Etiket: malatya 5. ağır ceza mahkemesi

  • Şenyaşar ailesinin avukatları: Bugün sadece göstermelik bir duruşma yapıldı-VİDEO

    Şenyaşar ailesinin avukatları: Bugün sadece göstermelik bir duruşma yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Şenyaşar ailesinden 3 kişinin katledildiği ‘hastane katliamı’ davasının ilk duruşması Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti duruşmayı 15 Mart tarihine erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Bülent Duran, “Bu duruşmada nasıl kameraları, delilleri yok edebiliriz. Nasıl delilleri yok edebilirizin yargılaması yapıldı. Bugün sadece göstermelik bir duruşma yapıldı” dedi.

    Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruması ve yakınları tarafından Suruç Devlet Hastanesi’nde yapılan saldırı ile ilgili 4 yıl 4 ay sonra açılan davanın ilk duruşması Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Dosya kapsamında tutuklu Celal Yıldız, Mekail Şimşek ve “işyeri”  davasından tutuklu bulunan Enver Yıldız’ın da aralarında 19 kişi, “Birden fazla kez kişi öldürmek”, “Birden fazla kez kişi öldürmeye teşebbüs etmek”, “Kamu malına zarar vermek”, “Suç delillerini gizlemek ve yok etmek”, “Kamu kurumunda hırsızlık” ve “İşyeri dokunulmazlığı ihlali” suçlarından hakim karşısına çıktı.

    Mahkeme heyeti, tutukluların tutukluluk halinin devamına, adli kontrol uygulamalarının devamına,  eksik hususların giderilmesine karar veren mahkeme duruşmayı 15 Mart tarihine erteledi.

    Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Hastane katliamı” davasının ilk duruşması sonrası Şenyaşar ailesi ve avukatlar açıklama yaptı.

    “GÖSTERMELİK DURUŞMA YAPILDI”

    Bu duruşmada nasıl delilleri yok edebilirizin yargılamasının yapıldığını söyleyen Avukat Bülent Duran, “Bugün sadece göstermelik duruşma yapıldı. Sanıkların sadece Emine Şenyaşar’ın yürüttüğü adalet mücadelesine karşı  “duruşma yürüttük” yargılaması için getirildi. Burada failler onlarca değil yüzlercedir. Burada bütün failler açığa çıkacak. Bugün ki tanıklar sadece ‘biz hastanedeydik’ dediler. Bunlar insanlık suçunun failleriydiler. Orada bulunan güvenlik görevlileri, kolluk görevlileri, kamu görevlileri de faildir. Tüm katliam sanıkları yargılanmadığı müddetçe  insanlık suçu daha çok işlenecek. Bugün bu ülkede bir iktidar partisinin vekilleri burada ki katliamda dahi yargılanmıyorsa kimsenin yaşam hakkı yok, yargılanma hakkı yok” dedi.

    Emine Şenyaşar ise,” Hani benim çocuklarım. Hastanede insanların öldürüldüğü nerede görülmüş. Bu yapılanları Allah size bırakmaz” diye konuştu.

    PİRHA/MALATYA

    İLGİLİ HABERLER
    -Şenyaşar ailesinden 3 kişinin katledildiği davanın ilk duruşması başladı-VİDEO
    -Şenyaşar ailesinden 3 kişinin katledildiği davasının ilk duruşması sürüyor-VİDEO

     

  • Tuncel: Alevi bir Kürt kadını olduğum için karşınızda yargılanıyorum

    Tuncel: Alevi bir Kürt kadını olduğum için karşınızda yargılanıyorum

    Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in devam eden duruşmasında ilk olarak konuşan Tuncel, “Alevi bir Kürt kadını olduğum için karşınızdayım. Kürt ve kadın kimliğim olduğu için, Alevi kimliğimi inancımı rahatça yaşayayım diye, Kürt halkı ayakta kalsın dediğim için buradayım, yargılanıyorum” dedi.
    Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18’inci Ceza Dairesi’nin, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’e verilen hapis cezasını bozmasının ardından, yargılandıkları davanın ilk duruşması Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
    Duruşmaya Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak’ın yakınları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, Tevgera Jinên Azad (TJA), HDP’li Belediye Eşbaşkanları, DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Halide Türkoğlu, çok sayıda kadın kurumu, HDP Malatya ve Diyarbakır il ve ilçe eşbaşkanları katıldı.
    POLİSLER İZLEYİCİLERİ SALONA ALMADI
    Kimlik tespiti ile başlanan duruşmaya Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak, avukatları ile birlikte Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. “Salon doldu” diyen polislere mahkeme başkanı üç defa izleyicileri almasını söylemesine rağmen polisler izleyicileri salona almadı. Ardından başlayan duruşmada ilk olarak Gültan Kışanak söz aldı. Kışanak, “Ben daha önceki duruşmada savunmamı yaptım. Sebahat Tuncel hiç savunma yapmadığından öncelikle onun savunma yapmasını istiyorum” dedi. Mahkeme heyeti Kışanak’ın talebini kabul ederek, Sebahat Tuncel’e söz hakkını verdi.
    “ADİL BİR SONUÇ ÇIKAMAYACAĞINI BİLİYORUZ”
    Tuncel savunmasına başlamadan önce herkesi selamladı. Ardından savunmasına başlayan Tuncel başlıklar halinde savunmasını yaptı. Tuncel‘in savunmasındaki ana başlıklar şu şekilde:
    “Geçen duruşmada ifade veremedim ve kendimi savunamadan ceza verildi. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek amacıyla DTK Eşbaşkanımız ve Hakkari Milletvekilimiz süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladı. Ben ve Selma Irmak’ta bu greve destek verdik. Kritik bir aşamadaydık doktor raporu olmasına rağmen savunmam beklenmeden ceza verildi. Evet, Sayın Öcalan ile bir görüşme yapıldı ama tecrit tamamen kalkmadı. Fakat bizim açımızdan önemli bir aşamaydı. Sekiz arkadaşımız şahadete ulaştı, buradan ailelerine başsağlığı dileklerinde bulunuyorum. Ne yazık ki AKP iktidarı bu süreci değerlendiremedi. Şu an Rojava’da bir işgale başlamış. HDP’li vekilleri, eşbaşkanları tutukluyor. AKP ve MHP Kürt sorunlarında geleneksel baskıcı yöntemleri kullanıyor. 2015’ten bu yana yasa ve anayasal hakları askıya almış. OHAL rejimi ile karşı karşıyayız. Amaç sindirmek ve hapsetmektir. Bu yüzden mahkemeden de adil bir sonuç çıkamayacağını biliyoruz. Bunu diğer arkadaşlarımızın davasında da gördük.
    “SORUYORUM YARGI BAĞIMSIZ MIDIR?”
    Yargı bağımsızlığından bahsediyor fakat kalkıp ‘onları bırakamayız’ diyor. Yargı kurumunun bağımsızlığı var. Fakat yargı siyasi iktidara göre karar vermek zorunda kalıyor. Yaptığım siyasetten dolayı yargılanıyorum. Gültan Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanı ama yaptığı hizmetlerden dolayı yargılanıyor. Eşbaşkanlar, vekiller tutuklandı yetmedi yine kayyım atanıp eşbaşkanları gözaltına aldılar. Şu an dört eşbaşkanımız gözaltında tutuluyor. Şimdi soruyorum bu ortamda yargı bağımsız mıdır?
    “ALEVİ VE KÜRT KADINI OLDUĞUM İÇİN BURADAYIM”
    Yaptığım tüm konuşmalardan birer sayfa iddianame hazırlanıp suç şeklinde önüme koydular. Siyasi iktidar eliyle Kürt siyasetçilerin siyaset yapmasına izin verilmiyor. Alevi bir Kürt kadını olduğum için karşınızdayım. Kürt ve kadın kimliğim olduğu için, Alevi kimliğimi inancımı rahatça yaşayayım diye, Kürt halkı ayakta kalsın dediğim için buradayım yargılanıyorum. Hiçbir mahkeme bunları savunuyorum diye beni yargılayamaz. 12 Eylül faşist anayasa değişsin diyorum ve bunun için mücadele veriyorum. Dört duvar arasında olabiliriz ama mücadelemize devam edeceğiz. Bu bizim yaşama biçimimiz. AKP’nin politikalarını eleştirdiğimiz için buradayız.”
    “KADINLAR ÖLMESİN DEDİĞİM İÇİN BURADAYIM”‘
    Mahkeme heyetinin Tuncel’e iddianamede yer alan Demokratik Özgür Kadın Hareketi’ni (DÖKH) ve çalışmalarını sorması üzerine Tuncel konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
    “DÖKH illegalize ediliyor. Bir platformdur. Yıllarca bu ülkede kadına dair yüzlerce işler, çalışmalar yapıldı. İddianamede ona ilişkin hiç bir şey yok sadece PKK ve KCK yapılanması tarihi anlatılmış. Türkler Kürtlere karşı özel bir hukuk geliştirdi. Hapishaneler birer toplama kampı gibidir. Irkçılık almış başını gidiyor. Adapazarı’nda bir genç Kürtçe konuştuğu için linç edilerek katledildi. Bunu konuşan herkes terörist oldu oluyor. Kadın savunmama gelirsek; kadınlar 100’lerce yıl haklarını elde etmek için mücadele etti ve hakkı olanı aldı. Zamanında Kadınlar hakkını istiyor diye cadı olarak adlandırıp yaktılar. Çünkü cadılar toplumun bilim insanlarıydı. Şimdi de kadınlar, çocuklar istismara, tecavüze maruz kalarak katlediliyor. Uyuşturucu kullanan gençlerimizin sayısı arttı bu da AKP’nin izlediği politikalardan dolayıdır. Ama buna ilişkin bir önlem yok iktidar sadece ahkam kesiyor. Eşbaşkanlık sistemimiz yargılanıyor. Ben bir siyasi partinin eşbaşkanıyım. Kadınlar ölmesin dediğim için buradayım. Kadınlar eşit olsun diyorum. Her gün kadınlar katlediliyor ve Türkiye güvenli değil. DÖKH bunları savundu kapatıldı hemen ardından KJA açıldı. Kadınların orda toplanıp örgütlendiği söyleniyor ve suç olarak sayılıyor. Biz yargılanıyoruz diye Kürt kadın mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz.”
    “BİZİ KİMLİĞİMİZDEN ARINDIRIP BİAT ETTİREMEZLER”
    Mahkeme heyetinin Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) ilişkin sorusuna Tuncel, “DTK herkesin dosyasında bulunuyor. Ben bir dönem dış koordinasyonunda görevliydim. DTK’yi anlatan kitapçıklar bastık ve 550 tanesini meclise gönderdim. Sadece MHP’li bir vekil kabul etmedi onun dışındaki vekiller, başbakan, cumhurbaşkanı kabul etti. DTK, bir sorunu demokratik yollarla çözmeye çalışan bir platformdur. Bunun tüm dosyalarda yer alması Türkiye’ye zarar veren bir durumdur. Tüm Kürt siyasetçilerin metinlerine bakın hepsi barıştan ibarettir. Savaşın son bulmasına ilişkindir. Sayın Öcalan çağrı yaptı bir haftada sorunu çözebileceğini söyledi ama devlet adım atmadı. Şimdi soruyorum Kürtler mi istemiyor sorunun çözülmesini yoksa devlet mi? DTK’de barış için çözüm arıyor, mücadele veriyor. Hakeza DBP’de aynı şekilde. Bizi kimliğimizden arındırıp kendilerine biat ettiremezler. Şu an baktığımızda Pakistan hariç bütün dünya Türkiye’nin Kürtlerle savaştığını söylüyor. Eğer öyle değilse bunu kabul etmiyorsa savaşmasın çözüm bulsun. George Orwell ‘1980’ adlı kitabında sarayda biri oturmuş her yeri izliyor şu an olduğu gibi belki mahkemeyi de izliyordur bilmiyoruz” diyerek cevap verdi.
    Birleşen dosyalarına ilişkin sonraki celsede savunma yapacağını söyleyen Sebahat, birebir mahkemeye katılma talebinde bulunarak savunmasını sonlandırdı.
    Tuncel’in ardından mahkeme heyeti 1 saatlik ara verdi. Mahkeme aranın ardından Kışanak’ın savunması ile devam edecek.
    Kaynak (Jinnews)
  • PSAKD’den Tunçdemir’in duruşmasına çağrı: Songül canımıza sahip çıkalım

    PSAKD’den Tunçdemir’in duruşmasına çağrı: Songül canımıza sahip çıkalım

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi,  Elazığ’da tutuklu bulunan geçmiş dönem Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in mahkemesine katılım çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, “Biz Songül canımıza dönük olarak gerçekleştirilen bu operasyonun asıl hedefinin bütün bir Alevi örgütlülüğü olduğunu elbette biliyoruz. Gün inancımıza, cemevlerimize, kurumlarımıza, üyelerimize ve yöneticilerimize sahip çıkma günüdür” denildi.

    PSAKD Genel Merkezi, KHK ile ihraç edilen eski PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in Malatya 5.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmasına katılım çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada Tunçdemir’e karşı gelişen operasyonun asıl hedefinin bir bütün Alevi örgütlülüğü olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Tutuklanan Songül canımız sadece Alevilerin hak ve eşitlik mücadelesinde değil, emekçi memurların ekonomik ve demokratik mücadelesinden kadın mücadelesine kadar toplumsal ve siyasal yaşamın her alanında zulme karşı ezilen, ötekileştirilen, sömürülen ve dışlanan bütün toplum kesimlerinden yana tavır alan bir duruş göstermiştir. Bu duruşundan dolayı da egemenlerin hedefi haline gelmiştir” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

    “SONGÜL CANIMIZIN DURUŞU EGEMENLERİN HEDEFİ OLMUŞTUR”

    Önceki dönemlerde Pir Sultan Abdal örgütlülüğümüzde Genel Merkez Yöneticiliği, Malatya ve Kartal Şube Başkanlığı görevlerinde bulunan Songül Tunçdemir tamamen asılsız ve temelsiz suçlamalarla keyfi ve hukuksuz bir şekilde aylardır cezaevinde tutulmaktadır.

    Tutuklanan Songül canımız sadece Alevilerin hak ve eşitlik mücadelesinde değil, emekçi memurların ekonomik ve demokratik mücadelesinden kadın mücadelesine kadar toplumsal ve siyasal yaşamın her alanında zulme karşı ezilen, ötekileştirilen, sömürülen ve dışlanan bütün toplum kesimlerinden yana tavır alan bir duruş göstermiştir. Bu duruşundan dolayı da egemenlerin hedefi haline gelmiştir. Haksız ve keyfi şekilde bir KHK ile çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden çıkarılıp, işinden ve ekmeğinden edilmiştir. Ancak Songül Tunçdemir Pir Sultan Abdal’ın direnişçi duruşunun temsilcisi olan Alevi bir kadın olarak zalimlere asla boyun eğmemiş, mücadeleden asla geri durmamıştır. Bu yüzden emek ve demokrasi mücadelesi veren birçok arkadaşımızla birlikte haksız ve hukuksuz bir operasyon sonucu gözaltına alınıp tutuklanmıştır.

    “TUTUKLAMANIN ASIL HEDEFİ ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜDÜR”

    Biz Songül canımıza dönük olarak gerçekleştirilen bu operasyonun asıl hedefinin bütün bir Alevi örgütlülüğü olduğunu elbette biliyoruz. Burada açıkça görülmektedir ki Alevi toplumunu korkutup sindirerek Alevi örgütlülüğünden uzaklaştırmanın ve bu şekilde asimile etmenin hesapları yapılmaktadır. Ancak egemenlerin bu kirli hesapları tutmayacaktır. Bizler Aleviler olarak binlerce yıldır her türlü baskıya, zulme ve katliama karşın bugünlere kadar geldik. Doğru bildiğimiz yoldan bedeli ne olursa olsun vazgeçmedik. Hiçbir zulme boyun eğmedik. Haksızlık karşısında susmadık. Baskılar karşısında diz çökmedik. Tehditler karşısında yılmadık. Çünkü bizler Pir Sultan Abdal’ın torunlarıyız. Pir Sultan Abdal’ın inancı, bilinci ve direnci bizim rehberimizdir.

    “İNANCIMIZ, KURUMLARIMIZ VE YÖNETİCİLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

    Bu yüzden bütün halkımıza çağrımızdır; Gelin haksız ve hukuksuz bir şekilde aylardır tutuklu bulunan Songül Tunçdemir’e sahip çıkalım. Gelin 22 Nisan 2019 Pazartesi günü saat 09:30’da Malatya 5.Ağır Ceza Mahkemesinde buluşalım.  Gün inancımıza, Cemevlerimize, kurumlarımıza, üyelerimize ve yöneticilerimize sahip çıkma günüdür.
    Gün birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan! Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar bizleri yıldıramaz! Songül Tunçdemir derhal serbest bırakılsın! 22 Nisan 2019 Pazartesi günü bütün halkımızı zulme karşı çıkmak için Malatya’ya davet ediyoruz!

    (HABER MERKEZİ)