Etiket: mehmet ertak

  • Cumartesi Anneleri, 29 yıl önce gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu-VİDEO

    Cumartesi Anneleri, 29 yıl önce gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri, 855. Hafta eylemlerinde 29 yıl önce gözaltına alınmasının ardından kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sorup, faillerin cezalandırılmasını istemeye devam eden Cumartesi Anneleri, her hafta gerçekleştirdikleri basın açıklamalarının 855’incisinde 1992 yılında gözaltına alınmasının ardından kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Ertak’ın akıbeti soruldu.

    ‘YARGI SUÇLULARIN CEZASIZ KALMASI YÖNÜNDE TAVIR SERGİLİYOR’

    Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybetme suçlarıyla ilgili yetkililere çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’de; devletin güvenlik güçlerinin vatandaşa yönelik işkence, öldürme, gözaltında kaybetme gibi uygulamaları söz konusu olduğunda idari ve yargı mekanizmaları çalışmıyor. Olayın kanıtlarını saptamak, sanıkları ortaya çıkarmak ve cezalandırmakla görevli organlar suçluların cezasız kalmaları yönünde net bir tavır sergiliyor. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar gündeme geldiğinde adeta devletin soruşturma ve yargılama faaliyeti duruyor.”

    Soruşturmaların yapılmamasına tepki gösteren Cumartesi Anneleri açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bunun sonucu olarak da yüzlerce insan gözaltında kaybetmesine rağmen başvurular soruşturma ve yargılama konusu yapılmadan kapatılıyor. Şeklen soruşturma yapılan ve dava açılanların neredeyse tamamı zamanaşımı ve beraat kararları verilerek cezasız bırakılıyor. AİHM’de çok sayıda gözaltında kaybetme kararında bu durumu tespit ederek; Cumhuriyet Savcılarının güvenlik kuvvetlerinin yasa dışı olaylara karıştığına yönelik şikayetleri takip etmediğini, hareketsiz kaldığını belirtiyor.”

    ERTAK NASIL KAYBEDİLDİ?

    Cumartesi Anneleri, Ertak dosyasıyla ilgili de kamuoyuyla şu bilgileri paylaştı:

    – 32 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet Ertak, Şırnak’a bağlı Rezuk Mezrasında yaşıyordu. Bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalışan Ertak, daha önce 2 kez gözaltına alınmış ve ağır işkence gördükten sonra serbest bırakılmıştı.

    – Ertak ve aynı iş yerinde çalıştığı 3 akrabası, 18 Ağustos 1992 tarihinde, işten eve dönmek üzere yola çıktı. Bindikleri araç kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durduruldu. Kimlik kontrolü sonrasında Mehmet Ertak gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette Ertak’ın gözaltına alındığına dair tutanak düzenlendi. Ancak emniyete başvuran ailesine onun gözaltına alınmadığı söylendi.

    – Bunun üzerine Baba İsmail Ertak savcılığa başvurdu. Üç kişi Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığına, 6 kişi de gözaltında işkence edilirken gördüğüne dair tanıklık etti. Olay soru önergeleriyle Meclis’e taşındı. Ancak aile tanıklara, belgelere, delillere rağmen başvurduğu her yerde inkarla karşılaştı.

    – Şırnak Emniyet Müdürlüğü emrinde “sorgu elemanı” olarak çalışan JİTEM personeli Murat İpek, 1997 yılında kamuoyuna da yansıyan itiraflarında; “Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdük” dedi. Yaptıkları tüm infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini söyledi.

    – Tüm başvuruları sonuçsuz bırakılan aile, AİHM’e başvurdu. Mehmet Ertak’ın ailesini AİHM’de savunmaya hazırlanan Avukat Tahir Elçi’nin bürosu polis tarafından basıldı. Dava dosyalarına el konuldu, gözaltına alınan Tahir Elçi kötü muamele ve işkenceye maruz kaldı. Tüm tehdit ve baskılara rağmen dava, AİHM’e taşındı.

    – AİHM, mevcut delillerin Mehmet Ertak’ın gözaltına alınıp işkence sonucu ölmüş olduğuna hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar yeterli olduğu sonucuna vardı. Mehmet Ertak’ın ölümünden hükümetin sorumlu olduğu ve buna devlet görevlilerinin neden olduğu kararını vererek Türkiye’yi yaşam hakkını ihlalden oy birliği ile mahkûm etti. (Ertak/ Türkiye 09.05.2000 – 20764/92)

    ‘İNKAR VE CEZASIZLIĞA SON VERİN’

    Mehmet Ertak’ın gözaltında kaybedilişinin 29. yılında bir kez daha adli ve siyasi makamları göreve çağıran Cumartesi Anneleri son olarak şöyle devam etti:

    “Mehmet Ertak dosyasında inkara ve cezasızlığa son verin. AİHM kararları devlet açısından bağlayıcıdır. Mehmet Ertak’ın gözaltında işkence ile öldürülmesi ve bedeninin kaybedilmesi ile ilgili etkin bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini sağlama görevinizi yerine getirin. Kaç yıl geçerse geçsin Mehmet Ertak için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 156 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Cumartesi Anneleri 28 yıldır kayıp Ertak’ın akıbetini sordu

    Cumartesi Anneleri 28 yıldır kayıp Ertak’ın akıbetini sordu

     Cumartesi Anneleri, bu haftaki eyleminde 28 yıl önce gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu.

    Gözaltında kaybedilen yakınları için adalet mücadelelerini sürdüren Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 804’üncü haftasında eylemlerine devam etti. Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle eylemlerini sosyal medya hesabı üzerinden yapmak zorunda kalan Cumartesi Anneleri, bu hafta 18 Ağustos 1992’de işten eve dönerken gözaltına alınarak kaybedilen Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu.

    “EŞİMİN MEZARINI İSTİYORUM”

    İlk olarak Mehmet Ertak’ın eşi Emine  Ertak söz alarak Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini selamladı. Ertak, eşinin Şırnak’ta gözaltına alınarak, devlet tarafından kaybedildiğini belirterek, “Kendisini 28 yıldır arıyoruz. Kemiklerimizi istiyoruz.  Çocuklarımın gidip ziyaret edebileceği babalarının bir mezarı olsun. Mehmet’i aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Talebimiz, adalet yerini bulsun. Eşimin mezarı olsun” dedi.

    “AKIBETİNİ SORMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Oğlu Servet Ertak da 28 yıldır babasının akıbetine dair herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını hatırlatarak, babasının akıbetiyle ilgili hiçbir şey bilmediklerini dile getirdi. Babasının dosyasına bakan Tahir Elçi’yi de anan Ertak, “Babamın dosyasına bakan ilk avukatlardan biridir. Cumartesi Anneleri 804 haftadır hak ve adalet talebinde sürdürüyor. Cumartesi Anneleri bu toplumun vicdanıdır. Ve bunu unutmamak gerekir. Kayıplarımızın akıbetini sormaktan asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    Ardından bu haftaki açıklamayı Cumartesi İnsanlarından Ümit Efe okudu. Cumartesi Anneleri’nin adalet mücadelesine vurgu yapan Efe, 804’üncü haftada 28 yıl önce gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak, dosyasındaki resmi inkarı ve cezasızlığa işaret ederek, gözaltında kaybedilişinin hikayesini anlattı.

    EMNİYETTE KAYBEDİLDİ

    32 yaşında 4 çocuk babası Mehmet Ertak, Şırnak’a bağlı Rezuk Mezrasında yaşadığını ifade eden Efe, “Bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalışan Ertak, daha önce 2 kez gözaltına alınmış ve ağır işkence gördükten sonra serbest bırakılmıştı. Ertak ve aynı iş yerinde çalıştığı 3 akrabası, 18 Ağustos 1992 tarihinde, işten eve dönmek üzere yola çıktı. Bindikleri araç kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durduruldu. Kimlik kontrolü sonrasında Mehmet Ertak gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette Ertak’ın gözaltına alındığına dair tutanak düzenlendi. Ancak emniyete başvuran ailesine onun gözaltına alınmadığı söylendi” diye belirtti.

    EMNİYET MÜDÜRÜ: ÖLDÜRÜP GÖMDÜK

    Bunun üzerine Baba İsmail Ertak, savcılığa başvurarak, üç kişi Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığına, 6 kişi de gözaltında işkence edilirken gördüğüne dair tanıklık ettiğini vurgulayan Efe, “Olay soru önergeleriyle Meclis’e taşındı. Ancak aile tanıklara, belgelere, delillere rağmen başvurduğu her yerde inkarla karşılaştı. Şırnak Emniyet Müdürlüğü emrinde ‘sorgu elemanı’ olarak çalışan JİTEM personeli Murat İpek, 1997 yılında kamuoyuna da yansıyan itiraflarında; ‘Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdük’ dedi. Yaptıkları tüm infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini itiraflarında bulundu” hatırlatmasında bulundu.

    AİHM TÜRKİYE’Yİ MAHKUM ETTİ

    Ailenin tüm başvurularının sonuçsuz kaldığını sözlerine ekleyen Efe, şöyle devam etti: “Aile AİHM’e başvurdu. Mehmet Ertak’ın ailesini AİHM’de savunmaya hazırlanan Avukat Tahir Elçi’nin bürosu polis tarafından basıldı. Dava dosyalarına el konuldu, gözaltına alınan Tahir Elçi kötü muamele ve işkenceye maruz kaldı. Tüm tehdit ve baskılara rağmen dava AİHM’e taşındı. AİHM, mevcut delillerin Mehmet Ertak’ın gözaltına alınıp işkence sonucu ölmüş olduğuna hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar yeterli olduğu sonucuna vardı. Mehmet Ertak’ın ölümünden hükümetin sorumlu olduğu ve buna devlet görevlilerinin neden olduğu kararını vererek Türkiye’yi yaşam hakkını ihlalden oy birliği ile mahkûm etti.”

    Efe, “Mehmet Ertak ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 104 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu. (Kaynak:MA)

  • ‘Gerçeği karanlığa, dar sokaklara gömseniz de gerçek yitirilmeyecek’-VİDEO

    ‘Gerçeği karanlığa, dar sokaklara gömseniz de gerçek yitirilmeyecek’-VİDEO

    PİRHA-Polis ablukası altında adalet arayışlarına devam eden Cumartesi Anneleri, 27 yıl önce gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak için adalet istedi. 

    Haberin Videosu

    Cumartesi Anneleri eylemlerine 751’inci haftada da devam etti. Bu hafta da İnsan Hakları Derneği (İHD)İstanbul Şubesi önünde toplanan kayıp yakınları polis ablukası altında Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu.

    Bu haftaki eyleme Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Hüda Kaya ve Musa Piroğlu katıldı. Eylemde kayıpların fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşındı.

    Basın metnini okuyan İHD Gözaltında Kayıplar Komisyonu Üyesi Sebla Arcan, demokratik bir Türkiye’ye ihtiyaç olduğunu belirterek ve Türkiye’de hukukun üstünlüğünün, kuvvetler ayrılığı ilkesi ve hakikatin olmadığına dikkat çekti.

    TÜM BAŞVURULAR SONUÇSUZ KALDI

    Arcan, 27 yıl önce gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak dosyasıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

    “Şırnak’a bağlı Rezuk Mezrasında yaşayan 32 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet Ertak, bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalışıyordu. Kardeşi dağa gittiği için tüm aile yoğun baskı ve tehdit altındaydı. Mehmet Ertak daha önce 2 kez gözaltına alınarak ağır işkence gördü. 20 Ağustos 1992 tarihinde aynı yerde çalıştıkları 3 akrabası ile birlikte işten eve dönmek üzere yola çıktı. Bindikleri araç kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durduruldu. Kimlik kontrolü sonrasında Mehmet Ertak gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. 3 kişi Mehmet Ertak’ı gözaltına alındığına, 6 kişi de gözaltında işkencede gördüğüne tanıklık etti. Baba İsmail Ertak savcılığa başvurdu, tanıklar gördüklerini savcıya anlattı. Olay soru önergeleriyle Meclis’e taşındı. Ancak, ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığı inkar edildi.”

    AİHM TÜRKİYE’Yİ MAHKUM ETTİ

    “Şırnak Emniyet Müdürlüğü emrinde olarak çalışan JİTEM personeli Murat İpek, 1997 yılında yaptığı itiraflarında; ‘Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdük’ dedi. Yaptıkları tüm infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini söyledi.”

    TAHİR ELÇİ DOSYAYI AİHM’YE TAŞIMIŞTI

    İç hukukta kapatılan dosyanın AİHM’ye taşınmasını engellemek için ailenin avukatı Tahir Elçi’nin gözaltına alındığını kaydeden Arcan, “Tehditlere rağmen dava AİHM’ye taşındı. AİHM ‘Ulusal düzeyde gerçekleştirilen soruşturma bağımsız yürütülmemiş, etraflı bir soruşturma yapılmamış ve başvurucunun müdahil olmasına izin verilmemiştir’ tespitinde bulundu. Türkiye’yi yaşam hakkını ihmalde oy birliğiyle mahkum etti.” dedi.

    Arcan, cezasızlık ve inkar politikası son bulana kadar Mehmet Ertak’ı arama mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini kaydetti.

    “UMUT ASLA BİTMEZ”

    Söz alan Mehmet Ertak’ın oğlu Servet Ertak, babasının 27 yıl önce gözaltına kaybedildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Kilometrelerce ötede adaleti aradık. Ne yazık ki adalet çok uzak şu an. Bundan 6 yıl önce Galatasaray Meydanı’na büyük umutlarla gelmiştim. Ama umut asla bitmez. Gerçeği ne kadar karanlığa, daracık sokaklara gömmek isterseniz gerçek ve adalet asla yitirilmeyecek ve ulaşacağız biz. Bizden sonra gelenler bu mücadeleyi devam ettirecekler.”

    “KARDA, KIŞTA, YAĞMURDA HEP KAYIPLARIMIZI ARADIK”

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, polislerin sağanak yağıştan kaçtıklarına dikkat çekerek, “Karda kışta, yağmurda hep burada durduk ve kayıplarımızı aradık. Sizler de bu tarihi anlara tanıklık ediyorsunuz” dedi.

    Mehmet Ertak dosyasını Tahir Elçi’nin takip ettiğini hatırlatan Tanrıkulu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tahir Elçi AİHM’e başvuru yapmıştı Mehmet Ertak dosyası için. Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığına dair tutanağı bürosunun demir kapı boşluğuna saklamıştı. Tahir Elçi, gözaltına alındı. Tahir Elçi, AİHM’de Mehmet Ertak ile ilgili tanıklık yapan kişiye soruyor ‘bu belge sana mı ait?’ diye. Adam ‘Hayır, olamaz. Bu belge nereden çıktı biz bunu saklamıştık’ diyor.”

    “BİZ BURADA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ, SİZ KENARA ÇEKİLECEKSİNİZ”

    Mehmet Ertak’ı ve avukatı Tahir Elçi’yi bu yağmurun altında bir kez daha andıklarını söyleyen Tanrıkulu, polislere şöyle seslendi: “Biz bu yağmurda, karda, kışta durmaya devam edeceğiz. Ama siz kenara çekileceksiniz. Bu da size kapak olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL