Etiket: mansur yavaş

  • CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mansur Yavaş’ın Saraçhane konuşması için özür diledi

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mansur Yavaş’ın Saraçhane konuşması için özür diledi

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane Meydanı’nda yaptığı konuşmada Mansur Yavaş’ın önceki geceki sözleri için özür diledi. Özel, “Her kim bu kürsüden konuştuysa, söylediği bir söz kimi kırdıysa ondan helallik istemek bendendir” dedi. Ayrıca, İmamoğlu’na verilen oyların 14 milyon 850 bini aştığını açıklayarak, “Erdoğan’ın meşruiyeti tartışmalı, erken seçim kaçınılmaz” ifadelerini kullandı.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün gece Saraçhane Meydanı’nda düzenlenen mitingde partisinin cumhurbaşkanlığı ön seçiminde Ekrem İmamoğlu’na verilen oy sayısını açıkladı ve Mansur Yavaş’ın önceki gece yaptığı konuşma için özür diledi. Özel, “Bu kürsüde, bu meydanda beş gündür çok konuştuk. Çok söz hatasız olmaz. Her kim bu kürsüden konuştuysa, söylediği bir söz kimi kırdıysa ondan helallik istemek partinin Genel Başkanı adına bendendir” ifadelerini kullandı.

    Özel, CHP’nin cumhurbaşkanlığı ön seçiminde İmamoğlu’na verilen oy sayısının 14 milyon 850 binin üzerinde olduğunu belirterek, “Bugünkü seçim sonuçları Erdoğan’ın meşruiyetini tartışmaya açmış, erken seçimi kaçınılmaz kılmıştır” dedi. Ayrıca, 1 milyon 653 bin kişinin oy kullandığını ve dayanışma sandıklarında kullanılan oyun ise 13 milyon 211 bin olduğunu bildirdi.

    TELEVİZYON KANALLARINA BOYKOT ÇAĞRISI

    Özel, Saraçhane mitinglerini yayınlamayan televizyon kanalları ve patronları için de boykot çağrısı yaptı. “Bu geceden itibaren parayı buradan kazanan, reytingi buradan yapan Saray’a hizmet edenleri tespit edip, ne iş yapıyorsa, araba mı satıyor; o arabayı alan namerttir! Ya bizi göreceksin ya dibi göreceksin! Bu meydanı görmeyene boykot geliyor!” şeklinde konuştu.

    NEWROZ KUTLAMALARI VE DEMİRTAŞ’A SELAM

    Binlerce vatandaşın katıldığı Saraçhane Meydanı’nda, İstanbul’da yapılan nevroz kutlamalarını da kutlayan Özel, “Bütün Kürt kardeşlerimin nevrozunu bir kez daha kutluyorum” dedi ve Selahattin Demirtaş’a selam gönderdi.

    İMAMOĞLU’NUN TUTUKLANMASI VE HALKIN TEPKİSİ

    Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘terör’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alınmış ve 23 Mart’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülmüştü. İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından binlerce kişi Saraçhane Meydanı’na akın etti. İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden yaptığı açıklamada, “15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu” ifadelerini kullandı.

    İmamoğlu, vatandaşların Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Artık yeter” dediğini belirterek, “O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yasaklara rağmen Ankara’da miting: Bu millet iradesine sahip çıkar-VİDEO

    Yasaklara rağmen Ankara’da miting: Bu millet iradesine sahip çıkar-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla miting düzenlendi. Mansur Yavaş yaptığı konuşmada, “Üniversite öğrencileri meydanda, insanlar sokakta çünkü memlekette hukuksuzluk yaşanıyor, demokrasi yok sayılıyor” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “‘suç örgütü yöneticisi olmak” kapsamında “yolsuzluk” ve “terör” suçlarından başlattığı iki ayrı soruşturma kapsamında dün gözaltına alınmasına yönelik tepkiler devam ediyor.

    Ankaralılar, Valiliğin 5 günlük toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklamasını yasaklama kararına rağmen bir araya geldi.

    Mitinge CHP Ankara milletvekilleri ve belediye başkanları, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş da katıldı.

    Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Hacettepe Üniversitesi’nin de Güvenpark’ta yapılan mitinge destek verme kararı almasına rağmen polis yürüyüşlerine izin vermeyerek müdahalede bulundu. Miting ‘de ODTÜ’deki direnişe selam gönderilirken “ODTÜ’ye otobüs”, “Her yer ODTÜ, her yer direniş” sloganları atıldı.

    “HUKUK DEVLETİNE YÖNELMİŞ AÇIK BİR TEHDİTTİR”

    “81 ilde 973 ilçede yaşanan hukuksuzluklara dur demek için bir aradayız” diyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Bugün Nevruz’u kutlarken yüreğimizde burukluk var çünkü ülkemiz demokrasinin temel değerlerinin her geçen gün biraz daha örselendiği günlerden geçiyor.

    Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor, susturulmak isteniyor. Şimdi millet iradesini temsil eden bir isim, Ekrem Başkanımız günlerdir gözaltında. Oysa kaç defa çağrıldıysa kendiliğinden ifade vermeye gitmişti. Çağrılmadı. 20’den fazla polis aracıyla adeta bir terörist yakalanır gibi gitti, sabah saatinde evinden alındı. Bu sadece bir kişiye değil; halkın iradesine, demokrasiye ve hukuk devletine yönelmiş açık bir tehdittir” dedi.

    “ÜNİVERSİTELERİN SAHİPLERİ ÖĞRENCİLERDİR”

    “Nevruz, tutsaklığa karşı direnişin simgesidir” diyen Yavaş, “Nevruz, tutsaklığa karşı direnişin simgesidir. Bu millet iradesine sahip çıkar. Adalet yeniden filizlenecek. Özgürlük ve demokrasi yeniden büyüyecek. Üniversiteler özgür ortamlardır. Üniversitelerin sahipleri öğrencilerdir. Ankara’mız bir üniversite kentidir. Bu çocukların her şeyinden bizler sorumluyuz. Üniversite öğrencileri itiraz etmek için diğer yurttaşlarımız gibi anayasal haklarını kullanıyor. Taleplerini ve itirazlarını anayasal çerçevede kullanan her bir birey devletin güvencesi altındadır, anayasamız öyle söylüyor.

    Devleti yönetenlere onları itip kakmak yerine söylediklerini dinleme, anlama ve mümkünse onların taleplerini yerine getirme vazifesi düşer. Sokağa çıkmalarını engellemek değil. Ne için sokağa çıkmışlarsa onu ortadan kaldırmak devletin asli görevidir. Demokrasi ve özgürlükler böyle gelişir. Üniversite öğrencileri meydanda, insanlar sokakta çünkü memlekette hukuksuzluk yaşanıyor, demokrasi yok sayılıyor” diye konuştu.

    “YAPILAN HUKUKSUZLUK, 2 YILDIR HÜKÜMETİN YAPMAK İSTEDİĞİ TASARRUFLARIN TÜMÜNÜ ÇÖPE ATTI”

    “19 Mart günü yaşananlardan sonra Türkiye’ni 2 yıl geriye gittiğini belirten Mansur Yavaş, şunları ekledi:

    “Bir günde yapılan hukuksuzluk, 2 yıldır hükümetin yapmak istediği tasarrufların tümünü çöpe attı. Yıl sonu enflasyon verilerini yeniden güncellemek zorunda kaldılar. Bankalar risk alamayacak konuma geldi. Artık kredi vermekten çekinecek. Bunun tek sebebi ülkede yaşanan hukuksuzluklardır.

    Var olan işsizlik, katlanarak artacak hukuksuzluklar devam ettikçe. İşte insanlar, üniversite öğrencileri bu hukuksuzluğa itiraz etmek için meydanlarda. Bu gençler üniversite mezunu işsizler listesinde yer almak istemiyorlar. Bugün işsiz gezen 3 gençten bir tanesi üniversite mezunu… Kendi geleceklerine ilişkin verilen yanlış kararları engellemek için buradalar.”

    “BUGÜN TÜM MUHALİF ÇEVRELERİN YAN YANA GELMESİ BİR ZORUNLULUKTUR”

    Aşık Veysel’in “Başkasının baharını çalanın bahçesi çiçek açmaz. Başkasının güneşini kesenin, üzerine güneş doğmaz. Hâlâ anlamadınız, kötü niyetle iyi murada varılmaz!” sözlerini hatırlatan Yavaş, “Bugün tüm muhalif çevrelerin yan yana gelmesi bir zorunluluktur. Muhalif deyip ayırmaya gerek yok. Umudumuzu kaybetmiyoruz, buradayız, dimdik ayaktayız” ifadelerini kullandı.

    Yavaş, “Eğer siz rakip olacağına inandığınız Ekrem başkanın ayağına çelme takarsanız, yapılan en erken seçimde bu hukuksuzluklar sandığa yansıyacak” dedi ve 23 Mart’ta yapılacak ön seçime çağrı yaptı.

    Yavaş’ın konuşmasının ardından CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve milletvekilleri Ali Mahir Başarır ve Murat Emir de birer konuşma yaptı.

    ODTÜ’YE DESTEĞE GİTMEK İSTEYEN ÖĞRENCİLERE POLİS MÜDAHALESİ

    Güvenpark’taki eylemin sona ermesinin ardından öğrenciler ODTÜ’de tüm çıkışların kapanması nedeniyle kampüsten çıkamayan öğrencilere destek olmak için ODTÜ’ye yürümek isteyen öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli sularla sert müdahalelerde bulundu.

    PİRHA/ANKARA

  • Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, seçim zaferini Çankayalılarla kutladı

    Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, seçim zaferini Çankayalılarla kutladı

    PİRHA – 31 Mart Yerel Seçimlerinde yüzde 65,26 oy alarak mazbatasını alan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Çankaya Belediye Başkanlığında düzenlenen devir teslim töreninin ardından yurttaşlarla buluştu.

    Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Alper Taşdelen’den  9. yönetim dönemi için görevi teslim aldı. Hüseyin Can Güner, Çankaya Belediye Başkanlığı’nda yapılan devir teslim töreninin ardından seçim zaferini Başkanlık Binası önünde vatandaşlarla kutladı.

    Törene CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, CHP Ankara Milletvekilleri de katıldı.

    “BAŞIMIZ DİK ALNIMIZ AÇIK”

    Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “Büyükşehir Belediye Meclis Üyesinin 10’unu da Cumhuriyet Halk Partisi’ne veren Çankayalılar. Hepinizle gurur duyuyoruz. Bugün eğer biz Çankaya’da da, Ankara’da da, Türkiye’de de bu rekorlara ulaşmışsak, partimiz birinci parti olmuşsa bunların hiçbiri tesadüf değil. Bu başarıların altında canı pahasına çalışan, var gücüyle koşan, gençlik kollarımız, kadın kollarımız var. Aday gösterilmediği halde Cumhuriyet Halk Partisi için çalışan aday adaylarımız var. Bu başarının arkasında kırkıncı sırada olduğu halde birinci sırada gibi çalışan belediye meclis üyesi adaylarımız var.

    Birincisi ben sizlerin bir kardeşi, bir evladı olarak Çankaya’yı bilen, Çankaya’da öğrenimini görmüş, mesleğini icra etmiş, ekmeğini kazanmış bir kardeşiniz olarak sizlerin güvenini, inancını kazandığımdan dolayı başımız dik, alnımız açık çıktık. Ankara’da yaptığı sosyal belediyecilik örnekleriyle ve Cumhuriyet Halk Partisi’nde Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni kazanıp Ankaralılara mutlu oldukları bir beş yıl yaşattığı için Mansur Başkanımız sayesinde başımız dik, alnımız açık çıktık.

    GENEL SEÇİM STARTINI VERDİ!

    Seçim sonuçlarıyla büyük bir başarı elde ettiklerinin altını çizen Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, genel seçimlerde iktidarı hedeflediklerinin altını çizerek, “Çankaya’da da Ankara’da da Türkiye’de de seçmenlerimiz Cumhuriyet Halk Partisi’ne büyük bir destek verdi. Bizlere inandı, güvendi. Şimdi bugünden itibaren bize düşen ilk yapılacak şey genel seçimlerde partimizi iktidara taşımak için o seçim kampanyasını bugünden başlatmaktır. Biz bugün burada aynı zamanda bu kampanyayı başlatıyoruz. O genel seçimde partimizi iktidar yapacağız” diye konuştu.

    ÖZGÜR ÖZEL’E TEŞEKKÜR

    Yerel seçimlerdeki zaferlerin mimarının CHP Genel Başkanı Özgür Özel olduğunu savunan Hüseyin Can Güner, “Sürecin başından bu yana gençlere ve kadınlara inanan, ‘Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişim olursa Türkiye’de de olur’ diyen, seçim gecesi bu partinin ışıklarını erkenden söndürmeyen, sadece Çankaya’yı değil Ankara’yı ve Türkiye’yi de parlatan, başımızın üzerindeki o %25’lik cam tavanı tuzla buz edip, partimizi birinci parti yapan Genel Başkanımız Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. O bizlere inandı, güvendi. Gençlere inandı. Bu örgütün, bu partinin öz gücüne inandı, güvendi” dedi.

    “ÇANKAYA BAŞARISI HEPİMİZİN BAŞARISI OLACAK”

    Hüseyin Can Güner sözlerine şöyle devam etti:

    “Şimdi bundan sonra da geçmişten deneyimlerden faydalanarak gençliğimizin enerjisiyle bayrağı bir adım daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışacağız. Sizlerden aldığımız destekle, güvenle, inancınızla ve kararlılığınızla geriye hiç bakmadan daima ileriye yürüyeceğiz. Ve bu sürecin sonunda beş yıl boyunca el ele kol kola omuz omuza sokakta pazarda, meydanda bir arada olacağımız 5 yılın sonunda herkesin konuştuğu Çankaya başarısını sadece benim ya da bizim diye değil hepimizin başarısı olarak göreceğiz. Sizler de bunun bir parçası olacaksınız, bunu hissedeceksiniz bu gururu taşıyacaksınız. Ben sizlere bunun sözünü veriyorum, hepinize tekrar teşekkür ederim iyi ki varsınız.”

    PİRHA/ANKARA

  • Öğretmenler, Mansur Yavaş’a seslendi: Gasp edilen hakkımızı geri istiyoruz-VİDEO

    Öğretmenler, Mansur Yavaş’a seslendi: Gasp edilen hakkımızı geri istiyoruz-VİDEO

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, indirimli ulaşım talebiyle Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) binası önünde eylem yaptı. Öğretmenler, ücretsiz ulaşım hakkının birçok ilde yürürlükte olduğunu belirterek “Belediye kanunları şehirden şehire değişiklik mi gösteriyor? Ankara’nın öğretmeni farklı, diğer illerin öğretmenleri farklı bir yasaya mı bağlı?” diye sordu.

    Ankara’da çalışan özel sektör alanındaki öğretmenler, 2015 yılına dek indirimli ulaşım hakkını kullanabilirken, Melih Gökçek döneminde bu uygulama yürürlükten kaldırılmıştı. Öğretmenler, Mansur Yavaş döneminde de bu yönlü taleplerini dile getirse de karşılık bulamadı.
    İndirimli ulaşım hakkı için bir süredir çeşitli eylemler yapan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) önüne gelerek taleplerini dile getirdi.

    “Ulaşımda Eşitlik İstiyoruz!”, “Ulaşımda İndirim Her Öğretmenin Hakkı!” yazılı dövizler taşıyan öğretmenler, bir kez daha yetkililere seslerini duyurmak istedi.
    Sendika yönetiminden Umuter Kurt, konuyla ilgili daha önceden belediye yetkilileri ile görüştüklerini ancak muhatap alınmadıklarını söyledi.

    “GEÇİNEMİYORUZ!”

    Öğretmenler adına basın metnini Betül Koca okudu. Koca, öğretmenlerin hakkının gasp edildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Ankara’da, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak uzun süredir devam eden indirimli ulaşım kartı mücadelemiz, bugünden başlayarak başka bir biçime dönüşüyor. Sesimizi duymayanlara, alanlardan sesleniyoruz!
    Bizler özel okullarda, kurslarda, rehabilitasyon merkezlerinde, kreşlerde, sürücü kurslarında çalışan ve ataması Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan öğretmenleriz. Kölelik sistemine denk çalışma koşullarımızı değiştirebilmek, özlük haklarımızı kazanabilmek için mücadele ederken bir de “ulaşımda eşitsizlik” gibi bir başka haksızlığa uğradığımız için daha da yıpranıyoruz. Resmî okullarda çalışan meslektaşlarımızın yararlanabildiği, öğretmenlere tanınan ‘indirimli ulaşım hakkı’ söz konusu özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler olunca kimi belediyeler tarafından maalesef  gasp ediliyor.
    Öğretmenler arasında bir ayrımcılık yapılıyor. Kamudaki meslektaşlarımız bu haktan faydalanırken bizler bunun dışında tutuluyoruz. Oysaki özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler de üç yasaya bağlı çalışır ve bu yasalardan biri de 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’dır. Metnin devamında da sıralayacağımız birçok ildeki belediye, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlere verdiği bu hakkı, 657 sayılı Yasa’yı gözeterek vermiştir. Buna ilişkin tüm bilgi ve belgeyi ulaşabildiğimiz belediye yetkililerine sunduk.

    Kurumlarımızda düşük maaşlarla çalıştırıldığımız yetmezmiş gibi özel öğretim kurumlarının çok büyük bir kısmında öğretmenlere servis hizmeti sağlanmadığından ulaşım giderleri de öğretmenler için apayrı ciddi bir yük teşkil ediyor. Geçinemiyoruz!
    Melih Gökçek tarafından 2015 yılında elimizden alınan indirimli ulaşım hakkımız için aylardır mücadele ediyoruz. Yoğun çabamızla Ankara’da bu konunun yetkilileri ile iletişim kurmaya çalışıyoruz. Bu şehirde yaşayan öğretmenlerin taleplerini yetkililere ulaştırmak için çabaladık. Bizi öğretmenden saymayarak Melih Gökçek tarafından elimizden alınan bu hakkın mevcut yönetim tarafından iadesini talep ediyoruz. Hukuksuzluğu sürdürmek, sosyal belediyecilik anlayışıyla örtüşmüyor!

    “BU EŞİTSİZLİĞE SON VERİN”

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, on binlerce öğretmeni temsil eden bir meslek örgütüdür. Bu sorumlulukla, bundan 1 ay önce Ego Genel Müdürlüğü ile görüşerek taleplerimizin Belediye yetkililerine iletilmesini istedik. Bu görüşmede, kamuda çalışan öğretmenler gibi ulaşım indiriminden yararlanmak istediğimizi, indirimli ulaşım hizmetinin bir kamu hizmeti olduğunu ve kamu hizmetinde eşitlik ilkesinin Anayasal bir dayanağa sahip olduğunu ve sürecin takipçisi olacağımızı belirttik. Fakat sonrasında Belediye yetkililerinden bizlere dönüş olmadığı gibi sorunun çözümü için de bir adım atılmadı. Tekrar ediyoruz: Sayın Mansur Yavaş, bu sesi duymak sorumluluğunuzdur. Bu hakkın öğretmene teslim edilmesi belediyecilik anlayışınızın bir göstergesi olacaktır. Başkent Ankara’ya yakışmayan bu eşitsizliğe lütfen son verin!
    2 hafta önce İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinde alınan kararla özel öğretim kurumlarındaki öğretmenler indirimli ulaşım hakkını kazandı. Bursa, Adana, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, Kocaeli, Antalya ve Mersin’deki özel sektör öğretmenleri bu haklarını yıllardır kullanıyor. Soruyoruz: Belediye kanunları şehirden şehire değişiklik mi gösteriyor? Ankara’nın öğretmeni farklı, diğer illerin öğretmenleri farklı bir yasaya mı bağlı?

    Bu sorunun çözümü basit. Belediye Meclisine getireceğiniz bir önergenin, hakkımızın teslim edilmesi hususunda onaylanmaması için hiçbir neden yok. Ankara’da yaşayan 30 bini aşkın özel öğretim kurumu öğretmeni, bu süreci bir an önce başlatmanızı bekliyor!
    Ankara Büyükşehir Belediyesine sesleniyoruz: Bu hukuksuzluğun sürdürücüsü olmayın! Ankara’daki özel öğretim kurumlarında çalışan on binlerce eğitim emekçisinin sesine kulak verin. Kamuda çalışan öğretmenlere tanınan “belediye araçlarını indirimli kullanma” hakkını bizlere de tanıyın. Anayasa’daki eşitlik ilkesine aykırı olan bu uygulamaya bir an önce son verin!”

    PİRHA/ANKARA

  • Özel Sektör Öğretmenler Sendikası’ndan ‘Ulaşımda eşitlik’ talebi!

    Özel Sektör Öğretmenler Sendikası’ndan ‘Ulaşımda eşitlik’ talebi!

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, indirimli ulaşım talebiyle Ankara’da birçok semte pankart astı.

    İndirimli ulaşım hakkı için çalışma yürüten Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, Ankara’nın birçok bölgesine pankart astı. Sendika üyeleri, “Ulaşımda Eşitlik İstiyoruz!”, “Ulaşımda İndirim Her Öğretmenin Hakkı!” yazılı taleplerini dile getirdi.

    Ankara’da yaşayan özel öğretim kurumu öğretmenleri, 2015 yılına dek indirimli ulaşım hakkını kullanabilirken, Melih Gökçek döneminde bu uygulama yürürlükten kaldırılmıştı. Öğretmenler, Mansur Yavaş döneminde de bu yönlü taleplerini dile getirse de karşılık bulamadı.

    Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, “İndirimli Ulaşım Hakkı Hemen!” diyerek, İzmir’de elde edilen kazanımın Ankara’da da yürürlüğe girmesini talep ediyor.

    PİRHA/ANKARA

  • İmamoğlu ve Yavaş’tan açıklama: Anadolu Ajansı bizim için yok hükmündedir-VİDEO

    İmamoğlu ve Yavaş’tan açıklama: Anadolu Ajansı bizim için yok hükmündedir-VİDEO

    PİRHA- Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş basın toplantısında açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, 

    Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş basın toplantısında açıklamalarda bulunuyor.

    İmamoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

    “13. cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu adına size sesleniyoruz. Her sefer yaşadığımız manzarayı yine yaşıyoruz. 31 Mart seçimleri itibarıyla bitkisel hayata girmiştir ve bitkisel hayattan çıkmak için bizim iktidarımızı beklememektedir. AA’nin itibarı 0’ın altındadır. Vatandaşımızın itibar etmemelerini özenle bildiriyoruz.

    2-2.5 saat veri verdikten sonra İstanbul’daki gerçek sayıları gördükten sonra veri akışını kesen AA yetkilileri bizim için yok hükmündedir.

    2015 Haziran seçimlerinde AA yine ne hikmetse yüzde 65 ile Erdoğan’ı önde başlatıyor. O seçim yüzde 40’la bitiyor. Yüzde 25 farkla bir algı yönetiyor. Kasımda yüzde 75 ile başlıyor, yüzde 49’la bitiyor. Yaklaşık 26 puan. Yine 2018’de Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçildiğinde yüzde 76 ile başlayıp yüzde 52 ile bitiriyor.

    13. Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu ülkemizin cumhurbaşkanı olarak ilan edilecektir. Buna inanıyoruz. Yüzde 57 ile başlayan AA’nın ortalama 15-20 puan geride bitirdiği gecelere bakarsak bu akşamı siz toplama çıkarma hesabıyla ortaya koyun.

    Kesinlikle Sayın Erdoğan çok aşağılarda bir orana sahiptir. Kendi verilerimiz var.

    Yavaş’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

    “Güvenilir hiçbir tarafı yoktur. Mahçup da olmuyorlar.

    Kendi işlerine gelen sandıkların akışını yapıp bütün milletimizi yanıltıyorlar. Mahcup da olmuyorlar. Hiçbir güvenilirliği yoktur. AA işlevini yerine getirmiyor. Bizim elimizdeki verilere göre yüzde 23,87’ye varan sonuçlara göre sayın Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu öndedir. AA’nın durumuna düşmek istemiyoruz. Ekrem Başkanımın da söylediği gibi bizi izleyen herkesin moralleri yüksek olsun.

    31 Mart seçimlerinde de rakibimi yüzde 83 ile başlatmışlardı. Yüksek çıkan sandıklara itiraz etmek suretiyle kesinleşmedi diye kendi işlerine gelen sandıkların akışını yapıp bunu da AA bütün milletimize yayıyor. 2015 seçimlerinde de aynı şekilde o zaman AA Genel Müdürü, AK Parti Genel Merkezi’nden televizyonları arayarak ‘Sadece bizim sonuçlarımızı yayınlayın’ talimatı vermişti.

    Açılan sandık oranı yüzde 23,87. İstanbul ve Ankara’da öndeyiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kılıçdaroğlu Ardahan’dan seslendi: 418 milyar doları söke söke alacağım-VİDEO

    Kılıçdaroğlu Ardahan’dan seslendi: 418 milyar doları söke söke alacağım-VİDEO

    Cumhurbaşkanı yardımcısı adayları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ile birlikte Ardahan’da Millet Buluşması’nda halka seslenen CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Onlar beşli çetelere çalışıyor, ben halka çalışacağım” dedi. Kılıçdaroğlu, “Sizden bir şey istiyorum. Oy kullanmaya giderken elinizi vicdanınıza koyun. Kul hakkı yiyene oy vermeyin” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Ardahan’da Millet Buluşması’nda yurttaşlarla bir araya geldi.

    İlk olarak yurttaşlara hitap eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı:

    Ankara’da 200 bin aileye 16-17 aydır et parası yatırıyoruz. O parayı başka yerde harcayamıyor. 2 yıldır 200 bin aileye 3’er aylık mühletlerle doğal gaz parası yatırdık. Hükümet Karadeniz doğal gazını, Mayıs ayını beklemiş. Mayıs ayında ne kadar yanar bilmem. Nefret, ayrıştırıcı siyasetin sonu geldi. 6 parti yan yana geldi. Millet İttifakı dendiği zaman TV’ye çıkan “Bunlar illet, bunlar zillet” diyorlar. Sanki biz uzaydan geldik veya düşmanız. Anlamıyoruz bu dil neyin nesi böyle. Halbuki biz seçimi kazanacağız asla ve asla zafer kazanmış olmayacağız, karşımızda düşman yok. Bugüne kadar ağzından Cumhur İttifakı’na, kendisine oy vermeyenlere tek bir incitici sözü olmayan CHP Genel Başkanı, 13. Cumhurbaşkanımız inşallah Çankaya Köşkü’ne oturacak ve bu ayrımcı dil bitecek.”

    Ekrem İmamoğlu ise, “Ardahan’ın ihmal edilmiş her noktasını biliyoruz. Akrabalarınızla Esenyurt’ta, Beylikdüzü’nde bir aradayım. Ardahan’ın her noktaya bağlantısı olmalı, Kars tren yoluyla bağlantısı olsa, Karadeniz bağlantı yolunu bitirsek kötü mü olur? Ardahanlılar göç etmek zorunda kalmaz. Bir avuç insanın dönemi bitsin, 86 milyon insanın dönemi başlasın mı? İhmal edilenler, yok sayılanlar, hakkı yenilenler, kıymeti bilinmeyenler, emeğinin karşılığını alamayanlar, 86 milyon iktidar olacak. Hep birlikte iktidar olacağız. Milletin iktidarında ülkeyi iki koldan ayağa kaldıracağız. Memleketin her köşesi güzelleşecek. Bir kişinin konuştuğu değil, 86 milyonun istediği olacak. Ülkemizin her tarafını bolluk ve bereketle kaplayacağız. Ardahan da, Türkiye de İstanbul da kazanacak. Ben zaten buraya sizin emmoğlunuz, arkadaşınız, kardeşiniz, gençlerin ağabeyi olarak geldim” dedi.

    “BEN HALKA ÇALIŞACAĞIM”

    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

    Adalet ya gelecek ya gelecek. İki belediye başkanımız da konuştu. İstanbul’a ve Ankara’ya hizmet veriyorlar. Şimdi onlarlar beraber bütün Türkiye’ye hizmet edeceğiz. Büyük beklentileriniz var biliyorum. Ardahan’ın terminali bile yoktu. Şimdi tüm araçlarınız var. Demek ki halka hizmet verirseniz Ardahan’ı da kalkındırırsanız, Türkiye’yi de kalkındırırsınız.
    Biliyorum bazen KPSS’yi kazanıyorsunuz, mülakatta eleniyorsunuz. Mülakatı kaldıracağım. Devlet yanınızda olacak, devlet sizi birilerine muhtaç etmeyecek. Dışardan arpa, mısır, yulaf getiriyorlar. Dışarıdan ne bulurlarsa getiriyorlar. Bu ülkenin tarlaları, ovaları, çalışanları yok mu? Onlar beşli çetelere çalışıyorlar, ben halka çalışacağım. Onlara 418 milyar doları aktardılar. 418 milyar doları söke söke alacağım ve halka vereceğim. Bay Kemal görür ve bu paraların tamamını bu millete verir.

    Ben sizden bir şey istiyorum. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun, kul hakkı yiyene oy vermeyin. Köy okulların tamamını açacağım. Ardaha söz, sahra tüneli gelecek. Ardahan söz, Doğu Ekspresi’nin son durağı Ardahan olacak. Ardahan söz, hayvanlarınızın aşısı hiç bir ücret alınmadan yapılacak. Bu bölgeyi özel ekonomi bölgesi ilan edeceğiz. Tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi entegre tesisleri kurulacak. Kafkasların ve Orta Doğu’nun 25 milyar et ihtiyacını bu bölge karşılayacak. Türkiye zengin bir ülke yeter ki para doğru yere harcanılsın.

     

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu Nurhak’ta; Depremzede: Yardıma gelinmedi, insanlar donarak öldü-VİDEO

    Kılıçdaroğlu Nurhak’ta; Depremzede: Yardıma gelinmedi, insanlar donarak öldü-VİDEO

    PİRHA- CHP lideri Kılıçdaroğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Malatya’nın ardından Maraş Nurhak’ta da halk tarafından karşılandı. Kılıçdaroğlu depremzedelere, Yavaş ve diğer belediye başkanlarını işaret ederek, “Hepsi emrinizde, asla umutsuz olmayın” dedi. Bir depremzede de “İnsanlar zamanında yardıma gelmediği için dondu öldü. Üzerimdeki kıyafeti yıkamayalı bir ay oldu. Bıktık artık gerçekten. Nurhak Belediyesi diye bize yardım vermiyorlar” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Malatya ziyaretinin ardından Maraş’a bağlı Nurhak ilçesine geldi. Kılıçdaroğlu ve Yavaş Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde yurttaşlarla bir araya geldi.

    “ÇADIRA İHTİYAÇVAR”

    Kılıçdaroğlu ilk olarak Nurhak Belediye Başkanı İlhami Bozan’ı dinledi. Bozan depremin ilk günlerinde yollarının kapandığını ve irtibatın kesildiğini belirterek, “Kendi imkanlarımızla hayatta kaldık. Yollarımız kapalı olduğu için ilçedekilerle birlikte enkaz altında kalan yurttaşlarımızı kurtarmaya çalıştık. Eğer arama kurtarma çalışmaları zamanında olsaydı insanlarımız donarak ölmezdi” dedi. Bozan özellikle çadır ihtiyaçlarının olduğunu Kılıçdaroğlu’na bildirdi.

    “YARDIMA GELİNMEDİ İNSANLAR DONARAK ÖLDÜ”

    Daha sonra bir depremzede kadın Kılıçdaroğlu’na seslenerek, “İnsanlar zamanında yardıma gelmediği için dondu öldü. Bize cenazelerinizi çıkarmayın dediler. Kurtlar, köpekler cenazemizi yiyor dediler. Kimse gelmedi, kimse ilgilenmedi. Aradan bir ay geçti ne çamaşır makinamız var ne doğru dürüst giyebiliyor ne yiyebiliyoruz. Üzerimdeki kıyafeti yıkamayalı bir ay oldu. Bıktık artık gerçekten. Nurhak Belediyesi diye bize yardım vermiyorlar” dedi.

    Rohat EMEKÇİ-Murat DEMİR/MARAŞ

  • İmamoğlu ile Yavaş ziyaret etti: Akşener masaya dönebilir

    İmamoğlu ile Yavaş ziyaret etti: Akşener masaya dönebilir

    PİRHA-İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ABB Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etti. Parti sözcüsü, İmamoğlu ile Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcıları olması teklifi karşısında Akşener’in masaya dönebileceğini belirtti.

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının bugün açıklanması beklenirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etti.

    Akşener’in, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çağrıda bulunduğu fakat gelen çağrıya olumsuz yanıt veren iki belediye başkanı İYİ Parti Genel Merkezi ek binasında Akşener ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan İmamoğlu, “Bugün çok önemli süreçte saygıdeğer Meral Akşener hanımefendiyi Mansur Yavaş’la ziyaret ettik. Bu görüşmeyi genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisiyle ziyaret ettik” dedi. Yavaş ise “Milletimizin ayrılığa tahammülü yok. Bunu Akşener’e ilettik. Değerlendirecekler” ifadelerini kullandı.

    PARTİ SÖZCÜSÜ: KATILMASINI UMUT EDİYORUZ

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu da ziyaret sonrası yaptığı açıklamada Akşener’in masaya dönebileceğini işaret ederek “Millet İttifakı’nın iş birliği ile başarı yakalamış büyükşehir belediye başkanlarımız genel başkanımızı ziyaret etti. Ziyaretleri sırasında, iki belediye başkanımıza, seçilecek 13. cumhurbaşkanının yetkili, icracı iki cumhurbaşkanı yardımcısı olmaları konusunda kendilerine önerilerini iletmiştir. Bu önerileri önümüzdeki dakikalar içinde sayın Kılıçdaroğlu’na da genel başkanımız aktaracaktır. Katılmasını bekliyor ve umut ediyoruz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık çağrısı yaptığı Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’tan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması geldi.

    Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşıya gelmeyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı adaylık çağrısı yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’tan saatler sonra açıklama geldi. Akşener’in çağrısını reddeden İmamoğlu ve Yavaş, Kılıçdaroğlu’na tam destek verdi.

    İmamoğlu ve Yavaş’ın aynı dakikalarda sanal medyadan yaptığı paylaşımlarda, Millet İttifakı ile yola devam edeceklerini vurguladı.

    Mansur Yavaş, “Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında hareket etmeyeceğimizi belirtmiştik. Aynı çizgideyiz. Temennimiz, Millet İttifakı’nın tüm paydaşlarıyla yoluna devam etmesidir” açıklamasını yaptı.

    Ekrem İmamoğlu ise yaptığı açıklamada, “Millet İttifakı halkımızın içinden geçtiği zor bir dönemde ağır bir sorumluluk alarak devleti etkin ve demokratik, toplumu huzurlu ve zengin kılma iradesiyle kurulmuş bir siyasi birliktir. Milletimize çaresiz, umutsuz ve yalnız olmadıklarını göstereceklerine inanıyorum. CHP’nin öz evladı ve Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı olarak milletimizin arzu ettiği birlik içinde, ittifak masasında irademizi temsil eden Sayın @kilicdarogluk ’un ve Millet İttifakı’nın, eksilmeden çoğalarak büyüyeceğinden şüphem yoktur. @mansuryavas06” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ODTÜ’lüler, Melih Gökçek ve Mansur Yavaş’ın yol projesine karşı eylem yaptı-VİDEO

    ODTÜ’lüler, Melih Gökçek ve Mansur Yavaş’ın yol projesine karşı eylem yaptı-VİDEO

    PİRHA – ODTÜ Bileşenleri, ODTÜ Ormanlarının otoyol yapımı sebebiyle talana açılmasına karşı çıkarak, Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde eylem yaptı. Yapılan açıklamada “Ankara’nın son ekolojik yeşil alanı için Ankaralılarla birlikte mücadele ediyoruz” denildi.  

    ODTÜ öğrencileri, ODTÜ Mezunları Derneği ve ODTÜ Eğitim-Sen Temsilciliği, üniversite arazisi içerisinden geçen yol projesini protesto etti. Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya gelen yurttaşlar, yol yapım işleminin “Rant projesi” olduğunu dile getirdi.

    “Mansur elini ODTÜ’den çek. Ranta değil halka bütçe. ODTÜ rant yoluna hayır diyor” dövizleri taşıyan yurttaşlar, “Kahrolsun asfaltlar, yeryüzüne özgürlük! Doğa, yaşam, özgürlük!” sloganları da attı.

    “GELECEĞİMİZİ RANTA KURBAN ETMEYECEĞİZ”

    Bileşenler adına basın açıklamasını Barış Aslan okudu. Aslan, 2017 yılında Melih Gökçek tarafından ODTÜ ormanlarının talanına başlandığını belirterek, “Bilkent-İncek Bulvarı Yolu projesi Mansur Yavaş yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale süreci ile yeniden gündeme getirilmiştir” dedi. Açılan ihaleye göre 11 km olarak ilan edilen yolun yaklaşık 4,5 km’lik bölümünün ODTÜ arazisinden, 6,5 km^lik bölümünün ise tarım arazilerinden geçirildiğini aktaran Barış Aslan şu açıklamayı yaptı:

    “ABB’den yapılan açıklamada; çalışma yapılan bölgenin ODTÜ arazisi olmadığı, iş makinasının çalışmadığı, Gölbaşı-Niğde Otobanı Bağlantı Yolu için yapılan bu projede ODTÜ arazisinin yer almadığı, ODTÜ arazisinde yapılacak tünel çalışması ile bu Rant Yolu’nun karıştırıldığı, ‘yalan’ haberler üreterek kamuoyunu yanlış yönlendirildiği ifade edilmiştir.

    Ciddi bir dezenformasyona dayalı bu açıklama, gerçekleri ifade etmemektedir. ABB’nin açıklamalarının aksine Temmuz ayının sonundan bugüne kadar ODTÜ Rant Yolu’nda iş makinaları çalıştırılmıştır. İncek tarafından başlanılarak yolun ODTÜ arazisi içinde kalan önemli bir kesiminde alt temel malzemesi serimi yapılarak hala iş makinaları tarafından yol yapım çalışmaları devam ettirilmektedir. Açıklamada yer alan Gölbaşı-Niğde Otobanı Bağlantı Yolu, Bilkent-İncek Bulvarı Yolu projesinin önemli bir parçasıdır ve içinde ODTÜ Rant Yolu da yer almaktadır. ODTÜ arazisine yapılacak tünel çalışmasının iptali için girişim yapıldığı belirtilerek ihaleye dahil olmayan bu yol ile yapılan çalışmalar gölgelenmektedir.

    Defalarca söyledik, bir kez daha yineliyoruz.

    Ankara’da ODTÜ’den geçirilen iki yol, AOÇ Bulvarı projeleri gibi projeler ulaşım için değil, yeşil alanları ve konut mahallerini yüksek katlı yapılaşmaya açan rant projelerinin ilk adımı olarak ortaya çıkmaktadır.

    Ankara’nın ana ulaşım planı mevcut değilken, Bilkent-İncek yolunun yapılmasında herhangi bir kamu yararı bulunmamaktadır.

    Yol yapımı ve ihale süreci başlamadan Hazine, Çevre Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi’nin yol çevresindeki ve hinterlandındaki bazı taşınmazlarını satışa çıkarması bile bu yolun bir rant projesi olduğunu göstermektedir.

    Makro ulaşım planını yapabilecek ve uygulayabilecek yetkinlikte uzmanlar var iken yapılmıyor olması ne yazık ki bilinçli bir tercihtir ve hem ihale süreçleri hem de planlama süreçleriyle bu yolun tam bir rant dağıtım aracına dönüştürüldüğünün açık göstergesidir.

    Bilinen adı ile Doğramacı Bulvarını tamamlayıcı nitelikte düşünülen ODTÜ Rant Yolu, kamunun gereksinimlerinden ziyade çıkar gruplarının ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir.

    Bu yolun yine yap-işlet-devret modeli ile yapılan ve geçerken para ödemek durumunda olduğumuz Niğde Otobanı ile bağlanması projelendirilmiştir. Bu durum, Mansur Yavaş’ın ve ABB’nin, AKP’nin yürütücüsü olduğu kamu yatırımlarının yap-işlet-devret modeli ile yapılmasını öngören neoliberal politikalara uygun bir şekilde hareket ettiğini göstermektedir.

    Hatırlatmak isteriz ki ODTÜ Ormanı, beton yığınına çevrilen Ankara’nın kalan son yekpare doğal yaşam alanı ve son büyük yeşil alan durumundadır.

    Kampüste iki göl, mevsimsel akarsular, kayalıklar, bozkırlar, ormanlar, çayırlıklar gibi birçok değerli yaşam alanı bulunmaktadır ve bunların neticesinde de kampüste çok önemli bir canlı çeşitliliği söz konusudur. Yapılacak bu yol tüm bu doğal yaşam ortamını tehlikeye sokacaktır.

    Atatürk Orman Çiftliği’nin ranta kurban edilmesinin ardından Ankara’nın tek ekolojik ve doğal orman alanı olarak kalan ODTÜ’de tüm ülkede görülen kuşlardan yarısından fazlası tespit edilmiştir. Üzerine dökülecek beton, bu olanağı yok edecek, onlarca canlı türüne ev sahipliği yapan ekosistemi parçalayarak doğal dengeyi bozacaktır.

    “ODTÜ’DEN GEÇEN YOL, RANT PROJESİDİR”

    Ankara Büyükşehir Belediyesine defalarca aktardığımız gibi, bu sorunun, ODTÜ Bileşenleri ile birlikte ortak akıl oluşturularak ve diyalogla çözülmesi gerektiğini yineliyoruz.

    Tüm bu nedenlerle;

    Defalarca söyledik, bir kez daha yineliyoruz. ODTÜ’den geçen yol, bir rant projesidir. ‘Rant Yolu’na karşı çıkıyoruz. Ankara’nın son ekolojik yeşil alanı için Ankaralılarla birlikte mücadele ediyoruz. Geleceğimizi ranta kurban etmeyeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mahkeme, YDA Center planını 8 kez iptal etti ancak karara uyan yok!

    Mahkeme, YDA Center planını 8 kez iptal etti ancak karara uyan yok!

    PİRHA-TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, “kente karşı işlenen suç” olarak adlandırdığı Demirkafes / YDA Center planlarının Ankara 4. İdare Mahkemesi tarafından 8. kez iptal edildiğini duyurdu.

    Yapımına başlandığı günden itibaren tartışma konusu olan Demirkafes / YDA Center hakkında mahkeme tarafından 8. kez iptal kararı verildi.

    Atatürk Orman Çiftliği sınırları içerisinde kalan alan, önce Gazi Üniversitesi’ne tahsis edileceği bildirilmiş, daha sonra Melih Gökçek tarafından imtiyazlı imar hakları ile donatılarak YDA grubuna devredilmişti. Meslek örgütleri tarafından açılan davalar sonucunda 2005 yılında yapımı durdurulmuş olan yapının inşası tüm mahkeme kararlarına rağmen devam etmişti.

    “HUKUKSUZLUĞUN İNŞASI: DEMİRKAFES”

    Mahkemeden gelen yeni karar ardından açıklama yapan Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, “Mahkeme kararlarının uygulanması şöyle dursun; Gökçek mirasına sahip çıkılmış ve birebir aynı planlar 12.10.2020 tarih ve 1347 ve 1348 sayılı kararlarla yeniden onaylanmıştır” ifadelerini kullandı. Yapılan yazılı açıklamada şu noktalara dikkat çekildi:
    “Kangrene dönüşmüş ve yolsuzluklara konu olmuş birçok başlık, Mansur Yavaş yönetimi tarafından tekrar gündeme getirilmekte ve uygulanmaktadır. Başkentin uzun vadeli arazi spekülasyonuna maruz kalan bu alan için mükerrer onaylanmış 8. plan değişikliği 2021 yılı başlarında Odamız tarafından yargıya taşınmıştır. Bahse konu alanlarda yaşanan son gelişmelerin net bir şekilde anlaşılabilmesi için aşağıda yer alan soruların hiçbir tereddüte yer bırakmadan muhatapları tarafından açıklanması gerekmektedir.

    ‘Demirkafes’ (bugünkü adıyla YDA Center) alanında onaylanan imar planlarının Mahkeme Kararları ile defalarca hukuka, bilime ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu kesinleşmişken, Ankara Büyükşehir Belediyesi mükerrer plan kararlarını neden ısrarla onaylamaktadır?
    Bu gündem başkanlık imzası ile mi meclise gelmiştir? Mansur Yavaş neden meclis kararında veto hakkını kullanmamıştır, neden sorumluluk almamıştır?
    Yargı kararlarına karşı olarak mükerrer plan kararlarını onaylayan meclis üyeleri geçmiş dönemin suçlarına ortak olduğunun farkında mıdır?
    Demirkafes alanı ile ilgili geçmişte yapılan ihale süreçlerine ilişkin her türlü bilgi ve belge kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?

    ABB yönetimi söz konusu ihaleye ilişkin herhangi bir soruşturma açmış mıdır? Açılmışsa hangi aşamadadır?
    ABB ne zaman kamu zararının ve hukuksuzluğun inşası olan Demirkafesi mühürleyecektir?
    ABB söz konusu kent suçundan kaynaklı oluşan kamu zararının sorumlularından tazmin edilmesini sağlayacak mıdır?
    Yerel müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kamuya hizmet sunmakla görevli olan yerel yönetimlerin, hukukun, bilimin ve şehircilik ilkelerinin yanında yer alması gerektiğini tekrar vurgulamak isteriz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dünya Belediye Başkanı Jüri Ödülü Rakka Belediye Başkanı’na verildi

    Dünya Belediye Başkanı Jüri Ödülü Rakka Belediye Başkanı’na verildi

    PİRHA – Dünya Belediye Başkanı Jüri Ödülü bu yıl Rakka Belediye Başkanı Leyla Mustafa’ya verildi. Dünya Belediye Başkanı Başkent Ödülü ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın oldu.

    Belediye Başkanları Vakfı tarafından düzenlenen ‘2021 Dünya Belediye Başkanı’ organizasyonu ödülleri sahiplerini buldu.

    Kuzey ve Doğru Suriye’nin Rakka kentinin Belediye Başkanı Leyla Mustafa ise ‘IŞİD sonrası yeniden yapılanma çalışmaları ‘nedeniyle ‘Jüri Ödülü’ kazandı. Almanya’nın Mannheim Belediye Başkanı Peter Kurz, ‘Dünya Belediye Başkanı Uluslararası Ödülü’ne, Portekiz’den Braga Belediye Başkanı Ricardo Rio da, ‘Belediye Sürdürülebilirlik Ödülü’ne layık görüldü. Hollanda’nın Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Aboutaleb ile Fransa’nın Grigny Belediye Başkanı Philippe Rio da Dünya Belediye Başkanı Ödülü’nü kazandı.

    21 ülkeden seçilen 32 belediye başkanının aday olduğu organizasyonda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ‘2021 Dünya Belediye Başkanı Başkent Ödülü’nü kazandı. Ödülün, ‘Avrupa ve Asya’nın büyük başkentlerine eşit bir metropol inşa etme çabası ve vizyonu nedeniyle’ verildiği kaydedildi. Ödül açıklamasında, Yavaş’ın ‘halkın güvenini esas alan şeffaf bir liderlik tarzı benimsediği’ ifade edildi. Yavaş’ın yolsuzluğa karşı mücadele ettiği kaydedilirken, toplumun yoksul ve savunmasız kesimini desteklediği belirtildi.

    Sosyal medyadan bir ileti paylaşan Yavaş, “2021 Dünya Belediye Başkanı Başkent Ödülü’nü kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Size hizmet etme fırsatını bana sunduğunuz için teşekkür ediyorum.” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gar Katliamı’nda oğlunu kaybetti; ‘Mansur Yavaş, 103 kişi anısına o anıtı yaptırmalı’-VİDEO

    Gar Katliamı’nda oğlunu kaybetti; ‘Mansur Yavaş, 103 kişi anısına o anıtı yaptırmalı’-VİDEO

    PİRHA- 10 Ekim Ankara (Gar) Katliamı’nda oğlu Güney’i yitiren Baba Mustafa Doğan, artan ırkçı eylemlere karşılık “Dileğimiz barışın bu ülkede egemen kılınması ve artık katliamların yaşanmamasıdır. Kerbela Katliamından sonra Aleviler, hep Muharrem yasını tutmuşlardır. Muharrem, barışa, kardeşliğe vesiledir” dedi.

    Güney Doğan, 10 Ekim 2015’te Ankara’daki Barış Mitingi’ne IŞİD tarafından düzenlenen bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Dersimli Doğan ailesinin çocuğu olan Güney, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği öğrencisiydi.

    Güney Doğan, 10 Ekim 2015’te henüz 23 yaşındayken, başkentin ortasında, 102 kişi ile birlikte yaşamını yitirdi. Baba Mustafa Doğan da katliamın yaşandığı gün oğluna “Nefes aldığım sürece bu alana geleceğim” sözünü verdi.

    “ELBET BİR GÜN DEVRAN DÖNER”

    Her ayın 10. gününde yapılan anma için Ankara’ya gelen Mustafa Doğan ile patlamanın yaşandığı alanda buluştuk. Muharrem ayı sebebiyle Alevi katliamlarına değinen Doğan, “Ülke tarihine bakacak olursak, birçok katliamın yaşandığını görürüz. Bu ülkede Alevilerin fırınlarda diri diri katledildiğini biliriz. Bunlar ülkenin kara tarihidir” diyerek söze başladı. Mustafa Doğan, Cumhuriyet tarihi boyunca Türk ve Sünni olmayan kesimlere dönük daimi saldırıların yapıldığını anlatarak şunları söyledi:

    “Devleti eline geçiren erk, ne yazık ki sürekli farklı gruplara, etnik kökenlere, mazlumlara yönelik öldürme planları yapmıştır. Amaçları hep saltanatlarını var edebilmek olmuştur. Ama ezilen kesim, tüm yoksulları düşünerek, herkesin eşit paydada faydalanabilmesi için mücadele vermiştir. Ve bu mücadelenin karşısında hep katliamlara, sürgünlere tanıklık etmişlerdir. Ama ne yaparlarsa yapsınlar o tarihi yok edemezler. Gün gelecek ve bu zulümkarlar hesap verecek. Elbet bir gün devran döner ve hesap sorulur.

    10 Ekim’de oğlumu defnederken ona bir söz verdim, ‘Senin kanının döküldüğü yeri bırakmayacağım. Nefes aldığım sürece bu alana geleceğim’ dedim.

    “BARIŞ BAYRAĞI YERDE KALMAYACAK”

    Peki katledilenler ne istediler? ‘Ülkede barış, eşitlik, özgürlük olsun; analar ağlamasın, çocuklar ölmesin; çocuklar, babasız kalmasın, babalar çocuklarını genç yaşta toprağa vermesin’ diyerek Ankara’nın göbeğine gelip barışı haykırdılar. Ama onlara sözümüz sözdür. O barış bayrağı yerde kalmayacak.”

    “SARAYLARDA SALTANATLARINI SÜRERKEN ORMANLAR YANIYOR”

    Mustafa Doğan, 10 Ekim Katliamı’nın 6. Yılında bir çok acı olayla karşılaştıklarını da dile getirerek “Bu ülke, her güne değişik gündemlerle uyanıyor. Orman yangınları, katliamlar… Siyasi erkin o kötü, şoven dili sebebiyle ülkede gitgide insanlar tetikleniyor” dedi. Doğan, orman yangınlarının da bir tür “canlı katliamı” olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

    “Doğa tahrip ediliyor, ormanlar yakılıyor. Cayır cayır yanan o börtü böceklerin hesabı mutlaka sorulur. Doğa, bu yapılanlara bir anlamda cevap da veriyor. Ama olan yine yoksullara oluyor. Sel baskınları yine yoksul insanları vuruyor, Zulümkarlara yine bir şey olmuyor. Çünkü onlar, saraylarında saltanatlarını sürüyor. Ama yoksul, emekçi halk, ekmeğe muhtaç kalmış durumda.”

    “EĞER GERÇEKTEN DEMOKRASİYİ SAVUNUYOR İSE ANITI YAPMALI”

    Baba Mustafa Doğan, bu yıl oğlu Güney’in doğum gününde onun bir talebini yerine getirdiğini de sözlerine ekledi. Baba Doğan, oğlu Güney’in “Okulu bitirdiğim zaman, yoksul, emekçi çocuklarını okutmak ve kazandığımın hepsini onlara harcamak istiyorum” dediğini belirterek “Biz de bu seneki doğum gününde onun anısına iki çocuğu giydirip, sevinirdik. O çocukların gülüşü bizlere dünyaları verdi” dedi.

    Mustafa Doğan, şimdi ise 103 kişi anısına anıt mücadelesi verdiklerini söyleyerek Melih Gökçek dönemindeki Belediye Meclis kararının uygulanması gerektiğini söyledi. Doğan, “Belediye Meclisi tarafından bir karar alınıyor ve resmileştiriliyor. Ondan sonra sözüm ona demokrasiyi savunan Mansur Yavaş, buraya o anıtı yaptırmıyor. Artık barış şehitlerine yakışır bir anıt istiyoruz. Mansur Yavaş mutlaka bu konunun üzerinde durmalı. Eğer gerçekten demokrasiyi savunuyor ise barış için, burada şehit düşenler için mutlaka bir anıtın dikilmesini sağlamalı” dedi.

    “MUHARREM, BARIŞA, KARDEŞLİĞE VESİLEDİR”

    Mustafa Doğan, Konya’da Dedeoğlu ailesinden 7 kişi ile İzmir HDP İl binasında katledilen Deniz Poyraz’a işaret ederek ırkçı eylemlerin arttığını söyledi. “İktidarı elinde tutan güçler, insanları ötekileştiriyor” diyen Doğan, şöyle devam etti:

    “Bunun sonucunda gericiler, diğer bir toplumdan olanlara saldırıyor. Devletin gücünü arkasına alarak polisin gözü önünde HDP binasının içerisine girip bir kadını acımasızca katlediyor. Bu kötü dilin kullanımı sonucu Konya’da da ırkçılık körüklendi ve 7 insanımızı katlettiler. Dileğimiz barışın bu ülkede egemen kılınması ve artık bu katliamların yaşanmamasıdır. Ortak paydada, eşit vatandaşlık düzeyinde bu ülkede yaşamak istiyoruz. Artık yeter, ‘Barış gelsin ve bu ülke barış ülkesi olsun’ diyoruz.

    Kerbela Katliamı’nın üzerinden geçen sürede Aleviler hep Muharrem yasını tutmuşlardır. Muharrem, barışa, kardeşliğe vesiledir. Her Muharrem ayı geldiğinde mutlaka herkesin bu süre zarfında bütünleştirici ve ortak paydada bir dil kullanmalarını talep ediyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Ülke tarihinin en büyük katliamı; 70 ay geçti ancak hala anıt dikilmedi!-VİDEO

    Ülke tarihinin en büyük katliamı; 70 ay geçti ancak hala anıt dikilmedi!-VİDEO

    PİRHA- 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren 103 yurttaş, katledildikleri yerde anıldı. 10 Ekim Barış Derneği Yöneticisi Mehtap Sakinci, katliamın üzerinden 70 ay geçmesine rağmen bir anıt dikilmemesini eleştirerek, “Buraya bir anıt yapılıncaya kadar geleceğiz. Halen belediyeden bir bildirim bekliyoruz. 6. yılında anıt yapılması konusunda verilen sözün tutulmasını istiyoruz. Bugün buraya boşuna gelmedik 70. aydayız ve öfkemiz çok” dedi. 

    IŞİD’ın bombalı saldırısı sonucu 10 Ekim 2015’te Ankara’da yaşamını yitiren 103 yurttaş, katledildikleri Ankara Tren Garı önünde anıldı.

    10 Ekim Barış Derneği tarafından yapılan anmada ilk olarak katliamın yaşandığı 10:04’te bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    “10 Ekim’i unutma, unutturma. Gün gelecek, devran dönecek, katiller, halka hesap verecek” sloganları atan aileler adına 70. ay basın açıklamasını Mehtap Sakinci yaptı. Sakinci, “Bizler her ayın 10’unda buradan aynı talepleri dile getirmek istemiyoruz” diyerek adaletin doğru işletilmesi gerektiğini söyledi.

    “ANLAŞILMAYAN TEK ŞEY ACIMIZIN VAR OLDUĞU”

    Mehtap Sakinci, “7. yıla giriyoruz ve halen öfkemiz geçmedi diyerek” şu açıklamayı yaptı:

    “6 yıldır burada her ayın 10’unda anma gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda devam eden bir de Adalet mücadelemiz var. Fakat hiç ilerlemeyen bir adalet talebi bu. Bu zamana kadar sadece bir kısım tutuklu sanıklar yargılandı ve cezalar aldı. Ama bunlar yetmiyor halen firari 16 sanık var.

    Hangimiz her ayın 10’unda şu alana öfkesiz geliyor? Sadece yılda bir kere kitlesel olarak bu katliama sahip çıkmak yetmiyor. Aileler olarak bu süreçten hiçbir zaman vazgeçip pes etmeyeceğimizi söylemiştik. Bugün 70. ayda da buradayız.

    10 Ekim, katliamlar silsilesinin 3. ayağı idi. 5 Haziran Diyarbakır, 20 Temmuz Suruç, 10 Ekim Ankara… Bunlar adım adım gelen katliamlardı. Şimdi kalkıp rutin bir anma yapıp buradan çıkıp gidecek değiliz. Bizler taleplerimizi dile getirip yine ‘Adalet’ demek zorundayız. Anlaşılmayan tek şey acımızın var olduğudur. O nedenle buraya ne zaman bir anıt yapılırsa o zaman huzurla ‘Orada artık bir anıt var ve acımızı kimse yok sayamaz’ diyebileceğiz. Ne zaman ki bu ülke bizim acımızı kabul eder ve saygı duyar ve gerçek anlamda başsağlığı dilerse belki biraz daha huzur bulur, her ayın 10’unda evimizde otururuz. Sadece yıldönümlerinde hatırlanan bir katliam değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamı ise yaşamını yitirenleri her daim anmamız gerekiyor.

    “ANIT YAPILINCAYA KADAR GELECEĞİZ”

    Ne yazık ki Türkiye felaketler ülkesi. Ne yazık ki Her gün başka bir gündemle uyanıyoruz. Duyarlılığı yüksek insanlar olarak bu ülkede yaşamını kaybeden ağaca, kuşa, bitkiye, herkese karşı farkındalığı yüksek olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz katliamın yaşandığı o gün de buraya barış için gelmiştik ama katledildik. Nasıl öldürüldüğümüze takılmıyorum ama neden öldürüldüğümüze, kimsenin hesap vermediğine hep takılacağız. Gerçek adalet talebimiz karşılanıncaya ve buraya bir anıt yapılıncaya kadar geleceğiz. Halen Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden bir bildirim bekliyoruz. 6. yılında anıt yapılması konusunda verilen sözün tutulmasını istiyoruz. Bugün buraya boşuna gelmedik 70. aydayız ve öfkemiz çok.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mimarlar Odası Ankara Şubesi: AOÇ göz göre göre yandı, suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi: AOÇ göz göre göre yandı, suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da AOÇ arazisindeki ağaçlık alanda yangın çıktı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yangının kontrol altına alındığını duyurarak yangını çıkardığı tespit edilen bir kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi ise yangının bilinçli bir şekilde çıkarıldığını belirterek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

    Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinde ki ağaçlık alanda yangın çıktı. Ormanın 5-6 hektarlık bölgesinin yandığı belirtildi.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yaptığı açıklamada yangının kontrol altına alındığını ve yangını çıkardığı tespit edilen bir kişinin gözaltına alındığını aktardı.

    TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ise önce ki dönem Belediye Başkanı Melih Gökçek zamanında iptal edilen yol çalışmasının yeniden başlatıldığını hatırlatarak yangının bilinçli bir şekilde çıkarıldığını ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

    “ORMAN YOLU KAPATILDIĞI İÇİN YANGINA MÜDAHALE EDİLEMEDİ”

    Konuya ilişkin açıklama yapan TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan şunları ifade etti:

    “Başkent’in göbeğinde Gökçek dönemi politikalarını devam ettirerek AOÇ’de yol açanlar, yangına yol açıyor. AOÇ’deki Gökçek döneminde planlanan ve tüm tepkilere rağmen yapılan Beytepe Kavşağı ile Bağlıca yolunu kesen ve Ankara Bulvarı’na bağlayan yol çalışması hemen yakınındaki orman göz göre göre yandı. Bu yol çalışması nedeniyle orman alanındaki itfaiye yolu refüjle kapatıldığı için yangına müdahale edilemedi.

    Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız. AOÇ’ye yol yapanlar, yangına da yol açmışlarıdır. Orman alanlarına yol yapmak için gözlerini kırpmadan iş makinesiyle girenler neden ormandaki yangını söndürmek için bir refüjü yıkmakta bu kadar zorlandılar.”

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara kampanya grubu: İstanbul Sözleşmesini yerelde belediyeler uygulasın-VİDEO

    Ankara kampanya grubu: İstanbul Sözleşmesini yerelde belediyeler uygulasın-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Sözleşmesi Ankara kampanya grubuna üye kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nin yerelde belediyeler eliyle desteklenmesi ve konu ile ilgili gerekli adımların atılması için Ankara Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleriyle görüştü. Görüşme sonrası açıklama yapan grup üyeleri; “Belediyenin kreş sayılarını arttırmasını, belediyenin kadın sığınma evleri açmasını, çalışanlarına toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi vermesini istedik” dediler.

    İstanbul Sözleşmesi Ankara kampanya grubuna üye kadınlar 10 Haziran Perşembe günü saat 16:00’da Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya gelerek meclis üyeleri ile görüşmek istediler. Meclis üyeleri ile görüşme taleplerini belediye görevlilerine ileten kadınlar bir saat bekletilerek görüşmeleri engellenmek istendi.

    GÖRÜŞMEK İSTEYEN KADINLAR ENGELLENMEYE ÇALIŞILDI

    Kadınların ellerinde ‘Büyükşehir belediyesi kadın sığınakları açsın’, ‘İstanbul Sözleşmesi’ni belediye uygulasın’ dövizleri olduğunu gören belediyenin güvenlik görevlileri görüşmede ısrarcı olan kadınların dağılması için uyarılarda bulunarak polise haber verdi. Belediye önüne gelen Güvenlik Şube polisleri kadınlara ve kadınların görüşmesini haber yapmak isteyen basın emekçilerine müdahale etti.

    Kadınların direnişi ve ısrarı sonucu belediye meclis üyeleri ile görüşme gerçekleştirildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İyi Parti grup üyeleriyle bir görüşme gerçekleştiren kadınlar, yerelde belediye olarak İstanbul Sözleşmesine dair uygulamaları, belediyenin sözleşmeye ilişkin açık bir tutum alarak açıklama yapmasını istediklerini belirttiler.

    Yapılan görüşmeye basın emekçileri alınmadı. Görüşmenin ardından belediye önünde açıklama yapmak isteyen kadınlara Güvenlik Şube polisleri izin vermedi. Görüşmeye ve konuya ilişkin bir açıklama yapamayan kadınlar Mor Mekan adlı kafeye geçti.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ YERELDE BELEDİYELER UYGULASIN”

    Burada PİRHA’ya görüşmeye dair açıklama yapan grup üyeleri şunları dile getirdi:

    “Bugün İstanbul Sözleşmesi Kampanya Grubu olarak taleplerimizi belirttiğimiz dövizlerimizle Ankara Büyükşehir Belediyesi’ndeydik. Meclis üyeleriyle görüşme talebimizi kabul eden CHP ve İyi Parti belediye meclis üyeleri ile görüştük.

    İstanbul Sözleşmesi maddelerinin, belediye yerel eşitlik eylem planına eklenmesini istedik. Böylece sözleşmenin fiili olarak uygulamasını devam ettirebileceğimizi belirttik. Buna göre belediyeden taleplerimiz şunlar oldu; Belediyenin kreş sayılarını arttırması, belediyenin kadın sığınma evleri açması, çalışanlara toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi verilmesi.

    Ayrıca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın açıkça İstanbul Sözleşmesi’ni desteklediğini; kadınların ve LGBTİ+ların tüm renkleri ve güzellikleriyle özgürce yaşamalarından yana olduğunu ifade etmesini talep ettik.

    Ayrıca 19 Haziran’da İstanbul’da yapılacak ‘İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz’ mitingi için ihtiyaçlarımızı da ilettik. Görüşmeden taleplerimizin değerlendirileceği sözü ile ayrıldık. Sözlerini tutup tutmayacaklarını yaşayıp hep birlikte göreceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Mansur Yavaş, ‘Yeşil Başkent’ projesinin ortasından asfalt yol geçirdi!-VİDEO

    Mansur Yavaş, ‘Yeşil Başkent’ projesinin ortasından asfalt yol geçirdi!-VİDEO

    PİRHA-Mimarlar Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası ile Şehir Plancıları Odası Ankara Şube yöneticileri, birinci derece doğal SİT alanı olan bölgedeki yol çalışmasına ilişkin basın açıklaması yaparak “Bu talanı durdurun” dedi.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi,  Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şube yöneticileri, Melih Gökçek döneminde planlanan ve Mansur Yavaş tarafından hayata geçirilen yol projesine itiraz etti.

    Uzmanlar, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yolun Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) hudutları içerisinden geçtiğini ve birinci derece doğal SİT alanı olan bölgede herhangi bir inşanın kabul edilemeyeceğini söyledi.

    Meslek örgütlerinin temsilcileri, Beytepe Kavşağı ile Bağlıca yolunu kesen ve Ankara Bulvarı’na bağlayan yol çalışmasına ilişkin bölgede basın açıklaması yaptı. Mimar ve mühendisler, ayrıca “Atatürk Orman Çiftliği yollarla talan edilemez. Yol yapımı durdurulsun! Ankara Büyükşehir Belediyesi Gökçek politikalarından vazgeç!” yazılı pankart da açtı.

    “GÖKÇEK POLİTİKALARINI UYGULAMAKTAN VAZGEÇİN!”

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Bu yol Gökçek döneminde planlanan yollardan bir tanesi. AOÇ’nin talan edilmesi, bölünerek parçalanmasının en önemli uygulamalardan  bir tanesidir” diyerek, şu açıklamayı yaptı:

    “Melih Gökçek tarafından planlanan yol Mansur Yavaş tarafından inşa ediliyor. AOÇ arazileri talan ediliyor. Bunun karşısında hukuksal gerekçelerle açıklanan hiçbir şeyi kabul etmiyoruz. Bütünlük içerisinde korunması gerekir. Bu yolun acilen durdurulmasını istiyoruz. Bugün Atatürk Orman Çiftliğine sahip çıktığını söyleyen anlayış, Gökçek’in yol politikasıyla AOÇ’yi asfalta boğmuş durumda. Büyükşehir Belediyesini Gökçek politikalarını uygulamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Hem YDA hem AOÇ hem katlı kavşaklarda uygulanan plan projelerin hepsi geçmiş dönemde Gökçek tarafından onaylanmış durumda. Üç oda olarak Gökçek politikalarından vazgeçmeye çağırıyoruz.”

    AĞAÇLANDIRMA YAPTIKLARI ARAZİDEN YOL GEÇİRDİLER!

    Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Sekreteri Ömer Dursun Üstün ise Mansur Yavaş’ın söz konusu arazi için ağaçlandırma sözünü hatırlatarak şunları söyledi:

    “İmar planlarının birçoğunu iptal ettirdi meslek odaları, birçoğu da tekrar tekrar yeniden mecliste onaylanarak hayata geçiriliyor. Daha önce iptal ettiremediğimiz kimi planlarda, hukuki olduğu gerekçe gösterilerek inşa edilmeye başlanıyor. Mahkeme kararları zaten hali hazırda tanınıyor olsaydı YDA gibi bir yapının planını tekrar onaylamazlardı. Bu arkamızda gördüğümüz tepe Mansur Yavaş’ın ilan ettiği, duyurduğu Yeşil Başkent kapsamında ağaçlandırma çalışmasıdır. Bağışlarla toplanan fidanlarla ağaçlandırma çalışmasının yapıldığı yer. Bir taraftan ağaçlandırmaya, ormanlaştırmaysa çalıştığı AOÇ’de aynı ağaçların yanı başında 50 metrelik yol geçiriyor. Diğer taraftan AOÇ’de kiralanan alanları alarak tarım yaptığını ve AOÇ’ye sahip çıktığını söylüyorlar. AOÇ’ye 300 dönüm arazide tarım yaparak sahip çıkılmaz, asfalt dökmeyerek, parçalamayarak sahip çıkılır. Dolayısıyla bir tutarlılık bekliyor ve inşaatın durdurulmasını talep ediyoruz.”

    Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’nden Dilan Kırmızı ise halkın yararına olmayan her projenin karşısında olacaklarını belirterek “Yapılacak her yol kendi trafiğini oluşturacağı için yeni yollara ihtiyaç duyulacaktır. Bu da zamanla AOÇ’nin tamamen talanına, yok olmasına neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Yolsuzluk belgelerini açıklayan Mansur Yavaş’a Melih Gökçek’ten tehdit!

    Yolsuzluk belgelerini açıklayan Mansur Yavaş’a Melih Gökçek’ten tehdit!

    Ankara’nın talimatla görevinden istifa ettirilen eski Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, sosyal medya hesabından Mansur Yavaş’a yönelik, “Ya kendiliğinden o mecliste yola geleceksin ya da yola getirileceksin” diyerek tehditte bulundu.

    Melih Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde (ABB) yaşanan tartışmalara dahil olarak Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef alan tehditlerde bulundu.

    ABB meclisinde süresinde sunmadığı gerekçesiyle önergesi reddedilen AKP’li Murat Köse ısrarla önergeyi okumak isteyince mikrofonu kapatıldı.

    AKP’liler tepkilerini masalara vurarak gösterirken, Mansur Yavaş, “Masaya çıkıp tepinin isterseniz” dedi. ABB Başkanı Yavaş, 3 trilyon TL civarındaki yolsuzluk dosyalarını açıklayacağını söylemesi üzerine tartışmalar yaşanmış ve Cumhur İttifakı’nın meclis üyeleri salonu terk etmişti. Bunun üzerine Yavaş, bu yolsuzluk iddialarını düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaşmıştı.

    Eski başkan Gökçek ise ABB Meclisi’nde yaşanan tartışmaları gerekçe göstererek Mansur Yavaş’ı hedef aldı. Gökçek, “Bak Mansur, başkanlık makamında oturup despotluk yapmaya çalışıyorsun. AK Partililer aslan terbiyecisidir. Değil ki senin gibi birini terbiye etmesinler… Ya kendiliğinden o mecliste yola geleceksin ya da yola getirileceksin” diyerek Yavaş’ı hedef alan tehditlerde bulundu.

  • İmamoğlu ve Yavaş hakkında yardım kampanyası soruşturması

    İmamoğlu ve Yavaş hakkında yardım kampanyası soruşturması

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, düzenledikleri yardım kampanyası nedeniyle kendisi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında İçişleri Başkanlığı tarafından soruşturma başlatıldığını açıkladı. 

    İçişleri Bakanlığı, koronovirüs (Covid-19) salgını dolayısıyla ekonomik olarak sıkıntıya giren yurttaşlarla dayanışma amacıyla başlatılan yardım kampanyaları nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma başlattı.

    Soruşturma başlatıldığını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu açıkladı.

    Sözcü gazetesine konuşan İmamoğlu, soruşturmanın geçen hafta cuma günü başlatıldığını duyurdu. İmamoğlu, “Ankara’da da başlatıldığını duyduk. Muhtemelen kampanya düzenleyen diğer belediyelere de müfettiş gidecektir. Sadece bana açılmadı soruşturma” dedi.

    Vakıfbank’ta hâlâ bloke edilmiş durumda olan 900 bin liralık bağış parasını bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Soruşturma yapabilirsiniz. Ama kalkıp vatandaşa ait bir parayı bankada bloke etmek çok aciz, çok zavallı bir tavırdır. Korkuyla yapılmış bu işlem bankacılık tarihinin kara lekesidir.  Şu anda hâlâ blokaj duruyor, hukuki başvurumuzu yaptık. Mahkeme valilikten yanıt istedi. 15 gün süre verildi. Süre henüz dolmadı.  Bu eninde sonunda çözülecek. Şu anda bankaların yaptığı hukuksuz ve korkudan yapılmış bir işlem. Korkuyla yapılmış işlem de bankacılık tarihinin kara lekesidir” ifadelerini kullandı.

    “BAĞIŞIN ÖNÜNÜN KESİLMESİ UTANÇ VERİCİ”

    Valiliğin yazdığı yazı için “kara leke” diyen İmamoğlu, “Toplumun belediyeye yaptığı bağışın önünün bu şekilde kesilmesi utanç vericidir. O imzayı kim atmışsa utanmalı. Yanlış işlem görüyorsanız İBB Başkanı hakkında soruşturma açarsınız.  Ama vatandaşın bağışını bloke edemezsiniz. Kaldı ki hakkımızda bir soruşturma açıldı.  Bağışla ilgili süreç hakkında soruşturma başlattı açtı İçişleri Bakanlığı. Bakanlıktan bir müfettiş geldi soruşturmayı yapıyor. Soruşturma yapabilirsiniz. Ama kalkıp vatandaşa ait bir parayı bankada bloke etmek çok aciz, çok zavallı bir tavırdır. Buna yukarıdan aşağı kim müdahale ettiyse, kim talimat verdiyse, kim imza atmışsa, o acizliğin o zavallılığın bir parçasıdır” dedi.

    İmamoğlu, “İBB bünyesindeki İstanbul Vakfı adına yardım kampanyası düzenlemek için İstanbul Valiliği’ne yaptığınız başvuru ne aşamada? Neden İBB adına değil de vakıf adına başvuru yapıldı?” sorusuna,  “İstanbul Vakfı, İBB’nin Nurettin Sözen döneminde kurulmuş, aktif şekilde sayın Recep Tayyip Erdoğan döneminde yardımlaşma adına kullanılmış. Böyle bir vakfın yardım talebi bir haftadan uzun bir süredir bekletilirken tahmin edebileceğiniz onlarca vakfa günlük anında izni veren valiliğin niçin bizim başvurumuzu beklettiğini her gün sorguluyorum. Cevabını bilmediğim için mi sorguluyorum? Hayır. Cevabını biliyorum da ülkem adına bazen o kadar dip noktaya vuran bu duyguları sorgulamak zorundayım diyerek sorguluyorum. Bu sorgulamamı fiili olarak da yerine getiriyorum. ‘Bakıyoruz, inceliyoruz’ cümleleri ile geçiştirilen bir süreç söz konusu” yanıtını verdi.

    İmamoğlu, son olarak şunları kaydetti: “Şu anda İBB’nin kampanya ile ilgili kavramlarının önüne set kurulmaya çalışılıyor. Bu, İBB’nin yardım alamaması, bağış toplayamaması anlamına gelmiyor. Biz hala bağış alıyoruz. Belediye bu kadar mücadele edilen bir kurumsa yardım kampanyası için başvuruyu vakıfla yapalım o zaman dedik. Sonucu bekliyoruz. lütfen izah edin”

    NE OLMUŞTU?

    CHP’li Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlıklarının başını çektiği kampanya ile bazı belediyeler, koronavirüs salgını ve alınan önlemler dolayısıyla ihtiyaçlarını karşılayamayan yurttaşlar için 30 Mart Pazartesi sabahı yardım kampanyası başlattı. Ancak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından bu kampanyaya karşı genelge yayımlandı.

    81 il valiliğine gönderilen genelgede mevcut yasalarda belediyelerin yardım toplama faaliyetiyle ilgili hüküm bulunmadığı ve kampanya yapmak isteyen belediyelerin bulundukları il valiliğinden izin alması gerektiği vurgulandı.