Etiket: mehmet halis

  • Pirlerden Tunceli Cemevi tepkisi: Yol ve erkan ihlal edildi, genel kurulu terk ettik!-VİDEO

    Pirlerden Tunceli Cemevi tepkisi: Yol ve erkan ihlal edildi, genel kurulu terk ettik!-VİDEO

    PİRHA- Tunceli Cemevi’nde yapılan genel kurul sonrası yaşanan tartışmalara ilişkin konuşan Kureyşan Ocağı evlatlarından Ali Önal ile Baba Mansur Ocağı evlatlarından Mehmet Halis, sürecin Alevi yol ve erkânıyla bağdaşmadığını belirterek genel kurulu terk ettiklerini söyledi. Pirler, Cemevi yönetimini usulsüzlük, siyasallaşma ve rızalık ilkesinin yok sayılmasıyla eleştirdi.

    Tunceli Cemevi, uzun süredir yaşanan tartışmalar ve yönetim anlayışına yönelik tepkilerle gündemde. Son olarak kentteki sivil toplum örgütleri, yaptıkları ortak açıklamayla Cemevi dernek yapısının katılımcı demokrasiye uygun biçimde yeniden düzenlenmesini, üyelik süreçlerinin şeffaflaştırılmasını ve inanç hizmetleriyle idari yapının ayrılmasını talep etmişti.

    Geçtiğimiz pazar günü yapılan genel kurulun ardından Kureyşan Ocağı evlatlarından Ali Önal ile Baba Mansur Ocağı evlatlarından Mehmet Halis, yaşananlara ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “MEVCUT YÖNETİM YOL VE ERKÂN İSTİKAMETİNDEN SAPMIŞTIR”

    Baba Mansur Ocağı evlatlarından Mehmet Halis, Dersim merkezinde tek bir Cemevi bulunduğunu hatırlatarak, Cemevlerinin kuruluş amacının inanca hizmet olduğunu vurguladı. Halis, “Bizler Cemevi’ne yolumuzu sürmek, inancımızı icra etmek için geliriz. Cemevleri cenazeden hayra, toplumsal tüm inançsal görevlerin yerine getirildiği mekânlardır” dedi.

    Cemevi’nin kuruluş sürecinde yol ve erkâna uygun hizmet verdiğini belirten Halis, zamanla bu anlayışın terk edildiğini ifade etti. Mevcut yönetimin uzun süredir görevde olduğunu söyleyen Halis, “Cemler yapılmaz oldu, gençler Cemevi’nden uzaklaştı. Lokmalar verilmez hale geldi. Bu kopuşun bedelini gençlerimiz ödedi. Cemevi, yolun merkezi olmaktan çıkarıldı” diye konuştu.

    Halis, eksiklik ve yanlışların kabul edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu yola hak için çıktık. Kusurumuz varsa af ola. Yol insanı nefsini sorgular” ifadelerini kullandı.

    İNANCIMIZA YAKIŞMAYAN GÖRÜNTÜLER YAŞANDI”

    Kureyşan Ocağı evlatlarından Ali Önal ise genel kurulda yaşananların Alevi inancına ve erkânına uygun olmadığını belirterek, bu nedenle salonu terk ettiklerini söyledi. Önal, “Yaşanan görüntüleri kabul etmedik. İçimize sindiremediğimiz için genel kurulu terk ettik” dedi.

    Genel kurul sürecinde ciddi usulsüzlükler yaşandığını savunan Önal, karar ve üye defterlerinin mahkemede delil olarak bulunmasına rağmen genel kurul yapıldığını ifade etti. “Mücbir sebep denilerek, usule aykırı biçimde bir genel kurul tasarlandı. Bu da başlı başına yeni bir hukuksuzluktur” diye konuştu.

    “CEMEVLERİ SİYASET MEKANI DEĞİLDİR”

    Önal, yeniden başkan seçilen Ali Ekber Yurt’un, seçim öncesi usule aykırı biçimde üye kaydı yaptığını öne sürdü. “Dersim’de yaşamayan, başka illerde bulunan kişiler üye yapıldı. Amaç sadece yönetimde kalmaktı. Bu durum ne Dersim halkı ne de Alevi toplumu tarafından kabul ediliyor” dedi.

    Cemevlerinin siyaset alanına dönüştürüldüğünü söyleyen Önal, “Bir insan makamını hizmetle korur, oy devşirerek değil. Cemevi siyaset mekânı değildir. İnsanlar artık buraya lokma vermek istemiyor, bağış yapmak istemiyor. İnanç ve maneviyat zedelenmiştir” ifadelerini kullandı.

    Alevilerin tarih boyunca katliam ve inkâr politikalarına maruz kaldığını hatırlatan Önal, “Bu zihniyetle yan yana durmak bir ocak evladına yakışmaz. Cemlerin dahi bürokrasinin talebiyle yapılır hale gelmesi kabul edilemez” dedi.

    Önal, Tunceli Cemevi yönetiminin Alevi yol ve erkânına uygun biçimde yeniden belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu toplumun inancına, kültürüne, diline ve hassasiyetlerine saygılı bir yönetim gelmelidir. Beklentimiz yalnızca budur” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim Pirler Meclisi, Suriye’deki Alevi katliamına tepki gösterdi!-VİDEO

    Dersim Pirler Meclisi, Suriye’deki Alevi katliamına tepki gösterdi!-VİDEO

    PİRHA-Dersim Pirler Meclisi, HTŞ’ye bağlı gruplar, IŞİD ve Türkiye’nin desteklediği SMO’nun Suriye’de Alevilere dönük yaptığı katliam ve işkencelere ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Bu insanlık dışı saldırılar yalnızca bir inanç topluluğunu hedef almakla kalmamış, aynı zamanda tüm insanlığın ortak vicdanına yapılmış bir saldırı niteliği taşımaktadır” denildi. 

    Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus’ta HTŞ’ye bağlı gruplar, IŞİD ve Türkiye’nin desteklediği SMO’nun, Alevileri hedef aldığı saldırılarda 1000’e fazla sivil katledildi. Çok sayıda kişi ise alıkonuldu veya yerlerinden edildi. Katliama dair tepkiler günden güne artıyor.

    Dersim Pirler Meclisi, HTŞ’ye bağlı gruplar, IŞİD ve Türkiye’nin desteklediği SMO’nun Suriye’de Alevilere dönük yaptığı katliama ilişkin Tunceli Cemevi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda yurttaş da destek verdi. Dersim Pirler Meclisi adına açıklamayı Baba Mansur Ocağı evladı Mehmet Halis okudu.

    “ALEVİ NÜFUSUNUN BİLİNLİ BİR ŞEKİLDE YOK ETMEK İSTENDİĞİ AÇIKTIR”

    Dersim’de yaşayan Alevi pirleri olarak, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamları büyük bir öfke ve derin bir üzüntüyle karşıladıklarını belirten Mehmet Halis, “Bu insanlık dışı saldırılar yalnızca bir inanç topluluğunu hedef almakla kalmamış, aynı zamanda tüm insanlığın ortak vicdanına yapılmış bir saldırı niteliği taşımaktadır. Son dönemde Suriye’de Alevi köylerine, mahallelerine ve sivil yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar, masum insanların acımasızca öldürülmesi ve kutsal mekânlarımızın yok edilmesi, mezhepçi ve ayrımcı politikaların vardığı korkunç boyutu gözler önüne sermektedir. Alevi inancı, tarih boyunca barışın, adaletin ve insan sevgisinin savunucusu olmuş, ancak ne yazık ki zulmün, baskının ve katliamların hedefi haline getirilmiştir. Bugün Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen kıyımlar, yalnızca bir savaşın veya çatışmanın sonucu değildir. Bu saldırılar, kökleri yüzyıllara dayanan mezhepçi politikaların, inanç temelli nefretin ve dış güçlerin bölgeye yönelik müdahalelerinin bir sonucudur. Suriye’deki Aleviler yıllardır çeşitli radikal grupların hedefi haline getirilmiş, sistematik bir şekilde katledilmiş ve göçe zorlanmıştır. Özellikle bazı bölgelerde Alevi nüfusun bilinçli bir şekilde yok edilmek istendiği açıktır” dedi.

    “SURİYE’DE YAŞANAN KATLİAMI LANETLİYORUZ”

    Katliama sessiz kalmanın zulme ortak olmak anlamına geldiğini vurgulayan Halis, “Alevi toplumu olarak bizler, tarihin hiçbir döneminde zulme boyun eğmedik ve eğmeyeceğiz. Aleviliğin temelinde adalet, barış ve insan sevgisi vardır. Bizler, inancımıza, kimliğimize ve değerlerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Zulme karşı susmak, zulmü onaylamaktır. Bu nedenle bizler susmayacağız. Suriye’de yaşanan bu katliamları lanetliyor, yaşamını yitiren tüm masum canları saygıyla anıyor ve adalet sağlanana dek bu davanın takipçisi olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Mehmet Halis Dede Tunceli Sempozyumu’na katılmadı: Şu anda Aleviliği katlediyorlar!

    Mehmet Halis Dede Tunceli Sempozyumu’na katılmadı: Şu anda Aleviliği katlediyorlar!

    PİRHA – Mehmet Halis Dede, Tunceli Sempozyumu’na katılmayacağını beyan etmesine rağmen programda ismine yer verilmesine tepki gösterdi. Halis, sempozyum ile ne amaçlandığı konusunda Alevi toplumunun bilinçli olduğunu belirterek, “Tarih boyunca Alevileri katletmişler ama şu anda Aleviliği katlediyorlar” diye konuştu.

    AKP hükümeti tarafından Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle organize edilen “Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu” başladı. Ancak katılmak istemediklerini söylemelerine rağmen programın katılımcıları arasında gösterilen isimlerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Sempozyuma katılmayacağını belirten Ali Önal Dede’nin ardından Mehmet Halis Dede’nin de ismi Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından katılanlar listesine yazıldı.

    “SEMPOZYUMA KATILAMAYACAĞIMI BELİRTTİM”

    16-17 Ekim’de yapılan sempozyuma dair Mehmet Halis Dede, PİRHA’ya konuştu.

    Mehmet Halis, yaklaşık bir yıl önce Munzur Üniversitesi’nde yapılmak üzere bir program üzerinde konuştuklarını, ancak içeriğinin bugünkü haliyle olmadığını belirtti. Halis, üniversite yönetimi ve Ali Önal Dede ile farklı bir içerik planladıklarının da altını çizdi.

    Mehmet Halis Dede, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan gelen teklife “katılmayacağım” dediğini aktararak şöyle devam etti:

    “Alevilik Yol erkanında hiçbir zaman ilimden, bilimden, adaletten, edepten uzak olunmaz. İnsanlara doğruyu, akademik bilgileri aktarmak gerekir. Sadece Alevilik inancıyla ilgili değil, her inançla ilgili aslında bu hakikat geçerlidir. Biz de bilimsel anlamda yapılacak o çalışmada o zaman elimizden geldiği kadar bir şeyler yapabileceğimizi söylemiştik. Bizlerde bir söz vardır, “bildiğimizin alimi, bilmediğimizin talibiyiz” diye. Biz de bu Yolu süren ocakzadeler olarak ‘atalarımız yolu nasıl sürmüşler, kendi adaletini nasıl sağlamışlar’ konusunda orada bir Baba Mansur evladı olarak bilgilendirme yapacaktım. Sonrasında bu programın iptal olduğunu söylediler. Ardından Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan birisi beni arayıp programdan bahsetti. Davetleri üzerine, belediye çalışanı olduğumu, izinsiz bir yere gidemeyeceğimi kendilerine söyledim. Sempozyuma katılamayacağımı belirttim. “Benim de kendime ait özel sebeplerim var” deyip katılamayacağımı söyledim. Karşıdaki de, “Tamam, sizin iradenize bağlı, saygı duyarız” dedi ve kapattı.

    “BİZ NELER NELER GÖRDÜK BU MEMLEKETTE”

    Mehmet Halis, sempozyum programında isminin yer alması üzerine Munzur Üniversitesi’nden yetkili bir isimle görüştüğünü de aktardı. Mehmet Halis, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Göz görüyor, kulak duyuyor, akıl biliyor. Yüzyıllardır bu topraklarda Alevi toplumuna zulüm, imha, inkar, katliam, iftira, sürgün yapılıyor. İnsanlık onurunu incitecek her türlü zulmü yaşamış bir toplumuz. Kimin neyi nasıl bir zihniyetle yaptığını anlamamak için aptal olmak lazım. Bunun üzerine bir şey söylemeye gerek var mı? Yapılan her şey ortada açık. Kerbela’dan bugüne kadar neler yaşayıp, görmüşüz. Binlerce fetva yemiş, nice zulümlere uğramışız. 1938’de öz amcalarım, suçsuz, sorgulanmadan, yargılanmadan, sadece pir olan bu insanların binlercesi kapalı yerlerde tutulup sonra sırf Alevi Kızılbaş oldukları için öldürülmüş. Yani daha düne kadar biz neler neler gördük bu memlekette. Bu toplumun tarihine baktığımız zaman en mazlum, en temiz, en ikrarlı, rızalı toplumu olduğu halde nice Kerbela’lar yaşamışız. Bunları bilmek için çok büyük araştırmacı ya da profesör olmaya gerek yok. Çok fazla konuşmak da istemiyorum, bu söylediklerim üzerinden anlayan anlar.

    “ALEVİ TOPLUMU NEYİN NEREYE ÇEKİLDİĞİNİN BİLİNCİNDE”

    Açıkçası bu sempozyum beni hiç ilgilendirmiyor, etkilemiyor. Çünkü bunlar artık sıradan şeyler olmuş. Alevi toplumu da neyin nereye çekildiğinin de iyi kötü bilincindedir. Kimisi bu yolda dünya malı için buradadır, kimisi Hakk yolunda nefsini bilmek için vardır. “Kervan yolda düzülür” demişler. Böyle şeyler de olacak ki kimin nasıl olduğu görülsün.

    Mevlana ile dervişleri yolda giderken birkaç köpeğin bir arada yattığını görüyor. Birisi, “Pirim, insanoğlu birbirini yiyor, bakar mısın bunlar ne güzel koyun koyuna yatıyor” diyor. Mevlana ise “Onların arasına bir kemik at ve gör bak birbirlerine nasıl davranıyorlar” diyor. Dünya böyle işte. Herkes bir şekilde menfaat peşinde koşuyor. Onun için bu olanlar normal. Daha bizler neler göreceğiz neler.

    “DERSİM’E SEFER OLMUŞ AMA ZAFER OLAMAMIŞ!”

    Alevi toplumu birlik olmadığı, ikrarını tazelemediği, Hakk yolunda hakikatli olmadığı sürece olumsuzluklar olacaktır. Alevi toplumu, tarihte ocak sistemi ile çok güçlü bir örgütlenme sistemi kurmuş. Yani oto kontrol sistemi sağlanmış ve hiçbir devlet, Alevileri kolay kolay bozamamış. Sefer olmuş ama zafer olamamış. Tarih boyunca Alevileri katletmişler ama şu anda Aleviliği katlediyorlar.

    Alevi inancını yaşatan, töresini, inancını, dilini ayakta tutan bu toplumun kadınlarıdır. Özellikle bu Yol’a anaların, kadınların sahip çıkmasını istiyoruz. Asıl bu ocakları sürdüren, tütmesini sağlayan analardır. Bizlerin varlığımızın sebebi analardır. Hakk ve hakikat analardadır. Şimdi cemevlerinin %99’unda erkekler yer alıyor. Neden peki? Oralar da ocak değil mi?”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

     

  • Dersim’de Gola Çeto Ziyaretgahında, Pirler Meclisi kuruldu-VİDEO

    Dersim’de Gola Çeto Ziyaretgahında, Pirler Meclisi kuruldu-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Gola Çeto Ziyaretgahında Pirler Meclisi kuruldu. İnancın ve inanç yerlerinin çıkar uğruna kullandırılmaması için Pirler Meclisi kurma kararı aldıklarını belirten Baba Mansur Ocağı’ndan Mehmet Halis “Pirler meclisi olarak Alevi-Kızılbaş inancının örf, adet ve erkânlarına uyarak kâmillik mertebesine ulaşması için, hak için, adalet için, birlik ve dayanışma için bütün sorumluluklarımızı yerine getireceğiz” dedi. 

    Dersim’de Gola Çeto Ziyaretgahında Pirler Meclisi kuruldu. Açıklama öncesinde gülbengler okunup, çerağlar uyandırıldı.

    Pirler Meclisi’nin kuruluşunun deklare edildiği açıklamayı Baba Mansur Ocağı’ndan Mehmet Halis okudu.

    “İNANCIMIZIN ÇIKAR UĞRUNA KULLANDIRILMAMASI İÇİN PİRLER MECLİSİ KURMA KARARI ALDIK”

    Alevi toplumunun haklarının ve inanç özgürlüğünün elde edilmesi, inancın ve inanç yerlerinin çıkar uğruna kullandırılmaması için şeffaflık ilkesine dayanan bir Pirler Meclisi kurma kararı aldıklarını söyleyen Baba Mansur Ocağı evladı Mehmet Halis, “Yola çıktığımız pirlerimiz, analarımızla ve taliplerimizle birlikte Alevi inancının kuralları ve toplumumuzun hassasiyetlerini göz önüne alarak inancımızın, dilimizin ve kültürümüzün yaşatılması, asimilasyona uğramaması, inancımız adına elde edilmek istenen her türlü ranta ve talana engel olunması, Alevi inancında kutsal olan ziyaret yerlerimize sahip çıkılması, hayvanların ve doğanın korunması, toplumsal sorunların çözümü, toplumda birlik ve dayanışmanın sağlanması için pirler meclisi olarak her türlü sorumluluğu üstlenip, bu amaçlarla hizmet edeceğimizi taahhüt ederiz. Yapacağımız tüm hizmetlerde ve vereceğimiz bu mücadelede siz değerli yol önderlerimizin, ilimizin sivil toplum kuruluşlarının ve tüm canlarımızın da desteklerini bekliyoruz” dedi.

    “SORUMLULUKLARIMIZI YERİNE GETİRECEĞİZ”

    Halis, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “İçinde bulunduğumuz koşullar doğrultusunda bu sorumluluğu üstlenmekten kaçtığımız takdirde mürşitlerimizin, pirlerimizin, analarımızın ve taliplerimizin yüzyıllardan bu yana canı pahasına koruyarak günümüze kadar getirmiş olduğu inancımızı kendi elimizle yok etmiş oluruz. Pirler Meclisi olarak halkımızın evrensel değerlere sahip olması, Alevi-Kızılbaş inancının örf, adet ve erkânlarına uyarak kâmillik mertebesine ulaşması için, hak için, adalet için, birlik ve dayanışma için bütün sorumluluklarımızı yerine getireceğiz.”

    Açıklamanın ardından lokmalar paylaşılıp, deyişler okundu.

    PİRHA/DERSİM

  • Kayyumu Xızır’a benzeten Tunceli Cemevi Dedesi Halis özür diledi-VİDEO

    Kayyumu Xızır’a benzeten Tunceli Cemevi Dedesi Halis özür diledi-VİDEO

    PİRHA – Dersim Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Vali Tuncay Sonel’i Xızır’a benzeten Tunceli Cemevi Dedesi Mehmet Halis, Alevi toplumundan gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. Halis, “Kullanmış olduğum ifadelerden dolayı incittiğim tüm canlarımızdan özür diliyorum” dedi.

    Tunceli Cemevi dedelerinden Mehmet Halis, Dersim Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Vali Tuncay Sonel’i Alevilik inancında kutsal olarak bilinen Xızır’a benzetmiş ve Alevi toplumu tarafından büyük bir tepki toplamıştı. Halis, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Canlarımızın bu hassasiyetini saygı ile karşılıyorum. Kullanmış olduğum ifadelerden dolayı incittiğim tüm canlarımızdan özür diliyorum. Sürçü lisan ettim ise af ola” ifadelerini kullandı.

    “TÜM CANLARIMIZDAN ÖZÜR DİLİYORUM”

    Mehmet Halis’in konuya ilişkin yazılı açıklaması şöyle:

    “Son günlerde bazı haber ajanslarında ve özellikle sosyal medya üzerinden Tunceli Valisi hakkında yapmış olduğum bir söylemden ötürü tarafıma çok ağır ve acımasız hakaretler edilmektedir.

    Öncelikle şunu belirtmek isterim ki yayınlanan o söylemler tamamen bir arkadaşlık ortamında yapılmış bir sohbette geçen söylemlerdir. İl Valimizin Tunceli’mize yapmış olduğu büyük hizmetlerin, tarafıma vermiş olduğu duygu yoğunluğu ile söylenmiş sözlerdir. Herhangi bir medya kuruluşu veya ajansa basın açıklaması veya demeç olarak yapılmış açıklamalar değildir. Bundan dolayı da tarafımca kullanılan kelime seçimine pek dikkat edilmemiştir. Yapılan benzetmelerde toplumumuzun hassas olduğu ve çok büyük bir itikat ile inandığı Hızır kullanılmaması gereken bir yerde kullanılmıştır. Bu da toplumumuzda büyük bir kırgınlığa neden olmuştur. Canlarımızın bu hassasiyetini saygı ile karşılıyorum. Kullanmış olduğum ifadelerden dolayı incittiğim tüm canlarımızdan özür diliyorum. Sürçü lisan ettim ise af ola.”

    PİRHA/DERSİM