Etiket: maltepe

  • EYT’liler Maltepe mitinginde buluştu: EYT burada devlet nerede?

    EYT’liler Maltepe mitinginde buluştu: EYT burada devlet nerede?

    3 milyondan fazla yurttaşın oluşturduğu emeklilikte yaşa takılanlar bugün Maltepe’de miting düzenledi. Mitingte 30 yıllık emeğimizin hakkını istiyoruz diyen yurttaşlar hükümete seslendi: “EYT burada devlet nerede?”

    Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İstanbul’un Maltepe ilçesinde miting düzenledi.

    Alanda toplananların bekleyişi devam ederken ilginç pankartlar da dikkat çekti. Bazı yurttaşlar “Reis duy sesimizi” yazılı pankartlar taşıdı.

    “ÇIKSIN ARTIK BU YASA”

    Sabah saatlerinden itibaren akın akın Maltepe meydanına gelen on binlerce yurttaş, ellerinde dövizler ve pankartlarla miting alanında buluştu. Pek çok farklı ilden otobüslerle miting alanına gelen yurttaşlar, sık sık “EYT burada, devlet nerede”, “Edirne’den Kars’a, Jüpiter’den Mars’a, çıksın artık bu yasa” sloganlarını attı.

    EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR KİMLERDİR?

    Emeklilikte yaşa takılanlar, hükümetin emeklilikte sigortalı geçen gün sayısının yanı sıra yaş sınırının da getirilmesi sonucu mağdur olan yurttaşlardan oluşuyor. Buna göre emekli olmak için gerekli süre çalışan yurttaşlar emeklilik haklarını alabilmek için bir de yaşlarının dolmasını bekliyorlar. Ancak Türkiye’de emeklilik için gereken yaş 60’ın üzerinde olduğu için EYT’ler yıllarca maaşsız ve işsiz kalabiliyor.

    Emeklilikte yaşa takılmak Türkiye’de 3 milyonu aşkın kişiyi ilgilendiren kritik bir durum. EYT olarak kısaltılan emeklilikte yaşa takılma durumunda olan binlerce kişi örgütlenerek hükümetten bu durumun çözülmesini istiyor.

    Seslerini duyurmaya çalışan EYT’liler düzenledikleri kampanya ile özellikle erken emeklilik istemediklerini, 1999 yılında çıkan 4477 sayılı yasanın geriye doğru işletilmesi nedeniyle mahrum kaldıklarını ve haklarını geri istediklerini ifade ediyorlar.

    KILIÇDAROĞLU’NDAN EYT’LİLERE ÇAĞRI

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile birlikte Balıkesir’de düzenlediği ortak mitingde “EYT’lileri, Emeklilikte Yaşa Takılanların sorunlarınızı biliyorum. Kanun teklifi de verdik. MHP ile Ak Parti sorunlarını çözmek istemedi. Erdoğan size ‘türedi’ lafını kullandı” ifadelerini kullandı.

  • Alevilere ‘kanı bozuk’ diyen CHP’liye tepki

    Alevilere ‘kanı bozuk’ diyen CHP’liye tepki

    CHP Maltepe Aday Adayı, kan bağışında bulunan Alevilere yönelik ‘kanı bozuk’ diyerek nefret içerikli söylemlerde bulundu. Olay üzerine PSAKD Genel Merkezi açıklama yaparak olayın takipçisi olacağını ifade etti.

    CHP Maltepe Belediye Başkan Aday Adayı And Kızılay, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları ve Türk Kızılayı Maltepe Şubesi işbirliğinde düzenlenen Kan Bağışı Kampanyası’nın sosyal medya hesabı paylaşımlarına yaptığı Alevilere hakaret içeren paylaşımlarla yurttaşların tepkisini topladı. And Kızılay tarafından Alevi yurttaşları kast ederek yapılan, “Bizler zaten bunların kirli kanlarını kabul etmeyiz” yorumunun üzerine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi açıklama yaptı.

    Kan bağışı yapan ve birçoğu Alevi olan yurttaşların yer aldığı fotoğraf paylaşımına yorum yapan, CHP Maltepe Belediye Başkan aday adayı And Kızılay, paylaştığı yorumda “Dergah dostum diyerek birilerine destek verenleri Maltepe’ye ifşa edeceğiz. Maltepe’den kovacağız. Biz onların pis kanlarını istemiyoruz” diyerek nefret suçu işledi. And Kızılay, gelen yoğun tepkiler sonucunda yorumunu silmek zorunda kaldı.

    PSAKD’DEN AÇIKLAMA

    Yapılan nefret içerikli paylaşıma ilişkin PSAKD Genel Merkezi’nden de bir açıklama geldi. Yapılan paylaşımı son derece insanlık dışı, kindar ve faşizan olarak değerlendiren PSAKD, yapılan açıklamada “‘Bozuk düzende sağlam çark olmaz’ şiarıyla yolumuzun değerleri için gerekli takip yapılacak ve Alevi toplumun onuru için mücadele edilecektir” ifadelerini kullandı.

    İstanbul’un Maltepe ilçesinde yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Belediye Başkanlığı’na aday adayı olan H. And Kızılay, CHP Kadın Kolları ve Türk Kızılayı Maltepe Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği kan bağışı çalışması ile ilgili sosyal medya hesabındaki paylaşımın altına son derece insanlık dışı, kindar ve faşizan içerikli yorum ile gündeme geldi.

    Maltepe’de gerçekleştirilen ilgili kan bağışı çalışmasına destekte bulunan ve birçoğu Alevi vatandaşların olduğu resimlerin sosyal medyada yayınlanmasının akabinde paylaşımın altına CHP Maltepe Belediye Başkan Aday Adayı: “Bu arkadaşlar herkese kan vermez. Kime niye vermediklerini zamanı gelince Maltepelilere anlatacağım. Maltepeliler benim saf, dürüst düşüncelerimi bilir. Bu ahlaksızları da bilir. Bizler zaten bunların kirli kanlarını kabul etmeyiz” şeklinde son derece nefret içerikli yorum yazmakla kalmayıp bir vatandaşın yorumundan sonra da: “Dergah dostum diye birilerine destek veren veya bütün Sünnileri öldürseler umurum olmaz diyenleri onların arkadaşlarını Maltepe’ye ifşa edeceğiz. Sen de bunları görüp sessiz kalıyorsan diyecek bir şey yok Şener, Allah yardımcın olsun. Hırsızları, iş takipçilerini Maltepe’den kovacağız” şeklinde yorum yazarak bilincinde ve yüreğinde biriktirdiği Alevi düşmanlığını ve Alevilere karşı çirkin düşüncelerini dile getirmiş oldu.

    “ÖZRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK”

    Konuyla ilgili haberdar olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez yöneticilerinden Örgütlenme Sekreteri İsmail Ay, Alevi kimliğinin savunuculuğu ile birlikte Alevi toplumunun sesi ve temsilcisi olması sorumluluğuyla CHP Maltepe İlçe Başkanı Engin Özkan’ı arayarak H. And Kızılay’ın yazmış olduğu nefret suçu teşkil eden çirkin yorumlarını silmesi ve Alevilerden özür dileme ve gönül alma mahiyetinde And Kızılay’ın uyarılmasını talep etti. Bu görüşmeden sonra kan bağışı ile ilgili sosyal medyada paylaşılan fotoğrafın altına yazılmış yorumları silen H. And Kızılay’dan özrü kabahatinden beter mahiyetinde bir savunma geldi. And Kızılay: Hazreti Ali’nin ‘Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz’ sözü ile yorumlarına başlayıp daha da çirkin ifadelerde bulunarak kindarlığına devam etmiştir. H. And Kızılay’ın sosyal medya paylaşımları ile ilgili CHP yöneticileri ile görüşülmüş ve ilgileneceklerine dair bilgi alınmıştır.

    “CHP MALTEPE İLÇE BAŞKANI KIZILAY’IN AVUKATLIĞINI YAPIYOR” 

    Kerbela’dan günümüze her türlü katliam, sürgün, iftira, saldırı ve ötekileştirme politikalarına maruz kalan Aleviler Hünkar’ın ‘ncinsen de incitme’ düsturu ile hareket etmiş, Anadolu’da, Mezopotamya’da, Balkanlar’da, Ortadoğu’da ve dünyanın diğer ülkelerinde birlikte yaşadığı tüm halklara ve inançlara saygı ile yaklaşmış, sofrasını ve yüreğini açmıştır. İnancının temellerinde ırkçılık, cinsiyetçilik, bölgecilik, türcülük ve hatta mevki – makam dahi yer almayan ve tüm varlıkları kendinden bir parça görüp dinini sevgi, mezhebini vicdan kabul eden Alevilere karşı CHP Maltepe Belediye Başkan Aday Adayı H. And Kızılay’ın kindar yorumları, CHP Maltepe İlçe Başkanı Engin Özkan’ın duyarsız, tepkisizliği bir yana ırkçı paylaşımda bulunan, insanlıktan nasibini almamış malum aday adayının avukatlığını üstlenmişcesine bir tavır sergilemiştir.

    CHP İstanbul İl yönetimi de maalesef ki bu şahsı tedbirli disipline sevk edip gereken cezayı vermesi gerekirken sessiz kalarak, bu söylemleri destekler bir tavır sergilemiştir. Aleviler açısından onur kırıcı ve talihsizdir. Aleviler açısından değeri önemli olan Şahı Merdan Ali’ye ait bir sözle konuya girip savunma yapmaya çalışan And Kızılay Hazreti Ali vurgusuyla ‘Ali’yi sevmek Alevilikse ben de Aleviyim’ anlayışına göz kırparak milliyetçi, mukadderatcı, faşizan geleneğin tohumlarını bilinçaltında taşıdığını da işaret etmiştir.

    Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi ‘Bozuk düzende sağlam çark olmaz’ şiarıyla yolumuzun değerleri için gerekli takip yapılacak ve Alevi toplumun onuru için mücadele edilecektir.

     

  • Neşet Ertaş ölümünün 6. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor

    Neşet Ertaş ölümünün 6. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor

    PİRHA- Abdallık geleneğinin son temsilcilerinden ‘Bozkırın Tezenesi’ olarak tanınan Neşet Ertaş’ın ölümünün 6. yılı. 

    Türkülerinde hep ‘Garip’ mahlasını kullanan ve ölümünün üzerinden 6 yıl geçen ‘Bozkırın Tezenesi’ Neşet Ertaş, dillerden düşmeyen eserleriyle halkın gönlünde taht kurmaya devam ediyor.

    Yaşamını sürdürdüğü İzmir’de 25 Eylül 2012’de hayatını kaybeden ve bir gün sonra cenaze töreniyle memleketi Kırşehir’de toprağa verilen bozlak ustası, 6. ölüm yılında çeşitli programlarla anılıyor.

    Orta Anadolu Abdal kültürünün son temsilcilerinden Ertaş’ın ismi, Kırşehir’de Kültür ve Sanat Merkezi, Gönül Sultanları Kültür Evi ve birçok kurumda yaşatılıyor. Bozlak ustasının, babası Muharrem Ertaş’ın mezarının yanındaki kabri, yurt içinde ve dışından gelen sevenlerinin akınına uğruyor.

    MALTEPE’DE ANILDI

    Neşet Ertaş, İstanbul Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde (TSKM) düzenlenen programla anıldı.

    An-Der Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen, sunuculuğunu Öznur Tektaş’ın üstlendiği gecede; Neşet Ertaş’ın kardeşi Ali Ertaş, Mustafa Tatlıtürk, Haşimi Aslıhak, Gazi Özdemir, Gül Kardeşler, Filiz Duyar ve Meral Tan gibi mahalli sanatçılar, Ertaş’ın sevilen türkülerini seslendirdi. Büyük ilgi gören etkinlikte, Ertaş’ın sevilen ve her biri klasikleşmiş türkülerine dinleyiciler de eşlik etti.

    ŞİŞLİ’DE ANMA GERÇEKLEŞECEK

    Sadece türküleriyle değil, kimliğiyle de sevenlerinin kalbine köprü kuran Neşet Ertaş, Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen özel bir programla bugün Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde anılacak. Ertaş’ın hayatından kesitlerin aktarılacağı anma programında, Türk halk müziği sanatçıları Nida Ateş, Ender Balkır ve Ayfer Vardar sahne alacak.

    Usta sanatçı ayrıca “Neşet Ertaş Türküleri” adlı etkinlikle, 13 Ekim’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yad edilecek.

    NEŞET ERTAŞ’IN HAYATI

    Yazar Yaşar Kemal’in ilk defa dillendirmesiyle ‘Bozkırın Tezenesi’ olarak ünlenen Türk Halk Müziği’nin efsane ismi, saz ve söz ustası Neşet Ertaş, 1938’de Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde dünyaya geldi.

    Doğduğunda gelenek olarak göbeğinin üstüne babasının sazı konulan Ertaş, Abdal kültürünün o zamanki temsilcilerinden olan babası Muharrem Ertaş ile gittiği düğünlerde önce oyun oynayarak, daha sonra da sazıyla türküler söyleyerek hayata atıldı.

    Her abdal çocuğu gibi müziğe çocukluktan itibaren ilgi duyan Ertaş’ın ilk çalgısı, annesi Döne Ertaş’ın çamaşır yıkama tokacına tel takmak suretiyle yaptığı oyuncak bağlama oldu. Okula gidemeyen ve okuma yazmayı ağabeyinden öğrenen Ertaş, küçük yaşlardan itibaren bağlama ve saz çalarak kendini geliştirdi.

    Babası ile 8 sene boyunca Kırşehir’in ilçeleri, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Yozgat ve Kayseri’de adeta köy köy gezerek kendi deyimiyle ‘düğünlere şenlik katan’ Ertaş, daha sonra Kırşehir’de kendisi gibi yetenekli diğer müzisyenlerle Abdallar Topluluğu’nu kurarak düğünlerde sazını çalmaya devam etti.

    Neşet Ertaş, 1957 yılının sonunda İstanbul’a gitti ve ilk plağı olan ‘Neden Garip Garip Ötersin Bülbül’ türküsünü babasıyla seslendirdi. Anadolu’da halk ozanı olarak tanınmaya başlayan Neşet Ertaş, o tarihten sonra yeni plaklar ve kasetler çıkararak sanat hayatını sürdürdü, İstanbul’da 2 yıl boyunca çalıştıktan sonra Ankara’ya yerleşti ve burada sahne almaya başladı.

    Askerliğini tamamladıktan sonra çalıştığı bir gazinoda Leyla isimli bir kadınla tanışarak evlendi. Bu evliliğine karşı çıkması nedeniyle babasıyla bir süre küskünlük yaşayan Ertaş’ın eşinden 3 çocuğu dünyaya geldi.

    Neşet Ertaş, parmaklarındaki felç nedeniyle 1978 yılında Almanya’ya giderek bir süre burada tedavi gördü, bu nedenle ara verdiği sanat hayatına 2000 yılında İstanbul konseriyle geri döndü.

    Bozlak ustası Neşet Ertaş, UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanteri’ne alınarak ‘yaşayan insan hazinesi’ kabul edildi. Ertaş, Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine teklif edilen ‘devlet sanatçısı’ unvanını ise kabul etmedi.

    Eserlerinde Anadolu insanının acılarını, kederlerini, sevinçlerini ifade eden Ertaş’a İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından 2011’de fahri doktora unvanı verildi.

    Bozlak kültürünün devamını sağlamak amacıyla Kırşehir Ustalar Müzik ve Oyun Topluluğu’nun kurulmasına öncülük eden bozlak ustası, 25 Eylül 2012’de İzmir’de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

    Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Parlak, Neşet Ertaş’ın hayatını ve eserlerini ‘Garip Bülbül Neşet Ertaş’ adı ile iki cilt kitap halinde yayımladı.

    Türkülerinde ve yazdığı şiirlerde ‘Garip’ mahlasını kullanan Neşet Ertaş, ‘Yalan Dünya’, ‘Vay Vay Dünya’, ‘Kırşehir’in Gülleri’, ‘Neredesin Sen’, ‘Gönül Dağı’, ‘Mühür Gözlüm’, ‘Zülüf Dökülmüş Yüze’, ‘Yolcu’, ‘Hapishanelere Güneş Doğmuyor’ gibi onlarca türküyle Anadolu halkının kalbinde taht kurdu.

    400’TEN FAZLA PLAK ÇIKARDI

    Yaşamı boyunca yaklaşık 400 plak, onlarca kaset ve bir o kadar “long play” kaydetmiş olan Neşet Ertaş külliyatının önemli bir kısmı “Kalan Müzik Yapım” tarafından 16 CD halinde piyasaya sunuldu.

    Türkülerinde yoğunlukla aşk temasını ele alan sanatçının bazı albümleri ise şöyle:

    “Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde”, “Kendim Ettim Kendim Buldum”, “Kibar Kız”, “Gel Gayri Gel”, “Türküler Yolcu”, “Gitme Leylam”, “Kova Kova İndirdiler Yazıya”, “Seher Vakti”, “Polis Lojmanları”, “Benim Yurdum”, “Gönül Yarası”, “Zülüf Dökülmüş Yüze”, “Zahidem”, “Gönül Dağı”, “Ölmeyen Türküler 2”, “Ölmeyen Türküler 3”, “Sazlı Sözlü Oyun Havaları”, “Niye Çattın Kaşlarını”, “Yar Gönlünü Bilenlere”, “Garibin Dünyada Yüzü Gülemez”, “Altın Ezgiler”, “Gurban Olduğum”, “Ağla Sazım”, “Hata Benim”, “Mühür Gözlüm.” (HABER MERKEZİ)

  • Emekçiler, İstanbul’da eşitlik ve özgürlük taleplerini haykırdı-VİDEO

    Emekçiler, İstanbul’da eşitlik ve özgürlük taleplerini haykırdı-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Maltepe’de miting alanında kutlanan 1 Mayıs’ta halklar, eşitlik ve kardeşlik taleplerini bir kez daha dile getirdi. OHAL’in kaldırılmasını isteyen emekçiler 24 Haziran seçimlerinden sonra da bu meydandaki tablonun süreceğini vurguladılar. 

    Emek ve meslek örgütlerinin yanı sıra siyasi partiler, çeşitli yöre dernekleri, çevre ve ekoloji grupları, demokratik kitle örgütleri, taraftar grupları, bir çok Alevi kurumu ve binlerce işçi ve emekçinin katıldığı 1 Mayıs’ta protokol kısmında cezaevinde tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın resmi konularak üzerine büyük harflerle “ARAMIZDA” yazıldı.

    CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Gülay Yedekçi, Ali Şeker, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, Maltepe miting alanına gelen işçi ve emekçiler eşit işe eşit ücret, taşerona kadro, güvenceli iş güvenceli gelecek kimi OHAL’in kaldırılması, tutuklu bulunan gazetecilerin serbest bırakılması ve ülkenin kaderini belirleyecek olan 24 Haziran seçimlerinde birlikte mücadele edilmesini talep ettiler.

    Telefonla katıldığı bir programda “Çocuklar ölmesin” dediği için geçtiğimiz hafta bebeğiyle birlikte cezaevine giren Ayşe öğretmen de unutulmadı. İşçilerin kortejlerinden “Ayşe öğretmen yalnız değildir” sloganları yükseldi.

    Türkiye’nin aydınlık yüzünü oluşturan Aleviler de kendi talepleriyle alanda yerlerini aldılar.

    Emek ve sınıf mücadelesinde yaşamlarını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından DİSK Korosu işçi marşları seslendirdiler.

    Bu arada, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Cengiz Çiçek 1 Mayıs çalışması yaparken gözaltına alındığı bilgisi verildi.

    “2018 1 MAYIS’I TARİHE GEÇECEK”

    DİSK adına DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu konuştu. “1 Mayıs emektir. 1 Mayıs birlik, mücadele, dayanışmadır. 1 Mayıs 1977’de, 89’da, 96’da yitirdiğimiz canlarımızdır. Gezi’de Haziran direnişinde toprağa verdiğimiz evlatlarımızdır. 1 Mayıs meydandır, Taksim’dir” diyen Çerkezoğlu, tarihin bir kez daha ya sosyalizm ya barbarlık diye seslendiğini vurguladı. Dünya halklarının başına bela olan diktatörlerin eseri olduğunu kaydeden Çerkezoğlu, “Bu topraklarda yüzyılı aşkın bir süredir var olan demokrasi birikimimizi ortadan kaldıran bir rejim değişikliği sürecinde 1 Mayıs meydanlarındayız. Bu gidişattan rahatsız olanlar Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs meydanlarında buluştu bugün. Emeğin demokrasi seferberliğini ilan ediyoruz. 2018 1 Mayıs’ı tarihe geçecek. 2018 1 Mayıs’ı emek ile yoğrulmuş umutlu bir başlangıcın işaret fişeği olmuştur” şeklinde konuştu.

    “İTİRAZIMIZ VAR, SEÇENEKSİZ DEĞİLİZ”

    Bu meydandaki tablonun 24 Haziran’dan sonra da devam edecek olan emekle örgütlenmenin fotoğrafı olduğunu kaydeden Çerkezoğu şunları belirtti:

    “OHAL rejimi ekmeğimizin gasp edilmesidir. Tek kişinin ağzından çıkan bir sözün kanun sayıldığı bir ülkede en fazla emekçiler mağdur olur. Erdoğan’ı emekçiler durduracak. Bu ülkeyi ayrımcılıkla yönetemeye çalışanları Türk ve Kürt işçilerin mücadelesi durduracak. 2018 1 Mayıs’ı tarihe geçecek. İtirazımız var. OHAL’e itirazımız var. 24 Haziran’da ülkeyi tekeline almak isteyenlere işçi düşmanlığıyla övünenlere itirazımız var. Yalnız değiliz, çaresiz değiliz, seçeneksiz hiç değiliz. Geziden, Haziran isyanından, 16 Nisan referandumundan, Adalet Yürüyüşü’nden biliyoruz, yalnız ve çaresiz olmadığımızı. Hiçbir korkuya benzemez halkını satanların korkusu. Bu meydandan bir söz verelim korktukları başlarına gelecek. Bu memleketi diktatörlük sevdalılarına bırakmayacağız. İnanıyoruz ve söz veriyoruz güzel günler göreceğiz.”

    “AKP-MHP İKTİDARI ARTIK UZATMALARI OYNUYOR”

    KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ise emekçileri Türkçe, Kürtçe ve Arapça olmak üzere üç dilde selamladı. 1 Mayıs’ta emekçilere Taksim’i yasaklayan zihniyeti kınayan Bozgeyik, “Er ya da geç emekle özdeşleşen alanları biz barış içerisinde yaşamak isteyenler yasak zincirlerini hep birlikte kırarak alacağız. Son iki 1 Mayıs’ı OHAL şartlarında kutlamaya çalışıyoruz. Birçok ilde bildiri dağıtmamıza engel olmaya çalıştılar. OHAL valilerinin sloganlarımızı yasaklamasına hep bir ağızdan haykıralım ‘Biji Yek Gulan, Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın halkların kardeşliği” diye konuştu.

    24 Haziran’da yapılacak olan erken seçimlere değinen Bozgeyik, şunları belirtti:

    “Baskın seçim kararı alan iktidarın ülkeyi daha fazla yönetemeyeceğini bir kez daha görüyoruz. Bunlara izin vermeyeceğiz. 24 Haziran’a kadar her günümüz 1 Mayıs’tır. Her günü 1 Mayıs ruhuyla karşılayıp faşizme niçin geçit verilmemesi gerektiğini hep birlikte anlatacağız. AKP-MHP bloğuna karşı 24 Haziran’da gerekli cevabı vereceğiz. Biliyoruz ki tüm dikta rejimler yıkılmadan bir gün öncesine kadar iktidarlarını sonsuz sanarlar ve öyle tanıtırlar. AKP-MHP iktidarı artık uzatmaları oynuyor. Sonlarının geldiğini gördükçe daha da saldırganlaşıyorlar. Oysa 16 Nisan’da ortaya çıkan hayır iradesi bu topraklarda faşizmin iradesinin daha fazla kalamayacağını göstermiştir. Bir kez daha haykırıyoruz ‘Biji aşiti, biji azadi. Yaşasın barış, yaşasın özgürlük’ diyoruz.”

    Arkasından sahneye çıkan sanatçı Genco Erkal Nazım Hikmet’ten şiirler seslendirdi.

    “BOYUN EĞMEDİK, EĞMEYECEĞİZ”

    Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) adına konuşan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da “Biz mühendis mimarlar bugün bu meydanları dolduran milyonları görünce umudumuz daha da tazeleniyor” dedi. Koramaz, şöyle konuştu:

    “Bizlerin birliğini kırmak için iki yıldır yapmadıkları kalmadı. Darbe girişiminin sorumlularını yakalayacağız, yargı önüne çıkaracağız diye ilan edilen OHAL bizleri sindirmenin aracı olarak kullanıldı. Binlerce kamu çalışanı işlerinden atıldı. Milletvekilleri, akademisyenler, gazeteciler tutuklandı. Ama ne yaparlarsa yapsınlar bizlerin birlikte mücadele etmesini engelleyemeyecekler. Boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Önemli bir tarihsel eşikteyiz. Tıpkı 16 Nisan’da olduğu gibi bir arada durmak gibi bir sorumluluğumuz var. Laik bir toplumda yaşamak istiyoruz bunun için mücadele ediyoruz. İnsanca ve hakça yaşamak için mücadele ediyoruz ve yılmayacağız.”

    “İNSAN YAŞAMINA ZARAR VEREN HER ŞEYİ HEKİMLİK DEĞERLERİNE TERS BULUYORUZ”

    Son olarak konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Raşit Tükel ise demokrasiden tümüyle uzaklaşılan bir dönemde olduğumuza vurgu yaptı. Tükel, “Üç binin üzerinde hekim KHK’erle hukuksuz olarak ihraç edildiler. Sağlık hizmetleri ticari faaliyetlere dönüştürüldü. Türkiye sağlık ortamında şiddet her geçen gün etkisini artıyor. Uygulanan sağlık politikaları sağlık çalışanlarını hedef gösteriyor. Bugün bizlere düşük ücretlerle ağır şartlarda çalışma koşulları dayatıyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği azaldı. Bizler bu ülkede üretenleriz. Gerici, piyasacı, bilim dışı sağlık politikalarına son vermek için hayır diyoruz. Sağlıkta şiddetin sona ermesi için, iş cinayetlerinin sona ermesi için hayır diyoruz. İnsan sağlığına ve yaşamına zarar veren her şeyin hekimliğin değerlerine ters olduğunu söylüyoruz” dedi.

    Arkasından sahneye çıkan sanatçı Rutkay Aziz emek şiirleri seslendirdi.

    Sahneye çıkan Rewşan Çeliker, Faruk Demir, Erdal Güney ve Mervan Tan türküleriyle emekçilere keyifli anlar yaşattı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Emekçiler Maltepe’de 1 Mayıs kutlamalarına başladı-VİDEO

    Emekçiler Maltepe’de 1 Mayıs kutlamalarına başladı-VİDEO

    PİRHA- 1 Mayıs İçi ve Emekçi Bayramı kutlamaları İstanbul Maltepe’de başladı.

    İstanbul’da Maltepe miting alanında kutlanacak olan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı için kortejler alana girmeye başladı. Üç ayrı arama noktasından geçilip alana giren işçi ve emekçiler hep bir ağızdan “Yaşasın 1 Mayıs”, “Biji Yek Gulan” sloganları atarak yürüdüler.

    “Yaşasın 1 Mayıs” pankartlarının taşındığı 1 Mayıs kutlamalarına HDP, CHP, EMEP, Halkların Demokratik Kongresi, Kaldıraç, TKP, KESK, DİSK, Türk-İş, Eğitim-Sen, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), çevre örgütleri ve birçok sol sosyalist kurum alanda yerini almaya başladı.

    Ayrıca platformun önüne “Gazetecilere özgürlük” pankartı asıldı.

    Emekçiler hep birlikte halaya durdular.

     

  • Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi tanıtıldı-VİDEO

    Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi tanıtıldı-VİDEO

    PİRHA – Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi tanıtım etkinliği İstanbul Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Dersim Pülümür İlçesi ve Çevre Köyleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Yılmaz Coşkun, “Bu etkinliğin amacı hem projeyi tanıtmak hem de elde edeceğimiz gelirle bellek evinin içine malzeme almak için katkı olacak” dedi.

    Haberin Videosu

    Dersim’de Pülümür ilçesinde yapılan ve büyük bir bölümü tamamlanmış olan Pülümür Bellek ve Kültürevi  Projesi’nin tanıtımı İstanbul Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde geçekleşti. Pülümür Bellek ve Kültürevi Projesi’nin tanıtım gecesine Dersim dernekleri, sivil toplum örgütleri ve belediye başkanları katıldı. Yoğun katılımın gerçekleştiği tanıtım gecesi fotoğraf sergisi ile başladı.

    Pülümür Bellek ve Kültürevi  Projesi’nin tanım gecesinde Pir Haber Ajansı mikrofonuna konuşan Dersim Pülümür İlçesi ve Çevre Köyleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Yılmaz Coşkun, “Bu etkinliğin amacı hem projeyi tanıtmak hem de elde edeceğimiz gelirle Bellek Evinin içine malzeme almak için katkı olacak” dedi.

    Coşkun “Bu proje bir müze niteliği taşıyacak. Burada Dersim ve Pülümür’e ilişkin kültürel, sosyal ve tarihsel her şey yer alacak. Aynı zamanda bu proje geleceğe yönelik bir tarih çalışmasıdır” diye konuştu.

    Gecede konuşan CHP’nin İstanbul Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç konuşmasına anadili olan Zazaca ile başlayarak herkesi selamladı. Kılıç,”Dünyanın neresinde olursa olsun insanlar kültür ve sanata önem verir. Ancak ülkemizde son zamanlarda kültür ve sanata önem verilmemektedir” diye konuştu.

    Aleviler için kutsal olan Hızır ayı içerisinde olunduğunu belirten CHP İstanbul Maltepe Belediye Başkanı Ali kılıç, “Dedelerimizin ve pirlerimizin verdiği lokmalar ile ayakta duracağız. Zor bir süreçten geçiyoruz. Bu zor süreçte birbirimize sımsıkı sarılıp, kenetlenelim” dedi.

    Kılıç’tan sonra konuşan CHP Dersim Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun ise, “Yaşam koşulları bizi doğduğumuz, büyüdüğümüz ve çocukluğumuzun geçtiği yerlerden koparıp metropollerde yaşamak zorunda bırakmıştır. Ancak biz biliyoruz ki her ne kadar buralarda yaşamak zorunda kalsakta halen gönlümüz orada” diye konuştu.

    Gecede son olarak konuşan Dersimli iş insanı Haydar Kaya da en büyük asimilasyonun eğitimle gerçekleştiğini belirterek ana dillerini konuşamaz ve inançlarını yaşayamaz olduklarını ifade etti. Özel teşebbüsün ve devletin Dersim’e yatırım yapmadığını dile getiren Kaya, “Özel teşebbüsün kar amaçlı, devletin ise liberal bir politika ile yönetildiğini” söyledi.

    Pülümür Bellek ve Kültürevi  Projesi’nin İstanbul Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde yapılan tanıtım gecesi yerel sanatçıların konseriyle son buldu. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Gazi Mahallesi ve Maltepe’deki kritik yerler Emniyet’e tahsis edildi

    Gazi Mahallesi ve Maltepe’deki kritik yerler Emniyet’e tahsis edildi

    PİRHA- İstanbul’un Sultangazi ile Maltepe ilçelerinde imar planı değişikliğine gidilerek, buralarda ‘en hassas bölge’ olarak belirlenen kritik yerler Emniyet’e tahsis edildi. Gerekçe olarak ise iki ilçede ‘kamu güvenliğinin sağlanması’ gösterildi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul’un Sultangazi ile Maltepe ilçelerini Emniyet’e tahsis etti. Bu yerlerde, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında, “Devletin güvenlik ve emniyetiyle ilgili olması, kamu menfaati ve yararı içermesi” iddiasıyla imar planı değişikliğine gidildiği öğrenildi.

    SULTANGAZİ’DE 18 BİN METREKARE, MALTEPE İSE  4 BİN 500 METREKARELİK ALAN

    Hürriyet’ten Fatma Aksu’nun haberine göre ‘Saha Tesellüm Tutanağı” ile Emniyet Genel Müdürlüğü’ne teslim edilen yerlerin tahsisine dair bilgiler şöyle:

    • Avrupa Yakası’nda bulunan ve 15 mahalleden oluşan Sultangazi’deki planlama alanı, Gazi Mahallesi sınırları içinde ve mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne olup, Şehir Parkı olarak kullanılan 18 bin metrelik alanı kapsıyor.
    • Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe’deki planlama alanı ilçenin Atatürk Mahallesi’nde bulunan 4 bin 500 metrekarelik ormanlık alanı içeriyor.

    GEREKÇE: KAMU GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI

    Raporda, söz konusu plan değişikliğinin temel gerekçesi olarak, “İstanbul ilinde kamu güvenliğinin sağlanması ve sosyal donatı ihtiyacı” gösterildi. Emniyet hizmetlerinin yürütülebilmesi amacıyla söz konusu alanlarda plan değişikliği önerilip, bu alanların “Emniyet hizmetlerinin yürütülebilmesi amacıyla”, “Resmi Kurum Alanı” ilan edildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Tepkiler geri adım attırdı; skandal kitaptan vazgeçildi

    Tepkiler geri adım attırdı; skandal kitaptan vazgeçildi

    Köy Enstitülerini ahlaksızlık yuvası olarak suçlayan skandal kitaptan tepkiler üzerine vazgeçildi.

    Tepkiler sonuç verdi. İstanbul Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Faik Kaptan, Köy Enstitülerini ahlaksızlık yuvası olmakla suçlayan ve çocuklara dayağı meşru gösteren ifadeler sebebiyle tepki çeken skandal “Etkili öğretmenlik” kitabını öğretmenlerin değerlendirmesi talebinden vazgeçti.

    “Felsefeden Tecrübeye Etkin Öğretmenlik” isimli kamuoyunda gündem yaratan kitap ile ilgili okullara yazı gönderen Kaptan “Bir kısım şikayetlere ve her yazarın her görüşüne bizim de katıldığımız gibi yanlış anlaşılmalara ve ithamlara sebebiyet verdiği görüldüğünden değerlendirme devre dışı bırakılmıştır”dedi.

    Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenlere dağıtılan bir kitapta tarikatlar ve tekkeler övülürken Köy Enstitüleri’nin “ahlaksızlık yuvası” olduğu yazıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından kitaba yazılan önsözde ise “Alevilik bozuk zihniyettir” diyen Nurettin Topçu’dan alıntı yapıldı.

    “KÖY ENSTİTÜLERİ AHLAKSIZLIK YUVASI” DİYE KARALANIYOR

    AKP’ye yakınlığıyla bilinen Egitim Bilimleri Sosyal Araştırmalar Derneği (EBSAD) isimli kurumun da danışman olduğu kitapta, yatılı okullarda okuyan öğrenciler ailelerinden kopmakla ve bozulmakla itham edilirken, yetiştirdiği öğretmenlerle Anadolu aydınlanmasına ve okuma-yazma oranının artmasına büyük katkıları olmuş Köy Enstitüleri de karalanıyor. “Milletin milyonlarca para harcayarak açtığı yatılı okullara, bilhassa dikkat edilmelidir. Buralarda okuyanlar, aile çevresinden daha da koptukları için bozulmaya çok müsaittirler. Şehirlerden uzak yerlerde kurulmuş eski köy enstitülerinin, kötü hocalar elinde bir ahlaksızlık yuvası haline geldikleri unutulmamalıdır.” ifadeleriyle  binlerce öğretmen yetiştiren Köy Ensitütüleri karalandı.

    “ALEVİLİK BOZUK ZİHNİYET” DİYEN GERİCİ ÖNSÖZDE

    Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Faik Kaptan tarafından yazılan Önsöz’de ise öğretmenlere, “Peygamber’in yolunun yolcusu” olmaları tavsiye ediliyor. “Türkiye’nin Maarif Davası” isimli kitabında Alevilik için “bozuk zihniyet” ifadelerini kullanan ve tarikatları övüp Aleviliği aşağılayan Nurettin Topçu’dan alıntı yapılarak başlayan Önsöz’de öğretmenlere kitabın her hafta bir bölümünü okumaları ve öğretmenler odasında tartışmaları söylendi.

  • Kılıçdaroğlu Adalet Mitingi’nde konuştu: Adalet arayışının yeri sokaklardır

    Kılıçdaroğlu Adalet Mitingi’nde konuştu: Adalet arayışının yeri sokaklardır

    PİRHA- CHP Lideri Kılıçdaroğlu Adalet Yürüyüşünü tamamlayarak, Maltepe Meydanı’nda Adalet Mitingi’ni gerçekleştirdi. Milyonları hak, hukuk, adalet sloganları eşliğinde selamladıktan sonra, konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, “Kimse bu yürüyüşün son yürüyüş olduğunu düşünmesin. Bu yürüyüş bizim ilk adımımızdır” dedi. “Herkes şunu çok iyi bilsin, 9 Temmuz yeni bir adımdır, yeni bir iklimdir, yeni bir doğuştur” diyen Kılıçdaroğlu, Adalet arayışının tek bir yeri var o da sokaklardır” diye konuştu. 

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlatılan “Adalet yürüyüşü”, “büyük adalet mitingi”nin gerçekleştirildiği Maltepe meydanında sona erdi.

    25 gün süren yürüyüşte bugüne dek, 432 kilometre yol katedildi. Kalan üç kilometrenin ikisinde kurmaylarıyla birlikte yürüyen Kılıçdaroğlu, yolculuğunu tek başına tamamladı.

    Miting alanına büyük bir coşkuyla gelen Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, “Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, ilk adımımızdır” dedi.

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

    “Aziz vatandaşlarım, benimle birlikte 450 kilometreyi kat eden sevgili yol arkadaşlarım. Sevgili adalet arayışçıları. Televizyon başında izleyen vatandaşlarım, Maltepe’den tüm İstanbul’a tüm Türkiye’ye gönül dolusu selamlar, sevgiler, muhabbetler gönderiyoruz.

    15 Haziran 2017’de sabah saatlerinde Ankara Güven Park’ta başlattığımız yürüyüşü Maltepe’de noktaladık ama kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımızdır.

    Herkes şunu çok iyi bilsin, 9 Temmuz yeni bir adımdır, yeni bir iklimdir, yeni bir tarihtir. 9 Temmuz yeni bir doğuştur. Ankara’da yürüyüşe başladığında bir grup yurttaşımızla beraber ilk gün 21 kilometreyi 10 dakikalık arayla bitirdik. 10 dakika bir yerde mola verdik ve 21 kilometreyi tamamladık. Yol boyunca bizi yüreklendiren, destek veren Ankara, Kahramankazan, Kızılcahamam, Mulak, Gerede, bolu, Kaynaşlı, Düzce, Hendek, Adapazarı, İzmit, Gebze ve İstanbul’a yürekten teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

    Yol boyunca yürürken araç kullanıcıları bazen kornayla, bazen elleriyle bizi yüreklendirdiler, selam verdiler. Onlara da buradan Maltepe Meydanı’ndan şükranlarımı ve saygılarımı gönderiyorum. Bize sofrasını açan, ayranını ikram eden, çayını ikram eden, yemek gönderen, yiyecek gönderen, topladığı kır çiçeklerini sevgiyle bize veren, hayır dualarım seninle diyen annelere, babalara, dedelere her zaman, her yerde şükran borçluyum, yine buradan teşekkürlerimi gönderiyorum.

    Yol boyunca birlikte yürüdüğümüz, büyük bir kısmında beraber yürüdüğümüz, harp okulunda tutuklu oğlu olan Veysel Amca’ya selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.

    Harp okulunda tutuklu oğlu için yürüyen Veysel Amca’ya özel teşekkürlerini iletiyorum.
    Yolda gelirken bizi protesto eden vatandaşlar da vardı. Kimse unutması Kılıçdaroğlu herkese saygılıdır. Onlara da şükranlarımı sunuyorum. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi mutlaka getireceğiz. Ankaradan İstanbul’a kadar bütün güvenlik güçlerine selamlarımı gönderiyorum.

    Hiç kimse unutmasın biz yürürken taşkınlık yapacağımızı düşünüyorlardı. Dünyanın en barışçıl yürüyüşünü yaptık. Adalete susamış bütün 80 milyona saygılarımı sunuyorum.
    Bir acı kaybımız oldu Hasan Tatlı. Kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. İki kızı gelip yürüyüşe devam ederek babasının vasiyetini yerine getirdiler. Tatlı ailesine teşekkürler.
    Siyasi partiler ve milletvekilleri, sendikal sanatçılar engellilere, balyoz davası mağdurlarına, kadınlara sivil örgütlere teşekkür ediyorum.

    “NEDEN YÜRÜDÜK?”

    Neden yürüdük? Olmayan adalet için, mazlumların hakkı için, tutuklu gazeteciler için.
    Sözcü muhabiri Gökmen Ulu’nun doğum günü. Doğum gününü kutluyorum.
    Üniversiteden atılan hocalar için yürüdük. KHK ile görevlerinden atılmaları tam bir demokrasi ayıbıdır. Hitler Almanya’da yapıyordu. Atatürk Türkiye’ye gelenlere yardımcı oldu.

    Çocuk işçiler, taşeron işçiler, tarım işçileri, orman köylüler, askeri öğrenciler, linç edilen askerler için,
    FETÖ’nün darbesine, 20 Temmuz darbesine, IŞİD’e, PKK’ya  karşı olduğumuz için,
    Son 15 yılda 13 kez KPSS soruları çalındı, bunun için yürüdük. Mavi Marmara’da şehit olanlar ve  gaziler için yürüdük.

    “NURİYE VE SEMİH İÇİN YÜRÜDÜK”

    KHK ile görevlerinden atılan hak arayan terörist ilan edilen Nuriye ve Semih için yürüdük. Can ve mal güvenliği olmayan iş dünyası için, gerçek darbeciler ortaya çıksın diye yürüdük.

    Şehitler ve Gaziler ayırım yapılamaz. Ayrım yapıldı. Ayrım yapılmasın diye yürüdük. Özetle Bu ülkede adalet için yürüdük.

    Korku iklimi içinde konuşamayan iş dünyası için yürüdük. Siyasi ayak ortaya çıksın diye yürüdük. 249 şehidimiz ve gazilerimiz için yürüdük. Şehitler ve gaziler arasında ayrım yapılamaz, ayrım yapılmasın diye yürüdük.

    “9 TEMMUZ BİR TARİHİN BAŞLANGICIDIR”

    9 Temmuz bir tarihin başlangıcıdır. 9 Temmuz bir bitiş değildir. Farklılıklarımızla huzur içinde yürümek için adalet. Adalet mülkün temelidir. Zulüm ile abad edilmez, fakirlere, işçilere zulüm ediyorlar. Zulme karşı durmak bizim namus borcumuzdur.

    “ADALET OLMAYAN BİR TOPLUM ÇÖKER”

    Bütün peygamberler adalet için mücadele etmişlerdir. Adalet olmayan bir toplum çöker. Tarih bunların örnekleri ile doludur. Bunun için hak hukuk adalet diyoruz.
    Siyaset adalet temelli yapılmak zorundadır. Siyaset köşeyi dönme aracı değildir. Adalet ülkeyi birleştirmektir kutuplaştırmak değil. Hiç kimsenin etnik kimliği inancına, yaşam tarzına göre siyaset yapmayacağız. Herkesin inancına kimliğine saygı duyuyoruz.

    Eğer bir ülkede adaletsizlik varsa, siyasi otoritenin çıkarlarına göre karar veriyorlarsa, basın susturulmuş, iktidar tarafından teslim alınmışsa, adalet arayışın tek bir yeri vardır o da sokaklardır.
    Bize diyorlar ki adaleti niye sokakta arıyorsunuz? Darbeyi önlemek için sokak iyi, adalet aramak için sokak kötü. Biz darbeyi de önleyeceğiz, sokağa da çıkacağız.

    “İKİ 15 TEMMUZ VAR: HALKIN VE SARAYIN”

    İki 15 Temmuz var. Halkın ve sarayın. Halk sokağa inerek darbeyi engelledi. Saray, KHK ile TBMM’yi devre dışı bıraktı. Sarayın 15 Temmuzu’na sonuna kadar karşıyız.  Sarayın darbesi 5 gün sonra 20 Temmuz’da. Sivil darbe yapıldı.

    “SENİN CEZALARIN BİZİ YILDIRAMAZ, ADALETİ BU ÜLKEYE GETİRECEĞİZ”

    Saraydaki diyor ki yılsonuna kadar mahkumiyet kararları gelecek diye düşünüyorum. Yani diyor ki ben belirliyorum. Bir kişinin suçlu olup olmadığına ancak hakim karar verir. Beyefendi Ergenekon davalarının da  savcısıydı. Senin adaletin cezaların bizi yıldıramaz. Ne olursan ol, adaleti bu ülkeye getireceğiz.

    “NİÇİN YÜRÜYORUM?”

    Niçin yürüyorum? FETÖ darbesinin gerçekleri açığa çıksın diye yürüyoruz. Görev yapan onurlu savcılardan dosyaları alındı başka yere sürdüler. Bir darbe girişiminin üstünü örtenler gerçek darbe girişimcileridir. FETÖ iddianameleri Adalet Bakanlığı’na gidiyor, ondan sonra yargıya gidiyor. Adalet siyasi otoriterinin elinde. Adalet heykelinin gözleri bağlıdır.

    “SOKAK, SONUNA KADAR SOKAK”

    Yürüyüşe başlayınca eleştiriler geldi, “Adalet sokakta aranmaz” diye. Bir ülkede büyük eşitsizlikler varsa, o ülkenin mahkemeleri bağımsız değil, siyasi otoriteden talimat alıyorsa, siyasi otoritenin beklentilerine göre karar veriyorlarsa, milli iradenin tecelligahı olan TBMM’nin yetkileri gasp edilmişse, TBMM dumura uğratılmışsa, basın susturulmuş veya iktidar tarafından teslim alınmışsa, o zaman adalet arayışımızın tek yeri var, o da sokaktır. Adalet, adalet, adalet. Sonuna kadar hak, hukuk, adalet diyeceğiz. Bize diyorlar ki “Adaleti niye sokakta arıyorsunuz?” 15 Temmuz’u savuşturan parlamentonun ve halkın duruşu oldu. Darbeyi durdurmak için sokak iyi, adalet için sokak kötü. Darbeyi de önleyeceğiz, adaleti getireceğiz. Sokaksa sonuna kadar sokak.

    “YAŞADIĞIMIZ DÖNEM BİR DİKTA DÖNEMİDİR”

    Yaşadığımız dönem bir dikta dönemidir. 1940’ların Almanya’sından bir örnek vereyim. Bir bakan “Karar vermeden önce ‘Benim yerimde Führer olsaydı, nasıl karar verirdi” diyor. Aynı oyun bugün Türkiye’de oynanıyor, hakim Saray’a bakıyor. Aldığı talimatla karar veriyor. Hakimlik kutsal bir görevdir. Cübbesinde ilik yoktur. Kimsenin önünde cübbesini iliklemez. Tam tersine duruşma salonuna hakim gelirken herkes ayağa kalkar. Bütün yargıçlara, bütün savcılara sesleniyorum. Adaletin hakkını korumak benim kadar sizin de görevinizdir. Sizin de hakkınız ve görevinizdir. Dik durun, onurlu durun, ona göre karar verin. Delilsiz insanları mahkum etmeyin, Saray’dan talimat geliyorsa elinizin tersiyle itin.

    ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNE: NEDEN KORKUYORSUNUZ?

    Anayasa Mahkemesi’nin değerli üyelerinede seslenmek istiyorum.
    Korkmayın! Korkunun ecele faydası yok. Şimdi milletvekilleri hapiste size başvurmuşlar. Neden korkuyorsunuz. Neden karar veremiyorsunuz. Türkiye’nin onurunu korumanız size güç katar. Saray bize ne yapar diye çekinmeyin. Yarın arkadaşlarınızın, torunlarınızın yüzüne bakacaksınız. Saraydan emir geldi biz de yaptık diyeceksiniz. O koltukları boşaltın namuslu yargıçlar gelsin.

    “80 MİLYON İÇİN YÜRÜDÜM”

    450 km için nasıl yürünür dediler. Yürüdüm, 80 milyon için yürüdüm. Hiçbir ayrım yapmadım.
    Bu yürüyüş ile ne kazandık? Korku gömleğini çıkarıp çöp sepetine attık. O nedenle söyledik yargıçlara korkmayın siz de. Adaletli bir Türkiye kuracağımızı gördük ve dünyaya seslendik. Artık Türkiye’nin geleceği için umutluyuz.

     

    “KORKU GÖMLEĞİNİ ÇÖPE ATTIK”

    Saray size ne yaparsa yapsın. Yarın çocuklarınızın yüzüne, torunlarınızın yüzüne bakacaksınız. “Saray’dan emir geldi” diyorsunuz, lütfen o koltukları boşaltın, oraya namuslu savcılar gelsin. 450 kilometreyi büyük bir keyifle yürüdük. 50-60 kilometrede bırakırlar dediler. Baktılar, “Bu adam yürüyor.” Yürüdüm, kararlılıkla yürüdüm, torunlarımız için, geleceğimiz için yürüdüm. Hiçbir ayrım yapmadım. Herkesi kucakladım.

    Bu yürüyüşle ne kazandık. Önce toplum olarak korku gömleğini çıkarıp çöp sepetine attık. Biz cesur insanlarız. O nedenle dedim, siz de korkuya teslim olmayın diye. Yalnız olmadığımızı gördük, tüm Türkiye’ye ve dünyaya yalnız olmadığımızı duyurduk. Adaletli bir Türkiye kuracağımızı gördük.

    “UMUT BULAŞICIDIR”  

    Umut bulaşıcıdır. Ben umutluysam yanımdaki arkadaşım da umutludur. Maltepe umutluysa İstanbul umutludur. İstanbul umutluysa Ankara mutludur. Herkes umut tohumlarını yeniden eksin. Umudumuzu, aşımızı paylaşmasını öğrendik. Bir orman gibi kardeşçe yaşamasını özledik. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük sayfalarından birini yazdık. Destan yazdık. 80 milyona şükran duygularımı, sevgilerimi, saygılarımı ve muhabbetlerimi yine gönderiyorum.

    “OHAL KALKSIN, YARGI SOPA OLARAK KULLANILMASIN”

    Ne istiyoruz?

    -Bir, OHAL kalksın, Türkiye normalleşsin istiyoruz.

    -İki, adliyeye, kışlaya, camiye siyaset girmesin istiyoruz.

    -Üç, hapiste gazetecileri olmayan bir Türkiye istiyoruz.

    -Dört, üniversiteleri susturulmuş değil, konuşan bir Türkiye istiyoruz. Düşünceyi açıklama özgürlüğü istiyoruz. Milletin seçtiği vekillerin, tutuklanmasını değil, TBMM’de görev yapmalarını istiyoruz.

    -FETÖ’yle mücadelenin göstermelik değil, gerçekten yapılmasını ve siyasi ayağın kesinlikle ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

    -Tek adam rejimine hayır diyoruz. Demokratik parlamenter sistem istiyoruz.

    TBMM’nin gasp edilen yetkilerinin iade edilmesini istiyoruz. Göstermelik değil, gerçekten kadın erkek eşitliğini, kadına yönelik şiddetin önlenmesini istiyoruz.

    -Gençlere saygı istiyoruz.

    -Fikri hür, vicdanı hür gençlerin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyoruz.

    -Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. 450 kilometreyi yürürken ormanları, yeşillikleri fark ettim, yağmuru gördüm, sisi gördüm, gölleri gördüm. Cıvıl cıvıl hayatı gördüm. Bu cennet gibi ülkeyi cehenneme çevirmeye kimin hakkı var?

    “SADECE ADALET İSTİYORUZ”

    Adalete susamış kardeşlerim, buraya gelirken bir adalet çağrısı metni hazırladım. Bu metni sizlere okuyacağım. Bu metni lütfen sessiz ama dikkatlice dinleyelim. Tarihe not düşmemiz lazım. Milyonlardık, barış istiyorduk, adalet istiyorduk diyeceğiz. Bunları düşünerek bir metin hazırladım:

    “Biz, 15 Haziran’dan bu yana yürüyen on binler bugün İstanbul Maltepe’de bir araya gelen yüz binler ve milyonlar olarak tüm Türkiye’ye ve dünyaya sesleniyoruz. Sadece adalet istiyoruz. Sadece buraya gelenler değil, herkes için adalet istiyoruz. 25 gündür haykırdığımız hak, hukuk, adalet talebimizin çok geç olmadan karşılanmasını istiyoruz.

    TALEPLERİNİ ANLATTI

    Barışçıllığın hakim olmasını istiyoruz. Adalet haktır, hakkımızdır. Hakkımızı istiyoruz. Adalet mülkün temelidir. Mülkün temeli ne yazık ki sallanmaktadır. Gün yeni bir toplumsal sözleşme yapma günüdür. Bir araya gelen milyonlar olarak Türkiye’nin özellikle son bir yılda, tespitlerimiz, acil şekilde yerine getirilmesi gerekenlere ilişkin çağrımız şudur:

    1- 15 Temmuz’u açık ve kesin bir dille lanetliyoruz. TBMM’nin kararlı duruşu, halkımızın direnmesi ülkemizin anayasal ve demokratik kazanımı olmuştur. Buna sokağın 15 Temmuz’u diyoruz. Ancak siyasi ayağın ortaya çıkarılması iktidar tarafından bilinçli olarak engellenmektedir. FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı ve gerçek darbecilerden hesap sorulmalıdır.

    2- İkitidar tarafından 15 Temmuz fırsat bilinerek 20 Temmuz yapılmıştır. OHAL’le TBMM’nin yetkileri gasp edilmiştir. Saray’ın 15 Temmuz’u diyoruz. OHAL derhal kaldırılmalı ve hukuk düzeni yeniden tesis edilmelidir.

    3- Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Demokrasinin vazgeçilmez kuralı yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı mutlaka sağlanmalıdır. Adil yargılanma hakkı eksiksiz uygulanmalıdır.

    4 -OHAL uygulamalarıyla mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik hakları ellerinden alınmıştır. OHAL mağdurları sivil ölüme terk edilmiştir.

    5 – 20 Temmuz sivil darbesinden sonra 15 Temmuz darbe girişimiyle veya arkasındaki örgütle hiçbir ilişkisi bulunmayan ama sırf hükümete muhalif göründüğü için haklarından mahrum bırakılan akademisyenler ve kamu görevleri görevlerine iade edilmelidir. Milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.

    6- 150’nin üzerinde tutuklu gazetecinin olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Derhal serbest bırakılmalı ve baskılara son verilmelidir.

    7 -OHAL koşullarında devletin bütün imkanları kullanılarak yapılan anayasa değişikliği gayrımeşrudur. Bu mühürsüz bir seçimdir. Türkiye gayrımeşru bir anayasayla yönetilemez.

    8 – Parlamanter sistem üzerindeki her türlü baskı kaldırılmalıdır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti güçlendirilmeli, liyakat sistemi esas alınmalıdır. Eğitimde laikliğin aşındırılmasına son verilmelidir.

    9 – Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında adaletsiz düzen devam etmektedir. Yoksulluk, ayrımcılık, şiddet, terör gibi toplumsal adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade hayata geçirilmelidir. Kadınlara ayrımcılığa son verilmeli, kadın hakları toplumsal hayatın her alanına uygulanmalıdır.

    10 – Son zamanlarda uygulanan saldırgan dış politika ülke içindeki adaletsizlikleri de kökleştiren  bir kısır döngü yaratmıştır. Adalet uluslararası ilişkilere de hakim olmalıdır. Türkiye yüzünü insan haklarına, hukuk devletine, adalete önem veren milletler ailesine dönmelidir. Hukuk güvenliğinin olmadığı bir toplumda kamu düzeni ve toplumsal barış sağlanamaz.

    Bu mücadele bizim mücadelemiz ve biz Türkiye’yiz. Adalet isteyen, barış isteyen Türkiye’yiz. Biz dünyadan kopmak değil, dünya ile barış içinde yaşamak isteyen Türkiye’yiz. Biz halkız, bu yol bizim yolumuz, bu meydanlar bizim meydanlar. Bu memleket bizim memleketimiz. Bu yürüyüş bizim yürüyüşümüz. Tüm taleplerimiz karşılanana kadar bu yürüyüş bitmeyecek. Bu yürüyüş artık başladı, korku duvarlarını yıkacağız. Adalet yürüyüşümüzün son günü yeni bir başlangıçtır.

    Bu çağrıyı oylara sunuyorum. Kabul edenler lütfen ellerini kaldırsın… Onurluca yürüyeceğiz. Hepinize şükran borçluyum, hepinize teşekkür ediyorum.”   (HABER MERKEZİ)

  • Adalet mitingi başladı

    Adalet mitingi başladı

    PİRHA – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü’nün final mitingi başladı.

    Maltepe’de yapılan final Adalet mitingi sanatçı Onur Akın’ın sahne almasıyla başladı. Yapılan açılış konuşmasında birlik ve beraberliğe dikkat çekilirken herkes için adalet talebi yinelendi.

    Mitingde hep bir ağızdan  “hak, hukuk, adalet” sloganı atılırken herkes için adalet talebi bir kez daha yinelendi.

    CHP milletvekillerinin ve diğer siyasi parti temsilcilerinin de katıldığı mitinge halkın yoğun katılımı ise devam ediyor.

    Alana açılan kapı sayısı az ve kapılar dar olduğu için kitlenin alana girmesinde zorluklar yaşanıyor. Yoğun katılımdan dolayı katılımcılara dar gelen alan, binlerce insanın dışarıda kalmasına neden oldu.

    Son olarak sanatçı Zülfü Livaneli’nin sahne aldığı Adalet mitinginin programı devam ediyor.

    Öte yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu miting alanına doğru yürümeye devam ediyor.(HABER MERKEZİ)

     

  • Maltepe Meydanı’nda halk toplandı

    Maltepe Meydanı’nda halk toplandı

    PIRHA- Adalet Yürüyüşü’nün akşam saat 18.00’de yapılacak final mitingi için İstanbul Maltepe’de hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Final mitingi için basın da alanda yerini almış durumda. 

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü’nün finali bugün İstanbul/Maltepe’de. Final mitingi için hazırlıklar tüm hızıyla sürerken PİRHA’nın da içinde olduğu basın alanda yerini aldı.

    Henüz erken saatler olmasına ve sıcak havaya rağmen alanın etrafında halk yoğunlaşmaya başladı. Etrafımızdaki insanlara bugünki mitinge ne kadar bir katılım beklediklerini sorduğumuzda aldığımız cevap milyonlar oluyor.

    Sabahın erken saatlerinde alanda yerimizi almak için Maltepe caddelerinde yürürken Türkiye’nin çeşitli illerinden araçlarla gelen çok sayıda kabalık gruplarla karşılaştık. Yoğunlaşan kitlenin üzerlerindeki tişörtler, bayraklar ve dövizler yoğunluklu olarak ‘Adalet istiyoruz’ yazısını barındırıyor. Ayrıca Atatürk resimleri, Türk bayrağı taşıyan insanlar da var.

  • Maltepe Miting alanında hazırlıklar tamamlandı

    Maltepe Miting alanında hazırlıklar tamamlandı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı ve on binlerce kişinin eşlik ettiği Adalet Yürüyüşü’nün mitingi için Maltepe Parkında hazırlıklar tamamlandı. 

    Yüz binlerce insanın katılımının olması beklenen mitingi alanında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşma yapacağı platformun yapımı biterken, alanın çevresine dev led ekranlar yerleştirildi. Alanın çevresi Türk bayrakları ve “ADALET” yazan flama ve dövizlerle çevrildi.

    Öte yandan alan içinde yapımına dün başlanan uzun tutukluk süreçleri, sağlık sorunları olup da cezaevlerinden tahliye edilmeyenlerle ilgili dev dilekçe “İlgili makama” şeklinde yazıldı.

    Dilekçenin yanında ise adaleti simgeleyen Themis Heykeli”nin resmi yer alıyor.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapacağı yaklaşık 3 kilometrelik yürüyüşün ardından mitingin akşam saat 18.00 de başlaması planlanıyor. Alanda yapılan bomba aramasının ardından izleyiciler aramadan geçirilerek içeri alınmaya başlanacak.   (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul Maltepe’de yüz binler ‘Adalet’ için haykıracaklar

    İstanbul Maltepe’de yüz binler ‘Adalet’ için haykıracaklar

    Ankara’dan 15 Haziran’da başlatılan Adalet Yürüyüşü bugün İstanbul Maltepe’de yapılacak büyük Adalet Mitingi’yle noktalanacak. Mitinge 2 milyon yurttaşın katılması bekleniyor.

    CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından 15 Haziran’da başlatılan Adalet Yürüyüşü bugün İstanbul Maltepe’de yapılacak büyük Adalet Mitingi’yle sonlandırılacak. Mitingde dünyanın en büyük dilekçesi yazılacak.

    2 milyon yurttaşın katılması beklenen Adalet Mitingi’nin hazırlıkları dün tamamlandı. Maltepe parkında bulunan mitingi alanında bugün yapılması planlanan miting için alana dev bir platform kuruldu. Yapılan konuşmaların geniş bir alandan duyulması için dev bir ses sistemi kuruluyor.

    DEV DİLEKÇE HAZIRLANIYOR

    Miting alanında ses sistemi ve canlı yayın hazırlıkları sürerken, dünyanın en büyük dilekçesi olacağı belirtilen dev bir dilekçe hazırlanıyor. Dilekçenin haksız yere hapiste yatan gazeteci ve akademisyenlerle ilgili olduğu belirtildi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 17.00’de Dragos Sahil’den tek başına yaklaşık 3 kilometrelik bir yürüyüş gerçekleştirerek Maltepe Sahili’nde milyonlarla buluşacak. Mitingin saat 18:00 sırasında başlaması bekleniyor. Alana girişler ise saat 15:00’ten itibaren başlayacak.

    Alanın güvenliği polis tarafından sağlanacak. Yaşanabilecek sorunlara karşı CHP’den 5 bin görevli de alanın çeşitli yerlerinde hazır bulunacak.

    KİM, NEREDE TOPLANIYOR?

    Maltepe’deki büyük Adalet Mitinigi’ne bugün birçok kurum katılacak. Kurumlar, farklı yönlerden toplanarak Maltepe’deki miting alanına yürüyecek. Yayınlanan çağrılara göre kurumların toplanma ve yürüyüş güzergahları şöyle:

    Birleşik Haziran Hareketi

    “Eşitlik, özgürlük, laiklik, bağımsızlık ve adalet için 9 Temmuz Pazar günü ‘Adalet Mitingi’nde buluşuyoruz” diyen Birleşik Haziran Hareketi, 16.00’da Bostancı’da buluşuyor.

    Emek Partisi

    “Demokratik hakların ve siyasal özgürlüklerin güvence altına alındığı demokratik bir anayasa ve demokratik bir Türkiye mücadelesini hep birlikte büyütmeye çağırıyoruz” diyen EMEP 15.30’da Maltepe Beşçeşmeler Meydanı’nda buluşuyor.

    Halkevleri

    “Herkes için ekmek, herkes için adalet’ demek için Adalet Yürüyüşü’ne katılmaya davet ediyoruz” diyen Halkevleri, 16.00’da Maltepe Köprüsü’nde buluşuyor.

    HDP

    “Faşit-şoven iktidar bloğunun çatlağını derinleştirmek ve toplumsal dinamiklerle demokrasi mücadelesini güçlendirerek büyütmek için bütün gücümüzle alanlarda olacağız” diyen HDP, 16:30’da Maltepe’deki miting alanına olacak.

    DİSK

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) “İş, ekmek, adalet” sloganı ile 16.00’da Maltepe Beşçeşmeler Meydanı’nda toplanma çağrısı yaptı.

    TMMOB

    TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, tüm örgütlülükleriyle adalet talebine omuz vermek için 17.00’da Maltepe Beşçeşmeler Meydanı’nda buluşarak Adalet Mitingine katılacaklarını açıkladı.

    TTB

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) demokratik ve laik bir ülkede adalet, sağlık hakkı ve hekimlik değerleri için 17.00’da Maltepe Beşçeşmeler Meydanı’nda olacaklarını açıkladı.

    Sanatçılardan çağrı

    “Demokratik ve özgür bir ülkede, barış içinde yaşamak için ve sanatçıların adalet talebini duyurmak için 9 Temmuz’da Adalet Mitingi’ne katılıyoruz” diyen sanatçılar da 15.00’da Bostancı İskelesi’nde buluşacak.

    (HABER MERKEZİ)