Etiket: meclis genel kurulu

  • DEM Partili vekiller Meclis’te kayyımı protesto etti-VİDEO

    DEM Partili vekiller Meclis’te kayyımı protesto etti-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti milletvekilleri, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atamasına karşı Meclis kürsüsünde bir araya gelerek, protesto eylemine başladı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Grubu, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atamasını Meclis Genel Kurul kürsüsünü terk etmeyerek protesto etti.
    DEM Parti Hakkari Milletvekilli Vezir Parlak, kayyım tahribatların araştırılmasına dair önerge sırasında söz aldı. Parlak’ın sözlerini sonlandırması sonrasında DEM Partililer hep birlikte kürsüye çıktı. Partililer, “Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz” yazılı dövizlerle protesto eylemine başladı.

    “BU COĞRAFYADA 8 YILDIR KAYYIM POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    Konuşma yapan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, kayyım atamasını darbe olarak nitelendirerek, bu durumdan sonra Meclis’in hiçbir şey olmamış gibi devam etmesini kabul etmediklerinin altını çizdi. Koçyiğit, “Bu coğrafyada 8 yıldır aralıksız kayyım politikası uygulanıyor. 8 yıldır Kürt halkının seçme ve seçilme hakkı askıya alınmış durumda. 8 yıldır Kürt halkı yurttaşlıktan çıkarılmaya çalışılıyor. En temel hakları kullandırılmıyor. Seçimden 3 ay geçtikten sonra aynı gaspı yapıyor” dedi.

    “ÜLKE KARANLIĞA GÖMÜLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Hakkari halkının kararını verdiğini beliten Koçyiğit, şunları söyledi:

    “Garnizon kurmalarına rağmen orayı bütün güçlerini yığmalarına rağmen halk bizim eşbaşkanlarımızı seçti. Şimdi bir hukuksuzlukla, bir kumpasla, bir tuzakla bu irade halkın iradesi yok sayılmaya çalışılıyor. Bütün ülke karanlığa gömülmeye çalışılıyor. İşte buna karşı Meclis’te direniyoruz. Halkımız bizim onların sesini yansıtalım diye seçti. Halkımız dertlerine derman olalım diye bizleri seçti ve buraya gönderdi. Bu meclis halkın yarasına merhem olmak yerine her gün hukuksuzluk yaratıyor. Buna izin vermeyeceğiz.

    “NE OLURSA OLSUN, FAŞİZME GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

    Bu zulme itiraz edenler var. İşte bizi zulmeden kurtaracak olan bu isyan bu demokratik direniştir. Bu nedenle bütün toplumsal muhalefetin, bu gün yanımızda olması söz söylemesi, Hakkari ile dayanışma bizim için çok değerlidir. Bu Türkiye’ye aydınlığa çıkaracak yegane yoldur. Biz bu gün buradayız ve bu Meclis’te demokratik protesto hakkımız kullanacağız. Bu gün saat 12.00’ye kadar burada nöbet tutacağız.
    Ne olursa olsun; bu faşizme geçit vermeyeceğiz. Şimdiden bu konuda tutum, tavır koyan alana çıkan, söz söyleyen, yanımızda her bir yurttaşıma teşekkür ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Koçyiğit: Alevi inancından elinizi çekin-VİDEO

    Koçyiğit: Alevi inancından elinizi çekin-VİDEO

    PİRHA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada “Alevilerden elinizi çekin, Alevi inancından elinizi çekin, Alevi inanç yerlerini Alevilere iade edin ve Alevilikle uğraşmaktan, Kürtlükle uğraşmaktan, Kürt kültürünü ve Alevi inancını asimile etmekten vazgeçin” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, meclis genel kurulunda DEM Parti Grubu adına konuşma yaptı. Koçyiğit, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na seslenerek “Alevi inancını asimile etmekten vazgeçin” dedi.

    “ALEVİLERİ İÇERİDEN ASİMİLE ETMEK İSTİYORSUNUZ”

    Koçyiğit, Meclis’te yaptığı konuşmada Alevileri asimile etmek için Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulduğunu belirterek,
    “Geçen yıl kurulan ve bizim de çokça itiraz ettiğimiz Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını kurdunuz. Bunun başkanlığına Alevilikte “Yol düşkünü” denilen, aslında Yol’dan çıkmış bir kişiyi getirdiniz, bir zatı getirdiniz ve bugün bu daire başkanlığı eliyle Alevileri içeriden asimile etmek istiyorsunuz” dedi.

    “HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHI’NI NEDEN ALEVİLERE İADE ETMİYORSUNUZ?”

    Koçyiğit, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a “Hâlâ Hacı Bektaş Dergâhı’nı niye Alevilere iade etmiyorsunuz? Hâlâ Hacı Bektaş Velî Dergâhı ve diğer bütün Aleviler açısından kutsal olan mabetleri, inanç yerlerini niye turistik bir mekân olarak Alevilere biletle gezdiriyorsunuz?” sorularını yönelterek “Bugün Aleviliği bir Sünni kuşatması içerisinde yok etmek ve eritmek istiyorsunuz, ikincisi Şiilik kuşatması içerisinde Şialaştırarak asimile etmek ve yok etmek istiyorsunuz. Oysaki bilmiyorsunuz, Yavuz’un kılıcına boyun bükmemiş, 50 bin baş vermiş ama sırrını, yolunu terk etmemiş bir Alevi inancı var. Siz ne yaparsanız yapın, ne diyordu Pir Sultan: “Benim kapımdaki köpek bile harama el uzatmaz, haram safraya oturmaz.” İşte siz Aleviliği tanımamışsınız” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN SİZİN VERECEĞİNİZ BEŞ KURUŞ MAAŞA İHTİYACI YOK”

    Koçyiğit, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın dedelere maaş bağlama konusuna dair “Aleviler sizin vereceğiniz beş kuruş maaşa, Aleviler sizin ödeyeceğiniz elektrik, su faturasına, Alevilerin size vereceği mevkilere, makamlara ihtiyacı yok” diyerek tepki gösterdi. Koçyiğit, şöyle devam etti:
    “Siz Aleviliği milliyetçileştirmek istiyorsunuz yani Alevileri milliyetçi bir doktrinle, milliyetçi bir anlayışla buluşturmak istiyorsunuz. Oysaki Alevi anlayışı, Alevi inancı şunu öğretmiştir bizlere: Biz 72 millete bir nazarla bakarız, bizim için insandır, Kabe’si insan olan bir inancız. Ve böyle bir inancın mensupları, 72 millete bir nazarla bakan inancın mensuplarını bugün siz milliyetçilikle zehirleyerek aslında başka bir alana, başka bir yere çekmeye çalışıyorsunuz. O anlamıyla, şunu söyleyelim: Evrensel insan haklarını esas alan, evrensel değerlere inanan ve bu ülkenin gerçek anlamda aydınlık yüzü olan Alevilerden elinizi çekin, Alevi inancından elinizi çekin, Alevi inanç yerlerini Alevilere iade edin ve Alevilikle uğraşmaktan, Kürtlükle uğraşmaktan, Kürt kültürünü ve Alevi inancını asimile etmekten vazgeçin diyorum.”

    PİRHA/ANKARA

  • Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılmasına dair önerge reddedildi

    Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılmasına dair önerge reddedildi

    PİRHA – HEDEP Grubunun Tahir Elçi cinayetinin tüm yönleriyle araştırılması önergesi Meclis Genel Kurulu’nda AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

    Meclis Genel Kurulu’nda, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (HEDEP) 8 yıl önce bugün katledilen Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılmasına ilişkin verdiği Araştırma Önergesi görüşüldü.

    “SİYASİ İTİRAFTI”

    Önergenin gerekçesini açıklayan HEDEP Mersin Milletvekili Ali Bozan, Elçi’nin “kirli eller” tarafından katledildiğini belirtti. Bozan, “AKP iktidarı tam sekiz yıl önce kameralar önünde işlenen bir katliamın faillerini hâlâ bulamadı, hâlâ açığa çıkaramadı. Gerçekten AKP iktidarı bu kadar beceriksiz mi? Hayır, bu kadar beceriksiz değil. O dönemin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nun 12 Eylül 2021 tarihli Amed ziyaretine söylediği bir söz var. ‘Tahir Elçi siyasi bir cinayete kurban gitti.’ dedi. Bu siyasi bir itiraf değil midir? Evet, tam da bu siyasi bir itiraftı” dedi.

    12 SANİYELİK KAMERA KAYDI NEREDE?

    Cinayetin kameraların ve milyonların gözü önünde işlendiğini belirten Bozan, “Lincin startı verilmişti, kameralar önünde gözaltına alındı. Son olarak tarihî Dört Ayaklı Minare’nin önünde yapılan basın açıklaması esnasında, kameralar önünde katledildi. Tam da korunması için mücadelesini verdiği tarihî dokunun önündeydi. Her şey kameralar önünde yaşandı ancak kamera kayıtlarının bir kısmının silindiği daha sonradan ortaya çıktı. Katliam anında polis kameraları kayıttaydı ama sonradan ortaya çıktı ki katliam anını gösteren on iki saniyelik kayıt kayıptı. Peki, bu kayıt nasıl kayboldu, nasıl kaybedildi? Bu kayıt nerede? Bir daha soralım: Tahir Elçi katliamını gören on iki saniyelik kamera kaydı nerede? Kamera kaydını ne yaptınız?” diye sorarak, tepki gösterdi.

    ‘GÖREVLERİNE’ DEVAM EDİYORLAR

    Elçi cinayetine ilişkin süren soruşturmanın gizli yürütüldüğünü ve iddianamenin 5 yıl sonra hazırlandığına dikkat çeken Bozan, “Şu anda Amed’de devam eden duruşmalarda, yargılamada sanıklar arasında kimler var biliyor musunuz? 3 polis memuru. Sanıklar arasında 3 polis memuru var, peki, şu an bu polis memurları ne yapıyor? Polis memurları görevlerine devam ediyorlar, açığa alınmadılar, tutuklanmadılar. Peki, bu polis memurları duruşmalara hiç bizzat katıldı mı? Hayır, bu polis memurları duruşmalara hiçbir şekilde bizzat katılmadılar. Sevgili Tahir Elçi’yi kim öldürdü, sevgili Tahir Elçi’yi kim öldürdü, sevgili Tahir Elçi’yi kim öldürdü? Gelin, eğer gerçekten vicdan sahibiysek, eğer gerçekten dürüstsek, eğer gerçekten gerçeklerin açığa çıkmasını istiyorsak, eğer gerçekten kayıp polis kamerasına ait on iki saniyelik kamera kaydını bulmak istiyorsak, gelin gerçekten o 4 kameradan çalışmadığı söylenen kayıtların kayıp olduğu söylenen 1 kamera kaydının bulunmasını istiyorsak önergeye ‘evet’ diyelim” diye konuştu.

    PKK’LİLERİN SİLAHI ATEŞ ALMADIĞINA DAİR RAPORU

    Önergeye ilişkin Saadet Partisi ve CHP grubu da söz aldı ve kabul edilmesi yönünde söylemlerde bulundu. Önerge bağlamında söz alan AKP’li Mustafa Arslan, soruşturma kapsamında tahkikatın ivedilikle yapıldığını ileri sürdü. Bunun üzerine söz alan HEDEP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Arslan’ın olay yeri incelemesinin bir hafta kadar bir süre sürdüğüne dair ifadelerinin doğruyu yansıtmadığını kaydetti. Elçi’nin katledildiği güne işarete eden Beştaş, “Orada bir çatışma falan yoktu; bilerek ve isteyerek deliller karartıldı. Londra’dan gelen rapora göre, örgüt üyelerinin, oradaki işte örgüt üyesi olduklarını iddia ettikleri kişilerin silahı o anda ateşlenmiyor” diye konuştu.

    “POLİSLERİN SİLAHINDAN ÇIKTIĞINI BİLİYORSUNUZ”

    “Tahir Elçi cinayetini kim işledi?” diye sorarak, tepki gösteren Beştaş, “Kim işlediyse -örgüt üyesi mi, polis mi, vatandaş mı, herhangi biri- bunu çıkarın ya! Bunu çıkarmıyorsunuz, çıkarmıyorlar; bilerek ve isteyerek katilleri koruyorsunuz çünkü kurşunların o polislerin silahından çıktığını adınız gibi biliyorsunuz, polisler hâlâ görevde. O, on yedi saniye nerede? Kamera kayıtları neden kayıp? Ya, insan biraz sıkılır Sayın Vekil, insan ‘İvedilikle tahkikat yapıldı.’ derken biraz sıkılır gerçekten! Beş yıl sonra dava açıldı ya! Beş yıl sonra ivedilikle midir? Bu mudur sizin ‘ivedi’ anlayışınız. Tahir’in katilini bulmadığınız sürece o tetiği sizin çektiğinizi kabul edeceğiz; böyle kabul edeceğiz, böyle bilin çünkü sizin medyanız linç etti, çünkü sizin medyanız onu hedef gösterdi, çünkü sizin medyanızın hedef göstermesiyle İstanbul’da yakalama kararı çıkarıldı, Tahir apar topar gözaltına alındı. Bu cinayetin sorumlusu AKP iktidarıdır, katili bulun” ifadelerini kullandı.

    “FAİL SİZSİNİZ”

    AKP’li İbrahim Yurdunuseven’in “Yargılama devam ediyor” şeklindeki sözlerine de tepki gösteren Beştaş, “Bütün yargı elinizde, istediğiniz kararı alıyorsunuz, söz konusu olan Tahir Elçi ve katili olunca mı yapamıyorsunuz? Yargı avucunuzda ya, maalesef avucunuzda, avucunuzda olmayanlar da korkularından karar veremiyor. Bu hikâyeleri bize anlatmayın, Tahir’in katilini bulmadığınız müddetçe fail sizsiniz. Katili koruyorsunuz katili, hikâye anlatıyorsunuz! Hamaset yapıyorsunuz, boş hamaset yapıyorsunuz! Siz bizim arkadaşlarımızı öldürdünüz ya! Siz, gene, sözü başka bir noktaya çarpıtarak getirmek ve hakikati engellemek, örtmek için ve PKK’yla olan münasebetinizi engellemek için PKK’ya ‘terör örgütü’ diyemediniz. Sizsiniz onlar, siz! Terörle yan yana duran sizsiniz” dedi.

    Beştaş’ın sözleri ardından oylamaya sunulan önerge, AKP-MHP oyları ile reddedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ABF Genel Başkanı Aslan: Tasarı Meclis’e geldiği gün her yerde eylem yapacağız

    ABF Genel Başkanı Aslan: Tasarı Meclis’e geldiği gün her yerde eylem yapacağız

    PİRHA- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edilerek genel kurula gönderildi. ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, teklifin tamamına karşı olduklarını ve geri çekilmesi gerektiğini belirterek, “Tasarı Genel Kurula geldiği gün bulunduğumuz tüm illerde eş zamanlı basın açıklaması yapacağız” dedi. 

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi.

    AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen teklife göre; belediyeler, imar planlarken bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak ve cemevi inşası için de kaymakam veya validen izin alınacak.

    Söz konusu kanun teklifi önümüzdeki günlerde yasalaşması için Meclis Genel Kurulu’na gelecek.

    Komisyon görüşmelerine katılan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, söz konusu kanun teklifinin Alevilerin taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, teklifin geri çekilmesini istediklerini aktardı. Teklifin Meclis Genel Kurulu’na gelmesi halinde ise bulundukları tüm illerde demokratik haklarını kullanarak eylemler gerçekleştireceklerini söyledi.

    “BU YASA İLE ALEVİ HAK MÜCADELESİNİN ALTI BOŞALTILMAK İSTENİYOR”

    Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerde devletin ya da herhangi bir kurumun bir inancı tarif edemeyeceğini dile getirdiklerini söyleyen Aslan, şunları ifade etti:

    “Devletin hiçbir kurumu ve kuruluşu bir inancı ve o inancın nasıl olması gerektiğini tanımlayamaz. Mevcut yasa, Alevi hak mücadelesinin altını boşaltmak ve verilen demokratik mücadeledeki demokratik talepleri devre dışı bırakmak için kullanılacak. Bununla ilgili biz tasarının tümüne karşıyız. Derhal Meclis’ten çekilmeli. Alevilerin talepleri ile ilgili bir adım atılacaksa Meclis’te siyasi partilerden oluşan bir komisyon oluşturulmalı ve Alevi toplumunun temsilcileri ile bir araya gelinmeli. Bunun bir masa etrafında yeniden görüşülüp Alevilerin demokratik taleplerinin, demokratik bir çerçevede yeniden görüşülmesi gerekir.”

    “BU TASARININ TAMAMINA KARŞIYIZ VE MECLİS’TEN ÇEKİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Elektrik, su gibi giderler bahanesiyle ile bir inancı yok saydıklarını vurgulayan Aslan, “Bir ibadeti, ibadethaneyi yok sayıyorlar. Aleviliği götürüp Kültür Bakanlığı’na bağlamak kabul edilemez. Bu Aleviler için onur kırıcı bir davranıştır. Bu düzenleme ile Aleviler ve Alevilik inancı yok sayılmıştır. Bundan dolayı bu tasarının tamamına karşıyız ve Meclis’ten çekilmesini istiyoruz. Bu görüşlerimizi komisyonda da dile getirdik ancak tasarı komisyondan geçti ve Meclis Genel Kurulu’na gelecek.

    “BULUNDUĞUMUZ HER İLDE EŞ ZAMANLI BASIN AÇIKLAMALARI YAPACAĞIZ”

    Bugün Meclis’te siyasi partilerin grup başkan vekilleri ile de görüşeceklerini kaydeden Aslan, son olarak şunları dile getirdi:

    “Alevilerin taleplerini orada da dile getireceğiz. Aksi halde demokratik tepkimizi koyacağımızı belirteceğiz. Genel Kurula geldiği gün Türkiye’nin dört bir yanında, örgütlü olduğunuz her ilde demokratik haklarımızı kullanarak tepkilerimizi dile getireceğimizi belirtiyoruz. Tasarı Genel Kurula geldiği gün başta Ankara olmak üzere birçok ilde eş zamanlı basın açıklamaları yapacağız. Bu açıklamalarda taleplerimizi, tavrımızı net bir şekilde haykıracağız. Demokratik alanda sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Toğrul: Diyanet bir asimilasyon merkezi gibi çalışıyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor-VİDEO

    Toğrul: Diyanet bir asimilasyon merkezi gibi çalışıyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor-VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Mahmut Toğrul, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Alevileri asimile etmek için uyguladığı politikaları gündeme getirerek, “Alevileri camiye davet eden Diyanet İşleri Başkanı, din görevlilerini Alevilerin yoğun olduğu köy ve mahallelerde istihdam ediyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor. DİB bugün nefret söylemi üreten bir kurum haline gelmiştir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) Alevileri asimile etmek için uyguladığı politikaları gündeme getirerek durumu eleştirdi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın adeta bir asimilasyon merkezi gibi çalıştığını belirten Toğrul, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmeyişinin kabul edilemez olduğunu söyledi. DİB’in, Alevileri camiye davet ettiğini de söyleyen Toğrul, din görevlilerinin Alevilerin yoğun olduğu köy ve mahallelerde istihdam edildiğini ve Alevi köylerine camiler yapıldığını da gündeme taşıyarak bu tür asimilasyon politikalarına son verilmesi gerektiğini belirtti.

    “ALEVİ KURUMLARININ DÜZENLEDİĞİ ETKİNLİĞE KARŞI ALTERNATİF PROGRAM PLANLIYOR”

    Toğrul söz aldığı Genel Kurul’da şunları dile getirdi:

    “Diyanet İşleri Başkanlığı, adeta bir asimilasyon merkezi gibi çalışıyor. Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmeyip, Alevileri camiye davet eden Diyanet İşleri Başkanı, din görevlilerini Alevilerin yoğun olduğu köy ve mahallelerde istihdam ediyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, 18 Ağustos 2021 tarihinde 7 Alevi kurumun düzenleyeceği Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma etkinliğine karşı alternatif bir program yapmayı dahi planlayabiliyor.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, BUGÜN NEFRET SÖYLEMİ ÜRETEN BİR KURUM HALİNE GELMİŞTİR”

    Pasaportla yurtdışına yasadışı bir şekilde kaçışın ucu dahi Diyanet İşleri Başkanlığı’na kadar uzanıyor. Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı’na ilişkin hükümetin politikalarından ve uygulamalarından kaynaklanan önemli problemler söz konusu. Söz konusu kurum bugün nefret söylemi üreten, halkı bu yolla bazı kesimler karşısında konsolide etmeye çalışan ve belli bir anlayış biçimini bütün topluma dayatan bir hal almıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ve kurumun resmi sitesinde her dönem yapılan açıklamalar yenilir yutulur cinsten değildir. Hutbelerde cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri ve bireylerin özel yaşamlarına ilişkin nefret söylemleri demokratik bir hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Ayrımcılık, ötekileştirme, dışlama, nefret iklimini besleyen söz konusu beyanlar Türkiye’nin insan hakları yükümlülüğü ışığında incelendiğinde kabul edilebilir değildir.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • HDP’li Özen: Vergi affı Kanunu 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artıracak-VİDEO

    HDP’li Özen: Vergi affı Kanunu 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artıracak-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ‘Vergi affı’ Kanunu’nun görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, “Böylesi bir ortamda siyasi meşruiyeti biten AKP iktidarı, mafya ve tarikat ilişkileriyle korku ve itaat iklimi yaratarak baskı ve zulümlerle iktidarını uzatmaya çalışmaktadır” dedi. Özen, çıkarılmak istenen ‘Vergi affı’ yasası ile iktidara yakın büyük şirketlerin kârlarını artıracağını vurguladı.

    1 Haziran Salı günü Genel Kurul’da AKP milletvekillerinin imzasını taşıyan, ‘Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’ teklifi ele alındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ‘Vergi affı’ kanununun görüşmeleri sırasında Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak görüşülen yasaya ilişkin konuşma yaptı.

    “AKP İKTİDARI SİYASİ ÖMRÜNÜ UZATMA DERDİYLE İÇİ BOŞ KANUN TEKLİFLERİ GETİRİYOR”

    AKP iktidarının günü kurtarmak için yasalar çıkardığını belirten Zeynel Özen konuşmasında şunları dile getirdi:

    “AKP iktidarı, yalnızca günü kurtarmak amacıyla, tamamen siyasi ömrünü uzatma derdiyle getirdiği kanun teklifleriyle içini boşalttığı hazine kasasını sonucu ne olursa olsun yalnızca doldurma gayreti içerisindedir. Burada sözde stok affı kapsamında zaten zor durumda olan KOBİ’lerden KDV alacak, iflasa sürükleyecektir. Bu işletmeler zaten yatırım yamadıkları için zamanını dolduran teçhizat ve makinelerle ayakta durmaya çalışıyor. Ayrıca teçhizat ve makinelerin ilgili iş alanı içerisinde gerekli yeterliliklere sahip olup olmadıklarına yönelik bir inceleme yapılmaması, buna yönelik düzenleme ve incelemelerin öncelikli olarak ele alınması gerekirken yine gayri resmî bir yöntemle sadece vergi gelirlerinin esas alınması gelecekte büyük tahribatlara yol açacaktır.”

    “BU YASA 5’Lİ ÇETENİN VE YANDAŞLARIN KARLARINI ARTIRACAK”

    Çıkarılmak istenen ‘Vergi affı’ yasası ile iktidara yakın büyük şirketlerin kârlarını artıracağını vurgulayan Özen sözlerine şu şekilde devam etti:

    “TÜİK, Türkiye’nin yüzde 7 büyüdüğünü açıkladı. Kişi başına millî gelir 11 bin dolardan 7 bin dolarlara indi. Fakat iktidar onlarca kez çıkardığı özel vergi aflarıyla 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artırdı. Dar gelirlilerin geliri yüzde 30 civarında azalırken 5’li çete ve yandaşlar servetine servet kattı. TÜİK aracılığıyla servis edilen bu veriler gerçekçi ve doğru değil çünkü millî gelir eşit olarak dağıtılmamaktadır. Özellikle pandemi sürecinde kapısına kilit vuran KOBİ’lerin, esnafın, emekçinin, işçinin gerçeğini yansıtmamaktadır. Bazı sermaye grupları pandemiyle kârlarına kâr, servetlerine servet katarken emeğiyle geçinen yurttaşlar işçiler ise perişan duruma düşmüştür. Özellikle küçük esnaflar, KOBİ’ler batmış, pek çok işletme kapısına kilit vurmak zorunda kalmıştır. Hizmet sektöründe gündelik çalışan emekçiler işsiz ve aşsız kalmışlardır. Ancak bu yasa teklifini getiren bu gerçeği yok sayarak tüm mükellefleri aynı kefeye koyarak toptancı bir biçimde vergi affı getirmek istemektedir. Bu toptancı yaklaşımla vergi borcu olan herkes aynı çuvala konmuştur. Vergi affının önceliği pandemiden dolayı vergisini ödeyemeyen işsizler, işçiler, çiftçiler, KOBİ’ler, esnaflar, emeğiyle geçinen yurttaşlar olmalıdır. Pandemi koşullarından dolayı şayet vergi alanında düzenlemeler yapılıyor, yapılandırma veya af getiriliyorsa daha da bozulan gelir dağılımını hesaba katarak öncelikle ve esasen emeğiyle geçinen yurttaşlar üzerindeki hem dolaysız hem de dolaylı vergi yükü hafifletilmelidir.”

    “AKP İKTİDARI, MAFYA VE TARİKAT İLİŞKİLERİYLE KORKU VE İTAAT İKLİMİ YARATTI”

    AKP iktidarının siyasi meşruiyetinin bittiğini dile getiren Özen, “Değerli milletvekilleri, iktidarı, bugüne kadar ülke içinde ve dışında kirli ilişkilerinde kullandığı bir suç örgütü lideri itiraflarda bulunarak hepsini ifşa etmiştir. AKP öncesinde ülkede katliamların çoğunda imzası olan karanlık şahsiyetler, bugün iktidarla birlikte kaldıkları yerden devam ediyorlar. Gazi Katliamı’ndan Suriye’deki cihatçı teröristlerle işbirliğine kadar birçok insanlık suçunun altında imzası olanlar hâlâ bu memleketi yönetiyorlar” diye konuştu.

    Özen şöyle devam etti:

    “Bu ülkede tüm yurttaşlara kan ve gözyaşından başka bir şey ifade etmeyen devlet, mafya ve tarikat ilişkilerini artık bu topraklar kaldırmıyor. “Vatan, millet, Sakarya” edebiyatıyla perdelenmeye çalışılan bu kirlenmişlik artık rögar kapaklarından dışarı taşıyor, bu pis kokular Türkiye’yi sardığı gibi dünyaya yayılıyor. Böylesi bir ortamda siyasi meşruiyeti biten AKP iktidarı, mafya ve tarikat ilişkileriyle korku ve itaat iklimi yaratarak baskı ve zulümlerle iktidarını uzatmaya çalışmaktadır. Bu yüzden önümüzdeki ilk seçimlerde Türkiye halkları, aydınlık bir gelecek ve demokrasi için dar çıkar gruplarının, oligarşik kamu mensuplarının iktidarı olan AKP’den kurtulacaktır.”

    “GEZİ ŞEHİTLERİNİ UNUTMAYACAĞIZ”

    Zeynel Özen konuşmasını bitirirken, “Gezi’de yitirdiğimiz Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Hasan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, Ali İsmail Korkmaz ve Berkin Elvan’ı saygıyla anıyorum. Onların mücadelesi bir halk hareketiydi, onları hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Özen: Alevilere yönelik bir saldırı olursa sorumlusu iktidardır!-VİDEO

    Milletvekili Özen: Alevilere yönelik bir saldırı olursa sorumlusu iktidardır!-VİDEO

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen suç örgütü başı Sedat Peker’in “cemevlerine saldırı planları yapılıyor” şeklindeki sözlerine ilişkin Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak konuştu. Özen, “Bu senaryoları daha önce Maraş’ta Sivas’ta ve Çorum’da da gördük. Bu nedenle böylesi bir iddia kesinlikle ciddiye alınmalıdır. Alevilere yönelik bir saldırı olursa sorumlusu iktidardır, devlettir” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen suç örgütü başı Sedat Peker’in ‘Aleviler üzerinden kaos yaratılmak isteniyor. Mehmet’in adamları cemevlerine saldırı planlanıyor’ mesajının ardından Meclis Genel Kurulunda söz alarak konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Özen, Sedat Peker’in bahsettiği katliamların arkasında yer alan tüm yetkililerin ödüllendirilerek milletvekili veya bakan yapıldığını ifade etti.

    “KATLİAMLARIN ARKASINDA YER ALAN YETKİLİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ”

    Peker’in ‘cemevlerine yönelik saldırı olacak’ açıklamasını hatırlatan Özen şunları aktardı:

    “Suç Örgütü Lideri Sedat Peker, Mehmet Ağar ve devlette yuvalanan adamlarını işaret ederek, geçmişte 22 canın katledildiği ‘Gazi Katliamını’ hatırlatarak devletin derin bağlantıları aracılığıyla Alevilere yönelik bir cemevine saldırı olacağını söyledi. Bu katliamın perde arkasındaki tüm yetkililer milletvekili ve bakan yapılarak ödüllendirildi.

    “ALEVİLER DEVLETİN KİRLİ İŞLERİNİN HESAPLAŞMASINA KURBAN EDİLEMEZ”

    Bu senaryoları daha önce Maraş’ta Sivas’ta ve Çorum’da da gördük. Tüm delillere ve tanıklıklara rağmen Alevi katliamlarının asıl failleri her daim saklandı, korundu ve ödüllendirildiler. Bu nedenle böylesi bir iddia kesinlikle ciddiye alınmalıdır. Türkiye artık bunlarla yüzleşmelidir.

    Aleviler devletin kirli işlerinin hesaplaşmasına kurban edilemez. Burada çok açık ve net söylüyorum; Herhangi bir cemevimize veya Alevilere yönelik bir saldırı olursa, bunun sorumlusu devlet ve iktidardır!”

    PİRHA/ ANKARA

  • Milletvekili Leyla Güven TBMM’de yemin etti

    Milletvekili Leyla Güven TBMM’de yemin etti

    PİRHA – Cezaevinde bulunduğu dönemde HDP Hakkari Milletvekili seçilen Leyla Güven, 1 yıl sonra Meclis’te yemin etti.

    Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, seçildikten bir yıl sonra Meclis Genel Kurulu’nda yemin etti. Güven, bundan sonraki süreçte Meclis Genel Kurulu çalışmalarına katılıp ve komisyonlara da üye olabilecek.

    PKK lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevi başlatan Güven, eyleminin 79. günündeyken cezaevinden tahliye edildi. Eylemini Diyarbakır’daki evinde devam ettiren Güven, Öcalan’ın “Açlık grevi ve ölüm oruçları amacına ulaştı, eylemlerin sonlandırılmasını bekliyorum” çağrısından sonra, 200. günde grevini bitirdi. Leyla Güven açlık, açlık grevinin ardından hastanede tedavi gördükten sonra taburcu edildi.

    PİRHA / ANKARA

  • CHP’li Özel: Dersim’le sorunumuz yok

    CHP’li Özel: Dersim’le sorunumuz yok

    Meclis Genel Kurulu’nda köprülere vergi affını da içeren 20 maddelik torba yasa teklifi görüşmelerinde CHP ve MHP arasında Dersim tartışması yaşandı.

    GG’ın gündem dışı söz alarak, Dersim Belediye Meclisi’nin belediye binasına Dersim tabelasının asılması yönünde aldığı kararına ilişkin konuştu.

    Belediye Meclisi’nin aldığı karara tepki gösteren ve CHP’yi de karara karşı sessiz kalmakla suçlayan Taytak, “CHP seçimlerde ittifak yaptığı HDP’yi küstürmekten mi korkuyor? ‘Ne Dersim’i kardeşim? Burası Tunceli’dir’ diye niye söyleyemiyorsunuz? Neden sessiz kalıyorsunuz?” diye konuştu.

    KATLİAMLA TEHDİT ETTİ

    Taytak, “Popülizme yenik düşerek bazı çevrelere şirin gözükmek için geçmişi karıştırmaya çalışanların sonu, geçmişte dedelerinin başına gelenlerden çok farklı olmayacaktır” diyerek, Dersim’de geçmişte yaşananlar katliamları hatırlattı. Taytak, “Hâl böyleyken Seyit Rıza’yı masum göstermeye çalışanlar kimlerdir? Hem Atatürk edebiyatı yapacaksınız hem de Tunceli’de İl Başkanınız, Seyit Rıza’yı anma programı düzenleyecek. Soruyorum sizlere, Bu nasıl bir siyaset şeklidir? Mustafa Kemal’in ‘Tunceli’ dediğine kimse ‘Dersim’ diyemez” dedi.

    ÖZEL: ÖNERGELERİMİZ REDDEDİLDİ

    Taytak’ın konuşması sırasında CHP sıralarından tepkiler yükseldi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, konunun Meclis’te araştırılması için verdikleri önergelerin AKP’nin “hayır” oyuyla reddedildiğini hatırlattı. Özel, “O dönemde bu araştırma önergelerimize iktidar partisi tek başına hayır oyu veriyordu, bugün kendi seçim beyannamesinde emeklilikte yaşa takılanlar olup ona hayır oyu verenleri, af olup da unutanları, dün hakaret ettiklerine bugün rahatlıkla iltifat ettiklerini, TC’de, andımızda karşı kutuplarda olup da ittifakında sorun olmayanları gördükçe bizi tutarlı siyasete davet edenlerden ibret almaktan başka bir şey kalmıyor bize” dedi.

    “CHP’NİN SORUNU YOKTUR”

    MHP’li Taytak’a da cevap veren Özel, şunları söyledi: “Her zaman tükenmekte olan siyasetler yükselmekte olan siyasetlere ‘Acaba neresinden zarar verebilirim?’ diye bir paça siyaseti izlerler. Çünkü işinize geldiği zaman ‘Tek parti ‘Ce-Ha-Pe’si, CHP’nin yaptığı yanlışlar’ diye yola çıkıp işinize gelmediği zaman başka şeyi soruyorsunuz ya, gün geliyor başkaları da bize şey soruyor: ‘Dersim’le yüzleştiniz mi, ondan bilmem ne yaptınız mı?’ falan. Birlikte iş tuttuklarınız tam karşı zaviyenizden geliyor. Siz onlara selektör yaptığınız günlerde de durduğumuz yerde duruyorduk, yandaş olduğunuz günlerde de durduğumuz yerde duruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Tunceli’mizle de Dersim’le de hiçbir sorunu yoktur.” (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekillerinin yemin töreni başladı

    Milletvekillerinin yemin töreni başladı

    PİRHA- HDP Milletvekili Ahmet Şık Meclis rozetini almadı Metin Göktepe ve annesinin fotoğraflarının olduğu bir rozeti taktığı görüldü.

    600 milletvekilinin yemin edeceği tören başladı, yeminler il sıralamasına göre yapılacak. HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, engelli olduğu için yeminini ettikten sonra Adana vekilleri kürsüye çağrıldı.

    Meclis Genel Kurulu, 24 Haziran milletvekili seçimlerinin ardından yemin töreni için toplandı. Saat 14.00’te toplanan 27’nci Yasama Dönemi’nin ilk Meclis toplantısını Geçici Başkan olarak İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz yönetti. Geçici Başkanvekilliği’ni de AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü yaptı.

    Milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkması dolayısıyla tarihin en uzun yemin töreni olması beklenen tören en az 12 saat sürecek.

    TUTUKLU İKİ İSİM YOK

    Milletvekillerinin tamamın katıldığı yemin törenine iki isim tutuklu bulunduğu için katılamadı. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, tutukluluklarına itirazların sonuçlanmamasından dolayı katılamadı. Tahliye olmaları durumunda ilk birleşimde iki isim yemin ederek, Meclis faaliyetlerine katılabilecek.

    AHMET ŞIK, GÖKTEPE’Yİ UNUTMADI

    HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, kayıt işlemleri sırasında Meclis rozetini almayarak, yemin töreni sırasında bir rozet takacağını söylemişti. Yemin töreni öncesi kulislerde görülen Şık’ın yakasında birlikte uzun süre çalıştığı ve gözaltında öldürülen gazeteci Metin Göktepe ve annesi Fadime Göktepe’nin fotoğraflarının yer aldığı bir rozet taktığı görüldü.

    Yılmaz’ın açılış konuşmasının ardından başlayan yemin töreni il sırasına göre gidecek. Ancak, HDP’nin İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu engelli olduğu için  yemini etti. Ardından yemin töreni Adana milletvekillerinin kürsüye çağrılmasıyla devam etti.

  • Müftülere nikah yetkisi yürürlüğe girdi

    Müftülere nikah yetkisi yürürlüğe girdi

    Meclis Genel Kurulu’nda onaylanarak kabul edilen müftülere nikah yetkisi verilmesini içeren yasa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Kadınların tepkisiyle karşılaşan ve tartışma yaratan, il ve ilçe müftülerini de evlendirme memurları arasına ekleyen “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Meclis Genel Kurulu’ndan onaylanarak geçmişti.

    Tasarı, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandı.

    Böylece yasa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    DÜZENLEMELER

    Bu yasaya göre düzenlenen maddelerden bazıları şöyle:

    • “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un yürürlüğe girmesiyle, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda bulunan tanımlara “Veri Paylaşımı Kurulu” ve “yetkili idare” tanımları eklendi.
    • Yasayla, İçişleri Bakanlığının evlendirme memurluğu yetkisi ve görevi verebileceği kurumlar arasına il ve ilçe müftülükleri de eklendi.
    • Tanınan veya babalığa hükümle soy bağı kurulan çocuklar, babalarının hanesine baba adı ve soyadı ile nakledilecek.
    • Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılacak.
    • Ölü doğan çocuklar aile kütüğüne yazılmayacak. Bir doğumda birden ziyade doğan çocuklar doğuş sırasıyla kaydedilecek.
    • Sağ olarak dünyaya gelen her çocuğun, doğumdan itibaren Türkiye’de 30 gün içinde nüfus müdürlüğüne, yurt dışında ise 60 gün içinde dış temsilciliğe bildirilmesi zorunlu olacak. Doğum bildirimleri, doğumu gerçekleştiren sağlık kuruluşlarına da yapılabilecek.

    Kadınlar ise yaptıkları açıklamalar ise yasanın geçtiğini ancak mücadelelerinin bitmediğini dile getiriyor.