PİRHA – Mamak Belediye binasına 5 Haziran gecesi pompalı tüfekle saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, silahlı saldırgan yakalandı.
Ankara’nın Mamak İlçesi belediye binasına 5 Haziran gecesi saldırı düzenlendi. Saldırganın, 21:30 civarında Mamak Belediyesi Başkanlık Binası’na gelerek pompalı tüfekle ateş açtığı öğrenildi.
Belediye binasına beş el ateş açan saldırgan, belediye binasının giriş katındaki camları kırdı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı.
Saldırı sonrası yapılan operasyonla saldırgan yakalanarak gözaltına alındı. Saldırganın kimliği ve saldırının nedeni ise henüz öğrenilemedi.
PİRHA-2 Temmuz Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Müzisyen Hüseyin Karababa’nın evine çarpı işareti kondu. Karakola gidip şikâyetçi olan Karababa’nın evine çarpı işaretini Mamak Belediyesi yetkililerinin koyduğu ortaya çıktı. Karababa kendisine yönelik bu tür saldırıların yeni olmadığını belirterek, “Oturduğum mahallede baskı kurmaya çalışıyorlar. Sürekli yaşamımızı daraltmaya çalışıyorlar. Belediye yetkilileri yaşadığım evin boş, izbe bir ev olarak göründüğünü, yıkılmasına karar verildiği için işaretlediklerini söylediler” dedi.
2 Temmuz Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Müzisyen Hüseyin Karababa’nın evine çarpı işareti konuldu. Sabah saatlerinde çarpı işaretini fark eden Karababa karakola giderek şikâyetçi oldu. Karakolda yapılan soruşturmanın sonucunda çarpı işaretini Mamak Belediyesi’nde çalışan yetkililerin koyduğu ortaya çıktı.
İşareti koyan yetkililer Karababa’nın şikâyeti üzerine karakola çağırılarak soruşturuldu. Mamak Belediyesi’nde çalışan yetkililer, Karababa’nın oturduğu eve ilişkin ellerinde yazı olduğunu belirterek; boş, izbe bir ev olarak göründüğünü, tehlikeli kişilerin gelip gittiğini ve yıkılmasına karar verildiği için işaretlediklerini söylediler.
Yaşadığı olaya ilişkin PİRHA’ya konuşan Hüseyin Karababa yapılanın insan haklarına aykırı olduğunu vurgulayarak, “Bu tür saldırılar yeni değil beni izole etmeye çalışıyorlar. Oturduğum mahallede baskı kurmaya çalışıyorlar. Mahallemde yaşam alanımı daraltıyorlar ve hareket kabiliyetimi kırmaya çalışıyorlar. Bu yapılan yeni değil daha önce de birçok şeyle karşılaştım” diye konuştu.
“DAHA ÖNCE DE ASKİ SUYUMU KESMİŞTİ”
Sabah kalktığında evinin kapısının önünde karşılıklı iki tane çarpı işareti olduğunu gören Karababa anlatımına şu şekilde devam etti:
“Çarpı işaretlerinin olduğunu sabah uyandığımda gördüm. Önceki akşam saat 22:00’de eve geldim. Bir şey yoktu o zaman. Ne zaman yaptıklarını bilmiyorum fark edemedim. Karakola gittim ve şikâyetçi oldum. Kısa bir araştırma, soruşturma yapıldı. Bu çarpı işaretini belediye yetkilileri yapmışlar. Resmi kurumlar bazen benimle uğraşıyorlar. Daha önce de suyumu kesmişti ASKİ yetkilileri. Gece kapımın önünde silah atmışlardı. Polis çağırıyorum bu tür durumlarda gelmiyor. Ben kendim bulmaya çalışıyorum polis kendi başına hareket edemezsin diyor. Ege Mahallesi bilinen bir mahalle. Biz yıllardır burada yaşıyoruz. Babamızdan kaldı bu ev bize. Yapı kayıt belgelerimiz mevcut. Buna rağmen gelip evimizi de yıkmaya çalışmışlardı. Hiçbir tebliğ yapmadan hem de. Yani daha önceden de farklı şekillerde bu tip saldırılarla karşılaşıyoruz.”
“RESMİYETTE İKAMETGÂHIM OLAN EV, BOŞ, İZBE BİR YER OLARAK GÖRÜNÜYORMUŞ”
Çarpı işaretlerini Mamak Belediyesi yetkililerinin attığını karakola gidip şikayetçi olunca öğrendiğini ifade eden Karababa son olarak şunları aktardı:
“Polis soruşturmasında ortaya çıktı. Belediye benim yaşadığım evi boş, metruk bir ev olarak göstermiş kağıt üstünde. Yıkılması gerekiyor demişler. Öyle yazı yazmışlar. O yüzden belediye yetkilileri de gelip bakmışlar yıkılması için çarpı işareti koymuşlar. Böyle açıklama yaptılar. Ama ben buna inanmıyorum. O evde birinin yaşadığı belli. İkametgahımız orası, yaşadığımız ev orası bizim. 6 yıldır o evde yaşıyorum. Resmiyette görünüyor. Evimizin bahçesi var. Meyve ağaçlarımız var. Eşyalarımız var. Sıradan bir ev nasıl oluyor da boş, izbe bir ev olarak değerlendirip böyle bir işaretleme yapıyorlar ve yıkılması gerektiğini söylüyorlar. Bu bilinçli yapılan bir şey. Beni o evden, o mahalleden atmaya çalışıyorlar. Dediğim gibi yeni olan bir şey değil. Sürekli bir sorun çıkartıyorlar, problem yaratıyorlar. Sürekli yaşamımızı daraltmaya çalışıyorlar.”
PİRHA- Ankara Mamak’ta bir kıraathaneye Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin adı verildi. AKP’li Mamak Belediye Başkanı Murat Köse, 29 Ağustos Cumartesi günü saat 12.00’de bu kıraathanenin açılışını yapacak. Ayrıca açılışta aşure dağıtılacağı da duyuruldu. Aleviler, Hacı Bektaş Veli’nin adının kıraathaneye verilmesine tepki gösterdi.
Açılışının 29 Ağustos Cumartesi saat 12.00’de Mamak Belediye Başkanı Murat Köse tarafından yapılacak Ankara Mamak’ta kıraathanenin adına Hacı Bektaş-ı Millet Kıraathanesi adı verildi
Hazırlanan afişte, “29 Ağustos Cumartesi saat 11.00’de Kırım Sudak Millet Kıraathanemizi, saat 12.00’de Hacı Bektaş-ı Veli Millet Kıraathanemizi hizmete açıyoruz. Mamak daha güzel oluyor. Açılışımızda sosyal mesafe kuralları uygulanarak, aşure dağıtımı yapılacaktır. Yeni eserler kazandırmaya devam edeceğiz” ifadeleri yer aldı.
Bazı Alevi kurumları ve Alevi yurttaşlar sosyal medyadan tepki gösterdiler.
DAD MAMAK ŞUBE’DEN TEPKİ: SESSİZ KALMAYALIM
Demokratik Alevi Derneği Mamak Şube Ana Fatma Cemevi, “Hak ve hakikat aşkıyla inancımıza yönelik saldırı ve değerlerimizi hiçleştirmeye yönelik gerici faşist uygulama karşısında sessiz kalmamak gerekir” dedi.
Açıklamada şu tepki verildi:
“Hacı Bektaş-ı Veli’nin adını millet kıraathanesine yakıştıran bir zihniyete dur demek gerekir. Yas-ı Muharrem de Alevilerin değerlerine, Alevilere şirin gözükmek adına pervasızca Hünkâr’ın adını layık görenler bu zihniyetle, bu siyaset mantığıyla Alevilerin gönlünde yer edineceklerini sanmakla hata ederler.
Kimlikleri ve inançları yok sayıp, tecavüzcüleri aklayacaksın, cezaevlerini devrimci demokratlarla dolduracaksın, adil yargılama ve demokratik hak talepleriyle bedenlerini ölüme yatıranları, hasta tutsakları yok sayacaksın, sonra bu kirli savaş politikalarının, faşist uygulamaların yereldeki temsiliyeti olarak inancımıza isim vermeye kalkacaksın. Gerici, ırkçı ve faşistsiniz. Muaviye zihniyetiniz ruhunuza işlemiş. Daha Yas-ı Muharrem devam ederken aşure lokması veren, Alevilikle yakından uzaktan alakası olmayan bu gerici zihniyete karşı Mamak’taki tüm devrimci demokrat yöre derneklerini Alevi derneklerini duyarlı olmaya değerlerimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
PİRHA- Ankara Mamak’ta 16 Temmuz’da evlerinin yıkılacağı kendilerine tebliğ edilen gecekondu sahibi yurttaşlar, başka gidecek yerleri ve maddi imkanları olmadığını belirterek, devletin kendilerine yol göstermesini istediler.
Ege Mahallesi 733. Sokakta Aşık Mahsuni Şerif Parkı civarında bulunan 10 konutun tapu tahsis belgesi olmadığı gerekçesiyle, Ankara Mamak Belediyesi tarafından gönderilen tebligatla 16 Temmuz perşembe günü yıkılacağı bildirildi.
PİRHA‘ya konuşan gecekondu sahibi aileler, “40 yıldır burada yaşıyoruz, biz nereye, nerelere gideriz? Başka gideceğimiz ne bir evimiz ne de yerimiz var. Çocuklarımızla ortada kalmışız” diyerek tepkilerini dile getirdiler.
“EVİMİ TERK ETMEM, NEREYE GİDECEĞİZ?”
Evi yıkılmak istenen Emin Sefil, “Ankara Mamak Ege Mahallesi’nde yaşıyoruz, 40 yıldır buradayız. Bizim evlerin vergisi ödeniyor. Tapusu olmadığından dolayı belediye evimizi yıkmak istiyor. Bize belediye tebligat göndermiş çıkın diye. Biz bu hastalıkta nereye gideriz, çoluk çocuğumuz var. Biz perişan olmuşuz. Perşembe günü yıkıma geleceklermiş. Gidecek bir ev bulamadık, bir yerimiz yok, maddi durumumuz da yok. Ben evimi terk etmem, çoluk çocuğumla buradayım. Yıllardır burada yaşıyorum, gitmiyorum. Gelsinler evi üzerimize yıksınlar. Zaten bu hayattan bir şey anlamıyoruz. Hastalık geldi bir yandan, para yok bir yandan, rezillik içindeyiz yeter artık” diye konuştu.
“3 AYDIR KORONAVİRÜSTEN DOLAYI ÇALIŞAMADIK”
Adile Sefil ise, “Yıllardır buradayız, burada yaşıyoruz. Ekmeğimizi buradan kazanmak istiyoruz, nereye gidelim? Çoluğumuzla çocuğumuzla burada yaşıyoruz. 3 aydır koronavirüsten dolayı çalışamadık. Rezillik. Eviniz yıkılacak diyorlar, biz nereye gidelim, devlet bize yol göstersin. Evimizin yıkılmasını istemiyoruz” dedi.
“DEVLET BİZE SAHİP ÇIKSIN”
Reis Sefil de, belediye başkanına seslenerek, evlerinden çıkmak istemediklerini kaydetti. Sefil, “Hastalıktan dolayı kimse bize evini kiraya vermiyor. Çoluk çocuğumuz var şu anda biz nereye gidelim, ne yapalım 3 aydır bir yere çıkamıyoruz. Devlet bize 1 milyon lira para verdi. Bu parayla bu kadar çocuğa nasıl bakalım. Biz evimizden çıkmak istemiyoruz. Devlet bize sahip çıksın yer göstersin” şeklinde konuştu.
“EVİMİZ YIKILIRSA BİZ NEREYE GİDELİM?”
Mahsun Sivrisarlı adlı yurttaş ise şunları kaydetti:
“Biz buradan çıkmak istemiyoruz, evimizin yıkılmasını istemiyoruz. Biz dairelerde oturamıyoruz, maddi durumumuz yok. Evimiz yıkılırsa biz nereye gideceğiz, ne yapacağız? Ben burada doğdum, burada büyüdüm. Sadece bir gecekondumuz var, başka hiçbir şeyimiz yok.
Aslı Sefil de, “Kaç yıldır biz buradayız. Gidecek yerimiz yok, herkesten yardım isteriz. Buradan çıkmak istemiyoruz” dedi.