Etiket: mahsa jîna amini

  • Kadınlar Londra’da ‘Jin, jiyan, azadî’ etkinliğinde buluşacak

    Kadınlar Londra’da ‘Jin, jiyan, azadî’ etkinliğinde buluşacak

    PİRHA- Londra’da “jin, jiyan, azadî” şiarıyla İran’da kadın öncülüğünde başlayan direniş ile dayanışmaya ilişkin etkinlik gerçekleştirilecek. 

    İngiltere’nin başkenti Londra’da Dünya Zerdüşt Örgütü, Jiyan Kadın Meclisi ve İran Kadın Özgürlük Hareketi ile Uluslararası Dayanışma hareketi tarafından “Jin jiyan azadî (Zan zendegi azadi)” şiarı ile İran’da kadın öncülüğünde başlayan direniş ile dayanışma ve kadın direnişini konuşma amacıyla bir etkinlik organize ediliyor. 29 Ocak tarihinde gerçekleşecek etkinlik kapsamında saat 14.00’da The Marylebone Theatre, 35 Park Rd, London NW1 6XT adresinde sanatçılar Tara Jaff, Suna Alan, Fra Rustomji ve Fari Bradley sahne alacak.

    ÇOK SAYIDA AKTİVİST, SANATÇI KATILACAK 

    Etkinlikte insan hakları aktivisti Maryam Namazie, yazar ve aktivist Rahila Gupta, İran ve Kürt Kadın Hakları Örgütü’nün kurucusu ve yöneticisi Diana Nammi, Düzya Zerdüşt Örgütü Başkanı Zerbanoo Gifford, Sosyolog, kadın ve insan hakları aktivisti, Sürgünde Yazarlar ve Şiddete Karşı Uluslararası Koalisyon (ICAVI) Başkanı Rouhi Shafii, Akademisyen Sara Kermanian, İran’daki Siyasi Mahkumların Özgürleştirilmesi Kampanyası (CFPPI) sözcüsü Shiva Mahbobi, yazar, aktivist ve ressam Nasrin Parvaz, Sürgündeki Yazarlar üyeleri Danielle Maisano, Şirin Razavian, Denisse Vargas Bolaños ve aydın Mehmet Ali konuşmacı olarak yer alacak.

    Etkinlik kapsamında İranlı eski politik tutsak, yazar, aktivist ve ressam Nasrin Parvaz’ın resim sergisine de yer verilecek.

    Jiyan Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada etkinliğe her kesimden kadının davetli olduğu ifade edilirken, Ortadoğu’da Kürt kadının öncülük ettiği devrim ile özgür bir toplumun inşa edildiğine vurgu yapıldı. Açıklamada, “16 Eylül 2022’de Jîna Emînî’nin katledilmesiyle başlayan isyan, ezilenlerin kadın öncülüğünde özelde İran rejimine genelde tüm despotik, gerici, eril iktidara karşı gelişen ilerici insanlığın isyanıdır” denildi.

    Etkinlik biletleri https://www.marylebonetheatre.com/workshops-classes/talks-music-art- adresinden edinilebilir.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • İranlı kadınlardan insan zinciri

    İranlı kadınlardan insan zinciri

     İranlı kadınlar, Jîna Amîni’nin katledilmesini İzmir’de düzenledikleri insan zinciriyle protesto etti. 

    İzmir’de yaşayan İranlı kadınlar, insan zinciri oluşturarak “ahlak polisi” tarafından Jîna Amînî’nin katledilmesini protesto etti. İzmir Konak Meydan’ın da bir araya gelen kadınlar, protestolar sırasında katledilen direnişçileri ve Jina Amînî’nin fotoğraflarını taşıdı. Burada sık sık, “Jin jiyan azadi”, “Kadın yaşam özgürlük” ve Farsça sloganlar atıldı.

    Burada yapılan açıklamada, İranlıların yıllardır kötülüklere ve cinayetlere karşı mücadele ettiği belirtilerek, Jîna Amînî’nin katledilmesiyle birlikte mücadelenin halk devrimine dönüştüğü kaydedildi. Açıklamada, “İran’dan yükselen ses, zulme karşı dayanışma ve direnişin sesidir. İslam Cumhuriyeti’nin zorbalığı, vahşet ve insanlık dışı sınırlarını her gün nasıl aştığını ve büyük bir milleti nasıl esir aldıklarını dünya bildirmek, yansıtmak görevimizdir” denildi.

    Kadınlar, taleplerini şu şekilde sıraladı:

    “* İslam Cumhuriyeti ile müzakereleri sonlandırın ve şu anki İran devrimini tanıyın.

    * İslam Cumhuriyeti’nin büyükelçilerini ve uluslararası kuruluşlardaki temsilcilerini sınır dışı edin.

    * Putin’in görgüsüzlüklerine yaptığınızın aynısını İslam Cumhuriyeti’ne bağlı görgüsüzler için de uygulayın.

    * İran içindeki İranlılar için özgür internet sağlayın.

    * İran devrimi umutla yaşıyor ve İran halkı kaderini batılı hükümetlerin kararlarına değil, son kırk yılın acı deneyimlerine, kadınlar ve genç neslinin kahramanlık ve cesaretine güvenerek değiştirecek ta ki İran özgürlüğe ve adalete kavuşsun.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İran rejiminin katlettiği Mahsa Amini protestolarına Alevi kadınlardan destek!

    İran rejiminin katlettiği Mahsa Amini protestolarına Alevi kadınlardan destek!

    PİRHA – İran rejimi tarafından zorunlu başörtüsünü kurallara göre takmadığı iddiasıyla gözaltına alınıp işkence sonucu katledilen Mahsa Amini için kadınların başlattığı eylem bütün dünya ülkelerinde protestolarla destek buldu. Türkiye’deki Alevi kadınlar da İran rejimini protesto ederek, “Artık bir kadın devrimi, kadınların öncülük ettiği bir değişimin olduğu dünya söz konusu. İyi bir hamle” şeklinde yorumladılar. 

    İran’da zorunlu ‘başörtüsü kurallarına uymadığı’ gerekçesiyle “ahlak polisleri” tarafından gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitiren 22 yaşındaki Mahsa Jîna Amini’nin ölümünün ardından protestolar sürüyor. 17 Eylül’de kadınların öncülüğünde başlayan protestolar, dünya genelinde de karşılık buldu.

    Türkiye Alevi hareketi içerisindeki kadınlardan da yapılan protestolara destek geldi. Alevi örgütleri henüz kitlesel bir açıklama yapamasa da Alevi kadınlardan yapılan eylemlere destek geldi.

    “İYİ BİR GELİŞME OLACAKTIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Kadından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, sağlık nedenleri sebebiyle protestolara katılamadığını belirterek, Amini’ye olan sahiplenmenin çok değerli olduğunu belirtti. Elif Keleşo, İran’daki kadınların ilk defa başörtülerini yakmaya başladıklarını vurgulayarak, “Bu itiraz ardından ciddi bir ayaklanma yaşandı. Bunun İran için iyi bir hamle olduğunu düşünüyorum. Kadınlar bir kez daha İran’da kaybettikleri, yok sayılan güçlerini göstermeye başladı. Bu hamle kadın özgürlüğü için iyi bir gelişme olacaktır” dedi.

    Elif Keleşo, Alevi kadınların, İran’daki gelişmelere uzak kalmadığını söyleyerek, “Bizler bu gündemin içerisindeyiz. Alevi erkekleri de ön plandalar ve bu eylemleri sahipleniyorlar. Belki de basın önünde pek görünür olamadık. Bunun da sebebi, kadın örgütleri ile birlikte hareket etmemizden kaynaklanıyor. O nedenle biz Aleviler olarak gündeme gelmedik” şeklinde konuştu.

    “MUHALEFET KADINLAR ÜZERİNDEN OLUŞUYOR”

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Emel Uzman da İran’da yapılan protestoları anlamlı bulduğunu ifade etti. Uzman, kadın devriminin önemine dikkat çektiği açıklamasında şunları söyledi:

    “Baskının yoğun olduğu ülkelerin dışında bizim gibi ülkelerde de yaşamımızı sosyal ve kültürel dünyamızı değiştirmeye çalışan, özellikle Cumhuriyet değerlerinden, laiklikten, medeni yasadan uzaklaşan, neredeyse şerri hükümleri yaşamımıza yavaş yavaş sokmaya çalışan bir yöntem bu. İran’da yapılan protestoları son derece anlamlı buluyorum. Öyle görünüyor ki dünyada eğer bir değişim söz konusuysa bu kadın devrimi ile olacaktır. Dünya nezdinde muhalefet kadınlar üzerinden oluşuyor. Dünyanın her yerinden İran’a destek geldi. Bu anlamlı bir dayanışma oldu. Kolay kolay da bitecek bir eylem değil. Çünkü insanların yaşam biçimlerini değiştirip eril, gerici dünyalarının karanlığını dayatıyorlar.

    İran’daki eğitimli kadınlar dünyaya farklı bakarken böyle bir baskı altına girmeleri sonucu bir protesto olacaktır diye beklerken yaşananlar bu işin önünü açtı. Bence bu protestolar, kavgalar devam edecektir. Dünyanın her yerinde de dayanışmalar sürecektir. Ülkemizde de bu çok yaygın. Her ilde sahip çıkan, destekleyen protestolar var. Artık bir kadın devrimi, kadınların öncülük ettiği bir değişimin olduğu dünya söz konusu.

    “BİR HAZIRLIK ÇALIŞMASI VAR”

    Emel Uzman, İran’daki protestoların Alevi kadınları tarafından daha fazla sahiplenilmesi gerektiğini ifade ederek, “Yapılan bütün eylemlerin içinde Alevi kadınlar var. Kurumsal anlamda eylem noktasında gecikmiş olunabilir ama bütün yapılan eylemlerde mutlaka Alevi kadınların olduğunu görüyoruz. Ancak Alevi kadınların öncülüğünde de bir eylem ihtiyacı doğmuştur. Bu yönlü de bir hazırlık çalışması var” dedi.

    “TAKVİME DÜŞECEK BİR NOT OLACAKTIR”

    Emel Uzman, dayanışmanın daha fazla büyütülmesi gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Dünyaya İran’dan ses gidiyor. Görünen o ki mücadele sadece kadın mücadelesi değil. Yaşamın her alanındaki baskıya karşı bir mücadele bu. Dünyadaki sisteme karşı bir mücadele diye bakmak lazım. Ama oradaki çıkış noktası kadına yapılan, kadının yaşamına direkt müdahale ile ortaya çıkan bir şey. Orada kadınları yalnız bırakmayan erkekleri de anımsamak lazım. Birlikte mücadele yürütüyorlar. Bence bu mücadele daha devam edecektir. O nedenle nereye kadar gider kestiremiyorum ama dünya tarihinde bir takvime düşecek bir not olacaktır bu.”

    “SONUÇLANABİLECEK ÇÖZÜMLERE GİTMEMİZ GEREKİYOR”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkan Yardımcısı Gülbahar Kaplan da İran’daki gelişmelerin önemine dikkat çeken bir diğer isim oldu. Kaplan, konuya ilişkin Alevi örgütlerinin de çeşitli eylemler yaptığını anlatarak şunları söyledi:

    “Hiçbir şey yapmadık değil. Mutlaka duyarlı olmamız gereken bir durum ki bu süreçte de Türkiye’nin de hangi şartlarda yaşadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunun için aslında sesimizi daha gür duyurabilirdik. Bizler de kendi şubelerimizde açıklamalar yaptık. Bütün kadınları ilgilendiren bir konu olduğu için duyarlılığımız var. Ama kalkıp da örneğin İzmir’de bütün bileşenlerle bir eylem yaptık mı? Hayır yapmadık. Keşke bütün erkek canlarımızla birlikte büyük bir eylem yapabilseydik. Bizlerin de eksikliği oldu.

    Her yerde kadının ismi kullanılıyor ama ne yazık ki iş icraatlara geldiği zaman ya da yapması gerekeni bir kadın eyleme döktüğü zaman ya öldürülme ya da idamla karşılaşıyor. Bizler kadınlar olarak her ne kadar hangi ülke olursa olsun kadın baskısı, zihniyetlerin hepsi için geçerli. Kadınlar her yerde her zaman baskı altında. Kadın her zaman ezilen, yok edilmeye çalışılan, baskı altına alınmaya çalışılan varlık oldu.

    Kadına ‘ana, bacı’ deniyor ama kadını her zaman bir adım arkaya atmaya çalışıyorlar. Kadınlarımız bir mücadelenin başlangıcını ateşlemeye kalktığı zaman da tabii ki böyle üzücü olaylara da denk geliyoruz. Aslında eylemler yapmak gelip geçici çözümler. Bizlerin sonuçlanabilecek çözümlere gitmemiz gerekiyor. Bugün bu İran’da yapıldıysa yarın Türkiye’de de yapılacaktır. Çünkü görünürde her ne kadar ‘kadınların hakları vardır’ deseler de o kafanın içerisinde erkeklerin kendilerini önde görme egosu var. Bu tür katliamların olmaması için tüm kadın platformları birlikte örgütlenip çözüm odaklı olabilirsek belki bir nebze de olsa bunların önüne geçebiliriz. Bizler ne kadın katliamları yaşadık, neler gördük duyduk. Ciddi anlamda eylemler de yaptık ama ne oluyor?”

    Eren GÜVEN/ANKARA