Etiket: Mazlum Köse

  • PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse: Alevilik vardır, Alevilik haktır!- VİDEO

    PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse: Alevilik vardır, Alevilik haktır!- VİDEO

    PİRHA- Alevi toplumuna yönelik yeni girişimlerin hedefinde Cemevleri var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Cemevlerini kültür merkezi olarak kayda geçirmesine tepki gösteren Mazlum Köse, “Alevilik bir inançtır, cemevleri ibadethanemizdir” diyerek mücadele mesajı verdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri(PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Aleviliği öldürmek için yeni stratejiler devreye sokuldu” diyerek, Alevi toplumu üzerindeki tehditlere dikkat çekti.

    Köse, Aleviliğe dönük sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Mazlum Köse, son dönemde Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından Cemevlerinin tapu ve arazi kayıtlarında ibadethane değil kültür merkezi olarak gösterilmesine sert tepki gösterdi.

    “ALEVİLER TARİH BOYUNCA HEP ZULME UĞRADILAR”

    Tarih boyunca Alevilerin yok sayıldığını ve katliamlara uğradığını hatırlatan Köse, sistemin artık farklı yöntemlerle Aleviliği etkisizleştirmeye çalıştığını vurguladı:

    “Son olarak sistem Aleviliği yok etmek üzere yeni çözümler arıyor. Çevre Şehircilik Bakanlığı, Cemevlerinin yerini ibadethane olarak değil de kültür merkezi olarak tapularda ve arazilerde kayıtlara geçti. Bunun biraz geriye dönük temeline bakmak gerekiyor. Aleviler tarih boyunca hep katledildiler, zulme uğradılar, katliamlara uğradılar. Sonuçta sistem şunun farkına vardı ki Alevileri öldürmekle bitiremiyorlar. Öyleyse başka bir yol denemeye başladılar. Aleviliği öldürmek üzere bir strateji geliştirildi.”

    “DEVLET KENDİ ALEVİSİNİ YARATMAK İSTİYOR”

    Mazlum Köse, sistemin Aleviliği ortadan kaldırma çabalarına dikkat çekerek, “Bu süreç 1990’lı yıllarda Alevi örgütlenmelerinin başlamasıyla birlikte, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından, ‘Madem Aleviler örgütleniyor, o zaman bizim istediğimiz şekilde örgütlensin’ diyerek Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı’nı, yani Cem Vakfı’nı kurmakla başladı. ‘Örgütlenecekseniz, biz nasıl bir Alevi istiyorsak öyle örgütleneceksiniz’ dedi.

    Alevi toplumunun devletin bu yaklaşımına prim vermediğini belirten Köse, “Uzun bir süre bunun üzerinde yürüdüler ama Aleviler buna prim vermedi. Bunu her tarafta deşifre ettiler. Bunun Alevilerin gerçekten Cem Vakfı’nın sınırlarına sığmayacağını, İslamiyet’le çok bir ilgisi olmadığını, Müslüman Aleviliğin farklı bir inanç olduğunu söyleyerek bunu yüksek sesle dile getirdiler” diye belirtti.

    ALEVİ ÇALIŞTAYI VE KÜLTÜR BAKANLIĞININ GİRİŞİMLERİ

    Türkiye’deki Alevi kurumlarının ve kanaat önderlerinin Hacıbektaş’ta yaptıkları iki günlük Alevi çalıştayı sonrasında aldıkları ‘birlikte mücadele’ kararı üzerine sistem tekrar bir atağa geçtiğinin altını çizen Köse, bunun sonucu olarak Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Cemiyet Başkanlığı’nın kurulduğunu söyledi.

    Köse, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Amaç, Alevileri kendi tasarrufları altına toplamak ve Alevilikle ilgisi olmayan bir tarzda dizayn etmekti. Fakat Aleviler buna da refleks geliştirdi. Aleviliğin temelini bilen gerçek Aleviler, bu girişimleri boşa düşürmeyi bildi. Çabalarına rağmen bu kurum da zamanla çürüdü.”

    “CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR, KÜLTÜR MERKEZİ DEĞİL”

    “Cemevleri ibadethanemizdir, kültür merkezi değildir” diyen Köse, Aleviliğin sağlam bir duvara benzeterek, “Şimdi yeni bir atağa geçtiler. Son olarak TBMM’de çıkarılan yasa gereği, cemevlerimizin arazilerini ve tapularını ibadethane olarak değil, kültür merkezi olarak gösteriyorlar. Yani Aleviliği folklorik bir tema gibi sunmak istiyorlar. Ama biz bunu da geri püskürteceğiz. Sağlam duvar yıkılmaz. Aleviliğin on binlerce yıla dayanan geçmişi vardır. Alevilik bir inançtır, bir felsefedir, bir yaşam biçimidir” dedi.

    Alevi toplumu olarak örgütlü ve kararlı olduklarını vurgulayan Mazlum Köse, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bütün çabalara rağmen örgütlü Alevilik dağılmayacak. Sistemin Aleviliği parçalamak isteyen bütün girişimlerini geri püskürteceğiz. Cemevleri ibadethanedir ve Alevilerin ibadethanesi cemevleridir. Bunu hiçbir güç elimizden alamaz. Biz Aleviler olarak, bütün canlar olarak, bu saldırıları püskürtmeyi ve çürütmeyi biliyoruz. Çünkü bizim temellerimiz çok geçmişe dayanıyor. Alevilik bir inançtır. Bu tür saldırılara karşı da topyekûn müdahale etmeye devam edeceğiz. Alevilik vardır, Alevilik haktır.”

    Cem EKİNCİ/MALATYA

  • Enkazdan yaralı kurtuldu: ‘Bir yılda konut yapacağız’ diyenler, 10 gündür çadır kurmadı-VİDEO

    Enkazdan yaralı kurtuldu: ‘Bir yılda konut yapacağız’ diyenler, 10 gündür çadır kurmadı-VİDEO

    PİRHA-Maraş merkezi ikinci depremde Malatya Ören köyünde annesini, ablasını kaybeden, eşi ve babasıyla beraber yaralı kurtulan PSAKD Ören Şubesi Başkanı Mazlum Köse, köylülerin çadır ve soba ihtiyacının olduğunu söyledi. Cemevinin koordinasyon merkezi olarak faaliyet gösterdiğini belirten Köse, “Cumhurbaşkanı bir yıl içinde yıkılan yerlerde yeni kentlerin kurulacağını söylüyor ama 10 gündür köylerimize bir çadır dahi kuramadı” dedi.

    6 Şubat günü merkez üssü Maraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan iki depremde 36 binden fazla kişi hayatını kaybetti. 10 ili etkileyen depremlerin ardından Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinden bölgeye arama, kurtarma ekipleri giderken, depremzedelerin ihtiyaçları için yardım malzemeleri de gönderilmeye devam ediyor. Ancak henüz birçok noktada sorun devam ediyor.

    Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Ören Mahallesi de bu noktalardan biri. Pazarcık merkezli ilk depremin ardından Malatya merkezdeki evinden, Ören köyündeki evlerine giden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, Elbistan merkezli ikinci depremde enkaz altında kaldı. Annesi ve ablasını depremde kaybeden Köse, enkazdan yaralı olarak çıktı.

    Depremin ardından İstanbul’a gelen Köse‘nin, aynı enkazdan yaralı olarak çıkan eşi ve babası ise İstanbul Başakşehir’deki Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Köse ile deprem anında ve sonrasında yaşadıklarını yakınlarının tedavi için bulunduğu hastanede konuştuk.

    “İKİNCİ DEPREMDE ANNEMİ, ABLAMI KAYBETTİM”

    İlk depremin yaşandığı sırada uyanık olduğunu belirten Köse, yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Apartmanımız dört katlı ve biz en üst katta oturuyorduk. Sarsıntı durduktan sonra yanımıza ekmek, su, battaniye alarak apartmanı terk ettik. Herkes dışarıdaydı. Ateş yakmışlardı insanlar. Evimizin bulunduğu caddede bir apartmanın çöktüğü bilgisini aldık. Oraya gittim ve kısmen enkaz kaldırma çalışmalarına katıldım. Aynı zamanda bir basın çalışanı olduğum için oradan görüntüler çekerek, ajanslara gönderdim. Kent merkezine 45 kilometre mesafede köyümüz var. Orada yaşlı annem ve babam kalıyordu. Onlarla konuştum. Korkmuşlardı. Sonradan köyümüze gittik. Hem onların yanında olmak hem de oranın iki katlı olmasından dolayı daha güvenli diye oraya gittik.

    Derneğimizin genel merkeziyle, depremzedelere yapılacak olan yardımların koordinesiyle ilgili konuşuyordum. Malatya’ya gelecek olan yardımların benim üzerimden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması planlanıyordu. Telefon görüşmesini yaptığım sırada ikinci deprem oldu. Evimiz yıkıldı. Yaklaşık bir buçuk saatlik çalışmayla beni enkazdan çıkardılar. Annem ölmüştü. Eşim ve babam çıkarıldı daha sonra. Ablamın cenazesini ikinci günün akşamına doğru çıkarabildiler. Çocuklar İstanbul’dan iki ambulans kiraladılar. Eşimi ve babamı ambulanslar ile İstanbul’a getirdik. Biz de zor koşullarda cenazelerimizi defnettik.”

    “GÜÇLENDİRDİKLERİ İKİ OKUL DA YIKILDI”

    Köse, Ören köyünde bulunan cemevinin şu anda koordinasyon merkezi olarak yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında faaliyet gösterdiğini kaydetti. Köylülerin çadır ve sobaya ihtiyacı olduğunu da söyleyen Köse, şöyle devam etti:

    “Ören, 700 haneli bir köy. İki okul vardı. Yakın zamanda “güçlendirme yapacağız” denilerek epey para harcandı. Biz karşı çıktık. O parayla yenisini yapın dedik. Kabul etmediler. Yandaşlara peşkeş çektiler. Depremden sonra gördük ki iki okul da yıkılmış. Neyse ki kar yağışından dolayı okullar o gün tatildi. Çevre köylerden de taşıma sistemiyle gelen öğrenciler vardı. O günün tatil olması bir şanstı. Yoksa çok büyük can kaybı yaşanacaktı.

    “AŞEVİMİZDE GÜNDE İKİ KEZ SICAK YEMEK VERİLİYOR” 

    600 metrekare cemevimiz var. Çelik yapılı çatısında çökme yok ama bir duvarı yıkıldı. Cam, çerçeveler yere indi. Arkadaşlarımız şu anda orayı koordinasyon merkezi olarak kullanıyorlar. Gelen bütün yardımlar orada istifleniyor. Düzenli olarak gerekli yerlere ulaştırılıyor. Yönetime geldikten sonra cemevi dışında bir aşevi binası yaptırmıştık. Orası ayakta ve günde iki kez sıcak yemek paylaşılıyor.

    “KÖYDE ÇADIR VE SOBA İHTİYACI VAR”

    Yalnız müsahip kurumlarımızın topladığı yardımların büyük bir kısmının ulaştırılması engelleniyor. Çadır ve sobaların gönderilmesi engellendiği için köylüler barınma sorunu yaşıyor. Kış mevsiminden kaynaklı hava çok soğuk. Köylülerin bir kısmı kendi olanaklarıyla orayı terk etti ama orada kalanlar büyük sıkıntı yaşıyor. Kısmen hayvancılık yapılıyordu. Hayvan yemleri enkaz altında kaldığı için hayvanlar da ciddi bir açlık sorunu yaşıyor. Köyde 14 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında kalan şu an yok. Fakat 92 yaşında tek yaşayan teyzem Elif Fate Kalender’e ulaşamadık. Enkaz altından çıkmadı. Akıbetine dair bir bilgimiz de yok. Nerede olduğunu bilmiyoruz.”

    “ALEVİ KURUMLARININ, SOSYALİSTLERİN YARDIMLARI ENGELLENİYOR”

    Alevi kurumları ile sol, sosyalist partilerin bölgeye göndermek istedikleri yardımların engeller ile karşılaştığını vurgulayan Köse, “Müsahip kurumlarımızın, HDP, EMEP, TİP’in gönderdikleri yardımlar engelleniyor. Özellikle Alevi köylerine ulaştırılmasında engel çıkartılıyor. Son olarak Maraş’ta koordinasyon merkezi olarak kullanılan bir cemevimize kaymakamlık el koydu. Yardımların kendileri tarafından dağıtılacağı ifade edildi. Deyim yerindeyse kayyım atadılar. Bizim topladığımız yardımları kendileri dağıtmaya, oradaki kurumları devre dışı bırakmaya çalıştılar. Ne kadar engellerlerse engellesinler hem sol, sosyalist partiler hem de Alevi kurumlarımız ihtiyacı olan her canımıza yardımları ulaştırmak için canla başla çalışıyorlar. Bunu engelleyemeyecekler” ifadelerini kullandı.

    “YARDIM ADI ALTINDA YİNE BİR ŞOV YAPTILAR”

    Son olarak birçok televizyon kanalının ortak yayın ile bağış topladığı kampanyaya da değinen Köse, “Yardım kampanyası adı altında yine bir şov yaptılar” dedi. Toplanan bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında şüphelerinin olduğunu belirten Köse, şunları kaydetti:

    “Birçok televizyonun ortak yayınıyla yardım kampanyası adı altında yine bir şov yaptılar. 115 milyar liranın üzerinde bir para topladılar. Baktığımızda beşli çetenin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, yandaş sendikaların yardım yaptığını görüyoruz. Cengiz Holding akşam 3 milyar TL yardım yaptı. Sabah, holdinge bağlı bir şirkete 3 milyar 10 milyon lira teşvik geldi. Yani yaptığı yardımın üzerine 10 milyon lira da kâra geçmiş oldu. Bunlar tamamen şova yöneliktir. Toplanan paraların ne kadarının kayıt altına alınacağı, yerine ulaşacağı muammadır. Çünkü daha önce yaşadığımız tecrübeyle sabittir. 15 Temmuz gibi birçok dönemde de paralar topladılar ama kayboldu.

    “BİR YIL İÇİNDE YENİ KENT KURACAĞINI SÖYLEYENLER 10 GÜNDÜR ÇADIR KURAMADI”

    Cumhurbaşkanı bir yıl içinde yıkılan yerlerde yeni kentlerin kurulacağını söylüyor ama 10 gündür köylerimize bir çadır dahi kuramadı. Bu depremde de gördük ki, sistem tamamen göçük altında kaldı. Şov ve timsah göz yaşının haricinde bir şey yapamıyorlar. AKP’lilerin deprem bölgesinde nasıl gülerek dolaştıklarını görüyoruz. Halklarımız kimin dost, kimin düşman olduğunu gördü. Önümüzdeki seçimi iptal etmek istiyorlar. Bir süre daha iktidarda kalmaya, toplanan paraları pay etmeye çalışıyorlar. Bu seçimler mutlaka zamanında yapılacaktır. Halk gereken dersi verecektir diye düşünüyorum.”

    Barış KOP/İSTANBUL

  • ‘HDP’nin ‘Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyası Türkiye halklarını kucaklıyor’-VİDEO

    ‘HDP’nin ‘Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyası Türkiye halklarını kucaklıyor’-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse ve Felsefeci-Yazar Mehmet Akkaya, HDP’nin başlatmış olduğu ‘Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyasını değerlendirerek, “HDP bizim bütün taleplerimizi, sorunlarımızı ve çözüm önerilerini ülke genelinde her kesime giderek anlatıyor. Bu çalışma toplumsal bir devrime işaret eden açıklamalarla birlikte yürütülüyor. Türkiye halklarını kucaklayacak bir kampanya olmuş” dediler.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) 5 Mayıs itibari ile başlattığı ‘Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyası sürüyor. HDP, söz konusu çalışmayla birlikte Alevilerin taleplerinin yer aldığı bir de kitapçık hazırladı. Ülkenin dört bir yanına geziler düzenleyen HDP’liler, yurttaşlara kampanyalarını anlatıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse ve Felsefeci-Yazar Mehmet Akkaya HDP’nin başlatmış olduğu ‘Alevilere eşit yurttaşlık’ kampanyasını değerlendirdi.

    “HDP BU KAMPANYAYLA BİRLİKTE ALEVİLERLE MÜSAHİP OLDU, HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ”

    HDP’nin başlatmış olduğu kampanyayı ve çalışmayı bir inanç kurulunun başkanı olarak çok kıymetli bulduğunu ifade eden PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, şunları dile getirdi:

    “HDP bizim bütün taleplerimizi ve sorunlarımızı, bunun yanı sıra sorunlarımızın çözümlerini siyasi parti olarak kabul edip, ülke genelinde her kesime giderek anlatıyor. Bu çok değerli. Aleviler yüzyıllardır bu ülkede ciddi sorunlar yaşıyorlar. İnançları kabul edilmiyor, ibadethaneleri kabul edilmiyor, bugüne kadar katliamlara uğradılar. Alevilerin kendi örgütlülüklerini yaratmakla birlikte müsahip kurumlara da ihtiyaçları vardır. HDP, Alevilerin taleplerini, sorunlarını ve çözümlerini gündeme getirerek bizimle müsahip olduğu için bu çalışma ayrıca çok kıymetli. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Bizler de Alevi kurumları olarak bu çalışmanın destekçisi olacağımızı, üzerimize düşen bütün desteği vereceğimizi buradan iletiyoruz.”

    “TÜRKİYE HALKLARINI KUCAKLAYACAK BİR KAMPANYA OLMUŞ”

    Felsefeci-Yazar Mehmet Akkaya da kampanyanın önemine vurgu yaparak, İstanbul’da yaşamasına rağmen çalışmalar kapsamında Malatya’ya geldiğini belirtti.

    Eşit yurttaşlık konusunun sadece Alevileri kapsayan bir durum olmadığını söyleyen Akkaya, “Bu kampanya kimliksel sorunu olan Aleviler dışındaki inanç gruplarını da içine alacak şekilde düşünülmüş. Bu çok doğru bir karardır. Eşit yurttaşlık sorununun ekonomik, toplumsal, sosyal sorunlara kadar genişletilerek düşünülmüş olması çok önemli. Bizim geçmiş yüzyılımızı değerlendirip yaşadığımız sorunlara çözüm bulmak için emek harcanmış. Böyle bir çalışmayı sanırım ilk defa HDP yaptı, bir siyasi parti olarak. Alevilerin, Kürtlerin, sol- sosyalist kesimlerin, emekçilerin yani her kesimin eşit yurttaşlık temelinde bir araya gelmeleri gerektiği belirtiliyor. Sorunlarımız bir iktidar değişikliği ile çözülmeyecektir. Bu çalışma toplumsal bir devrime işaret eden açıklamalarla birlikte yürütülüyor. Sistemin HDP’yi ötekileştirmesi söz konusu. Ancak HDP gittiği her yerde çok büyük ilgi görüyor. Türkiye halklarını kucaklayacak bir kampanya olmuş. Bu seçim sonuçlarına da yansıyacaktır diye düşünüyorum” dedi.

    PİRHA/MALATYA

  • ‘Zorunlu din dersine karşı geniş bir birliktelik şart’

    ‘Zorunlu din dersine karşı geniş bir birliktelik şart’

    PİRHA- PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, zorunlu din derslerinin kaldırılmasının Alevilerin en temel taleplerinden birisi olduğunun altını çizerek, “Bununla ilgili alanlara çıkmak, taleplerimizi yüksek sesle bildirmek gerekir. Bunu yapmadığımız sürece sesimiz kısık kalacaktır” dedi.

    Türkiye’de din dersi, 1928’den 1940’ların sonuna kadar müfredata dahil edilmemiş, sonrasında ise seçmeli bir ders olarak öğrencilere sunulmuştu. Ancak 12 Eylül Darbesi’nden sonra zorunlu hale getirilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine, 2012’den itibaren “Kur’an-ı Kerim”, “Hz. Muhammed’in Hayatı” ve “Temel Dini Bilgiler” seçmeli dersleri de ilave edildi.

    Din derslerinin içeriğinin Sünni İslam ağırlıklı olması sonucu uzun yıllar boyunca toplumun farklı kesimlerinden itirazlar yükseldi. Söz konusu ders içerikleri yerel ve uluslararası mahkemelerce de yasalara aykırı bulundu. Fakat Millî Eğitim Bakanlığı, din derslerinin tek bir dine yönelen ders olmadığını savunsa da Aleviler, bir bütün olarak din derslerinin müfredattan kaldırılması yönündeki talebini sürdürüyor.

    ALEVİLER AİHM KARARLARININ UYGULANMASINI BEKLİYOR

    Aileler, çocuklarının din dersinden muaf tutulması ya da söz konusu derslerin tümden kaldırılması yönünde defalarca kez mahkemeye başvurdu. Zorunlu din dersi dayatmasının hukuksuz olduğu yönünde mücadele veren eğitim sendikaları da birçok kez adliyelerin kapısını çaldı. Nihai karar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından, 2014 yılında çıktı.

    AİHM, Türkiye hükûmetinden “Zaman geçirmeden öğrencilerin zorunlu din ve ahlak kültürü derslerinden muaf tutulmalarını da sağlayacak yeni bir sisteme geçmesini” belirterek zorunlu din dersine karşı olmamakla birlikte, din dersinin içeriğini göz önünde bulundurarak zorunlu bir biçimde verilemeyeceğine hükmetti. Ancak mahkeme kararları tanınmadı, din eğitimi daha da yoğun bir şekilde öğrencilere dayatıldı.

    Aleviler, zorunlu din derslerinin kaldırılması için yıllardır mücadele ediyor. Günümüzde ulusal ve uluslararası mahkemelerde alınmış kararlar olmasına rağmen neden bu kararlar uygulanmıyor?
    İktidarın kararları uygulamak yerine din derslerini arttırması öğrencinin gelişmesine ne tür etkiler yaratıyor?
    Alevi kurumları zorunlu din derslerinin kaldırılması için ne yapıyor, ne yapmalı? gibi soruları yazar, akademisyen, aktivist ve Alevi kurum temsilcilerine sorduk.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, sorularımızı yanıtladı.

    PİRHA: İktidar zorunlu din dersi konusunda varolan yargı kararlarını uygulamıyor. Tam tersi eğitimdeki dini içerikli derslerin sayısını arttırıyor. Bu ısrarı neye bağlıyorsunuz?

    MAZLUM KÖSE: Zorunlu din derslerinin kaldırılması biz Alevilerin en temel taleplerinden birisidir. Herkesin ana dilinde ve inancına uygun eğitim alması ile ilgili taleplerimiz bellidir. AİHM kararlarına göre zorunlu din derslerinin kaldırılması gerekir, cemevlerinin ibadethane sayılması gerekir. Ama AKP hükümeti tarafından bu kararlar uygulanmıyor. Keyfi olarak uygulanmadığını düşünüyoruz. Bu hukuki kararların bir an önce yürürlüğe girmesini kazanılmış hakların teslim edilmesini istiyoruz.

    “ALEVİLER OLARAK NET BİR TAVIR ORTAYA KOYMALIYIZ”

    -Alevi kurumları ve yurttaşlar uzun yıllardır hem meşru hem de hukuki mücadele yürütüyor. Bu mücadelenin sonuç alması için neler yapılmalı?

    Aleviler bu talepler çerçevesinde sıkı bir şekilde örgütlenmelidir. Bu konuda sorun olduğunu düşünüyorum ben. Aleviliğin tanımı tam olarak yapılmıyor. Biz Aleviliği tam olarak anlatamıyoruz. Biz anlatamadığımız için de bu sorunlar, sıkıntılar devam ediyor. Yapmamız gereken öncelikli olarak inanç kurulları, kanaat önderleri, dedeler tekrardan bir araya gelerek Aleviliğin tanımı ve Alevilerin talepleri noktasında net bir tablo ortaya koymaları gerekiyor. Net bir tavır ortaya koymaları gerekiyor. Bu noktada birlik sağlayamıyoruz. Birlik sağlayamadığımız sürece de bu keyfi uygulamalar devam edecektir. Yapmamız gereken taleplerimizi ana başlıklarıyla netleştirmek ve bununla ilgili alanlara çıkmak, taleplerimizi yüksek sesle bildirmek gerekir. Bunu yapmadığımız sürece sesimiz kısık kalacaktır.

    “TALEPLERİMİZİ GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DİLE GETİRMELİYİZ”

    -Alevi kurumları asimilasyonist eğitim müfredatına karşı nasıl bir yol izlemeli?

    AKP hükümeti her konuda keyfi uygulamalar sürdürüyor. Karşısında güçlü bir muhalefet bulamıyor. Biz Aleviler olarak da bir araya gelmeli ve güçlü bir duruş sergilemeliyiz. Her alanda taleplerimizi gündeme getirmeliyiz bütün demokratik kitle örgütleri de Alevilerle birlikte bir araya gelmelidir. Çünkü işçinin, emekçinin, hak ihlaline uğrayan herkesin talepleri ortaktır. Bu talepler çerçevesinde bir araya gelinmesi ve geniş bir cephe oluşturulmalıdır. Haklı talepler hep birlikte her alanda güçlü bir şekilde dile getirilmelidir. Bunun dışında başta zorunlu din dersleri olmak üzere hiçbir hak talebimizi almamız mümkün görünmüyor. Biz az ya da çok Aleviler olarak taleplerimizi gündeme getiriyoruz. Taleplerimiz hayata geçene kadar da getirmeye devam edeceğiz. Birlikteliği ve tek sesliliği meydana getirebilirsek daha güçlü oluruz.

    Diren KESER-Melis CİDDİOĞLU/PİRHA

    İlgili Haberler

    1-‘Türk-İslam’ sentezine dayalı anlayışın hedefi çocuklar’

  • PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, serbest bırakıldı-VİDEO

    PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, serbest bırakıldı-VİDEO

    PİRHA- Dün sabah evine yapılan baskında gözaltına alınan PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, dün sabah evine yapılan baskında gözaltına alındı.

    bu sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen ve sosyal medyadaki paylaşımları sorulan Köse, yurt dışı yasağı ve adli kontrol uygulanarak serbest bırakıldı.

    PİRHA/MALATYA

  • Ulutaş: Mazlum Köse Alevilerin taleplerini dile getiriyor, serbest bırakılsın!

    Ulutaş: Mazlum Köse Alevilerin taleplerini dile getiriyor, serbest bırakılsın!

    PİRHA- PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse’nin, bu sabah evine yapılan baskında gözaltına alınmasına PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş tepki gösterdi. Ulutaş, “Alevilerin taleplerini dile getirmek suç olmamalı. Mazlum Köse bir an önce serbest bırakılmalı” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, bu sabah evine baskın yapan jandarma tarafından gözaltına alındı.
    Köse’nin sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle gözaltına alındığı öğrenildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, Mazlum Köse’nin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

    Mazlum Köse ile birlikte 4 kişinin gözaltına alındığını ancak diğer 3 kişinin kim olduğunu henüz öğrenemediklerini söyleyen Ulutaş, mazlum Köse’nin sosyal medya paylaşımlarında örgüt propagandası yaptığı iddiasıyla gözaltına alındığını bunun kabul edilmeyeceğini ifade etti.

    “GÖZALTILAR BİZİ YILDIRAMAYACAK”

    Ulutaş, şunları kaydetti:

    “Mazlum Köse Ören’de PSAKD’nin ve cemevinin Başkanı. Sonuçta Alevilerin hak ve özgürlük taleplerini dile getiren ve bunun için mücadele eden bir arkadaşımız. Demokratik bir mücadele veriyoruz ama bazen bunun karşılığı gözaltılar ve tutuklamalar oluyor. Biz bu uygulamanın antidemokratik olduğunu biliyoruz. Yasal zeminde demokratik bir mücadele veriyoruz. Alevilerin hak ve özgürlük taleplerini dile getiriyoruz. Bu gözaltılar asla bizi yıldıramacak. Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Sosyal medya paylaşımları kişinin düşünce özgürlüğünü kapsar. Mazlum Köse’nin paylaşımlarının terör örgütü propagandasına girdiğini düşünmüyoruz. Talepleri dile getirmek suç olmamalı bu ülkede. Mazlum Köse’nin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz.”

    PİRHA/ MALATYA

     

  • Alevilerden tepki: Mazlum Köse’nin gözaltına alınması Alevilere gözdağıdır

    Alevilerden tepki: Mazlum Köse’nin gözaltına alınması Alevilere gözdağıdır

    PİRHA- PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, bu sabah evine yapılan baskında gözaltına alındı. Köse’nin gözaltına alınmasına Aleviler sosyal medyadan sert tepki gösterdiler.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, bu sabah evine baskın yapan jandarma tarafından gözaltına alındı.
    Köse’nin neden gözaltına alındığına dair bir bilgi henüz öğrenilemedi.

    Mazlum Köse’nin gözaltına alınmasına Aleviler sosyal medyadan tepki gösterdiler.

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan: Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ören Şube başkanımız Mazlum Köse bugün sabah gözaltına alınmıştır. Pir Sultan Örgütlüğü olarak Mazlum başkanımızın yanındayız. Tarih buyunca Alevi toplumu bu baskılara asla boyun eğmedi bugün de eğmeyecektir.

    PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin: Mazlum Başkan derhal serbest bırakılsın. Baskılar bizi yıldıramaz!

    Eski PSAKD Malatya ve Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, “Bu sabah evine yapılan polis ve jandarma baskınıyla gözaltına alınan PSAKD Ören Şube Başkanımız serbest bırakılsın!..
    Baskılar bizi yıldıramaz!” dedi.

    PSAKD Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe: Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya/Ören Şube Başkanımız, can dostumuz Mazlum Köse bu sabah evinde hiç bir gerekçe ortaya konmaksızın gözaltına alınmıştır. Mazlum Köse nezdinde yapılan bu gözaltı, Alevilere ve mazlumlara bir gözdağı niteliğindedir. Yoldaşımız, abimiz, dostumuz yalnız değildir. Başkanımız derhal serbest bırakılmalıdır. Pir Sultan Abdal’ın yolunu yolu bilenlere aşk olsun.

    PSAKD Üyesi/ Gazeteci Sezgin Kartal: “Siyaset günleri gelip çatmadan, açılın kapılan Şah’a gidelim!” Güne yeni bir gözaltıyla başladık. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Ören Şube Başkanımız sevgili Mazlum Köse bu sabah evine yapılan jandarma baskınıyla gözaltına alındı. Sevgili Mazlum başkanın hayatı hak mücadelesiyle geçtiğine tanığız. Zulüm bizden ırak değil.
    #MazlumKöse serbest bırakılsın!”

    (HABER MERKEZİ)
  • PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse gözaltına alındı

    PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse gözaltına alındı

    PİRHA- PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, bu sabah evine yapılan baskında gözaltına alındı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, bu sabah evine baskın yapan jandarma tarafından gözaltına alındı.
    Köse’nin sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle gözaltına alındığı öğrenildi.
    Mazlum Köse uzun yıllardır Alevi hak mücadelesi veriyor.

    PİRHA/ MALATYA

  • Ören PSAKD Başkanı’ndan Davutoğlu ile görüşen Alevilere tepki

    Ören PSAKD Başkanı’ndan Davutoğlu ile görüşen Alevilere tepki

    PİRHA – Yeni Parti kurma hazırlığında olan Ahmet Davutoğlu’nun bazı Alevilerle görüşmesine tepkiler gelmeye başladı. PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Bu oyunlara gelen, gelecek olan, oralarda ‘Aleviler adına’ diyerek yer almaya çalışan her kim olursa olsun Aleviler nezdinde ‘yol düşkünüdür’” dedi. 

    Yeni parti kurma çalışmalarının sonuna gelen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, partisinin kuruluşunda yer alması için bazı Alevilerle görüştüğü basına yansıdı. Davutoğlu’nun Alevilerle görüşmesine ise Alevi kurum temsilcilerinden tepkiler gelmeye başladı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, sosyal medyadan paylaştığı yazısında yeni kurulan partilerin kurulurken izledikleri yolun Aleviler açısında dikkat çekici olduğunun altını çizdi. Köse, Davutoğlu ve Babacan’ın kurma aşamasındaki partilerinde özellikle Alevi oylarını merkezlerine koyduklarını söyledi.

    “ALEVİLER ONURLUDUR, MAKAM PEŞİNDE DEĞİLLERDİR”

    Köse, Davutoğlu’nun konuyu daha ciddiye alarak Aleviler ile bağ kurmaya çalıştığını ve daha önceleri Alevi örgütlerindeki çalışmalarıyla ismi bilinen kişileri, Alevi kimliği öne çıkmış eski milletvekillerini partisine katarak işi tepeden bitirmeyi hedeflediğini kaydetti.

    “Davutoğlu ile görüşen kişiler kendi örgütlülükleri içinde kredisini bitirmiş ‘çürük elmalardır’” diyen Mazlum Köse, şöyle devam etti:

    “Zaten bu isimler çürümüş olmasalar Davutoğlu bunlarla temas kurabilir miydi? Davutoğlu bilmez mi ki, Aleviler onurludur, gururludur, bir koltuk, bir mevki makam uğruna kendilerini yok sayan, en sıradan taleplerini bile yerine getirmeyi gündemine dahi almayan, Suriye’de cihatçı, gerici çeteleri meşrulaştıran, destekleyen ve onların Mazlum halklara ve Alevilere yönelik katliamlarını tarif ederken ‘bizim yaramaz çocuklar’ diyen zamanın Başbakanı şimdi yeni parti kuruyor, diye aslında zihniyetinde bir değişim olmadı.”

    “ÇÜRÜK ELMALARI AYIKLAMALIYIZ”

    Davutoğlu ve Babacan’ın görüştüğü, irtibata geçtiği kişilerin seçilmiş, her yola gelebilecek, güvensiz ve değersiz kişiler olduğunu savunan Köse, sistemin yarattığı gri pasaportlu dedelerde olduğu gibi şimdi de siyasi arenada kendi ırkına ihanet eden keklikler yaratılmaya çalışıldığını ileri sürdü.

    Davutoğlu ile görüşen Alevilere seslenen Köse, “Bu oyunlara gelen, gelecek olan, oralarda ‘Aleviler adına’ diyerek yer almaya çalışan her kim olursa olsun Aleviler nezdinde ‘yol düşkünüdür’ Bu böyle biline” ifadelerini kullandı.

    Köse, son olarak, 16 Kasım Garip Dede Dergahında alınan ‘Birlikte mücadele’ kararlarının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “içimizdeki ‘çürük elmaları’ ayıklamalıyız hem de daha fazla çürümenin önünü almalıyız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ören PSAKD Başkanı: Okullardaki mescit uygulaması öğrencileri ayrıştırır-VİDEO

    Ören PSAKD Başkanı: Okullardaki mescit uygulaması öğrencileri ayrıştırır-VİDEO

    PİRHA-MEB tarafından onaylanan ‘Mescitsiz okul kalmasın’ projesini değerlendiren PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Köse, “Mescitlerle, namaz kılma gibi uygulamalar ayrımcılığı da beraberinde getiriyor. Namaz kılan kılmayan, oruç tutan tutmayan, mescide giden gitmeyen diye öğrenciler arasında ciddi ayrıştırmalara sebep olur dedi. 

    İnsan Vakfı, 2016 yılında “Mescitsiz okul kalmasın” projesi başlattı. Proje, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından onaylandı ve MEB projeye sponsor oldu. İlk etapta 90 okula mescidin yapılmasını öngören bu proje eğitim sistemini nasıl etkileyeceği ve hangi sorunları ortaya çıkaracağı ile ilgili Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “HER GELEN MİLLİ EĞİTİM BAKANI MÜFREDATLA OYNAMIŞTIR”  

    Mazlum Köse, “AKP iktidarı yönetime geldiğinden bu yana her iki yılda bir Milli Eğitim Bakanı  değiştirmiştir. Her gelen bakan da eğitim sistemiyle müfredatla ciddi bir şekilde oynamıştır” hatırlatmasında bulundu.

    Köse, “Herkes kendi düşüncesine göre bir eğitim sistemi yerleştirmeye çalışmıştır. Bu da doğal olarak hem eğitimcilerin hem öğrencilerin öğrenme kabiliyetlerini zora sokmuştur. Farklı sistemler getirdiler. AKP iktidarı sürecinde bunların toplamında ortak değer, AKP’nin başında bulunan zatın da söylediği gibi dindar ve kindar bir nesil yetiştirmektir” dedi.

    “DİNİ TEMELLER ÜZERİNDE BİR YAPI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Köse, “Çağdaş, bilimsel, demokratik, ezbercilikten uzak bir eğitim yerine, dini anlayışların, hurafelerin, bilimden uzak bir anlayış yerleştirilmek isteniyor. Bu da ciddi anlamda sorunları da beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.

    “OKULLARDAKİ MESCİT PROJESİ AYRIŞTIRIR”

    “Dini temeller üzerinde kurulan bir eğitim sisteminin Anayasa’nın eşitlik ilkesine, din ve vicdan hürriyeti ilkesine tamamen ters düştüğünü vurgulayan Köse, şunları kaydetti:

    “AKP iktidarı uygulamaya ve yerleştirmeye çalıştırdığı bu dine dayalı eğitim sistemiyle Anayasal bir suç işlemektedir. Mescitlerle, namaz kılma gibi uygulamalarla yapılan bu gidişat aynı zamanda ayrımcılığı da beraberinde getiriyor. Namaz kılan kılmayan, oruç tutan tutmayan, mescide giden gitmeyen diye öğrenciler arasında ciddi ayrıştırmalarla barıştan yana olan özlemlerimizi çelişkiye dönüştürüyor. Okullarda özellikle Alevi canlarımız namaz kılmadığı zaman, oruç tutmadığı zaman, mescide gitmediği zaman dışlanıyorlar” diye konuştu.

    MALATYA / PİRHA

  • Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Malatyalı gençlerin aileleri cemevinde buluştu

    Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Malatyalı gençlerin aileleri cemevinde buluştu

    PİRHA-Ankara katliamında yaşamını yitiren Malatyalı gençlerin aileleri ile cemevinde bir araya gelen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, yaptığı konuşmada “Bizler acımızı yüreğimize gömsek de barışı savunmaya devam edeceğiz” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şubesi, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Malatyalı gençlerin aileleri ile Ören Cemevi’nde kahvaltıda bir araya geldi.

    Kahvaltılı sohbete EMEP il başkanı ve yöneticileri, Akçadağ ilçe örgütü, CHP Akçadağ ilçe başkanı ve belediye meclis üyeleri, HDP il eş başkanı ve yöneticileri, Akçadağ ilçe başkanı ve yöneticileri, Birleşik Taşımacılık Sendikası, SES, Eğitim Sen, Büro Emekçileri Sendikası Dersim şube yöneticileri, 10 Ekim’de yaralı kurtulan Hasan Akdemir, Sakine Kırteke, Ören mahalle muhtarının yanı sıra Ören halkı da katılım sağladı.

    “FAİLLER HALA HAK ETTİKLERİ CEZAYI ALMADI”

    Burada bir konuşma yapan PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Bizler acımızı yüreğimize gömsek de barışı savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    Ankara katliamının üzerinden üç yıl geçmesine rağmen katliamın gerçek faillerinin yargı önünde hak ettikleri cezayı almadıklarını kaydeden Köse, “Uydurma ve göstermelik mahkeme ve yargılamalar sonucunda bazı insanları katliamın faili diye yine göstermelik cezalara çarptırdılar. Bizler biliyoruz ki, bu patlamaların gerisinde daha büyük barış düşmanı güçler var. İşte asıl suçlu olan bu güçler açığa çıkarılıp yargı önünde hak ettikleri cezaları çekmedikleri sürece ne içimizdeki kor ateş sönecek, ne de bizler bu davanın takibinden vazgeçeceğiz” şeklinde konuştu.

    “İNADINA BARIŞI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Demokrasi ve barışı savunan herkesin birlik ve dayanışma içerisinde olması gerektiğine vurgu yapan Köse, “Bu birlikteliği inşa edebilirsek ülkeye barışı da, demokrasiyi de getireceğimize inancım tamdır” dedi.

    Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da barışı, halkların kardeşliğini ve demokrasiyi savunmaya devam edeceklerini belirten Köse, “Gençlerimizin bugünlere taşıdıkları o onurlu barış bayrağını yarınlara taşımak ve gelecek kuşaklara teslim etmek bizlerin boynumuzun borcudur” diye konuştu.

    Kahvaltı aileler ve katılımcıların sohbeti eşliğinde sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ören PSAKD Başkanı Köse: Songül Tunçdemir derhal serbest bırakılsın-VİDEO

    Ören PSAKD Başkanı Köse: Songül Tunçdemir derhal serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA- KHK ile işinden ihraç edilen PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in iki gün önce gözaltına alınmasına Alevi kurum temsilcilerinden tepkiler gelmeye devam ediyor. Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Arkadaşlarımız serbest bırakılıncaya kadar mücadelemiz devam edecek” dedi.

    KHK ile işlerinden ihraç edilmelerinin ardından işe geri dönmek için İstanbul Kadıköy’de ve Bakırköy’de eylemlerini sürdüren KESK üyesi kamu emekçileri, 4 Haziran’da gözaltına alınmıştı. Kadıköy’de gözaltına alınanlar arasında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir de bulunuyor.

    Tunçdemir’in gözaltına alınmasına Alevi kurumları yaptıkları basın açıklaması ile tepki gösterdi. Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in 68 haftadır direniş sürdürdüğünü söyledi.

    “GÖZALTILAR KEYFİDİR”

    Tunçdemir’in direniş esnasında keyfi bir şekilde gözaltına alındığını söyleyen Köse, “Songül Tunçdemir, PSAKD yöneticiliği yapmış, Kartal Şube Başkanı Alevi bir candır. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında işinden atılmış bir arkadaşımızdır. Ama öncelikli olarak Alevi kimliği ve Alevi mücadelesi içerisindeki duruşu ön plana çıkmaktadır” dedi.

    Devletin Alevilere karşı sistematik olarak baskılarının artarak devam ettiğini söyleyen Köse, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cemevlerine hukuki statü vereceğiz açıklamasını hatırlatarak, bu açıklama Tunçdemir’in gözaltına alınmasının manidar olduğunu kaydetti.

    “ALEVİLER BU BASKILARA BOYUN EĞMEYECEK”

    Aleviler olarak bu baskılara boyun eğmeyeceklerini kaydeden Köse, “Alevilerin talepleri yerine gelinceye kadar örgütlü mücadelemize devam edeceğiz. Daha önce de tutuklanan PSAKD yönetici ve üyeleri de keyfi bir şekilde tutuklandılar. Onlar özgürleşinceye kadar örgütlü mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

    “Devletin Alevilerin üzerinden ellerini çekmesini istiyoruz” diyen Mazlum Köse, “Bu baskılarla biraraya gelen, örgütlenen, mücadelesini her geçen gün yükseltmekte olan Alevileri sindirmek, boyun eğdirmek ve teslim almak istiyorlar. Bu baskılarınızdan korkmuyoruz, yılmıyoruz ve teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ören PSAKD Başkanı’ndan AKP tepkisi: Aleviler size inanmıyor, 16 yıldır neredeydiniz?-VİDEO

    Ören PSAKD Başkanı’ndan AKP tepkisi: Aleviler size inanmıyor, 16 yıldır neredeydiniz?-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim beyannamesinde yer alan, ‘Cemevlerine yasal statü vereceğiz’ açıklamasına tepki gösterdi. Köse,”Aleviler size inanmıyor, 16 yıldır neredeydiniz? Yapmış olduğunuz bu açıklamayı tamamen oy devşirmeye yönelik olarak görüyoruz ve sizi samimi bulmuyoruz” dedi.

    AKP’nin seçim beyannamesi ve milletvekili aday tanıtım toplantısında konuşan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “24 Haziran seçimlerinden sonra demokrasimizi geliştirmeye devam edeceğiz, demokrasiyi bir üst lige çıkaracağız. Cemevlerine hukuki statü sağlayacağız” sözlerine Alevi toplumundan, dernek temsilcilerinden tepki gelmeye devam ediyor.

    Bir tepki de Malatya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ören Şube Başkanı Mazlum Köse’den geldi.

    “ALEVİLER, BU AÇIKLAMALARA İNANMIYOR”

    Köse, “24 Haziran’da gerçekleştirilecek olan seçimler için partiler seçim beyannamesini açıklıyorlar. En son olarak da Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim beyannamesini açıkladı. Açıklamada, ‘Cemevlerine yasal statü vereceğim’ diyor. Siz 16 yıldır iktidardasınız, tek başınıza hükümetsiniz. Bu süre içerisinde Aleviler ile ilgili 7 tane çalıştay yaptınız. Bu Çalıştay’da alınan kararlar var idi ama bunların hiç birine uymadınız” dedi.

     “OY DEVŞİRMEYE YÖNELİK”

    Köse şu ifadeleri kullandı:

    “Alevilerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımış oldukları talepleri bir karara bağlandı. Bu kararda iki tane önemli şey öne çıkıyordu. Birincisi zorunlu din derslerinin kaldırılması, ikincisi cemevlerine yasal statünün taşınması. Anayasamızın 90. Maddesi der ki, ‘Uluslararası sözleşmeler anayasanın üzerinedir ve buna uymakla yükümlüdür.’ Siz çalıştaylarda çıkan talep kararlarına uymadınız, AİHM kararlarına uymadınız. Bugüne kadar bu kararları uygulamaya koymadınız. Bugün ne oldu da seçim beyannamenize, cemevlerine yasal statü vereceğim diye bir madde koydunuz. Siz, inançların eşit olması noktasında sözlerinizi tutmadınız ve güven vermiyorsunuz. AİHM kararlarına uymamakla Alevi canlara güven vermiyorsunuz. Sizin elinizi tutan ne oldu, 16 yıl içerisinde zorunlu din derslerini kaldırmadınız da, cemevlerine yasal statü vermediniz? Bugün neden böyle bir açıklama yapma gereği duydunuz. Aleviler artık bunlara inanmıyor. Yapmış olduğunuz bu açıklamayı tamamen oy devşirmeye yönelik olarak görüyoruz ve sizi samimi bulmuyoruz. Bizler daha çok ezilenden yana, yoksuldan yana, emekçiden yana olan insanlara oy vereceğiz”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Tek adam rejimine karşı tek yumruk olmak zorundayız’-VİDEO

    ‘Tek adam rejimine karşı tek yumruk olmak zorundayız’-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, AKP’nin tekrar ilan ettiği OHAL’in ardından, 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşecek erken seçim kararına ilişkin, Alevilerin tavrının ne olması gerektiğini PİRHA’ya değerlendirdi. Köse, “Biz bir araya gelmeyi başarabilirsek tek adam rejimini alaşağı edebiliriz” ifadelerini kullandı.

    Erken seçim kararına ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Bütün baskılara rağmen Hz. Hüseyinler, Pir Sultan Abdallar, Deniz Gezmişler, Mazlum Doğanlar hala içimizde vardır. Biz bir araya gelmeyi başarabilirsek tek adam rejimini, değiştirilmek istenen rejimi, rejim üzerinde oynanan oyunları alaşağı edebiliriz. Bu oyunu bozabiliriz diye düşünüyorum” dedi.

    “SİNDİRME POLİTİKALARINA BOYUN EĞMEDİK”

    Köse, şunları kaydetti:

    “Yakın geçmişimizde tarihimiz boyunca olduğu gibi en son örneklerinden bir tanesi de Malatya’da Alevi canlarımızın yoğun olarak oturdukları mahallede 13 tane evimizin kapısına çarpı konulması ile yine bizi fişlediler. Aslında bu tarih boyunca yapıldığı gibi Aleviler üzerinde de baskı ve sindirme operasyonu idi. Orada bulunan Alevi örgütleri başta PSAKD örgütlülüğü olmak üzere ev sahipliği ettik. Ulusal ve uluslararası gündeme taşıyarak bu tür baskılara ve sindirme politikalarına boyun eğmeyeceğimizi gösterdik.”

    “İKTİDAR, 16 NİSAN SEÇİMİNİ HİLE İLE KAZANDI”

    Köse, geçen dönem yapılan seçimlere ilişkin de şu ifadeleri kullandı:

    “Seçime bu koşullar altında giriyoruz. En son seçimlere baktığımızda çok farklı bir durumun olmayacağı kanısındayım. Son 16 Nisan referandum ve 1 Kasım seçimlerinde tek başına diktatörlük kurmak isteyen AKP iktidarı, gayri meşru bir şekilde kaybettikleri seçimleri kazanarak, hile ve hırsızlık yaparak bize göre değil ama kendilerine göre başarılı olduklarını sanıyorlar.”

    “TEK ADAMA KARŞI HALKIN GERÇEK İTTİFAKI”

    Köse, OHAL koşullarında seçime gidilmesine ve buna karşı birlikteliğe dikkat çekerek şunları kaydetti:

    “OHAL ile yönetiliyoruz. OHAL koşullarında seçimlere gidiyoruz. Biz 1 Kasımda OHAL koşulları olmadığı zamanlar nasıl bir yöntem izlediklerini gördük. Bunda da farklı bir durum olmayacağını hissediyoruz. Biz burada ne yapacağız? Biz şer ittifakına karşı, tek adam rejimini kurmak isteyenlere karşı halkın gerçek ittifakını kurmak zorundayız, tek yumruk olmak zorundayız. İşçiler, emekçiler, köylüler, ezilenler sistemden rahatsız olan herkes kendi talepleri ve kendi doğruları üzerinde ortak noktada birleşerek ideolojik olarak değil siyasal olarak kurulmak istenen rejim değişikliğine yönelik bir çalışmadır. Bunu durdurmanın yolu da halk birliğini halk cephesini kurmaktan geçiyor.

    Biz Aleviler, Alevi canlar ve PSAKD olarak da bu birlikteliği kurmak, bu çatıyı oluşturmak için elimizden geldiği kadar taş koyacağız. Elimizi kolumuzu değil, gövdemizi yatıracağız. Bu halkın ve emekçilerin cephesini oluşturmak için ciddi çaba sarf edeceğiz.”

    “TEK ADAM REJİMİNİ ALAŞAĞI EDEBİLİRİZ”

    Köse, “Başarabilir miyiz? Evet başarabiliriz. Tarihimizde bunun örnekleri vardır bunca baskılara rağmen bunu başardık. Bunu Deniz Gezmiş’in mücadelesinde gördük, biz bunu Pir Sultanların mücadelesinde Hz. Hüseyin’in mücadelesinde, biz bunları Mazlum Doğanların mücadelesinde gördük. Bunları başarabilir miyiz? Başarabiliriz” diyerek mücadele çağrısı yaptı.

    “Şuna inanıyorum ki bütün baskılara rağmen Hz. Hüseyinler, Pir Sultan Abdallar, Deniz Gezmişler, Mazlum Doğanlar hala içimizde vardır. Biz biraraya gelmeyi başarabilirsek tek adam rejimini, değiştirilmek istenen rejimi, rejim üzerinde oynanan oyunları alaşağı edebiliriz. Bu oyunu bozabiliriz diye düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Ören PSAKD Başkanı Köse: Alevilerin örgütlü yapısı dağıtılmak isteniyor-VİDEO

    Ören PSAKD Başkanı Köse: Alevilerin örgütlü yapısı dağıtılmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri ve üyelerine yönelik gözaltıları ve tutuklamaları değerlendiren PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, tutuklamaların Alevilerin örgütlü yapısına yönelik olduğunu belirterek, “Bu baskılara ve bu zulme boyun eğmeyeceğiz” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne yönelik son dönemlerde baskıların arttığını söyleyen PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, bu baskıların Alevileri kaygılandırdığını söyledi.

    Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın eşi, Mersin’de iki Alevi üyesi ve son olarak Erzincan’da 16 kişinin tutuklandığını belirten Köse, bu baskı, gözaltı ve tutuklanmaların Alevilerin örgütlü mücadelesine yönelik olduğunu vurguladı.

    Alevilerin örgütlü olması, birlikte mücadele etmesi ve haklarını talep etmelerinin iktidarı rahatsız ettiğini kaydeden Mazlum Köse, bu saldırıların Alevilerin örgütlü yapısını dağıtmak ve bireyselleştirmek için bir saldırı olduğunu söyledi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK TERTİPLİ ASİMİLASYON GİRİŞİMLERİ VAR”

    Alevilere yönelik tertipli asimilasyon politikalarının artarak devam ettiğini belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bunlar bizleri rahatsız ediyor. Alevi dedesi olduğunu iddia eden bazı kişiler, devlet tarafından verilen gri ve kırmızı pasaportlarla Alevi canlarımızı asimile yoluna gidiyorlar. Bizleri camilere mahkum etmek istiyorlar. Biz Alevilerin bir duruşu, inanç biçimimiz ve ibadet biçimiz vardır. Bizim ibadet yerlerimiz cemevleridir, yüz yıllardır biz bunu bilmişiz, bunu öğrenmişiz.

    “GRİ DEDELERİ DÜŞKÜN İLAN ETMİŞİZ”

    İbadetimizi rahatlıkla yapabilmek için cemevlerimizin yasal statüye kavuşturulması noktasında mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Aleviler üzerinde oynanan devletin Alevisini yaratmaya çalışan bu asimilasyon girişimlerini de boşa çıkaracağız. Alevilerin asimile edilmesi noktasında gayret ve çaba içerisinde olan gri dedeleri de düşkün ilan etmiş durumdayız. Onlar Alevi inancına ihanet etmiş yol düşkünleridir. Bunlara itibar etmiyoruz, bunları dikkate almıyoruz. Bunlar hiçbir şekilde Alevileri temsil edemezler, Aleviler adına hiçbir platformda söz sahibi olamazlar.”

    “BİRLEŞEREK MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Alevilerin örgütlü mücadelesi üzerinde baskı ve zulmün olduğu, Alevilerin asimile edilmesi, hak ve taleplerinin yerine getirilmemesi noktasında karşılarında duran güçlere karşı birliktelik çağrısı yapan Mazlum Köse, “Bu baskılara karşı Alevilerin birleşmekten ve birlikte mücadele etmekten başka çaresi yoktur. Bu baskılara ve bu zulme boyun eğmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Köse, tutuklanan yönetici ve üyelerinin serbest bırakılıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini söyledi.

    Mehmet Yalman /MALATYA