Etiket: mehmet ayvalıtaş

  • Gülsüm Elvan’dan Gezi’nin yıl dönümünde adalet çağrısı: Ben hâlâ yasımı yaşayamadım! -VİDEO

    Gülsüm Elvan’dan Gezi’nin yıl dönümünde adalet çağrısı: Ben hâlâ yasımı yaşayamadım! -VİDEO

    PİRHA- Gezi Park protestolarında Berkin Elvan’ı kaybeden Gülsüm Elvan, adalet mücadelesini anlattı. Gülsüm Elvan, “Her şey mücadeleden geçiyor. Kimse halktan büyük değil. Bir olursak, mücadele edersek eminim kazanacağız. O anahtarı bulup o kilidi açacağız. Ben Berkin’i geri getiremeyeceğimi biliyorum ama başka anneler ağlamasın diye çırpınıyorum” dedi.

    Gezi Parkı’nda ağaç kıyımına karşı 28 Mayıs 2013’te başlatılan protestolar, tüm ülkeye yayılırken, eylemlerde Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Berkin Elvan’ın aralarında bulunduğu 8 yurttaş yaşamını yitirirken, binlerce yurttaşta yaralandı.

    Katledildiğinde 13 yaşında olan Berkin Elvan da, o isimlerden biri. Berkin Elvan, eylemler sürerken 16 Haziran 2013’te polisin gaz kapsülüyle başından darbe alarak ağır yaralanan Berkin Elvan, kaldırıldığı hastanede 269 gün boyunca direndi.

    11 Mart 2014’te Hakk’a yürüyen Berkin Elvan’ın katledilmesi dosyasında 18 polis yargılanırken, polis Fatih Dalgalı “kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu” gerekçesiyle 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Berkin Elvan’ın ailesinin ise adalet arayışı sürüyor.

    Gezi Park protestolarının yıl dönümünde, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, yıllardır süren adalet arayışını, annelerin ortak mücadelesini ve hâlâ yaşayamadığı yasını anlattı.

    “Biz cennetlik olmak istemiyoruz, çocuklarımıza dokunmasınlar istiyoruz” diyen Elvan, “Ben hâlâ o fermuarı açmadım” sözleriyle yaşadığı derin acıyı dile getirdi.

    “ADALETİN KAPISINI YÜZÜMÜZE KAPATIYORLAR”

    12 yılı aşkın süredir adliye koridorlarında, meydanlarda ve sokaklarda adalet aradıklarını söyleyen Gülsüm Elvan, devletin adalet kapılarını halka kapattığını belirtti. Ancak mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Elvan, “Adliyeye gidiyorsun, derdini anlatacaksın ama karşında kimse yok. Kapılar yüzüne kapanıyor. Biz o anahtarı arıyoruz, sokuyoruz, çeviriyoruz ama yine yüzümüze kapanıyor. Şimdi tamamen kapandı” dedi.

    “O ANAHTARI BULUP O KİLİDİ AÇACAĞIZ”

    Bu kapının ancak toplumsal mücadeleyle açılabileceğini söyleyen Elvan, şöyle konuştu:

    “Her şey mücadeleden geçiyor. Kimse halktan büyük değil. Bir olursak, mücadele edersek eminim kazanacağız. O anahtarı bulup o kilidi açacağız. Ben Berkin’i geri getiremeyeceğimi biliyorum ama başka anneler ağlamasın diye çırpınıyorum. Bir çocuğun tırnağı kanamasın istiyorum. Çocukların toprağın altında değil, okul sıralarında olması gerekiyor.”

    “BİRİMİZ DÜŞTÜĞÜNDE DİĞERİMİZ KALDIRIYOR”

    Gezi Park protestoları sürecinde yaşamını yitiren gençlerin aileleriyle yıllardır yan yana olduklarını anlatan Gülsüm Elvan, anneler arasındaki dayanışmanın kendilerine güç verdiğini söyledi.

    “Elbette hepimiz farklı yerlerdeyiz ama birbirimizi arıyoruz, telefonla konuşuyoruz. Birimiz düştüğünde diğeri onu kaldırmaya çalışıyor. Dertleşiyoruz, birbirimize destek oluyoruz. Bu dayanışma olmasa belki çok daha zor olurdu.”

    “BİZ ANNE DEĞİL MİYİZ?”

    Yıllar boyunca bazı acıların görünür kılınırken kendi çocuklarının yok sayıldığını söyleyen Elvan, “Biz anne değil miyiz?” diye sorarak, haykırışının hâlâ karşılık bulmadığını ifade etti.

    “Eğer karşılık bulsaydı bugün hâlâ başka anneler aramıza katılmazdı” diyen Elvan, şöyle devam etti:

    “Bazı anneler sürekli mağdur gösterildi ama bizim çocuklarımız görülmedi. Bizim çocuklarımız hasta değildi, suçlu değildi. Biz sadece çocuklarımızı istiyoruz. Anneler Günü’nde ‘anneler cennetliktir’ diyorlar ama biz cennet istemiyoruz. Çocuklarımıza dokunmasınlar istiyoruz.”

    “O FERMUARI HÂLÂ AÇMADIM”

    Aradan geçen yıllara rağmen yasını yaşayamadığını anlatan Gülsüm Elvan, toplumsal şiddetin ve ölümlerin devam etmesinin kendi acısını sürekli canlı tuttuğunu söyledi.

    “Onuncu yılda biraz yasımızı yaşayalım dedik ama yaşayamadık” diyen Elvan, kadın cinayetlerinden çocuk ölümlerine kadar ülkede süren şiddet ortamına dikkat çekti.

    “Elimi çocuklarımızın üzerinden çekene kadar mücadele edeceğim” diyen Elvan, şu ifadeleri kullandı:

    “Kadınlar öldürülüyor, çocuklar öldürülüyor, hayvanlar katlediliyor. Çocuklardan katil, terörist yaratılıyor. Birilerini kahraman ilan edip birilerini vatan haini dediklerinde sonuç bu oluyor. Onun için hâlâ o fermuarı açmadım.”

    “BERKİN BU TOPLUMUN VİCDANIDIR”

    “Hâlâ yasını yaşayamamış bir anne misiniz?” sorusuna Gülsüm Elvan, “Evet, gerçekten öyle” yanıtını verdi.

    Berkin Elvan’ın toplum hafızasından silinmeyeceğini söyleyen Elvan, oğlunun direnişinin genç kuşaklara umut olduğunu belirtti.

    “Berkin 269 gün direndi. Bu topluma direnmeyi öğretti” diyen Elvan, şu ifadeleri kullandı:

    “Üniversitelerde gençler hâlâ Berkin’in ve Gezi’de yitirdiğimiz çocukların fotoğraflarını taşıyorsa, demek ki bu çocuklar bu ülkeye iyi bir şey öğretti. Berkin bu toplumun vicdanıdır. Ne yaparlarsa yapsınlar onu bu toplumun hafızasından silemeyecekler.”

    İsmail Yıldırım/PİRHA

  • Gezi direnişinde katledilen Mehmet Ayvalıtaş mezarı başında anıldı

    Gezi direnişinde katledilen Mehmet Ayvalıtaş mezarı başında anıldı

    Ümraniye’de Gezi direnişinde katledilen Mehmet Ayvalıtaş mezarı başında anıldı.

    İstanbul’un Ümraniye ilçesinde Gezi Parkı Direnişi için yapılan yürüyüşte polis Mehmet Görkem Demirbaş’ın kullandığı aracın çarpması sonucu katledilen Mehmet Ayvalıtaş, eski Çekmeköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anıldı.

    Anmaya Ayvalıtaş’ın ailesi, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, Taksim Dayanışması ve Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Sözcüsü Sevtap Akdağ’ın yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi de katıldı. Anma öncesi Ayvalıtaş’ın katledildiği yolun üzerinde bulunan 1 Mayıs Mahallesi olarak bilenen köprüye karanfil ve Ayvalıtaş’ın fotoğrafları bırakıldı.

    Hayatlarının kuşatılmaya çalışıldığını belirten Cengiz Çiçek, “Birileri bizi nefes almaz bir pozisyonda tutmaya çalışıyor. Ama bizler de bu ülkede demokrasi mücadelesini hep birlikte büyütmeye çalışıyoruz” dedi.

    “Bu mücadele kölelikten ve sömürüden yana olanlarla özgürlükten yana olanların mücadelesidir” diyen Çiçek, “O yüzden Ayvalıtaş’ın yoldaşları olduk. Onlar hayatlarını kaybettiler. Onların bedensel yaşamları son bulurken, verdikleri mücadele ile bizim toplumsal özgürlük mücadelemizde doğanın mücadelesini daha fazla yeşerttiler. Emeğin mücadelesini, halkların birliktelik ve özgürlük mücadelesini daha fazla yeşerttiler. Onlara çok şey borçluyuz. Onlar var olduğu sürece bu ülkede demokrasi ve özgürlük umudu her zaman yeşertilecek” diye belirtti.

    KATLEDEN POLİS HALA TUTUKLANMADI

    Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, 9 yıldır halkın kendilerini hiç yalnız bırakmadığını belirterek, “Mehmet’in meşalesini en doruk noktaya kadar taşıyacağınıza eminim” dedi. Gezi’de katledilenlerin katillerinin hala dışarıda serbest olduğunu dile getiren Ayvalıtaş, oğlunu katleden emekli polis Mehmet Görkem Demirbaş’ın evinin karakola 300 metre uzaklıkta olduğu halde “bulunamadı” denilerek, yıllar sonra ifadesinin alındığına ve hala tutuklanmadığına işaret etti.

    “KATİLLER ÖDÜLLENDİRİLDİ”

    Ayvalıtaş, Gezi Davası’nda verilen ağır hapis cezalarına da tepki gösterdi. Osman Kavala ve Gezi Davası’nda tutuklanan hak mücadelesi verdiği için tutuklandığını söyleyen Ayvalıtaş, “Katiller ödüllendirildi” diye konuştu. Ayvalıtaş, “Bu adalet nerede? Mehmet öldü ama sizler yaşıyorsunuz. Mehmet çoğalmış, milyonlar var peşinde. Ben babasıyım, milyonlar benim oğlum olmuş. Hepsiyle gurur duyuyorum, hepsi var olsun” ifadelerini kullandı.

    CEZAEVDEN MESAJLAR

    Gezi Davası’nda tutuklanan Mücella Yapıcı, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın anma için cezaevinden gönderdiği mesajlar da okundu. Ayvalıtaş’ın onurlu bir yaşam için en temel haklarını kullanırken öldürüldüğünü belirten Yapıcı’nın mesajında, “Her aldığımız nefes, bütün mücadelemiz, bütün sözlerimiz Mehmet’in ve Gezi’de kaybettiğimiz çocuklarımızın hayalleri için. Çocuklarımızın uğruna canını verdiği demokratik, adil, eşit, yaşamı kuracağız, onlara sözümüz var” ifadelerine yer verildi.

    KARANLIĞI AŞMA SÖZÜ

    Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın ortak gönderdiği mesajda ise, “Mehmet’in katillerini koruyup kollayan bu zorba pervasızlık elbet aşılacak. Canlarımızın adları memleketimizin geleceğine yazılıdır, Mehmet’in adı yumruklarımıza kazılıdır. Onlara sözümüz bu karanlığı aşmaktır. Bu karanlığı aşacağız, hep birlikte mücadele edecek hep birlikte kazanacağız” denildi.

    SODAP Sözcüsü Sevtap Akdağ da, “Bundan 9 yıl önce Gezi’de büyük bir hayali gerçekleştirdik. Sömürü düzenine karşı isyanımızı yükselttik, hayatlarımıza, geleceğimize, doğamıza sahip çıktık” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü’

    ‘Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü’

    PİRHA-Gezi direnişinin 9’uncu yılında konuşan Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ile Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, “Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü” dedi.

    Gezi direnişinde yaşamını yitiren Berkin Elvan ile Mehmet Ayvalıtaş’ın aileleri, Gezi’nin 9’uncu yıl dönümü dolayısıyla yaptıkları açıklamada “Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü” ifadelerini kullandı.

    Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ile Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, Mezopotamya Ajansı’ndan Doğan Kaynak‘a konuştu.

    “BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTI”

    Gezi’nin toplumsal bir direniş olduğunu belirten Gülsüm Elvan, “Bıçak kemiğe dayanmıştı. İnsanlar ülkesini ve memleketini korudular. Yıktırmadılar. Hepimiz alanlara çıktık, isyanımızı dile getirdik. ‘Bu parkı yıkamazsınız’ dedik. Oruç tutan insanlara sofralar kuruldu. İftar açan insanlara saygı gösterildi ve onlar için el ele tutuşarak zincirler kurdular. Çok güzel bir paylaşım vardı, kardeşlik vardı. Bir birlik vardı” dedi.

    “OĞLUM YAŞATILMIŞ OLSAYDI 23 YAŞINDAYDI” 

    Gezi sürecinde hayatını kaybedenleri hatırlatan Elvan, şunları söyledi:

    “Deniz Gezmiş’i asarlarken Mahir Çayan’lar onlar için gitti. Mahir Çayan’lar giderken, İbrahim Kaypakkaya da onlar için gitti. Zincirleme gibi bir şey oldu. Burada da aynen öyle oldu. Oğlumun vuruluşu ve Ethem Sarısülük’ün vuruluşunu hiç unutmuyorum. Ethem’den iki üç gün sonra yavrum da vuruldu. Daha sonra Ali İsmail Korkmaz’ın vurulduğunu duyduk. Gitgide öfkemiz çoğaldı. Artık biliyorduk ki vur emrini vermişler.

    Hastane’de 269 gün boyunca benim yanımdaydılar. Halen de yanımdalar. Ethem Sarısülük’ün annesi ile birbirimizden hiç kopmadık. Bir aile olduk. Oğlumu hiç unutmadım. Onun ölümünü halen kabullenemiyorum. Benim için sanki hala yaşıyor. Bir gün çıkıp gelecekmiş gibi gözlüyorum yolunu. İşe gittiğimde farkında olmadan sanki Berkin yanımdaymış gibi kendi kendime konuşuyorum. Hani derler ya ‘Yara bir süreden sonra kabuk bağlar.’ Benim yaram hiçbir zaman kabuk bağlamadı ve bağlamayacak. Zaman sanki benim için durmuş hiç ilerlemiyor gibi. Eğer oğlum yaşamış olsaydı demiyorum, yaşatılmış olsaydı şimdi 23 yaşındaydı.”

    “GEZİ’Yİ UNUTMAYACAĞIZ”

    Gezi Davası’nda ceza alarak tutuklananların iktidar tarafından cezalandırıldığını belirten Elvan, “Mücella ablaya, Can Atalay’a, Tayfun’a, Çiğdem’e, Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış cezalar verdiler. Bizim çocuklarımızın katilleri elini kolunu sallayarak geziyor ve görevlerini yapıyorlar. Bu insanlar içeride. Gezi’yi unutmayacağız, unutturmayacağız. Gezi’nin yıl dönümünde Taksim’de olacağız” dedi.

    MEHMET AYVALITAŞ’IN HAYATINI KAYBETMESİ

    Gezi direnişinde polis aracının çarpması sonucu hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş ise o süreci şöyle anlattı:

    “O eylemde süratle gelen bir emekli polis, oğluma çarpıyor. Onun peşinden Mehmet Görkem Demirbaş adında biri cip arabasıyla hızlı bir şekilde gelip o da oğluma çarpıyor. Aynı zamanda yeğenim Seyit de ağır yaralanıyor. O zaman kız kardeşim gelip, ‘Seyit ağır yaralanmış, bizi Göztepe Hastanesine yetiştir’ demişti. Biz hastaneye gittik, bize ‘Mehmet’in durumu çok kötü Bostan’cıdan Memorial Hastanesine götürülmüş’ dediler. Göztepe’yle Bostancı arası sanki Diyarbakır’a gitmişim gibi geldi. Çok uzak geldi.”

    “GEZİ BİR HALKIN İSYANIYDI”

    Gezi’nin “Devlet terörüne karşı bir başkaldırı” olduğunu söyleyen baba Ayvalıtaş, “Devlet nasıl terör yapıyordu? Hamile kadınlar ‘kapıya çıkamaz’ diyordu. Devlet, ‘iki genç bir yere oturup çay içemez’ diyordu. İki kent hariç 79 kentte ayaklanmalar oldu. Milyonlarca insan ayaklandı. Her mitinge gittiğimde Gezi’de hayatlarını kaybedenlerin resimlerini görüyorum. Bu resimler, onların milyonlarca insana dönüştüğünün bir göstergesidir. Ben Mehmet’in babası olduğum için kendimi şanslı görüyorum. İçim yanıyor. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Ama Gezi, haksızlığa, zulme karşı bir başkaldırıştı. Gezi bir devrimdi. Gezi bir halkın isyanıydı” ifadelerini kullandı.

    OĞLU ADINA VAKIF KURDU

    Oğlu ve yaşamını yitiren eşi için MAFAV adıyla vakıf kurduğunu ve bu vakıfla yardıma muhtaç olan insanlara yardım ettiğini aktaran Ayvalıtaş, vakıfla hem oğlunun hem de eşinin isimlerinin yaşayacağını ifade etti. Ayvalıtaş, “Bu vakıfı zor şartlarda kurduk. Baya uğraştırdılar bizi. Yaşadığımız Mustafa Kemal mahallesinde her kesimden insanlar var. Hepsi de fakir insanlar. Bazı insanlarımız var eşinden boşanmış maddi olarak sıkıntıları var. Bazılarının çocukları okuyor. Onlara yardım edeceğiz. Bazı insanların ekmek paraları bile yok. Bizim amacımız topluma bazı aileleri kazandırmak. Vakıfımızı çalışır bir vaziyete getirmek için 2 Haziran’da bir araya geleceğiz. Vakıfımız için destek bekliyoruz” çağrısında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mehmet Ayvalıtaş, katledilişinin 8. yılında mezarı başında anıldı

    Mehmet Ayvalıtaş, katledilişinin 8. yılında mezarı başında anıldı

    Gezi direnişinde yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş, katledilişinin 8. yılında mezarı başında anıldı. Anmada konuşan baba Ali Ayvalıtaş, yaşadıkları acının da direnişin de bitmediğini söyledi.

    Gezi direnişinde 2 Haziran’da Ümraniye TEM Otoyolu’nda yürüyüş yapanların arasına dalan bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş katledilişinin 8. yılında mezarı başında anıldı. Ümraniye ilçesinde bulunan Eski Çekmeköy Mezarlığı’nda gerçekleşen anmaya Ayvalıtaş’ın ailesinin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve platform temsilcileri katıldı.

    İlk olarak Mehmet Ayvalıtaş’ın acısına dayanamayarak yaşamını yitiren anne Fadime Ayvalıtaş Yeni Çekmeköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anıldı. Anmada konuşan Fadime Ayvalıtaş’ın eşi Ali Ayvalıtaş, eşinin gençlik direnişlerine destek için pek çok eylem ve etkinlikte yer aldığını ifade ederek, oğlundan sonra eşini kaybetmenin acısının halen taze olduğunu belirtti.

    Daha sonra Mehmet Ayvalıtaş’ın Eski Çekmeköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anma gerçekleşti. Saygı duruşu ile başlayan anmada kitle sık sık, “Gezi’de düşene dövüşene bin selam”, “Gezi şehitleri ölümsüzdür” sloganları attı.

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Ayvaltaş’ın her zaman omuzlarında yer alacağını belirterek, “İşte bizler o nedenle korkmuyoruz. Mücadelemizi verirken arkamızda çeteler yok, mafya ile iş tutmuyoruz. Mücadelemizi verirken halka karşı işlediğimiz bir suç yok. Halk için, hep birlikte eşitlik ve özgürlük için bizlerin omuz başında Mehmet ve Gezi’nin güzel gözlü çocukları ile Gezi’nin inancı ve ruhu var. Gezi bir son ya da sonuç değil. Gezi bizler için yeni bir başlangıcın ilk adımıydı. Mücadeleyi hep birlikte yol arkadaşlarımızı yaşatarak, ama her şeyden önemlisi onların düşlerini hayata geçirmek için üzerimize süzen sorumlulukları yerine getirerek, birlikte mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

    (BirGün)

     

  • Mehmet Ayvalıtaş ölümünün 7’nci yılında anıldı

    Mehmet Ayvalıtaş ölümünün 7’nci yılında anıldı

    Gezi Direnişi’nde Ümraniye’deki polis müdahalesi sırasında bir arabanın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş, ölümünün 7’nci yılında anıldı. Oğlunun mezarı başında konuşan Baba Ayvalıtaş, Gezi’nin yapılan zulümlere, baskılara karşı bir başkaldırı olduğunu söyledi.

    Gezi Direnişi’nde İstanbul Ümraniye’de TEM Otoyolu üzerindeki yürüyüşe polis müdahalesi sırasında bir arabanın çarpması sonucu hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş, ölümünün 7’nci yılında kazanın gerçekleştiği yerde ve mezarı başında anıldı. Çekmeköy Mezarlığı’nda yapılan anmaya Ayvalıtaş ailesinin yanı sıra demokratik kitle örgütünün temsilcisi katıldı.

    GEZİ BİR BAŞKALDIRIYDI

    Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, anmada yaptığı konuşmada, Gezi’nin yapılan zulümlere, baskılara karşı bir başkaldırı olduğunu söyledi.

    Aradan 7 yıl geçtiğini hatırlatan Baba Ayvalıtaş, “Koronavirüs döneminde bile bu kadar kalabalık bir kitlenin anmaya katılması Gezi’nin önemini gösteriyor. Polislerin kaza olan köprüyü ve mezarlığı çevirmişler. Bu durum Gezi’den ne kadar korktuklarını gösteriyor. Gezi onların kabusu olmuş” dedi.

    Yapılan basın açıklamasında, “Mehmet, İstanbul’un Türkiye’nin dört bir yanına yayılan eşitlik ve özgürlük direnişi için sokaklardaydı. Bugün Gezi’den 7 yıl sonra yoksullar daha yoksul zenginler daha zengin yapılmaya devam ediyor” denildi.

    Burada konuşan Gezi Direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeği sonucu yaralananlardan Aydın Aydoğan ise “Gezi bizim için bir umuttu ve umudumuz devam ediyor. Gezi Direnişi bu topluma bir şeylerin değişebileceğini öğretti” ifadelerini kullandı.

    Mezarlıkta yapılan anmanın ardından Mehmet Ayvalıtaş’a arabanın çarptığı köprüye de gidildi.

    SANIKLAR BERAAT EMTİŞTİ

    Gezi Direnişi sırasında İstanbul Ümraniye’de TEM Otoyolu üzerindeki yürüyüşe katılan Mehmet Ayvalıştaş’ın davası 24 celse sürdü.

    Kartal Anadolu Adliyesi 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen karar duruşmasında çarparak ölümüne neden oldukları gerekçesi ile yargılanan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ve Cengiz Aktaş’ın beraatlarına hükmedilmişti. Adli Tıp Uzmanlar Kurulu raporunda ise Mehmet Ayvalıtaş ‘kusurlu’ bulunmuştu.  (HABER MERKEZİ)

  • Mehmet Ayvalıtaş bugün mezarı başında anılacak

    Mehmet Ayvalıtaş bugün mezarı başında anılacak

    PİRHA- İstanbul’da 2013 yılında Gezi Direnişi’nde 2 Haziran gecesi yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş ölümünün 6. yılında Çekmeköy Eski Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anılacak. 

    Gezi Gazileri Dayanışma Platformu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Gezi şehidimiz Mehmet Ayvalıtaş 2 Haziran’da mezarı başında saat 11.00’de anıyoruz. Çekmeköy Eski Mezarlık  #GeziŞehitleriölümsüzdür” ‘ ifadelerini kullandı.

    NE OLMUŞTU?

    2 Haziran 2013 gecesi Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde yürüyen grubun üzerine doğru hızla giden aracın çarptığı Ayvalıtaş’ın ölümü kayıtlara trafik kazası olarak geçti. Aracın sürücüsü ifadesinin alınmasının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Ayvalıtaş’a aracıyla çarpıp ölümüne sebep olan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ile Cengiz Aktaş, Türk Ceza Kanunu’nun 85/2. maddesi uyarınca “taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılandı.

    Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya sunulan bilirkişi raporunda, “Ayvalıtaş’ın kendi ölümünde asli ve tam kusurlu olduğu” tespiti yer almıştı, iki sanığın olayda kusurlu olmadığı sonucuna varılmıştı.

    Baba Ali Ayvalıtaş, “Tam 6,5 yıl geçti. Oğlum asker olacaktı. 80 km ile gittiğim halde karınca ezmiyorum. Yuvasını kuracak, insanlığa hizmet edecekti. Biz haram yemeyiz. Yürüyüşe katıldı. Bu suç mu? Sizden ricam size güveniyorum. Tutuklayın bunları. Çocuklarım öldürüldü. Eşim hayatını kaybetti” demişti.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

     

     

  • Mehmet Ayvalıtaş davasında beraat kararı üst mahkemeye taşındı

    Mehmet Ayvalıtaş davasında beraat kararı üst mahkemeye taşındı

    Gezi eylemleri sırasında Mehmet Ayvalıtaş’ı öldüren iki kişi hakkında verilen beraat kararına karşı bir üst mahkemeye itiraz başvurusunda bulunuldu.

    Gezi eylemleri sırasında Mehmet Ayvalıtaş’ı öldüren iki kişi hakkında verilen beraat kararına karşı bir üst mahkemeye itiraz başvurusunda bulunuldu. Baba Ali Ayvalıtaş, “Türkiye’de adalet yok” diye tepki gösterdi.

    İstanbul’da 2 Haziran 2013 gecesi Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde Gezi eylemlerine destek amacıyla gerçekleştirilen eyleme katılan 19 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş, kalabalığın arasına hızla dalan özel bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Ayvalıtaş’ın ölümüne sebep olan Mehmet Görkem Demirbaş ile Cengiz Aktaş hakkında, “taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçlamasıyla Kartal Anadolu Adliyesi 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Yaklaşık 6 buçuk yıl süren davanın karar duruşması 21 Ekim’de görüldü. Kararını açıklayan mahkeme, her iki sanık hakkında beraat kararı verdi. Ayvalıtaş ailesinin avukatları, karara karşı bir üst mahkemeye itiraz başvurusunda bulundu.

    “HERKES BİRLEŞTİ”

    MA’dan Mehmet Halit Çetinbaş’a kararı değerlendiren baba Ali Ayvalıtaş, Türkiye’de adaletin olmadığını ve ülkede yaşananlarla birlikte toplumun adaleti sorgulamaya başladığını belirtti. Gezi eylemleri sırasında Türkiye’nin 71 kentinde eylem düzenlendiğini söyleyen Ayvalıtaş, “Eylemlerin başladığı Haziran ayında Türkiye’nin birçok yerinde haksız ve hukuksuzluğa maruz kalan kesimler vardı. Bugünkü kayyum atamaların benzeri uygulamalar vardı. Toplumun gençlikten umudu olmayan bir zaman dilimiydi. Fakat Gezi eylemleriyle bunun böyle olmadığını gördük. Solcusu, sağcısı, Kürdü, Türkü, Alevisi hepsi birleşti” dedi.

    “DEMOKRATİK MÜCADELE VARDI”

    Büyük oğlunun eylemler boyunca sürekli Taksim’de bulunduğunu dile getiren Ayvalıtaş, “Gezi’de halklar vardı. Sağı solu kırma, yağmalama gibi bir amaç yoktu. Demokratik mücadele ile hak talebi vardı” diye konuştu.

    Oğlunun öldürülmesiyle ilgili tüm delillerin ortada olmasına rağmen sorumluların aklandığını söyleyen Ayvalıtaş, “Türkiye’de adalet yok. Belki Türkiye’nin batısı bilmiyordur ama son dönemlerde iyice öğrenmiş oldular. İnsan ancak adaleti aradığı zaman olup olmadığını anlayabiliyor” ifadelerini kullandı.

    “İÇİMİZİ YAKAN BERAAT KARARI”

    Sorumlular hakkında verilen beraat kararına tepki gösteren Ayvalıtaş, “Hakime, ‘Siz faşistsiniz, tek adama hizmet ediyorsunuz’ dedim. Sonuç açıklanacağı zaman bizim mahkemeden içeri girip çıkmalarımız bir oluyordu. En sonunda içimizi yaka yaka beraat kararı verdiler. Berbat bir süreç geçirdik” diye konuştu.

    PARA TEKLİFİ!

    Sorumluların, kimi CHP’li milletvekilleri aracılığıyla kendilerine davadan vazgeçmeleri için “Kan parası” adı altında tekliflerde bulunduklarını ileri süren Ayvalıtaş, “Suçsuz biri para teklif edebilir mi?” diye sordu.

    Beraat kararına karşı bir üst mahkemeye itiraz başvurusunda bulunduklarını kaydeden Ayvalıtaş, davanın takipçisi olacaklarını vurguladı.

    NE OLMUŞTU?

    2 Haziran 2013 gecesi Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde yürüyen grubun üzerine doğru hızla giden aracın çarptığı Ayvalıtaş’ın ölümü kayıtlara trafik kazası olarak geçti. Aracın sürücüsü ifadesinin alınmasının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Ayvalıtaş’a aracıyla çarpıp ölümüne sebep olan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ile Cengiz Aktaş, Türk Ceza Kanunu’nun 85/2. maddesi uyarınca “taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanıyordu.

    Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya sunulan bilirkişi raporunda, “Ayvalıtaş’ın kendi ölümünde asli ve tam kusurlu olduğu” ifadesi yer almış, iki sanığın olayda kusurlu olmadığı sonucuna varılmıştı.

    21 Ekim’de görülen duruşmada kararını açıklayan mahkeme sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ve Cengiz Aktaş hakkında beraat kararı vermişti.

  • Baba Ayvalıtaş: 6 yıl eziyet çektik, Türkiye’de adalet yok!

    Baba Ayvalıtaş: 6 yıl eziyet çektik, Türkiye’de adalet yok!

    Gezi direnişi sürecinde Mehmet Ayvalıtaş’ın öldürülmesine ilişkin süren davada sanıklara beraat verilmesine tepki gösteren Baba Ali Ayvalıtaş, “Türkiye’de adalet yok” dedi.

    Taksim Dayanışması tarafından düzenlenen basın açıklamasında Mehmet Ayvalıtaş’ın öldürülmesine ilişkin 6.5 yıldır süren davanın, sanıkların beraatiyle sonuçlanması protesto edildi. Konuya ilişkin Karaköy’de bulunan Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesinde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Mehmet Ayvalıtaş’ın ailesi, avukatları, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ali Şeker ve çok sayıda kişi katıldı.

    DELİLLER DOSYADA YER ALMADI

    Toplantıda söz alan Mehmet Ayvalıtaş Ailesinin Avukatı Sevgi Evren “Yaptığımız itirazlar adli tıbba gitti. Fakat yine deliler karartıldı. Sanıkların kusursuz olduğu iddia edildi. Delillerimiz dosyaya alınmadı. Tespitler yapmamıza rağmen, alternatif rapor sunduk. Fakat iki sanık siyasi atmosferden yararlanarak, tedbir almadan, frene basmadan ağır bir suç işlediler. Tüm delillere rağmen beraat kararı verenler toplumun hafızasına kazındı. Bu cinayetlerin sorumlularının cezalandırılması için mücadelemiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

    “6 BUÇUK YIL BOYUNCA EZİYET ÇEKTİK”

    Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, 6 buçuk yıl boyunca eziyet çektiklerini belirterek, “Sürekli polis ve çevik kuvvetin şiddeti ve baskısı ile karşılaştık. Bizi Türkiye düşmanı olarak tanımlıyorlar. Orayı burayı yıkarız sanıyorlar ama biz yurdumuzu seviyoruz, adalet istiyoruz sadece. Türkiye’de adalet yok. Faşistlere, hırsızlara, tecavüzcülere adalet var. Yaşadığımız sürece mücadelemiz devam edecek” dedi.

    Kaynak: MA

  • Ödül gibi karar: Mehmet Ayvalıtaş davasında sanıklara beraat!-VİDEO

    Ödül gibi karar: Mehmet Ayvalıtaş davasında sanıklara beraat!-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Gezi direnişi sırasında yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın bugün görülen duruşmasında sanıklara beraat kararı çıktı!

    Haberin Videosu

    Gezi eylemlerine destek amaçlı İstanbul Ümraniye’de TEM otoyolu üzerinde gerçekleşen yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren 20 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin 2 sanığın “taksirle adam öldürme ve yaralama” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılandığı davada karar çıktı.

    Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 24. duruşmasında, tutuksuz sanık Mehmet Görkem Demirbaş katılırken, Cengiz Aktaş duruşmaya gelmedi. Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.

    Ayvalıtaş ailesinin avukatı Sevgi Evren Köroğlu, her iki sanığın beraatine karar verilmesi yönündeki mütalaanın gerekçesiz olduğunu belirterek, “Bu kaza 2 Haziran 2013 tarihinde yaşandı. Biz o tarihten beri 6 buçuk yıllık süreçte adalet arayışındayız” dedi.

    Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ve Cengiz Aktaş’ın üzerlerine yüklenen “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan beraatlerine karar verdi.

    12 Haziran’da görülen duruşmada savcı, sanıkların suçu işlediklerine dair yeterli delil olmadığını gerekçe göstererek beraatine karar verilmesini istemişti.

    Duruşma sonrası adliye önünde basın açıklaması yapıldı. “Mehmet’in hesabını düzenin değil halkın adaleti soracak” pankartı açılarak “Mehmet yoldaş kavgamızda yaşıyor” sloganı atıldı.

    “BU DAVA KAMU VİCDANINDA SÜRÜYOR”

    İlk olarak söz alan davanın avukatlarından Sevgi Evren, “Bugün Gezi ve Mehmet Ayvalıtaş davasında 24. celse görüldü. Maalesef mahkeme sanıkların ayrı ayrı beraatine karar vererek bizi yanıltmadı. Bu düzeni ne kadar savunduklarını gerçek suçluların dosya içeriğinde suçları, kasıtları, kabahatleri tespit edilmesine rağmen sanıkları nasıl koruduklarını nasıl bu suçun üstünü örttüklerini, nasıl Gezi’yi itibarsızlaştırmaya çalıştıklarını ortaya dökmüş oldular” diye konuştu.

    Mahkemenin vermiş olduğu karara şaşırmadıklarını kaydeden Evren, “Dosya kapsamı itibari ile sayısız delil vardı. Gerek Mehmet Görkem Demirbaş gerekse bugün duruşmaya bile gelemeyen Cengiz Aktaş bu kazanın yaşanmasında asli kusurlulardır. Bunu şu an mahkeme heyeti de bilmektedir. Dosyaya ilgili ilgisiz raporlar sunan profesörler de sanıkların kendileri de bilmektedir. Ama gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir görev ve sorumlukları vardır. Herkes bugün burada yargılamanın gerçekten yapılmadığını bir yargı tiyatrosunun oynandığını biliyor ve maalesef bizler de bütün acımızla bütün mücadele hırsımız ile bu tiyatronun bir parçası olarak burada bulunduk. Ama bu mücadele burada bitmedi. Bu dava tamamlanmadı, bu dava kamu vicdanında sürüyor” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DE YARGI YOK”

    Türkiye’de yargının olmadığına dikkat çeken davanın avukatlarından Ömer Kavili, “Yargının işi problem çözmektir. Ancak yargı sürekli problem üretmektedir. Bunu Ankara’daki muktedirler de duysun bilsin. Olaya el koyan polis memurları alkol muayenesini zamanında yapmamış. Sabahleyin göstermelik bir muayene yapmışlardır. Adalet sarayı dedikleri bu binada 24 duruşma ve  6 buçuk yıl geçti. Onlarca kendisine hakim diyen Adalet Bakanlığı memuru geçti. Fakat adaleti göremediler. Nasıl görsünler ki? Çünkü onların adalet talebi yok. Adalet talebi halkın talebidir. Oysa mahkemeler, polis teşkilatı ve istihbaratçıları bunlar sadece siyasi iktidarın gücüne bakmakta ve o güce tapmaktadır. Oysa ortada genç bir insanın ölümü vardır ve bu genç insanın kanı bu toplumun üzerindedir” dedi.

    “TÜRKİYE’DE ADALET BİRİLERİNE VAR BİRİLERİNE YOK”

    Kavili’nin ardından söz alan Baba Ali Ayvalıtaş ise, “Türkiye’de adalet birilerine var ancak birilerine kesinlikle yok. Bugün mahkemede bir polis ordusu ile karşı karşıyaydık. Biz adalet bekliyorduk. Gezide ağaçların kesilmesine insanlar isyan etti. Her evde her ailede bir kişi, iki kişi, üç kişi ve beş kişi sokağa çıkmıştır. Savcının da çocuğu çıkmıştır, hakimin de polisin de, yargıcın da bizim gibi vatandaşların çocukları da sokağa çıkmıştır. Oğlum Mehmet Ayvalıtaş askere gidecekti. Muayenesini de olmuştu. Ama taksici bilerek arabayı oğlumun üzerine sürdü ve öldürdü” diye konuştu.

    Hakimler ve savcıların korktuğunu dile getiren Ayvalıtaş, “Türkiye’de adalet yok. Bir kişinin ağzına bakıyor. O kişi de bellidir. İnsanları ezerler, öldürürler, suçsuz yere keserler istediği suçu atarlar. Hiçbir şey ispatlayamazsın. Çünkü Türkiye’de adalet yok” ifadelerini kullandı.

    Sabri MERAL/İSTANBUL

     

     

  • Mehmet Ayvalıtaş davasında savcıdan skandal talep

    Mehmet Ayvalıtaş davasında savcıdan skandal talep

    Gezi eylemlerine destek amaçlı İstanbul Ümraniye’de TEM otoyolu üzerinde gerçekleşen yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin davada savcı, sanıkların suçu işlediklerine dair yeterli delil olmadığını gerekçe göstererek beraatine karar verilmesini istedi.    

    İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 23. duruşmasına, Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, kardeşi Muharrem Ayvalıtaş ve avukatları ile tutuksuz yargılanan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş, Cengiz Aktaş ve avukatları Yalçın Tura katıldı.

    BİLİRKİŞİLER AYVALITAŞ’I KUSURLU BULDU

    Mahkeme Başkanı Zeynep Durdu, dava dosyasına dördüncü bilirkişi raporunun geldiğini söyledi. Raporda, olayda hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş ile olayda yaralanan Seyit Kartal’ın tamamen kusurlu olduğu, sürücü olan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ile Cengiz Aktaş’ın kusursuz oldukları tespitine yer verildi.

    Ayvalıtaş Ailesinin avukatı Sevgi Enver Köroğlu, raporun özenle hazırlanmadığını belirterek, olayın teknik analizini yaptırdıkları CD’nin dosyada bulunduğunu belirterek izlenmesini talep ettiler. Avukatların talebi üzerine olay anına ilişkin görüntülerin teknik analizinin yapıldığı CD izlendi.

    Avukat Köroğlu, görüntülerde görünen ile raporun uyuşmadığını belirterek, raporun dayanaksız delillere dayanılarak hazırlandığını öne sürdü. Avukat Köroğlu, hava koşullarına ve aydınlık durumuna göre sürücünün hızının tespit edilebileceğini, ancak bilirkişilerin bu tespiti yapmadıklarını, araçların aralarındaki takip mesafesine uymadıklarını bilirkişilerin raporlarında buna da dikkat etmediklerini öne sürerek yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etti.

    “ACIMAYIN BANA AMA ADALET SAĞLAYIN”

    Söz alan Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, kendisinin de araç kullandığını belirterek, “Olay yerine belki 10 sefer gittim. 160-170’le durabildim. Yani ben bunu yapabiliyorsam… Resmen çocukların üzerine sürmüş. Acımayın bana ama adalet sağlayın. Allah aşkına tutuklayın sanıkları” dedi.

    SAVCI HER İKİ SANIĞIN DA BERAATINI İSTEDİ

    Esas hakkındaki mütalaasını sunan Savcı Ali Fuat Akın, sanıkların, “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak” suçunu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığını gerekçe göstererek her iki sanığı mevcut suçtan beraatlarına karar verilmesini istedi. Mütalaanın gerekçesiz olduğunu söyleyen Avukat Köroğlu, “Bu mütalaanın iadesi lazım” dedi. Mahkeme Başkanı Zeynep Durdu, mütalaanın iadesi gibi bir usulün olmadığını söyledi.

    Mahkeme, müşteki avukatlarının esas hakkındaki beyanlarını hazırlamaları için duruşmayı erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 2 Haziran 2013 tarihinde Ümraniye’de Gezi Parkı eylemlerine destek veren ve Mehmet Ayvalıtaş ile Seyit Kartal’ın da bulunduğu bir grubun yolu trafiğe kapattığı, şüpheli Görkem Demirbaş ile şüpheli taksi şoförü Cengiz Aktaş’ın kullandıkları araçların fren yapmalarına rağmen çarpıştıkları, Mehmet Ayvalıtaş’ın aracın altında kalarak yaşamını yitirdiği belirtiliyor. İddianamede, şüpheliler Demirbaş ve Aktaş için, “Taksirle ölüme neden olmak” suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mehmet Ayvalıtaş’ın davasında yine tutuklama yok

    Mehmet Ayvalıtaş’ın davasında yine tutuklama yok

    PİRHA- Gezi direnişinde yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın 22. duruşması bugün İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Dava 12 Haziran 2019 tarihinde ertelendi. 

    Gezi eylemlerine destek amaçlı İstanbul Ümraniye’de TEM otoyolu üzerinde gerçekleşen yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin davanın 22. duruşması İstanbul Anadolu Adliye’sinde görüldü.

    Duruşma sonrası adliye önünde yapılan basın açıklamasında, “Gezi şehitleri ölümsüzdür” pankartı açıldı.

    “BİZİM İÇİN ADALET DENİZİN DİBİNDE İĞNE ARAMAYA BENZİYOR”

    Basın açıklamasında konuşan Mehmet Ayavalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, “Adaleti nasıl bulacağız bilmiyorum. Adalet mazlum halk için, ezilenler için, ben insanım diyenler için denizin dibinde iğne aramaya benziyor. Bulunmuyor da. Adalet diktatörlere, faşistlere, gangsterlere var. Ama bizim adalet yürümüyor.” dedi.

    MAHKEME RAPORLARIN KUSURLU OLDUĞUNU KABUL ETTİ

    Mahkemenin taleplerini duymazdan geldiğini ifade eden Muharrem Ayvalıtaş da mahkeme heyetinin değişmesi gerektiğini kaydetti. Avukat Sevgi Evren ise dosyaya alınacak 4’üncü raporu beklediklerini söyledi. Evren, tutuklama nedenleri var olduğu halde mahkemenin tutuklama kararı vermemesine de tepki gösterdi.

    Kaynak/ KARŞI MAHALLE

  • Gezi direnişinde yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın duruşması yine ertelendi

    Gezi direnişinde yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın duruşması yine ertelendi

    PİRHA – Gezi direnişinde yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın 21. duruşması bugün İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Dava 10 Nisan 2019 ertelendi.

    Gezi eylemlerine destek amaçlı İstanbul Ümraniye’de TEM otoyolu üzerinde gerçekleşen yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin davanın 21. duruşması İstanbul Anadolu Adliye’sinde görüldü.

    Dava öncesi yoğun güvenlik önlemlerinin yanı sıra dava takibi için dışarıda bekleyenlere GBT sorgulaması yapıldı. Duruşma sonrası adliye önünde yapılan basın açıklamasında “Gezi Şehitleri Ölümsüzdür” pankartı açılarak “Gezi Şehitleri ölümsüzdür” sloganı atıldı.

    Basın açıklamasında konuşan Mehmet Ayavalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, “Gezi olayları bir halk ayaklanmasıydı. 81 vilayetin 79’u ayaklanmıştı. Yani Türkiye’de insan olan herkes ayaklanmış ve yürümüştü” dedi.

    Oğlu Mehmet Ayvalıtaş’ın üzerine arabanın bilerek sürüldüğünü belirten baba Ayvalıtaş, Polislerin önlem almadığını söyledi. Ayvalıtaş, “Ağır bedellerimiz oldu. Normal bir trafik kazası 50 defa sonuçlanırdı. Ancak halen sonuçlanmadı. Bilirkişi raporu her defasında erteleniyor. Türkiye’de adalet yok. Çünkü böyle bir yönetimde, böyle bir adalette biz ne bekleriz” diye konuştu.

    21 Kasım 2013’teki ilk davasından beridir dava ertelenerek ilerliyor. Bir sonraki duruşma ise 10 Nisan 2019’da.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mehmet Ayvalıtaş adına kurulan vakıftan 30 Aralık’da dayanışma konseri

    Mehmet Ayvalıtaş adına kurulan vakıftan 30 Aralık’da dayanışma konseri

    Mehmet Ayvalıtaş-Fadime Ayvalıtaş Gençlik Ve Dayanışma Vakfı (MAFAV), vakfa katkı sağlaması için dayanışma konseri düzenleyecek. 

    Mehmet Ayvalıtaş-Fadime Ayvalıtaş ve Dayanışma Vakfı dayanışma gecesi düzenliyor. Vakfa katkı sağlamak amacıyla düzenlenen konser 30 Aralık’ta İstanbul’un Ataşehir ilçesindeki Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde saat 16.00’da başlayacak. Etkinliğe oyuncu Fuat Özmen, sanatçı Erdal Güney, şair Ahmet Telli ve oyuncu Orhan Aydın gibi isimler katılacak.

    Bu yıl kurulan MAFAV, konseri ‘Köklerimiz Gezi’de, gelecek ellerimizde!’ sloganıyla duyurdu. 20 yaşındaki Ayvalıtaş, Gezi eylemleri sırasında İstanbul E-5 otoyolunda aracın çarpması sonucu hayatını kaybetmişti.

    “TÜM GEZİ DOSTLARININ GECEYE DESTEK OLMASINI BEKLİYORUZ”

    ‘Köklerimiz Gezi’de, gelecek ellerimizde!’  sloganı ile yapılan konsere Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, şöyle çağrıda bulundu:

    “Benim oğlum şehit edildiğinde çalışıyordu. Tek amca okumaktı lakin ekonomik şartlardan okuyamadı. Oğlumun ve annesinin adını yaşayarak geleceği umut olmak istiyorsanız, herkesi desteğe çağırıyoruz.”

    Vakfın kurucu üyesi Aydın Aydoğan da şunları dile getirdi:

    “Mehmet kardeşimiz, okuyamayıp çalışmak zorunda kalan emekçi bir kardeşimizdi. Bu sebepten vakfın temel ilkesi, okuyamayıp çalışmak zorunda kalan yoksul insanlara destek olabilmektir. Mehmet’in hayalinin başka gençlerin hayalinde yaşamasını istiyoruz. Vakıf ilk olarak Ataşehir Belediyesi’nin verdiği arsa üzerine bir kütüphane kurdu. Şimdi bunu büyüterek vakıf amaçlı çalışmaya başlayacak. Gezi’ye bu kadar yüklenildiği bir sırada böyle bir şeye kalkışarak aslında Gezi’nin ne kadar saf ve masum bir halk hareketi olduğunu kamuoyuna anlatmış olacağız. Birleşerek Gezi ruhunu böyle faydalı işlerde kullanacağız. Gezi’yi kendi siyasi amaçlarına kimseyi malzeme yaptırmadan, sadece toplum amaçlı farkındalık yaratacağız. Tüm Gezi dostlarının gecemize gelmesini ve destek olmasını bekliyoruz.”

  • Mehmet Ayvalıtaş’ın duruşması 28 Ocak’a ertelendi-VİDEO

    Mehmet Ayvalıtaş’ın duruşması 28 Ocak’a ertelendi-VİDEO

    PİRHA – Gezi direnişinde yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın 20. duruşması İstanbul Kartal Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Duruşma, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden beklenen rapor gelmediği için 28 Ocak 2019 tarihine ertelendi. 

    Gezi eylemlerine destek amaçlı İstanbul Ümraniye’de TEM otoyolu üzerinde gerçekleşen yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin davanın 20. duruşması Kartal Anadolu Adliye’sinde görüldü.

    Duruşmada yine karar çıkmadı. Duruşma bitiminde baba Ali Ayvalıtaş ve davanın avukatı Sevgi Evren açıklamalarda bulundu. Duruşma 28 Ocak 2019’a ertelendi.

    “ADALET ARAYIŞIMIZ DEVAM EDECEK”

    Adalet arayışlarının süreceğini belirten davanın Avukatı Sevgi Evren, şunları söyledi:

    “Bugün farklı olarak bilirkişi raporu bekleniyordu. Bilirkişiler dosyayı iletememişlerdi rapora. Raporun beklenmesine karar veridi. Acil bir talepti dosyanın biran önce mahkemeye ulaşması. Sanıkların kusurları son kez tespit edilecek. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden beklenen rapor gelmediği için dava ertelendi. O sebeple tüm halkı davaya sahiplenmeye çağırıyoruz. Adalet sistemini görüyoruz, bunu bir kere daha burada yaşadık. Adalet duruşma salonunun dışında değil içinde olacak. Adalet arayışımız devam edecek” dedi.

    “HALKIN ADALETİNE GÜVENİYORUM”

    Baba Ali Ayvalıtaş ise adaletin herkes için geçerli olduğunu belirterek adalet çıkacağına inanmadığını ancak halkın adaletine güvendiğinin altını çizdi.

    Dava, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden beklenen rapor gelmediği için 28 Ocak 2018 tarihine ertelendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP’nin Alevi adayı Zeynel Özen, Nesimi Çimen’in mezarını ziyaret etti-VİDEO

    HDP’nin Alevi adayı Zeynel Özen, Nesimi Çimen’in mezarını ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA- Sivas katliamında yaşamını yitiren Nesimi Çimen’in mezarını ziyaret eden HDP’nin Alevi adayı ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yöneticilerinden Zeynel Özen, Sivas’ın ateşinin hala sönmediğini vurguladı.

    HDP’nin Alevi adaylarından Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yöneticilerinden Zeynel Özen, bugün Sivas şehitlerinden sanatçı Nesimi Çimen’in İstanbul Karacaahmet mezarlığından bulunan mezarını ziyaret etti. Ziyaret sırasında Özen’e Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ve Avrupa Alevi hareketinden Haydar Aygören eşlik etti.

    “SİVAS’IN ATEŞİ HALA SÖNMEDİ”

    Çimen’in mezarına karanfiller bırakılarak Alevi yol mücadelesinde şehit düşen tüm canlar için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    Çimen’in mezarı başında kısa bir konuşma yapan Özen, 25 yıldır Sivas’ın ateşinin sönmediğini vurguladı. Alevilerin Madımak Oteli’nin utanç müzesi olması talebinin hala gerçekleşmediğini söyleyen Özen, yıllardır 2 Temmuz’larda Madımak Oteli önünde katledilen canları andıklarını, bu yıl da kitlesel bir şekilde anmaya devam edeceklerini kaydetti. Özen, milletvekili seçileceği taktirde Sivas’ta katledilen canları parlamentoda da anacaklarını ekledi.

    “HESAPLARI SORULACAK”

    Çimen’in mezarını ziyaret ettikten sonra Gezi şehitlerinden Mehmet Ayvalıtaş’ın ailesini de ziyaret eden Özen, Gezi şehitlerini sahiplendiğini ve hesaplarının sorulacağını söyledi.

    Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş ise Gezi’de şehit edilenlerin hiçbir partide örgütlü olmadıklarını ancak bilinçli gençler olduklarını belirtti. Oğlunun çok yardımsever bir insan olduğunu söyleyen baba Ayvalıtaş, oğlunun öldürüldüğü gün aynı yerde bir kız çocuğunun öldürüldüğünü ancak ismini hiç öğrenemediklerini ve bunun üstünün kapatıldığını kaydetti. Gezi’de Türkiye’nin gerçek yüzünün ortaya çıktığını belirten baba Ayvalıtaş, oğlunun öldürülmesinden sonra sürekli acılar yaşadıklarını ekledi. (HABER MERKEZİ)

      

  • Gezi şehidi Mehmet Ayvalıtaş Ataşehir’de anıldı-VİDEO

    Gezi şehidi Mehmet Ayvalıtaş Ataşehir’de anıldı-VİDEO

    PİRHA – Gezi direnişi sırasında İstanbul’da Ataşehir’de bir arabanın çarpması sonucu hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş bugün Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) öncülüğünde düzenlenen yürüyüşle anıldı. 

    Gezi direnişi sırasında İstanbul Ataşehir’de hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş bugün Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) öncülüğünde düzenlenen yürüyüşle anıldı. Önce Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi Cemevi’nde Mehmet Ayvalıtaş için yemek verildi.

    Saat 15.00’te ceemvinden başlayan yürüyüş Mehmet Ayvalıtaş’ın hayatını kaybettiği yere kadar sürdü. Yürüyüş boyunca sık sık “Gezi şehitleri ölümsüzdür”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.

    Anmaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, HDP milletvekili adayları Erkan Baş ve Musa Piroğlu ile TİP, EMEP, Partizan, KÖZ, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi destek verdi.

    “MEHMET’TEN ALDIĞIMIZ BAYRAĞI ZAFERE TAŞIYACAĞIZ”

    SODAP adına konuşma yapan Orhan Kok, “Mehmet’ten aldığımız bu onurlu bayrağı 24 Haziran’da zafere taşıyacağız” dedi. Arkasından konuşan HDP milletvekili adayları Erkan Baş ve Musa Piroğlu da mücadeleye devam vurgusu yaptılar.

    Son olarak yazar ve müzisyen İlkay Kaynar yazdığı kitaptan Mehmet Ayvalıtaş’a yazdığı bir mektubu ve Gezi için bestelediği şiiri seslendirdi. (HABER MERKEZİ)

  • Gezi anmaları, ilk şehit Mehmet Ayvalıtaş’ın anmasıyla başlıyor

    Gezi anmaları, ilk şehit Mehmet Ayvalıtaş’ın anmasıyla başlıyor

    PİRHA- Mehmet Avalıtaş ve Fadime Ana Vakfı (MAFAV) tarafından Gezi’nin 5. yılında gezinin ilk şehidi olan Mehmet Ayvalıtaş’ın anmasına çağrı yapıldı.

    Anma ilk olarak 2 Haziran Cumartersi günü saat 11.00’de İstanbul Çekmeköy mezarlığında Mehmet Ayvalıtaş’ın mezarı başında olacak.

    İkinci olarak 3 haziran pazar günü saat 14.00’te Ataşehir Pirsultan Kültür Derneği Cemevi’nde yemek verilecek. Saat 15.00’te cemevi önünden Mehmet Ayvalıtaş’ın yaşamını yitirdiği yere kadar yürüş yapılacak.

    Anmaya HDP milletvekili adayları Serpil Kemalbay, Barış Atay, Veli Saçılık ve Murat Çepni katılım çağrısı yaptı.

     

  • Taksim Dayanışması: Gezi’den umut doğdu, karanlık gider Gezi kalır-VİDEO

    Taksim Dayanışması: Gezi’den umut doğdu, karanlık gider Gezi kalır-VİDEO

    PİRHA-Gezi direnişinin 5. yıl dönümünde açıklama yapan Taksim Dayanışması, “Gezi’den umut, dayanışma, bir arada yaşama arzusu, kardeşlik, paylaşmak, kararlılık, irade ve sevgi doğdu… Gezi 5 yaşında. Karanlık gider, Gezi kalır” denildi.

    Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nı yıkıp yerine Topçu Kışlası yapmak isteyen AKP hükümetine karşı 15 Şubat 2012’de 68 bileşenin bir araya gelerek oluşturduğu Taksim Dayanışması, Gezi Parkı eylemlerinin beşinci yılında açıklama yaptı.

    “Gezi 5 yaşında! Karanlık gider #Gezi Kalır!” şiarıyla gerçekleşen açıklamada, 31 Haziran saat 19.00’da Gezi Parkı’ndaki anma etkinliğine çağrı yapıldı. Açıklamaya Taksim Dayanışması ve bileşenlerinin yanı sıra HDP İstanbul Milletvekili Adayı Ahmet Şık, CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı biber gazı fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, EMEP İl Başkanı Sema Barbaros da katıldı.

    “ETKİN BİR YARGILAMA GERÇEKLEŞTİRİLEMEDİ”

    Gezi davalarıyla ilgili bilgi veren Avukat Yalçın Deniz Özen, Gezi’de yaşanan polis şiddetinin sorumlularından hesap sorulmadığını ve etkin bir yargılama gerçekleştirilmediğini kaydetti.

    Özen şunları belirtti:

    “Antakya’da öldürülen Ahmet Atakan için henüz bir dava bile açılmadı. Ahmet Atakan’ın ölüm nedeni hukuken belirlenemedi ve soruşturma dosyası hala bir davaya dönüşmüş değil.

    Mehmet Ayvalıtaş‘ın ölümü sanki basit bir trafik kazasıymış gibi geçiştirilmek isteniyor ve ‘Maktul kendi ölümünden kendisi sorumludur’ diyen bilirkişi raporuna inanmamız bekleniyor.

     Ali İsmail Korkmaz davasında cezalandırılan sanıklar bile takribi indirim nedenleri uygulanarak cezaları hafifletildi ve bir çoğu hala serbest.

    Ethem Sarısülük dosyasında, Ethem Sarısülük’ü silahla vuran polis memuru yalnızca 10 bin yüz lira para cezası aldı.

    Medeni Yıldırım‘ı vuran asker merminin hangi silahtan çıktığı belirlenmediği gerekçesiyle beraat etti. Emri verdiği düşünülen karakol komutanı ve jandarma özel harekat tim komutanı hakkında henüz bir dava açılmadı, takipsizlik kararları verildi.

    Abdullah Cömert’i vuran sanık polis hakkında olası kast ile öldürmeden 13 yıl ceza verilmişti ancak buna rağmen sanık tutuklanmamıştı. Yeni bir gelişmeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından cezanın fazla bulunduğu, olası kast ile değil taksirle öldürmeden ceza verilmesi gerektiğine dair bir talep geldi.

    Berkin Elvan dosyası Berkin’in vurulmasından üç buçuk yıl sonra ancak açılabildi ve davanın tek bir sanığı var Berkin’i vuran polis memuru. Bu sanığa talimat veren amirler hakkında takipsizlik kararı verildi. Bu sanığın birlikte hareket ettiği polis memurları hakkında takipsizlik kararları verilmiş, yalnızca tanık olarak dosyada dinlenebiliyorlar ve tanıklıklarını da gördük; bütün tanıklıklar ‘Bilmiyorum, görmedim, hatırlamıyorum’ üzerine kurulmuş durumda. Bu da dosyadaki delil karartma çabasını yoğun bir biçimde baskın olduğunu ortaya koyuyor. Öte yandan sanığın avukatlarının Emniyet Genel Müdürülüğü tarafından görevlendirildiğini kendilerinde biliyoruz. Bu da delil karartma çabasının bir başka sonucu olarak karşımızda.”

    “DAVALARI TAKİP EDENLER HER ŞEHİRDE SIKINTILARLA KARŞILAŞTILAR”

    Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu adına Gezi direnişi sırasında gözünden vurulan Volkan Kesanbilici konuştu.

    Aileler ve davayı takip eden gönüllülerin yargılama sürecinde yaşadıkları zorlukları anlatan Kesanbilici, birçok davanın güvenlik gerekçesiyle başka şehirlere taşındığına dikkat çekerek “Her bir kaçırılan dava için aileler yüzlerce kilometre yol yaparken, sanıklar duruşmalara oldukları yerden SEGBİS ile bağlandı. Davaları takip eden gönüllüler her şehirde ayrı sıkıntılarla karşılaştılar kimi zaman mahkeme salonlarına dahi giremediğimiz duruşmalar oldu” dedi.

    “GÖRÜNTÜ YOKSA DAVAYA DÖNÜŞEMEZ MANTIĞINI KABUL ETMİYORUZ”

    Gezi direnişi sırasında yaralananların ceza davalarının açılmadığını vurgulayan Kesanbilici, “Kendi davamdan örnek verecek olursam, gözümden vurulduktan sonra CHP Milletvekili İlhan Cihaner, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’e cevaplaması için soru önergesi vermişti. Bakan, envanterlerinde böyle bir plastik mermi olmadığını söylemişti. İçişleri Bakanı envanterinde ne olduğunu bilmiyor. Soruşturma dosyalarımızın davaya dönüşmesi için sanıklara ihtiyaç vardı ama İçişleri Bakanlığı, Emniyet ve devlet hangi saatte, nerede, hangi polis, TOMA görevli bilmiyor. Avukatlar 5 yıl boyunca buna cevap bulamadı. Polislerin durumu daha fena. Biz sabah ne yediğini unutanları ayıplarken polisler yedikleri en büyük haltı, yanlarındaki arkadaşlarının, hangi silahı kullandıklarını hatırlamıyor. En ufak bir suçta işe yarayan MOBESE kameraları bizler için çalışmıyor. TOMA ve akreplerin de görüntüsünü alamadık. Adaletin tarihi görüntü kaydedici cihazlardan eski. Görüntü yoksa davaya dönüşemez mantığını kabul etmiyoruz. Görüntü yokken de adalet, hukuk vardı” şeklinde konuştu.

    TAZMİNAT DAVALARINDAKİ CEZASIZLIK

    Kesanbilici tazminat davalarında da aynı cezasızlık örneklerinin yaşandığına dikkat çekerek, “Tazminat davası açabilmek için harç yatırmak gerekiyordu. Hakan Barış Yaman ve Mustafa Halit Tombul bu yüzden tazminat davası açamamış. Açılan davalarda ise yargı, iktidarın tutumunu bekledi, karar vermekten kaçındı. Benim davamda alınan 2 olumlu karardan sonra heyet sürüldü. Daha sonra gelen heyet de tazminat davasını reddetti. Gerekçe ise yasadışı protestolara katılmaktı. Yasa dışı kısmını kabul etmiyoruz. Hukukun ve adaletin üstünlüğünü savunan insanlardı Gezi direnişçileri. Protestoların yasa dışı olmadığı tescillenmiştir hukuktan böyle bir karar çıkmamıştır. Buna rağmen böyle bir gerekçe gösterilmesi yargının gerçeği saptırmasıdır. İktidar baskısının ardına saklanma lüksü olmayan yargıya, simit satın onurlu yaşayın diyoruz.” diye konuştu.

    Direnişlerde bedel ödeyen insanlara sahip çıkılması gerektiğinin önemine vurgu yapan Kesanbilici, “Gezi anmaları yenilgi gibi geçsin istemiyoruz. Yenilgi bize ait değil. Coşku, dayanışma ve umuttur ortada olan. Yıl dönümlerini bu şekilde yaşayıp coşkuyu gelecek nesillere taşıyalım.” dedi.

    “İKTİDARIN EN BÜYÜK KABUSU OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”

    “Karanlık gider, Gezi kalır!” başlıklı açıklamayı Taksim Dayanışması adına Mimar Mücella Yapıcı okudu. 27 Mayıs 2013’te yıkım için Gezi Parkı’na girilmesi ile ülkenin dört bir yanında direniş başladığını hatırlatan Yapıcı, “Milyonlarca yurttaşın güzel bir geleceğe dair umudunu yeşerten Gezi Direnişi, en zor zamanlarımızda dahi bizlere yaşam enerjisi olurken iktidarının devamı uğruna bütün insani değerleri yok etmeye çalışan siyasi iktidarın bir türlü unutamadığı en büyük kabusu olmayı sürdürüyor” dedi. 70 binden fazla öğrencinin, 140’tan fazla gazetecinin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve on binlerce siyasinin tutuklu olduğunu anımsatan Yapıcı, “Demokrasiden, hukuktan, adaletten, insanlıktan, barıştan ve doğadan yana her türlü sesin giderek artan baskı ve şiddetle kısılmaya çalışıldığı 2018 yılının Mayıs ayında her şeye rağmen yaşamın sesi gürleşmeye başlıyor ve bir umut iklimi ülkemizi sarıyorsa bu dayanışmamızın ve direnişimizin gücünden ve haklılığındandır” diye konuştu.

    “KARANLIK GİDER GEZİ KALIR”

    Gezi eylemleri sırasında 36 kişinin gözlerini yitirdiğini, binlerce insanın yaralandığını ve onlarca kişinin sonsuzluğa uğurlandığını anımsatan Yapıcı şöyle devam etti:

    “Onlar bize Gezi’yi emanet ettiler. Gezi’den umut, dayanışma, bir arada yaşama arzusu, kardeşlik, paylaşmak, kararlılık, irade ve sevgi doğdu” dedi. Gezi’nin taleplerine sahip çıkmak için 31 Mayıs saat 19.00’da Gezi Parkı’na çağrı yapan Yapıcı, “Bulunduğunuz her yerde bir slogan söyleyin, bir döviz yazıp resmini çekin, paylaşın; bir ağaca çaput bağlayın; parklara çıkın, forum yapın, sohbet edin, şarkılarımızı söyleyin. Gezi bulunduğumuz her yerde. Çünkü biliyoruz ki, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik, Ethem Sarısülük, Berkin Elvan ve Mehmet İstif hala bize bakıyor. Karanlık gider, Gezi kalır!” (HABER MERKEZİ)

  • Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş: Bize acılar yaşatanlar hala cezalandırılmadılar

    Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş: Bize acılar yaşatanlar hala cezalandırılmadılar

    Gezi eylemleri sırasında hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, kızının düğününde yaptığı konuşmada,Geziden beri bir aile gibi olduk ve kendimize Gezi Aileleri diyoruz. Mehmet’in ölümünden sonra hemen eşimin kaybı beni daha derinden etkiledi.  Bizlere bu acıları yaşatanlar halen adalet önünde cezalandırılmadılar” dedi. 

    Gezi Parkı eylemleri sırasında hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş’ın kız kardeşi Gül Ayvalıtaş İstanbul Esenyurt’ta düzenlenen düğünle evlendi. Düğüne ‘Gezi Aileleri’ de davet edildi. Düğünde konuşan Baba Ali Ayvalıtaş, şunları dile getirdi:

    “Geziden beri bir aile gibi olduk ve kendimize Gezi Aileleri diyoruz. Mehmet’in ölümünden sonra hemen eşimin kaybı beni daha derinden etkiledi. Bugün hep şu duygu ile kızımı duvağı ile seyrederken keşke Mehmet de Fadime ana da olsaydı dedim ama kızımın ve ailemin bu mutlu gününde yoklar.

    Bizlere bu acıları yaşatanlar halen adalet önünde cezalandırılmadılar. Dram gibi sahne mahkemeler… Herkes üzerine düşen görevi sanki yapıyormuş gibi tiyatro oynanıyor. Biz biliyoruz bu sistem ceza vermeyecek ama inanıyorum Mehmet’in ve tüm Gezi şehitleri ve gazilerinin bir gün mutlaka hesabı sorulacaktır.

    Beni bu mutlu günümde yalnız bırakmayan dostlarım ve katılmayıp mesaj yollayan Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür ederim. İnanın çok mutluyum.”

    “TÜM ACILARIMIZA RAĞMEN HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Gezi direnişi sırasında ayağından yaralanan Aydın Aydoğan da düğüne katılan arasındaydı. “Tüm acılarımıza rağmen ayakta ve hayata tutunmaya çalışıyoruz, inanmak istiyoruz adaletin tecelli edeceği günü bekliyoruz” diyen Aydoğan, “Mehmet’in kaybı  aileye büyük bir ızdırap yaşattı. Onları birazcık mutlu görmek biz gezi gazilerini de mutlu ediyor. Gelen gelemeyen tüm dostlara teşekkürler.” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Okmeydanı Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda aşure lokması pay edildi

    Okmeydanı Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda aşure lokması pay edildi

    Okmeydanı Dayanışma Meclisi üyeleri Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda aşure lokması dağıttı.

    Okmeydanı Dayanışma Meclisi üyeleri halka aşure lokması dağıttı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği aşure, çevredeki esnafa da dağıtıldı.