Etiket: mehmet sağlam

  • İşten çıkarılan 700 işçi seslendi: Siyasi çekişmelerin faturasını bize ödetmeyin-VİDEO

    İşten çıkarılan 700 işçi seslendi: Siyasi çekişmelerin faturasını bize ödetmeyin-VİDEO

    PİRHA-Menemen Belediyesi’nde bir haftadan uzun süredir işbaşı yaptırılmayan Meta-Su işçileri, “CHP ve AKP’nin siyasi çekişmelerinin faturası emekçilere ve ailelerine ödetiliyor” diyerek işbaşı yapma taleplerini yinelediler.

    Menemen Belediye Başkan Vekili Aydın Pehlivan’ın, belediye meclisinde yetkiyi alamaması üzerine Menaş ve Meta-Su şirketlerinde çalışan yaklaşık 700 işçiyi işten çıkarmasının ardından işçilerin hak arayışı devam ediyor.

    10 güne yakındır işbaşı yapmak için eylemlerine devam eden işçiler, “Arkadaşlarımız mağdur durumda. İki siyasi partinin çekişmesinden yara almak istemiyoruz” diye konuştular.

    “İKİ SİYASİ PARTİNİN ÇEKİŞMESİNDEN YARA ALMAK İSTEMİYORUZ”

    İşçilerin iki siyasi parti arasındaki çekişmesinden mağdur olduğunu ve mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini istediklerini dile getiren Meta-Su Baş temsilcisi Erdal Kutlu, şunları anlattı:

    “Süreç, kura çekiminden sonra başkanvekili olarak gelen Aydın Pehlivan’ın ilk meclis toplantısında birim amirlerine Meta-Su ile ilgili iş başı yaptırılmaması bildirimi ile başladı. Olan biz işçilere oldu. İki siyasi partinin çekişmesinden şu an biz yara alıyoruz. Herhangi bir siyasi taraf değiliz. Herkesin bir ideolojisi var elbet; ama biz bu süreçte bunu bir kenara bıraktık. Burada kirasını ödeyemeyen, evine ekmek götüremeyen emekçilerin çok büyük sıkıntıları var. Temennimiz ise bir an önce bu işin uzlaşmaya kavuşturulmasıdır. Yoksa biri ileriki seviyede eylem boyutuna geçtiğimizde iki siyasi partide yara alacak. Biz sendikacılar olarak bu iş tespitini başlatmadan önce iki tarafla da görüştük. Böyle bir durum yaşayacağımızı az çok tahmin ediyorduk. Her iki parti temsilcileri ile görüşmemizde bir sonuca varamadık. İki tarafta geri adım atmayacağını söyledi. Hiçbir partinin arka bahçesi olamayacağız. İki siyasi parti ve meclis üyeleri bir an önce bu sorunu çözüme kavuştursunlar. Arkadaşlarımız mağdur durumda. İki siyasi partinin çekişmesinden yara almak istemiyoruz.”

    “ÇEKİŞMENİN VEBALİNİ EMEKÇİLER VE AİLELERİ ÖDEMEMELİ”

    Meta-Su işçisi olan ve kendisi de iş başı yaptırılmayan Hünkar Duran ise siyasi partiler arasındaki çekişmelerin vebalinin işçilere ve ailelerine ödetilmek istendiğine vurguda bulundu.

    Sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması çağrısında bulunan Duran, “Bu karar bize mesaj yolu ile iletildi. Meta-Su işçilerinin işbaşı yapamayacağı söylendi. Bu denilenlerden sonra sendikacı arkadaşlar ile yaptığımız görüşmeler sonucu burada toplanmaya karar verdik. Amacımız bir an önce işbaşı yapmamız. Pandemi koşullarında işsizlik başını alıp gitmiş durumda. İşsiz kalmak istemiyoruz. Şu anda Meta-Su çalışanı olarak görünüyoruz. İşbaşı yaptırılmamamızın tek sebebi ise siyasi partiler arasındaki çekişmedir. Bize hiçbir gerekçe iletilmiyor. Bunun vebalini biz emekçiler ve ailelerimiz ödememeli. Siyasi partilerin kendi arasındaki çatışmalarda biz taraf olmak istemiyoruz. Herkesin düşündükleri, inandıkları farklı olabilir; burada emek çatısı altında birleştik. Mücadelemiz emek, ekmek mücadelesidir. Tek isteğimiz bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturmalarıdır. Bir an önce işbaşı yapmak istiyoruz” dedi.

    “EVİMİZE EKMEK GÖTÜRMEK İÇİN BURADAYIZ”

    1,5 senedir belediyeye bağlı Meta-Su şirketinde çalıştığını ifade eden Mehmet Sağlam da bankamatikçi-kartçı iddialarının çalışan Meta-Su işçilerine mal edilmesinin kabul etmeyeceklerini dile getirdi.

    Sağlam, kendilerine yaşatılan mağduriyetin bir an önce giderilmesini isteyerek, şunları belirtti.

    Sadece bu yıla özel olarak değil, her 5 yılda bir Menemen’de bir kaos yaşanıyor. Artık bunun son bulmasını istiyoruz. Bizler siyasi partiler arasındaki çekişmenin tarafı değiliz. Tek isteğimiz ekmeğimiz ve bizlere yaşatılan mağduriyetin giderilmesi. İkinci bir emre kadar Meta-Su işçilerinin iş başı yaptırılmaması kararı verildi. Karar da birim müdürleri tarafından bize bildirildi. 1 haftadan beri iş başı yaptırılmıyoruz ve buradayız. İşimizi istiyoruz. Meta-Su işçileri için bankamatikçi-kartçı deniliyor. Kimin nerede çalıştığını herkes biliyor. Bunları bize asla mal etmesinler. Sabah işe geliyor, akşam evimize gidiyoruz. Bizi mağdur etmelerinin bir anlamı yok.”

    2 seneden beri Meta-Su şirketinde çalıştığını kaydeden Hüseyin Varol ise pandemi sürecinde borçlarının olduğunu kaydetti.

    Sorunun çözümüne dair taraflara uzlaşma çağrısında bulunan Varol, “İşbaşı yaptırılmama kararı bize mesaj olarak iletildi. 1 haftadan beri buradayız. Biz emekçiyiz ve hakkımızı istiyoruz. Evimize ekmek götürmek için buradayız. Pandemi sürecindeyiz ve 60 bin liralık kredi borcum var. Bir an önce sorunun çözülmesini ve işbaşı yaptırılmasını istiyoruz” diye konuştu. 

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

  • Dersim’de tehdit edilen öğrencilerden açıklama-VİDEO

    Dersim’de tehdit edilen öğrencilerden açıklama-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de polisler ve kimliği belirlenmeyen şahıslar tarafından darp ve tehdit edilen öğrenciler, İnsan Hakları Derneği’nde basın açıklaması yaptı. 

    Haberin videosu

    Dersim’de polis ve kimliği belirsiz şahıslarca darp ve tehdit edilen Munzur Üniversitesi öğrencileri, İnsan Hakları Derneği’nde açıklama yaptı.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri günlerdir kayıp olan arkadaşları Gülistan Doku’nun bulunması üniversitede yaptıkları eylem nedeniyle tehdit edilerek, kaçırılmaya çalışıldıklarını belirterek, İHD’ye başvuruda bulundu.

    “TEHDİT EDENLERİN ARAÇ PLAKALARI ELİMİZDE”

    Sürekli kentte taciz, tecavüz vakalarının gündemde olduğunu söyleyen İHD Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, en son üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kayıp durumunun ortaya çıktığını belirtti. Bu olumsuzluklara halk, öğrenci, esnaf ve bir bütün olarak sivil toplum örgütleriyle birlikte ortak bir tepki geliştirildiğini dile getiren Gürbüz, şöyle devam etti:

    “Bu olayların aydınlatılmasına yönelik bir duyarlılık oluştu. Demokratik bir talebin susturulabilmesi için valiliklerce alınan yasak kararlarının doğru olmadığını söylemek istiyoruz. Sokakta insanların sesini kısa bilirler ama vicdanları susturamazlar. Bu anlamda eylem, etkinliklere katılan üniversite öğrencilerine yönelik polis olduklarını iddia eden kişilerce sokakta önleri kesilerek tehditlerde bulunuyorlar. Bu olayların çok fazla dillendirilmemesini istediklerini ve bu olayların üstüne gidilmemesi şeklinde ifadelerde bulunuyorlar. Bu arkadaşları tehdit ederken de sıkıntılar yaşattıklarını, yarın aynı şekilde kendilerinin de bu olayları yaşayabileceklerini ve daha sonra tekrar kendileriyle görüşecekleri söyleniyor. Bu tehditleri biz kabul etmiyoruz. Bütün sorumluluk emniyetin, kolluk kuvvetlerinin ve jandarmanındır. Arkadaşlardan birinin resmi polisler tarafından tehdit edildiğini biliyoruz. Tehdit edenlerin araç plakaları da elimizde.”

    “KORKUTARAK BİZİ GERİ ÇEKEMEYECEKLER”

    Munzur Üniversitesi Öğrencisi Lider Polat, 13 Ocak’ta kayıp olan arkadaşları Gülistan Doku’nun bulunması için üniversitede yaptıkları eylemde, kadın öğrencileri taciz ettiği idda edilen Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Cem Tekinoğlu hakkında sarf ettiği sözler nedeniyle tehdit edilerek kaçırılmak istendiğini söyledi. Polat, “Son süreçte benzeri olaylar gençlere yönelik çok yaşanıyor. Korkutarak bizi geri çekmeye çalışıyorlar. Yerel halkla birlikte böylesi durumların üzerine giderek daha çok teşhir edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “POLİS BOĞAZIMDAN TUTUP TEHDİT ETTİ”

    Polat gibi kendisini de 13 Ocak’ta Gülistan Doku için yapılan eyleme katıldığını belirten Munzur Üniversite öğrencisi Mehmet Sağlam ise erkek yurdunda yapılan eylem sonrası Bayraktepe polis noktasında durdurulduğunu dile getirdi. Sağlam, “Beni kulübenin içine koydular. Bir polis boğazımdan tutarak tehdit etti. Elimle onun elini çekerek sadece arkadaşımızın bulunması için eylemlere katıldığımı söyledim. Polisler bana küfür ederek bu şehri terk etmem gerektiğini söylediler. Öğrenci olduğumu ve tekrar başka bir arkadaşımızın başına gelmemesi için eyleme katıldığımı söyledim. ‘Senle görüşeceğiz, başına geleceklerinden biz sorumlu değiliz’ deyince ben de ‘başıma ne gelirse siz sorumlusunuz’ dedim” diye konuştu.

    “DEMOKRATİK HAKLAR ÇERÇEVESİNDE ARKADAŞIMIZIN BULUNMASINI İSTİYORUZ”

    Munzur Üniversitesi son sınıf öğrencisi olan Dilar Aras da, “Gülistan Doku için yaptığımız bütün eylemler yasaldır. Ovacık yolunda yürürken bir araç önümde durarak kimliğini çıkarıp polis olduğunu söyledi. GBT yapacaklarını söyleyip kimliğimi istediler. Oradan geçen insanların dikkatini çekince polisler ‘seninle görüşeceğiz’ deyip arabasına binip gitti. Demokratik haklar çerçevesinde arkadaşımızın bulunmasını istiyoruz. Arkadaşımızın bulunması için her zaman baskılar altındaydık” sözlerine yer verdi.
    Daha önce savcılığa suç duyurusunda bulunan öğrenciler, açıklamanın ardından İHD’ye başvuruda bulundu.

    PİRHA/DERSİM