Etiket: maraş depremi

  • Almanya’daki Alevi gençlerden Adıyaman’daki depremzede çocuklara destek!-VİDEO

    Almanya’daki Alevi gençlerden Adıyaman’daki depremzede çocuklara destek!-VİDEO

    PİRHA – Leverkusen Alevi Dergahı bünyesindeki gençler, 6 Şubat depreminde mağduriyet yaşayan çocuklar için sosyal yardım projesi oluşturdu. Kültürel ve sportif faaliyetler barındıran projeyle, depremzede çocukların gelişimine katkı sağlamak amaçlanıyor.

    Leverkusen Alevi Dergahı’nda faaliyet yürüten gençler, Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde mağduriyet yaşayan çocuklar için proje hazırladı. Projeye gelir sağlamak sebebiyle Leverkusen Alevi Dergahı’nda ‘Şiir Dinletisi’ düzenlendi. Etkinliğe yoğun ilgi gösterildi.

    Toplumsal duyarlılık oluşturmak adına kültürel ve sportif aktiviteler içeren projenin sunumunu Evin Çağlı ve Zilan Kabayel yaptı.

    “HALEN FELAKET BİR DURUM İÇERİSİNDE YAŞIYORLAR”

    Evin Çağlı, projelerinin genişletilmesi için dayanışma çağrısında bulunarak “Türkiye’de çocukların yaptıkları resimlerle bir sergi yapıldı. Bu deprem küçük bir deprem değildi, halen oradaki canlarımız, ailelerimiz felaket bir durum içerisinde yaşıyor. Onları unutmayalım, hep birlikte el ele verelim ve yardımda bulunalım” diye konuştu.

    Proje yürütücülerinden Zilan Kabayel ise çalışmalarını 8 ay önce Adıyaman’da başlattıklarını belirterek “Bizim için oradaki en önemli konu çocuklardı. Çünkü çocuklar büyük bir travma yaşadı. Onun için spor ve sanatla ilgili bu projeyi başlattık” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından Şair Zeynep Arasan, şiirler okurken, Kirwem Erdal Temurlenk ile Rodi Ercoşman da bağlamalarıyla ezgiler seslendirdi.

    Şiir dinletisi etkinliğinden elde edilen tüm gelirlerin, deprem bölgesindeki çocuklar için kullanılacağı ifade edildi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Sarıbal, Bakan Şimşek’e sordu: Deprem bölgesindeki haciz işlemlerinin sayısı nedir?

    Sarıbal, Bakan Şimşek’e sordu: Deprem bölgesindeki haciz işlemlerinin sayısı nedir?

    PİRHA – Milletvekili Orhan Sarıbal, 6 Şubat depreminin ardından yıkıma uğrayan illerde icra/haciz işlemlerinin yoğunlaştığı iddialarını Meclis gündemine getirdi. Sarıbal, Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’e “Çok sayıda icrai takip ve haciz dosyasının söz konusu olduğu doğru mudur?” diye sordu.

    Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, deprem bölgesinde yaşanan icra, haciz ve borç takiplerine ilişkin konuları Meclis gündemine getirdi.

    Milletvekili Orhan Sarıbal, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin kapsadığı Maraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Urfa, Antep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ illerinde hayata geçirilen vergi, alacak, borç, kredi düzenlemelerinin neler olduğunu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sordu.

    Milletvekili Orhan Sarıbal, hazırladığı önergesinde Bakan Mehmet Şimşek’e şu soruları yöneltti:

    “*Bu düzenlemelerin hangileri kamu alacakları, hangileri (kamu ya da özel) banka alacakları içindir?

    *Bu düzenlemelerin vadeleri ve şartları nedir?

    *Kaç yurttaş bu düzenlemelerden faydalanmış; kaç yurttaşın başvurusu reddedilmiştir? Red nedenleri ne olmuştur?

    *İlgili düzenlemelerin vadesi geçtiği için icrai takibe muhatap olmuş kaç yurttaş söz konusudur?

    *Adı geçen illere bağlı vergi daireleri ve bankalarda, depremin üstünden geçen 1 yıl sonunda icra, haciz ya da takibe düşen borçların durumu nedir?

    *Adana ili başta olmak üzere, çok sayıda icrai takip ve haciz dosyasının söz konusu olduğu doğru mudur?

    *Depremde yaşanan maddi kayıplar nedeni ile borçların miras yolu ile kayıp yakınlarına devri nedeniyle yaşanan takip/icra/haciz işlemlerinin sayısı nedir?

    *Bakanlığınızın afet illerinde, özellikle geride kalan 1 yıl ardından yaşanmaya devam eden vergi, kredi, alacak, borç gibi maddi güçlükler hakkında ne tür hazırlıkları, çalışmaları söz konusudur?”

    PİRHA/ANKARA

  • MARDEF: 6 Şubat’ta devlet depremin enkazı altında kaldı

    MARDEF: 6 Şubat’ta devlet depremin enkazı altında kaldı

    PİRHA- MARDEF Yönetim Kurulu, 6 Şubat Depreminin birinci yıl dönümünde bir mesaj yayınladı. Açıklamada, “6 Şubat’ta devlet bu depremin enkazı altında kaldı. Özellikle hayat kurtarmak için dakikaların sayıldığı o günlerde mahallelerimizde, köylerimizde devleti görmedik. Bundan dolayıdır ki birçok insanımız soğukta enkazın altında kalarak yaşamını yitirdi” denildi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) Yönetim Kurulu, 6 Şubat Depreminin yıl dönümüyle ilgili bir mesaj yayınladı. “6 Şubat 2023 tarihinde yüreklerimizi sarsan depremin 1. yıl dönümünde, yaşadığımız acıyı bir kez daha paylaşmanın hüznü içindeyiz” denilen açıklama şöyle:

    “O GÜNLERDE DEVLETİ GÖRMEDİK”

    “Bu yıl dönümünde üzücü bir gerçekliği de hatırlatmak zorundayız: 6 Şubat’ta aslında devlet bu depremin enkazı altında kaldı. Özellikle hayat kurtarmak için dakikaların sayıldığı o günlerde mahallelerimizde, köylerimizde devleti görmedik. Bundan dolayıdır ki birçok insanımız soğukta enkazın altında kalarak yaşamını yitirdi.

    Bu nokta da şu soruyu sormak gerekiyor: Biz, daha doğrusu sizler olmasaydınız; örgütlü gücümüz, derneklerimiz, kurumlarımız olmasaydı ne olurdu? Bu anlamıyla bu zorlu süreçte birbirimize destek olmanın ve güçlenmenin, toplumsal dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

    “BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELMENİN ANAHTARIDIR”

    Bugün, geçmişte yaşadığımız acıları hatırlayarak, birbirimize olan sorumluluğumuzu bir kez daha kavramalıyız. Depremde zarar gören yerleşim alanlarındaki insanların yeniden ayağa kalkma mücadelesine tanıklık ederken, onların azmi ve kararlılığı bizi umutlandırıyor. Unutmayalım ki, birlikte hareket etmek, zorlukların üstesinden gelmenin anahtarıdır. Depremin etkilediği bölgelerde yaşayan insanlara destek olmak, onların yeniden inşa süreçlerine katkıda bulunmak için elimizden geleni yapmalıyız.

    “BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ, BİRBİRİMİZE DAHA YAKINIZ”

    Toplumumuzun dayanışma ve yardımlaşma ruhunu bir arada tutarak, depremin olumsuz etkilerini en aza indirmek için çalışmaya devam etmeliyiz. MARDEF olarak, birlikte daha güçlüyüz ve bu birliktelikle gelecekteki zorlukların üstesinden geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyoruz.

    Birlikte daha güçlüyüz, birbirimize daha yakınız.

    Bu anma mesajı, sadece bir hatırlatma değil, aynı zamanda birbirimize olan bağlılığımızın ve güçlü dayanışma duygularımızın bir ifadesidir. MARDEF ailesi olarak, yaşanan zorlu süreçlerde bir araya gelip birbirimize destek olma kararlılığımızı yineleyerek, depremin birinci yıl dönümünde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, hayatta kalanlara ise güç ve umut diliyoruz.”

    6 ŞUBAT DEPREMİ ANMA ETKİNLİKLERİ:

    Depremin 1. yıl dönümünde, Avrupa ve Türkiye genelinde düzenlenecek anma etkinlikleri de şunlardır:

    Anmalar çoğu yerde Merkezi yapılmaktadır. Bunun dışında da çoğu köy veyahut dernek yerelde de benzer etkinlikler düzenlemektedir:

    Avrupa:

    –  04.02.2024 Saat 13:00-16:00, Grand Palast Lengnau, Weststrasse 3, 5426 Lengnau /İsviçre

    –  06.02.2024 Saat: 17:00-18:00, Brandenburg Tor, Berlin / Almanya

    –  11.02.2024 Saat: 10:00 Düğün Salonu Köln Kalk, Wipperfürter Str. 33-35, 51103 Köln / Almanya

    –  11.02.2024 Saat: 13:00, Maxon Derneği ve Villingen Schwenningen Cemevi, Gewerbe Str. 9, 78054 Villingen-Schwenningen / Almanya

    –  18.02.2024 Saat: 13:00, Forsthofstr. 36, 90461 Nürnberg

    Türkiye

    –  06.02.2024 Saat: 12:00, Narlı Cemevi, Pazarcık / Kahramanmaraş

    –  06.02.2024 Saat: 12:00, Elbistan Cemevi, Elbistan / Kahramanmaraş

    –  06.02.2024 Saat: 03:45, Gaziantep İbrahimli Ope- 06.02.2024 Saat: 12:00, Narlı Cemevi, Pazarcık / Kahramanmaraş Petrol. Meşaleli Yürüyüş (Gaziantep Emek ve Demokrasi Güçleri)

    –  06.02.2024 Saat 12:00, Kahramanmaraş Enser Sitesi Önü Anma ve Basın Açıklaması

    –  06.02.2024 Saat: 04:17, Gaziantep Ayşe Polat Sitesi önü. Basın Açıklaması ve Anma (Gaziantep Emek ve Demokrasi Güçleri)

    –  06.02.2024 Saat: 17:30, Gaziantep/İslahiye Demokrasi Meydanı. Basın Açıklaması ve Depremde hayatını kaybeden üyelerin Ailelerini ziyaret (Gaziantep Emek ve Demokrasi Güçleri)

    –  11.02.2024 Saat 13:00, Anma, AK-EL Vakfı Salonu

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Naci Görür Dersim için uyardı: Malatya ve Ovacık faylarında deprem daha erken olabilir-VİDEO

    Naci Görür Dersim için uyardı: Malatya ve Ovacık faylarında deprem daha erken olabilir-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kent Sempozyumu’na konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Naci Görür, önemli uyarılarda bulundu. Dersim ve çevresindeki deprem riskine dikkat çeken Görür, “Maraş’taki depremler, önemli miktarda stresi Malatya ve Ovacık faylarının içine transfer etmiş olabilir. Eğer öyle olursa beklenenden daha erken deprem olabilir. Bu işin şakası yok. Önlem alalım. Önlem, bizim zarardan en az etkilenmemiz için tek yol” dedi.

    Dersim Kent Koruma Kurulu ve TMMOB Dersim İl Koordinasyon Kurulu ortaklığında düzenlenen Dersim Kent Sempozyumu’na Prof. Dr. Naci Görür, konuşmacı olarak katıldı.

    “HALK İLE YÜZLEŞMEYE GELDİK”

    Özellikle 6 Şubat depremlerinde on binlerce insanı kaybettikten sonra hak ettiği farkındalığı bulan ve önemli gündem maddesi olan deprem gerçeğini, bugün de Tunceli’ye gelip anlatmak istediklerini belirten Bilim Akademisi Kurucu Üyesi, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Bilim insanları olarak bizler de halk ile yüzleşmeye, insanlarımıza sorunu anlatmaya karar verdik. Çok enderdir ki herhangi bir kent deprem tehdidi altında olmasın. Hangi fay dolmuş, kayaları kırma gücüne erişmişse çat diye kırılır. Orada deprem üretir. Deprem dediğimiz de budur” dedi ve olası bir depremde Dersim’i etkileyebilecek üç fay zonunu tek tek anlattı.

    “TUNCELİ, NAZİMİYE FAY ZONUNUN İÇİNDE”

    Dersim’in, Bingöl Karlıova’dan başlayıp Hatay’a kadar giden Doğu Anadolu Fayı’na yakın olduğunu ve Nazimiye, Ovacık, Malatya faylarının etkisinde olduğunu söyleyen Görür, şunları aktardı:

    “Bakın Tunceli çok güzel, cennet gibi bir yer. Buraya gelirken ben Elazığlı olarak Dersim türküsünü de söyledim; ‘Dersim’i hak saklasın, bir yarim var içinde.’ Burası hepimizin gönlünde ama unutmayın bu bölge Türkiye’nin tektonik yönden en hareketli olabileceği, zamanı gelince en tehlikeli olabileceği bir yer. Nedenini de söyleyeyim. Tunceli’nin kendisi Nazımiye dediğimiz fay zonunun içinde. Nazımiye Fayı Kuzeybatı-Güneydoğu yönlüdür. Güneydoğu yönüne doğru gelir. Karakoçan fayıyla birleşir. Bu birinci fay.

    Şimdi bu fayın bir özelliği var. Bu düşey hareketleri daha fazla bunun. Ama bu fay hakkında bugüne kadar tarihi dönemde bu deprem, şu fayın üzerindedir diye doğru dürüst bilmiyoruz. Ve bu fayın deprem üretme periyodu da yeterince bilinmiyor. Yani ne kadar zaman aralıklarla deprem üretir? Bilmiyoruz.”

    “OVACIK FAYININ ETKİSİ İNANILMAZ FAZLA OLUR”

    Deprem durumunda önemli etkileri olabilecek ikinci fayın, Dersim’in batı ve kuzeybatısında yer alan Ovacık Fayı olduğunu ve bunun da Erzincan’ın batısında Kuzey Anadolu Fayı’yla birleştiğini ifade eden Görür, bu fayın incelendiğini ve yılda 1,4 milimetre hareket hızı olduğunu, bu hız 2 milim olsa bile, bunun bin yılda 2 metre harekete tekabül ettiğini, bu durumun da 7 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini söyledikten sonra Ovacık Fayı ile ilgili şu bilgilerin altını çizdi:

    “Yani Ovacık Fayı her 2500 senede bir 7 ve üzeri deprem üretebilir. Bu fay 3-4 koldan ibaret ve bu kollardan biri üzerinde çalışmalar yapıldı. Orada 6 bin senede 3 tane deprem tespit edildi. Demek ki Ovacık fayı çok yavaş hareket eden bir fay. 7’nin üzerinde deprem üretmesi için 2000-2500 seneye ihtiyaç var. En son deprem milattan sonra 54 yılında oluşmuş. 2023 yılında olduğumuza göre demek ki bu fay üzerinde yeni bir deprem olabilmesi için birkaç yüz sene ya var ya yok. Bu fayın Tunceli’ye etkisi çok inanılmaz şekilde fazla olur.”

    “MALATYA VE OVACIK FAYLARINDA DEPREM DAHA ERKEN OLABİLİR”

    Olası bir depremde Dersim’i etkileyebilecek üçüncü fayın, Dersim’in batısı ve güneybatısında yer alan Malatya Fayı olduğunu söyleyen Görür, “Malatya fayı daha yavaş. Yılda yaklaşık bir milimetre hareket ediyor, onun da tekerrür periyodu 2000-2500 sene oluyor. Çünkü orada yapılan araştırmada 10 bin sene içerisinde 4 tane deprem bilimsel olarak tespit edilmiş. Bu da büyük bir deprem üretebilir. Fakat bir şey var dikkat etmemiz gereken. Faylar böyle düzenli olarak dolmaz. Yani stres doldu doldu illa da 2500 sene geçince de hemen deprem üretir diye düşünürsünüz. Bu doğru değil. Çok hızlı, daha erken doldurulabilir ve deprem öne çekilebilir” dedi.

    Antep ve Maraş’ta olan 7.7 ve 7.6 gibi depremlerin önemli miktarda stresi Malatya fayının içine enjekte etmiş, transfer etmiş olabileceğini ve hatta Ovacık fayına da bu transferin gerçekleşmiş olabileceğini vurgulana Görür, “Eğer öyle olursa o fay deprem üretmek için tekerrür periyodunun dolmasını beklemeden deprem üretebilir” diyerek uyardı ve Malatya Fayı’la ilgili şu önemli notu düştü:

    “Şimdi bir de Malatya Fayı’nın bir özelliği var. En son deprem milattan önce 900-500 yılları arasında olmuş. Yani milattan önce 500 yıl geçmiş. 2023 yıl da şimdi geçmiş, yani son depremden beri, en az 2500 yıl geçmiş. Malatya fayının deprem üretme periyodu ise 2475 yıldır. Bu durum beni endişelendirdi.”

    “NE KADAR FAZLA YIKIM VE ÖLÜM OLURSA BİLİN Kİ TOPLUM O KADAR BOZULMUŞTUR”

    “Bu ülkenin bilim insanları olarak öngörülerimiz doğrultusunda bir uyarı yapıyoruz. Yani illa şu olacak bu olacak gibi bir iddiamız da yok ama uyarıyoruz. E siz de bu uyarıları, bilimin bu uyarılarını dikkate alıp önlem alın diye uyarıyoruz” diyen Prof. Dr. Naci Görür konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ne kadar fazla yıkım ve ölüm olursa, bilin ki o toplum o kadar tefessüh etmiştir. O kadar bozulmuştur. Ahlak dışı birtakım hareketler o kadar yaygındır. Yani bu gerçekten öyle. Güneydoğu’da deprem büyüktü tamam. Çok doğru. Yerbilimci olarak biz biliyoruz. Ama bu kadar ölüm ve yıkımın nedeni, orada yapılan hırsızlık, arsızlık, demirden, çimentodan, şundan bundan çarpma ve olmayacak yerlere bina yapmaktır. Rant uğruna yapılmayacak şeyleri yapmış olmaktır. Herkes bunu biliyor. Bütün dünya da biliyor.

    Tuncelilinin cennet gibi ülkesi var. Zemini sağlam. Yapısını, temelini bütün bu tehlike analizlerini, parametrelerini bu zemine uygun çıkartıp ona göre de hayatını idame ettirsin. Deprem geldiği zaman minimum zarar verir. Ama siz hazırlanmazsanız olmaz. O zaman hepimiz çok üzülürüz. Bu işin şakası yok. Yani bunu yapalım, önlem alalım. Önlem de bizim zarardan en az etkilenmemiz için tek yol.”

    Eyüp HANOĞLU/DERSİM

     

  • Adıyaman’da halkın kurduğu ilk çadır kent şimdi konteyner kente dönüşüyor-VİDEO

    Adıyaman’da halkın kurduğu ilk çadır kent şimdi konteyner kente dönüşüyor-VİDEO

    PİRHA – Adıyaman İl Deprem Koordinasyonu üyesi Zehra Yanardağ, 6 Şubat depremi ardından imece usulü kurulan ilk çadır kentin, konteyner kente dönüşüm sürecini anlattı.

    6 Şubat’ta meydana gelen Maraş merkezli depremlerden en çok etkilenen illerden biri de Adıyaman oldu. Yıkımın enkazı halen kaldırılamazken, depremzedelerin yaşamları da henüz normale dönemedi.

    Adıyaman İl Deprem Koordinasyonu üyesi Zehra Yanardağ, deprem bölgesinde halen su sıkıntısının devam ettiğini aktardı. Yanardağ, barınma ve beslenme ihtiyaçlarının da halen büyük bir sorun olduğunun altını çizdi.

    “ADIYAMAN’DA KURULAN İLK ÇADIRKENT”

    Zehra Yanardağ, deprem bölgesinde yaşadıkları sorunlardan bahsederken Adıyaman’da kurulan ilk çadır kente dair şunları söyledi:

    “Bu çadır kent, son dönemlerde az da olsa hayata tutunmak için bir çabanın var olduğunun göstergesinin en büyük örneği. Çok ciddi bir burukluk vardı ama bugün bir sevinç de var. O sevinci de sizinle paylaşmak istiyorum. Ciddi bir dayanışmanın örneği; dünyanın her yerinden akın akın buraya yardımlar geldi. Özellikle de seçimden önce…

    Seçimden önce başta devlet olmak üzere sonraki süreçlerle birlikte bir eksilmenin olacağını düşünüyorduk ama bugün bu kadar daralmanın yaşanabileceğini tahmin etmiyorduk. İlk günkü dayanışmanın eksikliğini belirterek ve olur da bundan sonra sesimizin ulaşabileceği herhangi bir alan varsa bize tekrar dönüş yapmalarını rica ediyorum.

    Burası Adıyaman’da kurulan ilk çadır kent. Bütün her şey zaten derme çatma. Derme çatma olmasının temel sebebi, köylerden insanların kendi çadırlarını getirmesi… Ağaçları bile köylülerin getirip dikmesi, gönüllerin oluşturduğu bir çadır kent yani. Bütün dayanışma bu kurum, bu yer üzerinden şekillendi. Biz ‘kurum’ diyoruz artık. Çünkü o kadar çok dayanışmaya ortaklık ettik, o kadar çok insan ağırladık ki burada, hem bunun heyecanını hem de bunun sevincini, gururunu yaşıyoruz.”

    “ŞEHRİN KİMLİĞİ GİTTİ AMA HALA YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Zehra Yanardağ, MARDEF öncülüğünde 13 adet konteynerin kendilerine ulaştığını da aktardı. Çadır kentte yaşayan ailelerle birlikte çadırları kaldırmaya başladıklarını söyleyen Yanardağ, şu bilgileri paylaştı:

    “Bu hafta gelen konteynerlerin kurulum aşamasına geçiyoruz. Bugün de bunun öncülüğünü yapıyoruz, o yüzden biraz heyecanlıyım. Bir tuvaletin varlığının bu kadar önemli olduğunu son 6 ay içerisinde çok bariz bir şekilde hepimiz hissettik. Bir bardak suyun hayatımızda bu kadar önemli olabileceğini son 6 ay içerisinde deneyimleyerek öğrendik. Ya da bir kefenin hayatımızda bu kadar önemli olduğunu, istediğimiz zaman ulaşamadığımızı, kefensiz gömülenleri gördüğümüz zaman fark ettik. Rize’den gelen çayın, hayatınızı bu kadar çok sıcak edeceğini, Trabzon’dan gelen ekmeğin bizi bu kadar çok doyuracağını, Diyarbakır’dan gelen bir çorbanın içimizi bu kadar ısıtacağını biz bu süreçte öğrendik. O dayanışma ruhu bizi ayakta tuttu. Seçimden sonra gerek sosyal medya üzerinden gerek birebir şahit olduğumuz bazı söylemler gelişti. Sanki bizim hayatımız seçimden önce çok normalmiş, seçimle birlikte şekillenen bir hava estirilmeye çalışıldı. Seçimden önce de Adıyaman yok niteliğindeydi, ne yazık ki seçimden sonra da bugün aynı problemleri yaşıyoruz. Şehrin %80’i hala ayakta ama yıkılması gereken bir sürü bina ile dolu.

    Hala aynı problemlerle boğuşuyoruz. Tek iyi tarafı artık barınabileceğimiz bir konteynır var. İçebileceğimiz bir su, günde iki öğün yemek pişiren bir aşhanemiz var ve çalışmalar halen devam ediyor. Aşhanede pişen yemek, gönüllülerin bize göndermiş olduklarıyla yapılıyor. Biz burayı ilk kurduğumuzda elimizde hiçbir şey yoktu. Adıyaman’ın yerlilerinden çadırı olan çadır, demiri olan demir, kazması olan kazma, direği olan direği aldı getirdi ve hepsinin dayanışmasıyla bugün bu çadır kent kurulmuş oldu. Bugün de yine ailelerin çalışma ruhuyla çadırların kaldırılmasına şahitlik ediyoruz.

    Çocukluğumuz gitti, tarihimiz gitti, bir şehrin kimliği gitti ama biz hala burada yaşamaya devam ediyoruz. O yıkıntıların altından beraber çıktık. Bugün tekrar yeniden beraber inşa etmenin derdine düştük. Çadırlar o dönem bizlerle birlikte kuruldu, yine bizlerle birlikte kaldırılıyor, konteynerlerimiz da keza öyle olacak.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Bermek: Yaylakonak’ta acı ve deprem şoku çok yüksek, hak ihlalleri sürüyor

    Bermek: Yaylakonak’ta acı ve deprem şoku çok yüksek, hak ihlalleri sürüyor

    PİRHA-Maraş merkezli depremlerden etkilenen Adıyaman Yaylakonak  (Balyan) Köyü’nü ziyaret eden ADO Başkanı Doğan Bermek, hazırladıkları raporda, “Bölgenin gerçekten çok yardıma ihtiyacı var. Bölgede hukuk, ekonomi, üretim adeta durmuş durumda. Bölgede çok miktarda hak ihlali var, genç bir avukatlar grubu ile hak ihlallerini de takip etmeye gayret edeceğiz” dedi. 

    6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından yıkılan kentlerden biri de Adıyaman. Alevi Düşünce Ocağı (ADO) Başkanı Doğan Bermek, 5-6 Nisan 2023 tarihlerinde Adıyaman’a gerçekleştirdikleri ziyarete ilişkin bir rapor yayımladı.
    Halı dokuma uzmanı Mustafa Kazar ve Ozan Turgut ile birlikte Adıyaman’a gittiklerini belirten Bermek raporda, depremlerde 108 kişinin hayatını kaybettiği 2000 nüfuslu Yaylakonak’ı (Balyan) ziyaretini paylaştı.

    “YAYLAKONAK’IN 500 YILLIK BİR GEÇMİŞİ VAR”

    Bermek, raporda şu gözlemlerini paylaştı:

    Halı dokuma uzmanı Mustafa Kazar ve Ozan Turgut ile birlikte 5 Nisan 2023’te Adıyaman’a gittik. Yönetim kurulu üyemiz Seyho Saya ile birlikte kentte kısa bir gözlem, ardından şehrin temiz su kaynaklarına dökülen enkaz alanını gördük, çekimler yaptık ve Yaylakonak’a gittik. Belediye başkanı ve meclis üyeleri ile tanıştık, oldukça sıcak görüşmeler oldu, hızla bir yerel kooperatif kurulması karar altına alındı. Yaşama dönüş projesinin sorumlusu olarak aynı zamanda belediye görevlisi olan Hacı Yusuf Turhal tayin edildi. Yaylakonak 2000 nüfuslu ve depremde 108 can kaybına uğramış merkeze 20 km mesafede bir dağ köyleri grubu. 500 yıllık geçmişi, çevresinde dört adet ziyareti var, beldenin eski adı Balyan, 1949’da değişmiş.

    “ACI VE DEPREM ŞOKU ÇOK YÜKSEK”

    Hayvancılık ve tarım ile geçinen bir bölge, depremde epeyi telefat olmuş, yaşamın sürmesi için hayvana çok ihtiyaç var, tabii hayvanların ağıl ve bakım olanaklarının da hazırlanması gerek. Arazi çok dağlık, depremden sonra uzunca bir zaman kar da olduğu için gitmek isteyen araçlar dahi gidememiş, çok çile çekilmiş, nerede ise tüm kurtarma işleri aileler tarafından yapılmış. tabii her evden birkaç can kaybedildiği için acı ve deprem şoku gerçekten çok yüksek.

    “ZOR ŞARTLARDA YAŞIYORLAR; 100 KG YÜN GÖTÜRDÜK”

    Zor şartlarda yaşam sürdürmeye çalışılıyor, bir yandan enkaz kaldırmaya uğraşıyorlar, bir yandan da yaralarını sarmaya gayret ediyorlar. Ozan arkadaşımız video çekimleri yaptı onları da sizlere ayrıca sunacağız. Kadınlarımıza 80 adet teşyi (öreke-Kirman-İğ da deniyor) götürdük, 100 kg yıkanmış ve taranmış yün götürmüştük. Bölge insanı bu işi zaten biliyor, elleri işe yatkın, Şimdi bu yünleri eğirmeye başladılar, mayıs ayında eldeki hayvanların kırkılmasından sonra da yünlerini alacağız, yıkayıp-tarayıp onları de eğirmemiz gerek.

    “GENÇ AVUKATLAR GRUBUYLA BÖLGEDEKİ HAK İHLALLERİNİ TAKİP EDECEĞİZ”

    Bölgenin gerçekten çok yardıma ihtiyacı var, aklınıza gelen konuları irdelemek de isteriz. Bu ziyarette Yaylakonak Belediye Başkanı ve Adıyaman Tic. Ve San. Odası Başkanı ile çok verimli toplantılar yaptık, umarız önümüzdeki günlerde bu toplantılardan olumlu sonuçlar da elde edeceğiz. Bölgede hukuk, ekonomi, üretim adeta durmuş durumda, bu alanlarda yapılması gereken sayısız iş var, maddi ve manevi her türlü desteğe çok ihtiyaç olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Bölgede çok miktarda hak ihlali var, genç bir avukatlar grubu ile hak ihlallerini de takip etmeye gayret edeceğiz.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Depremde yaşamını yitirenlerin sayısı 45 bin 968’e yükseldi

    Depremde yaşamını yitirenlerin sayısı 45 bin 968’e yükseldi

    PİRHA – Maraş merkezli depremlerde yaşamını yitirenlere dair son veriler paylaşıldı. İçişleri Bakanı Soylu, “Bugüne kadar enkazlarda, hastanelerde hayatını kaybeden vatandaşımızın sayısı 45 bin 968.” dedi.

    Merkez üssü Maraş olan depremler nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı açıklandı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, vefat sayısının 45 bin 968’e ulaştığını duyurdu.

    Soylu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “Bugüne kadar enkazlarda, hastanelerde hayatını kaybeden vatandaşımızın, depremzedelerimizin sayısı 45 bin 968. Bunların içerisinde 4 bin 267 Suriyeli kardeşimiz var. Bunların 44 bin 235’i şu anda tescil edildi. Bunların 4 bin 267’si Göç’e tescil edildi. Yani Suriyeli kardeşlerimizin tescilini Göç yapıyor, diğerlerinin de Nüfus yapıyor. Savcılıklarla beraber kimliklendirme tespit teyit edildiği kadarıyla da Nüfus bu tescili yapmaktadır. Ne rakam varsa burada milletimizle paylaşıyoruz. Çünkü bazı gerek sosyal medyalarda gerek bazı yazar çizerlerde ‘İşte ölüm sayısı şu kadar ama bunlar şu kadarını söylüyorlar.’ Bunu niçin eksik söyleyelim, az söyleyelim? Çünkü burada her biri kendisi her bir başına bir hukukun parçasıdır. Kimisi miras hukukunun parçasıdır.”

    ENKAZ KALDIRMA İŞLEMLERİNDE ORAN YÜZDE 15

    Soylu, Hatay Afet Koordinasyon Merkezi’nde yaptığı açıklamada, depremden etkilenen 10 ilde 209 konteyner alanı oluşturulduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Toplam 26 bin 32 enkazda arama kurtarma yapıldı. Bunun yanı sıra özellikle 28 bin 300 enkaz var, toplam alanda, Hatay’da ise toplam 12 bin 218 enkaz var, 6 bin 832 de acil yıkılacak bina var. Toplam 19 bin 42 ağır hasarlı binanın dışında bina var. Ortalama da vermek isterim; yüzde 25’i yıkık ve acil yıkılacak, yüzde 75’i de ağır hasarlı. Şu ana kadar acil yıkılacak ve enkaz kaldırma işlemlerinde oran yüzde 15. Yani tüm bölgede hem toplam enkaz hem de acil yıkılacak binalarda yüzde 15’e kadar geldik.

    Toplam Hatay’da 21 bin 895 konteyner kurulumu planlandı. Şu ana kadar da – en son Katar konteynerlerinin bir bölümü daha geldi, onlar da yerleştirildi- toplam 3 bin konteyner Hatay’da kurulmuş oldu.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurumları, deprem bölgesinde yaraları sarmak için hedefledikleri projelerini açıkladı

    Alevi kurumları, deprem bölgesinde yaraları sarmak için hedefledikleri projelerini açıkladı

    PİRHA- 7 Alevi kurumu ortak yazılı bir açıklama yaparak, deprem sonrası yapılan ve bundan sonra yapılacak olan çalışmaları hakkında bilgi verdi. Deprem bölgesinde kayıpların ve zararların çok trajik olduğu belirtilen açıklamada, “Tüm canları dayanışmaya davet ediyoruz” denildi. Prefabrik kentler kurulması gerektiği kaydedilen açıklamada, depremden etkilenenlerin ihtiyaçlarını karşılamak ve yaralarını sarmak için kısa, orta ve uzun vadeli projelerin yapılmasının hedeflendiği ifade edildi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), deprem sonrası yapılan ve bundan sonra yapılacak olan çalışmaları hakkında “Darda olana Hızır ol ki Hızır’ı yanında bulasın” şiarıyla ortak açıklama yaptı.

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “6 Şubat 2023 tarihinde ardı ardına gerçekleşen iki ayrı depremle Türkiye tarihinin en büyük felaketi ile karşılaşmıştır. Devlet ve kurumları yasal ve kurumsal olarak görevini yapmayarak on binlerce canın enkaz altında kalarak yaşamlarını kaybetmesine neden olmuştur. En büyük umudumuzun dayanışma pratiklerimiz olduğu bugünlerde sivil halk olarak seferberlik içinde birbirimizin yaralarına merhem olmak durumundayız, zira devlet enkaz altında…

    Alevi Öğretimizin kırklar mitolojisinde bir üzüm tanesini kırka bölmeyi başaran bizler bu afet döneminde de her birimiz darda kalan canların sofrasına, evine, yüreğine HIZIR olmalıyız. 72 millete bir nazarla bakan felsefemizle depremden etkilenen tüm canlıların yanında olmalıyız. Ayrıca, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi Toplumumuzun pek çok üyesinin de Maraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Adana, Osmaniye, Kilis, Diyarbakır, Urfa, Suriye ve diğer pek çok etkilenen bölgeyle aile bağları olması nedeniyle toplum olarak deprem haberleriyle yıkıldık. Matemdeyiz.

    “ÖLÜ SAYISI AÇIKLANANIN ÇOK ÜSTÜNDE”

    Sayısız arkadaş ve aile üyesi hayatını kaybetti, ölü sayısının resmi makamlarca açıklananın kat be kat üstünde olduğunu biliyoruz. Yüzbinlerce yaralı var. Sayısız kişi evlerini kaybetti, barınak bulmakta zorlanıyor ve dondurucu soğukta hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kurtarma çalışmaları halen devam etmektedir, ancak halihazırda karşı karşıya kaldığımız kayıplar ve zararlar son derece trajiktir. Birçok küçük kasaba ve köy henüz herhangi bir yardım alamamıştır, kötüleşen hava koşulları ve hasarın boyutları nedeniyle çok sayıda köye ulaşılamamaktadır.

    “TÜM CANLARI DAYANIŞMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Türkiye’deki tüm Alevi kurumlarımızın, Cemevleri ve şu anda Türkiye’de bulunan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ile bileşenleri yönetici ve üyelerinin kurtarma çabalarının bir parçası olmak, bağışları temel ihtiyaç maddelerinin satın alınması ve dağıtılması için kullanmak amacıyla mali yardım olarak toplanılmasının en etkin ve en akılcı çözüm olduğunu düşünmektedir. Bu vesileyle Rızalık Şehrimizin olmazsa olmazı dayanışma ekonomisi düşüncesinden yola çıkarak tüm canları bu felaket günlerinde dayanışmaya davet ediyoruz.

    Bölgede Türkiye ve Avrupa Alevi kurum yöneticileri olarak ön incelemelerde bulunarak, canlardan gelen hak lokmaları ile dayanışmanın ilk adımları atıldı.
    Deprem bölgelerinde pilot olarak Adıyaman’da iki (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti, Alevi Kültür Dernekleri Rıza Tanrıverdi Çadır Kenti) Hatay’da bir çadır kent kuruldu ve çadır temini sağlandığında yenileri eklenecek.
    Çadır kentte yaşayanların ısınma sorunlarını çözmek adına bir adet büyük jeneratör temin edilip, çadırlara dağıtılan ısıtıcıların çalışması sağlandı. Hem jeneratör hem de araçlar için Mazot ve Benzin temin edilip, araç sahiplerine düzenli olarak dağıtımları yapıldı. (Bölgede yaşayan canların önemli bir kısmı geceyi araçlarda geçirdikleri için araçların çalışması için ihtiyaç duyduğu benzin ve mazotlar)

    “ADIYAMAN’DA 2 ÇADIR REVİRE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Adıyaman’da kurulan PSAKD Zülfikar Yılmaz Çadır Kentinde 2 çadır revire dönüştürüldü. Revirlerde doktorlar, hemşireler ve sağlık teknisyenleri görev yapıyor.
    Yine PSAKD Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti’nde depremden en çok etkilenen küçük canlarımız için, bir çadır Oyun Çadırına çevrildi ve 20 Şubat 2023 tarihi itibariyle çocuklarımızın hizmetine sunuldu.

    “40 TIR YARDIM MALZEMESİ CANLARA ULAŞTIRILDI”

    Mersin, Tarsus, Mezitli, Silifke, Antalya, Adana bölgelerinde ABF bileşenlerinin şubeleri ve Cemevlerinde depremzede canlarımıza barınma, gıda, yakacak dahil canların ihtiyaçları mümkün olan oranda karşılandı. Bölgede 40 tır yardım malzemesi (battaniye, gıda, su, hijyen malzemesi, giysi, ayakkabı) canlara ulaştırıldı, 35 adet çadır kent kuruldu, 2 gezici mobil mutfak kuruldu, 12 adet konteynır temin edildi, 2 tır soba, 30 litre mazot ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

    “BÖLGEDE 4 CEMEVİ YIKILDI”

    Türkiye ve Avrupa Alevi kurumları ve şubelerinden 300 civarı kuru gıda tırı, 11 Su tırı, 50 civarı giyim-hijyen tırı deprem bölgesinde kurumlarımızın gönüllüleri tarafından bizzat dağıtıldı.
    Bölgede bulunan 4 Cemevi yıkıldı, yıkılmayan Cemevleri hasarlı halde tüm topluma hizmet etmeye devam ediyor. Gönüllü sağlıkçılar, psikologlar, gönüllü arama kurtarma ekipleri, gönüllü kurum üye ve yöneticileri depremin yaralarını sarmak için insan üstü emek veriyor.

    “ELBİSTAN CEMEVİ’NDE İLK GÜNDEN İTİBAREN 2 BİN KİŞİNİN KONAKLAMASI SAĞLANDI”

    Elbistan Cemevi’nde ilk günden itibaren yaklaşık iki bin kişinin konaklanması sağlandı. İlk etap da zincir marketlerden birinin şubesini zorla açtırarak, Cemevinde kalan insanlara su, meyve suyu ve bisküvi alındı ve dağıtımları yapıldı.
    Depremin ikinci günün sonuna doğru gelen yiyecek ve giyecek tırların indirilip, halka anında dağıtımı sağlandı. Elbistan’ın tüm köylerine gidilerek köy halkından mağdur olanlara ihtiyaç malzemesinin dağıtımını sağladı.

    NELER YAPILDI?

    *Yol koşulları nedeniyle ulaşım sağlanamayan Nurhak ilçesine depremin ancak üçüncü günü su ve ihtiyaç tırları refakatçılarımız eşliğinde ilçeye ulaştırıldı. Yine Nurhak ilçesi’nin *Elbistan tarafında kalan tüm köylere gidilerek onların ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşıladık.
    *Afşin ilçesinin ve köylerinin ihtiyaçlarını temin edildi. Araçların ve Cemevi jeneratörün yakıt sorunu kalıcı olarak çözüldü. Suyu akmayan Cemevinin suyunu akmasını sağlandı.
    *Elbistan bölgesinde, bölgeden ayrılmak isteyen Canlar için altmış civarında otobüs ayarlanıp canların akrabalarının bulunduğu illere sevki sağlandı.
    *İskenderun bölgesinde depremin ilk anından itibaren Cemevi açılarak canların burada toplanması sağlandı.
    *İlk gün enerji olmamasından dolayı Kaymakamlık aracılığı ile mazot getirilmesi sağlandı. Yine ilk günden itibaren Cemevimizde canlara kahvaltı şeklinde de olsa yemek imkânı sağlandı.
    *İkinci günle ulaşan yardım tırlarındaki gıda ve ihtiyaç maddeleri indirilip, bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtılırken bir kısmı ise Cemevimizin mutfağına alınarak canlara günlük üç öğün sıcak yemek verilmesi sağlandı.
    *İhtiyaç maddelerinin dağıtımlarını ise bölgeye gönüllü olarak gelen yüz – yüz elli civarındaki üniversite (ODTÜ ve BOĞAZİÇİ) öğrencileri üstlendi.
    *Tüm bölgelere ulaşabildiğimiz en yüksek sayıda ÇADIR ve Çadırların içerisinde kullanılacak, yatak, battaniye, odun ve elektrikli sobalar temin edildi ve edilmeye devam ediliyor. Yine Canların ısınma ihtiyaçlarının giderilmesi için odun ve kömür temin edildi ve canlara dağıtıldı.

    “BÖLGEDE 4 GÜN DOLMADAN ARAMA KURTARMA YAPILMADI”

    Bölgede en önemli gözlemimiz çok kez de belirttiğimiz gibi 4 gün dolmadan arama kurtarma yapılmaması oldu. Depremin üzerinden ilk 24 saat geçtiğinde Urfa merkezde 70 bina yıkılmış iken Afad çadırı kurulmuş ve enkaz çalışması başlatılmış idi. Yalnızda 100 km uzakta olan ve ulaşım sorunu olmayan Adıyaman merkezde sokaklar virane, evler yıkık, canlar enkaz altında iken devletin hiçbir kurumu Adıyaman’da yok idi. Alevi örgüt yöneticilerimizde enkazda iken 4. gün enkazdan halk, aileler ve gönüllü kepçeciler tarafından inşaat araçları ile bedenlerine zarar verilerek cansız bedenlerine ancak ulaşılabildi. Bazı binalardan ses duyuyorduk ancak hiçbir arama kurtarma çalışması yapılmadığı için canlar, depremin darbesi ile veya soğuktan donarak can verdi.

    “PREFABRİK KENTLER KURMALIYIZ”

    Acımız büyük, lokmasını bölüşme düsturu ile inancını yürüten biz Aleviler olarak, topraklarından koparılmak istenen canlar için prefabrik köyler, prefabrik mahalleler, prefabrik kentler kurmalıyız. Deprem bölgesinden başka illere zorunlu göç eden canların hayatını kolaylaştıracak çalışmalar yürütmeliyiz. Sosyo-psikolojik projeler başlatarak, hayatta kalan canların yaşama tutunması için deryada damla olabilmeliyiz.

    “KISA, ORTA VE UZUN VADELİ PROJELERİN YAPILMASINI HEDEFLİYORUZ”

    Toplanan tüm meblağlar doğrudan en çok etkilenen insanlara aktarılacaktır. Depremden etkilen canlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve yaralarını sarmak için kısa, orta ve uzun vadeli projelerin yapılmasını hedefliyoruz.
    Bu kapsamda Türkiye ve Avrupa Alevi hareketi olarak ortaklaştırdığımız kararları kurumlarımızla ve kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Deprem bölgelerinde yaptığımız tespitler doğrultusunda:

    1- Hasar gören köylerin tespiti ve ihtiyaçlarının karşılanması:
    Deprem bölgelerinde bulunan köylerde yaşayanların asla kendi köylerini terk etmeyeceklerini ve kasaba ya da şehirlerde kurulan çadır ya da konteyner kentlerine gitmeyeceklerini ilettiler. Çadır ya da konteynerin evlerinin yanına kurulmasını talep ediyorlar. Çünkü besi hayvanları ve mahsullerinin yıkılan depolarda olduğunu dile getiriyorlar. Sosyo-politik olarak da köylerin boşaltılması doğru bir tutum olamaz. Amacımız insanlarımızın kendi topraklarında kalabilmeleri ve yaşam alanlarını terk etmemeleridir. Bu nedenle köylere çadır ve gıda yardımı yapılması için çalışmalara başlandı.

    2- Deprem bölgelerinden batıya yönelen göç:
    Kasaba ve şehirlerde batıya doğru ciddi bir göç var. Batıda hizmet veren Cemevlerimize yoğun bir talep var. Batıya doğru göç eden canlarımız Cemevlerimize sığınıyorlar. Bu göç ve talep ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle hem deprem bölgelerinde hem de batıda hizmet veren Cemevlerimize sığınan canlarımıza daha güçlü ve sağlıklı hizmet sunulabilmesi için desteğin sunulması kaçınılmazdır. Bu amaçla bağışlardan oluşan bütçenin bir kısmının Cemevlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılması kararlaştırılmıştır.

    3- Öğrencilere burs verilmesi:
    Deprem bölgelerinde yaşanan en büyük sorunlardan biri de öğrencilerin eğitim sorunudur. Birçok gencimiz ailelerinin maddi ve manevi zarar görmesi nedeniyle eğitimlerini sürdürmeleri imkânsız hale geldi. Bu nedenle deprem bölgelerinde ihtiyaç sahibi öğrencilere burs verilmesi kararlaştırıldı.

    4- Kadın, çocuk ve yaşlılara destek:
    Deprem bölgelerinde en çok kadın, çocuk ve yaşlılar etkileniyor. Özelikle sosyal ve manevi (psikoloji ve barınma) gibi sorunlarla karşı karşıyalar. Bu sorunun çözülebilmesi ve ihtiyaçların karşılayabilmesi için bağışlardan bir bütçenin bu amaçla kullanılması için ayrılması.

    İnancımız gereği bizler her işe başlarken “YA HIZIR” diye başlarız.
    Hızır her yerdedir. Suda, Karada, Havada. Nehirlerin, Denizlerin dağların sahibidir Hızır. Hızır darda olanın carına yeter, doğaya yeniden can verir. Hızırın bastığı yerde güller açar, ekinler yeşerir. Elini sürdüğü kişi dertlerden, hastalıklardan arınır.
    Şimdi birbirimize HIZIR OLMA ZAMANI!
    Güçlerimizi birleştirip, hep birlikte BİR olalım İRİ olalım, DİRİ olalım.
    YA HIZIR…

    Saygılarımızla.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ahmet Türk: İnsanlar enkaz altındayken çalışma yapmayan iktidar en büyük felakettir -VİDEO

    Ahmet Türk: İnsanlar enkaz altındayken çalışma yapmayan iktidar en büyük felakettir -VİDEO

    PİRHA – Depremzedeler ile dayanışmak adına Adıyaman Cemevi’ne giden Ahmet Türk, devletin, sivil yardımlara engel olmasını eleştirerek “İktidarın yarattığı felaket, bu depremin felaketinden daha büyüktür. İnsanlar enkaz altındayken iki gün hiçbir çalışma yapılmadı. İşte bu felaket, en büyük felaketti” dedi.

    HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, siyasetçi Ahmet Türk, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, DBP yöneticileri ve milletvekillerinden oluşan heyet Adıyaman’daki yardım çalışmalarına katıldı. Yardım malzemelerinin toplandığı cemevini ve Çınar Belediyesinin kurduğu aşevini ziyaret eden heyet, adından açıklama yaptı.

    “DEVLETİN, ÇALIŞMALARI ENGELLEME GİRİŞİMİ SÜRÜYOR”

    Kürt siyasetçi Ahmet Türk “HDP ve gönüllüler ilk günden beri burada ama iktidar yardımları engelliyor” dedi. Ahmet Türk, “Maalesef halkımız büyük bir felaketle karşı karşıya kaldı” diyerek şunları söyledi:

    “Yaptığımız araştırmada sadece Adıyaman’da on binlerce insan yaşamını yitirdi. Ama maalesef buranın valisinin halktan haberi yok. ‘Eh bir sarsıntı geçirdik, fazla bir şey yok’ diye açıklama yaptı. Adıyaman Valisi felaketin bile farkında değil. Biz buraya geldiğimizde bir tek insan yoktu bu enkazlarla ilgili. Enkazın altında kalan insanları çıkarmaya yönelik bir tek çalışma yoktu. Ama şu gerçeği gördük; halkımız, sadece Kürtler değil Türkiye’nin her yerinden insanlar, buraya koştu. İnsanlar yardım elini uzattılar, bir şeyler yapmaya çalıştılar. Özellikle STÖ’ler, sol siyasi partilerimiz ve HDP ilk günden her yere yetişmeye çalıştı. Ama tabii ki devletin yardımcı olmadığı, devletin STÖ’leri ve muhalif partileri engellemeye çalıştığı bir durumla da karşı karşıya kaldık. Yani insanlarımız canları kurtarmak için çaba gösterirken, devlet bu çalışmaları engellemeye yönelik girişimlerde bulundu. Halen bu girişimler devam ediyor.”

    “İKTİDARIN YARATTIĞI FELAKET DAHA BÜYÜKTÜR”

    “Biliyorsunuz Pazarcık’ta arkadaşlarımızın yardım topladığı yere el koydular. Oraya bile kayyım atadılar. Bugün buralarda da arkadaşlarımıza zorluk çıkarıyorlar. Köylere ulaşmak istiyoruz, engellemeye çalışıyorlar. Giden yardımlara el koyuyorlar. İşte böyle bir durumla karşı karşıyayız. Ama felaketin büyüklüğünü biz biliyoruz. İktidarın yarattığı felaket, bu depremin felaketinden daha büyüktür. Bir iktidar, bir hükümet günlerce duyarsız kalıyor. Günlerce koordinasyon olmadığı için yapacağı bir şey yok. Tek adamdan talimat beklediği için birçok kurum çalışmalarını durdurdu. İki gün, üç gün iktidarın, tek adamın verdiği emirlere göre hareket etmek için beklediler. İnsanlar enkaz altındayken iki gün hiçbir çalışma yapılmadı. İşte bu felaket, en büyük felaketti.

    Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, biz gece gündüz halkımızla birlikte imkanlarımız nispetinde her yere ulaşmaya çalıştık. ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ derler ama hepimiz o ateşi, o acıyı içimizde hissediyoruz. Bunu bilmenizi istiyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, halk olarak birlikte kenetlenerek elbette bütün bu olumsuzlukları, bu acıları ortadan kaldırmaya çalışacağız. Hepimizin başı sağ olsun.”

    “İKTİDARIN, BU YARALARI SARMAYACAĞINI 12 GÜNDÜR GÖRÜYORUZ”

    Açıklama yapan bir diğer isim ise HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay oldu. “Belediyelerimize kayyım atanmasıydı, biz çoktan bu yaraları sarardık” diyerek şunları söyledi:

    “Devlet insanlarımızı Adıyaman’da da çıkaramadı, yardım ekiplerini gönderemedi, göndermedi daha doğrusu. Çadırları göndermedi. Enkazdan kurtulanları da açlığa, susuzluğa ve soğuğa mahkum etti. Biz ilk andan itibaren parti olarak bulunduğumuz her yerden depremin olduğu yerlere yardım eli uzatmak için çalıştık, ihtiyaçları karşılamak için seferber olduk. Bugün Adıyaman’dayız, Adıyaman Cemevindeyiz. Bize kapısını açtığı için Adıyaman Cemevine özellikle teşekkür etmek ediyorum.

    Burada şu an çok büyük bir kalabalık var, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için buraya geliyorlar. Aynı zamanda Diyarbakır Çınar Belediyemizin bir aşevi burada. Şunu düşünün 50’yi aşkın belediyemizden sadece kayyım atanmayan 6 belediyemiz var ve bunlar da depremzedelere yardım ulaştırmak, en azından sıcak bir çorba ulaştırmak için ilk andan itibaren seferberdi. Bütün belediyeler bizde olsaydı, biz şimdiye çoktan depremzedelerin, felaketi yaşayan halkımızın yaralarını sarmıştık. İktidarın bu yaraları sarmadığını, iktidarın bu yaraları sarmayacağını maalesef bizler 12 gündür çok açık bir şekilde gördük. Yetmiyormuş gibi bir de yardımseverlerin, gönüllülerin yardımlarını engellemeye çalışıyorlar. Enkazın üzerinde tepinerek yeni enkazlar yaratmaya çalışan bir iktidar var. Biz bir kez daha Adıyaman’dan söylüyoruz; Demokratik Toplum Kongresi, Halkların Demokratik Kongresi, DBP ve bütün bileşenlerimizle birlikte bu çalışmaları sürdürmeye devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Adıyaman’da onlarca enkaza dokunulmadı, koordinasyon eksikliği var-VİDEO

    Adıyaman’da onlarca enkaza dokunulmadı, koordinasyon eksikliği var-VİDEO

    PİRHA- Şehrin büyük çoğunluğunun enkaz haline geldiği Adıyaman’da enkaz kaldırma çalışmaları yapılıyor. Kentte halen arama-kurtarma yapılmamış çok sayıda enkaz bulunuyor. Adıyaman’da depremzedelerin en çok ihtiyaç duyduğu tuvalet ve su, çadır, ısıtma araçları. 

    Merkez üssü Maraş Pazarcık ilçesi olan depremde en ağır hasarı alan kentlerden biri olan Adıyaman’da, arama kurtarma çalışmalarının yerini, enkaz kaldırma aldı. Kentte binlerce kişinin halen enkaz altında olduğu tahmin ediliyor. Enkazlardan peş peşe cenazelerin çıkarıldığı kentte, şu ana kadar kaç binanın yıkıldığı, enkazların altında kaç kişinin kaldığı, kaç kişinin hayatını kaybettiği ve kaç kişinin yaralandığına dair resmi tek bir açıklama yapılmadı.

    Depremin üzerinden 11 gün geçmesine rağmen Adıyaman’da insanlar halen enkaz altında. Arama-kurtarma çalışmalarının, enkaz kaldırma çalışmasına döndüğü ilde, halen enkazına ulaşılmamış yüzlerce yapı bulunuyor. Çaresizce enkazların başında yakınlarının cenazelerini bekleyen yurttaşların umudu, saatler geçtikçe tükeniyor. Depremin üzerinden bunca süre geçmesine rağmen Adıyaman merkezinin büyük bir bölümüne ne su, ne de elektrik veriliyor. Havanın eksi 22 dereceye düştüğü Elbistan’da, insanlar için halen barınma olanakları sağlanmadı.

    TUVALET VE SU BÜYÜK PROBLEM OLMAYA DEVAM EDİYOR

    Depremden 11 gün sonra ilçenin birkaç noktasına belirli sayıda çadır yerleştirildi. Çadırlar, kar, buz ve çamurun içerisine kurulurken, insanların çadırlarda yaşama olanakları yok. Yine kentte yurttaşların barınma ve ısınma problemlerinin yanında en büyük sorunları tuvalet ve su. Adıyaman’a halen tek bir tuvalet kurulmazken, ayrıca neredeyse hiçbir alanda su yok. İlçede bulunan gönüllü sağlıkçılar, tuvalet ve su ihtiyaçlarının karşılanmaması durumunda önümüzdeki günlerde hastalıkların başlayacağı uyarısını yaptı.

    İNSANLAR CEMEVİNDE BEKLİYOR

    Üç gün sonra girilen Adıyaman’da yapılan arama kurtarma çalışmalarına da geç kalındı. Birçok kişi halkın kendi imkanlarıyla kurtarılırken, halkın devlete/iktidara yönelik tepkileri de daha fazla artıyor. Depremin ardından halk, depremden her ne kadar etkilense de az hasarlı olan Alevi Kültür Dernekleri Adıyaman Cemevi’ne sığındı.

    Cemevinde depremzedeler için her gün sıcak yemek çıkıyor.

    KOORDİNASYON YOK, ONLARCA BİNAYA DOKUNULMADI

    Kent merkezinde yapılan arama kurtarma çalışmaları devam ederken, çalışmalarda hala yeterli noktaya ulaşılmadı. Kent merkezinde hala onlarca binaya dokunulmuş değil. Yaptığımız birçok görüşmede, koordinasyonsuzluktan kaynaklı yaşayanların da yaşamını yitirdiğini söyleyen gönüllüler, dışarıdan çok sayıda gönüllünün geldiğini ve onlarca enkaza yetişemediklerini belirttiler.

    AİLELER ENKAZLARIN BAŞINDA BEKLİYOR

    Elektrik ve suyun olmadığı kentte saatler akşamı gösterdiğinde halkın çaresizliği kendini bekleyişe bırakıyor. Yıkımlarla dolu zifiri karanlık sokakların ücra köşelerinde soğuktan korunmak için yakılan ateşlerin başında ailelerin bekleyişi sürüyor. Kiminin eşi, çocuğu, kayınbiraderi, kiminin kız kardeşi, babası, annesi enkaz altında kalırken, aileler dondurucu havaya rağmen yakınlarını canlı ya da cansız bir şekilde almanın umudunu taşıyor.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

     

  • Elbistanlı depremzedeler: Gönüllülerin getirdikleri yardımlar sayesinde ayaktayız -VİDEO

    Elbistanlı depremzedeler: Gönüllülerin getirdikleri yardımlar sayesinde ayaktayız -VİDEO

    PİRHA- Elbistan’da yaşayan depremzedeler, hala yeterli yardımların gelmediğini belirterek en çok çadır ve ısınma malzemelerine ihtiyaçları olduğunu söylediler.

    Maraş merkezli yaşanan depremlerin üzerinden 12 gün geçti. Bunca gün geçmesine rağmen bölgedeki depremzedelerin ihtiyaçları hala tam olarak karşılanmadı.

    Elbistan’da bulunan Kara Elbistan Mahallesi’ndeki depremzedeler, gönüllülerin getirdiği yardımlar sayesinde ayakta kaldıklarını söyledi.

    “DERME ÇATMA BİR YERE SIĞINDIK, BURADA DA FARELER VAR, KORKUYORUZ”

    Depremzedeler yaşadıklarına ilişkin CAN TV mikrofonuna şunları dile getirdi:

    “Depremden sonra gelip buraya sığındık. Burasını görüyorsunuz derme çatma bir yer. Burada da fareler var. Gece gelip çocukların kulaklarını kemirmiş. Çocuklar ağladı, bizde korktuk. Tekrar dışarı çıktık. Çadır istiyoruz. Biz 8 kişiyiz. Çadır ve temiz bir ortam istiyoruz. Aynı zamanda ısınma sorunu var. Gıdamız yeterli ama ısınma ve barınma sorunu yaşıyoruz. Kimse buraya yardım getirmedi. Çadır vermedi. Battaniyemiz yok. Bulduklarımızı yakıp ısınmaya çalışıyoruz.

    “HAYVANCILIK YAPIYORUZ, ONLAR DA GÜNLERDİR AÇ, SUSUZ, KESMEK, SATMAK İSTEMİYORUZ”

    Burası Kara Elbistan Mahallesi. Kaderi kara olduğu için böyle demişler. Önceden bir sel felaketi yaşanmış burada ve bu isim onun sonrasında verilmiş. Depremde evimiz de çatlaklar oluştu. Korkuyoruz giremiyoruz. Hava çok soğuk. Çadır için gittik ama bulamadık. Hiçbir yerde yok. Çok az sayıda gelmiş. Buraya yardıma gelen birkaç kişi bize bir çadır verdi. Onunla idare ediyoruz. Depremde hayvanlarımız da zarar gördü. Biz hayvancılık yapıyoruz. Onlar da kaç gündür aç, susuz buradalar. Dün bir yerden çok az yem buldum, getirdim verdim. Bitince ne yapacağım bilmiyorum. Satmak, kestirmek istemiyorum.

    “GÖNÜLLÜLER ÇADIR VERDİ, ORADA KALIYORUZ”

    Daha yeni yeni kendimize geliyoruz. Buraya hiç yardım gelmedi. Sadece gönüllülerin getirdiği bazı yardımlar var. Onların sayesinde ayaktayız. Bundan sonra ne yapacağız, nasıl yaşayacağız bilmiyoruz. Gönüllüler bir çadır verdi, onda 10 kişi kalıyoruz. Sığmıyoruz.”

    PİRHA/ELBİSTAN

  • Ayşegül Zengin, depremden sonra ailesiyle Dersim’e göç etti: Çadır çok soğuktu-VİDEO

    Ayşegül Zengin, depremden sonra ailesiyle Dersim’e göç etti: Çadır çok soğuktu-VİDEO

    PİRHA- Deprem sonrası Adıyaman’dan Dersim’e ailesiyle beraber akrabasının yanına göç etmek zorunda kalan Ayşegül Zengin, “Adıyaman’da depremden sonra çadırın içerisindeydik. Ne su, ne elektrik vardı. Çok zor durumdaydık, depremin 5. gününde Dersim’e geldik. Devlet ne zaman bize yardım edecek bilmiyorum. Eskişehir’e taşınmayı düşünüyoruz ama nasıl gideceğiz, nasıl yapacağız, elimizde hiçbir şeyimiz yok” dedi.

    Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    Deprem sonrasında büyük yıkımın yaşandığı Adıyaman’da halen barınma sorunu çözülmüş değil. İnsanlar barınma sorunu çözülemediği için farklı illerdeki yakınlarının yanlarına göç etmek zorunda kalıyor.

    Adıyaman’da Siteler Mahallesi’nde oturan Ayşegül Zengin, 2 çocuğu ve eşiyle birlikte Dersim’e akrabasının yanına geldi.

    “ÇADIR ÇOK SOĞUKTU, İÇERİSİNDE YATAMIYORDUK”

    “Adıyaman’da depremden sonra çadırın içerisindeydik. Ne su vardı, ne elektrik vardı” diyerek deprem sonrasında yaşadığı zorlukları anlatan Ayşegül Zengin, “İlk gün hiç yardım yoktu, ikinci gün yardım gelmeye başladı. Yemek yoktu çocuklara ilk günlerde sadece bisküvi veriyorduk. Çadır çok soğuktu, içerisinde hiçbir şey yoktu, gece yatamıyorduk. Çadırda yaşanılmaz ancak yaşayan bilir. Sürekli sarsıntılar oluyordu hiç uyku gözümüze girmedi” dedi.

    “PSİKOLOJİMİZ TAMAMEN BOZULMUŞ DURUMDA”

    Çok zor durumda oldukları için görümcesinin kendilerini yanına çağırdığını belirten Ayşegül Zengin, “Biz depremin 5. gününde Dersim’e geldik. Adıyaman’dakiler halen yardım bekliyor. Devlet ne zaman bize yardım edecek bilmiyorum. Eskişehir’e taşınmayı düşünüyoruz ama nasıl gideceğiz, nasıl yapacağız bilmiyoruz, elimizde hiçbir şeyimiz yok. Eskişehir’e gideceğimiz zaman da orada iş olanağı istiyorum, eşya istiyorum, kiralık ev tutacağız ama nasıl yapacağız bilmiyorum. Psikolojimiz tamamen bozulmuş durumda. Geri döner miyiz bilmiyorum ama hiçbir yer insanın kendi memleketi gibi olmuyor” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Enkazdan yaralı kurtuldu: ‘Bir yılda konut yapacağız’ diyenler, 10 gündür çadır kurmadı-VİDEO

    Enkazdan yaralı kurtuldu: ‘Bir yılda konut yapacağız’ diyenler, 10 gündür çadır kurmadı-VİDEO

    PİRHA-Maraş merkezi ikinci depremde Malatya Ören köyünde annesini, ablasını kaybeden, eşi ve babasıyla beraber yaralı kurtulan PSAKD Ören Şubesi Başkanı Mazlum Köse, köylülerin çadır ve soba ihtiyacının olduğunu söyledi. Cemevinin koordinasyon merkezi olarak faaliyet gösterdiğini belirten Köse, “Cumhurbaşkanı bir yıl içinde yıkılan yerlerde yeni kentlerin kurulacağını söylüyor ama 10 gündür köylerimize bir çadır dahi kuramadı” dedi.

    6 Şubat günü merkez üssü Maraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan iki depremde 36 binden fazla kişi hayatını kaybetti. 10 ili etkileyen depremlerin ardından Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinden bölgeye arama, kurtarma ekipleri giderken, depremzedelerin ihtiyaçları için yardım malzemeleri de gönderilmeye devam ediyor. Ancak henüz birçok noktada sorun devam ediyor.

    Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Ören Mahallesi de bu noktalardan biri. Pazarcık merkezli ilk depremin ardından Malatya merkezdeki evinden, Ören köyündeki evlerine giden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, Elbistan merkezli ikinci depremde enkaz altında kaldı. Annesi ve ablasını depremde kaybeden Köse, enkazdan yaralı olarak çıktı.

    Depremin ardından İstanbul’a gelen Köse‘nin, aynı enkazdan yaralı olarak çıkan eşi ve babası ise İstanbul Başakşehir’deki Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Köse ile deprem anında ve sonrasında yaşadıklarını yakınlarının tedavi için bulunduğu hastanede konuştuk.

    “İKİNCİ DEPREMDE ANNEMİ, ABLAMI KAYBETTİM”

    İlk depremin yaşandığı sırada uyanık olduğunu belirten Köse, yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Apartmanımız dört katlı ve biz en üst katta oturuyorduk. Sarsıntı durduktan sonra yanımıza ekmek, su, battaniye alarak apartmanı terk ettik. Herkes dışarıdaydı. Ateş yakmışlardı insanlar. Evimizin bulunduğu caddede bir apartmanın çöktüğü bilgisini aldık. Oraya gittim ve kısmen enkaz kaldırma çalışmalarına katıldım. Aynı zamanda bir basın çalışanı olduğum için oradan görüntüler çekerek, ajanslara gönderdim. Kent merkezine 45 kilometre mesafede köyümüz var. Orada yaşlı annem ve babam kalıyordu. Onlarla konuştum. Korkmuşlardı. Sonradan köyümüze gittik. Hem onların yanında olmak hem de oranın iki katlı olmasından dolayı daha güvenli diye oraya gittik.

    Derneğimizin genel merkeziyle, depremzedelere yapılacak olan yardımların koordinesiyle ilgili konuşuyordum. Malatya’ya gelecek olan yardımların benim üzerimden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması planlanıyordu. Telefon görüşmesini yaptığım sırada ikinci deprem oldu. Evimiz yıkıldı. Yaklaşık bir buçuk saatlik çalışmayla beni enkazdan çıkardılar. Annem ölmüştü. Eşim ve babam çıkarıldı daha sonra. Ablamın cenazesini ikinci günün akşamına doğru çıkarabildiler. Çocuklar İstanbul’dan iki ambulans kiraladılar. Eşimi ve babamı ambulanslar ile İstanbul’a getirdik. Biz de zor koşullarda cenazelerimizi defnettik.”

    “GÜÇLENDİRDİKLERİ İKİ OKUL DA YIKILDI”

    Köse, Ören köyünde bulunan cemevinin şu anda koordinasyon merkezi olarak yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında faaliyet gösterdiğini kaydetti. Köylülerin çadır ve sobaya ihtiyacı olduğunu da söyleyen Köse, şöyle devam etti:

    “Ören, 700 haneli bir köy. İki okul vardı. Yakın zamanda “güçlendirme yapacağız” denilerek epey para harcandı. Biz karşı çıktık. O parayla yenisini yapın dedik. Kabul etmediler. Yandaşlara peşkeş çektiler. Depremden sonra gördük ki iki okul da yıkılmış. Neyse ki kar yağışından dolayı okullar o gün tatildi. Çevre köylerden de taşıma sistemiyle gelen öğrenciler vardı. O günün tatil olması bir şanstı. Yoksa çok büyük can kaybı yaşanacaktı.

    “AŞEVİMİZDE GÜNDE İKİ KEZ SICAK YEMEK VERİLİYOR” 

    600 metrekare cemevimiz var. Çelik yapılı çatısında çökme yok ama bir duvarı yıkıldı. Cam, çerçeveler yere indi. Arkadaşlarımız şu anda orayı koordinasyon merkezi olarak kullanıyorlar. Gelen bütün yardımlar orada istifleniyor. Düzenli olarak gerekli yerlere ulaştırılıyor. Yönetime geldikten sonra cemevi dışında bir aşevi binası yaptırmıştık. Orası ayakta ve günde iki kez sıcak yemek paylaşılıyor.

    “KÖYDE ÇADIR VE SOBA İHTİYACI VAR”

    Yalnız müsahip kurumlarımızın topladığı yardımların büyük bir kısmının ulaştırılması engelleniyor. Çadır ve sobaların gönderilmesi engellendiği için köylüler barınma sorunu yaşıyor. Kış mevsiminden kaynaklı hava çok soğuk. Köylülerin bir kısmı kendi olanaklarıyla orayı terk etti ama orada kalanlar büyük sıkıntı yaşıyor. Kısmen hayvancılık yapılıyordu. Hayvan yemleri enkaz altında kaldığı için hayvanlar da ciddi bir açlık sorunu yaşıyor. Köyde 14 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında kalan şu an yok. Fakat 92 yaşında tek yaşayan teyzem Elif Fate Kalender’e ulaşamadık. Enkaz altından çıkmadı. Akıbetine dair bir bilgimiz de yok. Nerede olduğunu bilmiyoruz.”

    “ALEVİ KURUMLARININ, SOSYALİSTLERİN YARDIMLARI ENGELLENİYOR”

    Alevi kurumları ile sol, sosyalist partilerin bölgeye göndermek istedikleri yardımların engeller ile karşılaştığını vurgulayan Köse, “Müsahip kurumlarımızın, HDP, EMEP, TİP’in gönderdikleri yardımlar engelleniyor. Özellikle Alevi köylerine ulaştırılmasında engel çıkartılıyor. Son olarak Maraş’ta koordinasyon merkezi olarak kullanılan bir cemevimize kaymakamlık el koydu. Yardımların kendileri tarafından dağıtılacağı ifade edildi. Deyim yerindeyse kayyım atadılar. Bizim topladığımız yardımları kendileri dağıtmaya, oradaki kurumları devre dışı bırakmaya çalıştılar. Ne kadar engellerlerse engellesinler hem sol, sosyalist partiler hem de Alevi kurumlarımız ihtiyacı olan her canımıza yardımları ulaştırmak için canla başla çalışıyorlar. Bunu engelleyemeyecekler” ifadelerini kullandı.

    “YARDIM ADI ALTINDA YİNE BİR ŞOV YAPTILAR”

    Son olarak birçok televizyon kanalının ortak yayın ile bağış topladığı kampanyaya da değinen Köse, “Yardım kampanyası adı altında yine bir şov yaptılar” dedi. Toplanan bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında şüphelerinin olduğunu belirten Köse, şunları kaydetti:

    “Birçok televizyonun ortak yayınıyla yardım kampanyası adı altında yine bir şov yaptılar. 115 milyar liranın üzerinde bir para topladılar. Baktığımızda beşli çetenin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, yandaş sendikaların yardım yaptığını görüyoruz. Cengiz Holding akşam 3 milyar TL yardım yaptı. Sabah, holdinge bağlı bir şirkete 3 milyar 10 milyon lira teşvik geldi. Yani yaptığı yardımın üzerine 10 milyon lira da kâra geçmiş oldu. Bunlar tamamen şova yöneliktir. Toplanan paraların ne kadarının kayıt altına alınacağı, yerine ulaşacağı muammadır. Çünkü daha önce yaşadığımız tecrübeyle sabittir. 15 Temmuz gibi birçok dönemde de paralar topladılar ama kayboldu.

    “BİR YIL İÇİNDE YENİ KENT KURACAĞINI SÖYLEYENLER 10 GÜNDÜR ÇADIR KURAMADI”

    Cumhurbaşkanı bir yıl içinde yıkılan yerlerde yeni kentlerin kurulacağını söylüyor ama 10 gündür köylerimize bir çadır dahi kuramadı. Bu depremde de gördük ki, sistem tamamen göçük altında kaldı. Şov ve timsah göz yaşının haricinde bir şey yapamıyorlar. AKP’lilerin deprem bölgesinde nasıl gülerek dolaştıklarını görüyoruz. Halklarımız kimin dost, kimin düşman olduğunu gördü. Önümüzdeki seçimi iptal etmek istiyorlar. Bir süre daha iktidarda kalmaya, toplanan paraları pay etmeye çalışıyorlar. Bu seçimler mutlaka zamanında yapılacaktır. Halk gereken dersi verecektir diye düşünüyorum.”

    Barış KOP/İSTANBUL

  • Can kaybı 20 bin 665’e yükseldi

    Can kaybı 20 bin 665’e yükseldi

    PİRHA – 6 Şubat’ta 10 şehirde yıkıma yol açan depremin 6. gününe girilirken ölü sayısında da ciddi artışlar yaşanıyor. AFAD, Maraş merkezli depremlerde can kaybının 20 bin 665’e yükseldiğini duyurdu.

    Maraş merkezli 9 saat arayla gerçekleşen 2 depremin bilançosu gün geçtikçe artıyor.

    AFAD’ın saat 08.36’da paylaştığı son bilgiye göre, Maraş, Antep, Urfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde toplam 20 bin 665 kişi hayatını kaybetti; 80 bin 88 kişi de yaralandı.

    92 bin 697 afetzede, bölgeden diğer illere tahliye edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Can kaybı 20 bin 213’e yükseldi!

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Can kaybı 20 bin 213’e yükseldi!

    PİRHA- Maraş’ta meydana gelen depremde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı verilere göre 10 ilde toplam can kaybı 20 bin 213’e yükseldi. Yaralı sayısı ise 80 bin 52 oldu.

    6 Şubat Pazartesi günü sabaha karşı saat 04.17’de Maraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7.7 büyüklüğünde ve saat 13.24’te Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, saat 21.42 itibarıyla Maraş merkezli olan ve 10 ilde yıkım meydana getiren depremde 20 bin 213 kişinin hayatını kaybettiğini, 80 bin 52 kişinin yaralandığını açıkladı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Deniz: AFAD’ın el koymaması için kurumlarımız kaymakamlıktan izin almalı-VİDEO

    Deniz: AFAD’ın el koymaması için kurumlarımız kaymakamlıktan izin almalı-VİDEO

    PİRHA- Yardımların istenilen yere gitmesi ve AFAD’ın el koymaması için yapılması gerekenlere ilişkin PİRHA’ya konuşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Alevi kurumlarının öncelikle bulundukları ilçe kaymakamlığından izin almaları gerektiğini söyledi.

    Merkezi Maraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, 6 Şubat sabahı 10 ilde yaklaşık 13,5 milyon kişinin yaşadığı bölgeyi yıktı. Açıklanan son resmi verilere göre, 9 bin 57 kişi yaşamını yitirdi, 52 bin 979 kişi yaralandı.

    Türkiye’de ve dünyada depremzedelerle yardım ve dayanışma sürüyor. Deprem olur olmaz harekete geçen Alevi kurumları, tırlarla yardım kolilerini deprem bölgesine ulaştırıyor.

    Yardımların istenilen yere gitmesi ve AFAD’ın el koymaması için yapılması gerekenlere ilişkin PİRHA’ya konuşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Alevi kurumlarının öncelikle bulundukları ilçe kaymakamlığından izin almaları gerektiğini söyledi.

    “AFAD YETKİLİLERİNİN EL KOYMAMASI İÇİN”

    Aydın şunları kaydetti:

    “Çok büyük bir felaket yaşıyor ülkemiz. Bunu aşabilmek için toplumsal dayanışmayla bu işi yürütebileceğimizi biliyoruz. Şu an tüm Alevi kurumları bununla ilgili çalışmaları yürütüyor. Bölgede can kaybı yaşamış insanlara ulaşmaya çalışıyoruz. Topladığımız erzakları da ulaştırmaya çalışıyoruz. Acil olarak şu an batıda bulunan tüm cemevlerimizde erzak toplama yardımları konusunda çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaların yerine tam yerine ulaşabilmesi adına kurumlarımızın öncelikle kendi bulundukları kaymakamlıktan izin alarak AFAD yetkililerinin yardımları durdurmaması için ulaşım araçlarına verilip kontrol noktalarından geçmeleri sağlanması gerekiyor ki istediğimiz yerlere yardımları ulaştıralım. İzin alınmadan giden yardımlar il sınırında AFAD tarafından durduruluyor ve kontrol edilerek el konuluyor ve dağıtımı kendileri yapıyor. Yardım göndermek isteyen kurumların mutlaka kaymakamlıktan izin alması gerekiyor.

    “ACİL İHTİYAÇLAR İÇİN NAKDİ YARDIM DA YAPIYORUZ”

    Yardımların geç ulaşması nedeniyle nakdi yardımların da yapıldığını belirten Aydın Deniz, “Bölgeye geç ulaşacak yardımlar için de biz kurumlarımızın hesap numaralarını alarak nakdi yardımlarda bulunuyoruz. O an günlük sorunları çözebilmek ve günlük oradaki alışverişleri yaparak cemevlerimize sığınan canlarımızın günlük hayatını devam ettirmek adına. Bu anlamda kurumlarımızın ilk adıma göre hareket etmesi elzemdir. Hakk’a yürüyen canlar ışıklar içinde olsun, yaralı canlara da acil şifalar diliyorum” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Maraş merkezli depremlerde can kaybı 6 bin 234’e yükseldi

    Maraş merkezli depremlerde can kaybı 6 bin 234’e yükseldi

    PİRHA- AFAD, “6 bin 234 vatandaşımız hayatını kaybetmiş; 37 bin 11 vatandaşımız yaralanmıştır”açıklamasında bulundu. 

    Maraş merkezli 7.7 ve 7.7 büyüklüğündeki iki büyük deprem 10 ili vurdu.

    AFAD’ın açıklamasına göre, depremlerde şu ana kadar 6 bin 234 kişinin hayatını kaybetti, 37 bin 11 kişi yaraladı. Yıkılan bina sayısı ise 5 bin 775 olarak kayıtlara geçti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Defne’de yurttaşın isyanı: 35 saat geçti tek yetkili gelmedi, enkaz altından sesler geliyor

    Defne’de yurttaşın isyanı: 35 saat geçti tek yetkili gelmedi, enkaz altından sesler geliyor

    PİRHA- Yaşanan depremlerin ardından bölgede bulunan yurttaşlardan yardım çağrıları gelmeye devam ediyor. Ailesi Hatay’da enkaz altında kalan Sebile Yürek, “Ailem enkaz altında ve bu saate kadar hiçbir yetkili, arama kurtarma ekibi buraya gelmedi. Enkaz altından hala sesler geliyor. Onları konuşturmaya çalışıyoruz, hayatta tutmaya çalışıyoruz. Tek isteğimiz arama kurtarma ekiplerinin gelip onları çıkarması” dedi.

    Maraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6’lık depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen dakika artıyor. Depremin yıkıcı etkisi Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Antep, Urfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay’da şiddetli bir şekilde hissedildi.

    Yaşanan depremlerin ardından bölgede bulunan yurttaşlardan yardım çağrıları gelmeye devam ediyor. Depremin üzerinden 36 saat geçmesine rağmen hala yardım gitmeyen birçok yer var. Özellikle Hatay ve Adana’ya tek bir devlet yetkilisinin bile gitmediği, insanların tamamen kaderine terk edildiği bilgileri geliyor.

    Sebile Yürek isimli yurttaş, Hatay’ın Defne ilçesinde bulunan Armutlu mahallesi İcadiye sokakta neredeyse tüm binaların yıkıldığını ve şu saate kadar hiçbir arama kurtarma ekibinin, yardımın gitmediğini söyledi.

    “HATAY’DA NEREDEYSE SAĞLAM BİNA KALMAMIŞ DURUMDA”

    Ailesinin hala enkaz altında olduğunu belirten Sebile Yüksel yaşadıklarını PİRHA’ya şöyle anlattı:

    “Depremin olduğunu öğrendiğimiz an çıkıp buraya geldik. Normalde Ankara’da yaşıyorum ben. Ailemin olduğu apartman tamamen yıkılmış durumda. Ailem enkaz altında ve bu saate kadar hiçbir yetkili, arama kurtarma ekibi buraya gelmedi. Bizler ulaşamıyoruz. En son aradığımızda yola çıktık dediler, saatler geçti hala gelen giden yok. Annem, babam, kardeşim, kuzenlerimiz, akrabalarımız göçük altında şu anda. Bu mahallede hatta Hatay’da neredeyse sağlam bina kalmamış durumda. Her yer yıkık.

    “35 SAATİ GEÇTİ HALA TEK YETKİLİ GELMEDİ”

    35 saati geçti şu anda. Ailelerimiz, yakınlarımız göçük altında ve bizler yakınları olarak buradayız. Hala sesler geliyor. Onları konuşturmaya çalışıyoruz, hayatta tutmaya çalışıyoruz. Kendi imkanlarımız da kıyıda olan bir kişiyi çıkartabildik ama enkaz ve molozlar çok fazla. Bunlar için makineler gerekiyor. İnsanların kaldırabileceği şekilde enkazlar yok. Mutlaka iş makineleri gelmesi lazım. Bizler çok denedik. Ellerimizle kazdık ama ne yazık ki enkaz altındakilere ulaşamıyoruz, çıkartamıyoruz. Sadece seslerini duyabiliyoruz. Elimizden bir şey gelmiyor. Molozlar çok ağır ve kalkmıyor.

    “ÇOK ÇARESİZİZ, ENKAZ ALTINDAKİLERİN SESLERİNİ DUYUYORUZ AMA YARDIM EDEMİYORUZ”

    Burada ne çadır ne gıda hiçbir şey yok. Herkes yakınlarından haber almayı bekliyor. Herkes enkazların başında bir umut bekliyor. Hava çok soğuk. Kendi imkanlarımızla arabalarda kalıyoruz. Olmayanlar ateş yakıyor, ısınmaya çalışıyor. Elektrik yok, hava kararınca burası kapkaranlık oluyor. Şarjımız çok az, telefonlar çekmiyor, internet çekmiyor. Ulaşamıyoruz sesimizi duyuramıyoruz. Yiyecek içecek yok. En çok istediğimiz şey arama kurtarma, AFAD. Gelsinler enkaz altındaki insanları çıkarsınlar. Hala yaşayan, sesleri duyulan insanlar var. Çok çaresiziz. Seslerini duyuyoruz ama yardım edemiyoruz. Çok zor bir durum yaşıyoruz.

    “İNSANLAR DONMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA”

    Hava bugün biraz güneş açmıştı ısınmıştı ama 2 gündür yağmur yağıyor ve şu anda da soğumaya başladı. İnsanlar donma tehlikesiyle de karşı karşıya. Burada insanlar perişan durumda ve şu ana kadar tek bir yardım, tek bir yetkili buraya gelmiş değil. Biz Ankara’dan duyunca hemen çıkıp geldik ama hiçbir devlet yetkilisi buraya gelemedi şu anda. Hiçbir yerden haber alamıyoruz. Biz gelirken yollar açıktı, hemen gelebildik. Şu an ne oluyor ne bitiyor haberimiz de yok. Çünkü internet yok. Telefonlar çekmiyor, yiyecek, içecek, gıda buradaki insanların her şeye ihtiyaçları var.”

    “TEK İSTEĞİMİZ ARAMA KURTARMA EKİPLERİNİN BURAYA GELİP ENKAZ ALTINDAKİLERİ ÇIKARMASI”

    Hastanelerin de yıkıldığını belirten Sebile Yürek, “Biz enkaz altından birisini kendi imkanlarımızla çıkardık ancak belden aşağısı kötü durumdaydı. Bütün hastaneler yıkılmış tek bir hastane kalmış sadece. Oraya götürdük. Benim ailemin bulunduğu apartmanda yaklaşık 25 hane vardı. 25 aile şu an enkaz altında. Tam olarak kaç kişi var bilmiyoruz. En önemli isteğimiz AFAD’ın, arama kurtarma ekiplerinin buraya gelmesi ve enkazdan insanları çıkarması. Burada ellerimizle biz çıkarmaya çalıştık, her yerimiz kesildi. Ellerimiz, kollarımız yaralandı ama o büyük molozları bizim kaldırmamız mümkün değil. Bunlar için makineler gerekiyor. Bunların bir an önce buraya gelmesini istiyoruz. Ayrıca burada dışarıda insanlar perişan halde, her şeye ihtiyacımız var” diyerek isyan etti.

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Binlerce insan göçük altında; Çukurova’da halk geceyi sokakta geçirdi

    Binlerce insan göçük altında; Çukurova’da halk geceyi sokakta geçirdi

    PİRHA- Maraş depremi sonrasında yıkımın büyük olduğu Çukurova kentlerine halen yardım ekipleri ulaşmış değilken, halk geceyi sokakta geçirdi. Hatay’a ise hala kurtarma çalışmaları için giden olmadığı belirtildi. 

    Maraş’ın Pazarcık ilçesinde dün saat 4.17’de 7,7; Elbistan ilçesinde ise saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde meydana gelen depremlerden 10 kent etkilenirken, yıkılan binlerce binanın enkazında arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD), depremde şimdiye kadar 3 bin 381 kişinin hayatını kaybettiğini, 20 bin 426 kişinin yaralandığını, 7 bin 840 kişinin de sağ kurtarıldığını açıkladı.

    HATAY’A HALA GİDEN YOK

    Yıkımın en büyük olduğu illerden olan Hatay’da ise hala birçok bölgeye arama-kurtarma ekipleri ulaşamazken, binlerce insan halen göçük altında. On binlerce insan geceyi sokakta geçirirken bölgeye haa yardım ulaşmış değil. Adana-Tarsus-Antep Otoyolunda çok sayıda ambulans, arama-kurtarma ekibi, iş makinaları hareketliliği de gözlemlendi.

    “BİNLERCE KİŞİ ÖLDÜ, TERK EDİLDİK, AFAD YOK, DEVLET YOK!”

    Katıldığı canlı yayında konuşan Hatay Büyükşehir Belediyespor’un eski başkanı Zekiye Yiğitbaşı, 10 bloklu koca bir sitenin yok olduğunu belirtti. Yiğitbaşı “Binlerce kişi öldü binlerce kişi. Terk edildik, her zamanki gibi terk edildik. AFAD yok, devlet yok, kimse yok. Açız, susuzuz. Çocuklar, torunlar yanımda. Annemi kaybettim galiba. Galiba kaybettim, bilmiyorum. Şehir dışına çıkma ihtimali yok, yollar yarılmış. Uçaklar geliyor geri gidiyormuş. Arabalarda oturuyoruz. Hiçbir yardım yok, AFAD çökmüş burada. Dışarıdan gelecek olan yardımları bekliyoruz. Kimse gelmedi hala” ifadelerini kullandı.

    3 KİŞİ KURTARILDI

    Sınırlı sayıda arama-kurtarma ekibinin ulaştığı İskenderun ilçesinde ise yıkılan 3 binanın enkazından 1’i çocuk 4 kişi depremden yaklaşık 24 saat sonra yaralı olarak çıkarıldı. Yürütülen çalışmalarda, 5 katlı Reşit Apartmanı’nın enkazındaki Mehmet ve kardeşi Hakan Yılmaz Çağan’a saat 03.35 sularında ulaşıldı. Ekipler, binanın çevresindeki 5 katlı Yalım Apartmanı’ndaki çalışmalarda 26 yaşındaki Kubilay Özer’e, Akgül Apartmanı’ndaki kurtarma çalışmasında da Nejla Baygül’e aynı saatlerde ulaştı.

    ADANA GECEYİ SOKAKTA GEÇİRDİ

    11 binanın hasar gördüğü ve şu saate kadar tespit edilen 50 kişinin hayatını kaybettiği Adana’da ise halk öğle saatlerinde gerçekleşen ikinci depremin ardından geceyi sokakta geçirdi. Okullar, yurt binaları, spor salonları, fuar alanı dahil 173 noktanın acil barınma alanı olarak belirlendiği Adana’da özellikle çok katlı binalarda yaşayan çok sayıda yurttaş geceyi acil barınma merkezleri, araçları ya da sokakta geçirdi. Yemek ve barınma ihtiyaçlarının karşılandığı yurttaşlara battaniye ve yatak sağlanmadı. Barınma merkezlerinde kalan yurttaşlar geceyi ya sandalyede ya da evlerinden götürdükleri döşeklerde geçirdi.

    TMMOB: CUMHUR İTTİFAKI ÜYELERİ REDDETTİ, VEBALİ ONLARIN BOYNUNA

    İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur, “En aşağıdan en yukarıya doğru inşaat mühendislerinin, mimarların, şehir plancılarının, yerel yöneticilerin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerinin mevcut bina envanterini tespit etmesi ve yenileme çalışmalarına gitmeleri gerekmektedir.” dedi.

    TMMOB İKK Sekreteri Ahmet Uncu, Büyükşehir Belediye Meclisi’ne Deprem Daire Başkanlığı kurulması ve Adana’daki bina envanteri çıkarılmasını önerilerinin Büyükşehir Meclisi’nde Cumhur İttifakı üyeleri tarafından reddedildiğini belirterek “Bunun vebali onların boynunadır” diyerek tepki gösterdi.

    EKİPLER YOLA ÇIKTI

    Öte yandan Adana Havalimanı’na yurtiçi ve yurtdışından gelen arama-kurtarma ekipleri buradan karayoluyla deprem bölgesine doğru yola çıktı.

    OSMANİYE’DE 131 ÖLÜM

    Depremin etkilediği bir diğer il olan Osmaniye’de ise valiliğinin son açıklamasına göre kentte 131 kişi hayatını kaybederken yüzlerce bina da yıkıldı. Yurttaşların çabası ve sınırlı sayıda ekiple devam eden çalışmalarda ise bir binanın enkazından yaklaşık 26 saat sonra 1 kişi canlı şekilde çıkartıldı.
    Ekipler, Esenler Mahallesi İstasyon Caddesi’ne yıkılan 10 dairenin yer aldığı Bilge Sitesi’nin enkazında Kubilay adlı vatandaşa, yaklaşık olarak 26 saatin ardından ulaştı. Enkazdan çıkartılan depremzede hastaneye kaldırıldı.

    SANCAR DEPREM BÖLGESİNE GEÇİYOR

    Ayrıca Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’da Adana Havalimanı’na indikten sonra deprem bölgelerine geçecek.

    İSLAHİYE’YE ULAŞIM YOK

    Antep İslahiye ilçesinde yıkımın boyutları ağırlaşarak devam ediyor. Yüzde 80’inin yıkıldığı ya da hasar gördüğü ilçeye arama-kurtarma ekipleri halen gelebilmiş değil. Ulaşımın sağlanamadığı ilçede yurttaşlar kendi imkanlarıyla enkaz altında kalanları çıkarmaya çalışıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Buldan ve Sancar bugün ağır kayıpların olduğu Adıyaman, Adana ve Hatay’da olacaklar

    Buldan ve Sancar bugün ağır kayıpların olduğu Adıyaman, Adana ve Hatay’da olacaklar

    PİRHA- Maraş merkezli depremlerin oluşturduğu yıkımı, arama kurtarma çalışmalarını yerinde görmek için HDP Eş Genel Başkanı Pervin bugün Diyarbakır’dan buldan Adıyaman’a, Eş Genel Başkan Mithat Sancar ise Adana ve Hatay’a gidecekler. 

    HDP Kriz Koordinasyon Merkezi, il koordinasyonları ve deprem bölgelerindeki vekillerin de dahil olduğu heyetlerin arama kurtarma başta olmak üzere çalışmaları sürüyor.

    Halkların Demokratik Partisi Basın Bürosu, dün Diyarbakır’a giden HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan bugün Adıyaman’a geçeceğini, Buldan’a Adıyaman’da Parti Sözcüsü Ebru Günay, milletvekilleri Kemal Bülbül, Şevin Coşkun ve Abdullah Koç’un eşlik edeceğini bildirdi.

    Basın Bürosu, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın ise bugün Adana’ya geçeceğini, Sancar ve beraberindeki heyetin ardından Hatay’a gideceklerini duyurdu.

    (HABER MERKEZİ)