Etiket: mehmet soylu

  • Munzur Çevre Derneği: Baskınlar ve tutuklama furyası ile sindirilmek isteniyoruz – VİDEO

    Munzur Çevre Derneği: Baskınlar ve tutuklama furyası ile sindirilmek isteniyoruz – VİDEO

    PİRHA – Munzur Çevre Derneği, yaptığı basın toplantısında baskılara tepki gösterdi. Açıklamada, “Yaşam alanlarımıza yönelik yapılan bu saldırılar karşısında çevrenin sesi soluğu olan dernek, kurum ve çevre aktivistleri ev baskınları ve tutuklama furyası ile sindirilmek isteniyor” denildi. 

    Munzur Çevre Derneği, yöneticilerinin 5 Eylül gecesi evlerine yapılan baskınlarına ve Dersim’de devam eden orman yangınlarına tepki göstermek için İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Salona “Baskılar bizi yıldıramaz,” “Çevre katliamların, Dersim’de orman yangınlarına sesiz kalmayacağız” dövizleri asıldı.

    Topnatıya HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, sanatçı Mehmet Ekici, KARDEF, Bakırtepe Çevre Platformu ve çok sayıda kişi katıldı. Toplantıda ilk olarak evine baskın yapılan Muznur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen konuştu. Ülkede bir korku furyasının yaratılmak istendiğinin altını çizen Esen, demokratik, çevreci insanların korku furyasıyla korkutup sindirmek istediklerini söyledi. Esen, 5 Eylül gecesi Munzur Çevre Derneği yöneticilerinin ve aynı gece Yeni Demokrasi Gazetesi çalışanlarının da evinin basıldığını hatırlattı.

    “YAŞAM ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Munzur Çevre Derneği’nin ülkenin her tarafında devam eden talana, ranta karşı çıktığını belirten Esen, Dersim’de devam eden orman yangınlarına değinerek, “Orada bizim atalarımızdan kalan evlerimiz yandı, Kültürümüz, inancımız yandı” dedi.

    Baskıların onları yıldırmayacağını söyleyen Esen, her zaman olduğu gibi yaşam alanlarına sahip çıkmaya devam edeceklerini, “Bu zor süreçte yanan börtü böceğin sesi olacağız”dedi.

    Ana akın medyanın Dersim yangınlarıyla ilgili gerçekleri yansıtmadığını kaydeden Esen, mücadele vurgusu yaparak, “Doğamıza, çevremize sahip çıkacağız” şeklinde konuştu.

    “DEMOKRATİK MÜCADELE YÜRÜTENLER SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Ardından HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu konuştu. Kenanoğlu, konuşmasına Munzur Çevre Derneği yöneticilerine yönelik operasyonları kınayarak başladı.

    Çevre, doğa ve yaşam mücadelesi veren demokratik mücadeleyi sürdüren kesimlere yönelik bir baskı, sindirme ve demokratik mücadeleyi sonlandırmaya yönelik zamanların yaşandığını kaydeden Kenanoğlu, Munzur Çevre Derneği’nin Dersim’de yaşamı yok etmeye çalışanlara karşı bir mücadele yürüttüklerini söyledi.

    Kenanoğlu, mücadele yürütenlerin yanlarında olacaklarını ve mücadele etmeye devam edeceklerinin altını çizdi.

    “BİZİ TEHDİTLERLE YILDIRAMAZSINIZ”

    Basın açıklamasını Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız okudu. Yıldız, 5 Eylül gecesi üye ve yöneticilerinin evleri çeşitli bahanelerle basılarak keyfi bir şekilde arama yapıldığını söyledi.

    Yapılan baskınların devlet nezdinde bir gövde gösterisi olduğunun altını çizen Yıldız, demokratik eylemlere bile saldırıldığını belirterek, “Bizi baskı ve tutuklama saldırıları ile tehdit edemez ve yıldıramazsınız!” dedi.

    Dersim’de yapılan festivallerin, köy ve yaylalara gidişlerin güvenlik bahanesi ile yasaklandığının altını çizen Yıldız,  Dersim’de bir ay önce askeri operasyon bahanesi ile başlatılan orman yangınlarını valilik ‘çalı çırpı yanıyor ağaçlar değil’ diyerek yalanladığını belirtti.

    “HALK GÜVENLİK GÜÇLERİ TARAFINDAN ENGELLENMEK İSTENDİ”

    Dersim’de yangını söndürmek isteyen halkın, güvenlik güçleri tarafından engellenerek yangın bölgesine geçişlerine dahi izin verilmediğini kaydeden Ali Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Orman yangınları sadece Dersim’de değil, Bingöl, Hakkari ve Amed gibi Kürtlerin yaşadığı coğrafyada da çıkarılmış ve yine devletin tutumu aynısı olmuştur. Dünyanın hiçbir yerinde ormanların yakılmasına bir gerekçe sunulamaz. Binlerce hektarlık alana yayılan orman yangınlarını çıkaran da, izleyende egemenlerin ta kendisidir.  Elbette ki tüm bu saldırı ve baskılara rağmen yaşam alanlarını savunanların dayanışması ve direnişi de bitmeyecek.”

    Yaşam alanlarımıza yönelik yapılan bu saldırılar karşısında çevrenin sesi soluğu olan dernek, kurum ve çevre aktivistleri ev baskınları ve tutuklama furyası ile sindirilmek istendiğini söyleyen Yıldız, “Demokratik kitle örgütlerini terörize ederek çevre mücadelesinin meşruluğunu yok ediyorlar ve yaşam alanlarımızı ranta-talana daha rahat açmaya çalışıyorlar. Gölgesini satamadığınız ağaçları kesmenize, topraklarımızı talan etmenize asla izin vermeyeceğiz!” dedi.

    Son olarak Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Mehmet Soylu konuştu. Soylu’da 5 Eylül gecesi evine baskın yapıldığını ve koç başıyla evlerine girildiğini belirterek, evlerinin didik didik arandığını kaydetti.

    PİRHA – İSTANBUL

  • Tv10: Sanmayın ki Aleviler buna eyvallah diyecek-VİDEO

    Tv10: Sanmayın ki Aleviler buna eyvallah diyecek-VİDEO

    PİRHA-Tv10 eyleminin 46. haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Tv10 çalışanları, Alevilerin ülkede yaşanan hukuksuzluklara karşı seyirci kalmayacaklarını vurguladılar.

    HABERİN VİDEOSU

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Tv10 çalışanlarının başlattıkları eylem 46. haftasında devam etti. Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen kanal çalışanları, ülkede yaşanan hukuksuzluklara karşı seyirci kalmayacaklarını belirttiler.

    “Alevilerin sesi Tv10 susturulamaz” pankartının açıldığı eylemde “Alevilerin sesi susturulamaz”, “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı. Eyleme sanatçı ve Ağuçan Ocağı pirlerinden Ali Baran, Munzur Çevre Derneği yöneticilerinden Mehmet Soylu, Dersim Araştırmalar Merkezi DAM Yöneticisi Muzaffer Kocaman, Demokratik Alevi Derneği Avcılar Şubesi Eş Başkanı Özgür Bulan, programcı ve yazar İsmail Pehlivan, Anadolu Erenler Cemevi Başkanı Ali Çiftçi ve cumartesi insanları destek verdi.

    HERHANGİ BİR KHK’DE ADI GEÇMİYOR

    Açılış konuşmasını yapan Tv10 Yönetim Kurlu Başkanı Veli Büyükşahin, Tv10 kapanalı bir yıl dolmak üzere olduğunu söyleyerek Türkiye’nin dört bir yanında eylemler yaptıklarını, hukuki mücadele yürüttüklerini ancak bir sonuç alamadıklarını kaydetti. Tv10, İMC Tv, Hayatın Sesi Tv, Özgür Gün Tv gibi televizyon kanallarının OHAL İnceleme Komisyonuna başvurularının kabul edilmediğini hatırlatan Büyükşahin, gerekçesini ise şöyle açıkladı: “Tv10 gibi kapatılan televizyon kanallarının herhangi bir KHK’de adı geçen kuruluşlar değiliz. Direk başbakanlığa bağlı bir komisyon tarafından kapatıldık. Hiçbir hukuki dayanağı olamayan bir kapatmayla karşı karşıyayız.”

    “BAŞVURULACAK BİR MERCİ YOK”

    “Bizi neden kapattınız? Şu şu gerekçelerden dolayı bizi açmak zorundasınız” diyebileceğimiz bir merci yok Türkiye’de” diyen Büyükşahin, bu yüzden hak, vicdan ve adalet demenin çok kıymetli olduğunu söyledi. Bir ülkede adalet ve hukuk yoksa vicdanın da olmadığını ifade eden Büyükşahin, şöyle devam etti:

    “SANMAYIN Kİ ALEVİLER BUNA EYVALLAH DİYECEK”

    “Siz televizyonlarımızı kapatabilirsiniz. Medya üzerinde baskılar kurabilirsiniz. Gazetecileri tutuklayabilirsiniz. OHAL’i gerekçe yapıp her türlü hak talebini baskı altına alabilirsiniz. Ama sanmayın ki toplum bunlara eyvallah diyecek, sanmayın ki Aleviler bunlara eyvallah diyecek.”

    Dersim’deki orman yangınlarına da değinen Büyükşahin, “Siz Dersim’de ormanları yakabilirsiniz. Ağaçları, kurdu, kuşu, geyikleri yakabilirsiniz. Canlıların yaşam alanlarını yakabilirsiniz. Ama sanmayın ki biz buna seyirci kalacağız. Sanmayın ki Aleviler, çevreciler, insanım diyenler bunlara seyirci kalacak” ifadelerini kullandı.

    “GÜN GELECEK BU İSYAN SİZİ BOĞACAK”

    Büyükşahin’in ardından konuşan Munzur Çevre Derneği Yöneticilerinden Mehmet Soylu, kapatılan bütün kanalların bu alanda olması gerektiğini söyleyerek dayanışmanın önemine dikkat çekti. Dersim’in sadece günümüzde yanmadığını söyleyen Soylu, Dersim’in Osmanlı döneminden günümüze kadar sürekli yakıldığını belirtti. “Dersim’in Türkiye’nin ciğerleri yanıyor” diyen Soylu, bir çevreci olarak sadece Dersim’de yanan ormanlara isyan etmediğini ifade ederek dünyanın hiçbir yerinde ormanların yanmasını istemediğini de ifade etti.

    Soylu, bir çevreci olarak dünyadaki tüm egemenlere şöyle seslendi: “Ey egemenler aklınızı başınıza toplayın. Bir gün gelecek siz de yanacaksınız. Bugün burada bizim güvenliğimizi sağlayan memurlar dahi belki bu yangından kurtulamayacak. Bundan vazgeçin egemenler. Sadece Dersim’i yakmakla, Akdeniz’in ciğerlerini yakmakla, madenler, barajlar yaparak yaşam alanlarımızı bize dar etmekle kendinizi özgür mü sayıyorsunuz? Gün gelecek bu isyan sizi boğacak. Vazgeçin. Adaletli olun. Eğer sizin adaletiniz adalet olsaydı ne Tv10 bugün burada konuşacaktı, ne Cumartesi Annelerimiz konuşacaktı, ne biz konuşacaktık ne de siz etrafımızda güvenlik çemberi örecektiniz. Ey egemenler aklınızı başınıza toplayın!”

    Tv10’un sadece Alevileirn sesi olmadığını kaydeden Soylu, “Tv10 bütün adaletsizliklerin sesiydi. Tv10’u o yüzden kapattılar” dedi.

    “TÜRKİYE HALKI ADINA ÜZGÜNÜM”

    Soylu’nun ardından sanatçı ve Ağuçan Ocağı pirlerinden Ali Baran, 1980 darbesiyle 20 yıl Türkiye’ye gelemediğini, 2000 yılından beri gelip gitmeye başladığını söyleyerek hiçbir şeyin değişmediğine vurgu yaptı. Türkiye halkı adına üzgün olduğunu belirten Baran, Almanya’da insanların Türküm demeye utanmaya başladıklarını ifade etti. Kapatılan kanallarda türkülerinin, şarkılarının, beyitlerinin yayınlandığını özellikle Tv10’un bu konuda duyarlı olduğunu kaydetti. Bu kanalların kapatılmasıyla bir yere varılacağına inanmadığını söyleyen Baran, adalet ve demokrasinin herkese lazım olduğuna dikkat çekti. Konuşmasının ardından Baran kıs bir beyit seslendirdi.

    Veli Büyükşahin, son olarak zorunlu din dersine değinerek cihat kavramının eğitim müfredatına girmesini eleştirdi. (HABER MERKEZİ)