Etiket: meral akşener

  • Demirtaş’tan Akşener’e mektup: HDP, hiçbir üstenci, dayatmacı yaklaşımı asla kabul etmeyecektir

    Demirtaş’tan Akşener’e mektup: HDP, hiçbir üstenci, dayatmacı yaklaşımı asla kabul etmeyecektir

    PİRHA – Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e açık mektup gönderdi. Demirtaş, mektubunda “HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?” diye sordu. 

    Edirne Cezaevi’nde tutuklu olan Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘e mektup yazdı.

    “YEREL SEÇİMLERDE ‘İSTEMEM’ DEMEDİĞİNİZİ HATIRLATIRIM”

    Demirtaş’ın “İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e açık mektubum” diyerek paylaştığı mektupta şu ifadelere yer verdi:

    “Sayın Meral Akşener,

    İYİ Parti Genel Başkanı,

    “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakı’ndaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz.

    Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.

    İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız” diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum.

    Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak.

    Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “BAZI KONULAR NETLEŞMELİ”

    Sayın Genel Başkan,

    Bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum.

    HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum.

    Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil?

    HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil.

    HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1-HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet İttifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2-HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3-HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz?

    Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4-HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı?

    Sayın Genel Başkan,

    Tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum.

    Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.

    Peyva dawî, birez Akşener bila tu zanibe ku em Kurd in.

    Em gele Kurd xwedî nasname, ziman, çand, hüner û dîrok in. Em di doza xwe de jî mafdarin. Bila qet neye ji bîr kirin!”

    (Ez cümle, Sayın Akşener bilmelisiniz ki biz Kürt’üz. Kürt halkı olarak kimlik, dil, kültür, sanat ve tarihimiz var. Biz davamızda haklıyız. Bu kesinlikle unutulmamalı)

    PİRHA/ANKARA

  • İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık çağrısı yaptığı Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’tan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması geldi.

    Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşıya gelmeyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı adaylık çağrısı yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’tan saatler sonra açıklama geldi. Akşener’in çağrısını reddeden İmamoğlu ve Yavaş, Kılıçdaroğlu’na tam destek verdi.

    İmamoğlu ve Yavaş’ın aynı dakikalarda sanal medyadan yaptığı paylaşımlarda, Millet İttifakı ile yola devam edeceklerini vurguladı.

    Mansur Yavaş, “Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında hareket etmeyeceğimizi belirtmiştik. Aynı çizgideyiz. Temennimiz, Millet İttifakı’nın tüm paydaşlarıyla yoluna devam etmesidir” açıklamasını yaptı.

    Ekrem İmamoğlu ise yaptığı açıklamada, “Millet İttifakı halkımızın içinden geçtiği zor bir dönemde ağır bir sorumluluk alarak devleti etkin ve demokratik, toplumu huzurlu ve zengin kılma iradesiyle kurulmuş bir siyasi birliktir. Milletimize çaresiz, umutsuz ve yalnız olmadıklarını göstereceklerine inanıyorum. CHP’nin öz evladı ve Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı olarak milletimizin arzu ettiği birlik içinde, ittifak masasında irademizi temsil eden Sayın @kilicdarogluk ’un ve Millet İttifakı’nın, eksilmeden çoğalarak büyüyeceğinden şüphem yoktur. @mansuryavas06” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Günay’dan Akşener’e: Bu ülkeye vaat ettiğin tek şey 90’ların karanlığıdır-VİDEO

    HDP’li Günay’dan Akşener’e: Bu ülkeye vaat ettiğin tek şey 90’ların karanlığıdır-VİDEO

    PİRHA- HDP Sözcüsü Ebru Günay, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e tepki gösterdi. “Meral Akşener veya onun sözcülerinin işi HDP’ye konum belirlemek değil” diyen Günay, “Hiçbir HDP’li zaten senin olduğun masaya gelmez, hatta oturduğun kıraathanede çay içmez” ifadelerini kullandı.

    CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” sözlerine ilişkin tartışma devam ediyor.

    Akşener’in, Ankara’da partisinin il başkanlarıyla buluşmasında, “HDP’nin olduğu masada biz olmayız. Bizim olduğumuz masada da HDP olmaz. Bu hassasiyetimiz devam edecek” dediği belirtilmişti.

    HDP Sözcüsü Ebru Günay, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında söz konusu tartışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Hiçbir partiyle bakanlık pazarlığı yapmadıklarını ve yapmayacaklarını belirten Günay, “Seçimlerde alacağımız oylarla halkımız bizi görmek istediği yerde görecektir. Yönetim ehliyetimizi bize birileri değil, halk verecek zaten. Bizi yönetime halk getirecek ve biz de halkımızın taleplerine göre, çok da güzel yöneteceğiz. Hangi masada oturduğumuz biliniyor. Sanki HDP Millet İttifakı’nda yer almak istiyormuş gibi algı üretmek bu ülkeye hiçbir şey kazandırmaz. Biz geçen sene açıkladığımız deklarasyonla tutumumuzu ve ilkelerimizi ortaya koyduk. Ne Cumhur İttifakı’nın, ne Millet İttifakı’nın içindeyiz, ne de bu ittifakları destekleriz. Bizim böyle bir derdimiz olmadı, olamaz” dedi.

    CUMHURBAŞKANI ADAYI AÇIKLAMASI

    “Emek ve Özgürlük İttifakı dahil en geniş demokrasi ittifakıyla seçimlere gireceğiz” diyen Günay, şöyle şunları kaydetti:

    “Hiç merak etmeyin, bizim ne aday, ne de tercih yapma sorunumuz var. Türkiye’nin en geniş kesimlerine hitap edecek isimler üzerinde şimdiden tartışmaya başladık. Bu kadar açık konuşuyoruz. Bizim tasvip etmeyeceğimiz bir adaya asla destek vermeyeceğimizi tekrar belirtmek isteriz. Bunun iyi bilinmesi gerekiyor. Bir ülkenin geleceği söz konusuysa, Türkiye’nin üçüncü büyük partisine, alacağı oy %20’lere yakın olan bir partiye karşı, bir şey söylerken herkes sözünü ölçüp biçmeli. Siyasi istikbali için saray etrafında tur atanların insafına bırakılamayacak kadar kritik bir süreçten geçiyoruz. Kimsenin kayyum rolüyle Türkiye’nin geleceğini karartmaya hakkı yok. Herkesin sorumlu davranarak siyaset yapması, haddini hududunu bilmesi gerekir. Tarihe hesap vermeleri gereken onlar olur, bu işin bedeli ağır olur.”

    “HİÇBİR HDP’Lİ SENİN OLDUĞUN MASAYA GELMEZ”

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e tepki gösteren Günay, “Meral Akşener veya onun sözcülerinin işi HDP’ye konum belirlemek değil. Bir kere halk; seni Mehmet Ağar ve Tansu Çiller ile çevirdiğin karanlık işlerden tanıyor. Hiç merak etme, senin bu ülkeye vaat ettiğin tek şey 90’ların karanlığıdır” dedi.

    “Hiçbir HDP’li zaten senin olduğun masaya gelmez, hatta oturduğun kıraathanede çay içmez” diyen Günay, “Defalarca söyledik, yine söyleyelim. HDP’nin masası ve ittifakı bellidir. Bizim birlikteliğimiz Emek ve Özgürlük İttifakı’dır. Bu ittifak gerçekten demokratik değişimi, dönüşümü isteyen gerçek muhaliflerin tek adresidir. Seçimleri önemsiz görmüyoruz ama seçim gününe ve adaylık tartışmalarına odaklanarak değil, mücadele ittifakını büyüterek geliyoruz” ifadelerini kullandı.

    (HABER EMRKEZİ)

     

  • Gergerlioğlu Soylu’ya sordu: ‘Kürdistan’ kelimesi yasak mıdır?

    Gergerlioğlu Soylu’ya sordu: ‘Kürdistan’ kelimesi yasak mıdır?

    PİRHA- Hakların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Cemil Taşkesen adlı yurttaşın, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le yaptığı konuşmada “Kürdistan” demesi sebebiyle gözaltına alınmasını Meclis gündemine taşıdı. 

    Siirt’te esnaf ziyaretinde Meral Akşener’le sohbet eden Cemil Taşkesen adlı esnaf, “Dilimiz inkar ediliyor, kimliğimiz inkar ediliyor, Kürdistan inkar ediliyor. Biz buna karşıyız. Şu an sizin bulunduğunuz yer Kürdistan’dır ama ne yazık ki Meclis’te bu Kürdistan inkâr ediliyor” ifadelerini kullanmıştı.

    Esnaf Cemil Taşkesen adlı yurttaş, bu sözleri sebebiyle gözaltına alınarak hakkında “Terör Örgütü Propagandası” yapmak suçlaması ile soruşturma başlatıldı.

    “KÜRDİSTAN KELİMESİ YASAK MIDIR?”

    Cemil Taşkesen’in gözaltına alınmasını Meclis gündemine taşıyan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:

    *Esnaf Cemil Taşkesen’in Meral Akşener ile konuşmasında ‘Kürdistan’ ifadesini kullandığı için gözaltına alındığı iddiası doğru mudur?

    *Bu iddia doğruysa ‘Kürdistan’ kelimesi yasak mıdır? Eğer yasaksa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kürdistan’ dediği ifadeleri sosyal medyada dolaşırken sadece Cumhurbaşkanı için mi serbesttir?

    *Bu gözaltının Meral Akşener’in Kürtlerin yoğunlukta yaşadıkları bölgelere gitmesinin önüne geçmek için olduğu iddiası doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa olayla ilgili görevi kötüye kullanan kolluk güçleri hakkında soruşturma açılmış mıdır?

    *Muhalefetin Kürtlerin yoğunlukta yaşadıkları bölgelere gitmemesi için bu gözaltının yapıldığı iddiası doğruysa başka siyasetçi ya da siyasi parti liderleri bölgeye gittiklerinde aynı uygulama yapılacak mıdır?

    *Esnaf Cemil Taşkesen’in gözaltına alınıp evinin aranmasına kadar bütün detayların videosunun paylaşılmasındaki sebep nedir? Bu görüntülerin servis edilmesi ile kime ya da kimlere mesaj verilmek istenmektedir?

    *Cumhuriyet Bayramı’nda devletin yurttaşını daha iyi anlamak onun sorunlarına çözüm üretmek için uğraşması gerekirken ekonomik krizde bir esnafa bu muamelenin yapılmasından hükümet üyelerinden rahatsızlık duyan olmuş mudur?

    *Coğrafi bölge ifade eden ‘Kürdistan’ kelimesini kullanan yurttaşa gözaltı yapıldıktan sonra ‘Trakya’ ‘Anadolu’ ‘Mezopotamya’ gibi yine coğrafya belirten kelimeleri kullanan yurttaşlara da bu şekilde gözaltılar olacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Akşener’e ‘Bulunduğunuz yer Kürdistan’dır’ diyen esnaf gözaltına alındı

    Akşener’e ‘Bulunduğunuz yer Kürdistan’dır’ diyen esnaf gözaltına alındı

    PİRHA- Siirt’te bir yurttaşın “Şu an sizin bulunduğunuz yer ‘Kürdistan’dır ama ne yazık ki Meclis’te bu ‘Kürdistan’ inkar ediliyor” sözleri üzerine başsavcılık soruşturma başlattı.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Siirt’in Kurtalan ilçesindeki esnaf ziyaretinde “Bulunduğunuz yer ‘Kürdistan’dır” ifadesini kullanan kişi gözaltına alındı.

    Siirt Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Akşener’in dün ilçede gerçekleştirdiği ziyarette Cemil T. adlı esnafın, “Dilimiz inkâr ediliyor, kimliğimiz inkâr ediliyor, ‘Kürdistan’ inkâr ediliyor. Biz buna karşıyız. Şu an sizin bulunduğunuz yer ‘Kürdistan’dır ama ne yazık ki Meclis’te bu ‘Kürdistan’ inkâr ediliyor” sözleri üzerine Kurtalan Cumhuriyet Başsavcılığınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

    Polis ekipleri, soruşturma kapsamında Cemil T.’yi adresinde gözaltına aldı. Cemil T.’nin, emniyetteki işlemleri sürüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sergisi büyük tepki çeken Sanatçı Ahmet Güneştekin, eleştirilere yanıt verecek

    Sergisi büyük tepki çeken Sanatçı Ahmet Güneştekin, eleştirilere yanıt verecek

    PİRHA-Diyarbakır’da açılan “Hafıza Odası” isimli sergisinin protesto edilmesinin ardından Ahmet Güneştekin’den cevap geldi. Sanatçı Güneştekin, “Bu cumartesi ve pazar günü Diyarbakır Keçi Burcu’ndayım. Eleştiri ve önerilerinizi dinleyip herkesin her sorusuna cevap vereceğim” dedi.

    Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) ev sahipliğinde tarihi Keçi Burcu’nda 16 Ekim’de açılan “Hafıza Odası” adlı serginin, faili meçhuller, katliamlar ve Kürt sorununa dikkat çekmek amacı taşıdığı ifade edilmişti.

    Serginin açılışına İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in çelenk göndermesiyle başlayan tartışma, sergi sonrasında çekilen halay ile daha da derinleşti.
    Sergiye katılanların, tabutlar önünde poz vermesi üzerine kendilerini “Amed Gençlik İnisiyatifi” olarak tanıtan grup, yaşananları protesto etti.

    “HERKESİN HER SORUSUNA CEVAP VERECEĞİM”

    Amed Gençlik İnisiyatifi’nin “Burada yapılan sergi değil, Kürt halkının, Amed halkının bütün değerlerine ihanettir” açıklamasının ardından Sanatçı Ahmet Güneştekin’den cevap geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Güneştekin, “Bu cumartesi ve pazar günü #Diyarbakır Keçi Burcu’ndayım. Yaptığım işleri anlayan, anlamak istemeyen, seven, eleştiren, ön yargıyla yaklaşan; sanat ve sanatçıyı linç eden, beni kucaklayanlarla buluşacağım. Eleştiri ve önerilerinizi dinleyip herkesin her sorusuna cevap vereceğim” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Canan Kaftancoğlu kararına ilk tepkiler

    Canan Kaftancoğlu kararına ilk tepkiler

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen hapis cezası kararına ilişkin muhalefet ve iktidar partisinden ilk değerlendirmeler geldi.

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen hapis cezasına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tepki gösterirken; AKP’nin ilk tepkisi “Hukuk önünde herkes eşit, bir dokunulmazlığı yok” oldu.

    KILIÇDAROĞLU: TOPLUM VİCDANINI RAHATSIZ EDİYORSUNUZ

    Çeşitli programlar için Aydın’da bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Beraat etmesi gereken kişinin ceza aldığı mahkeme adalet dağıtamaz. Hangi görüşten, kimlikten, inançtan olursa olsun ben adalet arayışını mutlaka ama mutlaka sağlayacağım ve gerçekleştireceğim. Düşünce özgürlüğü zenginliktir. Farklı düşünce olmadığı takdirde o ülke zenginliğini kaybeder. Hepimiz aynı şeyi düşünürsek sonuç alamayız. Farklı düşüneceğiz. Farklılıkların zenginlik olduğunu göreceğiz” dedi.

    Kılıçdaroğlu, Canan Kaftancıoğlu’nun, “İstanbul’daki yerel seçimlerde başarılı oldu” diye cezalandırıldığını da vurguladı. Kaftancıoğlu’nun mahkemede söylenmesi gereken her şeyi söylediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Üstelik bunu Nazım Hikmet’in dizeleriyle bitirdi. Nazım Hikmet kim, o da haksızlığa uğramış bir yazar, şair. Türkiye’nin 21. yüzyılda adaletsizliğe tahammül eden bir ülke olmadığını artık herkesin kabul etmesi lazım. Siyasetin de iktidar sahiplerinin de kabul etmesi lazım. Adaletsizlik sadece Türkiye’nin itibarını zedeler. Adalet dağıtmıyorsanız toplum vicdanını rahatsız ediyorsunuz” diye konuştu.

    İMAMOĞLU: SONUNA KADAR DESTEK OLACAĞIM

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i makamında ziyaret eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da Kaftancıoğlu’na verilen cezaya dair konuştu. “Karar üzücüdür. Karar can sıkıcıdır, Canan Kaftancıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisinin il başkanıdır” diyen İmamoğlu, şunları kaydetti:

    “Bu hukuksuzluğun ise mahkemelerde giderileceğine inanıyorum. En doğru kararı vereceklerine inanıyorum. Canan Hanım’a sonuna kadar destek olacağım. Umut ediyorum bu sorun çözümlenecek.”

    AKŞENER: GÜN GELİR HUKUK HERKESE LAZIM OLUR

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Kaftancıoğlu ile ilgi sosyal medya hesabından destek mesajı yayımladı. Paylaşımda, Fransız düşünür Voltaire’in, “Düşüncelerine katılmıyorum. Ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar savunurum” sözlerini alıntılayan Akşener, ”Yasama-Yürütme-Yargı’nın güçler ayrılığını koruyamazsak, aynı bugünkü gibi hukuk siyasetin sopası olur. Ama o sopayı tutanlar unutmasın ki; gün gelir hukuk herkese lazım olur” ifadelerini kullandı.

    AKP’DEN İLK YORUM: HUKUK ÖNÜNDE HERKES EŞİT, BİR DOKUNULMAZLIĞI YOK

    Karara ilişkin AKP’ten ilk açıklama Grup Başkanvekili Mehmet Muş’tan geldi. AKP’li Muş, Habertürk’te katıldığı programda şunları söyledi:

    “Siyasi kimlik olarak herhangi bir yorum yapma yetkim yok. ‘Bu paylaşımlar 7 yıl önce yapıldı, şimdi neden yargılanıyor?’ diyorlar. Bu ifade yersiz bir ifadedir. Onun bir dokunulmazlığı yok. Hukuk önünde herkes eşittir. Yapılan paylaşımlar siyasi eleştirilerin ötesinde paylaşımlardır. İşlerine gelmeyen bir karar olduğu zaman ‘bunu yürütme yaptırdı’ diyorlar. Böyle bir şey olamaz.”

  • Akşener: Oy ihtiyacı yüzünden soluğu Samsun’da aldılar

    Akşener: Oy ihtiyacı yüzünden soluğu Samsun’da aldılar

    PİRHA – Meral Akşener, 19 Mayıs’ta Samsun programına dair, “Katılmadığımız tören bir devlet töreni değil, iktidar partisi ve ortağının şovuydu” dedi.

    İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Gündemine 19 Mayıs kutlamalarını alan Akşener “Evet, Samsun’daki o ‘parti toplantısına’ katılmadık” diyerek şunları söyledi:

    SEN BURALARIN AĞASI DEĞİLSİN”

    “Meral Akşener, 19 Mayıs’ta Samsun’da düzenlenen devlet törenine katılmadı! Bu karar üzerinden bin türlü dedikoduya başladılar. Evet katılmadık.  23 Haziran’da ihtiyaç duydukları oylar yüzünden, soluğu Samsun’da almaları tam anlamıyla riyadır. Keşke Sayın Erdoğan o törene ‘Cumhurbaşkanı’ sıfatıyla katılsaydı. Ama bizi yanıltmadı, Ak Parti Genel Başkanı kimliğiyle boy gösterdi. Evet, Samsun’daki o ‘parti toplantısına’ katılmadık. Çünkü; milli bir destanla ilgili, şovu da, riyayı da, siyasi kurnazlığı da reddediyoruz. Janjanlı törenlerde boy göstermeyi seviyorlar, ama vatandaşın bir derdinden bahsettiğinizde, ‘Sizi ben doyurdum’ diye azarlıyorlar. Vesileyle, ‘Ben doyurdum ama oy vermiyorlar’ diyen muktedire hatırlatmak isterim: Sen buraların ağası değilsin. Ama bu beyler, zenginliğe, tokluğa değil, ola ola yokluğa, soğan-patates kuyruklarına, işsizliğe, ekonomik krize aracı oldular.

    “ACI GERÇEKLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Türkiye, damat, kayınpederi ve ortağı eliyle uçurumun eşiğine getirilmiştir. Türkiye’de bugün, demokrasi askıda… Hukuk guguk olmuş, adalet ayaklar altında. Ekonomimiz, harikalar diyarında yaşayan damada teslim, can güvenliğimiz zorbaların insafında. Toplumsal eşitliğin kalmadığı bir Türkiye ile karşı karşıyayız… Bir ülkede toplumsal adaleti inşa etmenin ilk yolu hukukun üstünlüğünü sağlamaktan geçer. Toplumsal eşitliği sağlamanın yolu ise, bu ülkenin bireylerine, eğitimde, sağlıkta ve temel gıdaya erişimde aynı imkanları sunmaktan geçer. Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye hukukun üstünlüğü sıralamasında, Fas’ın, Brezilya’nın, Hindistan’ın gerisinde. Peki sağlıkta ne durumdayız? Türkiye’de sağlık harcamalarının milli gelire oranına baktığımızda, hala, İran’ın, Kolombiya’nın, Vietnam’ın gerisinde kaldığımızı görüyoruz. Dünya Ekonomi Forumu’nun Küresel Rekabetçilik raporuna göre Türkiye, çalışanların sağlığı sıralamasında Mısır ve Filipinler’le aynı sırada. Oysa sağlıklı bir iş gücünüz yoksa, üretimde verimli olamazsınız, rekabetçi olamazsınız.  Demek ki neymiş? Şehir hastaneleri gibi görüntüde havalı, ama etkisi şaibeli uygulamalarla olmuyormuş bu işler…

    Eğitim’e bakalım: Aynı rapor yüksek eğitim ve öğretim alanında, Türkiye’yi Malezya’nın, Çin’in arkasında 48. sıraya koyuyor. Demek ki neymiş? Devamlı üniversite açıp, altı boş diploma dağıtmakla olmuyormuş bu işler… 

    “6 MAYIS, 28 ŞUBAT’IN KOPYASIDIR”

    6 Mayıs’ta YSK üzerinden, milletimizin iradesine bir darbe yapılmıştır. Hiçbir yalan bu hakikati değiştiremez. Mesele apaçık ortadadır: 6 Mayıs, 28 Şubat’ın kopyasıdır. Sayın Erdoğan, 28 Şubat’ta kendisine yapılanları, bugün aynı yöntemlerle Türk Milleti’ne yapmıştır. 6 mayısta, millet iradesi ‘hack’lenmiştir. Milletin adamı olarak yola çıkan zat, milletin kararını ‘mundar’ etmek istedi. Süreci yürüten kişilere bakınca görüyoruz ki: Cuntaların bile dokunamadığı sandık, bunlar tarafından tekmelendi. İstanbul seçimleri göstermiştir ki, bu muhteremlerin ‘beka’ dertleri seçim akşamına kadarmış. Bütün o yerlilik-millilik nutukları, meğer birer seçim numarasıymış. Kendilerine oy vermeyenleri vatandaş bile saymıyorlar.

    “KAYNAKLARIMIZI ÇOCUKLARINIZIN VAKIFLARINA AKTARMAYIN”

    Adalet ve bereket yurdu olan Anadolu’yu, zulüm ve sefalet yurdu haline getiremezsiniz. Geçmediğimiz köprüler, binmediğimiz uçaklar, gitmediğimiz hastaneler için, beşli çeteye garanti bedeli olarak ödediğimiz, katrilyonları derhal kesin, millet için harcayın. Milletin kaynaklarını çoluk çocuğunuzun vakıflarına aktarmayın. Milletin çocuklarına harcayın.

    PİRHA / ANKARA

  • İYİ Parti, seçim beyannamesini açıkladı

    İYİ Parti, seçim beyannamesini açıkladı

    İYİ Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener bugün seçim beyannamesini açıkladı. Akşener, hedeflerinin parlamenter sistemi en kısa sürede tekrar hayata geçirmek olduğunu belirterek, “Hiç ama hiç kimsenin bundan şüphesi olmasın” dedi.

    İYİ Parti, 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve 27’nci dönem milletvekili genel seçiminin seçim beyannamesini Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen programla açıkladı. Programa, parti yöneticileri, milletvekili adayları ve çok sayıda partili katıldı. Salona, ‘İYİ’ler kazanır’, ‘Bize güven’, ‘Türkiye’ye güven’, ‘Akşener Cumhurbaşkanı’ yazılı afişler asıldı.

    “PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ HEDEFİMİZİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

    Akşener, yaptığı konuşmada vatandaşın rahat bir nefes alması için bir sözleşme imzaladıklarını belirterek, “Bizler, bu sözleşmeyi hazırlarken, bizi biz yapan değerlerimizi, insanlığa örnek olmamızı sağlayan kültürümüzü, devlete ve insana bakışımızdaki, vicdanlı geleneğimizi yeniden hatırlatmak istedik. Ülkemizin kaderi, kendisini yenilemeyen, gücü sımsıkı elinde tutan bir zihniyete, asla ve asla terk edilemez. Egemenliği yeniden millete verecek olan, parlamenter sisteme dönüş hedefimizi gerçekleştireceğiz. Cumhuriyet ve demokrasinin tüm uygulamaları, Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanı taşıyan herkese, eşit biçimde sağlanacaktır” dedi.

    “OHAL’E DERHAL SON VERECEĞİZ”

    ‘Birbirlerine güvenerek yaşamak isteyen, tüm insanlarımız için varız’ diyen Akşener, şöyle devam etti:

    “Olağanüstü hal uygulamasına, göreve geldiğimiz an itibariyle derhal son vereceğiz. Devletin idari yapısı ve faaliyetlerinde, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis edeceğiz. Geniş bir toplumsal uzlaşıyla hazırlamayı amaçladığımız, yeni anayasada, bireysel hak ve hürriyetleri, çok güçlü bir şekilde teminat altına alacağız. RTÜK’ü siyasi etkilerden arındırarak, asli görevlerine odaklanmasını sağlayacağız. Kamunun ödediği vergilerle, belirli bir kesimin borazanlığını yapmaktan başka bir işlevi kalmamış olan TRT’yi satacağız. Toplumun, sosyal medyada, ifade özgürlüğünü garanti altına almak, bilgiye erişimini kolaylaştırmak için, interneti özgürleştiriyoruz. İnsanlarımızın temiz duyguları, dini inançları üzerinden oy devşirme dönemini kapatmak zorundayız. Din ve mezhep üzerinden siyaset yapılamaz. Allah’la kul arasına hiç kimsenin, hiçbir mekanizmanın girmesine izin verilemez, vermeyeceğiz. İnanç özgürlüğü önündeki fiili engelleri kaldıracağız. Her bir inanç grubuna mensup vatandaşlarımızın haklarını, ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde, koruma altına alacağız.”

    “YARGI TARAFSIZLIĞI VE BAĞIMSIZLIĞINA ÖZEL ÖNEM VERECEĞİZ”

    ‘Uzlaşı Anayasası’ hazırlayacaklarını söyleyen Meral Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Devleti değil, bireyi odağa alan, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüşü sağlayan yeni bir anayasa yapılması için inisiyatif alacağız. Yeni anayasa çalışmalarında, güçler ayrılığı ilkesine ve demokratik hukuk devletinin teminatı olarak gördüğümüz, yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığına özel önem vereceğiz. Hedefimiz, parlamenter sistemi en kısa sürede tekrar hayata geçirmektir. Hiç ama hiç kimsenin bundan şüphesi olmasın. Seçim barajını yüzde 5’e indireceğiz. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için seçmen sayısına göre yurt dışı seçim bölgeleri oluşturacağız. Yasa dışı usul ve yöntemlere tevessül edenlerin, ağır şekilde cezalandırılması için gerekli yasal ve idari tedbirleri alacağız. Devlette, meşru hiyerarşik yapı dışında, hiçbir grup veya örgütün yapılanmasına, izin vermeyeceğiz. Mevcut iktidar tarafından, tamamen devre dışı bırakılmış olan Sayıştay’ı tekrar işler hale getireceğiz. Polislerimizin özlük haklarını iyileştirecek, ek göstergelerini 3600’e çıkaracağız. Uzman er ve erbaşlara, görev süreleri sonunda, kadroya geçme fırsatı sunacağız. Öğretmenlerimizin ek ders ücretlerini artıracak, 3600 ek gösterge alabilmelerinin yolunu açacağız. Keza, sağlık personelimize güveniyoruz. Onların ne zor işler yaptığının farkındayız ve mevcut performans sistemini kaldırıyoruz. Muhtarlarımıza, mahallelerin acil ihtiyaçları için belediye bütçelerinden ödenek tahsis edeceğiz. Anadolu kültürüne uygun, bir kentleşme anlayışına sahip ‘İYİ Kent Modeli’ni hayata geçireceğiz.”

    “FETÖ’NÜN SİYASİ BAĞLANTILARINI ORTAYA ÇIKARTIP, YARGIYA TESLİM EDECEĞİZ”

    ‘FETÖ’ye karşı kararlı bir şekilde mücadele edeceklerini de kaydeden Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kesinlikle ve kesinlikle, FETÖ’nün siyasi bağlantılarını ortaya çıkartıp, yargıya teslim edeceğiz. Bölücü terör örgütü ile mücadeleye gerek kentlerde, gerekse kırsalda, vatandaşımızın huzur ve güvenini korumaya, azami özen göstererek, kararlı bir biçimde devam edeceğiz. Toplum vicdanını kanatan suçlar için, önleyici ve ıslah edici özel tedbirler almak üzere, ‘Suçların Önlenmesine Dair Kanun’u çıkaracağız. Ordumuzun kurumsal yapısı ve iç işleyişini, kapsamlı bir şekilde gözden geçirerek, siyasi etkilerden tamamen arınmasını ve bünyesinde hiçbir ideolojik grubun örgütlenememesini sağlamak için, gerekli yasal ve idari önlemleri alacağız. Biz iktidara geldiğimizde başta Kuleli Askeri Lisesi olmak üzere, tüm askeri liseler, Harp Akademileri ve GATA’yı yeniden faaliyete geçireceğiz. Kontrolden çıkmış durumdaki enflasyon, döviz kuru ve faizleri kontrol altına alacak bir makroekonomik istikrar programı açıklayacak, bu sayede, reel kesimin önünü görebilmesini sağlayacağız. Bütçe birliği ilkesi çerçevesinde, ‘Varlık Fonu’nu kaldırıyoruz. Başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere kalkınmada sorun yaşayan bölgelerde, üretim odaklı kamu-özel işbirliği projelerini teşvik edeceğiz. İşsizlik oranını, OECD ortalamasına, yüzde 5.6’ya düşüreceğiz. Kadın istihdamını yüzde 50’ye yükselteceğiz. Meslek yüksek okulu mezunlarına, kısa dönem askerlik imkânı tanıyacağız. Çiftçimizin mazotu yüzde 50 indirimli almasını sağlayacağız. Özel teknoloji meslek liseleri kuracağız. Yıllardır üniversite dünyamızın sırtında bir kambur olan YÖK’ü kaldıracak, bilimsel çalışmaların önünü açacağız. ihtiyaç sahibi olanlardan sağlık sigortası primi almayacağız. Emeklilerimizin sırtından, ‘muayene ve ilaç katkı payı’ yükünü kaldıracağız.”

    “BORÇLARIN EN AZ YÜZDE 80’İNİ SİLECEĞİZ”

    İktidara geldikleri takdirde ilk 100 günde Türkiye Dayanışma Fonu’nu kuracaklarını kaydeden Akşener, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Vatandaşlarımızın ödeyemedikleri için, bankalar tarafından tahsilat şirketlerine satılmış olan,  tüketici kredisi, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı borçlarının, en az yüzde 80’ini sileceğiz. Genç işsizlere, iş bulana kadar aylık 500 TL vatandaşlık maaşı bağlayacağız. Emeklilere yılda iki kez bayramlarda, 1.500’er TL tutarında ‘İYİ Bayramlar İkramiyesi’ vereceğiz. İhtiyaç sahibi ailelerin yeni doğan çocuklarının, 36 aya kadar gıda ve temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir sistem kuruyoruz. Tüm yoksul ailelerin çocuklarına, yükseköğrenimde karşılıksız eğitim bursu vereceğiz. Ev sahibi olmak isteyen düşük gelir grubuna, TOKİ aracılığıyla satın alma opsiyonlu kiralama yöntemiyle, peşinatsız ve taksitsiz ev sahibi olma imkânı sağlayacağız. Tip-1 diyabet hastası çocuklarımızın, tanı ve tedavisinde kullanılan cihaz masraflarını, SGK kapsamına alacağız. Engelli, terör mağduru, eski hükümlü ve şehit ailelerinin istihdamına yönelik, işverenlere sigorta prim desteği vereceğiz. Bu grubun, 50 kişi ve üzerinde işçi çalıştıran işyerlerindeki kontenjanlarını, yüzde 4’e yükselteceğiz. 25 yaşına kadar tüm üniversite öğrencilerine, ücretsiz mobil internet ve konuşma dakikaları vereceğiz. Öğrenim kredisi borcu olan gençlere borçlarını, faizsiz ve 60 aya varan vadelerle yeniden yapılandırma imkânı sağlayacağız. 2000 yılından sonra emekli olan kişiler için ‘intibak yasası’ çıkararak emeklilerimizin maruz kaldığı ayrışmaya son vereceğiz. Gazilerimizin, SGK ile anlaşmalı tüm sağlık kuruluşlarından, ücretsiz hizmet almasını sağlayacağız. Sporseverler. Gözünüz aydın, passolig uygulamasını kaldıracağız.” (HABER MERKEZİ)

  • ‘Akşener Dersim’e gelmeden önce kendi özüyle yüzleşmeliydi-VİDEO

    ‘Akşener Dersim’e gelmeden önce kendi özüyle yüzleşmeliydi-VİDEO

    PİRHA – Pir Zeynel Kete ve Demokratik Alevi Derneği temsilcileri Meral Akşener’in Dersim’i ve cemevini ziyaret etmesiyle ilgili PİRHA’ya konuştular. Kurum temsilcileri “Akşener, ‘daha önce İçişleri Bakanlığı yaptım, bu topluma doğru yaklaşmadım, artık doğru yaklaşıp anlamak istiyorum’ deseydi, daha önce nehakı posta oturtmuş bir anlayıştan plaket almaktan çok toplumumuzdan takdir alabilirdi” ifadelerini kullandı.

    Haberin videosu

    Pir Zeynel Kete ve Demokratik Alevi Derneği temsilcileri Bülent Felekoğlu ile Sümbül Beltir, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Dersim’e gelmesi ve burada cemevine gitmesini değerlendirdiler.

    Pir Zeynel Kete, “Dersim Rea Heq inancının serçeşmesidir. Burası bizim toplumsal beynimizdir. Biz geçmişte Meral Akşener’in yaşattıklarını, içerisinde bulunduğu ideolojiyi ve konumlandığı ortamı biliyoruz” dedi ve şöyle devam etti:

    “Şunu söyleriz; eğer gerçekten de bu zaman zarfı içerisinde yaptıklarını süzgeçten geçirmiş, gözden geçirmiş, kendi yeniden doğuşunu yaşamış ve der ki; “Belediyenize kayyum atanmış, ocaklarınız ve dergahlarınız kapanmış, sizin iradeniz olanlar bir şekilde derdest edilmiş ben buna karşı geliyorum. Bu yapılan zulmü kabul etmiyorum, ben sizin hakikatinizi gördüm. Bu hakikatler Türkiye’nin bütün etnik yapıların, bütün ideolojilerin, bütün inançların kurtuluş hakikatidir. Ben de İslamiyet içerisinde bu hakikat paydayı temsil ediyorum. Gelin beraber konuşalım, bu zulme beraber karşı çıkalım” dese amenna deriz kabul ederiz. Deriz ki; yeni bir oluşum yakalamış gelmiş, bizim hakikatimizi kabul ediyor.”

    ZÜLFİKAR’IN SİYASİ SEMBOL HALİNE GETİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ

    Kete, “Gelinen aşamada direk cemevine gitmesi, cemevi kayyum tarafından yönetiliyor, oraya resmi memurlar atanmış, Alevi anlayışından tutun Şii bir İslam anlayışına göre kendi hakikatinden uzaklaşanlar adledildi. Kendisine Zülfikar hediye edildi. Bizim inancımızın sembolüdür. Sembol çok önemlidir. Bu hakikati dile getirmeden siyasi bir sembol haline getirilmesini kabul etmiyoruz” dedi.

    Kete, kadının inanca göre nasıl ifade edildiğini ise şöyle vurguladı:

    “Ayrıca kadın olmasından dolayı şunu beklerdik kendisinden; bu coğrafyada kadınlar her gün katlediliyor. Kadın bizim inancımıza göre Ana Fatma’yı temsil ediyor. Hakkın varlık kapısıdır. Biyolojik olarak kadın olması bir anlam ifade etmiyor. Duygu dünyasında, ruh ve beden ikrarlaşmasında eğer gerçekten bir kadınsa bu coğrafyada yapılan, bu KHK’lerden OHAL’e kadar halkın iradesine ket vurulan bütün politikalara karşı çıksaydı daha anlamlı ve yerinde olurdu diye düşünüyorum.”

    MERAL AKŞENER ERKEK EGEMEN AKLIN YAKLAŞIMINDA BİR SİYASETÇİ

    DAD Temsilcisi Sümbül Beltir ise Meral Akşener’in Dersim’e gelmesiyle ilgili şunları ifade etti:

    “Siyasetçiler bütün illeri gezebilirler bunda bir sıkıntı yok ama Meral Akşener’i tanıyoruz. Geçmişten beri siyasetle uğraşan erkek zihniyeti taşıyan bir kadın siyasetçidir. Kadın aklıyla değil de devletin erkek egemen aklıyla yaklaşımı olan bir siyasetçi. Dersim’e gelmeden önce kendi özüyle yüzleşmesi gerekiyordu. Biz Dersim halkına neler yaptık demesi gerekiyordu. Dersim halkı mazlum bir halktır. Bu coğrafyada çok acılar yaşandı hala da yaşanıyor. Meral Akşener’in cemevini ziyaret etmesi siyasi çıkarlardandır.”

    BİZİM DEĞERLERİMİZİ KULLANMAK KISA VADELİ BİR İŞTİR

    DAD Temsilcisi Bülent Felekoğlu, “Meral Akşener buraya gelmiş niyaz olmuşsa, dağlarımızdan ziyaretlerimizden düstur aldıysa ondan sonraki eylemleri açığa çıkar. Yoksa gelip bizim değerlerimizi kullanıp kendisini ifade etmek kısa vadeli bir şeydir” diyerek şöyle devam etti:

    “Eğer bu toplumun hepsine niyaz olarak gelseydi, toplumumuzdaki kurumlarla, tarihle yüzleşme olarak gelseydi daha anlamlı olurdu. Daha önce hata yaptım, içişleri bakanlığı yaptım, bu topluma doğru yaklaşmadım. Doğru yaklaşıp anlamak istiyorum, bununla ilgili siyasete yeni başladım. Bu siyasette yaptığım pratiklerde hata var. Bu toprakların evladı olarak hakikatli bir iş yapmak istiyorum gibi bir demeçle gelir olsaydı sadece nehakı posta oturtmuş anlayıştan plaket yerine toplumumuzdan takdir alabilirdi. Coğrafyamız zulme her şeyiyle, ağacıyla, kurdu kuşuyla direnmiştir. Bu saatten sonra zulme ortak olmayacaksa buyursun bu halkın birçok alanda temsilcileri var onlardan rıza dilesin. Bu sadece Meral Akşener şahsında değil, siyasi argümanlarla yürüyen şahısların hepsinedir.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Meral Akşener: Camileri ve türbeleriyle güzel Tunceli’deyiz

    Meral Akşener: Camileri ve türbeleriyle güzel Tunceli’deyiz

    PİRHA – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Dersim’e ziyarette bulundu. Türkiye turuna çıkan Akşener Dersim ve Elazığ’a gideceğini de duyurmuştu. Bugün öğle saatlerinde Dersim’e gelen Akşener önce Hacı Bektaşı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Cemevi’ni ardından şehir merkezinde esnafları ziyaret etti. 

    MHP Eski Milletvekili, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Dersim’e ziyarette bulundu. Bugün öğle saatlerinde merkeze ulaşan Akşener, Hacı Bektaşı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Cemevi’ne ardından merkezdeki esnafa ziyaretlerde bulundu. Akşener’i İYİ Parti Elazığ İl Örgütü’nden gelen insanlar ile bir kısım Tuncelili karşıladı.

    Akşener’in ziyaretinde olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Zırhlı araçların yanı sıra onlarca sivil polis ve özel harekat mensubu hazır bekletildi.

    Akşener, cemevinde lokmasını yedikten sonra çarşıya geldi. Çarşı girişinde Akşener’i karşılamaya gelen insanlar halaylar çekti. Bekleyenler Akşener’i alkışlarla karşıladı. Akşener ile beraber Yusuf Halaçoğlu ve Mehmet Aslan Dersim’e gelen isimler arasındaydı.

    Merkezde sandalye üzerinde konuşma yapan Akşener, “Tunceli’ye ilk kez geliyorum. Şehrin güzelliği, burada yaşayan insanların misafirperverliği, bize gösterdiğiniz iyi niyet için çok teşekkür ediyorum. Çok sık gelip gideceğim, geldik ne yapıyoruz ne ediyoruz diyerek geldim. Ondan sonra geleceğim, anlatacağım, destek isteyeceğim. Bugün böyle bir şey yapmıyorum. Çok mutlu oldum. Hele Tuncelili kadınların ilgisi, alakası sizi hiç unutmayacağım” ifadelerini kullandı.

    DERSİM HALKINDAN TEPKİLER 

    Meral Akşener’in gelişine halktan bazı insanlar tepki gösterdi. Oluşan kalabalığın çevre illerden getirilen insanlar olduğunu düşünen bir Dersimli “Dersim küçük bir yer herkes herkesi tanır biz bunları tanımıyoruz, dışarıdan getirilmişler, Akşener de gelse Tayyip Erdoğan da gelse bizim için çözüm değildir. Meral Akşener’le Kılıçdaroğlu arasında da fark yoktur. İkisi de düzen partisi temsilcileridir. Aynı şey içerisinde hareket ediyorlar” diye tepki gösterdi.

    Bir başka Dersimli ise şunları söyledi: “Gelmişse hoş gelmiştir, ama aynı tabaktan yemek yiyen insanlar birdir. O gün DYP idi, bugün AKP, yarın İYİ Parti olsa ne olur. Yine giden Alevilerin kellesi olur. Akşener’in Dersim hakkında eski söylemlerini de biliyoruz, şimdi kalkmış Dersim’e gelmiş. Bizim için bir anlamı yok.”

    “CAMİLERİ İLE GÜZEL TUNCELİ’DEYİZ”

    Dersim’e geldikten sonra yaptığı sosyal medya paylaşımında Alevi kenti Dersim’e dair bilgisizliğini gizleyemeyen Akşener konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “Türbeleri, kaleleri, camileri ve tabiatın çok cömert davrandığı doğasıyla benzersiz bir şehir olan Tunceli’deyiz. Milletimiz iyi olsun, ülkemiz huzur bulsun diyerek yurdumuzun dört bir yanında olmaya hız kesmeden devam ediyoruz.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM