Etiket: memur

  • KESK Dersim: TÜİK yalan, yoksulluk gerçek!-VİDEO

    KESK Dersim: TÜİK yalan, yoksulluk gerçek!-VİDEO

    PİRHA – KESK Dersim Şubeler Platformu, TÜİK’e tepki göstererek, ülkede uygulanan ekonomi politikalarının emekçileri giderek daha fazla yoksulluğa sürüklediğini vurgulayarak, “Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir” dedi.

    TÜİK, 2025 enflasyon oranını yüzde 30,89 olarak hesaplarken, ENAG ise bu oranı 56,14 olarak hesapladı. Açıklanan enflasyon verilerine göre memur, SSK, Bağ-Kur ve memur emeklilerinin maaşlarındaki artışta netleşti. SSK, Bağ-Kur ve memur emeklileri yüzde 12,19, memur ve memur emeklisinin toplam zam oranı ise yüzde 18,60 olarak belirlendi.

    TÜİK’in açıkladığı rakamlara emekçilerden tepki geldi. Bir çok kentte sokağa çıkan KESK üyeleri, açıklanan verilerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dersim Şubeler Platformu da, Yeraltı Çarşısı üzerinde yaptığı basın açıklamasıyla TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine tepki gösterdi.

    KESK adına yapılan açıklamayı, BES Şube Başkanı Sinan Ulu okudu.

    Sinan Ulu, iktidarın açıkladığı enflasyon rakamlarının yaşamın gerçekleriyle örtüşmediğini ifade etti. TÜİK verilerinin “gerçek enflasyonu gizlediği” belirten Ulu, ülkede bilinçli bir yoksullaştırma politikasının hayata geçirildiğine dikkat çekti.

    “2025 EMEKÇİLER İÇİN KÂBUS YILI OLDU”

    2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sinan Ulu, “Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınasıyla açtığımız 2025 yılını geride bıraktık. Yıllardır süren yoksullaştırma politikalarının bedelini 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler ödedik. 2025, asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine kadar emeğiyle geçinen milyonlar için adeta bir kâbus yılı oldu” dedi.

    Maaşların her ay eridiği, yoksulluğun ise derinleştiği belirten Ulu, 2025 geride kalsa da sorunların artarak devam ettiğini vurguladı.

    “SAHTE ENFLASYONLA MAAŞLAR BASKILANIYOR”

    KESK, iktidarın çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan gerçek enflasyonun çok altında kalan verileri “resmi enflasyon” olarak açıkladığını belirtti. Bu verilerin maaş artışlarını sınırlamak için kullanıldığına dikkat çekilerek, “Bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan emekçiler her geçen gün daha fazla yoksullaştırılıyor, sefalet koşullarına itiliyor” ifadelerine yer verildi.

    Toplu sözleşme süreçlerinin de eleştiren Ulu, iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulu’nun Merkez Bankası’nın tutmayan enflasyon tahminlerini esas aldığı, altı aylık maaş artışlarının daha ilk aylarda dahi TÜİK’in açıkladığı enflasyonun gerisinde kaldığını söyledi.

    “BÜYÜYEN SERMAYE, YOKSULLAŞAN HALK”

    BES Şube Başkanı Sinan Ulu, son yıllarda “büyüme” söylemlerinin öne çıkarıldığı ancak bu büyümeden emekçilerin pay almadığı vurgulayarak, “Büyüyen sermaye, patronlar ve yandaşlar oldu; bizlerin ise yoksulluğu büyüdü” dedi.

    2024’ün “emekli yılı”, 2025’in ise “aile yılı” ilan edildiği hatırlatan Ulu, emeklilerin ve ailelerin açlığa mahkûm edildiği ifade etti.

    BES Şube Başkanı Sinan Ulu, açıklamayı şu çağrıyla sonlandırdı:

    “Bu kölelik düzenine, bu sefalet dayatmasına alışmadık, alışmayacağız. İnsanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam, adil ve demokratik bir çalışma yaşamı, grev hakkının önündeki engellerin kaldırıldığı gerçek bir toplu pazarlık sistemi için tüm kamu emekçilerini ve bu sömürü düzeni altında ezilen herkesi birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • TÜİK şaşırtmadı!

    TÜİK şaşırtmadı!

    PİRHA- TÜİK, 2025 enflasyon oranını yüzde 30,89 olarak hesaplarken, ENAG ise bu oranı 56,14 olarak hesapladı. Açıklanan enflasyon verilerine göre memur, SSK, Bağ-Kur ve memur emeklilerinin maaşlarındaki artışta netleşti. SSK, Bağ-Kur ve memur emeklileri yüzde 12,19, memur ve memur emeklisinin toplam zam oranı ise yüzde 18,60 olarak belirlendi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), 2025’in son enflasyon verilerini açıkladı. Memur ve memur emeklileri ile Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ve Bağ-Kur emeklilerinin 2026 yılının ilk yarısında alacağı maaşı zammını netleşti.

    TÜİK verilerine göre, Aralık ayında enflasyon yüzde 0,89 arttı. Açıklanan verilerde yıllık enflasyonun ise yüzde 30,89 olarak gerçekleştiği öne sürüldü.

    Bağımsız araştırmacılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,11 artış hesaplanırken yıllık enflasyon ise yüzde 56,14 olarak açıklandı.

    MEMUR VE EMEKLİ MAAŞLARI BELLİ OLDU

    SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşları geçen yılın son 6 aylık enflasyonu oranında, yani yüzde 12,19 artacak. En düşük emekli maaşı da 18 bin 938 lira 79 kuruş seviyesine yükseldi.

    6 aylık enflasyon verisinin toplu sözleşme oranını aşmasıyla oluşan enflasyon farkı, mevcut yüzde 11’lik zamma eklendi. Böylece memur ve memur emeklisinin toplam zam oranı yüzde 18,60 olarak belirlendi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Artık yeter, geçinemiyoruz; en düşük memur maaşı 79 Bin TL olmalı- VİDEO

    ‘Artık yeter, geçinemiyoruz; en düşük memur maaşı 79 Bin TL olmalı- VİDEO

    PİRHA- Antalya’da kamu emekçileri adına yapılan basın açıklamasında emekçilerin artık geçinemediği belirtilerek, en düşük memur maaşının 79 Bin TL’ye çıkartılması talep edildi. 

    KESK Antalya Şubeler Platformu, Eğitim sen Antalya Şube’de bir basın açıklaması yaparak, emekçilerin, emeklilerin geçinemediğini belirterek taleplerini sıraladı.

    Ortak basın açıklamasını KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt, Hür Sen’den Levent Doğan,  Birleşik Kamu İş adına Antalya Başkanı Sadık Açar okudu.

    Vergi yükünün emekçilerin sırtına yüklendiği belirtilen açıklamada “Artık Yeter! Emekçisi, emeklisi bilcümle geçinemiyoruz” denildi.

    Açıklamada şu talepler dile getirildi:

    Kamu emekçileri olarak, toplumun diğer kesimleri gibi, yıllardır artan enflasyon, hayat pahalılığı ve düşük ücret zamları karşısında yoksullaşmaya mahkûm ediliyoruz. Her geçen gün etkisini artıran ekonomik kriz, milyonların yaşamını daha da zorlaştırıyor.

    Alım gücümüz düşerken, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta zorlanıyoruz. TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamları gerçeğin birazını bile yansıtmazken, maaşlarımız mum gibi eriyor ve ülke olarak hızla yoksulluğa sürükleniyoruz.

    Artık Yeter! Emekçisi, emeklisi bilcümle GEÇİNEMİYORUZ!

    2025 yılını yüzde 30’luk asgari ücret zammının yanı sıra, kamu emekçileri ve memur emeklilerine yapılan yüzde 11,54; işçiler ve işçi emeklilerine reva görülen yüzde15,75’lik sefalet zamları ile karşıladık. 1 Ocak’tan itibaren vergi ve harçlara yüzde 44zam yapıldı. 2025 bütçesine göre attığımız her adımda ödediğimiz KDV’de geçtiğimiz yıla göre yüzde 81, ÖTV’de ise yüzde 51 artış olacak. Hükümetin kendi alacaklarına yaptığı zam oranları ortadayken, kamu emekçilerine ve emeklilere reva görülen maaş artış oranının sadece yüzde 11,54 olması utanç verici bir durumdur.

    İş yerlerinde alın teri döken bizler, enflasyon karşısında ezilirken sermaye her geçen gün daha fazla kâr ediyor. Vergi yükünün büyük bölümü emekçilerin omuzlarına yıkılırken, zenginlerin vergi borçları birer birer siliniyor. Kamu kaynakları, halkın ihtiyaçları yerine sermayeye ve yandaş projelere aktarılıyor.

    Bu adaletsiz düzenin bedelini yıllardır neden sadece biz emekçiler ödüyoruz? Kamu emekçilerinin, işçilerin, emeklilerin “insanca yaşayacak ücret” taleplerini görmezden gelen siyasi iktidarın ücretlerimizi baskılayıp, boğazımızı sıkarak uygulamaya çalıştığı ekonomik programa karşı kamu emekçileri olarak itiraz ediyoruz.

    Siyasi iktidarın toplumun büyük bölümünü oluşturan işçiler, kamu emekçileri ve emeklileri sefalete mahkûm eden politikalarına ve emeğimizin değersizleştirilmesine karşı bir kez daha sesimizi yükseltmek ve taleplerimizi kamuoyuyla paylaşmak için buradayız. Temel tüketim maddelerine ve kiralara yapılan yüksek oranlı zamlar, kamu emekçilerinin geçim koşullarını zorlaştırırken, alım gücümüzün her geçen gün biraz daha düşmesine neden oluyor.

    Bu nedenle, vergide adaletin sağlanması, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, insanca yaşayacak bir ücret talebi bugün tüm kamu emekçilerinin ortak talebi haline gelmiş durumdadır.

    Türkiye’deki vergi sistemi, emeği ile geçinenler aleyhine işlemektedir. Ücretli çalışanlar, gelir vergisi dilimleri nedeniyle yıl içinde daha fazla vergi ödemek zorunda kalırken, sermaye kesimi vergi avantajlarından yararlanmaktadır. Kamu emekçileri olarak yılın başında aldığımız ücret, birkaç ay içinde vergi dilimlerinin artmasıyla erimektedir. Adil bir vergi sistemi, çok kazanandan çok; az kazanandan az vergi alınmasını ve servet vergisinin hayata geçirilmesini, düşük gelirli kesimlerin vergi yükünün azaltılmasını gerektirir.

    Talebimiz nettir:

    Ücretli çalışanların vergi dilimi yüzde 10 olarak sabitlenmeli, temel ihtiyaç maddeleri üzerindeki dolaylı vergiler kaldırılmalıdır

    Kamu emekçileri, maaşlarının büyük bir kısmını oluşturan ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmamasından dolayı emekli olduklarında ciddi bir gelir kaybı yaşamaktadır.

    Yıllarca kamu hizmetinde çalışan emekçiler, emeklilik dönemlerinde “açlık sınırının altında” yaşamaya mahkûm edilmemelidir. Bugün, kamu emekçilerinin aldığı maaşın neredeyse yarısı ek ödemelerden oluşmaktadır. Ancak bu ödemeler, emekli maaşına dâhil edilmediği için; yani aslında “kayıt dışı çalıştırıldığımız için” emekli olanlar büyük bir gelir kaybına uğramaktadır. Bu adaletsiz uygulamaya derhal son verilmeli, tüm ek ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır.

    “ENFLASYON KARŞISINDA ERİYEN MAAŞLARIMIZ TEMEL İHTİYAÇLARIMIZI BİLE KARŞILAMIYOR”

    Enflasyon karşısında eriyen maaşlarımız, kamu emekçilerinin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır.

    Resmi enflasyon rakamları ile halkın hissettiği enflasyon arasında büyük bir fark vardır.

    Özellikle gıda, konut, ulaşım ve enerji gibi temel harcamalara yapılan zamlar karşısında kamu emekçileri tarihin en hızlı yoksullaşma süreci yaşamıştır.

    “MAAŞ ARTIŞLARI ENFLASYONA GÖRE YAPILMALI”

    İnsanca yaşayacak bir ücret, sadece ekonomik bir talep değil, aynı zamanda insani bir haktır. Kamu emekçileri, geçim sıkıntısı çekmeden çocuklarının geleceğine güvenle bakabilmeli, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmelidir. Bu nedenle, asgari ücret ve kamu emekçisi maaşları yoksulluk sınırının üzerinde belirlenmeli, maaş artışları Erdoğan-Şimşek programına göre değil gerçek enflasyon oranına göre yapılmalıdır.

    Hepimizin bildiği gibi, tek adam rejimi olarak tarif ettiğimiz bu siyasal düzende, emekçilerin, asgari ücret tespit komisyonu da dahil olmak üzere, hiçbir pazarlık düzeneğinde, evrensel haklara uygun bir toplu sözleşme yasası bulunmamaktadır.

    Daha da ileri giderek, milyonlarca emekçiyi sefalet zamlarına sarı sendika eli ile mahkûm edip, bunu seyyanen zam gibi tek adamın siyasal ulufe yöntemine terk etmek, bizim hızlıca ters yüz etmemiz gereken en önemli görevdir.

    Alacağımız her zam, gerçek bir toplu sözleşme yasası ile teminat altına alınmalı ve taban aylığımıza dahil edilmelidir. Son toplu sözleşme süreci bu durumun tipik bir yansıması olmuştur.

    Grev hakkının olmadığı bir toplu sözleşme sürecinin, kamu emekçilerinin iradesini yansıtmaktan uzak olacağı açıktır. Grevli toplu sözleşme hakkı, kamu emekçilerinin örgütlü mücadelesinin temelidir. Kamu emekçilerinin hak arama mücadelesinde en etkili araç olan grev hakkı, anayasal güvence altına alınmalı ve sendikalar, üyelerinin haklarını savunabilecek yasal zeminler oluşturulmalıdır.

    Bizleri yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm eden bu kapitalist düzene karşı durmanın tek yolu ortak talepler etrafında, emekçilerin daha dirençli bir mücadele hattına doğru yol almasını sağlamaktır.

    Kamu emekçileri olarak vergide adalet, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması ve insanca yaşayacak ücret gibi temel ve ortak talepler etrafında birleştiğimizde, bu düzeni değiştirme gücüne sahibiz.

    Emeğimizin değerini bulması, insanca yaşanacak bir ücret ve güvenli çalışma koşulları için mücadele etmekten başka çaremiz yok.

    “HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA YOKSULLAŞIYORUZ”

    Kamu emekçileri, bu ülkenin eğitimini, sağlığını, yerel yönetimlerini, altyapısını ve sosyal hizmetlerini omuzlarında taşıyanlardır. Ancak, yıllardır emeğimizin karşılığını alamıyor, her geçen gün daha fazla yoksullaşıyoruz.

    Enflasyon, hayat pahalılığı ve düşük zam politikalarına karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Vergide adaletin sağlandığı, ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı, insanca bir yaşam sürebildiğimiz ve grevli toplu sözleşme hakkımızın tanındığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.

    Diğer yandan, emperyalist müdahaleler sonucunda, Ortadoğu’da başta savaş, gericilik, göç, mültecilik, insan hakları ihlalleri ve antidemokratik uygulamaların karşısında, emekçilerin sofrasından çalan tüm güvenlikçi politikalara karşı, toplumun tüm üretiminin tekrar halka, kardeşliğe ve toplumsal uzlaşıya, laikliğe, çağdaşlığa, demokrasiye aktarılmasını talep edeceğiz.

    Biliyoruz ki, gerçek demokrasinin tesisi, insan hakları ve özgürlüklerin istisnasız

    Güvence altına alınması ve toplumsal barışın inşası, mutlak olarak sofralarımızın büyümesine ve refahımızın artmasına yol açacaktır. Bu doğrultuda kamu emekçileri olarak; Bizleri yoksulluğa ve güvencesizliğe sürükleyen politikalara karşı güçlerimizi birleştiriyor, sesimizi yükseltiyoruz. Emeğimizin karşılığını almak, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak için bugün tüm işyerlerimizde iş bırakıyor ve siyasi iktidarı uyarıyoruz.

    Çünkü geçinemiyoruz!

    ✓Tüm emekçiler için insanca yaşanabilir bir ücret ve adil bir gelir dağılımı İSTİYORUZ!

    ✓Eşit işe eşit ücret talep ediyoruz.

    ✓ Bu sefalet zam aldatmacasına karşı, en düşük memur maaşının acilen yoksulluk sınırının üzerine yani 79.000 TL’ye çıkartılmasını talep ediyoruz.

    ✓ Başta metropoller olmak üzere barınma ihtiyacımızı imkânsız hale getiren kira fiyatlarına karşı, güncel verilere denk düşen kira yardımı talep ediyoruz

    ✓ Asgari ücretin, insan onuruna yaraşır bir ücret düzeyine çıkartılmasını talep ediyoruz.

    ✓İşyerlerinde ücretsiz kreş açılmasını talep ediyoruz.

    ✓Kamuda mülakat değil, liyakat, yani kadrolu güvenceli istihdam talep ediyoruz.

    ✓ Seyyanen zamların, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını, insanca yaşayabileceğimiz bir emeklilik talep ediyoruz.

    ✓ Kamu kaynaklarının “müşteri garantili” projeler için değil, halk için kullanılmışını talep ediyoruz.

    ✓Vergide adalet, az kazanandan az, çok kazanandan çok, yani adil bir vergi sistemi

    ve Vergi diliminin %10’a düşürülmesi ve sabitlenmesini istiyoruz.

    ✓ Bizleri toplu sözleşme masası adı altında, siyasal iktidarın iki dudağı arasına bırakan ve tüm yetki ve kararın hükümete terk edildiği sahte sendika yasasına karşı, gerçek grevli bir toplu sözleşme düzenlemesi İSTİYORUZ!

    Özetle; savaşa, ranta, faiz ödemelerine, sermayeye teşvike değil, halk için toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe talep ediyoruz.

    Bu haklı ve meşru taleplerimizin yerine getirilmemesi durumunda, mücadeleyi ve dayanışmayı yükselteceğimizi ve Ülkemizin tüm meydanlarında eylemlerimize devam edeceğimizi buradan tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz.

    Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”

    PİRHA/ANTALYA

     

  • TÜİK ve ENAG enflasyon rakamlarını açıkladı!

    TÜİK ve ENAG enflasyon rakamlarını açıkladı!

    PİRHA- TÜİK ve ENAG Aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre enflasyon aralık ayında aylık bazda yüzde 1,03 artarken, yıllık enflasyon yüzde 44,38 olarak gerçekleşirken, ENAG ise Aralık ayında enflasyonun aylık bazda yüzde 2,34 artarken yıllık enflasyon yüzde 83,40 olduğunu açıkladı. TÜİK’İn açıkladığı enflasyon oranına göre memur ve memur emeklileri 11.55 zam alacak.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 Aralık ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) rakamlarını açıkladı. TÜİK, enflasyonun Aralık ayında aylık bazda yüzde 1,03, yıllık bazda yüzde 44,38 olduğunu açıkladı.

    Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) da, Aralık ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. ENAG’a göre, Aralık ayında enflasyon aylık bazda yüzde 2,34 artarken yıllık enflasyon yüzde 83,40 olarak gerçekleşti.

    TÜİK’in yılın son enflasyon oranını açıklamasının ardından memur ve emeklilerin zam oranları da belirlenmiş oldu. İşçi ve Bağ-Kur emekli maaşları, 2025 yılının ilk 6 ayında yüzde 15,75 oranında artacak.

    Memur ve memur emeklileri ise, toplu sözleşmeden doğan yüzde 6’lık farkın eklenmesiyle yüzde 11.55 zam alacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Memur ve emeklinin zam oranı belli oldu

    Memur ve emeklinin zam oranı belli oldu

    PİRHA- Memur ve memur emeklisinin alacağı zam oranı yüzde 49.25 oldu.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı. Enflasyon, Aralık 2023’te aylık bazda yüzde 2,93 artarken yıllık bazda yüzde 64,77 oldu.

    Aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanması sonrası memur ve emeklileri ilgilendiren zam oranı da belli oldu. Memur ve memur emeklisinin alacağı zam oranı yüzde 49.25 oldu.
    SSK, BAĞKUR ve tarım emeklileri ise, yüzde 37,57 oranında zam alacak.

    Rıza Bilgiç

  • Kılıçdaroğlu: En düşük memur maaşı net 21 bin 265 lira seviyesinde olacak-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: En düşük memur maaşı net 21 bin 265 lira seviyesinde olacak-VİDEO

    PİRHA- Millet ittifakının cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Memurlar perişan edilmiştir. Açıkça söylemek gerekirse tarumar edilmiştir… İktidara gelir gelmez en düşük memur maaşını net 21 bin 265 lira seviyesine çıkaracağım” dedi. 

    Kılıçdaroğlu, ‘kamu, memurlar’ başlığıyla yeni bir video paylaştı. Memurların perişan edildiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu,“2012’de en düşük memur maaşı asgari ücretin 2,5 katıydı. Şu anda bu oran 1,4’lere kadar geriledi. İşte bu yüzden iktidara gelir gelmez en düşük memur maaşını asgari ücretin 2,5 katına çıkaracağım. Yani Bugünün tutarlarıyla en düşük maaş net 21 bin 265 lira seviyesinde olacak” dedi.

    Hayatının 27,5 yılını devlette geçirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Memurlara baharı getirecek biri varsa inanın bana o da Bay Kemal’dir” ifadesini kullandı.

    100 BİN ÖĞRETMEN 100 BİN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATAMA SI

    Memurların tek sıkıntısının maaş da olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, polislerin uzun çalışma saatleri ve intiharlarına değindi.

    Öğretmenlerin sorununa da değinen Kılıçdaroğlu, 15 Mayıs’tan sonra 100 bin öğretmen ve 100 bin de güvenlik görevlisinin atanacağını söyledi.

    Kılıçdaroğlu ayrıca sözleşmeli, ücretli ve kadrolu ayrımının kaldırılacağını ve tüm öğretmenlerin kadrolu olacağını kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’den zam tepkisi: Bu soygun düzeni değişecek!-VİDEO

    CHP’den zam tepkisi: Bu soygun düzeni değişecek!-VİDEO

    PİRHA- CHP, Türkiye genelinde il binaları önünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memur ve emekliler için açıkladığı yüzde 30’luk zam oranını protesto etti. Yapılan açıklamada, “Kendi emeklisine ve çalışanına “fakir fukara” gözü ile bakan bu saray düzenini değiştireceğiz. Ülkede adaletsiz bir soygun düzeni kuran bu saray düzenini değiştireceğiz” denildi.

    CHP, Türkiye genelinde il binaları önünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memur ve emekliler için açıkladığı yüzde 30’luk zam oranını protesto etti. Eyleme memur ve emekli sendikalarının yanı sıra CHP Milletvekilleri Yıldırım Kaya ve Ali Haydar Hakverdi katıldı.
    Eylemde sık sık “Zam zulüm işkence işte AKP”, “AKP zammını al başına çal”, “AKP’den hesabı emekçiler soracak” sloganları atıldı.
    Yapılan basın açıklamasını CHP İl örgütü Sekreteri Ozan Ergin Doğan okudu.

    “ÇALIŞANLARIMIZDAN VE EMEKLİLERİMİZDEN ÇALINAN HER BİR KURUŞU YERİNE KOYACAĞIZ”

    Doğan şunları dile getirdi:

    “Saray rejimi son haftalarda sürekli “Enflasyonun belini kırdıklarından” bahsediyor. Ama gelin görün ki kırılan enflasyonun beli değil emeklilerimizin ve memurlarımızın hayalleri oldu. TÜİK’in makyajlı verileriyle 2023 yılının ilk 6 ayı için memurlarımızın ve emeklilerimizin maaşlarında yapılacak artış önce yüzde 16,4 oldu. Ardından 3 Ocak Salı günü, memurun ve emeklinin hakkı değilmiş de AKP Genel Başkanı’nın lütfuymuş gibi artış oranı yüzde 25 olarak açıklandı. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu “Siz sadaka mı veriyorsunuz, bu yetmez, bu rezil artışın hesabını vereceksiniz” diye tepki gösterince Saray 4 Ocak Çarşamba günü artış oranını yüzde 30’a yükseltmek zorunda kaldı. Genel Başkanımızın çağrısıyla artış oranı yüzde 30’a yükseltildi, memur ve emeklilerimiz “Ya Kemal Bey olmasaydı?

    Peki, Saray yapımı yüksek enflasyon ve pahalılık ortamında yüzde 30 artış yeter mi? Elbette yetmez!
    • İktidara yakın İTO’nun dahi yıllık enflasyon verisi yüzde 93,
    • Bağımsız ENAG’ın yıllık enflasyon verisi yüzde 137,
    • İktidarın manipülasyon kurumu olan TÜİK’in yıllık enflasyon verisi ise yüzde 64,27.
    Bir yanda halkın hissettiği gerçek enflasyon ve pahalılık var, diğer yanda Saray’ın açıkladığı sahte enflasyon verileri var. Saray, milyonlarca memuru ve emekliyi işte bu sahte TÜİK enflasyonu oranında artışa mahkûm etmiştir. Saray, talimatıyla yönettiği TÜİK’in verileriyle memurumuzun ve emeklimizin sofrasındaki her bir lokmayı adeta gasp etmiştir. Yüzde 30’luk sefalet artışının 15,40 puanı, yani yarısından fazlası TÜİK’in makyajlı 6 aylık enflasyon verisinden oluşmaktadır. Erdoğan’ın sadaka verircesine yaptığı ve müjde olarak sunmaya çalıştığı artış ise bu oranı ikiye dahi katlamamıştır. Tüm çalışanlarımız ve emeklilerimiz tarafından bir kez daha bilinmesini istiyoruz: Ülkenin hazinesinden faizcilere, tefecilere her ay on milyarlarca lira aktaran Saray iktidarının çalışanlarımızın ve emeklilerimize reva gördüğü artış oranı yüzde 14,6’dan ibarettir.
    Saray, apartı haline getirdiği TÜİK’i de kullanarak adım adım tüm ücretleri asgari ücret seviyesine getirmiştir. Saray düzeni tüm toplumu yoksullukta buluşturmaktadır. 2015 yılında ortalama memur aylığı asgari ücretin 2,44 katı iken 2023 yılı için ortalama memur aylığı yüzde 30 zamla asgari ücretin 1,43 katına kadar gerilemiştir. Öyle ağır bir tablo söz konusu ki, Türkiye’de 13,9 milyon emekli ve dul yetimin 8 milyonuna yakını asgari ücretin altında aylık almaktadır. SGK’nın son verilerine göre ülkemizde 4 milyon 84 bin dul yetim aylığı alan vatandaşımız bulunuyor. Dul ve yetimlerimizin kimisi aylık 800 TL ile, kimisi 1000 ile, kimisi ise 1500 TL ile geçinmek zorunda bırakılmaktadır.
    İşte bu sefalet düzeninde Erdoğan utanmadan en düşük emekli aylığının 5500 TL olacağını açıkladı. Sayın Genel Başkanımızın çağrıları olmasa bu artış dahi gerçekleşmeyecekti! En düşük emekli aylığı alanlar yine haklı olarak “Ya Kemal bey olmasaydı” ne olurdu diye sordu. 5500 TL ile bir ayda kim geçinebilir? Hiç kimse! AKP Genel Başkanı açlık sınırının Aralık itibariyle 8 bin 130 TL olduğu ülkemizde, 5500 TL emekli aylığı vermekle övünüyor. Partimizin en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çekilmesi teklifini ise reddediyor. Neden? Çünkü Saray ülkenin kaynaklarını, hazinesini; kimi üç, kimi dört, kimi ise beş yerden maaş alan danışmanlarına, faiz lobilerine, 5’li çeteye, ballı müteahhitlere aktarıyor.
    Tercihini emekliden, memurdan, işçiden yana değil, bir avuç yandaştan yana kullanıyor. Milyonlarca memura, emekliye, dul yetime ve işçiye ise açlığı ve yoksulluğu reva görüyor. Emeklinin, memurun, işçinin sofrasından kepçeyle alan iktidar, söz konusu ücret zammı olduğunda kaşıkla veriyor. Emeklilerimiz, memurlarımız, işçilerimiz iktidarın asgari sefalet ücretine, zam adı altında verdiği sadakaya muhtaç bırakılamaz.
    Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz! Kendi emeklisine ve çalışanına “fakir fukara” gözü ile bakan bu Saray düzenini değiştireceğiz. Ülkede adaletsiz bir soygun düzeni kuran bu Saray düzenini değiştireceğiz.
    Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrı ve mücadelesiyle,
    • EYT mağduriyeti son bulan milyonlarca yurttaşımız,
    • 3600 Ek gösterge hakkına kavuşan memurlarımız,
    • Taşerondan kadroya geçen işçilerimiz,
    • Yıllardır bekledikleri kadroyu alan sözleşmeli personellerimiz, Bugün “ya Kemal bey olmasaydı’’ diyorsa, Kemal Bey milyonlarca emeklimize ve memurumuza söz veriyor;
    • Hile ve hurda ile cebinizden çalınan her bir kuruşun hesabını soracağız,
    • İktidara gelir gelmez en düşük emekli aylığını asgari ücret seviyesine getireceğiz, • Asgari ücreti hem çalışanlarımız hem de emeklilerimiz için Türkiye gerçeği olmaktan çıkaracağız,
    • Emeklilerimiz arasındaki maaş adaletsizliğine son verecek ve intibak yasasını hemen çıkartacağız,
    • Emekçinin, emeklinin yüksek enflasyon ve makyajlı veri kaynaklı kayıplarını telafi edeceğiz.
    Ekonomik buhrana, enflasyona, pahalılığa, işsizliğe, emekli yoksulluğuna son vereceğimiz. Hep birlikte zenginleşip hep birlikte kalkınacağımız düzeni gelecek sandıktan sonra mutlaka kuracağız!”

    “YAPILAN HAKSIZLIKLARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal da konuştu. Köksal, “Biz sendikalar için çok kötü zamanlardan geçiyoruz. Bu ücretler emekçilerle birlikte masada belirlenmeli. Bu düzen değişecek. Yapılan haksızlıklara boyun eğmeyeceğiz. Bu seçim bütçesi. Bu zam kabul edilemez. KESK olarak önümüzdeki günlerde eylemler yapacağız. Tüm bilesenlerimizle sokaklarda olacağız. TÜİK hiç bu kadar küçülmemişti. En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Bu maaşları zamları kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “12 OCAK’TA İŞ BIRAKACAĞIZ”

    Birleşik Kamu-Sen Başkanı Mehmet Balık da, “Bu zamlarla oy devşirmeye çalışıyorlar. Bunlar kabul edilemez. Bu maaşlar ve zamlar çok yetersiz. Alım gücü ve yaşam şartı değiştirilmelidir. Açlık sınırında maaşlar alınıyor. Geçinebilmek mümkün değil. AKP emekçileri yok sayıyor. Halkın oyları altında ezileceksiniz, gideceksiniz. Emekçilerin sırtında kambur var. Yıllardır borç biriktiriyoruz. AKP gidecek. Diğer sendikalarla birlikte 12 Ocak’ta iş bırakma eylemi yapacağız” dedi.

    Diğer sendika temsilcileri de söz alarak tepkilerini dile getirdiler. Sendika temsilcileri yapılan zam oranlarının yetersiz olduğunu kaydederek hakları için mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladılar.

    PİRHA/ANKARA

  • Memurlar ve emekliler Mersin’den seslendi: İnsanca yaşayacak ücret istiyoruz-VİDEO

    Memurlar ve emekliler Mersin’den seslendi: İnsanca yaşayacak ücret istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de sokağa çıkan memurlar ve emekliler TÜİK,’in açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Buradan bir kez daha ifade ediyoruz! ne TÜİK’in enflasyonu ne de Memur Sen’in satış sözleşmesine teslim olacağız!” dedi.

    TÜİK, yıllık enflasyonu yüzde 64,27, ENAG ise yıllık enflasyonun yüzde 137 olduğunu açıkladı. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları sonrası memur ve memur emeklilerin maaşına yüzde 16,50 zam bekleniyor.

    Enflasyonun açıklandığı saatlerde Mersin’de memurlar ve emekliler iki ayrı noktada sokağa çıktı.

    “NE TÜİK’İN ENFLASYONU NE DE MEMUR SEN’İN SATIŞ SÖZLEŞMESİNE TESLİM OLACAĞIZ!”

    Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Maliye binası önünde basın açıklaması yaparak, “İnsanca bir yaşam, güvenli bir gelecek ve güvenceli bir iş için mücadele kararlılığımız sürüyor” dedi.

    Basın metnini okuyan BES Şube Başkanı Murat Doğan, AKP iktidara geldiğinde asgari ücretin altında emekli maaşının olmadığını belirterek, “Emeklilerin neredeyse tamamı asgari ücretin altında maaş ve ücretlere mahkum edilmiş durumda. TÜİK’in bugün açıkladığı Aralık ayı TÜFE oranına göre altı aylık %15,40 oranında enflasyon ile birlikte  ( 15,40-7)+8)  %16,40 oranında gerçeklikten uzak bir maaş artışı ile karşı karşıyayız. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz! ne TÜİK’in enflasyonu ne de Memur Sen’in satış sözleşmesine teslim olmayacağız!” dedi.

    “TOPLU SÖZLEŞME İSTİYORUZ!

    “Bizler kamu emekçileri olarak bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak zam oranını şimdiden protesto ediyoruz!” diyen Doğan, “Biz ulufe değil toplu sözleşme istiyoruz! Siyasi iktidara bir kez daha sesleniyoruz!  Kamu emekçilerinin talepleri konusunda samimiyseniz, gerçek bir toplu sözleşme yasası çıkarın, grev hakkımızla ilgili yasal düzenleme yapın! Kamu kurumlarını liyakat esası ile yeniden yapılandırın, kamuyu emekçilerin söz ve karar sahibi olacağı demokratik bir işleyişe kavuşturun! Kamuda güvencesiz çalışma biçimlerini yaygın hale getirip seçim dönemlerinde sözleşmeli çalışanları kadroya alacağız diyerek aklımızla dalga geçmeyi bırakın. Vergi dilimi soygununa son verin ve vergide adaleti sağlayın” çağrısında bulundu.

    “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI  9 BİN TL OLMALIDIR”

    Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi de, Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Emekliler olarak, insanca yaşamak istiyoruz. Biz emekliler, hakkımızı istiyoruz. Bilimsel verilere göre hesaplanan yoksulluk sınırının üzerinde maaş istiyoruz” denilerek, taleplerini şöyle sıraladılar:

    “-En düşük emekli maaşı asgari ücretin üzerinde en az, 9 bin TL olmalıdır.

    -Daha önce de belirttiğimiz gibi, sağlık kesintileri kaldırılmalıdır.

    -Bütün emeklilere yılda dört kez olmak üzere en az asgari ücret düzeyinde ikramiye verilmelidir.

    -Ayrıca emekli sendikaları hukuksuz bir şekilde yok sayılmamalı, maaşlar belirlenirken masanın diğer tarafında olmalıdır.”

    PİRHA/MERSİN

     

     

     

  • KESK’ten TÜİK’e çağrı: Gerçek enflasyon rakamlarını açıkla-VİDEO

    KESK’ten TÜİK’e çağrı: Gerçek enflasyon rakamlarını açıkla-VİDEO

    PİRHA- KESK Malatya Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada, TÜİK’in gerçek enflasyon rakamlarını açıklaması çağrısında bulunulurken, “Bizlere 19. Yüzyıl kölelik koşullarını, yoksulluğu sefaleti dayatanlara karşı emeğin birleşik mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz” denildi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), birçok kentte yaptığı eylemlerle Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) gerçeği yansıtmayan enflasyon oranlarına vurgu yaparak, kamu emekçilerinin maaşlarına zam yapılmasını istedi.

    KESK Malatya Şubeler Platformu da, Eğitim-Sen Malatya Şubesi’nde basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamada, “Gittikçe ağırlaşan koşullarda sadece 6 milyon kamu emekçisi ve emeklisi olarak bizler değil, adeta tüm ülke “Geçinemiyoruz!” diye feryat ediyor” ifadelerine yer verildi.

    İktidarın ısrarla sürdürdüğü yanlış ekonomi politikalarının sorumluluğunu almadığına dikkat çekilen açıklamada, “Bizi “batırırsınız ha” diye korkuttukları gemi yıllardır bizim emeğimizle, alın terimizle, yol alıyor. Ancak onlar bu düzen hep böyle devam etsin istiyorlar. %1’lik asalak takım geminin lüks kameralarında keyif sürsün, %99 olarak bizim payımıza hep kazan dairesi düşsün istiyorlar” denildi.

    “KÖLELİK KOŞULLARINI DAYATANLARA KARŞI EMEĞİN BİRLEŞİK MÜCADELESİNİ YÜKSELTELİM”

    Emekçilerin, sendikaların, halkın bütçeye katılma hakkı önündeki engeller kaldırılması çağrısının yapıldığı açıklamada, şunlara yer verildi:

    “2023 bütçesi hazırlıklarına başlanacak olan önümüzdeki Ekim ayında toplu sözleşme masası kurulmalıdır. En düşük kamu emekçisinin geliri maaşında ve eş yardımı, çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım yardımı gibi sosyal ödemelerde yapılacak artışlarla yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalıdır.

    KESK olarak buradan bir kez daha başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri, işçileri, asgari ücretlileri “İnsanca Bir Yaşam, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret” için bir araya gelmeye,

    Bizlere 19. Yüzyıl kölelik koşullarını, yoksulluğu sefaleti dayatanlara karşı emeğin birleşik mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.”

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • Memura zam yüzde 30.5 olarak açıklandı

    Memura zam yüzde 30.5 olarak açıklandı

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memur zammını yüzde 30,5 olduğunu açıkladı.

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), açıkladığı rakama göre enflasyon, Aralık 2021’de yüzde 13,58 artarken, yıllık bazda yüzde 36,08 oldu. Toplanan Bakanlar Kurulu toplantısında ise memur ve memur emeklilerinin zammı kararlaştırıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarafından yapılan açıklamada, “Hiçbir emeklimiz 2500 liranın altında maaş almayacak. Böylece aylık geliri 1500 liradan başlayan 1 milyon 266 bin emeklimizin maaşlarını 2500 liraya yükseltmiş oluyoruz. Temmuz ayında hem memurlarımızın hem de emeklilerimizin yüzde 7 toplu sözleşme artışına ilave olarak şayet gerekiyorsa enflasyon farkı da ilave edilecektir. Memurlarımızın maaş artış oranını yüzde 30,5’e çıkartarak onlara ilave bir sosyal destek sağlamış oluyoruz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • KESK’ten cuma günü iş durdurma çağrısı

    KESK’ten cuma günü iş durdurma çağrısı

    PİRHA- İktidarın 2022-2023 memur zammı tepkilere neden oldu. Yurttaşlar açıklanan teklifin kabul edilemez olduğunu belirtirken, KESK de kamu çalışanlarına cuma günü iş durdurma çağrısında bulundu.

    2022 ve 2023 maaş zammı belirlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin , 2022 ilk yarısı için %5 artı enflasyon farkı, kinci yarısı için ise %7 artı enflasyon farkı, 2023 ilk yarısı için %8, ikinci yarısı için %6 enflasyon farkında anlaştıklarını açıkladı.

    #KabulEtmiyoruz

    Memur ve memur emeklileri, iktidar tarafından belirlenen zamma sosyal medya üzerinden tepki gösterdi.

    Onbinlerce yurttaş tarafından yapılan paylaşımlarda ortak mesaj vardı: #KabulEtmiyoruz.

    KESK: CUMA GÜNÜ İŞ DURDURALIM

    KESK’de, Memur-Sen ve iktidar arasında imzalanan TİS’i kabul etmediklerini belirten bir açıklama yaparken, cuma gününde, “KESK olarak herkesi güvenceli istihdam, güvenli gelecek, insanca yaşayacak ücret, demokratik-adil çalışma yaşamı, halktan yana kamu hizmeti ve gerçek toplu pazarlık sistemi için birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye çağırıyoruz! Haklarımızın gasp edilmesini #KabulEtmiyoruz” diyerek iş durdurma eylemi çağrısında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • KESK: Sefalet, yoksulluk ve güvencesizlik mutabakatını kabul etmiyoruz

    KESK: Sefalet, yoksulluk ve güvencesizlik mutabakatını kabul etmiyoruz

    PİRHA- KESK Eş Genel Başkanları, Memur-Sen ve iktidar arasında imzalanan TİS’e dair açıklama yaparak,  mutabakatının 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk ve güvencesizlik dayattığını belirterek, mutabakatı kabul etmediklerini belirtti.

    Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Vedat Bilgin’in açıkladığı Toplu İş Sözleşme (TİS) teklifine dair basın toplantısı düzenledi.

    KESK Genel Merkez binasında düzenlenen toplantıya KESK Eş Genel Başkanları Mehmet Bozgeyik ve Şükran Kablan Yeşil katıldı.

    5,5 MİLYON KAMU EMEKÇİSİN VE EMEKLİNİN EN AZ BİR YILININ ÇALINMASIDIR”

    Basın metnini okuyan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, iktidarın 12 Ağustos’ta yaptığı kamu emekçileri ve emeklikleri tarafından tepki ile karşılanan ilk teklifini yenilemek için 11 gün boyunca hiçbir adım atmadığını belirtti. Bozgeyik, açıklanan mutabakatın kamu emekçilerine, emeklilere verilen değeri gösteren bir belge olduğunu vurgulayarak, “Hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı ilk teklifin 2022 yılı için sadece 1 puan, 2022 için ise 2 puan, yani toplamda 3 puan artırıldığı mutabakat büyük kazanım,  bir başarı gibi sunulmaktadır. Teklif ve varılan mutabakat arasında iki yıl için toplamda 41 puan fark vardır. Bunun anlamı 5,5 milyon kamu emekçisinin ve emeklinin en az bir yılının çalınmasıdır” dedi.

    “BU MUTABAKATIN NERESİ BAŞARILI?”

    KESK olarak 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk ve güvencesizlik dayatılan bu mutabakatı kabul etmediklerinin altını çizen Bozgeyik, “Bu ülkede çarşıda, pazarda, mutfakta yaşanan gerçek enflasyon yüzde 45’i aşmıştır. İğneden ipliğe her şeye zam yağmurunun devam ettiği, üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki makasın tam 26 puan açıldığı dolayısıyla hayat pahalılığının önümüzdeki dönemde bırakalım düşmeyi daha da artacağının açık olduğu koşullara rağmen hiç kimsenin inanmadığı, hedeflenen enflasyon rakamlarını temel alan bu mutabakatın neresi başarılı?” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Memur zammı açıklandı: 2022 %5+7, 2023 %8+6 artı enflasyon farkı

    Memur zammı açıklandı: 2022 %5+7, 2023 %8+6 artı enflasyon farkı

    PİRHA- 2022 ve 2023 maaş zammı belirlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin , 2022 ilk yarısı için %5 artı enflasyon farkı, kinci yarısı için ise %7 artı enflasyon farkı, 2023 ilk yarısı için %8, ikinci yarısı için %6 enflasyon farkında anlaştıklarını açıkladı.

    Memur sendikaları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasındaki  toplu sözleşme görüşmeleri sona erdi. 4 milyon memur ve 2 milyondan fazla emekli için 2022 ve 2023’teki maaş zammı belirlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın memura yapılacak zammın oranlarını açıklamak üzere  gazetecilerin karşısına geçti.

    Bir saat gecikmeli yapılan açıklamada konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, pandemi koşulları altında bir çalışmanın yapıldığını belirterek, Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü iddia etti.

    Bilgin, 2022 ilk yarısı için %5 artı enflasyon farkı, kinci yarısı için ise %7 artı enflasyon farkı teklifini sundu. 2023 ilk yarısı için %8 ikinci yarısı için %6 enflasyon farkı teklif etti. Seyyanen zammın ise kabul edilmediğini açıkladı. 135 lira olan toplu sözleşme ikramiyesini 400 liraya çıkarma konusunda uzlaşmaya vardıklarını açıkladı.

    Memurun 3600 ek gösterge talebinin bir komisyona havale edildiğini belirten Bilgin, bir komisyon kurulacağını açıkladı.

    Bilgin, yapılan anlaşmanın Türkiye tarihinde yapılan en büyük zam oranı olduğunu iddia etti.

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise herhangi bir açıklamada bulunmadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • TMMOB: Kamu emekçileri üzerindeki siyasi baskı politikalarına derhal son verilsin!

    TMMOB: Kamu emekçileri üzerindeki siyasi baskı politikalarına derhal son verilsin!

    PİRHA-TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, KHK ile işinden atılan emekçilerin bir an önce işlerine geri dönmesi gerektiğini belirterek, “Özellikle kayyumlar tarafından yönetilen belediyelerde kamu emekçileri üzerindeki baskılar sona ermelidir” dedi.

    TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile kamudaki görevinden haksız-hukuksuz biçimde ihraç edilenlerin işlerine geri dönmesi ve kayyımlar eliyle yönetilen belediyelerde kamu emekçileri üzerindeki baskıların sona ermesi için bir basın açıklaması yapıldı.

    OHAL KOMİSYONU ÇALIŞMIYOR

    2016 yılında ilan edilen Olağanüstü Hal döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamudaki görevlerinden haksız-hukuksuz biçimde ihraç edilen yurttaşların ve üyelerin yaşadıkları mağduriyetin devam ettiğini söyleyen Koramaz, “Haklarında hiçbir mahkeme kararı olmaksızın, herhangi bir idari soruşturmaya tabi tutulmaksızın bir gecede tüm yaşamları karartılan ihraçlar, aradan geçen bunca süre içinde kendilerini savunabilecekleri bir mahkeme önüne bile çıkamadılar. 2017 yılı başında kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu, süreci uzatmaktan, mağdurların hukuka erişimini engellemekten başka bir işe yaramamaktadır” dedi.

    “KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARILMA TEHDİDİYLE BASKIYA UĞRAMAKTADIR”

    Başlangıçta bir yıllık görev süresiyle kurulan OHAL komisyonun, 4 yılı aşkın zamandır kendisine yapılan 126 bin 300 dosya hakkındaki işlemlerini tamamlayamadığını vurgulayan Koramaz şöyle devam etti:

    “Çalışma hızı giderek düşen ve bazı dosyaların incelenmesini özellikle sona bırakan Komisyon, 2020 yılı içinde sadece 14 bin 10 dosya hakkında karar vermiştir. Komisyon’da halen 14 bin 320 dosya bekletilmektedir. 2021 yılının ilk 4 ayında yapılan işlemlere ilişkin herhangi bir duyuru ve rapor yayınlanmamıştır. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 2018 yılından eklenen geçici 35. Madde ile kamu görevinden çıkarma yetkisi OHAL Dönemi sonrasında da idare tarafından hukuksuz biçimde kullanılmaya devam etmiştir. Bu madde nedeniyle kamu kurumlarında görev yapan tüm emekçiler, halen ihraç edilme korkusuyla yüz yüze bulunmaktadır. Özellikle kayyum atanan Belediyelerdeki kamu emekçileri, bu maddeyle sindirilmek istenmekte, kamu görevinden çıkarılma tehdidiyle baskıya uğramaktadır.”

    “SİYASİ NEDENLERLE CEZALAR VERİLİYOR”

    Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki belediyelerde birçok üye ve meslektaşlarının OHAL döneminde yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile hukuksuz bir şekilde görevlerinden ihraç edildiğini dile getiren Koramaz şunları kaydetti:

    “Daha sonrasında seçilmiş belediye başkanlarının görevlerinden alınmasıyla kayyumların atandığı bu belediyelerin hemen hepsindeki yönetici pozisyonlara liyakatsiz idareciler getirilmiştir. Üyelerimiz, bu liyakatsiz ve partizan idareciler tarafından hedef alınarak, meşruluğu tartışılan disiplin kurullarında, asılsız ve hukuk dışı soruşturmalara maruz bırakılmıştır. Belediyelerde çalışan pek çok personel tamamen siyasal nedenlerle kademe durdurma, maaş kesme, açığa alma ya da görevden ihraç gibi idari cezalara maruz kalmaktadır.”

    “EMEK DÜŞMANLIĞI YAPILIYOR”

    Başta kayyumla yönetilen belediyeler olmak üzere kamu kurumlarında çalışan emekçiler üzerindeki haksız ve hukuksuz baskılara derhal son verilmesi gerektiğini aktaran Koramaz,  “Halka hizmet etmek için görev yapan kamu emekçilerini siyasi gerekçelerle sindirmeye çalışmak, emek düşmanlığı olduğu kadar, halk düşmanlığı anlamına da gelmektedir. Emekçilerin haklarına sahip çıkmak, üyelerimizin çıkarlarını korumak için tüm demokratik ve hukuki yolları sonuna kadar kullanacağımızın bilinmesini isteriz. Yıllardır devam eden adaletsizliğin giderilmesi için OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kapatılmalı, haksız-hukuksuz biçimde kamu görevinden ihraç edilen herkes işlerine geri dönmeli, kamu emekçileri üzerindeki siyasi baskı ve yıldırma politikalarına derhal son verilmelidir” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Memur ve emeklilerin maaş zammı belli oldu

    Memur ve emeklilerin maaş zammı belli oldu

    PİRHA- Haziran ayı enflasyon oranının ardından memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranı belli oldu. Memur ve emekli maaşlarına yüzde 5.75 zam gelecek.

    Emekli maaş zammının ne kadar olacağı ve ne zaman belirleneceği soruları bir süredir gündemdeydi. Temmuz ayında açıklanan enflasyon oranıyla birlikte emekli, memur, dul ve yetim aylıklarına yapılacak zam oranı da netleşti. SSK ve Bağ-Kur emeklileri de maaşlarını bu yılın ilk 6 aylık enflasyonu oranında zamlı alacak.

    Açıklanan enflasyon oranının ardından memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranı belli oldu. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre, memur ve emekli maaşlarına ilk 6 ayda gerçekleşen enflasyon olan yüzde 5,75 oranında artış gelecek. Böylece Memur ve emeklilerin maaşlarında yüzde 1,75 enflasyon farkı oluşmuş oldu. Buna göre, memur ve memur emeklisi 1,75 enflasyon farkı alacak. Bağ-Kur ve SSK emeklileri ise 5,75 maaş zammı alacak.

    Devlet memurları, sözleşmeliler, geçici personel ve memur emeklileri, zamlı maaşlarını ve enflasyon farkını 15 Temmuz’da alacak.

  • Dolar gece yarısı sert yükselişe geçti

    Dolar gece yarısı sert yükselişe geçti

    Gece yarısı dolar ve avroda sert yükselişler yaşandı. Doların yükselmesinde Japon yenindeki hareketliliğin etkili olduğu belirtildi. TÜİK ise 2018 yılı Aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. 

    Gün içerisinde açıklanacak enflasyon verileri öncesi döviz kurunda ani artış yaşandı.

    2019’un ilk işlem gününe 5,30 seviyesinde başlayan dolar gece yarısından sonra sert yükselişle 5,70’i gördü. Güne 6,09 seviyesinden başlayan avro/TL ise 6,43’e kadar yükseldi.

    Dolar, sabah saatleri itibariyle 5.45 seviyesinin üzerinde seyrediyor.

    ENFLASYON RAKAMLARI DA AÇIKLANDI

    Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılı Aralık ayı enflasyon rakamlarını açıkladı.

    Kasım ayında yüzde 1,44 düşüş yaşayan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), düşüş eğilimini sürdürerek aralık ayında yüzde 0,40 oranında geriledi.

    TÜFE’nin aralık ayında yüzde 7,14’ten fazla düşmemesi nedeniyle memur, sözleşmeli ve memur emeklilerine enflasyon farkı ödenecek.

    MEMURA EK ZAM HAKKI

    Memurlara toplu sözleşme gereği bu yılın ocak ayında yüzde 4 zam verilecek.

    Devlet memurları, sözleşmeliler, geçici personel ve memur emeklileri, zamlı maaşlarını ve enflasyon farkını 15 Ocak’ta alacak.

    2018’nin ilk 6 ayında enflasyon yüzde 9,17 olmuş, bu nedenle söz konusu dönem için belirlenen yüzde 4 toplu sözleşme zammına ek olarak yüzde 5,17 enflasyon farkı memur maaşlarına yansıtılmıştı.

    Öte yandan SSK ve Bağ-Kur emeklileri de maaşlarını geçen yılın son 6 aylık enflasyonu oranında zamlı alacak.

    DOLAR GECE NEDEN YÜKSELDİ?

    Dünya gazetesinin haberine göre Apple’ın Çin ekonomisindeki yavaşlamaya işaret ederek ciro beklentisini düşürmesi sonucu yatırımcıların daha az riskli varlıklara yönelmesi, tatil dolayısıyla işlem hacminin düşük olduğu döviz piyasalarında aniden dip seviyelerin görülmesine neden oldu.

    Japon yeni, “güvenli liman” talebiyle birkaç saniye içinde başlıca para birimleri karşısında yükseldi. Uzmanlara göre Japon parasındaki hareket, Japonya’nın dört gündür tatilde olmasından kaynaklı düşük likidite ortamındaki algoritmik işlemlerle şiddetlendi.

    Apple’ın açıklamasının ardından, yen dolar karşısında yüzde 1.4 yükselerek 107.38’e ulaştı. Dolar endeksi ise yüzde 0.32 düşüşle 96.51’e geriledi.

    Stratejist Orkun Gödek, dolar/TL’de 5.70 üzerine sert harekete ilişkin Twitter’dan paylaştığı mesajında, “Herkesin birbirine sorduğu ‘gece TL’de ne olmuş yahu?’ sorusunun yanıtı Japon yeninde. Sydney saatiyle 9.30’da yen AUD’ye karşı yüzde 8, liraya karşı yüzde 10 primleniyor. Hareket 7 dakika sürüyor. Bizde algoritmik işlemlere eleştiri yapmak cennetten yasak meyveyi almak gibi karşılanıyor ancak dünyada bu işin ucu kaçtığında kimse işlemlere ya izin vermeyecek ya da sınırlama getirecek. Olan biten bu” değerlendirmesini yaptı.

     

    (HABER MERKEZİ)