Etiket: mediha güzelgün

  • Maraş Katliamı’nı anlatan ‘3. Gurbet’ belgeseli İzmir’de gösterildi- VİDEO

    Maraş Katliamı’nı anlatan ‘3. Gurbet’ belgeseli İzmir’de gösterildi- VİDEO

    PİRHA- Bornova Cemevinde, Maraş Katliamı tanığı kadınların anlatımına yer verilen ‘3. Gurbet’ isimli belgeselin gösteriminde konuşan Yönetmen Mediha Güzelgün, “Bu acılar sadece küçük bir anma, haber yada sanal medya ile kalmamalıydı. O yüzden festival filmi şeklinde bir belgesel çektim” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi, Maraş Katliamı’na ilişkin belgesel film gösterimi ve söyleşi gerçekleştirdi. Etkinlikte ilk olarak, Yönetmen Mediha Güzelgün’ün Maraş Katliamı tanığı kadınların anlatımına yer verdiği 3. Gurbet isimli belgesel gösterimine yer verildi.

    Belgesel film gösteriminden sonra katliamda Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırılarak saygı duruşunda bulunuldu.

    Ayrıca yönetmen Mediha Güzelgün’e plaket takdim edilmesinden sonra söyleşiye geçildi.

    “BU TRAVMAYI ANLATMAM LAZIMDI”

    Belgesel filmin ortaya çıkışına dair bilgi paylaşan Mediha Güzelgün, “Ailemin oturduğu Yörükselim Mahallesinde kadınlar ‘keşke bir kamera olsaydı da bizim acılarımızı, çektiklerimizi çekseydi’ diyordu. Bundan dolayı başladım. Bu travmayı anlatmam lazımdı. Bunu sadece Alevilere göstermememiz gerekiyordu. Bu acılar sadece küçük bir anma, haber yada sanal medya ile kalmamalıydı. O yüzden festival filmi şeklinde bir belgesel çektim. Çekimler iki yıl sürdü ve üstüne üstlük deprem oldu. Çekimler zordu, çoğunu ağlamakla yarım bıraktım. Devam eden bir yas var’ diye konuştu.

    “KATLİAM PLANLI DEVREYE KONULDU VE DEVAM EDİYOR”

    Maraş Katliamına dair konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm ise katliamın geliştiği ekonomik, politik ve siyasal ortama değindi. Katliamın tüm yönlerinin ve sonuçlarının planlı bir şekilde uygulamaya konulduğu söyleyen Gülüm, “Maraş’ta yapılanlar Alevilere yönelik bir katliam ama sadece Alevileri katletmek için yapılan birşey değildi. Sınıfsal bir kimlikten siyasal bir savaşa döndürülendir Maraş. Bir plan var ve bu plan uygulanıyor. Bu keyfi bir şey değildir, planlıdır. Alevilerin bunlarla yüzleşmesi lazım. Maraş’ta sermaye birikimi var ve Alevileri ortadan kaldırmaya bu da etki ediyor. Katlediyorlar ve sonrasında göç ettiriyorlar. Maraşlılar sonrasında devlet eliyle Avrupa’ya gönderiyorlar. Sağ kalanların önemli bir kısmına Avrupa’nın yolunu gösterdiler. İnsan düştüğü yerden kalkar. Maraş’ a Maraşlıları götüremedikten sonra ayağa kalkmak çok zordur. Maraşlılar artık Maraş’ı kendi yurtları olarak görmüyorlar. Bence katliamın hala devam ediyor ve Alevilik katlediliyor. Toplumu yönetmek için kendilerinin ideolojik politik hamlelerine yönelik toplum yaratmak istiyor. Ortadoğu’da ve Suriye’de Aleviler ve diğer halklara yönelik çok kritik bir durum var bunun yansıması çok farklı olabilir” diye belirtti.

    Söyleşi soru cevap ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Maraş Katliamı, kadınların tanıklığıyla belgesel oldu: Üçüncü Gurbet- VİDEO

    Maraş Katliamı, kadınların tanıklığıyla belgesel oldu: Üçüncü Gurbet- VİDEO

    PİRHA- “Üçüncü Gurbet” belgesel filminin yönetmeni Mediha Güzelgün, Maraş Katliamı tanığı kadınların anlatımlarına ve kuşaklar arasındaki etkilerine ışık tutuyor. Güzelgün, “Amacım katliamda yaşananları ve aradan geçen 45 yıla rağmen kapanmayan yaraları hatırlatmak ve bunları asla unutturmamak. Ağır ve zor bir işti. Ama yapılması ve aktarılması gerekiyordu” dedi.

    19 Aralık 1978’de Maraş’ta Alevilere yönelik günlerce süren katliamda yüzlerce kişi işkenceye uğradı, katledildi. 100’ün üzerinde kişi yaralandı, Alevilerin evleri ve işyerleri yakıldı. Bu katliam, geride kalanlarda büyük acı ve travmalara neden oldu. Tüm bu yaşananları, yarattığı psikolojik tahribatı unutturmamak adına, ailesi de Maraş Katliamı tanığı olan Mediha Güzelgün tarafından Üçüncü Gurbet isimli belgesel film çekildi.

    Güzelgün, Maraş katliamını yaşayan kadınların travmalarını kayıt altına almak amacıyla Maraş’ta yaşayan ve Maraş’tan göç etmiş kadınların izini süren Üçüncü Gurbet ile ilgili PİRHA‘ya konuştu.

    “YAŞANANLARIN UNUTULMAMASINI İSTEDİM”

    Yapımına 2021 yılında başlanan belgesel filmde 14 kadının tanıklığı yer alıyor. Yalnızca kadınlara yer vermesinin sebebini anlatan Mediha Güzelgün, “Kadınların şahitliği benim için daha kıymetli. Çünkü kadınlar daha detaycı, dobra bakabiliyorlar ve hafızaları daha diri” dedi.

    Çocukluğundan bu yana katliamda yaşananları dinleyerek büyüyen Güzelgün, “Annem ve akrabalarımın sohbetlerinde konu katliama geliyordu, ‘Bir kamera olsa da bizi çekse’ diyorlardı hep. Daha küçükken bunu dert edindim, kayda almayı çok istedim. Unutulup gitmemesi için bu belgeseli çekmeye karar verdim. Bir diğer amacım da travmanın çevre etkisini incelemekti. Belgesel sürecinde en çok acıyı çekenlerin, tahammül edemeyen ve affedemeyenlerin daha uzağa, yurtdışına gittiklerini gördüm” diye konuştu.

    “PSİKOLOJİK OLARAK ÇOK AĞIR AMA YAPILMASI GEREKEN BİR İŞTİ”

    Güzelgün, belgesel çekim sürecinin psikolojik olarak çok ağır olduğunu ifade ederek, hem anlatanların hem ekiptekilerin sık sık ağladığını ve yaşanan acıların tekrar gün yüzüne çıktığını dile getirdi.

    Güzelgün şunları anlattı:

    “Belgeseli çekerken çok ağladım. Aradan geçen 45 yıla rağmen onlar da anlatınca ağlıyorlardı. Ekipteki arkadaşlar da ağlayıp ‘bu kadarı nasıl olur’ diye inanamadılar duyduklarına. Dışarıya çıkıp hava almaya ihtiyaç duyuyorduk. Altyazıyı hazırlayan arkadaş arayıp konunun çok ağır geldiğini, altından kalkamayacağını söyleyip ağladı, karşılıklı ağladık. Unutulmaması, affedilmemesi, kabul edilmemesi ve 45 yıl sonra bile ilk günkü gibi ağlamak çok acı. Ağır ve zor bir işti. Ama yapılması ve aktarılması gerekiyordu.
    Amacım çok fazla festivale göndermek, çok fazla izleyici ile buluşturup bu katliamı unutturmamak. Belgeseldeki kadınlardan biri ‘Acılar yarıştırılmaz ama medyada Sivas Katliamı’nı çok fazla görüyoruz. Onlar sanatçılar diye mi bu kadar gösteriliyor, biz de halktık, orada yaşayan insanlardık. Bu çok zoruma gidiyor, bizden neden medya hiç bahsetmiyor’ demeleri beni çok etkiledi. Bu nedenle cemevlerinde, derneklerde, festivallerde gösterimini sağlamak adına elimden geleni yapacağım.”

    “KATLİAMLARIN DURMASI GEREK”

    Mediha Güzelgün, savaş ve katliam ortamında en çok kadınların ve çocukların etkinlendiğine vurgu yaparak, “Yaraların sarılmadığı, faillerin cezalandırılmadığı bir ülkedeyiz. Bu yüzden affetmenin de zor olduğunu söylediler. Bu tür olaylardan en çok kadınlar ve çocuklar etkileniyor. Kadınlar zaten bunu çocuklarına aktarıyorlar, kuşaklar boyu devam ediyor. Çocuklar da bundan etkilenerek büyüyorlar. Bu tür katliamların, zorbalıkların cezalandırılması ve durdurulması gerekiyor. Cezasızlık insanda daha çok kin, nefret ve öfke duygusunu oluşturuyor. Bunun bir şekilde çözülmesi lazım” dedi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN