Etiket: merdan yanardağ

  • TELE 1 çalışanlarından toplu istifa: “Teslim olmuyoruz arkadaşlar!”

    TELE 1 çalışanlarından toplu istifa: “Teslim olmuyoruz arkadaşlar!”

    PİRHA – Gazeteci Merdan Yanardağ hakkında başlatılan ‘casusluk’ soruşturmasının ardından TELE 1’e kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) atanmasına tepki gösteren kanal çalışanları, bugün toplu istifalarını sundu. TELE 1 binası önünde yapılan basın açıklamasında konuşan çalışanlar kayyım yönetimine karşı durduklarını ve kanalın özgür ruhunu yaşatacaklarını duyurdu.

    Açıklamayı TELE 1 program sunucusu Murat Taylan okudu. Taylan, “Bir taraftan kanaldan ayrılıyoruz ama diğer taraftan TELE 1 ruhunu dışarıda yaşatmak için arayışımız sürecek. O yüzden açıklamamızın başlığı da ‘Teslim olmuyoruz arkadaşlar’ ” dedi.

    TELE 1’in 2017 yılında “özgür medya anlayışı ve gerçeğe sadakat” ilkesiyle kurulduğunu hatırlatan Taylan, “Sansürün, baskının, karanlığın üzerine ışık tuttuk. Halkın çıkarlarını savunduk, emeğin, doğanın, ezilenin yanında olduk” ifadelerini kullandı.

    Kayyım atamasını “özgür basına vurulan bir darbe” olarak niteleyen Taylan, “Kayyım yönetiminin ilk işi haber bültenimizi susturmak oldu. TELE 1’in penguen medyasına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz. Onurumuzu zedeleyecek bir yayın anlayışını asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    TELE 1’in ekran yüzleri, yöneticileri, Ankara temsilciliği ve yazarlarının tamamının kayyım yönetimindeki kanaldan ayrıldıklarını duyuran Taylan, “Biz susmayacağız, kalemimizi satmayacağız ve kırmayacağız. Bu bir geri çekilme değil, bu bir direniş ilanıdır” dedi.

    Açıklamasını, “TELE 1’in kurucusu ve Genel Yayın Yönetmenimiz Merdan Yanardağ’ın yanındayız. Bu karanlığı dağıttığımızda TELE 1 yeniden doğacak” sözleriyle tamamlayan Taylan, kayyım yönetimine karşı duruşlarını net şekilde ortaya koydu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alındı

    TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alındı

    PİRHA- TELE1’e polisler tarafından “casusluk” baskını düzenlendi. Polisler kanalın Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ı gözaltına alırken, Ekrem İmamoğlu hakkında da “casusluk” soruşturması açıldığı belirtildi.

    TELE1’de “Sabah Pusulası”nı sunan Gökhan Kayış, operasyonu canlı yayında duyurdu. TEM ekiplerinin kanala geldiğini, arama işlemlerinin sürdüğünü ve 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin arama kararı gösterildiğini söyledi.

    Ayrıca, mahkeme kararıyla kanalın Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın evinde ve ofisinde arama yapıldığı, Yanardağ’ın gözaltına alındığı açıklandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi kurumlarından yeni açıklama: Alevilik siyasi tartışmaların aparatı yapılamaz!

    Alevi kurumlarından yeni açıklama: Alevilik siyasi tartışmaların aparatı yapılamaz!

    PİRHA- Alevi kurumları, Gazeteci Merdan Yanardağ’ın Alevi inancına yönelik sözlerine yönelik açıklamalarının farklı mecralara çekilmek istendiğini kaydederek, iktidar cenahının bu meseleyi kullanmasını eleştirdi. Alevi kurumları, “Hiç kimse, Aleviliği ve Alevileri, siyasi tartışmalarının, siyasi rekabetlerinin, suni kavgalarının ve iktidar çekişmelerinin aparatı yapamaz” diye belirtti. 

    TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Merdan Yanardağ’ın, CHP önceki Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimligi üzerinden “Aleviler içerisinde çok hain vardır” ifadesi, tepkilere yol açmış ve Alevi kurumları konuya dair ortak bir açıklama yaparak Yanardağ’ı Alevilerden özür dilemeye çağırmıştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)  yayınladıkları ortak bildirinin yayınlanmasının ardından başlayan tartışmalar nedeni ile, yeni bir açıklama kaleme aldı.

    Açıklamada her siyasi tartışmanın odağına Alevi toplumu yerleştirildiği ve asıl sorunların üzeri bununla örtülmeye çalışıldığına vurgu yapılarak, bu yolla da toplumsal muhalefetin kendi içinde bölünmesi amaçlandığı ifade edildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevilerle ilgili yaptığı son açıklamaların ise inandırıcılıktan uzak olduğunu belirten Alevi kurumları, “TELE 1 televizyonunun kapatılması için, fırsat kollayan RTÜK ve siyasal iktidarın, bizi bahane etmesine izin vermeyeceğiz” diye ifade etti.

    “HİÇ KİMSE ALEVİLİĞİ SİYASİ TARTIŞMALARIN APARATI YAPAMAZ”

    Alevi kurumlarının ortak açıklaması şöyle:

    “Gazeteci Merdan Yanardağ’ın açıklamaları üzerine, Alevi Kurumları olarak 15 Eylül 2025’te yaptığımız ortak bildirinin yayınlanmasının ardından başlayan tartışmalar nedeni ile, yeni bir açıklama kaleme alma ihtiyacı doğmuştur.

    Öncelikle ; Alevi Kurumları olarak, yayınladığımız bildiride yazan her bir kelimenin arkasında olduğumuzu belirtmek isteriz.

    Meramımız yeteri kadar anlaşılmamış olabilir. Buna itirazımız yoktur. Ancak; bile bile tartışmayı farklı mecralara çekmek isteyenlerin de farkındayız. İtirazımız ve talebimiz nettir. Hiç kimse, Aleviliği ve Alevileri, siyasi tartışmalarının, siyasi rekabetlerinin, suni kavgalarının ve iktidar çekişmelerinin aparatı yapamaz. Sadece Aleviliği veya Alevileri değil, hiçbir kimliği, kişisel hesaplarına malzeme yapamaz.

    “ERDOĞAN’IN ALEVİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMASI İNANDIRICILIKTAN UAZAKTIR”

    Sayın Yanardağ’a itirazımız, siyaset yapanlara yönelik eleştirilerine değil, bunları inançsal kimlikleri ile eşleştirmesine idi.

    Kendisinden kamuoyu önünde özür dilemesini istedik ve kendisi de zaten gereğini yapıp özür diledi.

    Siyasi tartışmaların, siyasi bir dille yapılması gerektiğini, Alevi, Kürt, Zaza,  Arap, Abdal, Roman v.b kimlikleri rencide edecek ifadelelerle siyaset yapılamayacağını, bugüne kadar, her fırsatta dile getirdik. Bugün aynı noktadayız.

    Son dönemde ne yazık ki, her siyasi tartışmanın odağına Alevi toplumu yerleştirilmekte, asıl sorunların üzeri bununla örtülmeye çalışılmaktadır. Bu yolla da toplumsal muhalefetin kendi içinde bölünmesi amaçlanmaktadır.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevilerle ilgili yaptığı son açıklamalar ise, inandırıcılıktan uzaktır. Çünkü; geçmişte Alevilere yönelik ayrıştırıcı, ötekileştirici ve hedef gösterici birçok söylem, bizzat kendisi ve siyasi temsilcileri tarafından dile getirilmiştir. Bugün ise, siyasi çıkarlar doğrultusunda, seçim hesaplarıyla farklı bir dil kullanılmaktadır. Bu yaklaşım, Alevi toplumunun yıllardır süren eşit yurttaşlık mücadelesini gölgelemekte, samimi bir çözüm iradesi olmadığını göstermektedir.

    “TELE 1 TELEVİZYONUN KAPATILMASI İÇİN BİZİ BAHANE ETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Sivas Madımak katillerini serbest bırakan, davayı zaman aşımına uğratan, Suriye’de süren Alevi Soykırımı’na sessiz kalıp, katillerin sırtını sıvazlayan, Berkin Elvan’ın annesini miting meydanlarında yuhalatan, çeyrek asırlık iktidarları boyunca, tek bir talebimizi karşılamayan bir anlayış, inandırıcılığını çoktan yitirmiştir.

    Bizim bildirimizde ifade ettiğimiz eleştiriye yaslanıp, bunu kötü emellerine malzeme yapmalarına da müsaade etmeyiz.

    TELE 1 televizyonunun kapatılması için, fırsat kollayan RTÜK ve siyasal iktidarın, bizi bahane etmesine izin vermeyeceğiz.

    Bugüne kadar, büyük bir çürümüşlüğün parçası olan televizyon programlarına, dizi filmlere, bizlere alenen hakaret eden kanallara ve programcılara en ufak bir işlem yapmayan, hiçbir talebimizi görmeyen RTÜK, şimdi böyle davranamaz.

    “İNANCIMIZIN SİYASETE KURBAN EDİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Basın özgürlüğü, demokrasinin temel şartıdır. Farklı düşünceleri susturmak, ekranları karartmak, topluma tek ses dayatmak hiçbir şekilde meşru değildir.

    TELE 1 televizyonunun kapatılması, halkın haber alma özgürlüğüne yönelik açık bir saldırıdır. Biz Aleviler, inancımız ve kimliğimiz üzerinden yürütülen ayrıştırıcı politikaları reddediyoruz ! İnancımızın ve kimliğimizin, siyasete kurban edilmesini kabul etmiyoruz ! Laik, Demokratik bir Cumhuriyet, Özgür ve İnsanca bir Yaşam, Eşit Yurttaşlık taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz ! Ne, inancımıza yönelik saldırılara, ne de, antidemokratik uygulamalara, sessiz kalmayacağız!”

    (HABER MERKEZİ)

     

    İLGİLİ HABERLER

    Alevi kurumlarından Gazeteci Merdan Yanardağ’a tepki!

     

  • Milletvekili Fırat, Merdan Yanardağ’ın o sözlerini kınadı: Önce kendi özlerine bakmalıdır!

    Milletvekili Fırat, Merdan Yanardağ’ın o sözlerini kınadı: Önce kendi özlerine bakmalıdır!

    PİRHA – TELE 1 çalışanı Merdan Yanardağ’ın “Alevi’nin haini çok olur” sözüne bir tepki de Milletvekili Celal Fırat’tan geldi. Fırat, “Haksız ve incitici söz söyleyenler önce kendi özlerine bakmalıdır” cevabını verdi.

     TV Programcısı Merdan Yanardağ’ın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden yaptığı değerlendirmesinde kullandığı “Aleviler içerisinde çok hain vardır” ifadesine tepkiler sürüyor.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da Yanardağ’ın sözlerini yazılı bir açıklamayla eleştirdi. Fırat, “İhanet kelimesi tarihsel gerçekliğimize ve toplumsal hücrelere aykırıdır” başlıklı yazıda şu ifadelere yer verdi:

    “Bu toprakların eşitlik, özgürlük ve adalet arayışının temel kaynaklarından biri kadim Alevi inancıdır. Tarihin tozlu sayfalarında Alevilere atılmış kara iftiralar, bugünde hakaretler, aşağılama ve tehditler farklı biçimde sürmektedir. Bu toprakların dağlık kesimlerine sürülen, kapıları işaretlenen, yok sayılan Aleviler, hiçbir kirli düşüncenin suçlusu değildir.

    Tüm zulümlere rağmen, özgürlük ve eşitliği büyüten duruşuyla kentlere ve dünyanın dört bir yanında, adalet, barış ve eşitlik diyerek gelen Alevi toplumu, sizin zehirleyerek yok etmeye çalıştığınız toplumun da can simididir. Yüzlerce yıl önce söylenmiş deyişlerimiz, nefeslerimiz ve türkülerimiz bugün dahi iktidar sahiplerini korkutmakta, her bir sözümüz gücüyle karanlık zihniyeti sarsmaya devam etmektedir.

    Bugün dahi varlığı kabul edilmeyen Cem evlerinde ve sayısız dernek çatısı altında buluşan bizler, inancımızı onurla yaşatmaktayız; bugün aydınlık toplumsal bir geleceğin öncüleriyiz.

    Yüzyılların derinliğinden adalet ve eşitliği dillendiren bu toplum, yağmanın, kuralsızlığın ve liyakatsizliğin kuşattığı ülkemizde yeniden kurtuluşun omuzlayıcısıdır. Kısacası biz Aleviler, Türkiye’de adaletin organik toplumsal taşıyıcısıyız.

    Laik ve eşitlikçi bir toplumun siyaset aracılığıyla yok sayılmasının, suçlanmasının örnekleri sayılmayacak kadar çoktur. Alevi toplumunun enerjisini ve kitleselleğini kurtarıcı görenler, kendi siyasal gündemleri için arka bahçe görenler, gün geldiğinde Alevi kimliği ile siyaset yapanlara aşağılayıcı sözler sarf etmekten geri durmamaktadır. Tıpkı sermaye düzeni ve gerici politik çevrelerin, kurtuluşu faşist uygulamalarda arayıp, suçu Alevilerde bulduğu gibi.

    Bu tavır, faşizan devlet geleneğinin ve Alevileri arka bahçesi olarak gören siyasi partilerin, apaçık çıplak fikir ortaklığının yansımasıdır. Ancak artık çok iyi bilinmelidir ki ırkçı ve gerici hareketlerin iktidar yürüyüşlerinde yok saydığı Alevi toplumunun yüksek politik enerjisi ve birikimi vardır.

    Biat etmeyişimizin kaynağı da inancımızdaki kararlılık ve Şah Hüseyin’e bağlılığımızdandır. Bizler, korkuyu büyütmeye hizmet edenlere karşı insanlık onuru için politik mücadeleye girmekten geri durmayacağız.

    İnancının özgürlüğünden ve adaletinden ayrılmayan önderlerimize sahip çıkacağız. Haksız ve incitici söz söyleyenler önce kendi özlerine bakmalıdır. ‘İhanet’ kelimesi, tarihsel gerçekliğimize, toplumsal ve felsefi yapımıza aykırıdır. Bu söz, yalnızca Alevi toplumuna değil, eşitlik ve özgürlük için yüzyıllardır bedel ödemiş bütün insanlara hakarettir.

    Bugün de dün olduğu gibi haykırıyoruz; Kerbela’dan günümüze kadar Aleviler ihanetin değil, direnişin; zalime boyun eğmenin değil, mazlumdan yana olmanın adıdır.

    Adalet için, özgürlük için, insanlık onuru için direnişimiz sürecek!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Merdan Yanardağ’a tahliye kararı!

    Merdan Yanardağ’a tahliye kararı!

    PİRHA- “Suçu ve suçluyu övme” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla bugün hakim karşısına çıkan ve 100 gündür tutuklu bulunan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Merdan Yanardağ hakkında tahliye kararı verildi.

    Canlı yayındaki sözleri montaj bir video ile bağlamından koparılan ardından sosyal medyada linç kampanyasına maruz kalan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Merdan Yanardağ hakkında tahliye kararı verildi.

    Hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen Yanardağ’ın tutuksuz yargılanması için tahliye edildi.

    YANARDAĞ’IN SAVUNMASI

    Duruşmada konuşan Yanardağ, “Bu dava basın özgürlüğünü ortadan kaldırma, Türkiye’yi baskıcı ortama sürükleme davasıdır. Benim tutuklanmam bağımsız medyaya gözdağı vermek içindir. Toplumu sindirmek içindir. 38 yıllık gazeteciyim. Tele1’in hem yönetim kurulu başkanı, hem genel yayın yönetmeniyim. Yargılanmamın nedeni terör örgütü övmek değildir. Burada olmamın nedeni Tele1’in yayınlarından dolayıdır” dedi.

    Seçim öncesi yaptıkları yayınlardan kaynaklı tutuklandığını aktaran Yanardağ, “Böyle bir muameleye karşılaştım beni niye tutukladınız ya adresin belli tüm çağrılara uyumuşum hiç aksama olmamış. Şöyle bir tezgah kurulmuş sosyal medyada bir troll ordusu var onları millet sanan bir savcılık var. Dün Ayşegül Arslan’ın başına gelen de budur. Bir kampanya başlıyor kim oldukları belli değil. Sözüm ona infial var. Biri sokağa çıkmış mı, yok. Tele1’in önüne gelip bir protesto var mı, yok ama halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmışım” diye konuştu.

    “MUSSOLİNİ HUKUKU UYGULANIYOR

    Galip Ensarioğlu’nun “Yeni bir çözüm süreci olabilir aslında bu sorun çözülmüştü ama Demirtaş’ın yüzünden çözülmedi. Abdullah Öcalan iyi niyetliydi” açıklamasını hatırlatan Yanardağ, şunları ifade etti:

    “Bu iddianamede Galip Ensarioğlu’ndan hiç söz edilmiyor. İddianame ikinci bir montaj yapmış.Tele1’de bugüne kadar 3000 program yapmışım 62 saniyelik bir bölüm kesilmiş üstelik üzerinde 5 saat çalışılmış 25 haziranda sosyal medyaya yüklenmiş. Ebabil var ya kapatılan onun gibi hesaplar. 5 gün bu program hiç görülmemiş 5. gün infial yaratmış. Neden bu konuyu tartıştık? AKP’nin yeni izleyeceği politikayı tartıştık. Öyle bir montaj yapılmış ki önü arkası yok. Bağlamında kopartılmış 62 saniye izleyip beni tutukladınız. Terör eylemi övülmemiş. Hepimizin evinde Dostoyevski kitapları var. Çara suikast yaptı, idama mahkum edildi arkadaşları kurşuna dizildi, çar tarafından affedildi. Şimdi ben Dostoyevski’yi övmüş mü oldum?

    2019’da bir mektup geldi, yerel seçimlerde kimse hakkında dava açılmadı benim hakkımda açıldı. Ali Kemal Özcan dedi ki; ‘İmralı sandığa gitmeyin dedi’. Ben de Tele1’de dedim ki; sen avukat değilsin, ailesinden değilsin, yargı görevlisi de değilsin. Nasıl görüştün? ‘Kitap yazıyorum ondan gidiyorum’ dedi. ‘Bilmiyorum, örgüte mi çalışıyorsun o yüzden mi gittin?’ dedim, şikayet etti. Dava istinafta. Ben bir gazeteci olarak bir olaya bakıyorum. İmralı’da tutuklanan Abdullah Öcalan ailesiyle görüşsün, biz de ne söylediğini bilelim. Devletin infaz kanununu uygula demek ne zamandır suç?

    Fiilden hareketle değil failden hareketle suç üretmek yapılan. Mussolini hukuku uygulanıyor. Ön infaz. Bu TCK’den çıkartıldı ama uygulanıyor. Vatandaşların bir bölümünü düşman sayan, millet saymayan mahkemeleri siyasi enstürman olarak kullanan bir anlayıştır bu. Tecridi ben kullanamadım, Galip Ensarioğlu söylüyor bir de Demirtaş’ı suçluyor. Onun yüzünden uygulandı diyor.

    Ensarioğlu yeniden gündeme getirdi. ‘Tecrit uygulayan biz değiliz Demirtaş’ın açıklaması seni başkan yaptırmayacağız diyerek işleri berbat etti. Onun yüzünden devletimiz istemeden tecrit uyguluyor. Tecridi uygulayan Demirtaş’tır Kandil’in kendidir’ Ensarioğlu böyle diyor. Ben de dedim ki o zaman kaldırın tecridi ne dediğini bilelim Öcalan’ın. Ensarioğlu hakkında bir soruşturma açıldı mı? Bayağı bir propaganda yapmış burada üstelik bir partinin genel başkanını terörist ilan etmiş.”

    (HABER MERKEZİ)

  • EHP’den ‘Özgür Basın Susmayacak, Merdan Yanardağ’a Özgürlük’ paneli

    EHP’den ‘Özgür Basın Susmayacak, Merdan Yanardağ’a Özgürlük’ paneli

    PİRHA- EHP tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ için ‘Özgür basın susmayacak’ şiarıyla bir panel düzenledi. Panelde, Yanardağ mesajı da okundu. Konuşmacılar baskıların daha da artacağı bir döneme girildiğini vurguladılar. 

    Gazeteci Merdan Yanardağ, canlı yayında İmralı’da uygulanan tecrit üzerine kullandığı ifadeler nedeniyle AKP iktidarı tarafından hedef gösterilmiş ardından 27 Haziran tarihinde tutuklanmıştı. 

     Emekçi Hareket Partisi (EHP), Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler için “Özgür Basın Susmayacak, Merdan Yanardağ’a Özgürlük” paneli düzenledi. EHP, 24 Eylül Pazar günü Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler için “Özgür Basın Susmayacak, Merdan Yanardağ’a Özgürlük” paneli düzenledi. Saat 17.00’de başlayan panel, Şişli’deki Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

     Panelde gazeteci Barış Terkoğlu, Bianet Editörü Evrim Kepenek, Artı Gerçek Yazarı İrfan Aktan, TELE1 Genel Koordinatörü Murat Taylan ve Gazeteci-Yazar Mustafa Kemal Erdemol konuşmacı olarak yer aldı. Moderatörlüğünü Gazeteci Dilek Odabaş’ın yaptığı panelde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, Merdan Yanardağ’a Özgürlük Girişimi’nden Yusuf Süleyman Karadağ, EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk ve Sputnik Direnişçisi Ali Isıyel açılış konuşmaları yaptı.  

    “İSLAMCI FAŞİST İKTİDARA KARŞI ANCAK BİRLİKTE MÜCADELE EDİLEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

    Paneli açan Dilek Odabaş tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ın mesajını okudu.

    Yanardağ mesajında, “Öncelikle bu dayanışma için EHP’ye, Genel Başkan Hakan Öztürk’e ve tüm üyelere teşekkür ediyorum. Bana gösterilen dayanışma nedeniyle onur duydum. Güç ve eylem birliği ruhunun canlı olduğunu, islamcı faşist iktidara karşı ancak birlikte mücadele edilebileceğini düşünüyorum. Katılan, izleyen tüm dostlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRATİK TOPLUMUN EN TEMEL ÖZGÜRLÜKLERİNDEN BİR TANESİ”

    Açılış konuşmasını yapan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, şöyle dedi:  

    “Basın ve haber alma ilkelerinin iktidar tarafından engellenmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığını gösterir. İfade özgürlüğü demokratik toplumun en temel özgürlüklerinden bir tanesi. Ancak ülkemizde gazeteciler düzenli olarak tehdit ediliyor, gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Ancak gazetecilik suç değildir. Meslektaşlarımızın konuşma, yazma, haber yapma özgürlüğünü sonuna kadar savunacağız. Türkiye’deki siyasetçilere gazeteciliğin siyasetçileri memnun etme sanatı olmadığını hatırlatmak istiyoruz.”

    “BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA”

    Merdan Yanardağ’a Özgürlük Girişimi adına Yusuf Süleyman Karadağ, şu an tutuklu olan gazetecilerin ismini sayarak konuşmasına başladı. Karadağ, “Merdan Yanardağ’ın bu şekilde uydurma gerekçelerle tutuklanması bardağı taşıran son damla oldu ve bir araya geldik. Amacımız Merdan Yanardağ’ın ve tüm gazetecilerin özgürlüğüne kavuşturmak için elimizden geldiğince bir birlik oluşturmak. Biz farklı görüşlerden insanlarız ancak aynı hedefe doğru birlikte yürüyoruz. Bu birlikteliğin demokrasi mücadelesinde kurulacak dayanışmaya da ilham vermesini dileriz” dedi. 

    “HAKİKAT ŞEHRİNE YOLCU OLANLARIN YANINDAYIZ”

    EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk ise, “Hükümetin bir var ve yok listesi var. Onlara göre ekonomik kriz yok, yoksulluk yok, Kürt sorunu yok, kadınların sorunları yok. Basın işte bu gerilimin içerisinde. Çünkü hükümetin yok dediği bu şeyleri görüyor. Örneğin Abdurrahman Gök, Kemal Kurkut’un öldürüldüğü anda, bulunduğu yerdeki olayı fotoğrafladığı için hapiste. Merdan Yanardağ mevcut yasaların herkes için uygulanması gerektiğini söylediği için hapiste. Kürt gazeteciler yaptıkları haberlerden, açığa çıkardıkları gerçeklerden dolayı hapiste. Her kesimden insanımız cezaevinde. Bunlar arasında ayrım gözetmeden tepki göstermeli, ses vermeliyiz. Biz EHP olarak hakikat şehrine yolcu olanların yanındayız” diye konuştu.

    “ÖRGÜTLÜ OLABİLDİĞİMİZ SÜRECE DAHA GÜÇLÜ OLUYORUZ”

    Sputnik direnişçisi Ali Isıyel de, “Merdan Yanardağ ile ilk tanışmamızda şunu fark etmiştim, beğenirsiniz beğenmezsiniz ama her zaman neye inanıyor neyi düşünüyorsa onu söyleyen biriydi. Ayrıca örgütlü mücadeleyi de vurgulardı. Basının en büyük eksikliği de bu, basınımızın bir türlü örgütlenememesi. Yıllardır işçiler üzerinde oynanan bir oyunun benzerini biz basında görüyoruz. 39 günlük grevimizde basına dair çok şey öğrendik. Şöyle bir durum ortaya çıktı: Biz örgütlü olabildiğimiz sürece daha güçlü oluyoruz ve özgür basın ancak öyle mümkün olabiliyor. Gazetecinin en büyük görevi doğru bildiğini, gördüğünü, araştırdığını, teyit ettiğini söylemektir. Bunu ilkesel bir duruş olarak ortaya koymaktansa pratiğe de dökmek gerekir” dedi. 

    “SALDIRILARIN ARTACAĞI BİR DÖNEME GİRİYORUZ”

    İlk konuşmayı yapan TELE1 Genel Koordinatörü Murat Taylan, “Bugün Merdan Yanardağ için buradayız ancak az önce adları anılan pek çok gazeteci cezaevinde. ‘Sarı Öküz’ hikayesinde olduğu gibi, şu kişi beni ilgilendirmez dediğimiz sürece baskılar hepimizi daha fazla kapsayacak. Bu tür saldırıların artacağı bir döneme de giriyoruz. İktidarın şu anki hedefi yerel seçimler, ancak yerel seçimler sonrasında çok daha hızlı bir takvimle ilerleyeceğine şüphe yok. Bizi bekleyen bu zor günlerde, yine de kimse korkmasın. Baskı bir etki tepki şeklinde karşısında bir mücadeleyi de oluşturuyor. Buradaki toplanmamız da aslında bunun ortaya konması” ifadelerini kullandı.

    “YENİ BİR TOPLUM OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Gazeteci-Yazar Mustafa Kemal Erdemol, “Medya açısından durum vahim. 2016’dan itibaren medyaya baskı her zamankinden çok daha fazla ve sistematik hale geldi. Bunun amacı belli; yeni bir toplum oluşturmaya çalışıyorlar ama beceremediler. Dünya kadar medyaları var ama ‘kültürel hegemonyayı sağlayamadık’ diyorlar. 2022’de de mecliste bir dezenformasyon yasası kabul ettiler. Artık bunlar ‘bu gazeteciler yalan söylüyor’ dedikleri anda bu iş bitiyor” dedi.

    “İKTİDAR KÜRT SORUNU KONUŞULACAKSA SADECE KENDİSİ KONUŞSUN İSTİYOR”

    bianet Editörü Evrim Kepenek, konuşmasında “Merdan Yanardağ neden tutuklandı? Bütün bir topluma dair şu mesajı veriyorlar: ‘Öcalan’a ilişkin söylediği cümleler’. O cümleleri defalarca okudum ve bu cümlelerin defalarca iktidarın temsilcileri tarafından söylendiğini de biliyoruz. Aslında hukuku anlatıyor ve bu durum Öcalan için neden uygulanmıyor diyor. Merdan Yanardağ tutuklandı, çünkü o İstanbul’da yayın yapan bir gazeteciydi ancak Kürt coğrafyasının sorunlarından birine dair bir şey söyledi. İktidar Kürt sorunu konuşulacaksa yalnızca kendisi konuşsun istiyor. İktidar kendisine uygun bir gazeteci türü istiyor. Buna uymayanları ise bir kalıba sokmaya çalışıyorlar. Merdan Yanardağ zaten daha önce de benzer nedenlerden tutuklanmıştı. Mesele Öcalan’mış gibi gösteriyorlar. Ancak mesele direnenlerin olması. İstedikleri gibi olmayan gazeteciler olduğu için diğerlerine de mesaj vermek, gözdağı vermek istiyorlar. Ancak biz, burada birçok konuda farklı düşünen bu kadar kişi bir araya böyle gelebiliyor. Burası öyle bir mücadele hattı olacak gibi görünüyor” ifadelerine yer verdi. 

    “BU CESARETİ GÖSTERMEK GEREKİYOR”

    Gazeteci Barış Terkoğlu, “Toplumsal muhalefetin yükünü taşıyabilecek şey gazetecilik değil. Toplumsal muhalefet örgütlenmekle, mücadele etmekle, tepki göstermekle başlar. Ancak Türkiye’de öyle bir tehlike altındayız ki, ülkemizi muhalefetsiz bir rejime mahkum etmek istiyorlar. Merdan Yanardağ üzerinden, TELE1 üzerinden karşı çıkmayı neredeyse suç haline getirmek istiyorlar. Bu operasyonun özeti budur. O açıdan buradan sonrasına karşı çıkmak gerekiyor. Bugün bu cesareti göstermek gerekiyor.” dedi.

    “BİR MUM IŞIĞI BİLE KARANLIĞI DELMEYE YETER”

    Artı Gerçek Yazarı İrfan Aktan da konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu tür dönemlerde gazeteciler savunulması gereken insanlar. Çünkü biz yazmazsak siz duyamazsınız. Biz kimiz? İktidarın hakikatleri gizlediği bir ortamda onları göstermeye, yaygınlaştırmaya çalışan insanlarız. İnsanlar hakikatleri edindikçe politik fikirler edinir. Kamuoyu, biz haber yapmadığımız sürece oluşmaz. Bir suç varsa, bu suçun işlendiğinin bilinmesi gerekir. Ancak bizler kahraman değiliz. Bir ülkede gazeteciler kahramandan sayılıyorsa o ülkede muhalefet yoktur. Kimse faşizmi ve bu kara perdeyi değiştirmeyi bizden beklemesin. Türkiye şu an gazeteciliğin fiilen yasaklandığı bir ülke. Demokrasinin zedelendiği falan yok. Türkiye giderek otoriterleşen bir hükümet tarafından faşist uygulamalarla yönetilen bir ülke. 10 yıl önce 100 kelimemiz varken şu an 50 kelimemiz var. Diğerlerini kullanmak cezaevi anlamına geliyor. Gazeteciler baskı altında tutuluyor çünkü ne kadar karanlık olursa olsun bir mum ışığı bile o karanlığı delmeye yeter.”

    (HABER MERKEZİ)

  • TELE1’in ekranı 1 haftalığına karartılıyor

    TELE1’in ekranı 1 haftalığına karartılıyor

    PİRHA- RTÜK, Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasının ardından programındaki ifadeleri gerekçe göstererek TELE1’e verdiği yayın durdurma ve idari para cezasını tebliğ etti. TELE1, 18 Temmuz Salı günü  itibarıyla 7 gün süreyle karartılacak.

    TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, 20 Haziran’da ekrana gelen programında Abdullah Öcalan hakkında yaptığı açıklamalar gerekçesiyle İYİ Partili bazı siyasetçilerin de hedef göstermesinin ardından tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Yanardağ’ın tutuklanmasının ardından TELE1 hakkında inceleme başlattı. Soruşturmanın ardından TELE1’e 7 gün süreyle ekran karartma, idari para cezası ve program durdurma cezası verildi.TELE1’e bugün ilettiği tebliğe göre, 7 günlük ekran karartma cezası 18 Temmuz Salı günü itibarıyla başlayacak, 25 Temmuz’da sona erecek. TELE1’in haberine göre RTÜK’e itirazda bulunulacak ve yürütmeyi durdurma davası açılacak

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Merdan Yanardağ için tahliye başvurusu

    Merdan Yanardağ için tahliye başvurusu

    PİRHA- TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ için tahliye başvurusu yapıldı. 16 gündür tutuklu bulunan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianamede 10 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmişti.

    16 gündür tutuklu bulunan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ için tahliye başvurusu yapıldı.

    Yanardağ hakkında hazırlanan iddianamede, “örgüt propagandası yapma” ve “suçu ve suçluyu övme” iddiasıyla 10 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

    TELE1’in aktardığına göre; iddianamenin hazırlanmasının ardından Yanardağ’ın avukatları 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tahliye başvurusunda bulundu.

    Öte yandan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianame halen kabul edilmedi.

    Yanardağ’ın tutukluluğuna itiraz edilmişti.

    İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi itirazı şüphelinin üzerine yüklenen suça ilişkin suç şüphesini gösteren olguların mevcudiyeti, tutuklulukta kaldığı süre, tutukluluğunun devamının ölçülü olması, kaçma ve saklanma şüphesini uyandıran somut olguların bulunması ve adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı iddiasıyla reddetmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Merdan Yanardağ hakkında iddianame hazırlandı

    Merdan Yanardağ hakkında iddianame hazırlandı

    PİRHA- Öcalan ile ilgili sözleri üzerine tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. 

    Abdullah Öcalan ile ilgili sözleri nedeniyle 27 Haziran’da tutuklanan Yanardağ hakkında iddianame hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Örgüt propagandası yapmak” ve “Suç ve suçluyu övmek” iddialarıyla hazırlanan iddianame, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Akın: İktidara bir kez daha kaybettireceğiz-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Akın: İktidara bir kez daha kaybettireceğiz-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, yerel seçimlere dikkat çekerek, “Kayyım siyasetinin ortadan kaldırılması için çok güçlü bir çalışmaya ihtiyacımız var. Bu çalışmayı yaparak şimdiden başlayarak güçlü sonuç almak istiyoruz. Yerinden, yerelden, demokratik bir yerel yönetim inşasını başlatmak zorundayız. Seçimlerde bunlara bir kez kaybettireceğiz, mutlaka kazanacağız” dedi.

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü İbrahim Akın, haftalık Meclis grup toplantısında konuştu. Akın,  2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak başladığı konuşmasında, “Türkiye topraklarında yaşanmış en ağır katliamlardan biridir. Bu katliam en ilk ne de son oldu. Sivas Madımak katliamı ile birlikte bir gerçeklik ortaya çıktı ve bu yok sayılamayacak ve katliam zaman aşımına uğratılamayacaktır” dedi.

    Akın, devamında şunları ifade etti:

    “Türkiye katliam tarihi dedik, sadece Sivas’ta değil. Sivas’ın hesabı sorulsaydı, Maraş, Çorum ve sonraki katliamları yaşamayacaktık. Sonrasında yaşanan Gazi Mahallesi, Roboski, Suruç ve 10 Ekim Katliamı, Sur Katliamı hepsi arka arkaya gelen katliamlar tarihi olarak Türkiye tarihine gömülmüş oldu. 100 yıllık Türkiye tarihinde sadece bu mu? Hayır! Daha çok katliamlar yaşanmış oldu. Bunları hala yaşamaya devam ediyoruz.

    98 yıl önce Şeyh Said ve 47 yoldaşının idam edildiği bir tarih de yaşadık. Şeyh Said ve arkadaşlarının mezarlarının nerede olduğu bilinmiyor. Bu aynı zamanda Türkiye için bir kara leke olarak duruyor. Yüzleşilmesi gereken bir tarih olarak önümüzde duruyor. Sadece bu mu?  JİTEM tarafından 32 yıl önce HEP Amed İl Başkanı Vedat Aydın da aynı şekilde katledilenler içinde yer alıyor. Katledilen bütün yoldaşlarımızı, kendini feda etmiş bütün dostlarımızı sevgiyle ve saygıyla anıyoruz.

    Bu düzenin tesadüf olmadığını, kader olmadığını biliyoruz. Dolayısıyla bu düzenle sorunumuz var. Aynı zamanda kadınların, emekçilerin, gençlerin, bütün düzen mağdurlarının sorun olduğunu biliyoruz. Yeşil Sol Parti olarak bu düzenle sorunu olanların sesi, sözü olmaya onlarla birlikte mücadele etmeye kararlıyız. Bu kararlılığı her yerde göstermeye çalışacağız.

    BU GÖREV, HEPİMİZİN GÖREVİDİR

    Bu seçimlerde partimiz, hiçbir partide olmayan açık yüzleşmeyi, özeleştirel süreci başlatmış oldu. Örgütlerimizle yaptığımız değerlendirme sonrası halkımız, bizi destekleyen yoldaşlarımızla ve kurumlarımızla açık ve onurlu bir mücadelenin güçlü bir şekilde gerçekleştirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmalar sürecinde dayanışmayı büyütmeye, yerel demokrasiyi güçlendirmeye, doğrudan katılımlarla birlikte partimize sahip çıkmaya önümüzdeki dönemde daha güçlü bir şekilde Yeşil Sol Parti’nin hayata geçirilmesinde bütün dostlarımızı açıktan göreve çağırıyoruz. Bu görev, hepimizin görevidir. Türkiye tarihini yaşadığı bu ağır süreci ancak hep birlikte karşılayabileceğimize inanıyoruz ve desteklerinizi bekliyoruz.

    MERDAN YANARDAĞ NİÇİN CEZAEVİNDE?

    Bu ülkede insanların onurlu ve hukuk içinde yaşaması, tecridin ortadan kaldırılmasını duyarlı bir yurttaş ve bir basın mensubu söz etti. Tecrit bu ülkede hiçbir hukuka anayasa, uluslararası sözleşmeye tabi olmadan uygulanan bir şeydir. Tecrit karşısında itiraz etmek, insanlık onuru açısından çok değerlidir. Tecrit bu ülkede bir suçtur. Bu suçu işleyenlerin suçunu itiraf etmeleri, aynı zamanda itiraz etmeleri de doğaldır. Merdan Yanardağ’a yönelik uygulama kabul edilemez. Merdan Yanardağ bir şey daha ortaya çıkarmıştır; Sayın Öcalan barış sürecinden bu yana yıllardır çok ağır bir şekilde mevcut hukukun hiçbir yerine sığmayan tecrit politikasını uygulandığını hepimiz tanık oluyoruz. Bu tecrit bütün Türkiye’ye yayılmış bir şekilde gelişiyor. Bu bir model haline gelmiş durumda.

    UYGULAMALARINIZDAN VAZGEÇİN!

    Kürt sorunu başta olmak üzere tecrit politikası uygulanmazsa, bu ülkenin Kürt sorununun çözümünde bir odak geliştirilebilinirse, anahtar rol olacak bir çözüm meselesi olacağını düşünüyoruz. Müzakere ve mücadele sürecinin birlikte işlediği bu dönemde eğer gerçekleştirilirse Türkiye’nin yaşadığı çoklu krizlerin aşılabileceğine inanıyoruz. Çoklu krizlerin sebeplerinden en önemlilerinden bir tanesinin Kürt sorununun çözümsüzlük politikalarından kaynaklı olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla iktidara sesleniyoruz; bu uygulamalarınızdan vazgeçin! Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınması tecridin bir insanlık suçu olduğunu ortadan kaldıramaz. Tecrit suçtur, tecride karşı itiraz edenleri zindanlara tıkabilirsiniz ama bu uygulama insanlık suçu olarak devam eder. İktidara seslenmek istiyoruz; bu ülkede eşitlikçi, özgürlükçü bir ortamı inşa etmek istiyorsanız önce bu tecrit politikasından vazgeçin.

    ANAYASA BİR TOPLUMSAL SÖZLEŞMEDİR

    Toplumsal sözleşmeler, Türkiye’de herkesin eşit, demokratik bir şekilde katılabildiği bir süreçte ortak tartışmalar sonrasında ancak gerçekleşebilir. Ancak Türkiye’de hiçbir sözün demokratik bir şekilde söylenemediği, her söyleyenin cezaevine atıldığı bir ortamda demokratik, katılımcı bir anayasa yapmak mümkün değildir. Dolayısıyla önce şu andaki anayasadaki hukuka, kurallara uyun ve insanları yasada ve hukukta olmayan yöntemlerle cezaevlerine koymayın, işkenceye tabi tutmayın. Bunu yapmayan bir iktidarın bizim önümüze getireceği anayasa tamamen şu anlama gelir: Bu ülkede bir dikta rejiminin inşa edilmesini, Saray rejiminin daha çok güçlendirilmesini sağlayacaktır. Hükümete, devlete, şu anda anayasa yapmak isteyenlere sesleniyoruz; önce bu hukuksuzlukları ortadan kaldırın, ondan sonra gelin yüzünüz olsun konuşmaya. Onun için buradan bir kez daha şunu söylemek isterim. Bu ülkede demokratik bir ortam yaratmadan anayasa yapılamaz.

    SEÇİMLERDE BUNLARA BİR KEZ KAYBETTİRECEĞİZ

    Ağır bir seçim dönemi geride bıraktık dediğim gibi bunu karşısında mücadelemizi büyütmek için yeniden güncellenen örgütsel, siyasal faaliyetlerimizi yürütüyoruz. 2024’te bir yerel seçim var. Bu seçimler bizim için çok önemli. Kayyım siyasetinin ortadan kaldırılması için çok güçlü bir çalışmaya ihtiyacımız var. Bu çalışmayı yaparak şimdiden başlayarak güçlü sonuç almak istiyoruz. Çünkü yerel seçimler iktidarın seçim kazandığı günden itibaren planlarının başında geliyor. Yerinden, yerelden, demokratik bir yerel yönetim inşasını başlatmak zorundayız. İnanıyoruz ve bu konuda kararlıyız. Seçimlerde bunlara bir kez kaybettireceğiz, mutlaka kazanacağız. Kazanacağız çünkü bu seçimler geçmişteki seçimlerden çok farklı olmak zorunda. Yürüttüğümüz siyaseti tekrar güncelleyeceğiz, değerlendireceğiz, ona göre yol haritamızı belirleyeceğiz. Bütün demokrasi güçleri, emek güçleriyle bu mücadeleyi etkili bir şekilde yürütmeye çalışacağız.

    MALİYE BAKANINA KAYYIM ATANMIŞTIR

    Türkiye’nin en önemli gündemlerinden biri de ekonomi. Biliyorsunuz, Türkiye’de çoklu krizlerden bahsediyoruz. Ancak ekonomi meselesi en temel konulardan birisi. Son zamanlarda faiz meselesi, kur meselesi aldı başını gidiyor. Bir ay önce bir asgari ücret belirlendi. Asgari ücret belirlendikten sonra bu ülkede yaklaşık 25-30 civarında enflasyon ortaya çıkmış oldu kur farkıyla beraber. Aslında verdikleri yüzde 34’lük farkı daha ceplerine girmeden insanların ellerinden almış oldular. Böylesi bir ekonomik modelle sürdürülmesi mümkün değil. Ne diyordu Erdoğan? ‘Ben var oldukça bu ülkede nas politikası uygulanacak.’ Ne demek istiyordu? Faiz yükseltilmeyecek ve faiz sebep, enflasyon sonuç diyordu. Bunu söyleyen ve bunun için meydan meydan dolaşan Erdoğan baktı ki faizler yükseldi.  Biz buradan söylüyoruz; bu halka bu yalanı söylemeye kimsenin hakkı yok. Erdoğan bunu hala iddia ediyorsa bunu çıksın açıklasın. İddia etmiyorsa bizim açımızdan şu anda ekonomik politikasının yönetimine kayyım atamaktan başka bir ifadesi oktur. Benim iddiam, benim iradem bu diyorsanız, size rağmen hala bu enflasyon uygulanıyorsa, Merkez Bankası, Maliye Bakanı bunu devam ettireceğim diyorsa, o zaman bu ülkede Merkez Bankasına, Maliye Bakanına kayyım atanmıştır diye düşünüyoruz. Bu iddiamızı takip edeceğiz, bunun hesabını da soracağız. Çünkü, seçim döneminde bu insanlara vaat edilen her şey bu ülkede sermayeye peşkeş çekilmeye neden oldu. Şu anda önümüzdeki günlerde açıklanacak memur maaşları, emekli maaşları, insanlarımızın yaşamlarını asgari geçim sınırında bile geçinemez hale gelmiş oldu.

    YEŞİL SOL PARTİ’Yİ HER AN YERDE KARŞINIZDA GÖRECEKSİNİZ

    Erdoğan ve Cumhur İttifakı’na bir kez daha söylemek istiyoruz. Meydanlar boş değil, muhalefet dağılmış değil, dikensiz bir bahçesi değil ülke. Yeşil Sol Parti’yi her an yerde karşınızda göreceksiniz. Sizinle mücadelemiz devam edecek. Bu ülkede seçim dönemi her ne kadar meclis çoğunluğu onlarda olsa bile, Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmiş olsa bile, ülkede yüzde 50’den fazla insanın değişim istediğini çok biliyoruz. Sokakta, sahada tablo budur. Seçim sonuçları her şey değildir, asıl olan sokaktaki mücadelenin örgütlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Toplumsal değişimin sözcüsü sesi olmaya, Yeşil Sol Parti’yi bahsettiğimiz ilişkiler çerçevesinde yeniden güncellemeye, onu mücadelesinin örgütlenmesini ve temsiliyetini sağlamaya çalışacağız. AKP-MHP iktidarı asla bu meydanların boş olduğunu düşünmeyecek. Yeşil Sol Parti bu mücadelenin en etkili şekilde sözü olmaya devam edecek.

    UMUT GENÇLERDE KADINLARDA

    Sevgili gençler ve kadınlar, bu ülkede yaklaşık 6 milyon seçmen vardı. Belki Yeşil Sol Parti olarak arkadaşlarımıza, dostlarımıza ulaşamadık. Ancak önümüzdeki dönemde şöyle bir kaygıya kapılmayın. Yaşlanmış, tutuculaşmış, ağırlaşmış siyasi kadroların karşısında umutsuzluğa kapılmayın, umut sizlerde. Ancak değişim isteyen herkes mücadelenin parçası olmak zorunda. Olmazsak izleyici hale geliyoruz: İzleyerek bir değişim sağlayamıyoruz. Gelin herhangi bir partiyle olmayabilir ama mücadeleye ortak, değişimin öznesi olmadan Türkiye’deki mevcut durumu değiştiremeyiz. Dışarda gelecek aramaktan çok, bu ülkenin topraklarındaki değişime siz de katılın, omuz omuza mücadele edelim.

    Son olarak şunları söylemek istiyorum; Kimse burada moral bozukluğu içinde olmasın, umutsuzluğa kapılmasın, baskıcı tekçi ırkçı ötekileştirici rejim karşısında mülteciler başta olmak ayrımcılığa karşı mücadele etmek hepimizin ortak görevi olsun. Bu görevi hem mecliste hem de alanlarda mücadeleyi ortaklaştırarak yapmamız gerekiyor. O nedenle Türkiye’deki ana muhalefet partisi iddiasını biz Yeşil Sol Parti’de görüyoruz. Umudumuz ve inancımız, bu mücadelede direnişin sembolü olan insanlarla birlikte olmamızdır. Bu mücadeleyi o anlamda daha güçlendirerek devam ettireceğimize inanıyoruz. Bu bozuk düzeni birlikte değiştireceğimize inanıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Merdan Yanardağ’ın tutukluluğuna avukatı itiraz etti

    Merdan Yanardağ’ın tutukluluğuna avukatı itiraz etti

    PİRHA- Örgüt propagandası yapmak suçlamasıyla Silivri Cezaevi’ne konulan Merdan Yanardağ’ın tutukluluğuna İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği’nde itiraz edildi. 

    TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, geçen hafta yayınlanan 4 Soru 4 Cevap programında AKP’nin Abdullah Öcalan ile yeni bir çözüm süreci hazırlığında olduğu görüşünü anlatmak için kullandığı sözlerinin bağlamından kopartılarak sosyal medyada dolaşıma sokulmasının ardından “terör örgütü propagandası yapma” suçlamasıyla tutuklandı. Silivri Cezaevi’ndeki Yanardağ 6 gündür tutuklu.

    Yanardağ’ın tutukluluğuna karşı avukatı Bilgütay Hakkı Durna aracılığıyla İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği’nde itiraz edildi. 10 sayfalık itiraz dilekçesinde tutuklama kararının Anayasa’ya ve hukuka aykırı olduğu, kaldırılması gerektiğine dikkat çekildi. İtirazın kısa sürede karara bağlanması bekleniyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Yanardağ’dan ilk mesaj: Boyun eğmeyeceğim!

    Yanardağ’dan ilk mesaj: Boyun eğmeyeceğim!

    PİRHA- Linç kmpanyası sonrası gözaltına alınıp tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, avukatı aracılığıyla gönderdiği mesajda, “Haksızlıklara hiçbir zaman boğun eğmeyeceğim” dedi.

    İmrali Cezaevi’nde bulunan ve yıllardır kendisinden haber alınamayan PKK lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecriti eleştirdiği için hedef haline getirilerek tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, Silivri Cezaevi’nde avukatı aracılığıyla kamoyuna mesaj gönderdi.

    Avukatı Bilgutay Hakkı Durna, Yanardağ’ın sağlığının yerinde olduğunu belirtti. Yanardağ, mesajında, “Ben her şeye karşı engelleri aşacağımızı düşünüyorum. Herkesi sevgiyle selamlıyorum. Bir şeyin bilinmesini istiyorum. Haksızlıklara hiçbir zaman boğun eğmeyeceğim” sözlerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ABF: İfade özgürlüğünü kullanan Merdan Yanardağ serbest bırakılmalıdır

    ABF: İfade özgürlüğünü kullanan Merdan Yanardağ serbest bırakılmalıdır

    PİRHA- Gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), “Merdan Yanardağ başta olmak üzere haksız hukuksuz şekilde ifade özgürlüğü sebebiyle içeride tutulan herkes biran önce serbest bırakılmalıdır” dedi.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dair yaptığı açıklamalar gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınmasına bir tepki de Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan geldi.

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TUTUKLAMA GEREKÇESİ YAPILIYOR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), yazılı yaptığı açıklamada, siyasal durum değerlendirmelerinin suç olarak lanse edilerek tutuklama gerekçesi yapılmasına tepki gösterdi. Açıklamanın devamında ifade özgürlüğü sebebiyle tutuklanan herkesin serbest bırakılması çağrısında bulunularak şu ifadelere yer verildi:

    İfade özgürlüğü AKP’li siyasetçilere var ama basın emekçilerine yok. Muhalif basına yönelik sindirme politikaları tüm hızıyla devam ediyor. Siyasi durum değerlendirmesi bile terör örgütü propagandası suçlaması nedeniyle tutuklamalara neden oluyor. Muhalif basını susturma çabaları son hızla devam ediyor. En son örneği Tele1 yayın yönetmeni Merdan Yanardağ olmuştur.  Ülkemizin demokrasiye ihtiyacı var dedikçe baskılar zulümler artmaya başlamıştır. Özgür basına yönelik bu hukuksuz yaklaşımları kabul etmiyoruz. Merdan Yanardağ başta olmak üzere haksız hukuksuz şekilde ifade özgürlüğü sebebiyle içeride tutulan herkes biran önce serbest bırakılmalıdır.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazeteci Merdan Yanardağ tutuklandı

    Gazeteci Merdan Yanardağ tutuklandı

    PİRHA- PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridini eleştirdiği için gözaltına alınan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, tutuklandı. 

    PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dair açıklamaları nedeniyle dün gözaltına alınan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, ifade işlemleri için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne getirildi.

    “Suçu ve suçluyu övme” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla ifade veren Yanardağ, savcılık tarafından tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, Yanardağ’ın tutuklanmasına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gazeteci Yanardağ Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi

    Gazeteci Yanardağ Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi

    PİRHA- Dün öğlen saatlerinde TELE1’de gözaltına alınan Merdan Yanardağ, bu sabah Çağlayan Adliyesi’ne götürüldü.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, televizyon programında PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili yaptığı açıklamaları gerekçe göstererek “Suçu ve suçluyu övme” ve “Terör örgütü propagandası yapmak” gerekçeleriyle resen soruşturma başlatılan ve dün öğlen saatlerinde gözaltına alınan gazeteci Merdan Yanardağ  Çağlayan Adliyesi’ne götürüldü.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Merdan Yanardağ gözaltına alındı-VİDEO

    Merdan Yanardağ gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA – Gazeteci Merdan Yanardağ, Genel Yayın Yönetmenliğini yürüttüğü Tele1 TV’de gözaltına alındı.

    TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, hakkında yürütülen linç kampanyası sonrası gözaltına alındı. Yanardağ, ifadesi alınmak üzere Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı, “suçu ve suçluyu övme” ve “terör örgütü propagandası yapmak” iddialarından başlattı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aysever ve Yanardağ hakkında soruşturma başlatıldı

    Aysever ve Yanardağ hakkında soruşturma başlatıldı

    PİRHA-Gazeteciler Enver Aysever ile Merdan Yanardağ hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 ili etkileyen Maraş merkezli iki depremle ilgili paylaşımları nedeniyle gazeteciler Enver Aysever ile Merdan Yanardağ hakkında soruşturma başlattı. Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, Aysever ve Yanardağ hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” iddiasıyla resen soruşturma başlatıldı.

    Soruşturmaya, Yanardağ’ın katıldığı televizyon programında, Aysever’in de sosyal medya paylaşımında kullandığı ifadeler gerekçe gösterildi.

    (HABER MERKEZİ)