Etiket: Mehmet Altun

  • Aydınlar barışı konuşuyor: Savaş olmasın yeter -VİDEO

    Aydınlar barışı konuşuyor: Savaş olmasın yeter -VİDEO

    PİRHA – ‘Aydınlar barışı konuşuyor’ panelinde Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın etkileri konuşuldu. Gazeteci İrfan Aktan “Cehennemin eşiğinde cennete yakın bir süreç var” derken Yazar Sezai Sarıoğlu ise “Bütün mümkünlerin kıyısında bir cehennetteyiz” yorumunda bulundu.

    DEM Parti İstanbul Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, “Aydınlar ve sanatçılar barışı konuşuyor” başlıklı panel düzenledi.

    “SAVAŞ OLMASIN YETER”

    Yılmaz Mızrak Kültür Merkezi’nde yapılan panelin ilk konuşmacısı Hekim Ali Çerkezoğlu oldu. Kürt sorununun ülkenin en derin sorunu olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, şunları söyledi:

    “Sol örgütler, kişiler, kurumlar, neredeyse küstahlığa varan tutumlarını terk etmezlerse barışta başarı olmayacaktır. 80-90’lı yıllarda bizler arasında geçen konuşmalarda ‘yürüyüşte kim önde olacak’ tartışmaları vardı. Artık benzeri tartışmaları bırakmak gerek. Barışa aslında bugün ihtiyaç yok. Savaş olmasın yeter. Savaşlar olduğu için günümüzde barış kavramı var.
    Şimdi Suriye’de Arap Alevilerinin yaşadığı katliamlar, geçmişte Cizre’de yaşadıklarımız, bugün Filistin’de olanlar… Dünya ölçeğinde ciddi bir öfke yaygınlaşmıyor. Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Bunun tartışması dahi söz konusu değildir. Savaşta hastaneye, ilaca ulaşmanız zorlaşır ve halk sağlığı sorunu olur. Barış ise toplumsal bir iyileşme halidir. Kürt sorununun çözümünün küçümsenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Anayasa değişikliği olsun da 50 bin insanın kaybı, yaratılan travma bitsin. Umuyorum ki bu barış Türkler ve Kürtler arasında alt benliğe sızan travmaları da bitirir.”

    “TOPLUM, ACI ÇEKMEYE DOYDU”

    Akademisyen Mehmet Altun ise “Birbirine üstün olma çabasının” terk edilmesi gerektiğini belirterek sözlerine başladı. Altun, Kars’ta ilkokula başladığı dönemde Türkçe bilmediğini belirterek şunları aktardı:

    “Halen daha ontolojik bir hakikati olduğu halde ‘biz de varız’ diye anlatmaya çalışıyoruz. Ama bu ayıp bizde değil, iktidarların. İnsan, birine karşı ‘ben de şuyum’ demek ne kadar da kötü. İnsanlara ‘Kürdüm, Aleviyim’ dedirtiyorsunuz! Anadolu, devlet denen sistemin, yazının keşfinin merkezidir. Birçok devrimi yapan bu kültürel hafıza, bir süre sonra ulus devlet belası ile uğraşmakta. Adalet ve hukukun üstünlüğü yok ediliyor. Nüfusun onda biri dezavantajlılar, ama görünür değiller. Sosyal devlet olmasın diye kötücül bir aklın sistemi içerisindeyiz. Bir barış inşa edilecekse; bu sadece Kürtlerin sorunu değil, bütün sorunların çözümü için lokomotif haline getirilebileceğine inanıyorum. Biz bu başlığı genişleterek aksiyon almalıyız diye düşünüyorum. Bu toplum ölmeye, acı çekmeye doydu.”

    “BARIŞ, BİR AĞ GİBİ ÖRÜLMELİ”

    Şair Neşe Yaşın da uzun yıllar boyunca Kıbrıs’ta barış çalışmalarında bulunduğunu belirterek sözlerine başladı. Sürecin hassasiyetine vurgu yapan Yaşın, “Bunun barış değil de iktidarın ömrünü uzatma gibi bir algı da var. Bu yaygın ve zararlı anlatıya karşı doğru bir anlatı geliştirmek de önemli. Kimsenin itiraz edemeyeceği bir paragrafa ihtiyaç var. 1974 yılından sonra Kıbrıs’ta Rumlar ile Türkler arasında sıfır iletişim vardı. Birbirine silah çekmiş kuşak, hiç çatışma yaşamayan kuşaktan daha çok barış istiyordu” diye belirtti.

    Neşe Yaşın, barış hareketinin gençlerle olması gerektiğini de vurgulayarak “atölyeler yapıp gençleri katmak gerekir. Bir çözüm olmayabilir ama barış, tıpkı bir ağ gibi örülmeli” dedi.

    “HÜKÜMET, YETERİ KADAR HEVESLİ DEĞİL”

    Gazeteci İrfan Aktan gelecek hafta içerisinde PKK’nin silahları yakma seramonisi olacağını belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Fakat bu planlamanın yapılma sürecinde hükümetin yeteri kadar hevesli olmadığını görüyorum. 10 Ekim 2015’ten 1 hafta önce PKK ateşkes ilan edecekti ve büyük bir katliam oldu, süreç bambaşka bir yere evrildi. O nedenle gelecek hafta yapılacak seramoni hayati bir önem teşkil ediyor. Demokratikleşmeden de bu işi çözebiliriz fikri sağ cenahtan ortaya konuluyor. Kürtlerin varlığını kabul etmek tek başına bir demokratikleşme değildir. Şu anda Kürtlerle barışılabilir bir noktaya gelindi. CHP’ye yapılan operasyonlar ‘biz demokratikleşmeden bu işi çözeceğiz’ mantığıdır. İsrail tehdidinin, Suriye’de yaşananların elbette etkisi var. Dikkat ederseniz ne MHP ne de DEM Parti tabanını tam anlamıyla ikna edemiyor. Türkiye’deki milliyetçiler giderek ırkçılaşıyor. AKP, Kürtlerin giderek daha da milliyetçileşeceğini biliyordu. Milliyetçi Kürtleri kontrol edemeyecekleri gerçeği de ortaya çıktı. Devlet, ‘bu iş riskli bir noktaya gidiyor, el atmalıyız’ dedi ve Bahçeli’nin çıkışı oldu. 1993’te, 2009 ve Ağustos 2015’te olduğu gibi cehennemin eşiğinde cennete yakın bir süreç var. Oyunu dışarıdan değiştirebilecek güçler var. Kitlesel sahiplenmeye de ihtiyaç var. Bunun için de CHP’ye yönelik operasyonlar söz konusu.”

    “BU ZİHNİYETTEN DEMOKRATİKLEŞME GÖRÜNÜR MÜ?”

    Siyasetçi Sinan Tutal ise Ortadoğu’daki gelişmeler sebebiyle Türkiye’deki mevcut sürecin başladığının altını çizdi. Kürtlerin bölgede önemli bir güç haline geldiğini söyleyen Tutal, şunları söyledi:

    “Gidişat böyle olduğu için bölünme korkusunun ortaya çıktığını düşünüyorum. Öcalan’ın fikrinden de bir parçalanma çıkmayacağını gördüler. AKP, şu anda DEM ile bir yakınlık kurup kendi bloğuna çekmek istiyor. Böyle bir zihniyetten bir demokratikleşme görülür mü zorlamak lazım. Şimdiye kadar adımların hepsini Kürt hareketi attı. Devletin ne adım atacağı konusunda da net bir şey yok. Hasta tutsaklar, Selahattin Demirtaş gibi isimlerin bu süreçte içeride tutulmaması gerektiğini düşünüyorum.”

    “SAVAŞ KAÇ, BARIŞ TUT”

    Yazar Sezai Sarıoğlu ise kritik bir süreçten geçildiğini vurguladı. “Aktif özne olmak gerekiyor” diyen Sarıoğlu, şu sunumu yaptı:
    “Benim sloganım ‘Savaş kaç, barış tut’ şeklinde. Bu süreç çok riskli. Bir cehennetteyiz. Bütün mümkünlerin kıyısında bir cehennetteyiz. Kürt hareketinin başarısı bir yana sosyalistlerin hali ölülerle dolu. ‘Barış’ dediğimiz zaman bizim mahallede çok bilen var. Barış, bilmediğimiz ama arzu ettiğimiz bir sözcük. Şu barış, özgürlük sözcüklerinin bir içini açıp bakalım. Biat dilini terk edip, taraf olmak gerekir. Açıklık, inkara meydan okumaktır. Hem mücadele hem müzakere etmek gerekir ve DEM Parti’de bu süreçte sendeliyor. Bu sürecin özneleri kim? En büyük tehlike evcilleşme riskidir. 12 Eylül’de yenildik ve evcilleştik. Devrimci olmayan hayattan devrimci çıkmaz. Bizim, dünyayı yorumlayıp değiştirmemiz için dilimizi de değiştirmemiz gerekir. Yeni bir dile ihtiyacımız var.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dedeoğulları ailesinin yakınları: Hukuksuzluklar devam ederse adalet nöbetine başlayacağız

    Dedeoğulları ailesinin yakınları: Hukuksuzluklar devam ederse adalet nöbetine başlayacağız

    PİRHA-Konya’da yaşayan Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi katleden Mehmet Altun’un yargılandığı davanın Nisan ayında görülecek duruşması öncesi konuşan aile yakınları hukuksuzlukların devam etmesi halinde adalet nöbetine başlayacaklarını duyurdu.

    Konya’nın Meram ilçesinde yaşayan Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi 30 Temmuz 2021 günü öldüren Mehmet Altun’un yargılandığı davanın 19-20 Nisan 2022 tarihlerinde görülecek olan duruşması öncesi Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan aile yakınları hukuksuzlukların son bulmaması halinde adalet nöbeti başlatacaklarını duyurdu.

    Dedeoğulları ailesinden Erol Şan, Harun Rıfatoğlu, Cengiz Rıfatoğlu ile Rıfat Rıfatoğlu yaşanan katliamın bağlantılarının ortaya çıkarılmaması, adil yargılamanın olmaması ve hukuksuzlukların son bulmaması durumunda adalet nöbetine başlayacaklarını kaydetti.

    “KATİL EN PAHALI OTELLERDE KALMIŞ”

    7 aydır acı çektiklerini vurgulayan Erol Şan, “Devlet yetkilileri cenazeye katıldı, sonrasında ne hükümet ne de muhalefet tarafından herhangi bir yetkili gelmedi. Katil farklı şehirlerde, en pahalı otellerde kalmış. Bu parayı kim yatırdı, kimler destek oldu?” dedi.

    “KATLİAMIN ARKASINDA KİMLER VAR?”

    Dedeoğulları ailesine yönelik gerçekleştirilen katliamın planlı olduğunu belirten Harun Rıfatoğlu ise “Katliamı gerçekleştirenler, katili gezdirip, yedirip, içirdiler. Bir miktar para verdiler. ‘Biz güvenliğini sağlayacağız, sen git rahatça katlet’ dediler. Katil, katliamı yaptıktan sonra polis merkezini arayıp, ‘Saraçoğlu’ndan beş kişi daha vuracağım’ diyor. Bunu duyan emniyet neden bizim güvenliğimizi sağlamadı? Katil böyle bir arama yaptı, sizi korumaya alalım demedi? Katil birkaç gün sonra 155’i arayıp, emniyetle 35 dakika konuşuyor. Konuştuğu kişi polis miydi, yetkili miydi? Neden açığa çıkmıyor, katliamın arkasında kimler var?

    Kamera kaydının, sadece bir dakikasını alan haber bültenleri, ‘katil kendisini koruduğu için ateş açtı’ diye bir algı yarattı. Bir yerden emir geldi, ‘Bu yetmez’ dediler. Katil, hepsini bir araya toplayıp ateş açtı. Yetmemiş gibi, bağlı köpeğin de ayağına ateş etti. Bu kadar kurşun sıkacak kadar neyden korkuyorsun. Mahkemede eğer adalet yerini bulmazsa, ailece Adalet Nöbeti başlatacağız” diye konuştu.

    “YA BİZİ SÜRGÜN EDECEKLER YA DA ADALET YERİNİ BULACAK”

    Cengiz Rıfatoğlu ise şunları kaydetti:

    “Adalet onlardan yana, bizden yana işlemiyor. Adalet sarayını neden kurdunuz? İnsanların hakkını savunmak için ama kapıdan girmeye korkuyoruz. Adalet diyor ki ‘Bunlar Kürt, 7 kişi ölmüş önemli değil.’ Bizim ciğerimiz yandı, bu eve her geldiğimizde paramparça oluyoruz. Ya bizi Konya’dan sürgün edecekler ya da bu adalet yerini bulacak, çaresi yok.”

    “ACIMIZ DİNMİYOR”

    Sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerektiğini kaydeden Rıfat Rıfatoğlu da “Mahkemeden bu olayı araştırmasını istiyoruz. Hak olan ne ise onu yapsın istiyoruz. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu olayda ne oldu, kim yaptı bulunup yargılansın. Elimizden bir şey gelmiyor, acımız dinmiyor ben yaşadığım sürece de bu olay aklımdan çıkmayacak” dedi.

     

    (HABER MERKEZİ)

  • Konya Katliamı davası ertelendi!

    Konya Katliamı davası ertelendi!

    PİRHA- Konya Katliamı Davası’nın ilk duruşmasında tahliye edilen sanıklar hakkındaki tutuklama talebi reddedildi. Duruşma 8 Şubat 2022’ye ertelendi.

    Konya’nın Meram ilçesinde 30 Temmuz’da Dedeoğulları ailesini katleden Mehmet Altun ile Çalık ve Keleş aile fertlerinden 11 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması, Konya 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, “Dosyaların birleştirilmesine dair taleplerin reddine, tüm sanıkların sosyal medya hesaplarının mail adreslerinin bilir kişi aracılığıyla incelenmesine, sosyal medya şirketlerine yazı yazılmasına, sanık Mehmet Altun’un kredi çektiği bankalardan evrakların istenmesine, sanıkların cezaevinde bulundukları süreçteki görüşme kayıtlarının istenmesine, Ayşe Keleş’in 112 ile yaptığı görüşmelerin istenmesine, Altun’un gittiği otellere dair 3 aylık bilgilerin gönderilmesi için yazı yazılmasına, telefonlara dair kayıtların istenmesine, uçakla yolculuk yaptığı tarihlere dair kayıtların istenmesine, Ayşe Keleş ile tarlada bulunan 3 tanığın dinlenmesine, olayla ilgisi olduğu değerlendirilen soruşturma dosyaların incelenmek üzere celbine, duruşmada hazır olmayan sanıkların zorla getirilmelerine, haklarında takipsizlik kararı verilen kişilerin ifadelerine başvurulmasına” karar verdi.

    TUTUKLAMA TALEBİNE RET!

    Mahkeme tahliye edilen sanıklar hakkında mevcut delil durumunda bir değişiklik bulunulmaması gerekçesiyle tutuklama talebinin reddine, adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Mahkeme, fail Altun’un tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    Mahkeme bir sonraki duruşmayı 8 Şubat’a erteledi.

    Kaynak: MA

  • Uyuşturucudan yaşamını yitiren 13 yaşındaki Mehmet Altun toprağa sırlandı-VİDEO

    Uyuşturucudan yaşamını yitiren 13 yaşındaki Mehmet Altun toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA- İngiltere’nin Bournemouth kentinde yaşayan ve uyuşturucudan hayatını kaybeden 13 yaşındaki Mehmet Altun, İngiltere Cemevinde Hakk’a uğurlandı.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevinde düzenlenen erkan öncesinde, Kuzey Londra’da bulunan Wood Green kütüphanesinin önünde ‘Mehmet Altun için adalet’ yürüyüşü düzenlendi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte anne Aynur Altun, “Yanımızda, evimizin önünde bu tehlike gelip 13 yaşındaki çocuğumuzu buldu. Benim çocuğuma olduysa herkesin çocuğuna olabilir. Lütfen tüm anne ve babalar dikkatli olun” diyerek feryat etti.

    “KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARIN ÜSTÜNDEN ELLERİNİZİ ÇEKİN”

    Londragezete‘nin haberine göre yüzlerce kişi 13 yaşındaki Mehmet Altun’un, 14 yaşındaki bir başka çocuğun verdiği uyuşturucuyla hayatını kaybetmesini protesto etti.

    Anne Aynur Altun eylemdeki konuşmasında, uyuşturucu çetelerine seslenerek, “Mehmet’i kaybettik. Mehmet kötü bir çocuk değildi. Yanımızda, evimizin önünde bu tehlike gelip 13 yaşındaki çocuğumuzu buldu. Benim çocuğuma olduysa herkesin çocuğuna olabilir. Lütfen tüm anne ve babalar dikkatli olun. Çocuklara sesleniyorum. Sizin en çok güvenebileceğiniz anne ve babalarınızdır. Onlara güvenin. Her ne sorununuz olursa onlarla paylaşın. Ben görüyordum çevreyi, içim yanıyordu korkuyordum o yüzden çocuğumu parka bile gitmesine izin vermiyordum. Duyun sesimi, son kez şu canavarlara sesleniyorum, şu küçücük çocukların üstünden ellerinizi çekin. O masumların geleceğini söndürmeyin, yakmayın böyle anneleri babaları, yeter artık” ifadelerini kullandı.

    “MEHMET’İ AKLIMIZDA VE KALBİMİZDE YAŞATACAĞIZ”

    Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil de, Mehmet Altun’un ölümünden sadece uyuşturucu baronlarının değil, tüm yetişkinler, polis teşkilatı, okullar, yerel yetkililer ve hükümetin de sorumlu olduğuna vurgu yaparak, “Mehmet geleceği elinden alınmış masum bir çocuk. Ölümünden sadece uyuşturucu baronları değil, tüm yetişkinler, polis teşkilatı, okullar, yerel yetkililer ve hükümet sorumludur. Bugün Mehmet’imizi ışıklara, yıldızlara ve gönüllerimizdeki en güzel anılarda sırlanmaya uğurluyoruz. Mehmet’i aklımızda ve kalbimizde yaşatacağız. Ölümcül uyuşturucunun tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Londra başta olmak üzere tüm ülke belediyeleri, polisi, yerel makamları, seçilmiş temsilcileri ölümcül uyuşturucuya karşı mücadelemizde bizi desteklemeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    GÖZYAŞLARI İÇİNDE TOPRAĞA SIRLANDI

    Cenaze töreninde Mehmet Altun’un fotoğraflarından oluşan bir görsel gösteri yapıldı. İlkay Akkaya’nın ‘‘Adıyaman’’ adlı türküsüyle başlayan slaytta görseller arasında Mehmet Altun’un bebeklik, okul ve ailesi ile geçirdiği zamanların görüntüleri de yayınlandı. Yaklaşık 10 dakikalık görsel gösteri tüm salondakileri gözyaşlarına boğdu. Erkan boyunca salonda duygusal anlar yaşandı. Altun, Hakk’a yürüme erkanından sonra, Lavender Hill/Enfield Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa sırlandı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    BAF, uyuşturucudan yaşamını yitiren 13 yaşındaki çocuk için adalet mitingi yapacak

  • Gazeteci Şükrü Yıldız: Aleviliğin tüketildiği oranda, kirlenmişlik yaygınlaşıyor

    Gazeteci Şükrü Yıldız: Aleviliğin tüketildiği oranda, kirlenmişlik yaygınlaşıyor

    PİRHA- Gazeteci Şükrü Yıldız, İngiltere’nin Bournemouth kentinde yaşayan 13 yaşındaki Mehmet Altun’un uyuşturucudan hayatını kaybetmesine ilişkin bir yazı kaleme alarak; “Aleviliğin tüketildiği oranda, kirlenmişlik yaygınlaşıyor. Değerler topluluğu olmayı esas alan bir Alevilik üzerinden yol almalıyız. Bizler dergâhlarımıza düz odun taşıyalım ki yaktığımız ateş bizleri ısıtsın. Çocuklarımıza ışık olabilsin” dedi.

    Kayseri’nin Sarız ilçesi nüfusuna kayıtlı Altun ailesinin çocukları olan Mehmet Altun, perşembe günü yarım saatliğine dışarı çıkmış ve geri dönüşünde fenalaşarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Yapılan araştırmalar sonucunda Mehmet Altun’un aşırı dozda uyuşturucudan kaynaklı yaşamını yitirdiği bildirilmişti.

    Gazeteci Şükrü Yıldız, İngiltere’nin Bournemouth kentinde yaşayan 13 yaşındaki Mehmet Altun’un uyuşturucudan hayatını kaybetmesine ilişkin ‘Çeteler, uyuşturucu ve Alevi çocukları’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.

    “ALEVİLER, ÇETELER, ORGANİZE İŞLER… ÇOK İĞRETİ DURUYOR”

    Yıldız yazısında şunları ifade etti:

    “Birkaç yıl önceydi. Bir dayanışma gecesinde hasbelkader organizasyona katkılarımdan dolayı “bir kaç kelime de sen et” dediler. Resim kötü. Söylesen dert, söylemesen bin bir dert… Söyledim… Şimdi burada da tekrarlamış olayım. Aleviler, çeteler, organize işler… Çok iğreti duruyor. İğrenç ötesi bir duruma tekabül ediyor. Ürpertiyor. Kocaman araçlara binmiş, kirli kocaman adamlar cemevlerine ellerini sallayarak girip çıkıyor. Ne iş tutukları bilinen bu adamların cirit attığı mekânlarda, organize işler sıradanlaştırılıyor. Meşru işlermiş gibi, meşru iş adamları muamelesi görüyor. Bağışları, katkıları övülüyor. Çay, kahve muhabbetlerinin müdavimleri oluyor. Kirli paraların ürettiği mekânlardan, kirlenmişlik örgütleniyor. İnsanlar satın alınıyor, satılıyor. Kirlenmişlik toplumsal bir hal alıyor. Aleviliğin tüketildiği oranda, kirlenmişlik yaygınlaşıyor. Dokunulmazlık zıhları paranın satın aldığı kadar genişliyor. Yöre derneklerinden, cemevlerinden, dergâhlardan, kısacası içinde oldukları tüm kesimlerden, kurumlardan dokunulmazlık satın alınıyor. Koruma satın alınıyor.”

    “DERGÂHLARIMIZA DÜZ ODUN TAŞIYALIM Kİ YAKTIĞIMIZ ATEŞ BİZLERİ ISITSIN”

    Yıldız yazısına şöyle devam etti:

    “İşte o gün ‘Ana’nın biri bana gönül koymuş. Duydum ki ‘biz kapımızı açtık o geldi, çetelerden, uyuşturucudan bahsetti’  demiş. Yani lütfetmiş! ‘Babasının’ mülkünde bize kapısını açmış. Biliyorum, kapasitesi bu. Gönül gözünü kapatmış. Paragözünü açmış. Kapısını açtığı şebekelere dokunduğumuz için gönül koymuş. Onun yerine utandım… Onun utanmasını, içinde olduğu kurumların bu konuda tavır koymasını beklemek Sedat Peker’in anlattıkları karşısında, adı geçenlerin utanmasını beklemek gibi bir şey… Beklemedim. Beklemesen de gerçeklik yüzümüze bir şamar gibi vurur. Bir haber olur, gelir bulur seni. Britanya Alevi Federasyonu, İngiltere’nin Bournemouth kentinde yaşayan 13 yaşındaki Mehmet Altun’un uyuşturucudan hayatını kaybetmesine tepki olarak gerçekleşecek yürüyüş ve mitinge katılım çağrısında bulundu.

    Ne desen yetersiz kalır. Gencecik bedenler aramızdan ayrılırken, bir bakmışız yüzlerce genci zehirleyen başka kirli bir el ‘başınız sağ olsun’ der, acınızı paylaşır. ‘Bir ihtiyacınız var mı?’ diye sorar. Kimi zaman o zor anınızda ‘derman’ olur size… Minnettar kalırsınız o kirlenmişliğe… Ve hep birlikte kirleniriz… BAF’ın duyarlık göstermesi güzel. Toplumun dikkatini bu sorunlara çekmesi anlamlı. Lakin sadece sorunun sonuçlarıyla değil, nedenleri ile de uğraşması gerekir. Her gün bizden bir parça koparan yaklaşım tarzına karşı çıkması, uyuşturucu başta olmak üzere çocuklarımızın arasında yaygınlaşan intihar olaylarını engelleme konusunda toplumsal öz güvenin artırılması çalışmalarını yoğunlaştırmalı. Değerler topluluğu olmayı esas alan bir Alevilik üzerinden yol almalı -kaldı ki aldığına inanıyorum- mevcudiyeti aşabilsin. Toplumsal gerilikleri tedavi edebilsin. Bizler dergâhlarımıza düz odun taşıyalım ki yaktığımız ateş bizleri ısıtsın. Çocuklarımıza ışık olabilsin. Işığımız sönmesin…”

    (HABER MERKEZİ)

  • BAF, uyuşturucudan yaşamını yitiren 13 yaşındaki çocuk için adalet mitingi yapacak

    BAF, uyuşturucudan yaşamını yitiren 13 yaşındaki çocuk için adalet mitingi yapacak

    PİRHA- Britanya Alevi Federasyonu, İngiltere’nin Bournemouth kentinde yaşayan 13 yaşındaki Mehmet Altun’un  uyuşturucudan hayatını kaybetmesine tepki olarak gerçekleşecek yürüyüş ve mitinge katılım çağrısında bulundu.

    Kayseri’nin Sarız ilçesi nüfusuna kayıtlı Altun ailesinin çocukları olan Mehmet Altun, perşembe günü yarım saatliğine dışarı çıkmış ve geri dönüşünde fenalaşarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Yapılan araştırmalar sonucunda Mehmet Altun’un aşırı dozda uyuşturucudan kaynaklı yaşamını yitirdiği bildirilmişti.

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF), 13 yaşındaki Mehmet Altun’un uyuşturucudan hayatını kaybetmesine tepki olarak yürüyüş gerçekleştirecek.

    “TEHLİKE ÇOCUKLARIMIZIN YANI BAŞINDA”

    28 Ağustos Cumartesi günü saat 12.00’de Bournemouth Pier önünde gerçekleşecek yürüyüşe ve sonrasındaki mitinge katılım çağrısı yapan Britanya Alevi Federasyonu, “Mehmet için adalet istiyoruz! Mehmet henüz çocuk yaşta, sokaklardaki tuzakların kurbanı oldu. Arkadaşına güvendiği için hayatını kaybetti. Sokaklardaki tehlike çocuklarımızın yanı başında. Daha güvenli bir dünya ve sağlıklı büyüyen çocuklarımız olsun diye siz de Cumartesi günü Mehmet’in ailesinin yanında olun lütfen” diye belirtti.

    (PİRHA HABER MERKEZİ)

  • Konya’da Kürt aileyi katleden Mehmet Altun tutuklandı

    Konya’da Kürt aileyi katleden Mehmet Altun tutuklandı

    Konya Meram’da Kürt Dedeoğulları ailesini katleden katil zanlısı Mehmet Altun tutuklandı.

    Konya’nın Meram ilçesine bağlı Hasanköy Mahallesi’nde oturan Karslı Kürt Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi katleden katil zanlısı Mehmet Altun, 6 gün sonra saklandığı yerde yakalandı. Konya’nın Bozkır ilçesinde gözaltına alınan Altun, emniyet ifadesi ardından savcılığa sevk edildi.

    Özel harekat polislerinin koruması eşliğinde Konya Adliyesi’ne getirilen katil zanlısı, savcılık ifadesinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Altun, “tasarlayarak canavarca hisle 7 kişiyi öldürme”, “yakarak mala zarar verme”, “konut dokunulmazlığının ihlali” ve “taşıma ruhsatsız silah bulundurma” suçlamalarından tutuklandı.

    Bugün emniyet ifadesi alınan katil Altun, katliam ardından Dedeoğulları’nın evini delilleri karartmak için yaktığını itiraf etti.

    Altun, 30 Temmuz’da saat 18.19 sıralarında gittiği Dedeoğulları ailesinin evinde aileyi silah zoruyla bahçede topladı. Aile fertlerinin saldırganı engelleme girişimi sırasında tek tek aile bireylerini katleden Altun, aile evini yakma girişiminde de bulunmuştu. Altun tarafından Yaşar Dedeoğulları, İpek Dedeoğulları, Serap Dedeoğulları, Sibel Dedeoğulları, Serpil Dedeoğulları, Metin Dedeoğulları ve Barış Dedeoğulları katledildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Konya’da 7 kişinin öldürüldüğü katliamın zanlısı yakalandı!

    Konya’da 7 kişinin öldürüldüğü katliamın zanlısı yakalandı!

    PİRHA-Konya’da 7 kişinin silahla öldürülmesiyle ilgili aranan katil zanlısı Mehmet Altun yakalandı.

    Konya’nın Meram ilçesinde 30 Temmuz 2021 tarihinde Dedeoğlu ailesine yönelik yapılan ırkçı saldırı sonucunda 7 kişi hayatını kaybetmişti.

    Konya’da 7 kişinin silahla öldürülmesiyle ilgili aranan katil zanlısı Mehmet Altun yakalandı.

    (HABER MERKEZİ)