PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alanya Şube Başkanı Meral Altun, 1997 yılından bugüne üyelerinden ve dostlarından gelen bağışlarla aşure lokmalarını paylaştıklarını belirtti. Altun, “Aşure beraberliğin ve dayanışmanın ruhunu ifade ediyor. Belediyelerden alınan aşurelerle yapılan paylaşımlarda bir dayanışma, bir beraberlik ruhu, bir emek yok” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alanya Şube Başkanı Meral Altun, yaptıkları faaliyetleri PİRHA’ya anlattı.
BELEDİYENİN KİRACISIYIZ HERKES NE ÖDÜYORSA BİZDE AYNI PARAYI ÖDÜYORUZ”
Meral Altun, derneğin 1997 yılından bu yana faaliyette olduğunu belirterek, “Şu anda belediyenin yerinden oturuyoruz. 3 yılda bir ihaleye giriyoruz, her ay kiramızı ödüyoruz. Herkes ne ödüyorsa biz de onu ödüyoruz. Kesinlikle belediyeden kiramızı az ödeyelim diye bir talebimiz olmadı. Hem cemevinin yerinin hem de derneğimizin bulunduğu yerin kirasını, elektrik ve su faturalarını üyelerimizin ve dostlarımızın katkılarıyla kendimiz ödüyoruz” diye belirtti.
“ŞİMDİYE KADAR HİÇBİR KURUMDAN ELEKTRİK VE SU PARASI İSTEMEDİK”
Şimdiye kadar hiçbir kurumdan elektrik ve su parası gibi bir talepleri olmadığını belirten Altun, “Şimdiye kadar Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan şubemize bir ziyaret olmadı. Eğer gelecek olurlarsa da onlara söyleyeceğimiz tek şey ‘cemevlerimizi yasal statüye kavuşturun’ olacak. O zaman elbette sorulduğunda elektrik, su paramızı ödeyin, diye bir cevabımız olacaktır” ifadelerini kullandı.
Aşurenin, birliğin ve beraberliğin simgesi olduğunu belirten Meral Altun, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Alanya Şube olarak 1997 beri her yıl geleneksel olarak aşure lokmasını veriyoruz. Üyelerimizden, dostlarımızdan gelen katkılar ve bağışlar bir havuzda toplanıyor. Bu toplanan paralarla eksikliklerimizi alıyoruz. Sadece maddi bağış değil, pişirilmesinde, taşınmasında, yapılmasında, dağıtımında sevdiklerimizin dostlarımızın emeği var. Kesinlikle birlik ve beraberliğin simgesi olan aşurenin bu şekilde yapılmasından yanayız. Belediyelerden alınan aşureler sipariş usulü bence. Bir emek yok, bir birliğin bir beraberliğin simgesi değil. Böyle olunca dayanışma ruhu da olmuyor. Biz derneğimizde kesinlikle bunu yapıyoruz. Çünkü dayanışma ruhu var. Herkes bir şekilde elini taşın altına koyuyor.”
PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alanya Şube Başkanı Meral Altun, Alanya’ya gelen depremzedelerin her türlü ihtiyaçlarını karşıladıklarını, iş imkanı sağladıklarını ve iki buçuk aydır da dernek faaliyetlerine yardımlaşma faaliyetlerinden dolayı ara verdiklerini söyledi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alanya Şube Başkanı Meral Altun, depremzedelere yönelik derneğin yürütmüş olduğu yardım faaliyetlerini PİRHA‘ya anlattı.
Meral Altun, depremin ikinci gününden itibaren başlattıkları yardımları bugüne kadar devam ettirdiklerini söyledi. İki buçuk aydır dernek faaliyetlerine depremzedelere yardım faaliyeti yürüttükleri için ara verdiklerini de belirtti.
“BİZİM İÇİN HAYAT O ZAMAN DURDU”
6 Şubat depremiyle birlikte hayatın kendileri için de durduğunu belirten Altun, ilk iki gün ne yapacaklarını bilemediklerini, kendilerini karanlıkta hissettiklerini söyleyerek “Saat 04:17 gibi yüzbinlerce insan enkaz altında kaldı ama biz de enkaz altında kaldık” dedi. Altun ikinci günden itibaren yardım toplamaya başladıklarını belirterek şunları ifade etti:
“Biz üyelerimizden gelen ilk yardımları Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Alanya Belediyesi’nin yardım çadırlarına yönlendirdik. Çünkü ilk 2 gün ne yapacağımızı bilemiyorduk. Sonra 2. gün gıda toplamaya ve Hızır lokması toplamaya başladık. Alanya’da Hızır yardımı yapmak isteyen üyelerimiz, dostlarımız, canlarımız bize ilettiler. Biz de bu Hızır lokmalarını genel merkez aracılığıyla Adıyaman’a gönderdik. 3. gün 3 araç, yönetim kurulundan iki arkadaşımızla birlikte Samandağ’a götürdüler. 4. gün de Alanya’ya depremzedeler gelmeye başladı. Önce 40 sonra 60 sonra da bütün oteller, depremzedelere otellerini açmaya başladı. 60 bin civarında depremzede otellerde ve yurtlarda kaldı. Bunun dışında gelenlerin bir kısmı da evlerde kaldı, hatta büyük bir kısmı, dört aile bir evde, üç aile bir yerde kaldı.”
“HER AN ONLARIN YANINDAYIZ”
Kendilerine ulaşan depremzedelerin her türlü yardımına koştuklarını, iş imkanı sağladıklarını da belirten Altun, tüm yoğunluklarını depremzedelerle dayanışmaya ayırdıklarını bu yüzden de dernek faaliyetlerine ara verdiklerini söyleyerek şunları dile getirdi:
“Bize kim ulaştı ise onların yardımına koştuk. Gıda olsun, maddi açıdan olsun, kılık kıyafet olsun ihtiyaçların hepsini gidermeye çalıştık, kimseyi boş vermedik. Boş eve yerleşenlerin eşyalarını ayarladık. Yatak, yorganın dışında 20-25 kişi bir evde kalıyorlar. Buzdolabı, çamaşır makinesi, telefon kılık kıyafetler hepsine yardımcı olduk. Her an onların yanlarındayız. Son iki haftadır geri dönüşler başladı. Oteller boşaltıldı, evlerde kalanlardan bir kısmı dönmeye başladı. Yine onlarla irtibatlarımız var. Bize teşekkür etmek için arıyorlar, ihtiyaçlar nüksettiğinde arıyorlar. Biz de elimizden geleni yapıyoruz. Bu son 2,5 aydır da iş ihtiyacı olanlara iş temin ettik. Elimizden geldiği kadar desteklerimizi sürdürdük. Dernek faaliyetlerini 2,5 aydır yapmıyoruz. Koro çalışmamız vardı, bağlama kurslarımız vardı, onların hepsini askıya aldık. Tüm yoğunluğumuzu depremzedelerle dayanışmaya ayırdık. Onlarla irtibatımız hala devam ediyor.”
PİRHA- Devletin, Alevilere yönelik nefret suçlarını önleyici hukuksal önlemleri almadığını söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Başkanı Meral Altun, nefret diline diğer toplumsal kesimlerin de ses çıkarması gerektiğini dile getirdi.
Bursa’da bulunan Hürriyet Anadolu Lisesi’nde görev yaptığı sırada Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Şahin’in sınıfta, ‘Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil” sözleri tepkilere neden olmuştu. Öğretmenin nefret öylemine sınıfta bulunan Alevi öğrencinin velisi tepki göstererek olayı yargıya taşımış ve öğretmenin görevden alınmasını istemişti.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Başkanı Meral Altun, Alevilere yönelik nefret suçlarına dair PİRHA‘ya konuştu.
“NEFRET SUÇU İŞLEYENLER ÖDÜLLENDİRİLİYOR”
Ülkedeki nefret suçlarına yönelik hiçbir yaptırımın olmadığını, aksine nefret suçu işleyenlerin ödüllendirildiğini belirten Altun, “Bütün öğretmenlerin bir kere çocukların hepsini kucaklaması gerekiyor. Çocukları kimliğiyle, inancıyla, ırkıyla, diniyle, diliyle kimsenin ayırmaması gerekiyor. Bursa’daki öğretmen gibi bir çok öğretmen var. Yaptığı zaten nefret suçudur. Orada Alevi kültürünü, inancını aşağılamıştı, iftira atmıştı. Böyleleri sadece soruşturma, açığa alınma ya da da görev yeri değiştirilerek susturulmaya çalışılıyor. Ya da tansiyonun düşmesi sağlanıyor, tekrar o kişi görevine devam ediyor, başka yerde aynı suçu yine işliyor, nefret tohumlarını ekmeye devam ediyor. Burada devletin yapması gereken nefret suçlarını önleyici bütün hukuksal önlemleri alması” diye konuştu.
“SADECE ALEVİLERİN DEĞİL, TÜM ÖTEKİLERİN SES ÇIKARMASI GEREKİYOR”
Altun, nefret suçuna yönelik Aleviler dışında tüm öteki olanların da ses çıkarması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Çünkü bu bir insanlık suçudur, bu ektikleri tohumlar ileride daha büyük suçlara sebep olacaktır. Kesinlikle öğretmenlik yapmaması gerekir diye düşünüyorum. Bu sadece Alevilerin sorunu değil, sadece Alevilerin tepki göstermemesi gerekiyor. Ciddi bir kamuoyu oluşturması gerekir. Gerekirse meclis önünde protesto veya farklı illerde eylemler yapılması gerekiyor. Özellikle Alevi olmayanlar daha büyük tepki gösterse belki sonuca daha yakın olabiliriz. Hükümet Alevileri çok ciddiye almıyor. Sadece Alevilere değil kadınlara, çocuklara da saldırılıyor. Bunların hepsi aynı şekilde toplumun gazını almak için gözaltına alınıyor ya da soruşturma açılıyor. Tekrar bunlar normal hayatlarına devam ediyorlar. Ödüllendiriliyorlar ya da makam atlatılıyorlar. Tek çözüm bence toplumumuzdaki tüm ötekilerin birleşmesi gerekiyor.”
“ALEVİLERİN BİRLİĞİ ÖNEMLİ VE DEĞERLİ”
Meral Altun, “Hükümetin aslında Alevileri ciddiye alması gerekiyor. Alevi kurumlarının başkanları, akademisyenler, kanaat önderleri hepsi bir araya geldi ama hükümet ciddiye almıyor. Birlik olmalıyız diyeceğim ama zaten birlik olduk, olduğumuzu gösterdik. 7 tane büyük Alevi Bektaşi kurumu bir araya geldi. Bu bence çok önemli. Büyük kurultay çok önemli. Alevilerin var olduğunu, bir olduğunu, diri olduğunu, iri olduğunu gösterdiler. Ama hükümetin de ciddiye alması gerekiyor, almıyorsa seçimler yaklaşıyor, mutlaka cevabını bir şekilde alacaklar.”
PİRHA- PSAKD Alanya Şube Başkanı Meral Altun, gençlerin Alevi inancını sahiplenmede eksik kaldığını kaydetti. Alanya’daki yerli Alevi köylerinin de asimilasyon politikaları ile yüz yüze kaldığına işaret eden Altun, yeni inşa edilen cemevleri ile bu eksiklikleri gidermeye yönelik çaba içinde olacaklarını ifade etti.
1997 yılında kurulan ve 26 yıldır hizmet yürüten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi hali hazırda 3’ü kadın 4’ü erkek toplam 7 kişilik yönetimi ile bölgede Alevi toplumuna hizmet ediyor.
Pandeminin toplumsal ilişkileri zayıflatan kavuruculuğundan kendilerinin de etkilendiğini belirten PSAKD Alanya Şube Başkanı Meral Altun, bu süreçte yeni bir cemevinin inşası için girişimlerde bulunduklarını ve bu girişimleri ile yeni bir cemevi inşasına başladıklarını dile getirdi.
Altun, PSAKD Alanya Şubesi’nin faaliyetlerine ve projelerine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.
“20 BİNE YAKIN ALEVİ YAŞIYOR”
Alanya’nın nüfusu ve Alevilerin nüfusa olan oranı ne kadar?
Alanya 300.000 nüfuslu bir yer. Alanya’da yerlisi köylü Alevi yok olanlar 150 -200 yıl önce asimile olmuşlar. Alanya’da 100 metre² sahil şeridi var her tarafta yerleşim bölgesi. Aleviler burada ya turizm çalışanı ya memur ya da gurbetçiler. Yerleşik olarak yaz kış kalan 15- 20 bin Alevi vardır. Yazlıkçılar ve kışın gelip kalanlar var şu an onların sayısını tespit edemiyoruz.
Turizm bölgesi olduğu için göç alıyor güç veriyor. Sabit olan arkadaşlarımızda zaten görüşüyoruz, bilgimiz dahilinde etkinliklerimize geliyorlar.
230 üyemiz var. Bize üye olup çok faaliyeti olmayan, üye olmayıp da çok aktif olan arkadaşlarımızda var. Derneğimiz aslında pandemi öncesine kadar çok faaldi biraz durulduk. Yılda iki kez konser yapıyoruz. Kendi bünyemizde halk müziği koromuz var genellikle derneğimizin masraflarını da o konserlerle karşılıyoruz. Konserimiz sadece halk müziği konseri değil . Her yapmış olduğumuz konserin bir konusu var. Bu sene Nazım Hikmet Memleket adı başlığında bir konserimiz olacak, geçen yıl konserimizin adı umuttu. Şeyh Bedrettin, Ruhi Su, İnsani Kamil gibi konulu konserlerimiz, ayrıca geleneksel olarak yaptığımız aşure günlerimiz oluyor.
Bunun dışında yıl boyunca değil ama gösteriye hazır semah grubumuz sonbahar ve ilkbaharda 1 veya 2 defa bir araya gelerek çalışma yapıyor. Devamlı bağlama kursumuz var. Bazı dönemlerde gitar kursu açtığımız da oluyor.
“YENİ BİR CEMEVİ İNŞA EDİLİYOR”
Alanya’da cemeviniz var mı?
Evet var. Şu an inşaat halinde bunla ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda yerini tespit ettik. Bunun üzerinde yasal süreç başladı ve evrakları tamamlamadı. 2 Temmuz 2020’de belediye meclisinden oybirliğiyle geçti buda bizim için anlamlıydı. Ağustos Eylül aylarında ihale süreçleri ardından yeri 10 yıllığına kiraladık. Sonradan da geçen yıl Şubat ayında hafriyat başladı, şu an kaba inşaatta.
Alanya merkeze 6- 7 km uzaklıkta ulaşımı olan bir yer. 5-6 aya kadar bitmesini hedefliyoruz bunu belediyenin katkılarıyla yaptırıyoruz. Bittikten sonra hep beraber cemevinin eksikliklerini gidereceğiz.
Cemevimiz 1 dönüm arazi üzerine 350 metre² inşaat alanı olan iki kat arttı teras katı var. Kullanım alanı olarak terasla birlikte toplam 1000 metre² geçiyor.
Alt katta bir yönetim ve sekretarya odası, mutfakla birlikte çok amaçlı bir salon, toplantı yapılacak ayrıca ortak bir alan ve asansörü var. 1. Katta 110 metre² cem odası bir tane ceme hazırlık odamız ve 2 tane dersliğimiz var bu katta da 2 şer tane tuvaletler var. Terasımızda da bir küçük odamız geniş bir alan ayrıca giriş katın bir altında bir morgumuz var.
Cemevimiz devlet hastanesine 2-3 km mesafede. Burası Karakoçalı mahallesi olarak geçiyor. Oba’ nın üste tarafında bulunan bir yer. Burası önceden köy imiş şu anda mahalle olmuş.
“GENÇLER İNANCINA SAHİP ÇIKMAKTA EKSİK”
Semah grubunuz var mı?
Semah grubumuz var, şu an 5.6 kişiyiz değişiyor. Bazen gençler katılıyor turizm zamanı olunca iş bulup çalışıyorlar, her zaman izin alıp gelemiyorlar. Örneğin her yıl Sivas anmasına buradan otobüsün kaldırıyoruz. Baktığın zaman otobüsün içerisinde hiç genç yok. Çünkü genelde turizmde çalışıyorlar . Derneğimize genç bulamıyoruz çünkü gençler turizm de çalışıyor yada şehir dışında okuyorlar. Buraya gelen üniversite öğrencileri var ama oralarda irtibat kuramıyoruz. Kurduklarımızda gelmiyorlar. Gençlik biraz değişti mi diyeyim köklerine ve kültürlerle sahip çıkmıyorlar.
“YERLİ ALEVİ KÖYLERİ ASİMİLE OLMUŞ DURUMDA”
Burada bulunan Kızılca köyünden bahsedeyim. Bir kısmı Alevi Bektaşi ama asimile olmuşlar, hatta tarikatlara girmişler. Kaygusuz Abdal da buralı, 150 200 önce asimile olmuşlar.
Derneğin ilk yıllarında Alanya’nın köylerinden gelen yaşlılar uğruyorlardı kendilerini biliyorlardı, biz Aleviyiz diyorlardı. Derneğe gelip gidenler oldu ama onlar öldükten sonra gençler çokta sahip çıkmıyorlar.
“KADIN KOMİSYONU KURMAK İSTİYORUZ”
Derneğinizde gençlik ve kadın komisyonunuz var mı?
Gençlik komisyonumuz yok. Gençler üniversiteler açıldığı zamanlar yer anlamında kayıt işlemlerinde ev tutacak eşya ayarlama ev bulma yurt bulmak için çok uğrayan oluyor elimizden geleni yapıyoruz ama onlar yerleştikten sonra arayan soran olmuyor.
Kadınlarımız var ama kadın komisyon adında bir örgütlenmemiz yok. Genel merkez daha yeni yeni yayınladı kadın komisyonu kurulması ile ilgili onu da inşallah kuracağız.
Kadınlarımız daha önceki yıllarda vardı hatta kadınlar burada 2 haftada bir toplanırlardı. aşure zamanında aşure pişirimi ve dağıtımını kadınlarımız yapardı.. Kadınlarımız yine var ve çağırdığımızda yine gelirler. Yalnız komisyon adı altında bir resmiyeti yok.
“KADINLAR DAYANIŞMA İÇERİSİNDE”
Alanya’da İstanbul Sözleşmesi, 8 Martgerekse de 24 Kasım’da ilgili ne tür etkinlikler yapıyorsunuz?
Alanya’da biz demokratik kitle örgütleri ile özellikle Eğitim Sen ve SES ile iş birliği içindeyiz. Gerek kadın hakları günü olsun gerek 8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü olsun bunlarla beraber çalışıyoruz zaten yönetimde kadınız. Alanya küçük bir yer hep beraberiz onlar bizi destekler biz de onları destekliyoruz.