Etiket: Menemen

  • Suriye’deki Alevi soykırımı Menemen’de kitlesel yürüyüşle protesto edildi-VİDEO

    Suriye’deki Alevi soykırımı Menemen’de kitlesel yürüyüşle protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- Menemen Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’deki Alevi soykırımını düzenlediği yürüyüşle protesto etti. Açıklamada insanlığa karşı savaş suçlar hakkında acil soruşturma başlatılması ve saldırılardan sorumlu olanların cezalandırılması çağrısında bulunuldu.

    Menemen Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de Aleviler ve diğer halklara yönelik soykırım saldırılarını protesto ederek

    Menemen İZBAN durağı önünden yürüyüşe geçen kitle, “Suriye’de Alevi Katliamı Var Sessiz Kalma” pankartı açarak, “Katil HTŞ, işbirlikçi AKP”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları ile yürüdü. Yürüyüşe kitle dışında esnaf ve yurttaşlar da destek verdi.

    “SEYİRCİ KALANLAR TÜM ALEVİLERİ TEHDİT ETMEKTEDİR”

    Menemen Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklamayı yapan Gamze Yentür, 10 Aralık 2024’ten itibaren Aleviler ve diğer azınlıklara yönelik sistematik saldırıların aratarak devam ettiğini hatırlatarak, “Bu ülkenin vicdanlı insanları, bu halkın onurlu evlatları olarak, katliamın gölgesinde yaşam savaşı veren Alevilerin yanında olacağımızı, bu zulme ortak olmayacağımızı bir kez daha haykırıyoruz. Ortadoğu’da emperyalizmin maşası olan Colani ve çetesi insanlığa karşı sayısız suç işlemişlerdir, işlemeye devam etmektedir. Ülkemizi işçiler, emekçiler, öğrenciler kadınlar ve muhalif tüm kesimler için yaşanmaz hale getirenler Suriye’de kan dökülmesine seyirci kalarak aslında tüm Alevileri tehdit etmektedir. Yani bize Suriye’de ölümü gösterip burada sıtmalı yaşama razı olmamız isteniyor” dedi.

    SORUMLULARIN YARGILANAMASI VE GÜVENLİ BÖLGE ÇAĞRISI

    “Dün Şengal’de Ezidi kadınlar bugün Alevi kadınlar bu kanlı pazarın ağır bedellerini ödüyor” diyen Gamze Yentür, “Suriye’de başta Aleviler olmak üzere farklı inanç, kimlik ve diğer azınlıklara yönelik işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları hakkında acil soruşturma başlatılmasını, saldırılardan etkilenen sivillerin korunmasına yönelik uluslararası tedbirlerin alınmasını, güvenli bölgelerin tesis edilmesini, sivillerin tahliye edilmesi için uluslararası izleme mekanizmalarının devreye sokulmasını ve saldırılardan sorumlu gruplara yönelik ekonomik ve diplomatik yaptırımlar uygulanmasını, sorumluların cezalandırılması için etkin adımlar atılmasını istiyoruz” çağrısında bulundu.

    MARAŞ VE CEZAEVLERİ KATLİAMI HATIRLATILDI

    Gamze Yentür, Suriye’nin sahil kesimlerinde Alevileri katledilenlerin Maraş, Sivas, Suruç ve diğer katliamları planlayarlar ile aynı zihniyetin ürünü olduğunu kaydetti. Yentür, şöyle devam etti:

    “Aralık ayı, Türkiye yakın tarihi için derin ve kanayan yaraların açıldığı, hafızalardan silinmeyecek karanlık dönemlerin simgesidir. Bu topraklarda yaşanan acıların en büyüklerinden biri 19-26 Aralık 1978 tarihlerinde gerçekleşen Maraş Katliamı’dır; Alevileri hedef alan bu sistematik şiddet hala bizlerin en büyük travmalarından biridir.  Benzer şekilde, tam 22 yıl sonra, 19 Aralık 2000’de başlatılan ve “Hayata Dönüş Operasyonu” adıyla anılan Hapishaneler Katliamı, siyasi mahpusları teslim almak için yapılmış ve yüzlerce insanın yaşamını yitirmesine veya sakat kalmasına neden olmuştur. Bu iki olay, devlet ve toplum nezdinde hesaplaşılmamış, cezasızlıkla sonuçlanmıştır. Geçtiğimiz günlerde 19 Aralık davası zamanaşımına uğratılarak bir kez daha cezasızlık, adaletsizlik pekiştirilmiştir.”

    Yentür son olarak, “Ancak herkes bilsin ki; biz bu karanlığı da onun bizlere reva gördüklerini de biliyoruz. Susmayacağız! Alışmayacağız! Unutmayacağız! Affetmeyeceğiz!” diye konuştu.

    Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Halay çektiği için tutuklanan lise öğrencisi tahliye edildi!

    Halay çektiği için tutuklanan lise öğrencisi tahliye edildi!

    PİRHA- İzmir Menemen’de okulda Kürtçe halay çektiği gerekçesiyle tutuklanan lise öğrencisi Asmin Yıldız, bugün tahliye edildi.

    Haldun Koşay Anadolu Lisesi öğrencisi olan Yıldız, sosyal medyada hedef gösterilmesinin ardından “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklanmıştı. Yıldız’ın avukatları, tutukluluğun hukuksuz olduğunu belirterek serbest bırakılmasını talep etmişti.

    Bugün Asmin Yıldız’ın tahliyesine karar verildi. Yıldız’ın ailesi ve avukatları kararı sevinçle karşılarken, “Adalet yerini buldu, ama bu süreç bir çocuğun hayatında derin izler bıraktı” değerlendirmesinde bulundu.

    PİRHA/İZMİR 

     

     

     

  • Ayten Kordu’dan Menemen’de Kürtçe halay gözaltısı için soru önergesi

    Ayten Kordu’dan Menemen’de Kürtçe halay gözaltısı için soru önergesi

    PİRHA- Dersim Milletvekili Ayten Kordu, İzmir’in Menemen ilçesinde bulunan Haldun Koşay Anadolu Lisesi öğrencilerinden altısının okulda Kürtçe müzikle halay çektikleri gerekçesiyle polisler tarafından gözaltına alındığı, öğrencilerden birinin ise tutuklandığı yönündeki iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Kordu, konuyla ilgili sorularının İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını talep etti.

    Basına ve tanık ifadelerine göre, öğrencilerden biri gece yarısı evine yapılan baskınla, diğerleri ise ders sırasında sınıflarından alınarak gözaltına götürülmüş durumda. Ailelerin gözaltı sürecinden haberdar edilmediği, öğrencilerin ifadelerinde “örgüt propagandası” suçlamasıyla karşı karşıya kaldıkları belirtiliyor. Gözaltına alınan altı öğrenciden beşi serbest bırakılırken, bir öğrenci tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Henüz reşit olmayan gençlerin, bir eğitim kurumunda, üstelik Kürtçe müzik eşliğinde halay çekmeleri gibi kültürel bir davranış nedeniyle gözaltına alınmasının, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Kordu, Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca çocukların kültürel kimliklerini ifade etme hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Kordu, kültürel bir etkinliği suç unsuru gibi göstermenin toplumda kutuplaşmayı derinleştireceğini ve gençlerin aidiyet duygusunu zedeleyeceğini ifade etti.

    Olayın gerçekleştiği okulda polislerin hangi gerekçeyle ders ortamına girdiği, gözaltı işlemlerinin hangi yasal dayanağa göre yapıldığı ve çocukların korunması ilkesi gözetilmeden uygulanan işlemlerin hangi talimatla yürütüldüğünün kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirten Kordu, İçişleri Bakanlığı’na üç soru yöneltti:

    1. İzmir’in Menemen ilçesindeki Haldun Koşay Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin Kürtçe müzikle halay çekmeleri nedeniyle gözaltına alındıkları iddiası doğru mudur? Doğruysa, bu olayın gerekçesi olarak hangi yasal madde veya suç tanımı esas alınmıştır?

    2. Polislerin okul binasına girerek öğrencileri ders esnasında gözaltına almaları yönünde bir mahkeme kararı veya savcılık talimatı mevcut mudur? Yoksa bu işlem hangi idari yetkiyle gerçekleştirilmiştir?

    3. Bakanlığınıza bağlı birimlerin, kültürel veya etnik kimlik temelli etkinlikleri “güvenlik gerekçesiyle” engelleme veya cezalandırma yönünde bir iç talimatı bulunmakta mıdır?

    Ayten Kordu, sorularının Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep etti.

    PİRHA/İZMİR 

  • İzmir’de lise öğrencilerine ‘Kürtçe halay’ gözaltısı: 1 öğrenci tutuklandı!

    İzmir’de lise öğrencilerine ‘Kürtçe halay’ gözaltısı: 1 öğrenci tutuklandı!

    PİRHA- İzmir Menemen’deki bir lisede halay çeken 6 öğrenci ders esnasında polislerce gözaltına alındı. 5 öğrenci serbest bırakılırken, 1 öğrenci ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

    İzmir’in Menemen ilçesinde bulunan Haldun Koşay Anadolu Lisesi’nde okuyan öğrencilerin çektiği Kürtçe halay görüntülerinin sanal medyada ırkçı hesaplarca hedef gösterilmeleri sonrasında 1 öğrenci gece yarısı baskınıyla evinden, 5 öğrenci de ders esnasında gözaltına alındı.

    Sanal medyada ırkçı hesaplar üzerinden görüntünün paylaşılması üzerine dün gece saatlerinde polislerce yapılan ev baskınında 1 öğrenci gözaltına alınırken, görüntülerde halay çeken 5 öğrenci ise okul saatinde derslerinden çıkarılarak gözaltına alındı.

    1 ÖĞRENCİ TUTUKLANDI

    Asarlık Polis Merkezi Amirliği’ne götürülen öğrencilerin ‘propaganda yaptığ’  ileri sürüldü. Gözaltına alınan öğrencilerin aileleri haber verilmezken, öğrencilerin okullarından gözaltına alınmaları tepki topladı.

    İfade işlemleri ardından 5 öğrenci serbest bırakılırken, 1 öğrenci ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Ayrıca, 6 öğrenci ve okul yönetimi hakkında idari soruşturmanın da başlayacağı gelen bilgiler arasında.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı, 11’i söndürüldü

    İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı, 11’i söndürüldü

    PİRHA- İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı. Bunlardan 11’i kontrol altına alınırken, 7’sine müdahale sürüyor. 

    İzmir’de gün boyu 8’i orman, 8’i kırsal ve 2’si makilik alanda olmak üzere toplam 18 yangın çıktı. Yangınlara 11 uçak, 27 helikopter, 171 arazöz ve iş makinesi, 972 personel ile müdahale edildi. Yangınlardan 11’i kontrol altına alındı, Çeşme, Menderes, Menemen, Selçuk ve Torbalı ilçelerindeki yangınların kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.

    Menderes Şaşal’da orman, Urla Kuşçular ile Menemen Koyundere’de otluk alan, Tire Bülbüldere’de makilik alan, Menemen-Manisa yolu üzerinde, Çiğli Harmandalı’da otluk ve makilik alanda, Bayraklı çevre yolu tünel çıkışında yol kenarındaki otluk alanda, Bornova Işıkkent ormanlık alanda çıkan yangınlar kontrol altına alındı, bazı bölgelerde soğutma çalışmaları sürüyor.

    Çeşme ilçesi Germiyan ile Reisdere mahallelerini birbirine bağlayan yol üzerindeki makilik ve zeytinlik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı, alanda soğutma çalışmaları sürüyor.

    Menderes Çamönü Köyü’nde ise ormanlık alanda çıkan yangına karadan müdahale sürüyor. Bazı noktalarda yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları yapılıyor. Bazı evler güvenlik nedeniyle tahliye edildi.

    Selçuk ilçesi ile Aydın’ın Kuşadası ilçesinin sınırındaki Arvalya mevkiinde, yerleşim yerine uzak ormanlık alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Yangına 4 uçak ve 5 helikopter olmak üzere 9 hava aracı ile 18 arazöz, 5 su ikmal, 5 dozer ile müdahale ediliyor.

    Öte yandan akşam saatlerinde Bornova Çamiçi Köyü’nde makilik alanda, Ödemiş Birgi’de otluk ve makilik alanda çıkan yangına müdahale ediliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Müteahhitin usulsüz ruhsat aldığı bina su içinde çürüyor; yurttaşlar tedirgin-VİDEO

    Müteahhitin usulsüz ruhsat aldığı bina su içinde çürüyor; yurttaşlar tedirgin-VİDEO

    PİRHA- İzmir Menemen’de, temelden girerek daire alan apartman sakinleri, müteahhitin uyguladığı kaçak kot farkından dolayı evlerinin her yağmur yağdığında su içinde kaldığını ve yetkilerden çözüm beklediklerini kaydettiler. Müteahhitin, CHP’den AKP’ye geçen belediyeden usulsüz ruhsat aldığını kaydeden apartman sakinleri, fay hattı üzerinde bulunan binanın herhangi bir depremde yıkılabileceğinden endişeliler.

    İzmir Menemen’e bağlı Uğur Mumcu Mahallesi 1265 Sokak’ta bulunan 46 numaralı apartman sakinleri, müteahhitin kot farkından kaynaklı kaçak kat inşa etmesinden sonra yağan her yağmurda binanın temelinin ve evlerinin su içerisinde kaldığını belirtti.

    Apartman sakinleri, zeminde büyük bir su birikintisi olduğunu ve evlerin içerisine kadar giren sudan kaynaklı duvarlarda çatlaklar oluştuğunu ve betonun çürümeye başladığını çektikleri görüntüler ile ortaya koydular. Apartman sakinleri, müteahhitin sorumluluktan kaçtığını ve tüm başvuruların cevapsız kaldığını belirttiler.

    KOT FARKINDAN KAYNAKLI KAÇAK KAT ÇIKTI

    Uğur Mumcu Mahallesi 1265. Sokak’ta bulunan 46 numaralı apartman, 17.07.2020 tarihinde ticaret siciline kaydı yapılan Ege Doğa İnşaat Yapı Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 2020 yılında inşa edildi. Müteahhit Erdal Yıldırım’ın daha önceleri market işlettiğini ve usulsüzce inşaat sektörüne girdiğini paylaşan apartman sakinleri, bu durumu bilmeden inşa edilen binadan daire aldıklarını kaydettiler.

    İlk binasını yapan Müteahhit Erdal Yıldırım’ın, etrafında bulunan binalardan daha aşağıda olan kot farkı ile girişte ve üst katta kaçak kat yapmasından kaynaklı belediyeden ruhsat alamadığı için, daire alan yurttaşlar zor durumda kaldı.

    AKP’Lİ BELEDİYEDEN USÜLSÜZ RUHSAT ALDIĞI İDDİASI

    Menemen Belediyesi’nin AKP’ye geçmesinden hemen sonra alınan ruhsatın usulsüz olduğunu kaydeden apartman sakinleri, kaçak yapıya ruhsat veren AKP’li belediyenin daha sonra kendilerinin taleplerine ‘sorumluluk bizde değil’ diyerek adeta kulak tıkadığını belirttiler.

    Alt katı su alan binanın duvarlarında, beton içerisindeki demirler dahil olmak üzere çürümeler ve dökülmeler olduğu çekilen görüntülere yansıdı. Biri engelli iki çocuğu olan ailenin, bir buçuk senedir devamlı sorun yaşadığı binada su almayan duvar neredeyse yok gibi.

    Apartman sakinleri müteahhiti sorunun çözümü için defalarca aramalarına rağmen kendisinin duruma kayıtsız kalarak sorumluluk üstlenmediğini ifade ettiler.

    MÜTEAHHİT “BANA BİR ŞEY OLMAZ” DİYEREK HAREKET EDİYOR

    Türk Borçlar Kanunu Madde 478’e göre müteahhidin gizli ayıptan sorumluluğunu inşaatın tesliminden itibaren 5 yıl ile sınırlandığı, ancak ayıbın ortaya çıkmasında müteahhidin ağır kusuru bulunmuş ise bu sürenin teslim tarihinden itibaren 20 yıl olduğunu hatırlatan apartman sakinleri, müteahhitin yasal sorumluluğunu yerine getirmeyerek ‘bana bir şey olmaz’ edasıyla hareket ettiğini dile getirdiler. Apartman sakinleri, artık kavga noktasına gelindiği geçen haftalarda müteahhit Erdal Yıldırım’ın AKP’li Belediye Başkanı ile fotoğraf çektirerek bu durumu güçlendiren mesaj vermek istediğine dikkat çektiler.

    “DEPREM RİSKİ VAR, TEDİRGİNİZ!”

    Polise, belediyeye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dahil her yere başvuran apartman sakinleri, tüm bu kurumların olan bitene sessiz kaldığından şikayet etti.

    Dava açma süreci devam ederken daha önce zarar tespiti yaptıran ve zemin katta yaşayan Aktaş ailesinin evinin yaşanamaz hale geldiği, iletilen görüntülerle kanıtlanırken, Aktaş ailesi davanın uzun sürmesinden dolayı yetkilileri göreve çağırdı. Gerek Aktaş ailesi gerek diğer apartman sakinleri İzmir’in deprem bölgesi olması ile daha da tedirgin olduklarını kaydettiler. Foça fay hattının hemen yanında bulunan Menemen ve Çiğli ilçelerinin en riskli bölgeler arasında bulunduğunu hatırlatan apartman sakinleri, TÜBİTAK araştırmalarında bu bölgede 4.o büyüklüğünde ve üzerinde sıkça depremler yaşandığına dikkat çekti.

    Fay hattı üzerinde bulunan binanın betonunun dahi çürüdüğü, herhangi depremde olumsuz sonuçlar doğuracağı endişesiyle apartman sakinleri çözüm bekliyor.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • İzmir’de coşkulu seçim bürosu açılışı: Yeni yüzyılın kurucu öznesi olacağız-VİDEO

    İzmir’de coşkulu seçim bürosu açılışı: Yeni yüzyılın kurucu öznesi olacağız-VİDEO

    PİRHA- Menemen ilçesindeki seçim bürosu açılışında konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu seçimle birlikte Yeşil Sol Parti ile yeni yüzyılın demokratik bir yüzyıl olmasını istiyoruz” dedi.

    Yeşiller ve Gelecek Sol Partisi (Yeşil Sol Parti), İzmir’deki seçim çalışmaları kapsamında Menemen ilçesi Gölcük Mahallesi’nde seçim bürosu açtı. Açılışa katılan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Menemen ilçesi Koyundere mevkiinde partililer ve halk tarafından karşılandı.

    Yüzlerce kişinin katılımıyla konvoylar eşliğinde seçim bürosunun açılışının yapıldığı mahalleye geçildi. Yol güzergahı boyunca zılgıt, alkış ve coşkunun eksik olmadığı konvoya yolda geçen araçlar korna çalarak, alkışlarla destek verdi. Alanda kitle sık sık “Direne diren kazanacağız”, “Jin jîyan azadî” sloganları attı.

    Mahalleye gelen Uçar ve Oluç, halkla selamlaştı. Yeşil Sol Parti bayraklarıyla donatılan mahalle ve seçim bürosuna halk yoğun ilgi gösterdi. HDP İzmir İl Eşbaşkanı Berna Çelik, halkı selamlayarak, AKP-MHP faşizmini göndererek, 14 Mayıs’ta tarih yazacaklarını söyledi.

    “MÜHRÜ YEŞİL SOL’A VURACAĞIZ”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, seçim büroları açılışlarını coşkuyla gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “14 Mayıs’ta sandıklara gideceğiz. Yeşil Sol’a mührümüzü vuracağız. Hep birlikte kazanacağız. Bu seçim her hangi bir seçim değil karar seçimidir. Tek adam yönetimi ve totaliter rejimine karşı evet veya  hayır seçimidir. Bu seçim demokrasi adalet ve özgürlükleri kazanma seçimidir. Hep birlikte özgürlüğü adaleti kazanmaya çalışacağız. Bu tek adam rejimini tarihin çöp sepetine göndereceğiz” dedi.

    ‘SANDIKLARA SAHİP ÇIKACAĞIZ’

    14 Mayıs seçiminin aynı zamanda hesap sorma seçimi olacağını söyleyen Oluç, ” Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ Gültan Kışanak ve ismini sayamadığımız arkadaşlarımızı tutuklayanlardan hesap sorma seçimdir. Sadece Türkiye’de değil dünyanın neresinde olursa olsun Kürtlere savaş açan AKP-MHP faşizmine karşı hesap sorma seçimidir. Seçime 1 ay kaldı. Her birimiz evlerimizde, sokaklarımızda mahallelerimizde bulunduğumuz her yerde hesap sorma seçimini anlatıp bu seçimlere katılmasını sağlayacağız. Birlikte değiştireceğiz” diye belirtti.

    Sandıklara sahip  çıkma çağrısında da bulunan Oluç, “En ufak hileye sahtekarlığa izin vermeyeceğiz. Bu sonucu elde ettikten sonra hep birlikte Her bir yere adalet ve özgürlüğü adım adım taşıyacağız. Yeşil Sol Partiye oy verip, HDP’yi kapatan zihniyete de cevap vereceğiz” diye ekledi.

    YENİ YÜZYIL 

    Ardından konuşan Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da, yeni yüzyılın yüzünün Yeşil Sol Parti olacağını söyleyerek, “1 ay sonra seçime gidiyoruz. Bu seçimde kimin kurucu olacağı kimin isteğinin yerine geleceği kritik bir seçimdeyiz. aynı zamanda yeni bir yüzyıla giriyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu ilk yüzyılına buradaki bütün halklarımız bütün inançlar kurucu özneydi. Ama inkar edildik, asimile edildik. Bu seçimle birlikte Yeşil Sol Parti ile yeni yüzyılın demokratik bir yüzyıl olmasını istiyoruz. Bizi yok sayanlara karşı mücadelemizi büyütmek istiyoruz. Kobane kumpas davasında yargılanan arkadaşlarımızı selam gönderdiler. Tutuklu arkadaşlarımız bu devlete hesap verecek bir hesabımız yok halk bu devletten hesap soracak. Bugün HDP’nin görevini Yeşil Sol Parti olarak üsteniyoruz. HDP’nin büyüyen mücadelesini Yeşil Sol Parti ile daha da büyütme Türkiye ve Cumhuriyetin demokratikleşmesine hizmet etmek istiyoruz. Bu yolun emekçisiyiz” dedi.

    “TEK ADAMI GÖNDERMEK İÇİN DOĞRU ZAMAN”

    AKP-MHP’nin açıkladığı beyannamesine de dikkat çeken Uçar, “Sloganı ‘Doğru zaman doğru adam’ biz bu adamı depremden kurtarılamayan hayatlardan tanıyoruz. Kadın cinayetlerinden tanıyoruz. Talan edilen doğamızdan tanıyoruz. Kürdistan’daki savaş politikalarından tanıyoruz. Bizim sloganımız nedir? “Disa em” “yine biz”. Yani hepimiz farkımız buradan. Biz bu adama sandıkta hayır diyeceğiz. Ama zaman doğru zaman tek adam rejimini göndermek için en doğru zamandayız. Yeni ve demokratik bir Türkiye’yi kurmak için en doğru zamandayız. Yolumuz açık engelimiz yok. Bu seçimi kazanan biz olacağız. En büyük ittifakımız sizlersiniz”

    Yapılan konuşmalar ardından seçim bürosunun açılışı büyük bir coşku ile gerçekleşti.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Torun’dan Menemen cevabı: Zalimin karşısında eğilmedik, eğilmeyeceğiz

    Torun’dan Menemen cevabı: Zalimin karşısında eğilmedik, eğilmeyeceğiz

    PİRHA-Menemen Belediyesi Başkanvekilliği görevini CHP’li Deniz Karakurt’un kazanmasının ardından iptal edilen kurayı bu kez AKP’li Aydın Pehlivan kazandı. “Kendi adayları kazanana kadar kura çektirdiler” diyen CHP’li Seyit Torun, Menemen halkının iradesinin gasp edildiğini belirtti.

    İzmir’in Menemen ilçesinde Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un tutuklanmasının ardından başkanvekilliği seçimini CHP’li Deniz Karakurt kazanmıştı. AK Parti’nin itirazıyla mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verince İzmir Vali Yardımcısı Başkanlığı’nda yeniden kura çekildi. Kuradan AK Partili Aydın Pehlivan çıktı.

    Yaşananlar ardından açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun,Menemen’in bağrına adaletsizlik hançeri saplandı” dedi.

    Seyit Torun, Menemen’de halkın iradesine açıkça darbe yapıldığını belirterek, “Daha yargı süreçleri tamamlanmadan, yangından mal kaçırır gibi işletilen süreçle, Menemen’in bağrına adaletsizlik hançeri saplanmıştır. Kendi adayları kazanana kadar kura çektirenler, Menemen halkının iradesini çalmıştır” dedi.

    “HUKUKSUZLUK DAYATILDI”

    Seyit Torun, “Halktan alamadıkları yetkiyi darbeyle alanları, utanacakları yerde sevinç gösterilerinde bulunanları milletin vicdanına havale ediyoruz” diyerek şunları söyledi:

    “Menemen Belediyesi’nin yeni başkan vekili, Belediye Meclisi’nde yapılan oylamalardan sonuç çıkmayınca, 1 Aralık 2020’de kura yöntemiyle belirlendi. Kura çekiminin nasıl yapılacağı da tamamen iktidar partisi temsilcilerinin önerisiyle karara bağlandı. Bu yöntemle kura çekildi ve partimizin adayı Sayın Deniz Karakurt seçimi kazandı. Ancak, sonucu içine sindiremeyen Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcileri, nasıl yapılacağını kendilerinin belirlediği kura çekimine itiraz edecek kadar aciz hale geldi. Mahkeme de tamamen haksız ve hukuksuz bir şekilde 17 Aralık 2020’de kura çekiminin yürütmesini durdurdu. İzmir Valiliği ise daha mahkemenin kesin kararı ortaya çıkmadan, kura çekiminin yeniden yapılması için adeta bir dayatma içine girdi. Millet İttifakı olarak yapılan haksızlığa karşı Belediye Meclisi toplantılarında sonuna kadar direndik. Bu süreçte belediye meclis üyelerimiz, iktidar temsilcilerinin, utanmazca yaptığı, cezaevi tehditlerine dahi maruz kaldı.

    Valiliğin dayatmasıyla bugün, belediye başkan vekilliği için bir kez daha kura çekildi. Açıkça belirtmek isterim ki; bu haksız ve hukuksuz sürecin sonunda, Menemen halkının sandıktaki iradesine açıkça darbe yapılmıştır. Yargı süreçleri tamamlanmadan, yangından mal kaçırır gibi işletilen bu süreçle, Menemen’in bağrına, adaletsizlik hançeri saplanmıştır. Kazandığımız kurayı iptal ettirip, kendi adayları kazanana kadar kura çektirenler, Menemen halkının iradesini çalmıştır.

    Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımıyoruz. Bugün bu hukuksuzluğu yapanlar, kazandıklarını sanıyor. Halktan alamadıkları yetkiyi darbeyle alanları, utanacakları yerde sevinç gösterilerinde bulunanları milletin vicdanına havale ediyoruz. Biz, adaletsizlik karşısında hiçbir zaman susmadık, susmayacağız. Zalimin karşısında asla eğilmedik, eğilmeyeceğiz. Halkın iradesini, halkımızla birlikte sonuna kadar savunacağız. İnanıyoruz ki halkımızın desteğiyle, ilk seçimlerde de bu adaletsiz düzeni adaletle yıkacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • DAD İzmir Şubesi’nden işkence gören Alevi aileye ziyaret – VİDEO

    DAD İzmir Şubesi’nden işkence gören Alevi aileye ziyaret – VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi, İzmir’in Menemen ilçesinde Suriyeli hamile bir kadın ve 5 yaşındaki oğlunun öldürülmesi olayına karıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınıp, Alevi oldukları için işkence gören ve beraat eden Elkatmış ailesini ziyaret etti.

    Haberin videosu;

    Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi, İzmir Menemen ilçesinde 4 Şubat’ta Suriyeli hamile bir kadın ve 5 yaşındaki oğlunun öldürülmesi olayına karıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınıp,  işkence gören Alevi olan Elkatmış ailesini ziyaret etti.

    DAD İzmir Şube Eş Başkanları Nebahat Çelik ve Zeynel Bozkurt, geçmiş olsun dileklerinde bulunup yaşananları aileden dinledi. Bozkurt, yapılan işkencenin vicdanın, ahlakın ve insanlığın kabul edemediği bir durum olduğunu söyledi. Bozkurt, yapılanların büyük bir haksız ve zulüm olduğunun altını çizdi.

    Anne Sakine Elkatmış ise, “Bu bir işkence, bir kölelik. Yani insanın adamı olmayınca böyle yaparlar. Allah kimseyi sahipsiz bırakmasın” dedi. Anne Elkatmış, yaşadıkları yerden can güvenlikleri olmadığı için taşındıklarını söyleyerek yaşadıkları travmayı hala atlatamadıklarının altını çizdi.

    Baba Hasan Elkatmış da, olayın 3-4 Şubat’da yaşandığını ve 4 günlük gözaltıdan sonra tutuklanarak cezaevine girdiklerini söyledi. Elkatmış, 2 Mart’ta delillerin temiz çıkmasından sonra bırakıldıklarını ve Haziran’ın sonuna kadar ise imza atmaya devam ettiklerini söyledi.

    Cinayetti işleyenin yakalanmasına rağmen kendilerinin imza atmaya devam ettiğini kaydeden Hasan Elkatmış, “İmza atma işlemi bittikten sonra hala incelemeye devam ediyorlardı. Neyi inceliyorsun? Her şey ortaya çıkmış, bizim masum olduğumuz meydanda, halada devam ediyor” dedi.

    “İNANÇ VE KİMLİK ÜZERİNDEN BASKILAR UYGULANIYOR”

    DAD İzmir Şube Eş Başkanları Nebahat Çelik, büyük bir zulmün yaşandığını söyledi. Çelik, “Bu zulüm hep vardı. İnançlar ve kimlik üzerinden bu tür baskılar daha çok uygulanıyor. Bunu kınıyoruz. Ortada birşey yokken suçu zorla dayatarak kabul ettirmek bu insanlık dışı birşey. Bu asla kabul edilemez. Suçsuz oldukları ortaya çıkmasına rağmen cep telefonları verilmiyor. Yani kısacası ötekileştiriliyor, benden değilsen bu durumu yaşayacaksın diyor” dedi.

    Alevilere çağrıda bulunan Çelik, bu tür yaşanan olaylarda birlik olup mücadele çağrısı yaptı.

    PİRHA/İZMİR