Etiket: menzil tarikatı

  • Adıyaman’ın Menzil köyünde otobüs durakları kadın, erkek olarak ayrıldı

    Adıyaman’ın Menzil köyünde otobüs durakları kadın, erkek olarak ayrıldı

    PİRHA-Adıyaman’ın Kahta ilçesin Menzil köyünde bulunan otobüs duraklarının kadın, erkek olarak ayrılması sosyal medyada büyük tepki çekti. 

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Menzil tarikatının bulunduğu köydeki otobüs durakları kadın, erkek şeklinde ayrıldı. Uygulamanın amacının otobüs bekleyen kadın ve erkeklerin bir araya gelmemesi olduğu öğrenilirken, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde haremlik selamlık uygulamasına geçilmesi sosyal medyada büyük tepki çekti.

    Duraklardaki haremlik, selamlık uygulamasının yanı sıra otobüslere de kadın ve erkeklerin ayrı kapılardan inip bindiği ortaya çıktı.

    (HABER MERKEZİ)

  • HKP, yargıya taşıdı: Menzil Tarikatı’nın kapatılması gerekir

    HKP, yargıya taşıdı: Menzil Tarikatı’nın kapatılması gerekir

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Menzil tarikatının şeyhi Abdulbaki Erol için taziye mesajı yayınlayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erol’un cenazesine katılan vali ve belediye başkanı hakkında suç duyurusunda bulundu. HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “Kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur” dedi.

    Menzil tarikatının şeyhi Abdulbaki Erol’un cenazesi için Adıyaman’ın Kahta ilçesinde tören düzenlendi. Törene, Adıyaman Valisi Osman Varol, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç katıldı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise tarikat şeyhi Erol için gazetelere tam sayfa taziye ilanı vermişti.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman Valisi Osman Varol ve Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç’ın “Anayasa’yı ihlal”, “görevi kötüye kullanma” ile “677 Sayılı ‘Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun’a aykırı faaliyet gösterme” suçlarını işlediğini belirterek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    “MENZİL’İN KAPATILMASI GEREKİR”

    Anayasanın 2’nci, 10’uncu, 11’inci ve 14’üncü maddelerine vurgu yapılan dilekçede, “Menzil vb. gibi örgütlenmelerin yasal bir karşılıkları yoktur. Dini ve dince kutsal sayılan değerleri istismar ederek, siyasal ve toplumsal yaşama müdahale etmek başlıca amaçlarıdır. Bu nedenle de 677 sayılı yasa uyarınca kapatılmış olmaları gerekir” denildi.

    HKP avukatları dilekçede, Erdoğan, Varol ve Kılınç hakkında soruşturma yürütülerek kamu davası açılmasını talep etti.

    “KİMSENİN SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ YOKTUR”

    Suç duyurusuna ilişkin açıklama yapan HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “Menzil tarikatı, anayasanın laiklik ilkesine, 677 sayılı tekke ve zaviyelerin kapatılmasına dair kanuna aykırı faaliyet yürüten bir yılan yuvasıdır” dedi.

    Erol için Erdoğan’ın taziye mesajı yayınladığını, vali ve belediye başkanının cenaze törenine katıldığını anımsatan Çolak, “Bunlar, ‘Anayasa’yı ihlal’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçunu işlemişlerdir. Kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur, anayasayı ihlal hakkı yoktur. Hangi makamda olurlarsa olsunlar herkesin kanunlara uyma zorunlulukları vardır” ifadelerini kullandı.

    ERDOĞAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    Çolak, “Bugün itibariyle Recep Tayyip Erdoğan, Osman Varol ve Süleyman Kılınç hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Cumhuriyet Savcılarının bu anayasal kuralları ve yasal hükümleri yürürlüğe sokup etkin soruşturma yürütmelerinin de takipçisi olacağız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaçak medrese kapatıldı, imam serbest bırakıldı

    Kaçak medrese kapatıldı, imam serbest bırakıldı

    Urfa’da 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak’ın beş metre kadar yakınında ahırda asılı halde bulunduğu Semerkant Vakfı’na ait medrese jandarma tarafından mühürlendi. Kaçak medresede dini eğitim görmeye devam eden 20’ye yakın öğrenci evlerine gönderildi.

    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre medresede öğrencilerden sorumlu olan “fahri imam” A.P. ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı. Urfa Adliyesi’nde savcılık tarafından ifadesi alınan A.P., ardından serbest bırakıldı.

    NE OLMUŞTU? 

    Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde ikamet eden Dakak, bir yıl önce ailesinin zorlamasıyla 85 kilometre uzaklıktaki Beşat Mahallesi’nde bulunan Menzil mensuplarının kurduğu Semerkand Vakfı’nın denetiminde olan medreseye gönderildi. Dakak, hem medresede hem de mahallede bulunan ilköğretim okulunda “eğitim” görürken, bir yıl içinde 2 defa kaçarak eve gitti. Ancak ailesi tarafından zorla geri getirildi.

    Dakak, 13 Haziran’da medreseden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Dakak, bir gün sonra öğle saatlerinde Semerkand Vakfı’nın denetiminde olan medresenin bitişiğinde ahır olarak kullanılan metruk yapıda asılı halde bulundu. Dakak’ın, cansız bendeni Urfa Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından gece saatlerinde ailesine teslim edildi. Ceylanpınar merkezde bulunan Asli Mezarlık’ta defnedilen Dakak’ın “intihar” ettiği iddia edildi.

    MENZİL TARİKATİNE DEVREDİLDİ

    Dakak’ın zorla gönderildiği belirtilen medresede, 20 çocuğun yatılı olarak “dini eğitim” gördüğü öğrenildi. Söz konusu medrese, AKP’li Eyyübiye Belediyesi tarafından Beşat Mahallesi Mezarlığı içinde yer alan bir alanda inşa edildi. Medresenin 29 Eylül 2018 tarihinde yapılan açılışına Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci’nin yanı sıra, AKP Urfa eski Milletvekili Halil Özcan katıldı.

    Açılışta, söz konusu yapı, “medrese, Kur’an kursu, taziye evi ve çok amaçlı salon” olarak lanse edildi. Daha sonra ise, Menzil tarikatına devredildi. Herhangi bir resmiyeti bulunmayan medresede eğitim veren kişilerin de Diyanet’e bağlı olmadıkları öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Öğrenci Veli Derneği’nden Bakan Yanık hakkında suç duyurusu

    Öğrenci Veli Derneği’nden Bakan Yanık hakkında suç duyurusu

    Öğrenci Veli Derneği, deprem felaketinin ardından kaybolan çocukların nerede olduğunu sordu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık hakkında ‘görev ihmali’ gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

    Depremlerin ardından, afet bölgesindeki kayıp çocukların nerede olduğu sorusu hâlâ yanıt bekliyor. Çocukların kaçırıldığı ve tarikatlara verildiği konusunda ise net bir açıklama yapılmadığını kaydeden Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), kayıp çocukların nerede olduğunu sorarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Veli-Der Basın Sözcüsü Ali Aluç, “Devletin bu çocukları koruma altına almak zorundadır. Bu, sosyal devlet olmanın gereğinden öte, devletin görevidir ve bu görev hiçbir kişi, kurum, kuruluş ve dini yapılara devredilemez” dedi.

    1100 ÇOCUK MENZİL TARİKATINDA?

    Aluç, “Refakatsiz kalmış depremzede çocuklarımız bir şekilde dini yapıların eline düşmektedirler. Basında yer alan haberlere göre; binin üzerinde çocuğumuz kayıp, 1.100 çocuğumuz Menzil Tarikatının Adıyaman’daki köyünde tutulmaktadır. Daha önce yine basında yer alan habere göre, depremde babalarını kaybetmiş 9 çocuğumuz, Sakarya’da İsmailağa Cemaatinin kontrolünde olan Diyanete bağlı Kuran kursuna verildiği İl müftülüğü ve cemaat sorumluları tarafından açıklanmıştır. Depremzede çocuklarımızın nakillerinin sayısı ise 200 bini aştı” diye konuştu.

    “GÖREV İHMALİ YAPTILAR”

    Derya Yanık’ın, “Bizim Menzil cemaatine ya da herhangi bir yere verecek bir çocuğumuz yok ama insanlar kendi çocuklarını diledikleri yerde bulundurabilirler” açıklamasına da tepki gösteren Aluç, şöyle devam etti:

    “Bakan yaptığı skandal açıklamayla büyük bir sorumsuzluk örneği göstermiştir. Görevini yerine getirmeyerek ve bu çocuklarımızın yasadışı dinî yapıların eline düşmesine sebep olarak TCK’nin 257. Maddesine göre ‘Görevi İhmal ve Görevi Kötüye Kullanma’ suçu işlediğini düşünüyor ve hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevi çocuklara baskı yapan okul müdürü Menzil Tarikatı militanı’-VİDEO

    ‘Alevi çocuklara baskı yapan okul müdürü Menzil Tarikatı militanı’-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde Alevi öğrencilere namaz baskısına tepki gösteren HBVAKV Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, “Okulda bizim Alevi öğrencilerine, camiye yönlendirme, namaz kılma adı altında bir baskı uygulanmaktadır. Bunu yapan okul müdürü Abdullah Özbey adeta menzil tarikatının militanı gibi hareket etmektedir” dedi.

    Haberin videosu

    Adıyaman Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde Alevi öğrencilere namaz kıldırılması, kız öğrencilerin başlarının örtülmesi, kız ve erkek öğrencilerin birbirleriyle konuşmaması, kız öğrencilere beden eğitimi dersinin yasaklanması, menzil tarikatının kitaplarının dağıtılıp fiziki ve psikolojik şiddetin uygulanmasına tepkiler sürüyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde Alevi öğrencilere namaz ve başörtüsü baskısına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Adıyaman Gölbaşı Belören Beldesinde Belören Çok Programlı Anadolu Lisesinde Alevi öğrencilerine yönelik camiye yönlendirme, namaz kılma adı altında baskı uygulandığını kaydeden Tunç, okul müdürü Abdullah Özbey adeta menzil tarikatının militanı gibi hareket etmektedir. Ve Akit Gazetesine verdiği demeçte ’Ben o mübareklerin hizmetindeyim’ diyerek açıkça devlet memurluğuna yakışmayan ifadeler kullanılmıştır ve suçunu da itiraf etmiştir” dedi.

    “BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM”

    Adıyaman Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı olarak bu işin peşinde olacağını dile getiren Tunç, şöyle konuştu:

    “Bu iş bir hukuksuzluktur, suçtur, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını alanen çiğnemektir. Ben burada Adıyaman’daki yetkili arkadaşları göreve davet ediyorum. Gölbaşı Kaymakamlığı’na vekaleten bakan Besni Kaymakamı adeta Abdullah Özbeyi temize çıkarır gibi ‘Böyle bir iddia yoktur asılsızdır, okul müdürümüz çok başarılıdır’ demiştir. Bu külliyen yalandır. Besni Kaymakamlığı’na yanlış bilgi verilmiştir. Ve okulda başarılı değildir. Okulun başarısı üniversiteye yerleştirdiği öğrencilerle göz önündedir. Son 4 yılın verileri elimizdedir. O okulda son dört yılda hukuk fakültesini, tıp fakültesini, diş hekimliğini, eczacılığı, mühendislikleri dahi kazanan tek bir öğrenci yoktur. Bu nasıl bir başarıdır? Sayın kaymakamım bunu bana ve toplumumuza izah eder mi?”

    “OKUL MÜDÜRÜ MENZİL TARİKATININ MİLİTANI”

    Okul müdürünün eğitim dışında orada dini amaçla ve menzil tarikatının militanı olarak okulda bulunmakta olduğuna dikkat çeken Tunç, “Biz bu olayı şiddetle protesto ediyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin kanunlarını çiğneyen bu kişi derhal görevden uzaklaştırılması gerekiyor. Bir yerde bir suç varsa bir konu varsa bu oradaki yaşayan insanların ortak sorunudur, ortak suçudur. Biz Alevilerin de orada eksikliği yetersizliği mutlaka vardır. Bizim önde gelen Alevi dedelerimiz ve başkanlarımız bu işi kapatalım, anlaşalım, uzlaşalım diyor. Neyini uzlaştırıyorsun, neyini anlaştırıyorsun? Bu bir kan davası değil, bu bir basit bir dövüş, bir alışveriş veya başka bir sorun değil ki barıştırasın tarafları. Bu ciddi bir sorundur. Ve Menzil Tarikatı şuanda çok büyük bir güç sahibidir” ifadelerini kullandı.

    “MENZİL TARİKATI ÜLKEYİ ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞIYOR”

    Adıyaman bölgesinde yaşayan insanların ve Alevi Yurttaşların ‘Menzil Tarikatı ile karşı karşıya geldiklerini ve ürktüklerini” ifade ettiklerini belirten Tunç, “Menzil Tarikatı Adıyaman’da ve Türkiye genelinde hızla güçlenmiştir. Devlet kurumlarını ele geçirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yöneticilerini buradan uyarıyorum Menzil Tarikatı ciddi bir şekilde ve hızlı bir şekilde yükseliyor ve bu ülkeyi ele geçirmeye çalışıyor” diye konuştu.

    “ALEVİ KURUMLARI İYİ NİYETİMİZİ AKP YANDAŞLARINA PAZARLAMASINLAR”

    Alevi kurumlarının halkına güvenerek tabanı ile birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Tunç, son olarak şunları dile getirdi:

    “Alevi kurum başkanları bizim iyi niyetimizi AKP yandaşlarına pazarlamasınlar, peşkeş çekmesinler, dik dursunlar, halkına ve kendine güvensinler. Ne yazık ki içimizde bazı Hınzır Paşalar var. Bu Hınzır Paşalar Adıyaman’da da var. Bunlarla da bir yandan mücadele ediyoruz. Sıkıntımız bu. Oysaki biz birarada olup birlik olsak, iri olsak, diri olsak bu insanlar orada o kadar rahat aleni hareket edemezler. Ne yazık ki uzlaşalım anlaşalım diyen Alevi kurum başkanları var Adıyaman da. Bizim ciddi bir sıkıntımızda budur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi öğrencilere namaz baskısına tepki: MEB görevini yapsın-VİDEO

    Alevi öğrencilere namaz baskısına tepki: MEB görevini yapsın-VİDEO

    PİRHA – Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde Alevi öğrencilere namaz baskısına tepki gösteren Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç, öteden beri Alevi çocukları üzerinde devlet eliyle bir asimilasyon politikasının uygulandığını belirterek, MEB’i göreve çağırdı.

    Haberin videosu

    Adıyaman Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde Alevi öğrencilere namaz kıldırılması, kız öğrencilerin başlarının örtülmesi, kız ve erkek öğrencilerin birbirleriyle konuşmaması, kız öğrencilere beden eğitimi dersinin yasaklanması, menzil tarikatının kitaplarının dağıtılıp fiziki ve psikolojik şiddetin uygulanmasına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Eğitim Sen 2 No’lu Şube Bşakanı Hasan Ali Kılıç, Adıyaman’da yaşanan olayların tüyler ürperten nitelikte olduğunu belirterek, “Bu ülkede bu kadar tekçilik bu kadar ileri boyutta uygulanamaz” dedi.

    Devletin denetiminin olduğu bir okulda okul müdürünün ve rehber öğretmeninin bu kadar açık bir şekilde bir tarikatın kitaplarını orada yaymalarına ve okutmalarına tepki gösteren Kılıç, öteden beri Alevi çocukları üzerinde devlet eliyle bir asimilasyon politikasının uygulandığına dikkat çekti. Kılıç, Alevi çocuklarının Sünni mezhebinin gerekleri doğrultusunda eğitildiğini yani laiklik ilkesinin bu ülkede bir bütün olarak uygulanmadığını kaydetti.

    “MEB BU OKULLARI DENETLEMİYOR MU?”

    Adıyaman’da yaşanan Alevi çocuklarına uygulanan namaz baskısı ve dağıtılan tarikat kitaplarından da anlaşıldığı kadarıyla, “Bu kadar mı aleni bir şekilde devlet okullarında tarikat örgütlenmesi yapılıyor diye düşünüyor insan” diyen Kılıç, Milli Eğitim Bakanlığı bu okulları denetlemiyor mu ya da bu okul müdürü ve rehber öğretmen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışmıyor mu? sorularını sordu.

    Kılıç, Milli Eğitim Bakanlığı’nı göreve çağırarak, bilimsel, laik ve demokratik, ana dilinde  eğitimi savunduklarını MEB’in de bilimden, demokrasiden, insan haklarından yanayız diye bir söylem ile bir algı yaratmaya çalıştığını ancak bu söylemin boş olduğunun Adıyaman’da yaşananlardan anlaşıldığını kaydetti.

    “TARİKATLAR BUNA BENZER UYGULAMALARLA KENDİLERİNİ ÖRGÜTLÜYOR”

    Kılıç, son olarak sözlerini şöyle sonlandırdı;

    “Zorunlu din derslerinin uygulanması, din dersi saatlerinin artırılmas vb. Yani Alevi vatandaş ya da gayri müslüman vatandaş diyor ki çocuğumun Sünni mezhebin gereklerine göre yetişmesini istemiyorum ya da çocuğumu din dersinden muaf tutmak istiyorum. Yıllardır bu talepler orta yerde duruyorken bunun gereği yapılmıyor ama Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu din derslerini artıran politikalarını dayanak yapan bu tarikatlar da buna benzer uygulamalarla kendilerini örgütlüyorlar. Bildiğimiz gibi tarikat yurtları ve kurslarıyla MEB ile yaptıkları protokolle bu tür kendi ideolojilerini, o mezhepsel düşüncelerini halkın çocukları üzerinde uygulamaya çalışıyorlar.”

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Menzil tarikatı’ dayatmasına karşı direnen veliler kazandı

    ‘Menzil tarikatı’ dayatmasına karşı direnen veliler kazandı

    Menzil tarikatının merkezi olan, sadece tarikat şeyhi ve müritlerinin barındığı Sivrihisar’ın Buhara köyüne yapılan yeni okula öğrencilerin gitmesi için İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kaymakamlık ve jandarma baskı yapıyordu. Ailelerin direnmesi sonucu Sivrihisar İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Mutlu, “Çocuklarınızı istediğiniz okula gönderebilirsiniz” dedi.

    Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Göktepe, Kaldırım ve Ahiler köylerinden taşımalı eğitim kapsamında, Ertuğrul köyünde bulunan ve bir hayırsever tarafından 1997 yılında yaptırılan Yavuz Gülerce köyüne giden 45 öğrenci, menzil tarikatının merkezi olan Buhara’daki okula baskı yoluyla gönderilmek istendi. Veliler, duruma tepki göstererek, çocuklarını, Buhara’daki okula göndermedi.

    FETÖ’YÜ HATIRLATTILAR

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre veliler ve öğrenciler, eğitim öğretim yılının ikinci haftasının ilk gününde, yine eski okulları olan Yavuz Gülerce ilkokuluna gittiler. Okul müdürüyle görüşen veliler, “Bir FETÖ belasına bulaştı ülke. FETÖ’ye bulaşanlar iş bulamıyor, toplumdan dışlanıyorlar. Şimdi bizim çocuklarımız da ileride böyle olursa, bunun hesabını kim verecek” dediler.

    BUHARA’DA SADECE ŞEYH VE MÜRİTLERİ YAŞIYOR

    Çocuklarının eski okullarına kabul edilene kadar protestolarını devam ettireceklerini, son çare Eskişehir merkeze ya da Konya’nın Çeltik ilçesine ikametlerini aldırıp çocuklarını o okullarda okutacaklarını söyleyen veliler, “Buhara’da kimse yaşamıyor. Sadece şeyh ve müritleri var. Köy dediğin yerde birçok insan olur, malları olur, toprakları olur. Ama Buhara, tek bir kişinin. Şeyhin müritleri gelip gidiyor sadece. Zaten orası çiftlikti, dışarıdan geldiler çiftliği aldılar ve orayı köy yaptılar. Yolu bile yok oranın. Şimdi biz çocuklarımızı oraya nasıl gönderelim” diyerek endişelerini anlattılar.

    VELİLER İSTEDİKLERİNİ ALDI

    Bunun üzerine okul müdürü, cep telefonunun hoparlörünü açarak, öğrenci velilerini İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Mutlu’yla görüştürdü. Veliler, bir an önce sorunun çözülmesini ve çocuklarının eski okullarına gönderilmesini istedi. Eyüp Mutlu ise velileri, ilçe milli eğitim müdürlüğüne davet ederek görüşmek istedi. Müdürlük toplantı salonunda yapılan görüşme olumlu sonuçlandı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Mutlu, “Çocuklarınızı istediğiniz okula göndermekte özgürsünüz” dedi. Veliler bu ifadeye alkışla karşılık verdiler.

    ŞİMDİ TEK SORUN ULAŞIM VE YEMEK

    Okullarını geri kazanan öğrencilerin şimdi tek sorunu ücretsiz ulaşım ve yemek. Ancak İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Mutlu, çocukların eski okullarına kayıt yaptırdıktan sonra, gerekli prosedürlerin yerine getirilmesiyle beraber ücretsiz servis ve yemek probleminin de çözüleceğini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)