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “AKP’nin kolluk rejimi üzerimize barikatlar kurdu. Eşitlik, adalet, özgürlük istiyoruz diyen bu pankart yırtıldı. Bu yırtık pankart 22 yıllık kadın düşmanı AKP’nin resmidir” dedi.

    DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu ise, Jina Mahsa Amini’nin mezarında başlayan bir direniş var. Başta İran olmak üzere dünyanın dört bir yanında kadınlar isyanlarını Jin, jiyan, azadi sloganı ile dile getiriyor” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mahsa Amini Avustralya’da anıldı- VİDEO

    Mahsa Amini Avustralya’da anıldı- VİDEO

    PİRHA- İran’da “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra gördüğü işkence sonucu hayatını kaybeden 22 yaşındaki Jîna Mahsa Amini için Avustralya’nın Melbourne Federasyon Meydanı’nda anma yapıldı.

    İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen 22 yaşındaki Jîna Mahsa Amini, erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince 16 Eylül 2022 tarihinde gözaltına alınmıştı. Nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen Amini’nin, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıkmıştı.

    Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından bir yıl geçti. İran’dan tüm dünyaya dalga dalga yayılan protestolar hala sürüyor.

    Amini’nin katledilmesinin birinci yılında İranlı yurttaşlar başta olmak üzere dünyanın birçok kentinde anma etkinlikleri ve protestolar yapıldı.

    Avustralya’nın Melbourne Federasyon Meydanı’nda yapılan anmada Amini’nin katledilmesi, kadınlar üzerindeki baskı ve İran hükümetinin politikaları protesto edildi.

    Yeşiller partisi Brunswick Eyalet milletvekili Tim Read, Gilbert Siyaset Bilimcisi Kylie Moore, Menzies Federal Bölge Milletvekili Keith Wolahan ve Avukat Ek Taghdır’ın konuşmacı olarak katıldığı anmada Amini’nin katledilmesi, kadınlar üzerindeki baskı ve İran hükümetinin politikaları protesto edildi.

    PİRHA/AVUSTRALYA

     

  • Mahsa Amini’nin ölümünün üzerinden 1 yıl geçti

    Mahsa Amini’nin ölümünün üzerinden 1 yıl geçti

    PİRHA- İran’da “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra gördüğü işkence sonucu hayatını kaybeden 22 yaşındaki Jîna Mahsa Amini yaşamını yitireli bugün tam 1 yıl oldu. 

    İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen 22 yaşındaki Jîna Mahsa Amini, erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince 16 Eylül 2022 tarihinde gözaltına alınmıştı. Nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen Amini’nin, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıkmıştı.

    JİN JİYAN AZADİ 

    Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından dünyanın hemen her yerinde süren kadın mücadelesinin yeni şiarı haline gelen “Jin Jiyan Azadi / Kadın Yaşam Özgürlük” sloganı kadın sokak hareketinin öznesi haline geldi. Aminin katledilmesinin ardından Kürt, Türk ve Avrupalı feministler için “Jin Jiyan Azadi” isyanın sembolü olmaya devam ediyor.

    PROTESTOLAR SÜRÜYOR

    Jin Jiyan Azadi eylemleri ilk günden itibaren İran rejiminin tüm baskılarına rağmen  devam etti. Protestolar ülkede etkisini 8 ay boyunca gösterdi. Rejim tarafından eylemlerin ilk ayında 481 kişi öldürüldü. Bir yıl içinde rejim güçleri bin 500’den fazla kişiyi katletti, 60 bin kişiyi de tutukladı. Eylemlere destek verdiği gerekçesiyle en az 110 kişi idam edilirken, kolluk kuvvetleri eylemler boyunca 200’den fazla kişiyi kaçırarak işkence yaptı. Rejim polislerinin eylemlerde yer alan kadınların gözlerini ve cinsel organlarını hedef alması sonucu da yüzlerce kadın uzuvlarını kaybetti.

    JİNA İÇİN YAZAN GAZETECİLER CEZALANDIRILIYOR 

    Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), İran’da Jina Mahsa Amini’nin yaşamını yitirmesinden bu yana, 79 gazetecinin tutuklandığını bildirdi.  Mahsa Amini’nin cansız bedeninin 16 Eylül 2022’de gözaltına alındığı karakoldan çıkmasının ardından İran çapında düzenlenen eylemleri izlemek isteyen 31’i kadın en az 79 gazeteci tutuklandı. Bu gazeteciler arasında Amini’nin babası ile röportaj yaptığı için 2 yıl hapis cezasına çarptırılan  Nazila Maroufian da yer alıyor. Maroufian yaptığı röportaj gerekçe gösterilere “rejim aleyhine propaganda yapmak” ve “kamuoyunu galeyana getirmek için yalan haber yayınlama” suçlamasıyla yargılandığı davada 2 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • DİB’ten İran’daki idamlara tepki: Demokratik protesto suç değildir, cezalandırılamaz-VİDEO

    DİB’ten İran’daki idamlara tepki: Demokratik protesto suç değildir, cezalandırılamaz-VİDEO

    PİRHA-Demokrasi İçin Birlik (DİB), İran’daki idamların durdurulması talebiyle İstanbul Cağaloğlu’ndaki İran Konsolosluğu önünde basın açıklaması yaptı. DİB, “İran yargı makamlarının verdiği ölüm cezalarına ve bugüne kadar iki İran yurttaşının idam edilmiş olmasını insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak görüyoruz. Demokratik protesto suç değildir ve cezalandırılamaz. Cezalar, yasaklar kaldırılmalı, idam cezaları derhal durdurulmalıdır” dedi.

    Demokrasi İçin Birlik’in (DİB) çağrısıyla bir araya gelen Savaşa Karşı Hayat Konferansı Hazırlık Komisyonu, 18 Aralık günü 76 kurumun imzaladığı deklarasyonla İran’daki idamların durdurulmasını istemişti. Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenler, sanatçılar, aydınlar, demokratik kurum ve partilerinin başkanları, hukukçular, belediye başkanları ve aktivistler bu çağrıya yanıt verdi.

    DİB, çağrı ve imzaları İran yetkililerine teslim etmek amacıyla İstanbul Cağaloğlu’nda bulunan İran Konsolosluğu önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Emek Partisi (EMEP) GYK üyesi Levent Tüzel, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu Üyesi Perihan Koca  ile Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş da katıldı. Polis, konsolosluğun önünde açıklama yapılmasına izin vermezken, açıklama konsolosluğun karşısındaki sokakta yapıldı.

    “SAVAŞ OPERASYONLARI SON BULSUN”

    İran’daki idamların son bulmasını isteyen EMEP GYK üyesi Levent Tüzel, şunları söyledi:

    “Üç buçuk ayı geride bırakan İran halklarının Hamaney rejimine, onun halklara dayattığı yoksulluk, yolsuzluk, baskı ve yasaklara karşı bir isyanı, ayaklanması söz konusu. Kıvılcımı çakan uygun kıyafeti giymediği için ahlak polisi tarafından katledilen Mahsa Amini’nin öldürülmesi oldu. Amini’nin öldürülmesinden sonra İran’daki bütün kadınlar, gençler, aydınlar, emekçiler ayağa kalktılar. “Yeter artık” dediler. İran İslam Cumhuriyeti bayrağı altında diktatörlük ve otoriter bir rejim yürütenlere karşı İran’ın her yerinde ayağa kalktılar. İran İslam rejiminin ulusal güvenlik söylemiyle uyguladığı yoksulluk ve yolsuzluğun son bulması için yürütülen direnişe dönük açık polis rejimi uygulamalarını kınıyoruz. Yaşam hakkı her şeyin üzerindedir. İnsan hakları idam cezasını kabul etmiyor. İran’daki idamlar durdurulsun. Tüm dünyada ve ülkemizde savaş siyaseti, savaş operasyonları, insan hakları ihlalleri, işkenceler, idam uygulamaları son bulsun.”

    “İDAMLARI DURDURUN”

    DİB adına basın açıklamasını ise Ayşenur Devecioğlu okudu. Açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti yetkililerine çağrımızdır. İdamları durdurun! Mahsa Amani’nin öldürülmesi sonrası İran halkına, kadınlara, demokratik protesto gösterilerine katılanlara rejim güçleri tarafından uygulanan şiddet kabul edilemez. İran yargı makamlarının verdiği ölüm cezalarına ve bugüne kadar iki İran yurttaşlarının idam edilmiş olmasını insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak görüyoruz. Demokratik protesto suç değildir ve cezalandırılamaz. Cezalar, yasaklar kaldırılmalı, idam cezaları derhal durdurulmalıdır” ifadelerine yer verildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Londra’da İran’da süren protestolara destek eylemi devam ediyor-VİDEO

    Londra’da İran’da süren protestolara destek eylemi devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- İngiltere’nin başkenti Londra Merkezindeki Picadilly Circus Meydanı’nda kadınların öncülüğünde idamlara karşı ve İran’daki süren eylemlerle dayanışma için her hafta sonu gerçekleşen protesto eylemi bu haftada devam etti.

    Protestocular, boyunlarına ilmik geçirerek Shelley Segal’in Baraye’nin İngilizce kapağında dans ettiler. Shervin Hajipour’un Baraye’si devrimin marşı oldu. Dans, Faranak Heidari ve Freny Pavri tarafından yönetildi.

    Protestocular, Mahsa Amini’nin 16 Eylül’de öldürülmesinden bu yana özgürlük ve teokrasiye son verilmesini talep ettikleri için idam edilen veya idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya olanların fotoğraflarını taşıdı.

    Eylemdeki konuşmacılar arasında Film yapımcısı Mahshad Afshar, Komedyen ve Kadın Hakları Aktivisti Kate Smurthwaite, One Law for All Sözcü Maryam Namazie, vücut sanatçısı Victoria Gugenheim ve Faithless Hijabi Kurucusu Zara Kay’de yer aldı.

    Eylemde İran rejimi tarafından Majidreza Rahnavard’ın idam edilmesi protesto edilirken, “İran protestoculardan birini öldürdü. Çünkü sadece öldürmeyi biliyorlar. Ama İran’ın gençleri darağacına götürülürken bile ayakta ölüyor. Bu insanlık dışı rejimi bitirecek olan Majidreza Rahnavard gibileridir” denildi.

    Kadın, Hayat, Özgürlük grubu da eylemde protesto şarkıları seslendirdi.

    PİRHA/LONDRA

  • Başörtüsü takmadan yarışan İranlı kadın sporcu, Tahran’da coşkuyla karşılandı

    Başörtüsü takmadan yarışan İranlı kadın sporcu, Tahran’da coşkuyla karşılandı

    Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Asya Kaya Tırmanma Şampiyonası’nın final bölümünde başörtüsü olmadan yarışan İranlı sporcu Elnaz Rekabi, Tahran’da coşkulu bir kalabalık tarafından’ ‘kahraman’ olarak karşılandı.

    Sosyal medyada yayılan görüntülere göre, çok sayıda kişi çarşamba sabahı Tahran Havaalanı’na giderek 33 yaşındaki sporcu için karşılama töreni yaptı. Törene gelenler Rekabi’ye çiçekler verirken, genç kadın lehine coşkulu sloganlar atıldı.

    Devlet televizyonu kameraları Rekabi’nin ülkeye gelişini çekerken, genç kadının siyah bir beysbol şapkası ve saçlarını kaplayan siyah bir kapüşon giydiği görüldü.

    Rekabi, burada yaptığı açıklamada daha önce Instagram hesabından paylaştığı görüşleri tekrarlayarak, finalin son ayağına çıkarken başörtü takmamasının “bilinçli bir davranış olmadığını”, Tahran’a dönüşünün ise planlandığı gün ve saatte gerçekleştiğini bildirdi.

    Tırmanıştan önce kadınlara özel bir bekleme alanında olduğunu kaydeden Rekabi, “Ayakkabılarımı ve kıyafetlerimi giymekle meşgul olduğum için bu durum benim başörtü takmayı unutmama neden oldu. Çok fazla gerginlik ve stres yaşamama rağmen İran’a gönül rahatlığıyla döndüm. Ama şu ana kadar çok şükür hiçbir şey olmadı” dedi.

    Farsça haber siteleri dünkü haberlerinde Rekabi’nin Güney Kore’den önceden ayrılmaya zorlanmış olabileceğini, cep telefonu ve pasaportuna el koyulduğunu ve İran’da tutuklanabileceğini iddia etmişti. Tahran ise bu iddiaları reddederek, Rekabi’nin ekibin diğer üyeleri ile birlikte uçakla Seul’dan ayrıldığını açıklamıştı.

    Federasyon yetkilileri Rekabi’nin bir haftalık etkinliğin önceki bölümlerinde başörtüsü ile mücadele ettiğini, final aşamasında ise sadece saç bandı kullandığını açıklamıştı.

    Yetkililer müsabaka kuralları arasında kadınların başörtüsü takması ya da takmaması ile ilgili bir madde bulunmadığı Rekabi’nin bu kararının ise ancak gelen soruların ardından fark edildiğini aktarmıştı.

    AMİNİ İÇİN PROTESTOLAR DA SÜRÜYOR

    Bu arada İran’da Mahsa Amini’nin ölümünden sonra başlayan ve bir ayı geride bırakan gösteriler birçok kentte devam ediyor. Ülkedeki üniversitelerde yapılan protestolarda yönetim karşıtı sloganlar atılırken, gözaltındaki öğrencilerin bırakılması ve gözaltı işlemlerinin durdurulması talep edildi.

    İslami Kurumlar Öğrenci Birliği’nin Telegram sayfasından yayımladığı görüntülere göre, Allame Tebatebai Üniversitesi öğrencileri hükümet sözcüsünün üniversiteyi ziyareti sırasında protesto gösterisi düzenledi.

    Göstericilerin “Bir kişi ölür, bin kişi arkasından yürür” sloganının yanı sıra hükümet karşıtı sloganlar attığı görüldü.

    Tahran’da 13 Eylül’de “ahlak polisi” olarak bilinen İrşad devriyeleri tarafından gözaltına alındıktan sonra fenalaşarak hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin 16 Eylül’de yaşamını yitirmesi ülkede infiale yol açmıştı. Amini’nin, 17 Eylül’de memleketi Sakkız kentindeki cenaze töreni sonrasında başlayan gösteriler, ülkenin birçok kentine yayılmıştı.

    İran devlet televizyonu, 24 Eylül’de, gösterilerde aralarında güvenlik güçlerinin de olduğu 41 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

    İran İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı (HRANA) ise dün yayınladığı raporda, 17 Eylül ile 14 Ekim tarihleri arasında 32’si çocuk 26’sı güvenlik görevlisi olmak üzere 233 kişinin hayatını kaybettiğini ileri sürmüştü.

    Kaynaklar: AP, AA

  • Aktivist Pashaei, Masha Amini’nin mezarı başında saçını açıp saz çaldı-VİDEO

    Aktivist Pashaei, Masha Amini’nin mezarı başında saçını açıp saz çaldı-VİDEO

    PİRHA-Kani Pashaei adlı bir aktivist, İran’da katledilen Mahsa Amini’nin mezarı başında başı açık şekilde saz çaldı. 

    İran’da katledilen Mahsa Amini için ülke genelinde başlayan protestolar 23 günü geride bırakırken, kadınların tek başına şarkı söylemesinin ve enstrüman çalmasının yasak olduğu ülkede Kani Pashaei isimli bir aktivist, Mahsa Amini’nin Saqqız kentindeki mezarını ziyaret etti.

    Başı açık olduğu görülen Pashaei, tüm yasakları delerek Amini’nin mezarı başında saz çaldı. O anlara ait görüntüler ise İranlı gazeteci Kaveh Ghoreishi tarafından sosyal medyada paylaşıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Antalya Kadın Platformu: Mahsa ve özgürlüğümüz için direnmeye devam edeceğiz-VİDEO

    Antalya Kadın Platformu: Mahsa ve özgürlüğümüz için direnmeye devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHAAntalya’da kadınlar Mahsa Amini için eylem gerçekleştirdi. Eylemde, “İran çok uzağımızda değil” denerek Türkiye’de de gerici, dinci grupların kadınları hedef aldığı söylendi.

    Antalya Kadın Platformu “Mahsa için, özgürlüğümüz için, laiklik için hayatlarımız için, her yerde diktatörlüğe karşı direnmeye devam edeceğiz” şiarıyla  basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Attalos Meydanı’nda yapılan basın açıklaması metnini Antalya Kadın Platformu adına Halkevleri’nden Kadriye Bayraktar okudu. Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

    “MAHSA, POLİS TARAFINDAN KATLEDİLDİ”

    “22 yaşındaki Kürt kadın Mahsa Amini, İran’da molla rejimi tarafında yönetilen ve “Ahlak Polisi” diye bilinen irşat devriyeleri tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle işkenceyle tutuklandı. Polis karakoluna götürülen Mahsa, aynı gece hastaneye kaldırıldı ve oradan da ölüm haberi geldi. Yani Mahsa Amini polis tarafından katledildi.

    Dünya’nın her yerinde erkek egemen sisteme ve devlet şiddetine karşı mücadele eden kadınlar, Mahsa Amini’nin katledilmesi üzerine başta İran olmak üzere sokaklara döküldü. Faşist İran rejimini ve kadınların yaşam tarzlarına müdahale eden ahlak polisi gibi kurumları protesto eden gösteriler, yürüyüşler yapılmaya devam ediyor. Kadınlar toplu halde başörtülerini çıkararak, ateşe vererek mücadelelerini yeni bir boyuta taşıyor. İran rejimi ise Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgeler başta olmak üzere halkın üzerine ateş açmaya, saldırmaya devam ediyor.

    “MAHSA’NIN KATLEDİLMESİ DİNCİ VE KADIN DÜŞMANI POLİTİKALARIN SONUCUDUR”

    Biz Türkiye’den, yaşadığımız topraklardan İranlı kadınların öfkesini ve acısını derinden hissediyoruz. Onların isyanını kendi isyanımız olarak görüyoruz. İran’da, Türkiye’de ve Dünya’nın her yerinde hakları için, özgürlüğü için, hayatları için direnen milyonlarca kadın benzer kadın düşmanlığı ve benzer rejimler karşısında direnmeye devam ediyor. Dinci faşist İran rejiminin dayatmalarına karşı kadınların açtığı bayrak bütün toplumun elinde artık. Halk şeriat dayatmalarına karşı direniyor, sokaklarda diktatörün yıkılması için mücadele ediyor.

    Mahsa’nın katledilmesi İran’da 43 yıldır süren dinci ve kadın düşmanı politikaların sonucudur. İran’da 1979’dan bu yana kadınlara başörtüsü dayatılıyor. Kadınlar tutuklanıyor. LGBTİ+ların cinsel, duygusal, romantik ilişkilenmeleri suç sayılıyor. İran bizden uzakta değil. Yanı başımızda. Bu topraklarda LGBTİ+ların varlığına karşı düşmanlık geçtiğimiz haftalarda devlet desteğiyle sokağa döküldü. Valilik izniyle, RTÜK’ün reklam desteğiyle İslamcı gerici bir güruh nefret söylemleriyle yürüyüş yaptı.

    Bu ülkede hakkını aramaya çalışanlara sokaklar yasak, bir kişi daha eksilmemek için meydanlara çıkan kadınlara karşı polis şiddeti, işkence ve taciz var. Ama şeriat propagandası, ırkçılık, nefret söylemi devletin izniyle büyütülüyor. İşte bu yüzden İran çok uzağımızda değil diyoruz.

    “İRANLI KADINLARIN SESİNİ TÜRKİYE’DEN YÜKSELTİYORUZ”

    Tarikatlar talep ediyor, İstanbul Sözleşmesi feshediliyor. Bir grup erkek kendini mağdur baba ilan ediyor, nafaka hakkımız gasp edilmeye çalışılıyor. Konserler yasaklanıyor, sanatçılar, gazeteciler tutuklanıyor. Kadınların sadece aile olduğunda var sayıldığı, LGBTİ+ların varlığının yok sayıldığı bir dayatmanın, bir faşizmin altında her şeye rağmen yaşamaya çalışıyoruz. Bu ülkede hukuk toplumun belirli kesimlerine karşı, kadınlara ve LGBTİ+lara karşı düşman hukukuyla işliyor.

    Bizler de Türkiye’den İranlı kadınların sesini yükseltiyoruz. Mahsa Amini’nin katili İran Molla rejimidir. Mahsa’nın katili erkek egemen sistemdir. Mahsa’nın ve İranlı kadınların mücadelesi hepimizin mücadelesidir. Son olarak İran’da Türkiye’de ve tüm dünyada Mahsa için, özgürlüğümüz için, laiklik için hayatlarımız için,  her yerde diktatörlüğe karşı direnmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANTALYA

     

     

  • Dersim’de kadınlar Mahsa Amini’nin katledilmesini saçlarını keserek protesto etti-VİDEO

    Dersim’de kadınlar Mahsa Amini’nin katledilmesini saçlarını keserek protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kadınlar Mahsa Amini’nin İran rejimi tarafından katledilmesini Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip saçlarını keserek protesto etti.

    Jîna Mahsa Amini, İran İslam Cumhuriyeti’nin rejimin sözde ‘ahlak polisi’ tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle başkent Tahran’da 14 Eylül’de işkenceyle gözaltına alındı. Polis karakoluna götürülen Mahsa, aynı gece kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    Dersim kadın Platformu öncülüğünde yüzlerce kadın, İran’da ahlak polisi tarafından katledilen Kürt kadın Mahsa Amini için Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdikten sonra basın açıklaması gerçekleştirdi. Dersim Kadın Platformu adına basın açıklamasını Fatoş Argın Taşkale okudu. Kadınlar açıklamada sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Yaşadın kadın dayanışması” sloganları atıldı.

    “MAHSA AMİNİ’NİN SAÇ TELİ KADINLARIN ÖZGÜRLÜK DİRENİŞİNİN BAYYRAĞI OLMUŞTUR”

    Mahsa Amini’nin kadın düşmanı gerici, tekçi, erkek egemen molla rejiminin yürüttüğü politikaların sonucunda katledildiğini vurgulayan Taşkale, “Mahsa Amini’nin saç teli bugün başta İranlı kadınlar olmak üzere İran halkının ve dünya kadınlarının özgürlük direnişinin bayrağı olmuştur. Cesaretleri ve kararlıklarıyla tüm dünyaya örnek olan İranlı kadınlar özgürlükleri için canı pahasına İran’ın ve dünyanın her yerinde mücadele etmeye devam ediyor. İranlı kadınların ve mücadeleye katılan bir bütün halkın talebi İslam Cumhuriyetindeki cinsiyet ayırımcılığı kaldırılsın talebini aşmıştır. Bütün bu baskı ve zulmü yaratan rejimin değişmesi elzem olandır. Dinci faşizme karşı mücadele eden İranlı kadınlar yalnız değildir. Mahsa Amini katili dinci, faşist, gerici, molla rejimidir. Bizler Dersimli kadınlar olarak İran’da özgürlükleri için direnen kız kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. İranlı kız kardeşlerimizin mücadelesi bizlerin de mücadelesidir” dedi.

    Kadınların protestosu Mahsa Amini anısına saçlarını kesip oturma eylemi yaptıktan sonra sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi kadınlar, Mahsa Amini için Ankara’da sokaktaydı-VİDEO

    Alevi kadınlar, Mahsa Amini için Ankara’da sokaktaydı-VİDEO

    PİRHA-İran’da ahlak polisleri tarafınca katledilen Amini için Ankara’da kadınlar sokağa çıktı. Yapılan açıklamada “Biz Alevi Kadınlar, laiklik ve eşitlik sadece ülkemizde değil, tüm dünya topraklarında sağlanana kadar mücadele edeceğiz” denildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 29 Ekim Kadınları Derneği ve CHP Kadın Kolları, İran’da katledilen Mahsa Amini için protesto eylemi yaptı.

    Sakarya caddesinde yapılan eylemde “Hayat benim, emek benim karışma”, “Söyleyecek sözümüz değiştirecek gücümüz var”, “Özgürlük sokakta kadınlar kavgada” pankart ve dövizleri taşındı.

    Yapılan eylemde kadınlar, saçlarını keserek Mahsa Amini’nin katledilmesini protesto etti.

    “ARTAN ZULÜM SONU GETİRİR”

    29 Ekim Kadınları Derneği adına konuşan Şenal Sarıhan, “Umarım bu alanları doldurmaya devam ederiz”diyerek şunları söyledi:

    “Mahsa’nın katledilmesi İran’da 43 yıldır sürmekte olan dinci, gerici, kadın düşmanı politikaların sonucudur. Sözde ‘İslami kurallar’ gerekçe gösterilerek kadınların yaşam tarzlarına müdahale edildi. Mahsa, ahlak polisinin coplarla yaşamdan koparıldı.

    Tarihin bize öğrettiği bir gerçek var. Zalime edilen beddua ‘zulmün artsın’ sözüdür. Artan zulüm sonu getirir. Çünkü insan, zulme karşı direnmenin bir hak olduğu bilincindedir.”

    “YASTA DEĞİL, İSYANDAYIZ”

    Alevi örgütleri adına açıklamayı Rukiye Ercan Kara okudu. Türkiye’de yaşanan kadın cinayetlerine de vurgu yapan Kara şunları söyledi:

    “Mahsa Amini’yi, sırf saçı göründü diye gözaltına alıp, işkence ile katleden gerici ve yobaz anlayışa karşı ve Türkiye’de de yaşanan kadın katliamlarına ses çıkarmak için bulunmaktayız. Saçın bir bahane olduğunu biliyoruz. Kadın düşmanlığı yüzünden katledildiğini çok iyi biliyoruz.

    Kadın varlığının değersizleştirildiği ve yok sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizde, dünyada ve şeriat ile yönetilen İran’da dinciliğin, gericiliğin hüküm sürdüğü bir sistemden, anlayıştan kurtulmak için ve sesimizi tüm dünyaya duyurmak için bugün buradayız. Geleceğimizi ne şeriata ne de karanlık güçlere bırakmayacağız.

    Yaşam alanlarımızı laik ve aydınlık bir gelecek üzerine kurguladık. Ve biz kadınları evlere kapatmaya çalışan, kazanılmış haklarını gasp eden, kadın cinayetlerini görmezden gelen, ideolojik ve psikolojik  tüm yapıları ile kadınlara karşı baskı uygulayan devlet, otorite ve her kim olursa olsun bunlara karşı boyun eğmeyeceğimizi buradan herkese yüksek sesle haykırıyoruz.

    Biz kadınlar, dünyada en güçlü muhalefeti yürütenler olduğumuzu biliyoruz. Ve bu muhalefetle yaşam hakkımızı, kadın düşmanı ve cinsiyetçi politikalarla elimizden almalarına izin vermeyeceğimizi, İran’daki şeriata karşı mücadele ile de tüm dünyaya gösterdik.

    Bu topraklarda da yüzyıllardır Aleviler olarak  katliam ve baskıların, ötekileştirilmenin en derin izlerini bilincimizde yaşıyoruz. Biz Alevi Kadınlar, Pirlerimizin de dediği gibi “Kadın Erkek sorulmaz muhabbetin dilinde, eksiklik, noksanlık senin görüşlerindedir” diyen felsefenin evrensel ilkelerinde yetişmiş ve bu şuurla kadının asla geri planda olmaması gerektiğine inanan ve eşit haklar ile yaşam hakkını sürdüren bir toplumun bireyleriyiz.

    Biz Alevi Kadınlar, kadın erkek eşitliğinin,  erkek egemen toplumda nasıl var olacağını Kadıncık Ana’dan, Güzide Ana’dan, Baciyani Rum’dan aldığımız öğreti ile öğrendik ve bugünlere getirdik. Alevi toplumunda kadının yeri eşittir ve bu mücadeleyi tüm toplumlara öğretmek için yolumuza ışık olanlardan ilham alıyoruz.

    Biz kadınlar Alevi örgütlenmesinde emek veren ve bize yüzyıllar önce emanet edilen yolumuzu bizden sonraki gençlere teslim edeceğiz.

    Her gün ülkemizde yaşanan şiddet söylemi, fiziksel şiddetle sınırlı değil. Katlediliyoruz. Ve bunun yanı sıra inancımız, dilimiz, cinsiyetimiz nedeniyle ötekileştiriliyor ve yok sayılıyoruz. İran’da yaşanan katliam, bir cins kıyımı dışında yaşam biçimine, sosyal ve kültürel hayatlarımızı içlerine sindiremeyenlerin bir kadını yok etmesiyle sonuçlanmıştır. Bunun ülkemize yansımalarında, neler yapmak gerektiği konusunda, laiklik vurgusunun önemi bir kez daha artmıştır.

    Biz Alevi Kadınlar, laiklik ve eşitlik sadece ülkemizde değil, tüm dünya topraklarında sağlanana kadar mücadele edeceğiz.

    Biz kadınlar, eşit işe, eşit ücret isteyen, ve bu eşitlik sağlanana kadar kadınlara pozitif destek için mücadele edeceğiz

    İnsan Hakları için direnen, bedel ödeyen tüm kadınlara selam olsun

    İran’da ölümlere rağmen direnen Kadınlara BİN SELAM OLSUN

    Yaşasın Kadın Dayanışması!

    Biz Kadınlar yasta değil İSYANDAYIZ!

    Kadın, Yaşam Özgürlük!”

    PİRHA/ANKARA

  • Nuran Kılıçkaya: Aleviler olarak İran’daki direnişe sahip çıkmalıyız-VİDEO

    Nuran Kılıçkaya: Aleviler olarak İran’daki direnişe sahip çıkmalıyız-VİDEO

    PİRHA- İran’da 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla gözaltında işkenceyle katledilmesinin ardından başlayan protestolar 11’inci gününde devam ederken, Alevi aktivist Nuran Kılıçkaya, Amini ve İran’da devam eden protesto eylemelerine Alevi kadınlar başta olmak üzere tüm Alevi kurumlarının sahip çıkması çağrısında bulundu.

    İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Mahsa Amini için yapılan eylemler İran’da 11’inci gününde  devam ediyor.

    Türkiye’de de, kadınlar birçok kentte Amini ve İranlı protestocular için destek eylemleri yapıyor. Alevi aktivist Nuran Kılıçkaya, Amini ve İran’da devam eden protesto eylemelerine dair PİRHA’ya konuştu.

    Nuran Kılıçkaya, İran’da devam eden direnişi selamlarken, “Bu direniş çok kıymetli. Çünkü özgürlüğünüz yoksa yaşamanın da bir anlamı yok. Aleviler olarak hakikatin ve özgürlüğün arayışçıları olarak kendimizi tanımlarız. Bundan doğayı özgürlüğü için bedel ödeyen kadınlar, erkekler ve bütün canlar çok değerlidir. Dünyanın neresinde olursa olsun özgürlük için mücadele edenlerin yanında olmalıyız” dedi.

    İran’da genç bir kadının özgürlüğü için ölümü göze almasının çok büyük bir cesaret ve fedakârlık olduğunun altını çizen Nuran Kılıçkaya, Alevilerin yüz yıllardır aynı zulmü ve ötekileştirmeyi yaşadığını belirterek, “Gelecek kuşaklar için kendini çerağ yapmış bir kadının direnişine Aleviler sahip çıkmalı ve seslerimizle destek vermeliyiz. Alevi kadınlar her zamankinden daha fazla ses çıkarmalı ve sahiplenmeli” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MERSİN

  • Demokratik Alevi Kadınlar Birliği: İran’daki kadınların direnişini selamlıyoruz-VİDEO

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği: İran’daki kadınların direnişini selamlıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, İran rejimine bağlı ahlak polisi tarafından katledilen Mahsa Amini için direnen kadınların mücadelesini selamlayarak, kadınların her türlü gericiliği küle dönüştüreceğini belirtti.

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (YJAD), Mahsa Amini’nin İran rejimine bağlı ahlak polisi tarafından işkence edilerek katledilmesini yaptığı açıklama ile protesto etti.

    Kadınlar adına açıklamayı okuyan Songül Çelik,  İran ve Azerbaycan’ın kadın düşmanı politikalarının kınayarak, uluslararası kurumları sorumluluğa çağırdı. Çelik, “Kadınların protesto amaçlı saçlarını keserek,  başörtülerini yakarak yükselttikleri ateşte, her türlü gericiliğin küle dönüşeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

    Açıklama şöyle:

    “ERKEK EGEMEN SÖMÜRÜCÜ NAHAK ZİHNİYETİ KINIYORUZ”

    “Nefsine, hırsına yenik düşen erkek egemen zihniyeti, yirmi birinci yüzyılda bize adeta karanlık zulmati yaşatıyor. Her geçen gün ahlaksızlığını ahlak diye vahşice kadınlara saldırarak gösteriyorlar. Son günlerde İran’da molla rejiminin katıl etiği Kürt Jina Mahsa Amini ve Azerbeycan askerleri tarafında katl edilen Ermeni kadın asker Anush Abetyan’nin şahsında kadın düşmanı gerici, erkek egemenlikli tecavüzcü sömürücü köleleştiren bu karanlık nahak zihniyeti kınıyoruz. Cümle cana ikrar veren Raya Haqî inanç sahibi kadınlar olarak zalimlerin katlettikleri kadın canlarımız için özümüz darda, elimiz yüreğimizde, saç örgülerimiz özgürlük kimliğimiz olacak. Canımızdan bir parça olan ak sütümüzle beslediğimiz saç örüklerimizi yorgan gibi sardığımız çocuklarımızdan katil yaratan bu korkunç zihniyete karşı mücadelemiz sürecek, her türlü şiddeti meşru gören bu nahak selefist zihniyeti dünyanın gözü önünde kadına karşı işledikleri insanlık suçunu kınıyoruz. Kadın kırımının durdurulması için uluslararası kurumları, insan haklarını, kadın haklarını savunan bütün kurumları sorumluluğa çağırıyoruz. Kadın bedenini, ruhunu, yaşamını  her türlü saldırıya açık hale getiren gerici sisteme karşı Reya Haq ve Hakikat yolunda yürüyen biz Alevi Canlar mücadelemizi daha da büyüteceğimizi belirtiyoruz.

    “KADINLARIN DİRENİŞİNİ SELAMLIYORUZ”

    İnancımızdan dolayı Alevi toplumu ve Alevi kadınlar olarak her dönem katliamlardan geçtik, saldırılara uğradık, nice acıları yaşadık, acılar yaşattılar. İran molla rejiminin halklarımıza yaşattığı bu büyük acıyı yürekten paylaşıyoruz. Faşist gerici kadın düşmanı zihniyete karşı her yerde birlikte mücadele edeceğimize, birlikte özgürlüğümüzü sağlayacağımıza inanıyoruz. Rojhilat halkının ve kadınların direnişini selamlıyoruz! Kadınların protesto amaçlı saçlarını keserek, başörtülerini yakarak yükselttikleri ateşte, her türlü gericiliğin küle dönüşeceğine inanıyoruz.”

    PİRHA/ALMANYA

  • İran’daki protestolar 9’uncu gününde

    İran’daki protestolar 9’uncu gününde

     İran’da, Jîna Mahsa Amini’nin katledilmesini protesto etmek için sokağa çıkan halkın eylemleri, saldırı ve tutuklama operasyonlarına rağmen 9’uncu gününde de devam etti. 

    İran’da Kürt kadın Jîna Mahsa Amini’nin ‘ahlak polisi’ tarafından katledilmesinin ardından başlayan protesto eylemleri, 9’uncu gününde. Rojnews’te yer alan habere göre, Rojhilat ve İran’ın Tahran Weliesir, Ekbatan, Setarxan, Sadiqiye, Aryaşehir, Saedet Abadi kentlerinde protestolar devam etti. Eylemcilerin Sine’den başlayan “Jin, jîyan, azadî (Zen, Zendegî, Azadi) sloganı diğer tüm kentlere yayıldı.

    Sine kentinde bir kez daha sokağa çıkan halk, İran polisinin ateş açmasına rağmen “Diktatöre ölüm” (Mirin ji bo dîktator) sloganıyla eylemini sürdürdü. Pîranşar ve Mahabad kentlerinde de protestolar gerçekleştirildi.

    TUTUKLAMA OPERASYONU BAŞLATILDI 

    Cuma günü halkın kontrolü ele aldığı Şino kentinde, çok sayıda özel polis biriminin görevlendirildiği, internet ve iletişim hatlarının kesildiği kaydedildi. Çeşitli kaynaklara göre, Şino’da tutuklama operasyonu başlatıldı.

    740 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI 

    İran Hükümeti’ne ait Isna Haber Ajansı’nın Giyalan Polis Komutanı’nın açıklamasına dayandırdığı haberine göre, Giyalan’da 3 gün içerisinde 60’ı kadın olmak üzere 740 kişi gözaltına alındı. Ayrıca Şiraz, Rezcan, Newşehir kentlerinde de düzenlenen protestolar da, İran İslam Cumhuriyeti liderleri aleyhine sloganlar atıldı.

    Protestoculara yönelik şiddet ve internet kesintisi devam ederken, çok sayıda gazetecinin de gözaltına alındığı belirtildi.

    CENAZE TÖRENLERİNE İZİN VERİLMİYOR 

    İran İnsan Hakları Örgütü, İran’daki eylemler sırasında en az 54 kişinin İran polisi tarafından katledildiğini duyurarak, yaşamını yitirenlerin cenazelerinin ailelerine tören yapılmaması karşılığında verildiğini aktardı.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, protesto eylemi sırasında saçlarını bağladığı görüntüsüyle gündem olan Hedîs Necafî adlı genç kadının da yaşamını yitirdiği belirtildi.

    Öte yandan İran Radyosu, 35 kişinin İran’ın 13 farklı kentinde katledildiğini bildirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’lilerin İran Büyükelçiliği önünde yapmak istediği eyleme polis engeli-VİDEO

    HDP’lilerin İran Büyükelçiliği önünde yapmak istediği eyleme polis engeli-VİDEO

    PİRHA – HDP Ankara İl Örgütü’nün, Mahsa Amînî’nin öldürülmesi sebebiyle İran Büyükelçiliği önünde yapmak istediği eyleme polis izin vermedi. Genel Merkez binasında yapılan basın açıklamasında “Mahsa şahsında katledilen tüm kadınlara sözümüz, ahlaksızlık sizin görünen saç tellerinizde değil, İran’dan tüm dünyaya erkek egemen iktidarların zihniyetindedir” denildi.

    22 yaşındaki Jîna Mahsa Amînî’nin İran İslam Cumhuriyeti’nde “Ahlak Polisleri” tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle öldürülmesi dünya ülkelerinde protestolarla karşılandı.

    Tahran’da 14 Eylül’de işkenceyle gözaltına alınmasının ardından hastanede yaşamını yitiren Amînî için Ankara’da da protesto eylemi yapılmak istendi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Örgütü, Mahsa Emînî’nin öldürülmesi sebebiyle İran Büyükelçiliği önünde protesto eylemi yapmak istedi. Büyükelçilik binasına giden tüm yolları kapatan emniyet güçleri, basın çalışanları ve HDP’lilerin açıklama yapılacak alana geçmesine izin vermedi.

    “AHLAKSIZLIK ERKEK EGEMEN İKTİDARLARIN ZİHNİYETİNDEDİR”

    Yasaklama sebebiyle HDP Genel Merkez binasında yapılan basın açıklamasında “Mahsa’nın katili erkek egemen rejimdir!” denildi. Partililer adına basın açıklamasını Kadın Meclisi Üyesi Deniz Keleş okudu. “‘İslami Kurallara’ uymadıkları gerekçesi ile kadınları darp eden, katleden bu rejim yok olmaya mahkûmdur” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Amini’nin başına aldığı darp nedeniyle beyin kanaması geçirmesi sonucu yaşamını yitirdiği kesinleşti. Kürt bir kadın olan Mahsa Amînî, İran’da rejiminin polisleri tarafından katledildi.

    Kadınlar başta İran olmak üzere dünyanın her yerinde halklar protesto eylemleriyle Mahsa Amînî’nin katledilmesine karşı tepkilerini büyütmeye devam ediyor. Sokaklarda güçlü gösteri ve yürüyüşlerle erkek egemen İran Rejimine ve onun ‘ahlak polisi’ gibi kadın düşmanı kurumlarına karşı isyanını yükseltiyor.

    Nitekim Mahsa’nın cenaze töreninde kadınlar toplu halde başörtülerini çıkararak, mücadelelerini, isyanını yeni bir boyuta taşıdığını göstermiştir. Kadınlara, kadınların yaşam tarzlarına, başörtü dayatmasına karşı direnişten asla vazgeçmeyeceklerini bir kez daha göstermişlerdir.

    Yine Mahsa’nın katledilmesine yönelik Kürdistan eyaletinde başlayan kadın isyanı bölgede dalga dalga yükselerek bir halk isyanına dönüşmüştür. İran rejimi gelişen bu isyanı sindirmek için tüm güçleriyle halka saldırarak bir kez daha kadın düşmanlığını, Kürt düşmanlığını tescillemiştir.

    İran’da 1979 yılından beri uygulanan yasalar kadın düşmanlığı üzerinden inşa edilmiştir. Kadınlara başörtüyü dayatan, kadınların yaşamlarına, giyimlerine, davranışlarına her türlü müdahaleyi hak gören, ‘İslami Kurallara’ uymadıkları gerekçesi ile kadınları darp eden, katleden bu rejim yok olmaya mahkûmdur.

    “REJİM KADINLARI YILDIRMAYA ÇALIŞIYOR”

    İranlı kadınlar, haklarına ve yaşamlarına yönelik bu saldırılara karşı mücadele etmekten bir an olsun vazgeçmemiştir. Mahsa’nın direnişi bunun en büyük kanıtıdır. İktidarlarının giderek sarsıldığını gören rejim ve onun polisi ise kadınlara ve mücadelelerine saldırarak kadınları yıldırmaya ve sindirmeye çalışmakta. Ancak şu iyi bilinsin ki; kadınlar başta olmak üzere ezilenlerin mücadelesi ve direnişi engellenemeyecek! İranlı kadınlar başta olmak üzere tüm dünyada kadınlar artık yeter diyor! İran halkları, dünya halkları yeter diyor!

    Mahsa şahsında katledilen tüm kadınlara sözümüz, ahlaksızlık sizin görünen saç tellerinizde değil, İran’dan tüm dünyaya erkek egemen iktidarların zihniyetindedir.

    Buradan bir kez daha belirtiyoruz; Mahsa’nın direnişi ve mücadelesi bizlerin de mücadelesidir! Bu mücadeleyi halkların isyanı ve direnişiyle ile birleştirerek özgür bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • İzmir’de kadınlar Mahsa Amini’nin katledilmesini saçlarını keserek protesto etti-VİDEO

    İzmir’de kadınlar Mahsa Amini’nin katledilmesini saçlarını keserek protesto etti-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de kadınlar Mahsa Amini’nin İran rejimi tarafından katledilmesini protesto ederek saçlarını kesti.

    Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu (KBG), İran’da ahlak polisi tarafından katledilen Kürt kadın Mahsa Amini için basın açıklaması yaptı. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan Mehtap Alişan okuduğu basın açıklamasında kadınlar sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Yaşadın kadın dayanışması”, “Zen, Zendegi, azadi” ve “Kadınlar birlikte birlikte güçlü” sloganları atıldı.

    “KATİLİ FAŞİST MOLLA REJİMİ”

    Mahsa’nın katilinin dinci faşist molla rejiminin olduğunu ifade eden Alişan, “Bir kadın daha devlet terörü ile hayatını kaybetti. 22 yaşındaki Kürt kadın Mahsa Amini, Molla rejimi tarafından yönetilen İran’da ahlak polisi tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle başkent Tahran’da işkenceyle tutuklandı. Polis karakoluna götürülen Mahsa, aynı gece hastaneye kaldırıldı ve oradan da ölüm haberi geldi. Amini’nin başına aldığı darp nedeniyle beyin kanaması geçirmesi sonucu yaşamını yitirdiği kesinleşti. Yani polis tarafından katledildi Mahsa Amini” diye belirtti.

    “KADINLAR MÜCADELEYİ BÜYÜTÜYOR”

    Kadınların dünyanın her yerinde erkek egemen sisteme ve devlet şiddetine karşı mücadele ettiğini vurgulayan Alişan, Mahsa Amini’nin katledilmesine karşı başta İran olmak üzere sokaklara dökünüldüğüne dikkat çekti. Alişan, “Faşist İran rejimini ve kadınların yaşam tarzlarına müdahale eden ahlak polisi gibi kurumları protesto eden gösteriler, yürüyüşler yapılıyor. Mahsa Amini’nin cenaze töreninde kadınlar toplu halde başörtülerini çıkararak mücadelelerini yeni bir boyuta taşıdı. Faşist İran devleti ise Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgelerde olmak üzere halkın üzerine ateş açmaya, saldırmaya devam ediyor” dedi.

    “MAHSA’NIN KATİLİ 43 YILLIK KADIN DÜŞMANI POLİTİKALAR”

    Mahsa’nın katledilmesinin İran’da 43 yıldır süren dinci ve kadın düşmanı politikaların sonucu olduğunu aktaran Alişan, şunları kaydetti:

    “İran’da 1979’dan bu yana kadınların başörtüsü dayatması var. Ahlak polisi denilen teşkilat, kadınların başörtülerinden tutun kıyafetlerine ve dahası her türlü davranışlarına kadar karışıyor, kadınları İslami kurallara uymadıkları gerekçesiyle darp ediyor. Yıllardan beri İranlı kadınlar, başörtüsü dayatması başta olmak üzere, şeriat kuralları adı altında yaşamlarına, yaşam tarzlarına müdahale eden erkek egemenliğine karşı mücadele ediyor. Zorunlu başörtüsüne karşı mücadele, kadınların bir bütün olarak erkek egemen ve kadın düşmanı rejime karşı mücadelesinin bir sembolü olmuş durumda.”

    “MÜCADELESİ BİZ KADINLARIN MÜCADELESİDİR”

    İktidarlarının giderek sarsıldığını gören rejimin, kadınlara ve mücadelelerine saldırarak kadınları yıldırmaya ve sindirmeye çalıştığını belirten Mehtap Alişan, “Ancak, “Jin, Jiyan, Azadi” sloganları ile sokaktan geri adım atmayarak yaşamları pahasına dinci faşizme karşı mücadele eden kadınların direnişi engellenemeyecek. Mahsa Amini’nin katili Molla rejimidir. Mahsa’nın katili kadın düşmanlığı üreten erkek egemen sistemdir. Mahsa’nın direnişi ve mücadelesi biz kadınların da mücadelesidir” dedi.

    “KATLEDİLEN KADINLAR İSYANIMIZDIR”

    Mehtap Alişan, tüm dünyada erkek egemen sistemin kadın düşmanı politikalarına karşı enternasyonel kadın özgürlük mücadelelerini yükselttiklerini dile getirerek, “Kız kardeşimizin öfkesiyle çıktığımız sokaklarda tıpkı 8 Mart, 25 Kasımlarda olduğu gibi karşımızda bir kere daha erkek devletin kolluk güçlerini bulduk. Tüm saldırılara rağmen burada olmaya isyanı büyütmeye devam ettik, edeceğiz. Katledilen her bir kadının hesabını sormak için buradayız. Mahsa Amini şahsında katledilen kadınlar isyanımızdır” ifadelerini kullandı.

    Mahsa Amini anısına kadınların saçını kestiği eylem sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • İran’da kadınların öncülüğünde eylemler yayılıyor-VİDEO

    İran’da kadınların öncülüğünde eylemler yayılıyor-VİDEO

    İran’da katledilen Jin Mahsa Amini için 24 kentte greve gidildiğini aktaran HENGAW, protestolara dönük saldırılarda en az 3 kişinin katledildiğini, 221 kişinin yaralandığını ve 250 Kürt yurttaşın kaçırıldığını açıkladı. 

     

    İran’da halk kadınların öncülünde eylemlerini sürdürüyor. İran’da çalışmalar yürüten insan hakları örgütü HENGAW, İranlı Kürt Jin Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından katledilmesine dair yeni bilgiler paylaşıyor.
    HENGAW, 19 Eylül’de gerçekleşen grev ve eylemlerde en az 3 kişinin polis şiddeti sonucu katledildiğini, 221 kişinin yaralandığını ve 250’den fazla Kürt yurttaşın İran rejimi tarafından kaçırıldığını açıkladı. HENGAW’a göre, 19 Eylül Pazartesi günü başlayan greve İran genelinde 24 kent katıldı ve 13 şehirde geniş katılımlı protesto eylemleri düzenlendi.
    HENGAW’a detaylarıyla paylaştığı ölüm ve yaralanmalar ise şu şekilde:
    “Divandere’de 1 kişi öldürüldü, 4’ü genç olmak üzere 33 kişi yaralandı. Seqiz’da 1 kişi öldürüldü, 16’sı kadın, 4’ü çocuk olmak üzere 37 kişi yaralandı. Baneh’te 10’u kadın, 6’sı çocuk olmak üzere 40 kişi yaralandı. Mahabad’da 8’i kadın, 7’si genç ve çocuk olmak üzere 23 kişi yaralandı. Bukan’da 4’ü kadın, 3’ü genç olmak üzere 17 kişi yaralandı. Sanandaj’da 6’sı kadın 14 kişi yaralandı. Merivan’da 5 kişi yaralandı. Dehglan’da 1 kişi öldürülürken, 16 kişi yaralandı. Bijar ve Grup’ta 9’ar kişi yaralandı. Kamiryan’da 11 kişi yaralanırken, Tekab’da ise 3’ü kadın olmak üzere 7 kişi yaralandı.” Yaralılardan bazılarının durumun ağır olduğu kaydedildi.
    250’DEN FAZLA KÜRT KAÇIRILDI 
    Eylemlerin gerçekleştirildiği kentlerde 250’den fazla Kürt vatandaşın güvenlik güçleri tarafından kaçırılıp alıkonulduğu ve bunlardan 30’unun kimliğinin HENGAW tarafından doğrulandığı belirtildi.
    HENGAW, eylemlerden gönderilen görüntü ve ses dosyalarının hukuk ekipleri tarafından inceleneceği, bu anlamda basına ve halka bilgilendirme yapılacağını açıkladı.

     

    (HABER MERKEZİ) 

  • İran’da halk ayakta: Diktatöre ölüm!-VİDEO

    İran’da halk ayakta: Diktatöre ölüm!-VİDEO

    İran’ın birçok kentinde binlerce kişi, Mahsa Amini’nin katledilmesini protesto etti. Rejim güçlerinin silahlı saldırılarına rağmen halk sokakları terk etmiyor.

    İran “ahlak” polisi tarafından saçının bir kısmı göründüğü gerekçesiyle darp edilerek katledilen Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protesto eylemleri tüm İran’a yayıldı.

    Birçok kentte binlerce esnaf kepenk kapatarak, Amini’nin ölümünü protesto etti. Kadın ve öğrenciler de ayrıca protesto eylemleri düzenledi. Kadınlar, ayrıca tepkilerini “Diktatöre ölüm” ve “İslam Cumhuriyeti’ne ölüm” sloganlarıyla gösterdi. Yine sosyal medya hesapları üzerinden kadınlar, saçlarını keserek Amini’nin katledilmesini protesto etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mahsa Amini için İran’da eylemler sürüyor: Kadınlar saçlarını kazıttı

    Mahsa Amini için İran’da eylemler sürüyor: Kadınlar saçlarını kazıttı

    İran ahlak polisi tarafından katledilen Mahsa Amini’nin ardından pek çok kentte başlayan eylemler devam ediyor. Kadınlar, “Saç yoksa günah da yok” diyerek, saçlarını kazıttı. 

    İranlı Kürt Mahsa Amini, ailesini görmeye geldiği Tahran’da saçının bir kısmı göründüğü gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltında darp edildi. Başına aldığı darp sonucu komaya giren Amini, 3 gün sonra yaşamını yitirdi. Amini’nin ölümü ardından kadınlar İran’ın birçok kentinde sokaklara çıkarak, katillerin ortaya çıkarılmasını istedi. Amini “Jin jiyan azadi” sloganıyla toprağa verilirken, kitlesel uğurlamaya polis saldırdı. Tazyikli su ve biber gazı dışında polis, kitleye karşı gerçek mermi de kullandı.

    10’DAN FAZLA KİŞİ VURULDU

    İran’da, toplumsal olaylar konusunda araştırmalar yapan Araştırmacı Hassan Radi Al-Ahwaz, Al Hurra’ya verdiği demeçte Amini’nin yaşadığı Saqqez kentinde büyüyen eylemlerin tüm ülkeye yayıldığını ve hükümet karşıtı bir hal aldığını belirtti. Edindiği bilgiye göre en az 2 kişinin gerçek mermiyle vurulduğunu ve bu kişilerin durumlarının kritik olduğunu ifade eden Al-Ahwaz, bunun dışında da en az 15 kişinin ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını duyurdu.

    İnsan hakları örgütü Hengaw, cenaze töreni sırasında çekilen bir videoyu yayınlayarak, en az 13 kişinin mermiyle vurulduğunu doğruladı.

    KADINLAR SAÇLARINI KAZITTI

    Hükümete muhalefet eden kanat, ahlak polisinin lağvedilmesi için kampanya başlatırken, bu kampanya sokağa dökülen İranlı kadınlar tarafından destek görmedi. Bunun sokaktaki tansiyonu düşürmek için kurgulanmış bir proje olduğunu ifade eden kadınlar, “Saç yoksa günah da yok” diyerek saçlarını kazıttı ve İranlı kadınları kampanyaya katılmaya çağırdı. İranlı pek çok ünlü kadın oyuncu da başörtüsüz ekran karşısına çıkarak, hükümete meydan okudu.

    SANAL MEDYADA DESTEK EYLEMLERİ

    Twitter’da Amini cinayetini protesto etmek için 600 bine yakın tweet atılırken, Kian Sharifi ve Masih Alinejad gibi pek çok aktivist, gazeteci, sporcu ve entelektüelin yanı sıra batılı pek çok aktivist de kampanyaya destek verdi. İran eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mohammad Ali Abtahi, Twitter’da “Amini’nin ahlak polisi tarafından öldürüldüğü iddiası bile İranlıların nesiller boyu dinden ve din öğretilerinden nefret etmesi için yeterlidir” dedi.

    İranlı ünlü futbolcu ve eski Milli Takım kaptanı Ali Daei ise, Instagram sayfasında Amini’nin bir fotoğrafını paylaşarak, “Amini ne hata yaptı? Kızım Amini’nin neden öldürüldüğünü soruyor, kızıma ne cevap verebilirim?” diye sordu. ABD Başkanı Joe Biden’ın güvenlik danışmanı Jake Sullivan, Amini’nin polis tarafından öldürülmesinden derin endişe duyduklarını belirterek, “Amini’nin ölümü affedilmeyecek. İran’ı bu insan hakları ihlallerinden dolayı sorumlu tutmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İNTERNET KESİNTİSİ

    İran Hükümeti, Saqqez, Marivan ve Sanandaj kentleri başta olmak üzere pek çok kentte interneti kesti ya da kısıtladı. Twitter’da #KeepitOn #InternetShutdown hashtagleri üzerinden internet kesintisi de protesto ediliyor.

    KİTLESEL EYLEM VE GENEL GREV

    Dün PJAK ve KODAR tarafından genel grev çağrısı yapılmıştı. Hassan Radi Al-Ahwaz, Al Hurra’ya verdiği demeçte, bölgedeki Kürt partilerin pazartesiden itibaren çeşitli protesto eylemleri ve oturma eylemleri düzenleme kararı aldığını, eylemlerin ardından da devam edeceğini söyledi. Bugün de meclis önünde eylemler devam ederken, halk yarın da aynı yerde olacağını deklare etti.

    Tahran Üniversitesi önünde toplanan öğrenciler de, “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla meclis önüne doğru yürüyüşe geçti.

    GÖZALTINDA ÖLÜMLER

    Amini, İran’da gözaltında şüpheli şekilde yaşamını yitiren ilk kişi değil. 2012’de işçi aktivist Sattar Beheshti, 2003 yılında Kanadalı-İranlı foto muhabiri Zahra Kazemi gibi pek çok muhalif isim, İran’da gözaltındayken şüpheli biçimde yaşamını yitirdi.

    (HABER MERKEZİ)