Etiket: Mehmet Dağdeviren

  • Adıyaman ve Malatya’da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yapıldı

    Adıyaman ve Malatya’da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yapıldı

    PİRHA-5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle Eğitim Sen Malatya ve Adıyaman  Şubeleri basın açıklaması yaptı.Adıyaman ve Malatya’da yapılan basın açıklamasında 5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününün Türkiye’de de öğretmenler günü olarak kutlanması gerektiğinin vurgusu yapıldı.

    Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan Eğitim Sen Malatya Şube yönetici ve üyeleri, “OHAL, KHK’lara hayır işimizi geri istiyoruz” pankartı açarak 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle basın açıklaması yaptı.

    Yapılan basın açıklamasında basın metnini okuyan  Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Kazım Albayrak,  “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmesinden bu yana 5 Ekim, her yıl tüm ülkelerde “Dünya Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır. Eğitim Sen kurulduğu tarihten bu yana Türkiye’den Eğitim Enternasyonal’ine üye tek sendikadır ve bundan dolayı da 5 Ekim’i “Dünya Öğretmenler Günü” olarak kutlamaktadır”dedi.

    Albayrak, “MEB, eğitime yönelik politika ve uygulamalardaki başarısızlığını sorgulamak yerine, her fırsatta sistem değişikliğine giderek sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de mağdur etmektedir. 2023 Vizyon Belgesi ile “eğitimde dönüşüm” yaşandığına dair bir algı oluşturulmaya çalışılsa da aslında hem öğretmenlerimiz hem de öğrencilerimiz açısından bir değişim olmadığı ortadadır” ifadelerini kullandı.

    Adıyaman’dada Adıyaman lisesi önünde toplanan Eğitim Sen Adıyaman Şube üyeleri “Güçlü ve demokratik bir toplum için öğretmene değer ver” pankartı açan öğretmenler, okul önünde basın açıklaması yaptı.

    Yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, “Dünya Öğretmenler Günü’nün 5 Ekim tarihinde kutlanmasının nedeni, uluslararası öğretmen örgütlerinin de katkılarıyla, 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından ortak olarak önerilen “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararlarının devletler arası özel bir oturumda kabul edilmesidir. Dünya genelindeki tüm öğretmenler için önemli olan bu tarihi kararla, öğretmenlerin toplumsal statüsüne yönelik önemli bir adım atılmıştır. Öğretmenlerin sadece okul içinde değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önemi uluslararası düzeyde belgeleyen, öğretmenlerin tüm sorunlarını ele alan ve durumlarını tüm ayrıntıları ile düzenleyen kararların yıl dönümü olması nedeniyle 5 Ekim tarihinin öğretmenlik mesleği açısından evrensel bir önemi vardır”

    “Tüm öğretmenlerimiz, en ağır koşullarda dahi mesleklerini çocuğun üstün yararını temel alarak gerçekleştirmektedir” diyen Dağdeviren,“Çocuklarımızın nitelikli kamusal eğitimden eşit yararlanabilmesi için öğretmenlerimizin statüsünün güçlendirilmesi gerektiği açıktır. Çağrımız tüm öğretmenlere, eğitim ve bilim emekçilerine; gelin haklarımız, emeğimiz ve geleceğimiz için birlikte mücadele edelim. Biliyoruz ki öğretmen kazanırsa toplum kazanır, öğretmen kaybederse hep beraber kaybederiz”

    HABER MERKEZİ

  • Adıyaman’da 1 Mayıs coşkulu kutlandı: Yaşanabilir bir ülke istiyoruz-VİDEO

    Adıyaman’da 1 Mayıs coşkulu kutlandı: Yaşanabilir bir ülke istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da 1 Mayıs İşçi ve Emekçi bayramı yüzlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir şekilde yapılan miting ile kutlandı. Mitingde konuşan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, “Küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir ülke istiyoruz” dedi.

    Adıyaman’da 1 Mayıs İşçi ve Emekçi bayramı için İtfaiye müdürlüğü önünde toplanan kitle pankartlar açarak, dövizler taşıyarak ve sık sık “Bijji yek Gûlan” “Direne direne kazanacağız” “Hak, hukuk, adalet” “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atarak kortej halinde yürüyerek kutlamanın yapılacağı Mustafa Yücel Özbilgin parkı yanında bulunan miting alanına doğru yürüdüler. Yürüyüşe katılan yurttaşlar polisin kurduğu arama noktalarından aranarak alana giriş yaptılar.

    Tüm demokrasi ve emek mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    Miting alanında tertip komitesi adına konuşan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, “Yasaklara, baskılara, saldırılar, şiddete karşı yaşamı yeniden inşa edenler, bütün ezilenlerin ve yok sayılanların direniş günü 1 Mayıs hepimiz kutlu olsun” dedi.

    “KRİZİN FATURASINI SORUMLULARA ÖDETECEĞİZ”

    “Ülkenin ve dünyanın umudunu ve hasretini paylaşan emek ve meslek örgütleri olarak yıllardır bizlerle kol kola ve omuz omuza duran demokratik kitle ve siyasi partilerle 1 Mayıs İşçi bayramını kutluyoruz” diyen Dağdeviren, “Küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memleket istediğimizi, ekonomik krizin faturasını krizin sorumlularına ödeyeceğimizi buradan belirtmek isteriz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Rewşan Çeliker’in söylediği ezgilerle yurttaşlar halaylar çekerek 1 Mayıs İşçi ve Emekçi bayramını coşkulu bir şekilde kutladı.

    PİRHA-ADIYAMAN

     

  • Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’da 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı hazırlıklarını sürdüren Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri “1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza dile getireceğiz. Tüm Adıyaman halkını mitingimize bekliyoruz” diyerek 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı. 

    Adıyaman’da 1 Mayıs İşçi ve Emekçi bayramı hazırlıklarını sürdüren Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri Demokrasi Parkında bir araya gelerek Kürtçe ve Türkçe yazılı “Yaşasın 1 Mayıs” pankartı açtı. Sık sık “Biji yek Gûlan”, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganları atan kitle basın açıklaması yaptı.

    Emek ve Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı.

    “HERKESİN GÜVENCELİ VE İNSANCA ÇALIŞTIĞI BİR İŞİ OLSUN”

    Açıklamaya Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Memleket isterim” şiirini okuyarak başlayan Dağdeviren, “İşçisi, kamu çalışanı, işsizi, emekçisi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı, kadını, genci, yaşlısıyla dolduracağımız 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza dile getireceğiz” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti:

    “Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin. Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun. Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız iş yerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, ‘hep bana’ diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.”

    “BİZLER BU ÜLKENİN DEĞERLERİNİ VE GÜZELLİKLERİNİ YARATANLARIZ”

    “1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma günümüzü taleplerimizle, rengarenk bayraklarımızla, türkülerimizle, halaylarımızla, karanfillerimizle tek yürek olarak, en kitlesel ve en coşkulu biçimde kutlamak istiyoruz” diyen Dağdeviren, “Bizler, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini yaratanlarız. Bizler yaşamı var edenleriz. Bizler bugün baskıcı ve akıl dışı bir rejimin harap ettiği memleketimizi ve demokrasiyi yeniden kuracak olan emekçileriz. Emperyalist kapitalist sistemin, faşizmin ve her türden gericiliğin, savaşlarla, ekonomik krizlerle, ekolojik felaketlerle yıkıma sürüklediği dünyayı, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyaya dönüştürecek olan bizleriz. Baharın en güzelini örgütleyecek olan, istibdatı yıkıp hürriyeti kuracak olan, demokrasiye gerçek anlamını kazandıracak olan, mutlu bir hayatı filizlendirecek olan milyonlar 1 Mayıs meydanlarında buluşacak. Emeğin ve alın terinin baharını örgütleyecek olan mücadelemizle, işçi sınıfının ve emekçi halklarımızın birliğinden gelen gücümüzle, dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla, ‘Haydi 1 Mayıs’a’” diye konuştu.

    Adıyaman 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlamaları için saat 11.00’ de itfaiye meydanında toplanılarak mitingin yapılacağı alan olan Mustafa Yücel Özbilgin Parkı’nın yanında bulunan miting alanına kortej halinde yürünecek. Saat: 12.00’de sanatçı Rewşan Çeliker’in de ezgileri ile katılacağı 1 Mayıs mitingi yapılacak.

    ADIYAMAN/PİRHA

  • Adıyaman Eğitim-Sen Başkanı: Laik, bilimsel ve anadilinde kamusal bir eğitim olmalı-VİDEO

    Adıyaman Eğitim-Sen Başkanı: Laik, bilimsel ve anadilinde kamusal bir eğitim olmalı-VİDEO

    PİRHA- Türkiye’deki eğitim sistemi ile ilgili açıklamalarda bulunan Eğitim -Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, “Türkiye’de laik, bilimsel, demokratik; zorunlu din derslerinin olmadığı ve anadilinde kamusal bir eğitimin yapılması gerekiyor” dedi.

    Son yıllarda sürekli değişen eğitim sistemi ile eğitimin giderek bilimsellikten uzaklaşması ve okullarda dini eğitimin daha çok yaygınlaşması, eğitim sisteminde birçok sorunun ortaya çıkmasına sebep oldu.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın derneklerle yaptığı protokollerle eğitim sisteminin giderek dinselleşmesi, dini eğitimin kreşlere kadar inmesi ve bazı okulların bahçesinde okutulan mevlitlere öğrencilerin katılımının zorunlu hale getirilmesi ile ilgili Eğitim- Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren PİRHA’ya konuştu.

    “ÖĞRENCİ BİLİMSEL YÖNTEMLERLE GELECEĞİNE IŞIK TUTAR”

    Dağdeviren, “Bazı bilgileri açıklamakta fayda var. Siyasi iktidarın, bugüne önüne koyduğu iki hedef var. Biri dini eğitim aracılığıyla okullarımızın daha çok ticarileştirilmesi ve ticarileşme sonuncunda da özelleştirmenin tam anlamıyla yaşatılmasıdır” dedi.

    Dağdeviren şu ifadeleri kullandı:

    “Bütün hepsinin ana kaynağında da şu olduğunu görüyoruz: Aslında iş güvencemizin elimizden alındığı, esnek çalışma modelinin dayatılmaya çalışıldığı bir süreci yaşamaktayız. Dini eğitim aracılığıyla örüldüğü özelleştirme politikalarına hızla yön verildiği bir sürecin içerisindeyiz. Uzun bir süredir Milli Eğitim Bakanlığı kimi derneklerle protokol anlaşması yaptı. Bu protokollerle daha çok dini eğitim üzerine öğrencilerin yönlendirilmesini sağlayan bir şey. Ama işin özü böyle değil. Biliyoruz ki eğer bir öğrencide gereken bir hedefe ulaşılmak isteniyorsa bunun yolu yöntemi bilimsel yöntemlerdir. Öğrencinin de bilimsel yöntemlerle geleceğine ışık tutabileceği gerçeği önümüzde duruyor.”

    “DİNİ EĞİTİMİN KREŞLERE KADAR İNDİRİLMESİ TARTIŞILAN BİR DURUM”

    “Eğitim-Sen bir ay önce Ensar Vakfı ile yapılan sözleşmeyi örgün eğitim boyutuyla kaldırdı. Diğer derneklerle ve müftülüklerle yapılan çalışmaların da iptal edilmesi ile ilgili çalışmalarımız sürmektedir” diyen Dağdeviren şöyle devam etti:

    “Hepimizin de bildiği gibi 1980 darbesi ile birlikte 4’üncü ve 5’inci sınıflara din dersi getirildi. Darbenin ürünü olan 4’üncü ve 5’inci sınıflara din dersi uygulaması yeterli görülmemiş olacak ki; darbeye karşı tutum sergileyenlerin de bu süreci kaldırmak yerine ana sınıflarına kadar, hatta kreşlere kadar indirmesi şu anda en çok tartışılan konulardan bir tanesi. Biz Eğitim-Sen olarak çağdaş, bilimsel, lâik ve anadilinde eğitimden yanayız. Elbette ki ailelerin inançları boyutunda çocuklarını yetiştirmek istedikleri bir alan varsa bundan daha doğal bir şey olamaz. Zaten laikliğin esası da budur. Devletin bütün inançlara eşit mesafede durmasıdır. Bizim ülkemizde de eğer aileler çocuklarını dini değerler doğrultusunda yetiştirmek istiyorlarsa elbette ki devletin bu insanlara her türlü anlamda destek olması gerekir. Fakat bu inancı ya da bu inanç sistemi üzerinden çocuklarının eğitim almasını istemeyen insanlara da hoşgörüyle yaklaşılmaması çok doğru bir yaklaşım değil.”

    “DEMOKRATİK, LAİK VE ANADİLİNDE EĞİTİM İNSANLARI GÜVENDE HİSSETTİRİR”

    “İmam hatip okullarına öğrenci kayıtlarının yeterli olmadığı ve okulların doluluk oranının TEOK ve LGS yerleştirmelerine göre beklenmiş olan kontenjanların % 50’lik oranında hatta bu yılın istatistikleri yayınlandığında çok daha düşük kayıtların yapıldığını görebiliyoruz” ifadelerini kullanan Dağdeviren şunlara vurgu yaptı:

    “Hepimizin bildiği gibi eğer ülkeler demokratikse insanlar istedikleri inancı, istedikleri düşünceyi savunabilirler. Ama demokratik olmayan zeminlerde eğer insanlar kendini güvende hissetmiyorsa elbette ki adı ne olursa olsun ya da yönelimi ne olursa olsun bu tarz eğitim durumlarında çekinceli davranmakta, kendilerini ifade edebilecek bir yönelime girmemektedirler. Doğrusu, yapılması gereken şey, Eğitim-Sen’in ısrarla savunduğu şey Türkiye’de laik, bilimsel, demokratik ve anadilinde kamusal bir eğitimin yapılması. Eğer bu yapılırsa insanlar kendilerini gerçekten güvende hissederler. İstedikleri inanç boyutuyla kendilerini ifade edebilecekler.

    “OKULLARDA DİNİ EĞİTİMİ DAYATMAK ÇOCUKLARI DİNDEN UZAKLAŞTIRACAKTIR”

    “Aleviler üzerinde değerlendirme yaptığımızda ise AİHM’in bir kararı var zorunlu din dersleri ile ilgili. Bugün baktığımızda da ana sınıflarında şöyle bir çalışma var. ‘Eğer çocuğunuz ve aileler istemiyorsa bir dilekçe verin, çocuğunuz bunu almaz’ ibaresinden yola çıkılıyor” diyen Eğitim -Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, şunlara dikkat çekti:

    “Fakat çocuk bu derse girmediği zaman yalnız kalabiliyor. Bir de bunun bilimsel yönünü araştırmakta fayda var. Yani 4 yaşındaki çocuğun ya da 5 yaşındaki çocuğun soyut kavramlar üzerinde ille de bu öğretiyi alsın algısını oluşturmanın pedagojik açıdan ve eğitim dili açısından hiç yararı ve faydası olmayacaktır. Belki ilerleyen süreçlerde bunu herkes kendisi daha iyi görecektir. Bu çocuklar dine sarılmak ya da dini eğitime sarılmak yerine daha da uzaklaşacaktır. Nitekim imam hatip liselerinde kimi okullarda yapılan çalışmalarda deizmin artmasının ya da ölçülebilir bir duruma gelmesinin temel nedeni de bu olsa gerek.”

    MUSTAFA YÜKSEL/ADIYAMAN

  • Adıyaman Eğitim-Sen Başkanı: Alevi öğrencilere de imam hatip liseleri dayatılıyor-VİDEO

    Adıyaman Eğitim-Sen Başkanı: Alevi öğrencilere de imam hatip liseleri dayatılıyor-VİDEO

    PİRHA-Adrese dayalı liselere kayıt sistemini değerlendiren Eğitim -Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren, “Siyasi iktidarın bu piyasacı dinselleştirilmiş eğitimden sıyrılıp, bilimsel yöntemlerle hazırlanmış, test edilmiş ve benimsenmiş eğitim müfredat ve programları hazırlayarak öğrencileri geleceğe hazırlamalıdır” dedi. 

    Haberin videosu

    AKP İktidarı ile birlikte defalarca değiştirilen müfredatlar, Türkiye’deki eğitim ve öğretim sistemini daha geriye götürürken, TEOG sınavının kaldırılmasının ardından yerine getirilen, liselere adrese dayalı kayıt sistemi de tepkilere neden oldu. Eğitim -Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren konuyu PİRHA’ya değerlendirdi.

    “KAMUSAL EĞİTİM ZAYIFLATILARAK DİNDAR NESİLLER YETİŞTİRİLECEK”

    Dağdeviren, “Eğitim -Sen olarak 4+4+4 sistemi gelmeden Kamu Reformu Yasa Tasarısı hazırlanırken şu an içinde bulunduğumuz durumu özetleyen açıklamalarda bulunmuştuk. Yasanın geçmemesi için sayısız eylem ve etkinlik düzenlemiştik. Eğitim Sen’in itirazlarına, hükümet yerine bu yasada imzası olanlar cevap vermiş sendikamızı hayalperestlikle suçlamışlardı” dedi.

    Dağdeviren, iktidarın eğitim sistemini kendi siyasal, ideolojik çizgisinde biçimlendirdiğini belirterek,  “Birincisi eğitimde dindar nesiller yetiştirmek, diğeri ise 4+4+4 düzenlenmesinin asıl amacını oluşturan kamusal eğitimi daha da zayıflatmak ve kamu kaynaklarını özel okullara aktararak özel öğretimi büyük ölçüde devlet desteği ile güçlendirmektedir” ifadelerini kullandı.

    “SINAVLARIN GEÇERLİLİĞİ VE GÜVENİRLİĞİ SORGULANIR OLACAK”

    “Milli Eğitim Bakanı eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemine geçiş yapılacağını öğrencilerin % 90’nın bu okullara gideceğini belirtmiştir. Öğrencilerin % 10 ise nitelikli okullara sınav ile gidecek” diyen Dağdeviren, şunları ekledi:

    “Haziran ayının ilk haftasında yapılacak sınav, sayısal ve sözel olarak iki bölümden oluşacak. Yapılacak olan sınavda öğrencilerin 60 soruyu 90 dakikada çözmeleri istenecek. Öğrenciler sınava kendi okullarında girecek. Sınavı MEB hazırlayacak ve sınavın geçerliliği ve güvenirliği sorgulanır olacak. Bu % 10 dilimine girebilmek için öğrenciler etüt, özel ders, dershane gibi özel kurumlardan daha fazla ve ciddi şekilde yararlanacaktır.”

    “AİLELER ARASINDA SOSYAL EKONOMİK FARKLILIKLAR ORTAYA ÇIKACAK”

    “Öğrenciler adrese kayıt sistemine göre değil ilgi ve istekleri, başarı durumları dikkate alınarak istediği okula girebilmelidir. Bu okullarda sınavsız olmalıdır” ifadelerini kullanan Dağdeviren, şöyle konuştu:

    “Adrese kayıt sistemi ile aileler Bakanın deyimiyle iyi okulların bulunduğu adreslere taşınacaktır. Bu da aileler arasında sosyal ekonomik farklılıkların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bazı bölgelerde beş okulun bulunmaması ya da okulların İmam hatip lisesi olma ihtimalide yüksektir. Bu durumda İmam hatip liseleri mecbur kılınacaktır. Adıyaman Karapınar mahallesinde bulunan yoğun Alevi nüfusuna baktığımızda burada bulanan öğrencilere imam hatip liselerine gitmeyi dayatmakta, bir nevi asimilasyon politikası olarak ileride ortaya çıkacaktır. Bu sistem ile TEOG süresince doluluk oranına ulaşmayan imam hatip okulları bu yolla dolacaktır.”

    “BİLİMSEL EĞİTİM İLE ÖĞRENCİLER GELECEĞE HAZIRLANMALIDIR”

    “Sınavlarla öğrencileri nitelikli, niteliksiz olduğu anlaşılamayacağı bilinmesine rağmen bir yarış atı, bir robot gibi düşünmek, arkadaşlarıyla rekabet etmesinin kaosu daha da derinleştireceği unutulmamalıdır” diyen Dağdeviren, “Siyasi iktidarın bu piyasacı dinselleştirilmiş eğitimden sıyrılıp, bilimsel yöntemlerle hazırlanmış, test edilmiş ve benimsenmiş eğitim müfredat ve programları hazırlayarak öğrencileri geleceğe hazırlamalıdır” diye konuştu.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • Adıyaman Eğitim- Sen Başkanından tepki: Kadınları cinsel obje olarak görmek bilime hakarettir

    Adıyaman Eğitim- Sen Başkanından tepki: Kadınları cinsel obje olarak görmek bilime hakarettir

    PİRHA- Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü’nün, “Yabancı bir kadın ile tokalaşmanın ateş tutmaktan daha korkunç” şeklindeki sözlerine Eğitim- Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren tepki gösterdi. Dağdeviren, “Kadınlarımızı ve çocuklarımızı sadece birer cinsel obje olarak görmek bilime de yapılmış bir ihanettir. Fikirler bir yerlere yaranmak için değil, bilime, çağdaşlığa, demokrasiye, barışa, sevgiye, hoşgörüye, birlik ve beraberliğe hizmet ettiği sürece anlam kazanır” dedi. 

    Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, sosyal medya hesabından “Nikahsız kadınla erkeğin el ele tutuşması caiz mi?” diye sordu. Gönüllü, yayınladığı skandal fetva ile “Bir erkek ve kadının, nikahsız olarak ellerinin birbirine değmesi ve yalnız kalmaları caiz değildir” “Yabancı bir kadın ile tokalaşmak ateş tutmaktan daha korkunç” paylaşımlarına tepkiler genişliyor.

    Rektörün sözlerine ilişkin Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ASLA KABUL EDİLEMEZ”

    “Çocuklar erken yaşta evlendiriliyor, çocuk yaşta bebek sahibi olabiliyor veya tecavüz sonucu hamile kalabiliyorlar. Şimdi bu gerçekler ortadayken müftülere nikah kıyma yetkisi veriliyor. Bunların tesadüf olmadığını düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Dağdeviren, “Tüm bu gerçekler yaşanırken bu sorunlara bilimsel çözüm bulunması gereken kurumun başındaki Adıyaman Üniversitesi Rektörü Talha Gönüllü, hadis ve ayetleri de fikrine delil göstererek, ‘Nikahsız ve yabancı bir kadının elini tutmanın ateş tutmaktan daha tehlikeli’ olduğunu belirtmektedir, bu asla kabul edilemez” dedi.

     “HUZURUN ŞEHRİ OLARAK GÖSTERİLEN İLİMİZ YAŞAM ENDEKSİNDE 69’NCU”

    “Huzur ve barışın şehri olarak gösterilen Adıyaman yaşam endeksinde 69. olan ilimiz bilim, sanat, teknoloji ve eğitimde daha iyi bir yerde olması gerekirken bilim merkezinin başında bulunan rektörden bu açıklamaların yapılması açıkça, nereye varmak istediğini sorgulatır duruma gelmiştir” diye konuştu.

    Dağdeviren, “Şimdi sormak istiyoruz; bilim ve aydınlık yolunda barış, demokrasi, özgürlükler, eğitimde fırsat eşitliği,430 bin ataması yapılmamış öğretmen adayı varken, işsiz gençlerimiz umutsuzluğa sürüklenirken çözümler aranmaz da neden bu açıklamalar yapılır? diye sordu.

    “KADINLARI CİNSEL OBJE OLARAK GÖRMEK BİLİME HAKARETTİR”

    “Bu bir bilinçaltı durumudur bilinmez ancak fikir ve zikir ilişkisi olduğu açıktır” ifadelerini kullanan Dağdeviren, “Kadınlarımızı ve çocuklarımızı sadece birer cinsel obje olarak görmek bilime de yapılmış bir ihanettir. Kadın erkek ilişkisine bu bakışla bakmak İslam inancına da hakarettir. Fikirler bir yerlere yaranmak için değil, bilime, çağdaşlığa, demokrasiye, barışa, sevgiye, hoşgörüye, birlik ve beraberliğe hizmet ettiği sürece anlam kazanır” dedi.

    Mustafa Yüksel-ADIYAMAN

  • Adıyaman Eğitim-Sen Eşbaşkanı: Öğretmenlik AKP döneminde itibarsızlaştırıldı-VİDEO

    Adıyaman Eğitim-Sen Eşbaşkanı: Öğretmenlik AKP döneminde itibarsızlaştırıldı-VİDEO

    PİRHA-Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim- Sen) 5 Ekim Dünya Emekçi Öğretmenler Günü vesilesiyle  bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte konuşan Adıyaman Eğitim-Sen Şube Eşbaşkanı Mehmet Dağdeviren, öğretmenlik mesleğinin AKP iktidarı döneminde itibarsızlaştırıldığını söyledi. 

    Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi 5 Ekim Dünya Emekçi Öğretmenler Günü vesilesiyle Can Salonu’nda bir etkinlik düzenledi.  Kutlamanın yapıldığı salona Kürtçe ve Türkçe yazılı “Anadilinde eğitim temel bir insan hakkıdır” pankartının yanı sıra, “Keyfi hukuksuz kıyımlara, KHK’lere teslim olmayacağız”, “1o Ekim katliamını unutmadık unutturmayacağız”, “Cinsiyet ayırımcı değil eşitlikçi müfredat” pankartları asıldı.

    Kutlama etkinliğine, Alevi dernekleri ve sendika temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda eğitim emekçisi katıldı. Etkinlik saygı duruşu ile başladı. Ardından bir açılış konuşması yapan Adıyaman Eğitim-Sen Şube Eşbaşkanı Mehmet Dağdeviren, “5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü haklarımıza ve geleceğimize yönelik saldırılar ile karşılıyoruz” dedi.

    “ÖĞRETMENLER GÜNÜ ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR İLE KARŞILANDI”

    Dağdeviren, günün anlam ve önemine değinerek, eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesinin iktidarın hedefinde olduğunu kaydetti. Dağdeviren, “Yıllardır ülkenin dört bir yanında fedakarca görev yapan öğretmenlerin önemli bir bölümü Dünya Öğretmenler Günü’nü darbe girişimi sonrası yaşanan hukuksuz ihraçlar, açığa almalar, tutuklama, soruşturma ve sürgün gibi anti demokratik uygulamalar ile karşılamaktadır. Bu güne kadar OHAL KHK’ler ile 34 bin öğretmen kamu görevinden hukuksuz bir şekilde, kendilerine savunma hakkı bile tanınmadan siyasi ve idari tasarruflarla ihraç edilmiştir. İhraç edilen öğretmen sayısının asker ve polis sayısından fazla olması dikkat çekicidir” dedi.

    “ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ AKP DÖNEMİNDE İTİBARSIZLAŞTI”

    Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığını ve meslek onurunun zedelendiğini belirten Dağdeviren, devamında şunları belirtti:

    “AKP 2002 seçim bildirgesinde ‘öğretmenlik mesleğinin toplumda hakkettiği itibarı yakalaya bilmesi için öğretmenlerin nitelikleri arttırılacak, buna paralel olarak özlük hakları ve çalışma şartları iyileştirilecektir’ ifadesi yer almasına karşın 15 yıllık AKP iktidarında öğretmenlik mesleğinin bırakalım toplumda hak ettiği itibarını yakalamasını, öğretmenler tarihinin hiçbir döneminde AKP iktidarı döneminde olduğu kadar hakarete maruz kalmamıştır. Öğretmenlik mesleği tarihte hiçbir zaman bu  kadar büyük bir itibar kaybına uğramamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı eğitime yönelik politika ve uygulamalardaki başarısızlığını sorgulamak yerine her fırsatta sistem değişikliğine giderek sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de mağdur etmiştir”

    “KAMU EMEKÇİLERİ GÖREVLERİNE İADE EDİLMELİDİR”
    Öğretmenler olarak sorunlarının giderek arttığına dikkat çeken Dağdeviren son olarak, “Dünya Öğretmenler Günü’nün 5 Ekim tarihi esas alınmalıdır. OHAL kaldırılmalı ve KHK’lar iptal edilmelidir. Hukuksuz bir şekilde ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir. Hizmetli ve memurlara özel tazminat ödenmelidir” taleplerinde bulundu.
    Dağdeviren’in konuşmasından sonra etkinlik Aydın Dalbaş ve Mehmet Hanol’un ezgileri ile devam etti.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN