Etiket: meriç

  • Meriç ve Tunca Nehri taştı-VİDEO

    Meriç ve Tunca Nehri taştı-VİDEO

    PİRHA- Son günlerde artan yağışlar, nehirlerin taşmasına yol açtı. Edirne’de bulunan Meriç ve Tunca Nehri taşması sonucu tarım alanları sular altında kaldı. Hayvanları da etkileyen taşkınlar sonucu bir çok köpek taşkın sonucu oluşan adacıklarda mahsur kaldı.

    Edirne merkeze bağlı Bosna köyünde de koyunlar için AFAD ekipleri harekete geçerek, koyunları güvenli alana taşıdı.

    Şehir merkezini Karaağaç Mahallesi’ne bağlayan tarihi Tunca Köprüsü, su seviyesinin araç geçişini tehlikeye atması nedeniyle trafiğe kapatılırken, Evliya Kasım Paşa Camii restorasyon şantiyesinin bir bölümü sular altında kaldı.

    PİRHA/EDİRNE

    Foto-Video: Kamil Murat Demir

  • Meriç’e atılan göçmenler henüz bulunamadı; soruşturma devam ediyor

    Meriç’e atılan göçmenler henüz bulunamadı; soruşturma devam ediyor

    PİRHA – Yunanistan Türkiye sınırında uzun süredir insanlık suçları işleniyor. PİRHA, Edirne’de iade edilen 45 kişilik grubun Meriç Nehri’ne atılmasına ilişkin ifade tutanaklarına ulaştı. Dosyayı takip eden avukatlardan Ahmet Baran Çelik PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    Uzun süredir devam eden iade ve mültecileri gasp etme Yunanistan’da bir ritüele dönüşmüş durumda. Gasp ve cebir yordamıyla iadelerden biri de 24 Ağustos günü Edirne sınırında gerçekleşti. Ancak iade sonrası tamamı yabancı göçmenlerden oluşan kalabalık ekipten yetişkin erkekler Türkiye jandarması tarafından Meriç’e atıldığı iddia edildi.
    Yunanistan’dan Türkiye’ye iade edilen 45 mültecinin Meriç Nehri’ne atıldığı ve 5 mültecinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Meriç Nehri’ne atılıp boğulmadan kurtulmayı başaran göçmenler, Özgürlük için Hukukçular Derneği’ne başvurdu. ÖHD göçmenlerin avukatlığını üstlenerek Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ardından İnsan Hakları Derneği de olayın takipçisi oldu.

    ÖHD İstanbul şubesi avukatlarından Ahmet Baran Çelik, konuya ilişkin PİRHA‘nın sorularını cevapladı. İlk olarak olay gününü özetleyen Çelik, göçmenlerin yasadışı yollar ile Yunanistan’a geçtiklerini ve orada bir cezaevi (göçmenler bu şekilde olduğunu söylüyor ancak başka bir kurum da olabilir) götürüldüklerini belirtti. Göçmenlerin anlatımlarına göre götürüldükleri kurumda herhangi bir işlem yapılmamış ve ardından Meriç sınırına götürülerek botlar aracılığıyla Türkiye sınırına gizlice bırakılmışlar. Deport edilen bir göçmen savcılığa, 15 dakika yürüdükten sonra Meriç ilçesine bağlı köye ulaştıklarını aktardı. Orada da kendilerine yardım etmeleri için Türk askerlerinin yanına gittiklerini belirtti. Asıl iddialar ise buradan sonra başlıyor.

    ASKERLER BİZİ ASKERİ BÖLGEYE BIRAKTI”

    Askerlerin, göçmenleri arabalar ile sınıra bıraktığı iddia ediliyor. İddianın devamında, askerler “komutan” olarak hitap ettikleri rütbeliyi beklemiş ve göçmenlere “Komutan gelince, ‘Yunanistan’a gitmeyi yine deneyeceğiz’ deyin.” demiş. Ardından gelen rütbeli kişi çocukları ve kadınları ayırmış. Yaşça yetişkin denebilecek genç erkekleri ise beşerli gruplar halinde Meriç’ten atlamaya zorlamış.

    MERİÇ’E İLK HRİSTİYAN GÖÇMENİ ATTI”

    Göçmenlerin ifadelerine göre rütbeli asker Meriç’e attığı askerler arasında da kendince öncelik belirlemiş. İlk olarak giyiminden (muhtemelen Haç taşıyordu) Hristiyan olduğu anlaşılan, Tunuslu genç erkeği Meriç Nehri’ne attı.

    BERABER YOLA ÇIKTIĞIMIZ İKİ KİŞİ KAYIP”

    İfadesine ulaştığımız şikayetçi göçmenlerden biri, (göçmenlerin isimleri hem hukuki hem de kişilerin güvenliği için saklı tutuluyor) savcılığa verdiği ifadede; 6 kişilik bir grup halinde İstanbul’dan çıktıklarını ve Yunanistan’dan da ayrılmadan iade edildiklerini söyledi. Bu gruptan iki arkadaşlarının boğulduğunu ya da öldürüldüğünü görmediklerini ancak bir daha haber alamadıklarını belirtti.

    Aynı zamanda göçmenler ifadelerinde ‘asker’ ve ‘jandarma’ ayrımı yapabilecek kadar Türkiye’de yaşadıklarını bu sebeple de onları nehre attıranın ‘asker’ olduğundan emin olduklarını vurguladı.

    EDİRNE VALİLİĞİ OLAYI YALANLADI

    Edirne Valiliğinden açıklama geldi. Valilik, “Olayın varlığına ilişkin hiçbir sonuca ulaşılmamıştır” dedi.
    İddialarla ilgili araştırma yapıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “1. derece askeri yasak bölgeler sınır birliklerimizin sorumluluğunda olduğu için jandarmanın bu bölge içerisinde görev ifa etmesi söz konusu değildir. Bu şekildeki iddiaların 27 Ağustos 2021 tarihinden itibaren sosyal medyada yer alması üzerine, herhangi bir başvurunun bulunmamasına rağmen, hem jandarma hem de sınır birliklerinin yetkilileri tarafından kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili araştırma yapılmış olup, iddia edildiği gibi bir olayın varlığına ilişkin hiçbir sonuca ulaşılmamıştır.
    Bununla birlikte, kamu görevlileri tarafından işlendiği iddia edilen her türlü kötü muamele ya da yetkisiz güç kullanma iddiası adli ve idari yönden araştırılmakta ve soruşturulmaktadır. Her türlü kötü muamele iddiasında olduğu gibi bu konu ile ilgili de herhangi bir somut iddianın, bilginin, başvurunun bulunulması halinde gerekli işlemler yetkili devlet organları tarafından yapılacaktır.”

    Avukat Ahmet Baran Çelik, şüphelilerin tespit edilerek, “İnsanlığa karşı suç, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten yaralama” suçlamalarıyla cezalandırılacağını aktarıyor.

    BİR MÜLTECİ ASKER TARAFINDAN VURULUP NEHRE ATILDI”

    Av. Ahmet Baran Çelik, toplam 6 mültecinin yaşadıklarını dinlediklerini ve 4’ünün vekaletini alarak suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Çelik, konuştukları bütün mültecilerin ortak olarak aynı şeyi söylediğini ifade ediyor: “Bir komutan geldi, askerlere hepsini nehre atın dedi.”

    Mültecilerle yaptığı görüşmelere göre Baran, 5 mültecinin ölü, sayısız kişinin de kayıp olduğunu dile getirdi. Hatta yüzme bilmediği için bir mültecinin kaçmaya çalıştığını ama asker tarafından vurulup nehre atıldığı iddiasını da paylaşıyor.

    BÜTÜN ASKERLERİN İŞLEME TABİ TUTULMASI GEREKİYOR”

    Çelik, suç duyurusundan sonuç alabileceklerini düşündüğünü dile getirdi. “İletişim kuramadığımız ya da kurduktan sonra bir daha ulaşamadığımız göçmenler oldu. Ancak dört kişinin vekaleti var. Bu göçmenler o ‘komutan’ denen rütbeliyi tespit edecek. Ancak dosya şimdilik yavaş işliyor. O gün görevde olan bütün askerlerin işleme tabi tutulması gerekiyor.”

    Olay yeri keşfi için avukatların ve savcılık heyetinin Edirne sınırında girişimleri olmuş. Çelik, henüz tam noktayı bulmadıklarını söyledi. Ancak bu arayış sırasında pek çok iade edilen gruba denk geldiklerini de dile getirdi.

    ASKERLER TERHİS OLUP BÖLGEDEN AYRILACAKLAR”

    Çelik, askerliğin 6 ay olduğunu hatırlatarak, “Görgü şahidi ya da fail er olabilir. Ancak o sırada belki 5 aydır asker olan aradan geçen bu zaman içerisinde bile terhis olmuş olabilir. Bu sebeple o sırada o bölgede bulunan askeri bulmak çok kolay bir iş olsa gerek. Hızlı olunmazsa o askerleri kaybederiz.” dedi.

    YUNANİSTAN SINIRINDA ÇETELER DE “DEPORT” EDİYOR

    Yunanistan’da göçmenleri iade edenlerin güvenlik görevlisi olduğu söyleniyor. Ancak bu geri itme/deport işlemini bölgede çeteler de yaptığı belirtildi. Hiçbir resmi üniforması olmayan; hatta farklı milletlerden kişilerin aralarında olduğu, gayri resmi iadelerde yer aldığı öncesinde de gasp ve yağma yaptıkları söyleniyor. Bu iade biçiminin resmi prosedüre dönüştüğü düşünülüyor.
    Türkiye sınırında, Yunanların korkunç hal aldığını vurgulayan Çelik, Meriç Nehri’nde binlerce ölünün çıkabileceğini tahmin ediyor.

    BU SÜRECİN KIŞKIRTICISI MİLLET İTTİFAKIYDI”

    Olayın yaşandığı dönemde siyasal ve toplumsal atmosfer de birbiriyle bağlantılı. Afganların Türkiye’ye girişini ve Suriyelilerin gitmesi gerektiğine dair açıklamalar yükseldi. Bu açıklamalar da iktidar kanadından ziyade Millet İttifakı bileşenleri CHP ve İYİ Parti üye ve yöneticilerinden geldi. Ankara’da Suriyelilere yönelik pogromun da tetikleyicilerinden biriydi. Ankara’daki göçmenlerle de müvekkillik ilişkisi olan Çelik, “Siyasilerin açıklamaları göçmenlere yönelik nefreti arttırdı ve önü alınmayacak duruma getirdi. Meriç sınırında yaşananlar da dönemden ayrı ve münferit görülemez” dedi.

    Ayırdığı 45 kişiyi Meriç’e atarken videoya çekip zorla el sallatan rütbeli kimdir, hala bilinmiyor.

    Helin YILMAZ / ISTANBUL

  • Edirne Valiliği, Meriç’e atılan göçmenlerle görüşecek

    Edirne Valiliği, Meriç’e atılan göçmenlerle görüşecek

    PİRHA – Yunanistan 2019 yılı itibariyle ekipler halinde biriktirdiği mültecileri Meriç Nehri’nden geçirerek Türkiye kıyısına bırakıyor. Yasadışı bu iadelerin kayıt altına alınamaması için de Yunan askerleri, Türkiye’den kaçıp Yunanistan’a sığınan kişilerin telefonları ve çeşitli değerli eşyalarına el koyuyor. 3 yıldır devam eden bu iade biçimi de gittikçe korkunç hal alıyor.

    Tanık anlatımlarıyla gündeme gelen 45 sığınmacının Meriç Nehri’ne atılması olayına ilişkin Edirne Valiliği, gelen tepkiler üzerine sığınmacılarla görüşme talebinde bulundu. ÖHD’li avukat Vedat Çağırtekin, olayın aydınlatılması için müvekkilleri ile birlikte Cuma günü Vali Ekrem Canalp ile görüşeceklerini paylaştı.

    Yunanistan tarafından Türkiye’ye iade edilen 60 kişilik sığınmacı gruptan  tanıklar, son olayları MA’ya anlattı. Jandarma komutanının emriyle Afgan bir sığınmacının askerlerce silahla vurularak öldürülüp nehre atıldığını ve 5 kişinin suda boğularak yaşamını yitirdiklerini ifade etti.

    Nehre atılan 45 kişilik gruptan hala haber alınamayanların olduğu belirtilse de, kaç kişi oldukları konusunda somut bir bilgi yok.

    Tanıkların anlatımları ile olayın kamuoyunun gündemine gelmesi üzerine 1 Eylül’de açıklama yapmak zorunda kalan Edirne Valiliği, hem jandarmanın hem sınır birliklerinin yaptıkları araştırmalar sonucunda böylesi bir olayın yaşanmadığı belirterek, iddiaları yalanlayarak şunları kaydetti:

    “1. Derece askeri yasak bölgeler sınır birliklerimizin sorumluluğunda olduğu için jandarmanın bu bölge içerisinde görev ifa etmesi söz konusu değildir.

    Bu şekildeki iddiaların 27 Ağustos 2021 tarihinden itibaren sosyal medyada yer alması üzerine, herhangi bir başvurunun bulunmamasına rağmen, hem jandarma hem de sınır birliklerinin yetkilileri tarafından kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili araştırma yapılmış olup, iddia edildiği gibi bir olayın varlığına ilişkin hiçbir sonuca ulaşılmamıştır.”

    Nehre atılan sığınmacıların başvurduğu Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi ise, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden muhabere yoluyla Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına konunun aydınlatılması ve kamu davası açılması talebiyle 3 Eylül tarihinde suç duyurusunda bulundu.

    VALİ NEHRE ATILANLARLA GÖRÜŞMEK İSTEDİ

    Olayı ilk önce yalanlayan Edirne Valiliği’nin gelen tepkiler üzerine müvekkilleriyle görüşme talebinde bulunduğu bilgisini veren Av. Çağırtekin, 10 Eylül Cuma günü müvekkillerinin Edirne Valisi ile görüşeceğini paylaştı. Çağırtekin, ÖHD olarak kendilerinin de bu görüşmeye katılacaklarını söyledi.

    “FAİLLERİN BULUNMASI, CEZALANDIRILMASI İÇİN ETKİN BİR TAKİP GEREKİYOR”

    Herkesin bu konuya duyarlı olması gerektiğini dile getiren Çağırtekin, son olarak şunları söyledi:

    “Sınır boylarında sürekli insanlığa karşı suçlar işleniyor. Faillerin bulunması, cezalandırılması açısından etkin bir takip gerekiyor. Sadece kurum olarak değil, topyekûn bunun mücadelesini yürütmek gerekiyor. Bu insanlar kendi topraklarından koparılmış insanlar. Yol güzergahı olarak kullandıkları Türkiye ve Yunanistan gibi yerlerde insanlık dışı muamelelerle karşılaşıyorlar. Bu insanların sahiplenilmesi ve gerekli adımların atılması gerekiyor. Sorumluluk ilk başta İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına olmak üzere yetkililere ait. Bir sorumluluk alıp artık bu olayı aydınlatmaları açısından gerekli işlemleri yapmaları gerekiyor. Edirne Valiliği, bu konuda biraz daha samimi yaklaşıp olayın aydınlatılması açısından sorumluluk alması gerekiyor.”

    (HABER MERKEZİ)