Etiket: Melek Şaraldı

  • Tahir Elçi katledilişinin 10. yılında Mersin’de anıldı-VİDEO

    Tahir Elçi katledilişinin 10. yılında Mersin’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesinin üzerinden 10 yıl geçti. Mersin’de dört kurum, Elçi cinayetindeki cezasızlığa dikkat çekerek, “Barışın ve adaletin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi’nin, 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’daki Dört Ayaklı Minare önünde katledilmesinin üzerinden 10 yıl geçti. Mersin’de, Adalet İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubeleri, adliye bahçesinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Kurumlar, Elçi cinayetindeki cezasızlık politikasının sürdüğünü vurgulayarak, “Barışın, adaletin ve hakikat arayışının takipçisi olmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

    “DELİLLER KARARTILDI”

    Basın metnini okuyan ÖHD Mersin Şube Eş Başkanı Melek Şaraldı, Elçi’nin katledilmesinin ardından yürütülen soruşturma sürecindeki eksikliklere dikkat çekerek, “Tahir Elçi’nin katledilmesinin ardından, başlatılan soruşturma süreci, tamamen bir cezasızlıkla sonuçlanmıştır. Olayın yaşandığı andan itibaren kameraların çoğu çalışmamış, şüpheliler hakkında dahi yeterli bir araştırma yapılmamıştır. Bunun en net örneği, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun suikasttan bahsetmesine rağmen, soruşturma makamlarının hiçbir adım atmamış olmasıdır. Birçok önemli delil karartılmış, olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra bile soruşturma tam anlamıyla sağlıklı bir şekilde yürütülmemiştir. Elçi’nin katledilmesinin ardından, birçok itiraz ve soruşturma talebi reddedilmiş, polislerin şüpheli olarak dahi soruşturulması ancak bazı uzman raporlarıyla mümkün olabilmiştir. Bu durum, devletin cezasızlık politikasını ne kadar güçlendirdiğini ve gerçek faillerin korunmasını açıkça göstermektedir” diye konuştu.

    “BARIŞI İNŞA ETME MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Melek Şaraldı, Elçi’nin ‘onurlu barış’ dileğini gerçekleştirmek adına mücadeleyi büyüteceklerini vurgulayarak, şunları söyledi:

    “Bundan 10 yıl önce kaybettiğimiz Tahir Elçi’nin mücadelesi bizler için asla son bulmayacak. Onun ‘çatışma istemiyoruz’ diyerek verdiği mücadeleyi ve cesaretini, her zaman hatırlayacağız. Hakikat ve barış adına verdiği bu büyük mücadele, bizlere ışık tutmaya devam edecek. Bizler, Tahir Elçi’nin ve onun gibi mücadele yolunda yaşamını yitiren tüm hak savunucularının izinden gitmeye devam edeceğiz. Elçi’nin en büyük arzusu olan onurlu bir barışı inşa etme mücadelesini, her zaman sürdürmeye kararlıyız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de ‘Barış yolunda umut hakkı’ paneli yapıldı-VİDEO

    Mersin’de ‘Barış yolunda umut hakkı’ paneli yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de yapılan “Barış yolunda umut hakkı” panelinde konuşan DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, barış sürecinin şeffaf, adil ve sağlıklı yürümesi adına Abdullah Öcalan’ın umut hakkından yararlanması ve fiziki özgürlüğüne kavuşması gerektiğini belirtti.

    Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin ve Adana Şubeleri, “Barış yolunda umut hakkı” konulu panel düzenledi. Yenişehir Belediyesi Akademi Konferans Salonu’nda yapılan panele ÖHD’li avukatlar, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin il ve ilçe yöneticileri ve kentteki sivil toplum örgütleri katıldı. Avukat Zelal Demiray’ın moderatör olduğu panelde ÖHD Mersin Şubesi Eş Başkanı Melek Saraldı ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek konuşmacı olarak yer aldı.

    ÖHD Mersin Şubesi Eş Başkanı Melek Saraldı, “Umut hakkı”nın ne olduğunu anlatarak, bu panelde “Umut hakkını” tartışacaklarını anlattı. Melek Saraldı, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulatmamak için büyük bir direnç gösterdiğine ve “Umut hakkı”nın bir yaşam hakkı olduğuna işaret etti.

    “ÖCALAN MODERN ZAMANIN EN BÜYÜK TECRİTİYLE MUHATAP”

    Zelal Demiray’ın “Umut hakkı” kavramını tanımlamasıyla başlayan panelde, Melek Şaraldı, umut hakkı kavramını hukuki açıdan değerlendirdi. Şaraldı, umut hakkının bir yaşam hakkı olduğuna vurgu yaparak, Türkiye’nin bu konuda AİHM kararlarını uygulatmamak için direnç gösterdiğini belirtti.

    Ardından konuşan Cengiz Çiçek, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yıllar boyunca tecrit ve izolasyon koşullarında tutulduğunu söyleyerek belirterek, modern zamanların görüp görebileceği en büyük tecrit ve izolasyon politikalarının muhatabı olduğunu dile getirdi.

    “UMUT HAKKI YALNIZCA ÖCALAN ŞAHSINDA BİR MESELE DEĞİL”

    “Umut hakkı”nın Kürt mücadelesi üzerinden tartışılması gerektiğinin altını çizen Çiçek, şunları söyledi:

    “Varlığı inkar edilen bir halkın önce varlıksal hukukun kabul edilmesi yani varlığının kabul edilmesi, bedeninin kabul edilmesi gerekir. Bizim hani inkarcı dediğimiz ya da sömürgeciliği dediğimiz bir başka hukuka da götürüyordu. Tartışmalara bizi doğal olarak götürüyor ama düşünün bir halk 50 yıl boyunca sadece kolektif olarak ‘ben varım’ diye kendi mücadelesini yürütüyor ve kendi varlığını sisteme kabul ettiriyor. Bu hal varlık temelli bir hukuk tartışması. Belki şu anda bunun aşamasındayız tarihsel olarak. Yani Öcalan’ın ‘umut hakkı” tartışmasının sadece Öcalan’ın şahsıyla sınırlı bir tartışma olarak görmek yanıltıcı olur. Çünkü kendisinin özellikle bu konuda yani kişisel durumunu çok fazla önemsememesi nedeni de odur. Öcalan önemli bir özelliği de kendi kişisel hukukunu kolektif hukukun içerisinde bir yere oturtmasıdır. Kendi yurttaş hukukunu kendi ulusunun kendi halkının kolektif hukukunun yani o ulus hukukunun içerisine yerleştirmesidir. Abdullah Öcalan’ın temel amacı yani kendi deyimiyle elli iki yıllık maratonun, elli iki yıllık mücadelesinin temel amacı Kürt halkının hukuk kapısından içeri girmesidir. Varlığı, adı, bedeni inkar edilmiş bir toplumun, bir ulusun egemenlik alanından dolayı işaretlenen, ideolojik olarak da hani bir ideolojik baskı aleti olarak da görebilmiş.”

    “SÜRECİN ŞEFFAF YÜRÜMESİ İÇİN ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ ŞART”

    Mevcut sürecin daha şeffaf ve adil yürümesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğine değinen Çiçek, “Daha kalıcı bir barış için Öcalan’a özgürlük alanı yaratmak kıymetli. Bütün hukuk düzeni Kürtler ve Öcalan söz konusu olduğunda rafa kaldırılıyor. Bu bir günde olan bir şey değil” dedi.

    Umut hakkı ve barış için mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Kürt halkının ve Kürt halkı şahsında bu coğrafyanın hatta bölge halklarının bütün ezilen kimliklerinin, halklarının, inançlarının, emekçilerinin, kadınlarının, ekolojistlerin bir bütün olarak resmi paradigmanın yok saydığı, düşman gördüğü bütün farklılıkların özgürlük olgunluğunu kalıcı bir şekilde tesis edilmesi için mücadele yürütmeli. Öcalan’ın özgürlüğü bu anlamda oldukça kıymetli.”

    Panel, soru ve cevapların ardından sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de hukukçular, avukat Volkan Bilece’nin tutuklanmasına tepki gösterdi- VİDEO

    Mersin’de hukukçular, avukat Volkan Bilece’nin tutuklanmasına tepki gösterdi- VİDEO

    PİRHA- ÖHD, ÇHD, AİH ve İHD Mersin Şubeleri, avukat Volkan Bilece’nin tutuklanmasının siyasallaşmış yargı eliyle yapıldığını ifade etti.

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Adalet İçin Hukukçular ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubeleri, ÖHD üyesi avukat Volkan Bilece’nin mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanmasına ilişkin adliye bahçesinde basın açıklaması yaptı.

    Kürtçe ve Türkçe “Savunma biat etmeyecek” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya Mersin Baro Başkanı Gazi Özdemir, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda avukat katıldı.

    “TUTUKLAMA SİYASİ SAİKLERLE YAPILMIŞTIR”

    ÖHD Mersin Eş Başkanı Melek Şaraldı, Volkan Bilece’nin itirafçı tanık beyanıyla tutuklanmasının savunmaya dönük bir saldırı olduğunu belirtti. Şaraldı, “Dernek olarak yapmış olduğumuz basın açıklamalarının, her gün onlarca kötü muamele ve hak ihlali yaşanan hapishane raporlamalarının suçlama konusu yapılması derneğimiz avukatlarına yönelik bu saldırının siyasi saiklerle, siyasallaşmış yargı eliyle yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

    Şaraldı, tüm baskı ve tutuklamalara rağmen mücadele edeceklerinin altını çizerek, “Bugüne kadar bir çok üyemizin yargılamalara maruz bırakıldığı, avukatlık mesleği kapsamında yerine getirdiğimiz mesleki faaliyetlerimizin siyasallaşmış yargı eliyle kriminalize edilmesine izin vermedik, vermeyeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Avukat Fırat Epözdemir’in tutuklanmasına Mersin’de tepki gösterildi- VİDEO

    Avukat Fırat Epözdemir’in tutuklanmasına Mersin’de tepki gösterildi- VİDEO

    PİRHA- ÖHD, ÇHD, AİH ve İHD Mersin Şubeleri, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Fırat Epözdemir’in tutuklanmasına tepki göstererek, “Av. Fırat Epözdemir’in derhal serbest bırakılmasını ve hukuka aykırı bu işlemi ​gerçekleştiren yetkililer hakkında gerekli soruşturmanın başlatılmasını talep ​ediyoruz” dedi.

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Adalet İçin Hukukçular ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubeleri İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Fırat Epözdemir’in tutuklanmasına ilişkin adliye bahçesinde basın açıklaması yaptı.

    Açıklama metnini okuyan ÖHD Mersin Eşbaşkanı Melek Şaraldı, Epözdemir’e yöneltilen “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasının avukatlık mesleğini itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu dile getirdi.

    “TUTUKLAMA GEREKÇESİ HUKUK DIŞIDIR”

    Epözdemir’in tutuklanma gerekçelerinin hukuk dışı olduğunun altını çizen Şaraldı, “Meslektaşımız katıldığı uluslararası bir toplantıda ifade ettiği görüşler ve mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek suçlanmış, adil yargılanma hakkını zedeleyen bir yargılama pratiği ile tutuklanmıştır. Meslektaşımıza yöneltilen “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlaması, hukuka aykırı bir şekilde, mesleki faaliyetlerinin ve meslek onurunu savunmaya yönelik çalışmalarının kriminalize edilmesi üzerinden şekillendirilmiştir. Savunmanın bağımsızlığını ve tarafsızlığını tehdit eden bu durum, aynı zamanda yargının baskı aracı haline getirildiğinin bir başka göstergesidir” dedi.

    Melek Şaraldı, Avukat Epözdemir’in uluslararası insan hakları toplantılarına katılarak ifade ettiği görüşlerin suç isnadı için kullanıldığını, baro çalışmaları kapsamında yaptığı hukuki yardımların ve hak savunuculuğunun örgütsel faaliyet olarak nitelendirildiğini söyledi.

    “YETKİLİLER HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILSIN”

    Hukuka aykırı siyasi müdahalelerin karşısında mücadele edeceklerini vurgulayan Şaraldı, şu talepleri sıraladı:

    “Yetkilileri, hukukun üstünlüğüne ve evrensel insan hakları ilkelerine uygun davranmaya, savunma hakkına yapılan müdahalelere son vermeye davet ediyoruz.

    Av. Fırat Epözdemir’in derhal serbest bırakılmasını ve hukuka aykırı bu işlemi ​gerçekleştiren yetkililer hakkında gerekli soruşturmanın başlatılmasını talep ​ediyoruz.

    Savunmayı susturma çabalarına karşı tüm baroları, avukatları ve duyarlı tüm kesimleri mücadele etmeye davet ediyoruz. Tüm avukatlar, hukuk devletine, adalete ve savunmaya yapılan bu saldırılara karşı direnecek, hak ve özgürlüklerin teminatı olmaya devam edecektir. Adalet yerini bulana kadar susmayacağız!”

    PİRHA/ MERSİN

  • Bedirhan Sarsılmaz’ın tutuklanması Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    Bedirhan Sarsılmaz’ın tutuklanması Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de hukukçular ÖHD’li Avukat Bedirhan Sarsılmaz’ın duruşmadayken gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasına tepki göstererek, adliyeden ses yükseltti. Yaşananların avukatlık mesleğine ve savunmaya saldırı niteliğinde olduğunu belirten hukukçular, Sarsılmaz’ın bir an önce tahliye edilmesini talep etti.

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Adalet İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin şubeleri, ÖHD İstanbul Şubesi üyesi Avukat Bedirhan Sarsılmaz’ın tutuklanmasına ilişkin adliye bahçesinde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamadan önce Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasına ilişkin konuşan İHD MYK Üyesi ve Çukurova Bölge Temsilcisi Hakkı Demir, irade gaspının karşısında olduklarını belirterek “AKP seçimde alamadığı yerlere kayyım atayarak ele geçirmek istiyor. Bu hukuksuz irade gaspını kabul etmiyoruz. Ahmet Özer’in derhal serbest bırakılmasını ve göreve iade edilmesini talep ediyoruz” dedi.

    Ardından Kürtçe ve Türkçe “Savunma biat etmeyecek” yazılı pankart açılarak basın açıklaması okundu.

    HUKUKSUZ GÖZALTINA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Açıklamayı okuyan ÖHD Mersin Şubesi Eşbaşkanı Melek Şaraldı, Avukat Bedirhan Sarsılmaz’ın duruşmadayken polis tarafından çıkartılarak gözaltına alındığını hatırlatarak, “Meslektaşımızın kamu görevinin engellenmesine ve müvekkilinin savunma hakkının ihlal edilmesine göz yumulmuştur. Meslektaşımız 4 gün boyunca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde hiçbir gerekçe sunulmaksızın gözaltında tutulmuş ve soruşturma dosyasında bulunan evrakların incelenmesi ve evraklardan örnek alınmasının kısıtlanmasına karar verilmiştir. Aynı zamanda müdafi ile görüş hakkının kısıtlanması kararı ile meslektaşımızın 24 saat boyunca avukatları ile görüşme yapma hakkı hukuksuz olarak engellenmiştir” ifadelerini kullandı.

    Bedirhan Sarsılmaz’ın avukat olması sebebiyle savcılık tarafından ifadesinin alınması gerektiğini belirtmesine rağmen soruşturma savcısı tarafından ifadesinin alınmadığına dikkat çeken Şaraldı, “Hakkındaki isnatlara cevap verme ve delillerini sunma imkanı tanımadan meslektaşımız dosya üzerinden tutuklanması istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiştir. Savcılıkça tutuklama talebine meslektaşımızın müdafiliğini üstlendiği müvekkil yakınları ve meslektaşları ile gerçekleştirdiği mesleki faaliyetleri kapsamındaki telefon görüşmeleri ile ifade özgürlüğü kapsamında kalan sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilmiştir. Sonuç olarak Sulh Ceza Hakimliği tarafından maddi anlamda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın adeta kanun maddesinin tekrarından ibaret bir gerekçe ile meslektaşımızın tutuklanmasına karar verilmiştir” diye konuştu.

    DAYANIŞMA ÇAĞRISI

    Sarsılmaz’ın tutuklanmasını avukatlık mesleğine yapılmış bir saldırı ve tehdit olarak adlandıran Şaraldı, şu sözleri kullandı:

    “Her gün adliyede, emniyette, hapishanede avukatlık görevini yerine getiren ve ifadeye çağrıldığı takdirde gidebilecekken duruşmadan gözaltına alınan meslektaşımızın mesleki faaliyetlerinin suçlama konusu haline getirilerek tutuklanması avukatlık mesleğine ve savunmaya saldırı niteliğindedir. Siyasi iktidarın baskı ve tehditleri ile avukatlara yönelik yürütülen soruşturma, gözaltı ve tutuklama kararları, meslektaşımız şahsında avukatlara yönelmiş bir tehdittir.

    Başta Barolar ve hukuk örgütleri olmak üzere tüm hukukçuları ve demokratik kamuoyunu Av. Bedirhan Sarsılmaz şahsında avukatlık mesleği ile savunmaya yönelen saldırılara karşı beraber ses çıkarmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN