Etiket: mehmet emin çam

  • İHD, hasta mahpus Mehmet Emin Çam için acil çağrıda bulundu- VİDEO

    İHD, hasta mahpus Mehmet Emin Çam için acil çağrıda bulundu- VİDEO

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği, bir çok kentte hasta mahpus Mehmet Emin Çam için basın açıklaması gerçekleştirdi. Ağır hasta mahpus Çam’ın sağlık durumunun kritik seviyeye geldiğine dikkat çekilen açıklamalarda, acil tahliye çağrısında bulunuldu.

    Türkiye’de hasta mahpuslar cezaevlerinde ölüme terk ediliyor. Her gün hak ihlali haberlerinin geldiği cezaevlerinde, ağır hasta mahpuslar ölümle tehlikesiyle yaşamlarını idame ettiriyorlar. Türkiye’de Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla başlayan süreçte toplumun en büyük beklentisi, “iyi niyet adımı” olarak hasta mahpusların tahliye edilmesiydi. Ama aradan geçen 1 yılı aşkın sürede halen hiçbir adım atılmadı.

    İHD’nin verilerine göre, cezaevlerinde en az bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Bunlardan 335’inin durumu ağır, 230’u ise günlük yaşamını tek başına idame ettirecek durumda değil, 105’inin ise desteğe ihtiyacı var. Geçtiğimiz günlerde adı hasta tutsaklar listesinde bulunan Mehmet Edip Taşar, cezaevinde yaşamını yitirdi.

    İHD, benzer durumların tekrar yaşanmaması ve sağlık durumu kritik seviyeye gelen Mehmet Emin Çam için tüm Türkiye şube ve temsilciliklerinde ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

    DERSİM

    “MEHMET EMİN ÇAM ACİLEN TAHLİYE EDİLEREK, DIŞARIDA TEDAVİ EDİLMELİDİR”

    İHD Dersim Şubesi’nin Sanat Sokağı’nda gerçekleştirdiği açıklamayı Hüseyin Yaşar Sezgin okudu. Sezgin, Batman T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 74 yaşındaki Mehmet Emin Çam için acil tahliye çağrısında bulunarak şunları ifade etti:

    “74 yaşındaki Çam, 18 Mart 2026’da Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldıktan sonra ertesi gün tüberküloz şüphesiyle Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilmiş; kısa süre sonra yeniden hapishaneye götürülmüştü. Ailesi, 25 Mart’ta Çam’ın tekrar hastaneye götürüldüğünü ancak sağlık durumunun ağırlaştığını, ayakta duramadığını, konuşmakta zorlandığını ve zaman zaman hafıza kaybı yaşadığını aktardığını” belirtti.

    Sezgin, Mehmet Emin Çam’ın durumunun kritik olduğunu vurgulayarak, “Çam’ın beyninin sağ tarafında tümör bulunuyor, ömür boyu kan sulandırıcı kullanıyor ve ciddi beyin damarı tıkanıklıkları sebebiyle her an inme veya beyin kanaması riski taşıyor. Ayrıca ileri derecede kalp hastası olan Çam, daha önce kalp krizi geçirmiş, beş damarının tıkalı olduğu tespit edilmiş ve yalnızca iki damara müdahale edilebilmişti. Böbreklerinde kistler bulunan, iki kez böbrek ameliyatı geçiren mahpusun felç nedeniyle sol kol ve bacağında güçsüzlük bulunuyor. Görme ve işitme kaybı yaşayan Çam’ın son haftalarda öksürürken ağzından kan geldiği de bildirildiğini” söyledi.

    Tüm bu hayati risklere rağmen, Adli Tıp Kurumu 3 Aralık 2025’te Çam için “Cezaevinde Kalabilir” raporu verdi. Çam’ın infaz erteleme talebinin ise 10 Mart 2026’da reddedildiğini söyleyen Hüseyin Yaşar Sezgin, Çam’ın hapishane koşullarında yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdüremeyeceğini belirterek, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16. maddesi ile Anayasa’nın 17. maddesine işaret etti.

    Sezgin, devletin mahpusların yaşamını koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatarak Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumları Mehmet Emin Çam ile tüm hasta mahpusların derhal serbest bırakılması için sorumluluk almaya çağırdı.

    ANTEP

    İHD Merkezi Hapishane Komisyonu, Batman T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 74 yaşındaki ağır hasta tutsak Mehmet Emin Çam’ın durumuna dikkat çekmek için Antep’te basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Çam’ın hafıza kaybı yaşadığı, tek başına ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve hayati riskinin arttığı vurgulanarak acil tahliye çağrısı yapıldı.

    Şube yöneticisi Fatma Güner tarafından okunan açıklamada, Çam’ın çoklu kronik hastalıklarına rağmen hapishanede tutulmaya devam edilmesinin yaşam hakkı ihlali olduğu belirtildi.

    İHD, devletin tutsakların sağlığını koruma yükümlülüğü olduğunu belirterek uluslararası sözleşmeleri hatırlattı. Açıklama şu çağrıyla son buldu:

    “İnsan Hakları Derneği olarak süreci yakından takip ediyor ve gerekli girişimlerde bulunduğumuzu kamuoyuna bildiriyoruz. Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumları ivedilikle Mehmet Emin Çam ve bütün hasta mahpusların serbest bırakılması için sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM-ANTEP

  • Şimel Çam: Beşiri T Tipi Cezaevi’ndeki babam ağır hasta, ayakta dahi duramaz halde

    Şimel Çam: Beşiri T Tipi Cezaevi’ndeki babam ağır hasta, ayakta dahi duramaz halde

    PİRHA -72 Yaşındaki hasta tutuklu Mehmet Emin Çam’ın kızı Şimel Çam, Beşiri Cezaevi’nde kalan babasının ve diğer tutukluların yaşadığı sıkıntıları, baskıları anlattı. Şimel Çam, tüm tutukluların baskılardan dolayı başka illere sevk istediğini belirterek “Bir grup mahkum halay çektikleri için tüm koğuşa hücre cezası verildi. Babam ağır hasta, ayakta dahi duramaz halde. Sürecin böyle devam etmesi sebebiyle çok kaygılıyım” dedi.

    Mehmet Emin Çam, 2012 yılında DBP Siirt İl Eş Başkanıyken KCK yapılanması kapsamında tutuklanıp 10 ay cezaevinde kaldı. Devam eden mahkeme sonrasında Çam, 9 yıl daha ceza aldı.

    72 yaşındaki Mehmet Emin Çam, 14 Mart 2022 yılında cezası onandıktan sonra tutuklandı ve Batman M Tipi Cezaevine götürüldü. Çam, tutukluluğunun ilk iki ayında tek başına hücrede tutuldu. Cezaevi sürecinin ilk dönemlerinde hücresinde sandalye ve masa dahi olmayan Mehmet Emin Çam, yemeğini de ayakta yemek zorunda kaldı. Sonrasında Beşiri T Tipi Cezaevi’ne gönderilen Çam’ın sağlık sorunları da burada katlanarak arttı.

    Mehmet Emin Çam’ın Kızı Şimel Çam, babasının sağlık sorunları hakkında PİRHA‘ya konuştu.

    “BABAMIN BEYNİNDE UR TESPİT EDİLDİ”

    Şimel Çam, babasının 2013 yılında cezaevinden çıktıktan sonra beyninde tümör tespit edildiğini belirterek şöyle devam etti:

    “2013 yılında cezaevinden çıktıktan sonra babamız fenalaşınca hastaneye götürmüştük. Doktorlar, bu hastalığın ileride tekrar yenileyebileceğini söylemişti. Şu an ise hastaneye götürülmüyor. Ayrıca yaz kış babam bir türlü ısınamıyor, çünkü böbrek hastalığı da mevcut. Ayrıca hapishanedeyken bir de safra kesesi ameliyatı geçirdi. Bunlar haricinde bir hastalığı yoktu ancak 4 ay önce cezaevindeyken bir de kalp krizi geçirdi. Babamın gözlerinde de bir bozulma oldu ve astigmat oluştu. Ayrıca kulaklarında da işitme problemleri başladı.”

    AYNI KOĞUŞTA 3 AĞIR HASTA MAHPUS

    Şimel Çam, Mehmet Emin Çam’ın 14 kişilik koğuşta başka hasta mahpuslarla tutulduğunu da söyledi.

    Çam, psikolojik hastalığı ileri derecede olan bir tutuklunun dahi tahliye edilmediğini ifade ederek, “Babamla yaptığımız görüşmelerde kendisi haricinde 2 hasta tutuklunun daha olduğunu söyledi. Birisinin şu an kanser teşhisi sonrasında hastaneye yatırıldığını öğrendim. Bir de İhsan Kaya isimli bir tutuklunun psikolojik sorunları olduğu bilgisini aldım. Bu tutuklunun sorunları hat safhada. Yemek yemeyi, ilaçlarını içmeyi dahi unutuyor. Bunların haricinde 5 yaşlı tutuklu daha var. Onların da hastalıkları mevcut ancak babam en çok İhsan Kaya ve Nurettin Dayan’ın sorunlarına dikkat çekti. Yani aynı koğuşta 3 ağır hasta mahpus var” dedi.

    “AĞIZ İÇİ VE ÇIPLAK ARAMA SONRASI KALP KRİZİ GEÇİRDİ”

    Şimel Çam, babasıyla son yaptığı görüşmede unutkanlık sorununun arttığını aktardı. Çam, “Babamın, pazartesi günleri telefon hakkı mevcut ancak arkadaşları hatırlattığında ancak arayabiliyor” diyerek şöyle devam etti:

    “Unutkanlık öyle artmış ki babam, havalandırmaya çıkmayı dahi unutuyor. Bu unutkanlığı beynindeki ura (tümör) bağlıyoruz. Babam cezaevindeyken bir de felç geçirdi. İlk başta sol tarafında hissizleşme başladı. Defalarca kez başvuruya rağmen hastaneye götürülmüyordu. Sonra hastaneye götürülürken ağız içi ve çıplak arama dayatılmış. Babam da bunun üzerine hastaneye gitmek istememiş. Zaten hemen sonrasında da kalp krizi geçirdi. Şu an halen bir damarında tıkanıklık var ve her an bir kalp krizi geçirme ihtimali yüksek.”

    “SİYASİLERİN BULUNDUĞU KOĞUŞA YÖNELİK FAŞİZAN YAKLAŞIM MEVCUT”

    Şimel Çam, babasıyla yaptığı görüşmelerde cezaevi yönetimi ve gardiyanların yaklaşımları konusunda da bilgi aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “Cezaevinin yönetimi çok sıkıntılı. Sadece hasta tutsaklara yönelik bir durum yok tüm tutuklulara yönelik kötü bir yaklaşım var. Beşiri’de siyasilerin bulunduğu yalnızca bir koğuş var. Bu koğuşa yönelik yaklaşım çok faşizanca. Açıkçası babam, diğer tutuklulara kıyasla daha çok şey aktarıyor. Diğer tutuklularda, tutanak tutulacak diye biraz çekingenlik var. Babam daha önceden de bu tür ihlaller yaşadığı için bu haksızlığa karşı duruyor ve olanları bana aktarıyor. Babamın ve diğer hastalara ilaçların verilmemesi durumu söz konusuydu. Babam ömür boyu kullanması gereken ilaçlar alıyor. Kan sıvılaştırıcı ilaçlar da dahil toplamda 15 çeşit ilaç kullanıyor. Bu ilaçlar bir süre babama verilmedi. Babam bu durumu bize aktarmıyordu, görüşe gittiğimde renginin sarardığını fark ettim. Ayrıca o dönem dalgınlığı da vardı. İlaçların o dönem kendisine verilmediğini öğrendim. Cezaevi yönetimi ‘Elimizde ilaç yok, bulamıyoruz’ gerekçesi ile hastaları mağdur etmiş. Bu durum basında gündemleşince 3 gün sonrasında ilaçlar verilmeye başlanmıştı. Açıkçası hasta tutsakları ölüme terk etme amaçları var. Adalet Bakanlığı’nın yaklaşımı da sanki cezaevleri güllük gülistanlık gibi.”

    “BİR SORU ÖNERGRESİ VERİLİYOR AMA BİR KAÇ GÜN SONRA UNUTULUYOR” 

    Şimel Çam, muhalefet partilerinin hasta mahpuslar konusuna ilişkin tutumunu da değerlendirdi.

    Çam, muhalefetin etkin bir eylem geliştiremediğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Evet bir hareketlilik var ama çok eksik. Ancak konunun üzerine şu yöntemle gidiliyor, bir hasta tutuklunun ailesinin başvurusu olduğunda kalkıp o gün bir soru önergesi veriliyor ama birkaç gün sonra açıkçası unutuluyor. DEM Parti ve CHP’li birkaç vekil de bu konunun üzerinde duruyor. Ama bu yapılanlar yetmiyor. Bu yapılanların bir ses getireceğine inanmıyorum. Bu durumu, acıyı ancak çeken bilir. Konunun gündemleşmesi için illa bu acıya maruz kalmak mı gerekiyor? Açıkçası ben Sezgin Tanrıkulu ile iletişim kurmak istemiştim. Defalarca kez kendisine mesaj yazmama rağmen bir geri dönüş alamadım. Bu girişimi sadece babam için değil, ben de o dört duvar arasındaki yaşamı bildiğim için yapıyorum. Oradaki zorlukların ne olduğunu nelerin yaşatıldığını biliyorum. 6 yıl cezaevinde kaldım, çok vahim durumların yaşatıldığını da söyleyebilirim.

    “MUHALEFET PARTİLERİ BİRLEŞİP ‘SÜRESİZ’ ŞEKİLDE BİR ŞEYLER YAPMALI”

    Parlamenterler, bazı gündemleri bu sorunun önüne koymasalar belki bir şeyler yapılabilir. Açıkçası muhalefet partileri birleşip süresiz şekilde bir şeyler yapmalı. Sadece haftada bir yapılan basın açıklaması ya da birkaç milletvekilinin konuya dair önerge sunması ile bu sorunun çözüleceğini düşünmüyorum. Babam 3 yıldır içeride ve biz 3 yıldır mücadele yürütüyoruz. Babam her defasında kalp krizi geçirdiğinde ya da ilaca verildiğinde ancak gündem olabiliyor. 9. Yargı paketinden bahsedildi, açıkçası bu halkın umutlarıyla da oynadılar. İnsanları hayal kırıklığına uğrattılar. Vekillerin attığı tweetler nedeniyle çok umutlanmıştım ama bu konunun da üzerine maalesef gidilmedi. Fakat milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu takdir ediyorum bu konunun üzerinde gerçekten duran bir vekil diyebilirim ama tek başına olduğu için yetersiz kalıyor. Bütün vekiller aynı azimle davranırlarsa inanıyorum ki bir şeyler olur.”

    “BABAM ‘YETER Kİ KURTULAYIM’ MANTIĞIYLA SEVKİNİ İSTEMİŞ, AİLEYİ DAHİ DÜŞÜNMEMİŞ”

    Sürecin devam etmesi sebebiyle çok kaygılı olduğunu dile getiren Çam, “Oradaki tutukluların hepsi aynı şekilde sevkini istemiş. Hatta sürgün olduklarında mahkumlar seviniyor. Ailesine yakın olan tutuklular dahi sevkini istiyor. Çünkü burada infaz yakılıyor, sürekli ceza ve tutanaklarla karşılaşıyoruz. Yani mahkumlar, farklı cezaevlerinde umut arıyor. Adli tutuklular da aynı şekilde zorluk yaşıyor. Onların da tahliye edilmediği durumlar oluyor” dedi.

    AYAKTA DURAMADIĞI HALDE ‘HALAY ÇEKTİĞİ’ İDDİASIYLA HÜCRE CEZASI VERİLDİ

    Şimel Çam, babasının olduğu cezaevinde 15 Ağustos’ta tutuklular halay çektiği için tutanak tutulduğunu belirterek şunları kaydetti:

    “Erdal Doğan isimli bir tutukluya 3 yıldır tahliye vermiyorlarmış. ‘Tahliye veriyoruz’ denilince sevinçle 5 tutuklu, halay çekmiş. Diğer Tutuklular da alkış ve ıslık çalmışlar. Bunun üzerine 15 gün boyunca tüm koğuştakilere hücre cezası verilmiş. 18 Eylül’de mahkemeleri görüldü, savunmaları alındı. Cezaevinde görüntüler de var, halay çekenler kendileri belirtiyor zaten ‘Mehmet Emin Çam ve birkaç kişi halay çekmediler’ diye de ifadeler mevcut. Hatta ‘Bunlar hasta tutsaklar ayakta duramayacak durumdalar’ diye ifadeler de var. Babam da verdiği ifadede ‘Keşke ayağım böyle olmasaydı ben de halay çekseydim’ dedi. Kimi tutukluların cezaları az kaldığı için bu olanlar sebebiyle kuruldan geçirilmeyeceği konuşuluyor.”

    Eren Güven-Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • 72 Yaşındaki ağır hasta mahpus, çıplak aramaya da maruz bırakıldı-VİDEO

    72 Yaşındaki ağır hasta mahpus, çıplak aramaya da maruz bırakıldı-VİDEO

    PİRHA – 652. F Oturması’nda Beşiri T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 72 yaşındaki hasta mahpus Mehmet Emin Çam’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Yapılan açıklamada Çam’ın hastalıkları ile ilgili bilgiler paylaşılarak; beyin tümörü, böbrek kisti, sol tarafını tutan felçten dolayı da yürüme güçlüğü çektiği ve ileri derecede unutkanlık yaşadığı vurgulandı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F Oturumu’nun 652. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumuna bir kez daha dikkat çekildi.

    “Tedavi haktır engellenemez”, “Mehmet Emin Çam serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, ağır hasta mahpus Mehmet Emin Çam’ın sağlık durumu aktarıldı.

    KURŞUN: ÖLÜMLER BİÇİM DEĞİŞTİRSE BİLE DEVAM EDİYOR

    19 Aralık Cezaevi Katliamı tanığı Muharrem Kurşun, açıklama öncesi söz aldı. Kurşun, eylül ayının hapishane tarihçesinde ‘katliamlar ayı’ olduğunu belirterek, “Ölümleri unutmamak gerekiyor. Ölümler biçim değiştirse bile hala devam ediyor. Hasta mahpuslar için yapılacak eylemlere güç vermek gerekiyor. Yapılan katliamları unutmamak gerekiyor” diye konuştu.

    “BAŞKALARININ YARDIMI İLE AYAKTA DURABİLİYOR”

    F Oturma eyleminde basın açıklamasını Mukaddes Şamiloğlu okudu. Şamiloğlu, 72 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Emin Çam’ın, beyin tümörü, yüksek tansiyon, böbrek kisti ve prostat hastası olduğunu, el ve ayaklarında uyuşma, sol tarafını tutan felç nedeniyle de yürüme güçlüğü çektiğini, her iki kulakta cihaz gerektirir boyutta duyma kaybı ve ileri derecede unutkanlık yaşadığını belirtti. Şamiloğlu, ayrıca Çam’ın, başkalarının yardımı ile ayakta durabildiğini ve kişisel bakımını başkalarının yardımı ile gerçekleştirebildiğini söyledi.

    “SEVK TALEBİ KABUL EDİLMEDİ”

    Şamiloğlu, açıklamanın devamında şu bilgileri paylaştı:

    “Ailesinden alınan bilgiye göre; Mehmet Emin Çam, 2012 yılında açılan ve tutuksuz yargılandığı davada verilen 9 yıllık hapis cezasının kesinleşmesi üzerine 14 Mart 2022 günü tutuklandığında, geçirdiği kalp krizi, beynindeki ur ve böbreğindeki kist nedeniyle tedavi görüyordu. Dışarıda sağlanan bakım ve tedavi tutuklanınca aksadı. Uzun süre hastaneye götürülmedi ve ilaçları düzenli verilmedi. Geçtiğimiz ağustos ayında, kullanması gereken ilaçlar dahi haftalarca kendisine verilmedi. Hapishane koşullarının zorluğu yanında, tedavisinin aksaması nedeniyle hastalıkları hızla ilerledi ve listeye yeni hastalıklar eklendi. Daha fazla bakıma muhtaç hale geldi. Ama sevk sırasında yaşanan sorunlar, çıplak arama ve ağız içi araması nedeniyle artık hastaneye dahi gitmek istemiyor. Bu süreçte ileri derecede unutkanlık gelişti. Telefon hakkı olduğunu, ailesini arayabileceğini bile unutuyor. Başkalarının yardımı olmadan yaşaması mümkün değil. Tedavisinin dışarıda sürdürülmesi maksadı ile defalarca infaz ertelemesi ve Adli Tıp Kurumu’na sevk istendiği halde bu talep kabul edilmedi.

    “HALAY ÇEKTİĞİ GEREKÇESİYLE DAVA AÇILDI”

    Ailesi serbest bırakılmasını beklerken, ayakta dahi duramayan ve halay çekildiği saatte avluda olmadığı kamera kaydıyla ispatlanmasına rağmen Mehmet Emin Çam hakkında koğuşta halay çektiği gerekçesiyle dava açıldı. İfade için gardiyanların yardımı ile getirildiği SEGBİS odasında hakimin sorularına unutkanlığı nedeniyle cevap bile veremeyen Mehmet Emin Çam’a hücre cezası verildi ve ayrıca ceza davası açıldı. Bu durum karşısında endişe ve şaşkınlık yaşayan kızı komisyonumuza ilettiği son mesajında ‘tüm yaşananlardan ve bize yaşatılanlardan çok yorulduk. Bu hasta insanlar ancak ölünce oradan çıkabiliyor, bu haksızlık.’ demiştir.”

    Basın açıklaması, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Mehmet Emin çam serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Çıplak arama işkencesine son” sloganlarıyla son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL