Etiket: melih gökçek

  • Kenan Akbaba Dede’den AKP’li Melih Gökçek’e tepki: Alevilere bakışı ırkçı, şoven! -VİDEO

    Kenan Akbaba Dede’den AKP’li Melih Gökçek’e tepki: Alevilere bakışı ırkçı, şoven! -VİDEO

    PİRHA- AKP’li Melih Gökçek’in, Alevilerin Hakk’a yürüme erkanına saygısızlığına tepki gösteren Üryan Hızır Ocağı dedelerinden Kenan Akbaba, “Gökçek’in Alevilere yönelik yaklaşımı ırkçı, faşist bir düşünce biçimidir. Alevilerin bu güzelliklerini henüz yeni televizyonlarda, sosyal medyadan görmeye başladılar. Ama alaycı bir şekilde bizlere bakmaya devam ediyorlar. Bu söylemi şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz” dedi. 

    https://youtu.be/03FjbZBhqjY

    Şubat ayında Antalya’da Hakk’a yürüyen Sanatçı Güven Çoşkuner, vasiyeti üzerine Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Tahtacı olan Akçaenis Köyü’nde deyişler ve devriyeler ile Hakk’a uğurlanmıştı. Hakk’a uğurlama erkanından bir görüntüyü X hesabından paylaşan AKP’li eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, “Bunu da gördük. Yakında orkestra ile gömülenleri görürseniz şaşmayın. Antalya’da ölmüş adama cenaze namazı kılmak yerine saz çaldılar” diyerek nefret söyleminde bulundu.

    Gökçek’in Alevilerin Hakk’a uğurlama erkanını hedef alan nefret söylemine birçok sanatçı, Aydın ve Alevi kurum temsilcisi tepki gösterdi.

    Melih Gökçek’in Alevi inancına yönelik saygısızlığını Üryan Hızır Ocağı dedelerinden Kenan Akbaba, PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLİK KADİM BİR İNANÇ BİÇİMİDİR”

    Melih Gökçek’in Alevilerin Hakk’a uğurlama erkanı ile dalga geçmesini ve aşağılayıcı tavrını şiddetle kınadığını belirten Kenan Akbaba, “Alevilik kadim bir inanç biçimidir. Yüzyıllardır bu inanç içinde var olan Aleviler; sazıyla, sözüyle, muhabbetiyle bütünleşmişlerdir” dedi.

    “EMEVİ İSLAM ANLAYIŞINI ALEVİLERE EMPOZE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Alevilerin Nesimilerden, Pir Sultanlardan, Şeyh Bedrettinlerden bugüne cenaze ekranlarında sazlarını sohbetlerini hiçbir zaman bırakmadıklarına vurgu yapan Akbaba, “Yavuz’un Alevilere yönelik bunca baskısı ve zulmü ve birtakım güçlerin Emevi İslam anlayışını bize empoze etmeye çalışmalarına rağmen dedelerimiz sazlarını sakolarının (pardösü) arasına alarak inançlarını köy köy, şehir şehir gezerek yürütmeye çalışmışlardır” diye belirtti.

    “MELİH GÖKÇEK’İ ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Anadolu’nun her tarafında Hakk’a yürüme erkanlarını herkesin anlayabileceği dilde yerine getirdiklerini belirten Akbaba, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Biz erkanlarımızı asla gizli saklı yapmamışız. Melih Gökçek daha yeni bu yolları görüyor. Çünkü bunlar ırkçı, faşist insanlar olduğu için Alevilerin bu güzelliklerini hiçbir zaman göremediler. Yeni yeni televizyonlarda, sosyal medyadan görmeye başladılar. Ama alaycı bir şekilde bizlere bakmaya devam ediyorlar. Bu söylemi şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • BAF: Saray soytarısı Gökçek’in inancımıza saygısızlığını kabul etmiyoruz!

    BAF: Saray soytarısı Gökçek’in inancımıza saygısızlığını kabul etmiyoruz!

    PİRHA- Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Melih Gökçek’in, Alevilerin Hakk’a yürüme erkanına saygısızlık etmesine tepki gösteren Britanya Alevi Federasyonu, “Eskimiş AKP belediye başkanının Alevilerin inanç ve ritüelleri ile ilgilenmek yerine yaptığı haksızlıklar, ahlaksızlıklar karşısında günü geldiğinde halka nasıl hesap vereceğini düşünmesi daha yerinde olur” dedi.

    Çoğunlukla yolsuzluk ve skandallar ile gündeme gelen eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, X hesabından Alevilerin Hakk’a uğurlama erkanına hakaret etti. Bağlama ve deyişler ile Hakk’a uğurlanan Sanatçı Güven Çoşkuner’in erkanını paylaşan Gökçek, “Yakında orkestra ile gömülenleri görürseniz şaşırmayın’ diyerek Alevilerin Hakk’a uğurlama erkanına saygısızlık etti.

    Konuya dair, “AKP’de çürümenin vücut bulmuş hali İbrahim Melih Gökçek!” başlığıyla açıklama yapan Britanya Alevi Federasyonu (BAF), Gökçek ve AKP geleneğinden olanların, Alevi inancına, kültürüne saygısızlığını kabul etmeyeceklerini ifade etti.

    “İNANCIMIZA YÖNELİK SAYGISIZLIĞI KABUL ETMİYORUZ”

    Britanya Alevi Federasyonu’nun açıklaması şöyle:

    “Halk yoksulluk içinde, aç ve açıkken AKP’lilerin talan ve vurgunla zenginleşerek emekçilerin değerlerine çöküp bu denli pervasızca inancımıza, ritüellerimize saldırmalarını kınıyoruz, protesto ediyoruz.

    Eski Ankara Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’in paylaşım yaptığı “yakında orkestra ile gömülenleri görürseniz şaşırmayın” açıklaması Alevi toplumuna yapılan saygısızlıktır, hakarettir. Biz Aleviler doğumu, yaşadığımız güzel günleri bağlamamızla, deyişlerimizle kutladığımız gibi, ibadetlerimizde bağlamamız baş köşede olduğu gibi Hakk’a yürüyen canlarımızı da bağlamalarımızla deyişlerimizle yad edip uğurluyoruz. Hiç kimsenin hele de saray soytarısı bir AKP eskisinin bize kültürümüzü inancımızı nasıl yaşayacağımızı öğretme hadsizliğini ve saygısızlığını kabul etmiyoruz.

    “HESAP VERECEK!”

    İnancımızı kültürümüzü nasıl yaşayacağımıza biz karar veririz. Eskimiş AKP belediye başkanının Alevilerin inanç ve ritüelleri ile ilgilenmek yerine yaptığı haksızlıklar, ahlaksızlıklar, namussuzluklar karşısında günü geldiğinde halka nasıl hesap vereceğini düşünmesi daha yerinde olur. Aleviler cenazelerini böyle uğurluyor. Aleviler ibadetlerini böyle yapıyor. Nasıl yasayacağımızı, nasıl Hakk’a uğurlanacağımızı size soracak değiliz. ‘Alevi’ kelimesini ağzınıza almanızı istemiyoruz. Aleviler vardır! Alevilik haktır!”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABER:

    Melih Gökçek’ten Alevilerin Hakk’a uğurlama erkanına saygısızlık! Tepkiler gecikmedi

  • Özel Sektör Öğretmenler Sendikası’ndan ‘Ulaşımda eşitlik’ talebi!

    Özel Sektör Öğretmenler Sendikası’ndan ‘Ulaşımda eşitlik’ talebi!

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, indirimli ulaşım talebiyle Ankara’da birçok semte pankart astı.

    İndirimli ulaşım hakkı için çalışma yürüten Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, Ankara’nın birçok bölgesine pankart astı. Sendika üyeleri, “Ulaşımda Eşitlik İstiyoruz!”, “Ulaşımda İndirim Her Öğretmenin Hakkı!” yazılı taleplerini dile getirdi.

    Ankara’da yaşayan özel öğretim kurumu öğretmenleri, 2015 yılına dek indirimli ulaşım hakkını kullanabilirken, Melih Gökçek döneminde bu uygulama yürürlükten kaldırılmıştı. Öğretmenler, Mansur Yavaş döneminde de bu yönlü taleplerini dile getirse de karşılık bulamadı.

    Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, “İndirimli Ulaşım Hakkı Hemen!” diyerek, İzmir’de elde edilen kazanımın Ankara’da da yürürlüğe girmesini talep ediyor.

    PİRHA/ANKARA

  • Gökçek ‘Siz de mi LGBT’sin?’ tweetini atınca Hastanesi’nin renklerini kaldırdılar!-VİDEO

    Gökçek ‘Siz de mi LGBT’sin?’ tweetini atınca Hastanesi’nin renklerini kaldırdılar!-VİDEO

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Melih Gökçek’in bir tweeti sonrası Kocaeli Şehir Hastanesi’nin gökkuşağı renklerinin kaldırılmasını eleştirdi. Gergerlioğlu, Fahrettin Koca’ya “Memleketin başka meselesi mi yok sayın Sağlık Bakanı?” sorusunu yöneltti.

    Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Melih Gökçek’in nefret suçu içeren tweetini eleştirdi.

    Melih Gökçek, attığı tweette “Ey Kocaeli Şehir Hastanesi sen de mi LGBT’sin?” ifadelerini kullanmıştı.

    Tweet sonrası Kocaeli Şehir Hastanesi’nin gökkuşağı renklerinin branda ile kapatılması üzerine Milletvekili Gergerlioğlu, ilgili hastaneye giderek incelemede bulundu.

    “MEMLEKETİN BAŞKA MESELESİ Mİ YOK?”

    Ömer Faruk Gergerlioğlu, mavi branda ile örtülen hastanenin önüne giderek şu eleştiride bulundu:

    “Niye örtülmüş? Çünkü burada sarı, kırmızı, yeşil renkler; gökkuşağı renkleri vardı ve Melih Gökçek bir tweet attı, ‘Ey Kocaeli Şehir Hastanesi sen de mi LGBT’sin?’ dedi ve yetkililerin paçası tutuştu! Ne yapacaklarını bilemediler ve buradaki sarı, kırmızı, yeşil renkleri, gökkuşağı renklerini kaldırdılar! Maşallah, bravo, üstün bir başarı elde ettiler!

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya buradan sesleniyorum: Memleketin başka meselesi mi yok sayın Sağlık Bakanı?

    Memleket çok büyük bir sorunu halletti! Buraya bu renklerle güzel bir görünüm verilmişti. Hastaneler kasvetli yerlerdir, hastaların içi açılsın diye güzel renkler yapmışlardı ama Melih Gökçek’in tek tweeti yetti, bir sürü masraf yapılmıştı, bir sürü masraf yapılarak da renkler kaldırıldı, yerine böyle bir mavi branda… Renkleri kaldırmışlar, bir şey kalmamış, operasyon başarı ile bitmiş, maşallah! Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya buradan sesleniyorum; el insaf diyorum! Memleketin başka meselesi mi yok Sn. Sağlık Bakanı? Kocaeli Şehir Hastanesi’nin bir sürü sorunu var. Buradan tüm Kocaeli halkı adına bu gülünç durumu ifşa ediyoruz, başarmışlar, renkleri kaldırmışlar renksiz bir ortam oluşturmuşlar!

    Bakın Kocaeli Şehir Hastanesi’nin daha taksi durağı ile ilgili önemli sorunları var. İçeride haşarat ile ilgili önemli sorunlar var ve daha sağlık hizmetlerinin aksadığı ile ilgili önemli şikayetler geliyor. Siz işi gücü bırakmışsınız maşallah böyle gökkuşağı renklerini kaldırmışısınız. Başınız göğe ermiş maşallah diyorum ve bu acayip işi bir Kocaeli Milletvekili olarak Meclis Sağlık Komisyonu üyesi olarak kınıyorum! Buradan tüm Kocaeli halkı adına bu gülünç durumu ifşa ediyoruz, başarmışlar, renkleri kaldırmışlar renksiz bir ortam oluşturmuşlar, üstünü de utanmışlar herhalde mavi branda ile kapatmışlar!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara Kalesi’ndeki çatlaklar günden güne artıyor!

    Ankara Kalesi’ndeki çatlaklar günden güne artıyor!

    PİRHA – Melih Gökçek döneminde restore edilen Ankara Kalesi, yıkılmanın eşiğine geldi. Uzmanlar, bir an önce kale duvarlarının onarıma alınması gerektiğini aktardı.

    Tarihi Ankara Kalesi çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Surlarda meydana gelen çatlaklar günden güne genişlemekte.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Gökçek döneminde, tarihi surların payandası olan kaya kütleler, iş gücü makineleriyle kırarak yok edilmiş, yeni rant odakları yaratmak adına yapılan çalışmalar nedeniyle kale surlarında çatlaklar meydana gelmişti. Şimdi o çatlaklara yenilerinin eklendiğini ve çatlakların giderek derinleştiğini ve faciaya ramak kaldığını yerinde inceledik. Ankara’nın kent tarihiyle neredeyse yaşıt olan Ankara Kalesi’ndeki bu çatlaklar telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacaktır. Defalarca kez uyarılar yapılmış olmasına rağmen müdahale edilmiyor olmasını anlamak mümkün değil.” dedi.

    “SURLAR YIKILIRSA ALTINDA KALAN ÖNLEM ALMAYANLAR OLUR”

    “Surlar yıkılırsa altında kalan önlem almayanlar olur. Surların önüne üzerinde ‘Dikkat surlara yaklaşmak can güvenliği açısından tehlikeli ve yasaktır’ yazılı tabela yerleştirilmesi ayıptır” diyen Candan, şöyle devam etti:
    “Aynı zamanda yetkililerin görevlerini yapmadıklarının da göstergesidir. Biricik olan Ankara Kalesi’nin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için giderek büyüyen çatlaklar konusunda önlem alınmasını bir kez daha hatırlatıyoruz. Kale surlarının jeolojik katmanları açısından savunmasız bırakılmasının bilimsel ve mühendislik anlamında hiçbir açıklaması olamaz. Tarihi surların telafi olmayacak şekilde zarar görmesinin acilen önüne geçilmelidir. Sel baskınlarında su tahliyesini yapılamaması da kale surlarını tehdit etmektedir. Olası bir yıkım yaşanmadan, insanların can güvenliği tehlikeye girmeden, Koruma Kurulu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi harekete geçmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • ODTÜ’lüler, Melih Gökçek ve Mansur Yavaş’ın yol projesine karşı eylem yaptı-VİDEO

    ODTÜ’lüler, Melih Gökçek ve Mansur Yavaş’ın yol projesine karşı eylem yaptı-VİDEO

    PİRHA – ODTÜ Bileşenleri, ODTÜ Ormanlarının otoyol yapımı sebebiyle talana açılmasına karşı çıkarak, Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde eylem yaptı. Yapılan açıklamada “Ankara’nın son ekolojik yeşil alanı için Ankaralılarla birlikte mücadele ediyoruz” denildi.  

    ODTÜ öğrencileri, ODTÜ Mezunları Derneği ve ODTÜ Eğitim-Sen Temsilciliği, üniversite arazisi içerisinden geçen yol projesini protesto etti. Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya gelen yurttaşlar, yol yapım işleminin “Rant projesi” olduğunu dile getirdi.

    “Mansur elini ODTÜ’den çek. Ranta değil halka bütçe. ODTÜ rant yoluna hayır diyor” dövizleri taşıyan yurttaşlar, “Kahrolsun asfaltlar, yeryüzüne özgürlük! Doğa, yaşam, özgürlük!” sloganları da attı.

    “GELECEĞİMİZİ RANTA KURBAN ETMEYECEĞİZ”

    Bileşenler adına basın açıklamasını Barış Aslan okudu. Aslan, 2017 yılında Melih Gökçek tarafından ODTÜ ormanlarının talanına başlandığını belirterek, “Bilkent-İncek Bulvarı Yolu projesi Mansur Yavaş yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale süreci ile yeniden gündeme getirilmiştir” dedi. Açılan ihaleye göre 11 km olarak ilan edilen yolun yaklaşık 4,5 km’lik bölümünün ODTÜ arazisinden, 6,5 km^lik bölümünün ise tarım arazilerinden geçirildiğini aktaran Barış Aslan şu açıklamayı yaptı:

    “ABB’den yapılan açıklamada; çalışma yapılan bölgenin ODTÜ arazisi olmadığı, iş makinasının çalışmadığı, Gölbaşı-Niğde Otobanı Bağlantı Yolu için yapılan bu projede ODTÜ arazisinin yer almadığı, ODTÜ arazisinde yapılacak tünel çalışması ile bu Rant Yolu’nun karıştırıldığı, ‘yalan’ haberler üreterek kamuoyunu yanlış yönlendirildiği ifade edilmiştir.

    Ciddi bir dezenformasyona dayalı bu açıklama, gerçekleri ifade etmemektedir. ABB’nin açıklamalarının aksine Temmuz ayının sonundan bugüne kadar ODTÜ Rant Yolu’nda iş makinaları çalıştırılmıştır. İncek tarafından başlanılarak yolun ODTÜ arazisi içinde kalan önemli bir kesiminde alt temel malzemesi serimi yapılarak hala iş makinaları tarafından yol yapım çalışmaları devam ettirilmektedir. Açıklamada yer alan Gölbaşı-Niğde Otobanı Bağlantı Yolu, Bilkent-İncek Bulvarı Yolu projesinin önemli bir parçasıdır ve içinde ODTÜ Rant Yolu da yer almaktadır. ODTÜ arazisine yapılacak tünel çalışmasının iptali için girişim yapıldığı belirtilerek ihaleye dahil olmayan bu yol ile yapılan çalışmalar gölgelenmektedir.

    Defalarca söyledik, bir kez daha yineliyoruz.

    Ankara’da ODTÜ’den geçirilen iki yol, AOÇ Bulvarı projeleri gibi projeler ulaşım için değil, yeşil alanları ve konut mahallerini yüksek katlı yapılaşmaya açan rant projelerinin ilk adımı olarak ortaya çıkmaktadır.

    Ankara’nın ana ulaşım planı mevcut değilken, Bilkent-İncek yolunun yapılmasında herhangi bir kamu yararı bulunmamaktadır.

    Yol yapımı ve ihale süreci başlamadan Hazine, Çevre Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi’nin yol çevresindeki ve hinterlandındaki bazı taşınmazlarını satışa çıkarması bile bu yolun bir rant projesi olduğunu göstermektedir.

    Makro ulaşım planını yapabilecek ve uygulayabilecek yetkinlikte uzmanlar var iken yapılmıyor olması ne yazık ki bilinçli bir tercihtir ve hem ihale süreçleri hem de planlama süreçleriyle bu yolun tam bir rant dağıtım aracına dönüştürüldüğünün açık göstergesidir.

    Bilinen adı ile Doğramacı Bulvarını tamamlayıcı nitelikte düşünülen ODTÜ Rant Yolu, kamunun gereksinimlerinden ziyade çıkar gruplarının ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir.

    Bu yolun yine yap-işlet-devret modeli ile yapılan ve geçerken para ödemek durumunda olduğumuz Niğde Otobanı ile bağlanması projelendirilmiştir. Bu durum, Mansur Yavaş’ın ve ABB’nin, AKP’nin yürütücüsü olduğu kamu yatırımlarının yap-işlet-devret modeli ile yapılmasını öngören neoliberal politikalara uygun bir şekilde hareket ettiğini göstermektedir.

    Hatırlatmak isteriz ki ODTÜ Ormanı, beton yığınına çevrilen Ankara’nın kalan son yekpare doğal yaşam alanı ve son büyük yeşil alan durumundadır.

    Kampüste iki göl, mevsimsel akarsular, kayalıklar, bozkırlar, ormanlar, çayırlıklar gibi birçok değerli yaşam alanı bulunmaktadır ve bunların neticesinde de kampüste çok önemli bir canlı çeşitliliği söz konusudur. Yapılacak bu yol tüm bu doğal yaşam ortamını tehlikeye sokacaktır.

    Atatürk Orman Çiftliği’nin ranta kurban edilmesinin ardından Ankara’nın tek ekolojik ve doğal orman alanı olarak kalan ODTÜ’de tüm ülkede görülen kuşlardan yarısından fazlası tespit edilmiştir. Üzerine dökülecek beton, bu olanağı yok edecek, onlarca canlı türüne ev sahipliği yapan ekosistemi parçalayarak doğal dengeyi bozacaktır.

    “ODTÜ’DEN GEÇEN YOL, RANT PROJESİDİR”

    Ankara Büyükşehir Belediyesine defalarca aktardığımız gibi, bu sorunun, ODTÜ Bileşenleri ile birlikte ortak akıl oluşturularak ve diyalogla çözülmesi gerektiğini yineliyoruz.

    Tüm bu nedenlerle;

    Defalarca söyledik, bir kez daha yineliyoruz. ODTÜ’den geçen yol, bir rant projesidir. ‘Rant Yolu’na karşı çıkıyoruz. Ankara’nın son ekolojik yeşil alanı için Ankaralılarla birlikte mücadele ediyoruz. Geleceğimizi ranta kurban etmeyeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ODTÜ’de belediyenin yol projesine karşı direniş başladı!

    ODTÜ’de belediyenin yol projesine karşı direniş başladı!

    PİRHA – Melih Gökçek döneminde başlatılan ve birçok ağacın katledilmesine sebep olan yol projesi Mansur Yavaş döneminde de devam ediyor. ODTÜ’lü öğrenciler, çevre talanına karşı nöbet eylemlerini sürdürüyor.

    Melih Gökçek projesi olan ve binlerce ağacın katledilmesine yol açan “Bilkent-İncek Bulvarı Çevre Yolu Bağlantısı” planı Mansur Yavaş yönetiminde devam ediyor.

    İhalesi yapılan proje kapsamında iş makineleriyle ODTÜ arazisine giren Ankara Büyükşehir Belediyesi ekipleri tepkiler üzerine çalışmalarına ara verdi. Belediye yönetimi, yaptığı açıklamada çalışma yapılan alanın ODTÜ arazisi olmadığını, o projenin iptali için de başvurduklarını söyledi.

    ÖĞRENCİLER EYLEME BAŞLADI

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri, yol yapımına karşı iş makinelerinin üzerine çıkıp çalışmayı durdurdu. İnşaatın olduğu alanda nöbete başlayan ODTÜ’lüler, çalışmanın yeniden başlaması üzerine iş makinelerinin üzerine çıkarak yol projesini protesto etti.

    Öğrenciler yaptıkları açıklamada “Mansur Yavaş bizlerin karşısında Melih Gökçek olmak istiyorsa, biz de Mansur Yavaş’a Kavaklık Direnişi olacağımızı bildiriyoruz” dedi. Öğrenciler, yol inşasını “rant yolu projesi” olarak adlandırırken bölgede nöbet tutmaya devam edeceklerini duyurdu.

    Öğrenciler, sosyal medya hesaplarından yaptıkları patlaşımlarda “ODTÜ arazisinden geçecek bu Rant Yolu’nu kabul etmiyoruz, herkesi kampüsünü ve ekosistemi korumak için dayanışmaya bekliyoruz!

    Burası rant uğruna Melih Gökçek’in yıktığı ODTÜ ormanıdır. AKP döneminde yıkılan hiçbir orman parçasının rant için yola, betona, yağmaya açılmasını istemiyoruz. Siz de istemiyordunuz. Öyleyse gereğini yapın ve kapatıp ormana iade edin. Rant yolu değil orman istiyoruz ifadelerini kullandı.

    ODTÜ’lü öğrencilerin nöbet eylemine HDP’li milletvekilleri de yaptıkları ziyaret ile destek verdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Davacı meslek örgütleri: Ankapark milli servet değil, milli ihanettir!-VİDEO 

    Davacı meslek örgütleri: Ankapark milli servet değil, milli ihanettir!-VİDEO 

    PİRHA – Melih Gökçek’in projesi olan Ankapark’a ilişkin süreç devam ediyor. Adeta çürümeye terk edilen parkta inceleme yapan davacı meslek örgütleri yaptıkları açıklamada “Ankapark milli servet değil milli ihanettir” dedi.

    TMMOB’a bağlı davacı meslek örgütleri, hukuksuz şekilde yapılan Ankapark’ta incelemelerde bulundu. İncelemeye Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Başkan Yardımcısı Ali Atakan, Şube Sekreteri Nihal Evirgen, Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Ceren İlter Soy, Şube Sekreteri Ömer Dursunüstün, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkan Yardımcısı Rümeysa Karataş, Yönetim Kurulu Üyesi Burak Kukul ve uzmanlar katıldı.

    Yapılan izlenimler ardından düzenlenen basın açıklamasında “Ankapark Atatürk Orman Çiftliği alanıdır, kuruluş felsefesine göre korunmalıdır” mesajı verildi.

    “ANKAPARK YOLSUZLUĞUN TEMSİLİDİR”

    Basın açıklamasında konuşan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Hukuka aykırı yapılan Ankapark’ta gördüğümüz, Gökçek’in ve AKP iktidarının yerel yönetimlerdeki vizyonsuzluğu, Başkente ihaneti ve kamu kaynaklarının nasıl israf edildiğinin temsilidir” dedi.

    Candan “Ankapark milli servet değil milli ihanettir” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İhaneti gerçekleştirenlerin Gökçek başta olmak üzere, yargılanması ve zararın tazmin edilmesi gerekir. Gökçek benim de içinde olduğum Oda başkanları hakkında Ankapark üzerinden, ‘iftira atıyorlar’ diyerek dava açtı. Davadan beraat ettik ama itiraz etti. Şimdi dava Yargıtay aşamasında. Bugün burada gördüğümüz manzara ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor. Gökçek Ankapark’ta da iki asansörle çıkılan giriş kapısının üstünde bulunan iki kümbetin altındaki katta, saltanat tahtı gibi kendisine makam odası yaptırmış. Saltanat makamının kapısına dayandık ama kendisi yoktu. Tarihin hiçbir noktasında da bir daha olmayacak. Fizana da gitse onu yargılatmak boynumuzun borcu.”

    “ANKAPARK BİR ENKAZ ALANIDIR”

    Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Başkanı Ceren İlter Soy ise yaptığı açıklamada şu eleştirileri sundu:

    “Ankapark’ta gördüklerimiz, salt biz mücadele eden meslek örgütlerini değil, tüm kenti dehşete düşürecek talanı gösteriyor. Bunun nedeni kentin plansız ve akılcılıktan uzak bir şekilde planlanması. Ankapark başkentin ortasında bir enkaz alanına dönüşmüştür. Bu alandaki enkazın giderilmesine yönelik çözümler Atatürk Orman Çiftliği’nin kuruluş felsefesine göre yapılmalıdır. Doğal ve kültürel miras alanına karşı yapılan ihanetin hesabının verilmesi için meslek örgütleri olarak mücadeleye devam edeceğiz.”

    “HALKIN DEĞERLERİNE KARŞI BİR SUÇ GİRİŞİMİ”

    Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkan Yardımcısı Rümeysa Karataş ise Ankapark’ta görünen durumun çok vahim olduğunu, Atatürk Orman Çiftliği kanununa aykırı yapılan bu hukuksuzluğun aynı zamanda, halkın değerlerine karşı bir suç girişimi olduğunun altını çizdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Melih Gökçek’in 801 milyon TL harcama yaptığı Ankapark’ın iflası yayınlandı!

    Melih Gökçek’in 801 milyon TL harcama yaptığı Ankapark’ın iflası yayınlandı!

    PİRHA – Melih Gökçek tarafından yapılan Ankapark için iflas açıklaması geldi. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Ankapark’ın iflası malumun ilanıdır, tüm kamu zararları Gökçek’ten tazmin edilmelidir” dedi. 

    Dönemin Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından yapılan ve birçok kez el değiştirmesine rağmen talep görmeyen Ankapark için iflas açıklaması yapıldı.

    Çok sayıda ağaç kesilerek AOÇ arazisi üzerine inşa edilen ve ‘kara delik’ olarak adlandırılan Ankapark için 801 milyon TL harcama yapılmıştı. Mahkeme aracılığı ile yapılan duyuruda Ankapark işletmesinin iflas ettiği kamuoyuna açıklandı.

    “ZARARLARI GÖKÇEK’TEN TAZMİN EDİLMELİDİR”

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ankapark’ın iflasının yayınlanmasına ilişkin, “Ankapark’ın kara bir delik olduğunu ve batacağını defalarca söylemiştik. Ankapark’ın iflası malumun ilanıdır. Tüm kamu zararları Gökçek’ten tazmin edilmelidir” dedi.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Gökçek Başkent’in bütçesini kurutmuştur. Devasa bir kamu zararı vardır. Gökçek Başkente ihanetten yargılanana kadar peşini bırakmayacağız. Ankapark’ın Başkent’in bütçesinin kara deliği olduğunu, işletilemeyeceğini daha önce de defalarca kamuoyuna açıklamalar yaparak ifade ettik. Ankapark’ın iflasının açıklanması malumun ilanıdır. Tüm kamu zararları Gökçek’ten tazmin edilmelidir. Ankapark’ın işletene yar olmayacağını da defalarca dile getirdik ve gelinen nokta ortadadır. Gökçek hakkında onlarca kez suç duyurusunda bulunduk” diye belirtti.

    PİRHA/ANKARA

  • Mahkeme, YDA Center planını 8 kez iptal etti ancak karara uyan yok!

    Mahkeme, YDA Center planını 8 kez iptal etti ancak karara uyan yok!

    PİRHA-TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, “kente karşı işlenen suç” olarak adlandırdığı Demirkafes / YDA Center planlarının Ankara 4. İdare Mahkemesi tarafından 8. kez iptal edildiğini duyurdu.

    Yapımına başlandığı günden itibaren tartışma konusu olan Demirkafes / YDA Center hakkında mahkeme tarafından 8. kez iptal kararı verildi.

    Atatürk Orman Çiftliği sınırları içerisinde kalan alan, önce Gazi Üniversitesi’ne tahsis edileceği bildirilmiş, daha sonra Melih Gökçek tarafından imtiyazlı imar hakları ile donatılarak YDA grubuna devredilmişti. Meslek örgütleri tarafından açılan davalar sonucunda 2005 yılında yapımı durdurulmuş olan yapının inşası tüm mahkeme kararlarına rağmen devam etmişti.

    “HUKUKSUZLUĞUN İNŞASI: DEMİRKAFES”

    Mahkemeden gelen yeni karar ardından açıklama yapan Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, “Mahkeme kararlarının uygulanması şöyle dursun; Gökçek mirasına sahip çıkılmış ve birebir aynı planlar 12.10.2020 tarih ve 1347 ve 1348 sayılı kararlarla yeniden onaylanmıştır” ifadelerini kullandı. Yapılan yazılı açıklamada şu noktalara dikkat çekildi:
    “Kangrene dönüşmüş ve yolsuzluklara konu olmuş birçok başlık, Mansur Yavaş yönetimi tarafından tekrar gündeme getirilmekte ve uygulanmaktadır. Başkentin uzun vadeli arazi spekülasyonuna maruz kalan bu alan için mükerrer onaylanmış 8. plan değişikliği 2021 yılı başlarında Odamız tarafından yargıya taşınmıştır. Bahse konu alanlarda yaşanan son gelişmelerin net bir şekilde anlaşılabilmesi için aşağıda yer alan soruların hiçbir tereddüte yer bırakmadan muhatapları tarafından açıklanması gerekmektedir.

    ‘Demirkafes’ (bugünkü adıyla YDA Center) alanında onaylanan imar planlarının Mahkeme Kararları ile defalarca hukuka, bilime ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu kesinleşmişken, Ankara Büyükşehir Belediyesi mükerrer plan kararlarını neden ısrarla onaylamaktadır?
    Bu gündem başkanlık imzası ile mi meclise gelmiştir? Mansur Yavaş neden meclis kararında veto hakkını kullanmamıştır, neden sorumluluk almamıştır?
    Yargı kararlarına karşı olarak mükerrer plan kararlarını onaylayan meclis üyeleri geçmiş dönemin suçlarına ortak olduğunun farkında mıdır?
    Demirkafes alanı ile ilgili geçmişte yapılan ihale süreçlerine ilişkin her türlü bilgi ve belge kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?

    ABB yönetimi söz konusu ihaleye ilişkin herhangi bir soruşturma açmış mıdır? Açılmışsa hangi aşamadadır?
    ABB ne zaman kamu zararının ve hukuksuzluğun inşası olan Demirkafesi mühürleyecektir?
    ABB söz konusu kent suçundan kaynaklı oluşan kamu zararının sorumlularından tazmin edilmesini sağlayacak mıdır?
    Yerel müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kamuya hizmet sunmakla görevli olan yerel yönetimlerin, hukukun, bilimin ve şehircilik ilkelerinin yanında yer alması gerektiğini tekrar vurgulamak isteriz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Ülke tarihinin en büyük katliamı; 70 ay geçti ancak hala anıt dikilmedi!-VİDEO

    Ülke tarihinin en büyük katliamı; 70 ay geçti ancak hala anıt dikilmedi!-VİDEO

    PİRHA- 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren 103 yurttaş, katledildikleri yerde anıldı. 10 Ekim Barış Derneği Yöneticisi Mehtap Sakinci, katliamın üzerinden 70 ay geçmesine rağmen bir anıt dikilmemesini eleştirerek, “Buraya bir anıt yapılıncaya kadar geleceğiz. Halen belediyeden bir bildirim bekliyoruz. 6. yılında anıt yapılması konusunda verilen sözün tutulmasını istiyoruz. Bugün buraya boşuna gelmedik 70. aydayız ve öfkemiz çok” dedi. 

    IŞİD’ın bombalı saldırısı sonucu 10 Ekim 2015’te Ankara’da yaşamını yitiren 103 yurttaş, katledildikleri Ankara Tren Garı önünde anıldı.

    10 Ekim Barış Derneği tarafından yapılan anmada ilk olarak katliamın yaşandığı 10:04’te bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    “10 Ekim’i unutma, unutturma. Gün gelecek, devran dönecek, katiller, halka hesap verecek” sloganları atan aileler adına 70. ay basın açıklamasını Mehtap Sakinci yaptı. Sakinci, “Bizler her ayın 10’unda buradan aynı talepleri dile getirmek istemiyoruz” diyerek adaletin doğru işletilmesi gerektiğini söyledi.

    “ANLAŞILMAYAN TEK ŞEY ACIMIZIN VAR OLDUĞU”

    Mehtap Sakinci, “7. yıla giriyoruz ve halen öfkemiz geçmedi diyerek” şu açıklamayı yaptı:

    “6 yıldır burada her ayın 10’unda anma gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda devam eden bir de Adalet mücadelemiz var. Fakat hiç ilerlemeyen bir adalet talebi bu. Bu zamana kadar sadece bir kısım tutuklu sanıklar yargılandı ve cezalar aldı. Ama bunlar yetmiyor halen firari 16 sanık var.

    Hangimiz her ayın 10’unda şu alana öfkesiz geliyor? Sadece yılda bir kere kitlesel olarak bu katliama sahip çıkmak yetmiyor. Aileler olarak bu süreçten hiçbir zaman vazgeçip pes etmeyeceğimizi söylemiştik. Bugün 70. ayda da buradayız.

    10 Ekim, katliamlar silsilesinin 3. ayağı idi. 5 Haziran Diyarbakır, 20 Temmuz Suruç, 10 Ekim Ankara… Bunlar adım adım gelen katliamlardı. Şimdi kalkıp rutin bir anma yapıp buradan çıkıp gidecek değiliz. Bizler taleplerimizi dile getirip yine ‘Adalet’ demek zorundayız. Anlaşılmayan tek şey acımızın var olduğudur. O nedenle buraya ne zaman bir anıt yapılırsa o zaman huzurla ‘Orada artık bir anıt var ve acımızı kimse yok sayamaz’ diyebileceğiz. Ne zaman ki bu ülke bizim acımızı kabul eder ve saygı duyar ve gerçek anlamda başsağlığı dilerse belki biraz daha huzur bulur, her ayın 10’unda evimizde otururuz. Sadece yıldönümlerinde hatırlanan bir katliam değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamı ise yaşamını yitirenleri her daim anmamız gerekiyor.

    “ANIT YAPILINCAYA KADAR GELECEĞİZ”

    Ne yazık ki Türkiye felaketler ülkesi. Ne yazık ki Her gün başka bir gündemle uyanıyoruz. Duyarlılığı yüksek insanlar olarak bu ülkede yaşamını kaybeden ağaca, kuşa, bitkiye, herkese karşı farkındalığı yüksek olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz katliamın yaşandığı o gün de buraya barış için gelmiştik ama katledildik. Nasıl öldürüldüğümüze takılmıyorum ama neden öldürüldüğümüze, kimsenin hesap vermediğine hep takılacağız. Gerçek adalet talebimiz karşılanıncaya ve buraya bir anıt yapılıncaya kadar geleceğiz. Halen Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden bir bildirim bekliyoruz. 6. yılında anıt yapılması konusunda verilen sözün tutulmasını istiyoruz. Bugün buraya boşuna gelmedik 70. aydayız ve öfkemiz çok.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mansur Yavaş, ‘Yeşil Başkent’ projesinin ortasından asfalt yol geçirdi!-VİDEO

    Mansur Yavaş, ‘Yeşil Başkent’ projesinin ortasından asfalt yol geçirdi!-VİDEO

    PİRHA-Mimarlar Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası ile Şehir Plancıları Odası Ankara Şube yöneticileri, birinci derece doğal SİT alanı olan bölgedeki yol çalışmasına ilişkin basın açıklaması yaparak “Bu talanı durdurun” dedi.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi,  Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şube yöneticileri, Melih Gökçek döneminde planlanan ve Mansur Yavaş tarafından hayata geçirilen yol projesine itiraz etti.

    Uzmanlar, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yolun Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) hudutları içerisinden geçtiğini ve birinci derece doğal SİT alanı olan bölgede herhangi bir inşanın kabul edilemeyeceğini söyledi.

    Meslek örgütlerinin temsilcileri, Beytepe Kavşağı ile Bağlıca yolunu kesen ve Ankara Bulvarı’na bağlayan yol çalışmasına ilişkin bölgede basın açıklaması yaptı. Mimar ve mühendisler, ayrıca “Atatürk Orman Çiftliği yollarla talan edilemez. Yol yapımı durdurulsun! Ankara Büyükşehir Belediyesi Gökçek politikalarından vazgeç!” yazılı pankart da açtı.

    “GÖKÇEK POLİTİKALARINI UYGULAMAKTAN VAZGEÇİN!”

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Bu yol Gökçek döneminde planlanan yollardan bir tanesi. AOÇ’nin talan edilmesi, bölünerek parçalanmasının en önemli uygulamalardan  bir tanesidir” diyerek, şu açıklamayı yaptı:

    “Melih Gökçek tarafından planlanan yol Mansur Yavaş tarafından inşa ediliyor. AOÇ arazileri talan ediliyor. Bunun karşısında hukuksal gerekçelerle açıklanan hiçbir şeyi kabul etmiyoruz. Bütünlük içerisinde korunması gerekir. Bu yolun acilen durdurulmasını istiyoruz. Bugün Atatürk Orman Çiftliğine sahip çıktığını söyleyen anlayış, Gökçek’in yol politikasıyla AOÇ’yi asfalta boğmuş durumda. Büyükşehir Belediyesini Gökçek politikalarını uygulamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Hem YDA hem AOÇ hem katlı kavşaklarda uygulanan plan projelerin hepsi geçmiş dönemde Gökçek tarafından onaylanmış durumda. Üç oda olarak Gökçek politikalarından vazgeçmeye çağırıyoruz.”

    AĞAÇLANDIRMA YAPTIKLARI ARAZİDEN YOL GEÇİRDİLER!

    Şehir Plancıları Odası Ankara Şube Sekreteri Ömer Dursun Üstün ise Mansur Yavaş’ın söz konusu arazi için ağaçlandırma sözünü hatırlatarak şunları söyledi:

    “İmar planlarının birçoğunu iptal ettirdi meslek odaları, birçoğu da tekrar tekrar yeniden mecliste onaylanarak hayata geçiriliyor. Daha önce iptal ettiremediğimiz kimi planlarda, hukuki olduğu gerekçe gösterilerek inşa edilmeye başlanıyor. Mahkeme kararları zaten hali hazırda tanınıyor olsaydı YDA gibi bir yapının planını tekrar onaylamazlardı. Bu arkamızda gördüğümüz tepe Mansur Yavaş’ın ilan ettiği, duyurduğu Yeşil Başkent kapsamında ağaçlandırma çalışmasıdır. Bağışlarla toplanan fidanlarla ağaçlandırma çalışmasının yapıldığı yer. Bir taraftan ağaçlandırmaya, ormanlaştırmaysa çalıştığı AOÇ’de aynı ağaçların yanı başında 50 metrelik yol geçiriyor. Diğer taraftan AOÇ’de kiralanan alanları alarak tarım yaptığını ve AOÇ’ye sahip çıktığını söylüyorlar. AOÇ’ye 300 dönüm arazide tarım yaparak sahip çıkılmaz, asfalt dökmeyerek, parçalamayarak sahip çıkılır. Dolayısıyla bir tutarlılık bekliyor ve inşaatın durdurulmasını talep ediyoruz.”

    Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’nden Dilan Kırmızı ise halkın yararına olmayan her projenin karşısında olacaklarını belirterek “Yapılacak her yol kendi trafiğini oluşturacağı için yeni yollara ihtiyaç duyulacaktır. Bu da zamanla AOÇ’nin tamamen talanına, yok olmasına neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara’nın 100 yıllık heykelleri belediye deposuna kaldırıldı!

    Ankara’nın 100 yıllık heykelleri belediye deposuna kaldırıldı!

    PİRHA-Yeşil Sol Parti, bir zamanlar Ankara’nın işlek noktalarında olan 100 yıllık heykellerin bugün belediye depolarında çürümeye terk edildiğine dikkat çekti.

    Yeşil Sol Parti Çankaya İlçe Örgütü, Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte yurtdışından birçok sanat eseri mahiyetinde heykel ve çeşme getirildiğini ancak günümüzde bu eserlerin ortada olmadığına dikkat çekti.

    Söz konusu heykellerden kimilerinin 100 yıllık olduğuna vurgu yapılarak “Acis ve Galatea isimli heykeller 1920’lerde Marmara Havuzu’nda iken 50’lerde Gençlik Parkına getirilmiş, uzun süre bakımsız bir köşede dururken geçen sene belediyenin deposuna kaldırılmıştır” denildi.

    Açıklamada, mevcut bazı heykellerin ise bakımsız bir vaziyette durduğuna işaret edilerek, Sıhhiye Orduevi önündeki parkın içinde duran havuzlu peri heykelinin ise kaybolduğu ifade edildi.

    SANAT ESERİNİ 16 YIL DEPODA TUTTULAR

    Ulus’ta eski Maliye Bakanlığı binası bahçesinde yer alan heykeller de dikkat çekilen bir diğer konu oldu. Kimi eserlerin 150 yıllık geçmişi olduğu ifade edilerek şu bilgiler paylaşıldı:

    “Türünün tek örneği olan anıt çeşmemiz Su Perileri’nin ise değeri hiç bilinememiş, çok defa depolarda unutulmuştur. Fransa’da iki heykeltıraşın yaptığı bilinen bu anıt heykelimiz 1920’li yıllarda Kızılay Meydanı’nın ortasında kentlilerin önünde fotoğraflar çektiği, havuz başında oturup sohbet ettiği, yanında canlı konserlerin verildiği bir durumdayken sonraki yıllarda uzak köşelere taşınmış 70’li yıllarda Tandoğan Meydanı’nda tekrar eski günlerine dönmüşken bu sefer metro inşaatı fırsat bilinerek depolarda 16 yıl tutulmuştur. Hatta dönemin belediye başkanı Gökçek, belediye envanterinde böyle bir heykel olmadığını söylemiş, adeta unutulmasına çalışılmıştır. 2008 yılında tekrar tamir gören heykel bu sefer CER Modern’in bahçesinde hayranlarına uzaktan bakan sessiz bir köşede durmaktadır.”

    “GÜRÜLTÜLÜ MEYDANLAR ANKARA’NIN KARANLIK YÜZLERİ OLDU”

    Açıklamada, Ankara’ya yakışır meydan ve sanat eserlerinin yaratılması gerektiğine vurgu yapılarak şöyle devam edildi:

    “Betona ve asfalta bağlanmış durumda olan belediye hizmetleri, Ankaralıyı artık kendi kentinden bezdiren, yoran, mutsuzluk veren bir trafik ve beton yığınına hapsetmiş durumdayken yüz yıl önceki kültürel yatırımların ne kadar uzağında bırakıldığımızı görmek bizleri aslında sorunun özüne götürmektedir.

    Otomobillere öncelik verilen karışık ve gürültülü meydanlar bu kentin karanlık yüzleri haline gelmiştir. Kızılay şu anda bulunduğu korkunç durumdan derhal arındırılmalı, insanların yorulacağı değil dinleneceği bir bölge haline getirilmelidir.

    Yeşil Sol Parti Çankaya İlçe Örgütü olarak sanatsal ve tarihsel önemi olan bu heykellerin ve havuzlarımızın onarılarak, eski yerleri hedeflenerek yeni alan tasarımları yaratılmasına ihtiyaç olduğunu ifade ediyoruz.

    Ankara’ya ve Ankaralıya yakışan rant projeleri değil, halk projelerinin kolektif bir bilinçle oluşturulması ve derhal hayata geçirilmesidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yolsuzluk belgelerini açıklayan Mansur Yavaş’a Melih Gökçek’ten tehdit!

    Yolsuzluk belgelerini açıklayan Mansur Yavaş’a Melih Gökçek’ten tehdit!

    Ankara’nın talimatla görevinden istifa ettirilen eski Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, sosyal medya hesabından Mansur Yavaş’a yönelik, “Ya kendiliğinden o mecliste yola geleceksin ya da yola getirileceksin” diyerek tehditte bulundu.

    Melih Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde (ABB) yaşanan tartışmalara dahil olarak Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef alan tehditlerde bulundu.

    ABB meclisinde süresinde sunmadığı gerekçesiyle önergesi reddedilen AKP’li Murat Köse ısrarla önergeyi okumak isteyince mikrofonu kapatıldı.

    AKP’liler tepkilerini masalara vurarak gösterirken, Mansur Yavaş, “Masaya çıkıp tepinin isterseniz” dedi. ABB Başkanı Yavaş, 3 trilyon TL civarındaki yolsuzluk dosyalarını açıklayacağını söylemesi üzerine tartışmalar yaşanmış ve Cumhur İttifakı’nın meclis üyeleri salonu terk etmişti. Bunun üzerine Yavaş, bu yolsuzluk iddialarını düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaşmıştı.

    Eski başkan Gökçek ise ABB Meclisi’nde yaşanan tartışmaları gerekçe göstererek Mansur Yavaş’ı hedef aldı. Gökçek, “Bak Mansur, başkanlık makamında oturup despotluk yapmaya çalışıyorsun. AK Partililer aslan terbiyecisidir. Değil ki senin gibi birini terbiye etmesinler… Ya kendiliğinden o mecliste yola geleceksin ya da yola getirileceksin” diyerek Yavaş’ı hedef alan tehditlerde bulundu.

  • Candan: Gökçek 25 yıl yönetti ama 100 yılımıza mal olacak-VİDEO

    Candan: Gökçek 25 yıl yönetti ama 100 yılımıza mal olacak-VİDEO

    PİRHA – Ankara’da üç kişinin ölümüne neden olan sağanak yağışa dair konuşan TMMOB Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Yanlış kentleşme politikalarından kaynaklı bir yapay afetle karşı karşıyayız. Melih Gökçek gitti kurtulduk değil, aslında 25 yıllık süreçte verdiği tahribat bizim belki de 100 yılımıza mal olacak” dedi.

    Ankara’da Pazar günü etkili olan yağış sonrası meydana gelen sel nedeniyle 3 kişi yaşamını yitirdi, birçok ev ve dükkan da sular altında kaldı.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, yaşananları ‘Yapay afet’ olarak yorumlayarak “Yaşananlar Ankara’nın altyapısının aslında ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor” dedi.

    “BİLİMSEL PLANLAMA İLKELERİ DEVRE DIŞI BIRAKILDI”

    25 yıllık Melih Gökçek döneminde bu tür sel felaketlerinin sıkça yaşandığına vurgu yapan Candan şunları söyledi:

    “Gökçek döneminde balık adamların alt geçitlere girdiğini de görmüştük. Bunun nedeni alt yapının yetersiz olmasıdır. Çünkü Ankara’da yağmur, kar ve kanalizasyon sularının hepsi bir sistemde toplanıyor. Ayrık bir sistem olmadığı için de en ufak bir yağmurda sel felaketine neden oluyor. Diğer bir taraftan da plansız bir kentleşmenin ürünü olarak bu durum karşımıza çıkıyor. Çünkü imar planlaması yapılırken yağış akış ve rüzgar planlarının da yapılması gerekiyor. Biz bunların detaylı bir şekilde yapıldığını düşünmüyoruz. Eksiksiz yapılmış olsaydı dereler böylesine kelepçe altına alınıp üstü kapatılmaz, vadiler yapılaşmaya açılmaz, yeşil alanlar bu kadar betonlaşmaya maruz kalmazdı. Dolayısıyla bunun arkasında plansız bir yapılaşma, bilimsel planlama ilkelerini devre dışı bırakan yönetim anlayışı yatıyor.”

    “MELİH GÖKÇEK GİTTİ KURTULDUK DEĞİL”

    Candan, “Melih Gökçek Ankara’yı 25 yıl yönetti ama Ankara’nın bir 100 yılına mal oldu” diyerek başkentin altyapısı için çok büyük bir yatırıma ihtiyaç olduğunu da söyledi. Ankara’nın uzunca bir süre daha sel durumlarıyla karşı karşıya olacağını belirten Candan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önceki belediye başkanı Mustafa Tuna da 12 cadde için ‘ameliyat yapıyorum, bitecek. Bir daha böyle sel felaketi olmayacak’ demişti. Böyle çözümler yapılarak sorunların önüne geçmek mümkün değil. Konunun bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerekiyor. Örneğin Bilkent’te yapılan Şehir Hastaneleri kanalizasyona büyük bir yük bindirecek. Oranın kanalizasyonunun sıkıntılı olduğunu biliyoruz. Ufak bir yağışta Atatürk Hastanesinin sular altında kaldığını ve bir kişinin ameliyathanede öldüğünü de biliyoruz. Melih Gökçek gitti kurtulduk değil, aslında 25 yıllık süreçte verdiği tahribat bizim belki de 100 yılımıza mal olacak bir tahribat ve bu sürecin her bir noktasında Melih Gökçek kötü, kenti yönetemeyen bir belediye başkanı olarak anılmaya devam edecek. Büyükşehir belediyesinin böylesi olaylara hazırlıklı, planlı olması gerekiyor. Yoksa bu tür can kayıplarını benzer yağışlarda hep göreceğiz.”

    “ODALARIN, ÜNİVERSİTELERİN DESTEĞİNE İHTİYACI VAR”

    Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile yakın bir zamanda görüştüklerini de söyleyen Candan, yeni belediye yönetiminin sel felaketleriyle ilgili henüz kendilerine fikir sormadığını da aktardı. “Kentler katılımcı yöntemle yönetilmeli” diyen Tezcan Karakuş Candan şöyle devam etti:

    “Melih Gökçek kendi başına buyruk, bilim tanımayan bir insandı. Yeni belediye başkanının böyle olduğunu şimdilik düşünmüyorum. Sonrası nasıl olur onu da bilemiyoruz. Mimarlar Odası Ankara şubesi özellikle Melih Gökçek döneminin 25 yılını çok iyi takip etti, hasar tespitini iyi bir şekilde çıkarttı. Şimdi de Ankara Restorasyon Atölyeleri kurduk. Eğer Ankara’da bir onarım olacaksa mimarların mutlaka sürecin parçası olacağını düşünerek bu atölyeleri başlattık.13 başlıkta atölye çalışmalarımız devam ediyor. Bunlardan bir tanesi de ‘altyapı ve ulaşım nasıl çözülür?’ başlığı altında sürmekte. Kent İzleme Merkezi içerisinde su uzmanları da var. Ankara’nın dere yapısını çok iyi bilen ekiplerimiz de mevcut. Örneğin bu kişiler yağmur yağdığı zaman hangi noktada, nerede bir taşkın olacağını biliyorlar. Bir yağış, akış programı, çevre yönetim planının olması gerekiyor. Bunu Gökçek döneminde görmedik. Yağmur yağdığında Gökçek ‘500 yıldır yağmayan yağmur yağdı’ kar yağdığında da ‘tuz döktüm isterseniz yalayın anlarsınız’ tarzında bir belediye başkanına yakışmayan davranışlar söz konusuydu. Yeni dönemde bir plan var mı bunu da henüz göremedik ama bir katılımcı yönetim anlayışıyla bu sorunun çözülmesi gerektiği çok açık. Bilimsel bir çalışma için odaların, üniversitelerin desteğine ihtiyacı var.”

    “YAPAY AFETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Olası yeni ölümlerin olmaması için acil yapılması gerekenlere de değinen Candan sözlerini şöyle noktaladı:

    “Bir kere yağış akış planının yapılması gerekiyor. Çevre ve yönetim planını ise hızlıca, yağış miktarı arttığında hangi sıkıntı yaratılıyor bunların tespit edilip oralarda çözümlerin üretilmesi ve ekiplerin hazır bekliyor olması gerekli. Yani Ankara’yı bir pafta elinize alacaksınız ve bir afet yönetimi gibi değerlendireceksiniz. Aslında bu da bir tür afet. Doğal bir afet değil ama yanlış kentleşme politikalarından kaynaklı bir yapay afetle karşı karşıyayız. Dolayısıyla yağış olduğunda hangi noktalarda sel felaketi yaşayabiliriz bunları uzmanlar belirleyecek ve yağışın miktarına göre şekillendirerek o noktalarda ekiplerin bulunarak bu duruma müdahale etmesi gerekecek.”

    Eren GÜVEN/Cebrail ARSLAN
    ANKARA