Etiket: maltepe mitingi

  • Aleviler adalet arayışı için Maltepe Mitingi’ndeydi: Bu bir uyanış tablosudur!-VİDEO

    Aleviler adalet arayışı için Maltepe Mitingi’ndeydi: Bu bir uyanış tablosudur!-VİDEO

    PİRHA- Maltepe Mitingi’nde konuşan Alevi kurumları, İmamoğlu ile birlikte birçok kişinin gözaltına alınıp tutuklanmasını değerlendirdi. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bu tablo aslında Türkiye halklarının ortak uyanış tablosudur” derken Maltepe Cemevi Kadın Kurulu üyesi Songül Keleş, “Bu kadar adaletsizliği görünce insanlar artık açlığını da unuttu” ifadesinde bulundu.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı yaptığı İstanbul Maltepe’deki mitingine milyonlarca insan katıldı. Birçok farklı partiden, inançtan ve demokratik kitle örgütlerinden kişinin yer aldığı mitingde Alevi kurumları da adalet için alana geldi. Hak, hukuk, adalet taleplerinin haykırıldığı alanda Suriye’deki Alevi Katliamı ve Madımak faillerinin serbest bırakılmasına karşın birçok pankart ve döviz taşındı.

    “BU TABLO HALKLARIN UYANIŞ TABLOSUDUR”

    Maltepe Miting alanında konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, bütün inançların, kimliklerin bu yaşanan kötü olaylar karşısında tek vücut olması gerektiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

    “Türkiye demokrasinin yoksunluğundan dolayı korkunç bir tablo içerisinde, korkunç bir karanlık içerisinde. Demokrasinin yoksunluğu, adaletin yoksunluğu anlamına geliyor. Dolayısıyla adaletin olmadığı yerde demokrasi de olmuyor. Barışın olmadığı yerde açlık olur, barışın olmadığı yerde sefalet sürer, haksızlığa uğrayanların sayısı her geçen gün artar. Bugünkü tablo Türkiye halklarının ortak uyanış tablosudur. Bu miting alanı aslında hangi mezhepten, hangi inanıştan, neyseniz kimseniz, hangi dilden, hangi ırktan olursanız olun bu karanlığın altında boğulmak istemiyorsak bir olmamız, biraraya gelmelisiniz diyor. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdiğimiz dönemde, Türkiye’nin de karanlık içerisinde olduğu gün yüzüne çıktı.”

    “SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMININ TÜRKİYE’DE OLMAMA GARANTİSİ YOK”

    Yakın zamanda Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların, Türkiye’de yaşanılabileceğine dikkat çeken Erçe, “Bugün Suriye’de yaşanılanlarının benzerlerinin yakın zamanda bu ülkeye sıçramayacağının garantisi yok. Bugün Ortadoğu’da yaşanılan açlığın sefaletin, insanların kıyımlara uğramasının buraya uğramayacağının garantisi yok. Bu nedenle burada yaşayan bütün halkların, bütün kesimlerin yan yana gelerek o parti bu parti demeden biraya gelip biz bu ülkenin gerçek sahipleriyiz, bu karanlığa teslim olmayacağız, çocuklarımızın geleceğini karartmanıza izin vermeyeceğiz dememiz lazım” şeklinde konuştu.

    “ADALETİN OLMADIĞI BİR YERDE MADIMAK KATİLLERİ DE SERBEST BIRAKILIR”

    Sivas Madımak katillerinin bırakılmasına da değinen Erçe, “Aksi takdirde Sivas Madımak katilleri serbest bırakılır; yan kesiciler, hırsızlar sokakta gezerler, çocuk tacizcileri dışarda gezer, aydınlar, yazarlar, çizerler cezaevlerini doldururlar. Dün ‘Her şey çok güzel olacak diyorduk’ bugün ise ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diyoruz. O yüzden bu anlayışı oturtmamız gerekiyor” dedi.

    “BU KADAR ADALETSİZLİĞİ GÖRÜNCE İNSANLAR AÇLIĞINI DA UNUTTU”

    Maltepe Cemevi Yönetimi Kadın Kolları Kurulu üyesi Songül Keleş, miting alanında adalet vurgusu yaparak şunları söyledi:

    “Hak, hukuk, adalet diye çıkılan bu yollarda o kadar adaletsizliklerle karşı karşıya kaldık ki. Şu adaletsizlikleri görünce insanların açlığı, insanların yoksulluğu unutuldu. İmamoğlu’yla senelerdir beraber iştirak eden şirketler ne oldu da İmamoğlu gelince onun işine gücüne el koydunuz. Senden olmayan, senin yanında olmayan bile İmamoğlu’na oy verdi. Varımız, yoğumuz adalet. Önce başkanımız yerine gelsin sonra ihtiyaçlarımıza erişelim. Artık diyecek pek bir şey yok sadece adalete çok susadık.”

    “CUMHURİYET DÖNEMİNİN EN FAŞİST DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ”

    Mitinge Ankara’dan katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Önder Günaltay, “Cumhuriyet tarihinin en faşist dönemini yaşıyoruz” diyerek başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu sene yaşanan kayyım atamaları, hukuksuz bir şekilde alınan diplomalar, hukuksuz bir şekilde yapılan icraatlara karşı halkın tepkisini görüyoruz. Siyasal İslam’ın baskılarına dayanamayan Alevi örgütlerinin verdiği tepkiyi de görüyorsunuz. Bugünleri görüp, bugünleri hissettiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Bugün “Bıçak kemikte” dediğimiz bir sürece denk geldik. Bugün burada bulunan kitlelerin, öğrencilerin, bu toplumu seven aydınlık kesimin buluşması, birlik beraberlik olması bir cevaptır. Mesele Ekrem İmamoğlu meselesi değil, mesele CHP meselesi de değil. Artık yapılan hukuksuzluklara karşı direnme, direngenlik ve bir tepki gösterme meselesidir. Bugün buraya gelmek isteyip de gelemeyenlere selam olsun.”

    “ÜLKEDEKİ SİSTEM BİR DİKTATÖRLÜK HALİNE GELMİŞ”

    Kangal Dernekler Federasyonu üyesi Berk İğdeli, hem mitinge yönelik hem de Sivas Kangal’da artan maden şirketlerini Alevi toplumunda yarattığı sorunları dile getirdi. İğdeli, “19 Mart’tan bu yana başlayan mevcut iktidarın Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’ye yapmış olduğu darbelere, halkın yapmış olduğu seçimlere karşı yapılan baskılara karşı buradayız. Ülkedeki mevcut iktidar artık bir diktatörlük rejimi haline gelmiştir. Tamamen saray saltanatı halkların bu ülkede, bu coğrafyada yaşayan insanların iradesine, düşüncesine saygı duymamasıdır, düşüncelerine ve fikrilerine dahi kayyım atamasıdır. Haklarımız, düşüncelerimizi hür bir şekilde beyan edip son dönemde kayyımla birlikte haksızlıklara karşı bugün meydanlarda ve sokaklara çıkmış bulunmaktayız” diye konuştu.

    KANGAL’DA YOĞUNLAŞAN MADEN ŞİRKETLERİ ALEVİLERİ SÜRGÜNE MAHKUM EDİYOR”

    Son olarak Kangal’da Alevilerin sık yaşadığı köylerde yapılan maden ocaklarının artışı nedeniyle Alevilerin sürgüne maruz bırakıldığına dikkat çeken İğdeli, “Yaklaşık 20 yıldır Kangal coğrafyasında yaşayan Alevilerin büyük bir çoğunluğu ve Kangal köylerinde yaşayan Alevi halkının bulunduğu alandaki inanç merkezlerinin maden adı altında talan edilmesi, Alevi yurttaşların bire bir sürgün edilmesiyle karşı karşıyayız. Sivas Kangal Pınargözü Köyü’nde Bakırtepe denilen alanda çıkarılan altın ve demir tozu yıkama tesisleri gibi işlem süreçleri siyanür tehlikesini ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda Samut Baba Türbesi Aleviler açısından önemli olmasına rağmen mermer ocağı açma süreci devam ediyor. Mermer ocağında suyla yıkanan mermer tozlarının Alevi köylerine bırakılması bir sürgün etme politikası haline gelmiştir. Sivas Kangal’a bağlı Yılanlı Dağı eteklerinde, Qızır’ın temsilcisi olarak tanımladığımız dağ keçilerinin öldürülmesi, avlanması ve zehirlenmesiyle karşı karşıyayız. Alevi köylerinde açılan maden ocaklarının bir an önce durdurulmasını istiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    Kamber YILDIZ/ İSTANBUL

     

  • Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri, demokratik bir Türkiye için alana geldiklerini söyleyerek, “Haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil, geleceğimize sahip çıkıyoruz” dediler.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararının ardından İstanbul’da ve birçok şehirde protestolar gerçekleştirildi.

    Saraçhane’de yapılan mitinglerden sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yapacakları miting için halkı Maltepe’ye çağırmıştı. Yüzbinlerin alanıdoldurduğu mitingte, “Hak, hukuk, adalet” sloganları yükseldi.

    Miting alanına farklı üniversitelerden öğrenciler de katıldı. Daha laik, demokratik bir ülke için alanları dolduran üniversite öğrencileri, okullarda yaşanılan baskılara, ekonominin toplumdaki etkisini, belediyelere atanan kayyımlar, öğrencilerin gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla alanda olduklarını söylediler.

    Üniversiteli gençler, sorunun sadece İmamoğlu’nun tutuklanması olmadığını, ülkede yaşanan birçok sorunun artık topluma yansıdığını ve bu yaşanan sorunları dile getirmek amacıyla mitinge geldiklerini ifade ettiler.

    “HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

    İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyan iki üniversite öğrenci ise mitinge ne için katıldıklarını şu sözlerle belirtti:

    “Bugün öğrencilerin yaptığı eylemlere baktığımızda öğrencilerin her birisi tek adam rejiminin antidemokratik uygulamaların son bulması, polis saldırılarının son bulması ve haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil.”

    Türkiye’de hak, hukuk ve adalet istediklerini belirten bir başka üniversitede öğrenci ise, “Bir mikado taşı gibi ilerliyor bizim sorunlarımız. İlk başta bu kayyım sorunun gündeme gelmesi, gereksiz tutuklamalar, sonrasında üniversitemize gelen öğretmenlerimizin sözleşmesinin iptal edilmesi direnişe etki eden önemli olan sorunlardan birkaçıdır” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/İSTANBUL         

                                                                                                                                                     

  • DEM Parti’den Maltepe’deki İmamoğlu mitingi için çağrı

    DEM Parti’den Maltepe’deki İmamoğlu mitingi için çağrı

    PİRHA-DEM Parti ve Emek ve Demokrasi Güçleri, “Demokrasi ve halk iradesine sahip çıkıyoruz” sloganıyla İstanbul-Maltepe’de düzenlenecek mitinge katılım çağrısı yaptı.

    İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto etmek için “Demokrasi ve halk iradesine sahip çıkıyoruz” sloganıyla İstanbul’un Maltepe ilçesinde düzenleyeceği mitinge katılacağını belirterek desteğini açıkladı.

    DEM Parti İstanbul İl Örgütü’nün hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

    “İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri olarak 29 Mart Cumartesi günü saat 12:00’de Maltepe Mitinginde buluşuyoruz.

    Demokrasiye ve halk iradesine sahip çıkıyoruz!”

    Açıklamada, İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin saat 11.00’da Marmaray’ın İdealtepe durağından bir araya gelerek, kortej şeklinde saat 12.00’de miting alanına gideceği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 120 kadın örgütünden İstanbul Sözleşmesi mitingine çağrı: Vazgeçmiyoruz!-VİDEO

    120 kadın örgütünden İstanbul Sözleşmesi mitingine çağrı: Vazgeçmiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Kadınlar ve LGBTİ+ hareketi, Türkiye’nin birçok ilinde İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz Mitingi Hazırlık Grubu, 19 Haziran’da gerçekleştirilecek büyük kadın mitingine çağrı yaptı.

    Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 20 Mart 2021 Cumartesi İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı olarak feshedildiğini duyurdu. Fesih kararı 23 Mart 2021 Pazartesi günü Avrupa Konseyi’ne de bildirildi.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada “Fesih kararının” nedeni olarak “Sözleşme’nin eşcinselliği meşrulaştırıyor olması” iddia edildi.

    120’yi aşkın kadın ve LGBTİ+ örgütü, emek ve meslek örgütlerinden, siyasi partilerden, inisiyatif ve platformlardan kadınların ortak çağrısıyla 19 Haziran’da İstanbul Maltepe’de gerçekleşecek mitingin öncesi açıklama yayınladı.

    “Haykırmaya devam ediyoruz, İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz!” başlıklı açıklama şöyle:

    İstanbul Sözleşmesi’nin eşitlik idealinden vazgeçmiyoruz! Şiddetten uzak, eşit ve özgür yaşamaya dair talebimizden vazgeçmiyoruz!

    Toplumsal cinsiyet eşitliğini hayatın her alanında hayat geçirme çabamızdan ve eşitliğin tesisi için uygulanması gereken politikaları talep etmekten vazgeçmiyoruz!

    Hayatlarımızdan, eşitlikten ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz!

    Ardında geniş bir toplumsal mutabakat olan İstanbul Sözleşmesi’nden tek bir kişinin kararı ile hukuksuzca çıkılmasını kabul etmiyoruz!

    Erkek şiddetinin ve çocuk istismarının önlenmesini; kadınların, çocukların ve LGBTİ+’ların şiddete karşı korunmasını; şiddet faillerinin yargılanmasını ve cinsiyet eşitliğine dayalı politikalar geliştirilmesini devletin anayasal bir yükümlülüğü olarak görüyor ve bu yükümlülükten geri çekilmesini kabul etmiyoruz!

    Kadına yönelik şiddetin önlenmesinin “vicdanlara” bırakılmasını ve bir kadın cinayetini daha kabul etmiyoruz!”

    19 HAZİRAN’DA MALTEPE’DEYİZ

    “6284 sayılı kanunun tam olarak uygulanmamasını, TCK 103. maddesinde değişiklik yapılmaya çalışılarak çocuk istismarı faillerine yönelik af çıkarma girişimlerini ve kadınların yoksulluk nafakası haklarının sınırlandırılmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz!

    İçinde şiddet yaşanan ailenin kutsallığını kabul etmiyoruz! LGBTİ+ların nefret söylemlerine maruz bırakılmalarını ve İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olumsuz kamuoyu oluşturmak için propaganda malzemesi yapılmalarını kabul etmiyoruz!

    HAYKIRMAYA DEVAM EDİYORUZ!

    Haykırmaya devam ediyoruz! Ülkenin dört bir yanından yola çıkarak 19 Haziran’da İstanbul’da bir araya geliyor ve haykırmaya devam ediyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! Uzun yıllar verdiğimiz mücadele sonucu kazandığımız haklarımıza hep beraber sahip çıkacağımızı haykırmaya devam ediyoruz!

    Haklarımıza ve hayatlarımıza yönelik saldırılara karşı birlikte ve çok güçlü olduğumuzu biliyor ve haykırmaya devam ediyoruz: 19 Haziran’da saat 13.00’da Maltepe, İstanbul’dayız! Susmuyoruz! Korkmuyoruz! İtaat etmiyoruz! İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz!

    120’yi aşkın kadın ve LGBTİ örgütü, emek ve meslek örgütlerinden, siyasi partilerden, inisiyatif ve platformlardan kadınlar olarak ortak düzenlediğimiz bu mitinge –örgütlü ya da örgütsüz- bütün kadınları ve LGBTİ+ları bekliyoruz. Sen yoksan bir eksiğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İnce, İstanbul’da milyonlara seslendi: Bu iş tamam

    İnce, İstanbul’da milyonlara seslendi: Bu iş tamam

    Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim maratonunu Maltepe’de düzenlenen Büyük istanbul Mitingi ile sonlandırdı. İnce’yi miting alanı ve çevresinde yaklaşık beş milyon kişi dinledi. Sabah saatlerinde tamamen dolan alana, araç ve yaya trafiği yüzünden ise yüz binlerce insan katılamadı. Demokrasi şöleni havasında geçen mitingte konuşan İnce, rakibi AKP lideri Erdoğan’a “Bu iş tamam…” diye seslendi.

    Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce “Cumhuriyet tarihinin en büyük mitingi olacak” diye tanımladığı, ‘Büyük İstanbul Mitingi’nde alanı hınca hınç dolduran milyonlara seslendi.

    İnce’nin konuşmasından satır başları:

    “Yarın devletin parasını savurganlığa son vereceğiz. 50 günde 107 miting ve şafak 1. Herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanı. Sağcı solcu yok 81 milyonun Cumhurbaşkanı.

    Ne diyor Yayhya Kemal, ‘Sana bir tepeden İstanbul’ Sana bir tepeden bakıyorum gelincik tarlası gibisin. İzmir’de, Ankara’da harikaydın. İstanbul muhteşemsin. İstanbul’da 5 milyonsun….

    “FABRİKALARININ BACASI TÜTEN, BARIŞMIŞ BİR TÜRKİYE YARATACAĞIZ”

    Üreten bir Türkiye yaratacağız. Fabrikalarının bacaları tüten, barışmış bir Türkiye yaratacağız.
    Yarın için bütün valilere sesleniyorum siz herkesin valisisiniz Erdoğan’ın valisi değilsiniz. Ve TRT sen benim mitingimi versen ne olur vermesen ne olur.
    Gözler yalan söylemiyorsa, sözler yalan söylemiyorsa, alanlar yalan söylemiyorsa, mitingler yalan söylemiyorsa bu iş tamam.

    Kıraathane açacağım diyen bir cumhurbaşkanı değil fabrika açacağım diyen bir cumhurbaşkanı. 16 yılın sonunda tek vaadi kek olan bir cumhurbaşkanı değil istihdam diyen bir cumhurbaşkanı.
    Size formalarınızla gelin dedim öyle yapmışsınız ne güzel yapmışsınız.

    Allahın izni ve milletin isteği ile cumhurbaşkanı olduğumda 48 saat içinde OHAL’i kaldırcağım
    Merkez Başkanı Yönetimi Özerk olacak.
    Terörle amansız bir mücadeleye gireceğiz

    Suriye’ye 100 gün içinde büyükelçi atayacağım. Suriye’de barış sağlanınca 4 milyon Suriyeli davul zurna ile evine gidecek.

    Bağımsız bir yargı için ne gerekiyorsa onu yapacağım. Yargı düzelmeden ekonomi düzelmez. Her eve dert yerine et girmesi için yargının bağımsız olması şart.

    Telefonlarınız dinlenmeyecek.

    Askeri okulları kapattılar. Yargının yarısı FETÖ’cü nedne hukuk fakültelerini kapatmadım.

    Askeri okulları derhal açacağım.

    Kamuda yükselme. Müdür, yönetici olmak objektif hale gelecek. Kimsenin etnik kökenine bakılmayacak. Cinsiyetine, dinine, mezhebine bakılmayacak.

    Benim başörtüsü diye bir sorunum yok. İster Kamuda tak ister evde tak ister sokakta tak.

    Asgari ücret 2200 olacak, en düşük emekli maaşı 1500 tl olacak.

    Karadenizli kardeşim fındık 15 lira olacak.

    “100 GÜN İÇİNDE CEMEVLERİNE HUKUKİ STATÜ VERECEĞİM”

    100 gün içinde cemevlerinin hukuki statülerini düzenleyeceğiz.

    Aile sigortasını 100 gün içinde devreye sokacağız.”

    Miting alanında canlı yayın araçlarının ‘sinyal sorunu’ çekmesine sinirlenen İnce şöyle devam etti:

    “Erdoğan yapma böyle. Erdoğan gidiyorsun iki dakika delikanlı ol. Gitmenin de bir şerefi var. Erdoğan bırakacaksan delikanlı gibi bırak. İstanbul’da 5 milyonu görmezden gelip, canlı yayını kestiriyorsan Erdoğan, sen bitmişsin demektir.

    Erdoğan kazanırsa dolar, faiz yükselecek, beton ekonomisi devam edecek Erdoğan kazanırsa Suriyeliler  gelmeye devam edecek. Erdoğan kazanırsa korku düzeni devam edecek.

    Yarın akşam İnce kazanırsa güven gelecek. Dolar düşecek faiz düşecek. İnce kazanırsa yargı düzelecek. İnce kazanırsa tencerelere et girecek. İnce kazanırsa uyuşturucunun 100 gün içinde kökünü kazıyacak.

    İnce kazanırsa AK Partli kardeşim kazanacak, MHP kardeşim kazanacak Türkiye’ye kazanacak.

    Şuanda 5 milyon insan Maltepe’de ama hiç bir televizyon canlı vermiyor. Ahlaksızlığın böylesi dünyada yok. Bugün bu canlı yayını yasaklayanları canlı yayında yargılayacağız.
    Yarın oy pususlası bedava mürekkep bedava mühür bedava alacaksın muhürü Muharrem İnce’nin üzerine basacaksın kurtulacaksın.

    24 yıldır İstanbul’u 16 yıldır Türkiye’yi getirdiği hale bak.

    Marmaray benim projem diyor. O proje Ecevit başbakanlığındaki MHP’li Bakan’ın projesiydi. 3 Körü Demirel’in projesiydi.

    Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesini boşaltıp sarayına katacakmış. Saraylara doymuyor. İnsan doğaya, sanata saygısı yok. İnsana Saygısı yok bunun.

    Millet bahçesi yapacakmış Ali Samiyen’i yıktın yerine ne yaptın. Türkiye’nin en büyük millet bahçesi Atatürk Orman çiftliğini ne hale getirdin. Cumhurbaşkanı değil imar müdürü.

    Yeni yönetim şemasını açıklıyor. Paralel devlet yaratıyor kendine. Devletin yönetim şeklini değiştirecekmiş bu yangın varken itfaiyeyi değiştirmeye benzer. Yangın var Erdoğan yangın.

    Yanındakileri değiştirdi, bakanları başbakanı değiştirdi baktı olmuyor devlet yönetimini değiştirecek. Erdoğan bu ancak sen değişince değişecek.

    Buna Demirel’in köprüsü 11 lira iken neden senin köprün neden 228 lira dedim. ‘Parası olmayan geçmesin’ dedi.

    Şehir hastanelerinde de mi parası olan tedavi görecek. Bir kaç gün daha olsa ‘parası olan yaşasın’ diyecek.

    Benim cumhurbaşkanlığımla Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı arasında kalite farkı olacak. Önce barışacağız, sonra büyüyeceğiz, son olarak da bölüşeceğiz. Bunu gençlerle genç nesille birlikte yapacağız.

    Önümüzdeki 5 yıl içinde 16 yeni meslek çıkacak. Şu an ilk okulda okuyanların yüzde 65’i bilinmeyen mesleklerde çalışacak.

    “TÜRKİY HER GÜN FAKİRLEŞİYOR”

    Türkiye’de her gün fakirleşiyor faiz artıyorsa fakirleşiyorsun demektir. Faiz artıyorsa her gün cebinden para çıkıyor demektir. İşte geçlerle birlikte faizleri düşüreceğiz. Erdoğan’ın yaptığı gibi emirle değil akılla yapacağız.

    İstanbul’da 5 milyon, Ankara’da 2 milyon İzmir’de 3 milyon kişiye konuştum birini bile vermedi. Ne yapalım bu TRT’yi satalım mı?.

    (Bir vatandaşın elindeki patates soğanı adı) Faiz yükselince faiz lobisi, dolar artınca dolar lobisi buna ne diyeceğiz soğan lobisi mi? Geldiğimiz hale bak. Ustaya bak ustaya soğan doları geçmiş. Çakma usta.

    Buraya gelen herkesten bir şey isteyeceğim. Yarın hepiniz saat 5’te sandıkta olun hatta bir engeliniz yoksa bu geceden gidin. Hastalanmayacaksınız, acıkmayacaksınız, susamayacaksınız. Size 36 saat seferberlik ilan ediyorum. tuvalete bile gitmeyeceksiniz. sandık başından ayrılmayacaksınız. Islak imzalı tutanakları İl Seçim Kurullarına gideceksiniz. Ben de oyumu kullanıp Ankara’ya Yüksek Seçim Kurulu’na gideceğim.

    50 günde 68 vilayete gittim gidemediklerimden özür diliyorum. onlara Cumhurbaşkanı olunca gideceğim. İlk olarak Erzurum’a gideceğim.

    Umutlarınızı tazeleyin yarın yeni bir gün olacak.

    Sadece içeride olanlar değil dışarıda olana arkadaşlarım siz beni göremiyorsunuz ama ben sizin yüreğinizi hissediyorum. Yürek yüreğeyiz. Yarın allahın izniyle bu iş tamam.
    Türkiye’nin bu devasa sorunlarını yorgun, milletten kopmuş bir adam çözemez taze kan lazım.

  • HDK Eş Sözcüsü Hamzaoğlu: Gün sokağın günüdür, kısa bir mola bile verilmemeli-VİDEO

    HDK Eş Sözcüsü Hamzaoğlu: Gün sokağın günüdür, kısa bir mola bile verilmemeli-VİDEO

    PİRHA – Adalet Yürüyüşü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu Adalet Yürüyüşü’nün başlangıcındaki tekilliğine ve kişiselliğine rağmen bütün hayırcıların yürüyüşü olduğunu hatta Erdoğan ve Bahçeli sevdalısı olmayan evetçileri bile kapsadığını belirtti.  

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu Adalet Yürüyüşü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Türkiye’de toplumsal muhalefetin referandum süreciyle birlikte yükseldiğini belirten Hamzaoğlu, 1 Mayıs’ın bu yükselişi perçinlediğini ve Adalet Yürüyüşü’nün de bu toplumsal muhalefetin üzerinde yer aldığını kaydetti.

    “BÜTÜN EKSİKLİKLERİNE RAĞMEN SAHİP ÇIKILMALI”

    9 Temmuz’daki Maltepe Mitingi’nin milyonları birleştirdiğine vurgu yapan Hamzaoğlu, yürüyüşün başlangıcındaki her türlü tekilliğine ve kişiselliğine rağmen bütün hayırcıların yürüyüşü olduğunun hatta Erdoğan ve Bahçeli bağımlıları dışındaki evetçileri bile kapsadığının altını çizdi. Sürecin herkes için kıymetli bir muhalefetin yükselme süreci olduğunu söyleyen Hamzaoğlu, bütün eksikliklerine rağmen buna sahip çıkılması gerektiğine vurgu yaptı.

    “GÜN SOKAĞIN GÜNÜDÜR”

    Toplumsal muhalefetin öncüsüz bırakılmasının muhalefetin yükselişini depresyona götüreceğini ifade eden Hamzaoğlu, Gezi direnişi ve referandum süreçlerindeki sokak deneyimlerini hatırlatarak sokağa sahip çıkılması gerektiğini dile getirdi. Şu anda yaşanmakta olan sorunların çözümünün barış talebiyle başlayacağını söyleyen Hamzaoğlu, “Gün sokağın günüdür. Gün, yüzü sola ve sosyaliste dönük hakçı taleplerin gündeme getirilmesinin günüdür. Buna kısa bir mola bile verilmemelidir” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA