Etiket: merkel

  • Merkel: Yeni virüs çok daha agresif, bulaşıcı ve daha ölümcül

    Merkel: Yeni virüs çok daha agresif, bulaşıcı ve daha ölümcül

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, eyaletlerden pandemiye karşı acil eyleme geçmelerini isterken “Temelde yeni bir salgınla karşı karşıyayız. Bu yeni virüs çok daha agresif, daha bulaşıcı ve daha ölümcüldür,” dedi.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, eyalet başbakanlarından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede kararlaştırılan tedbirleri uygulamalarını istedi.

    Merkel, ARD televizyonunda yayınlanan “Anne Will” adlı programda yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgınındaki üçüncü dalgayı kırmak için eyalet başbakanlarıyla mart başında alınan kararların etkili ve hızlı şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.

    “Eyaletlerde eyleme geçilmesine ihtiyaç var” diyen Merkel, eyalet başbakanlarının vaka sayılarının düşürülmesi için etkili araçlara sahip olduğunu, bunların kullanılmasını talep etti.

    Yeni vaka sayıları belirli bir seviyeye ulaştığında “acil frene basılması” ve sert tedbirlerin uygulamaya girmesinin kararlaştırıldığını anımsatan Merkel, vaka sayılarının çok yüksek olduğu bölgelerde dışarıya çıkmanın kısıtlanması ve insanlar arasında temasların azaltılması gibi tedbirlerin getirilebileceğini belirtti.

    Merkel, bunun yanı sıra okullarda ve iş yerlerinde hızlı testlerin uygulamaya konulmasını ve işverenlerin personeline uzaktan çalışma imkanı sunmasını istedi.

    YASA DEĞİŞİKLİĞİ YAPILABİLİR

    Başbakan Merkel, eyalet başbakanlarının tedbirleri almada harekete geçmemesi durumunda Enfeksiyon Yasası’nda değişiklik yapabileceğini aktardı.

    Kovid-19’un mutasyona uğramış türlerine işaret eden Merkel, “Temelde yeni bir salgınla karşı karşıyayız. Bu yeni virüs çok daha agresif, daha bulaşıcı ve daha ölümcüldür.” dedi.

    Merkel, bundan dolayı uygun önlemlerin ciddiyetle alınıp uygulanmasını isteyerek, “Çok fazla vaktimiz yok.” değerlendirmesinde bulundu.

    Almanya’da haftalık yeni vaka sayıları ocak ve şubat başında düşmüş, şubat sonu ve mart ayında tekrar hızla yükselmeye başlamıştı. Bu artışın, Kovid-19’un mutasyona uğramış ve hızla yayılan türlerinden kaynaklandığı ifade ediliyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Almanya‘da koronadan ölenlerin sayısı artıyor

    Almanya‘da koronadan ölenlerin sayısı artıyor

    3 milyonun üzerinde Türkiyeli’nin yaşadığı Almanya‘daki koronavirüs vaka tablosu ürkütücü boyutta. Son açıklamada 24 saat içinde 590 yeni ölüm bildirildi.

    Krizin sağlık ayağını yöneten Robert Koch Enstitüsünün (RIK) verilerine göre Almanya’da korona enfeksiyonuna yakalananların sayısı çok hızlı biçimde artıyor. RKI’ye göre, özellikle ölümlerin sayısı endişe verici derecede yüksek. Yani İkinci korona dalgası Almanya’yı kesinlikle tam olarak kontrol altına almış bulunuyor.

    Soğuk mevsimde koronanın buluşma riski daha yüksek olduğu için sayının fırladığını belirten RKI yetkilileri, Berlin’de yaptıkları son açıklamada 24 saat içinde 590 yeni ölüm bildirdiler. Ölüm sayısı geçen çarşamba 487 idi şimdi ise 7 gün aradan sonra 100’den daha fazla ölen insan var. 24 saat içinde koronavirüs ile toplam 20.815 yeni enfeksiyon rapor edildi. Bir önceki hafta çarşamba günü sayı 17.270 iken şimdiye kadarki en yüksek günlük değer 23.648 vaka ile 20 Kasım’da görüldü.

    Bir enfeksiyona bağlı veya korona enfeksiyonuyla ölenlerin toplam sayısı Almanya‘da bugün (çarşamba) itibarıyla 19.932’ye yükselmiş bulunuyor.

    Merkel hükümetinin danışmanlık aldığı Leopoldina adlı Bilim Kurulu ise Almanyanın 3-4 hafta tam olarak kapanmasını istiyor. Merkel de aynı görüşte ve tüm eyaletlerin kapanmasını, birlikte hareket etmesini 2 haftalık Noel tatilinin de 4 haftaya çıkarılmasını öneriyor.

    MERKEL’DEN VEKİLLERE VE HALKA ÇAĞRI

    Federal Mecliste çok duygusal bir konuşmayla bu konuda vekillere ve Alman halkına çağrıda bulunan Almanya Başbakanı Merkel ağlamaklı bir tonda şunları söyledi.

    “Gelin ne olur Noel nedeniyle akrabalarınızı büyüklerinizi bu Noelde ziyaret etmeyin ederseniz bu onları son ziyaretiniz olabilir. Noel pazarlarına ya da başka kalabalık yerlere gitmekten feragat edin. Bu Virüs temasla bulaşıyor. Bu yüzyılın hastalığı, salgını. Lütfen bu sefer böyle geçirelim kutsal Noel günlerini ne olur anlayışlı olun ve bize güvenin.”

    Mehmet TANLI/ ABC

     

  • Erdoğan-Putin görüşmesi 5-6 Mart’ta

    Erdoğan-Putin görüşmesi 5-6 Mart’ta

    PİRHA- Rusya destekli Suriye ordusunun saldırısı sonucu 33 askerin yaşamını yitirmesinin ardından, bir biri ardına gelişmeler yaşanıyor. Erdoğan, Merkel ve Trump ile telefonda görüşürken, Putin ile 5 veya 6 Mart tarihinde bir araya geleceği belirtildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İdlib’deki durum hakkında ABD Başkanı Trump ve Almanya Başbakanı Merkel’le bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği açıklandı. Trump ve Merkel görüşmede, Türk askerlerine yönelik saldırıyı kınadı.

    Kremlin’den yapılan açıklamada ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 5 ya da 6 Mart tarihlerinde bir araya gelecekleri belirtilerek şu mesaj paylaşıldı:

    “Putin ve Erdoğan, Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun normalleşmesi için ek önlemler alınması gerektiği konusunda anlaştı. Erdoğan ve Putin, telefon görüşmesinde İdlib’de yaşanan durumdan duydukları endişeyi dile getirdi. Bu çerçevede Putin ile Erdoğan’ın 5 ya da 6 Mart’ta bir araya gelecektir.”

    BM’DEN ATEŞKES ÇAĞRISI

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İdlib’de yaşanan çatışmalara ilişkin BM binasında açıklama yaparak, “Suriye’de süren çatışmalar boyunca bu en endişe verici anlardan biri. Acil bir eylem olmazsa, saat başı daha fazla tırmanma riski var” dedi. Durum tamamen kontrolden çıkmadan acil olarak ateşkes ilan edilmesi gerektiğine işaret eden Guterres, “İlgili kişilerle olan tüm temaslarımda, tek basit bir mesajım oldu; gerginlikten geri adım atın” diye konuştu. Guterres, Suriye’de 10. yılına girecek çatışmaların yıkım ve sefaletten başka bir şey getirmediğini vurguladı. Guterrres, tek çözümün diplomasiye şans verilerek, BM yoluyla siyasi sürece devam edilmesi olduğunu belirtti.

     (HABER MERKEZİ)

  • Elazığ Depremi sonrası arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor-VİDEO

    Elazığ Depremi sonrası arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- Elazığ’da meydana gelen depremde yaşamını yitirenlerin sayısı 29’u bulurken, 44 yurttaş da sağ kurtarıldı.

    Merkez üssü Elazığ Sivrice olan 6.8 büyüklüğündeki depremde Sürsürü Mahallesi’ndeki Dilek Sitesi’nde çöken 2 binanın altında kalan 8 kişinin bulunması için çalışılmalar devam ediyor. 24 saat sonra bir çocuk çıkarıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), dün yaşanan ve merkez üssü Elazığ olan depremde ölü sayısının 29 olduğunu, enkazdan sağ çıkarılan kişi sayısının da 44’e yükseldiğini aktardı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Elazığ Valiliği’nde depreme ilişkin düzenledikleri basın toplantısı esnasında artçı depreme yakalandı.3 bakanın, kentteki yıkımlar, enkaz altında kalanları arama kurtarma çalışmalarına ilişkin ortak basın toplantısı esnasında yaşanan artçı sarsıntının ardından Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım’ın İçişleri Bakanı Soylu’ya söylediği “Kamuoyunda da algı çok iyi şu anda” şeklindeki sözleri mikrofonlara yakalandı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, “24 Ocak 2020 günü meydana gelen deprem olayı ile ilgili olarak, sosyal medyada yer alan provokatif içerikli paylaşımlarla için, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılmıştır” denildi. Açıklama sonrası yürütülen soruşturma kapsamında Antep’te 2 kişinin gözaltına alındığı gelen bilgiler arasında. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ‘Sosyal medyada panik havası yaratanlar hakkında soruşturma başlatacağız.’ demişti.

    Alman Hükümeti Basın ve Enformasyon Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel de Elazığ’daki deprem nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi. Merkel mesajında yaralılara acil şifalar, hayatını kaybedenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi.

    Eski Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, dün akşam meydana gelen deprem nedeniyle yurttaşların hayatını kaybetmesi ve yaralanmasından derin üzüntü duyduklarını ifade ederek, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifa temennisinde bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Libya’ya BM gözetiminde silah ambargosu kararı

    Libya’ya BM gözetiminde silah ambargosu kararı

    PİRHA- Almanya’nın Başkenti Berlin’de düzenlenen ve 4 saat süren Libya Zirvesi’nde BM gözetiminde silah ambargosu kararı çıktı.  

    Almanya’nın başkenti Berlin’de, Libya’daki savaşın tarafları General Halife Hafter ve Trablus’ta Birleşmiş Milletler’in meşru kabul ettiği hükümetin başkanı Fayez el Sarraj’ın ve bu isimleri destekleyen ülke liderlerinin bir araya geldiği zirve sona erdi. Libya zirvesindeki kararları Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres birlikte açıkladı.

    Merkel, konferans sonrası yaptığı açıklamada “Kapsamlı bir plan konusunda anlaştık. Askeri çözüm olmayacağı konusunda mutabakata vardık. Hafter ve Serraj’ın bugün burada olması çok önemliydi. Libya Konferansı’na katılan taraflar, ateşkes süresi boyunca Libya’daki gruplara silah yardımı ve askeri destek vermeyi durduracağını temin etti. Ateşkesin devamlılığı konusunda hemfikir olduk. Ateşkesin sürdürülmesini sağlayacağız. Geçici ateşkesi kalıcı hale getirmeyi umuyoruz” dedi.

     (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan ve Merkel’den ortak basın açıklaması: Ortak projelerde çalışacağız

    Erdoğan ve Merkel’den ortak basın açıklaması: Ortak projelerde çalışacağız

    Almanya’da resmi temaslarına başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Başbakanı Angela Merkel görüşmelerinin ardından basının karşısına geçti.

    İki ülke arasında önemli konular olduğunu söyleyen Merkel özellikle hukuk devleti ve basın özgürlüğü kriterlerine vurgu yaptı. Merkel Türkiye, Almanya ve AB birlikte mülteciler konusunda ortak projelerde çalışacağız dedi.

    Bazı somut durumların çözüme kavuşmasının kendilerini mutlu ettiğin belirten Merkel, “Halen Alman vatandaşı olarak tutuklu olan bir takım insanlar var. Bu konuda da bir çözüm bulunması için katkıda bulunmaya çalışıyorum. Yarın tekrar görüşmemiz olacak. Bu konuları da ele alacağız” diye konuştu. Merkel, “İstikrarlı bir Türkiye, ekonomik büyüme kaydeden bir Türkiye istiyoruz; ekonomik iş birliği konusunu ele aldık” ifadelerini kullandı.

    EKİM’DE DÖRTLÜ İDLİB ZİRVESİ

    İdlib konusunu da görüştüklerini belirten Merkel, “Orada kırılgan bir durum var” ifadesinde bulundu. Merkel, Ekim ayının ortalarında, Türkiye, Rusya ve Fransa başkanlarıyla dörtlü bir zirve yapmayı planladıklarını belirterek, “Belli yükümlülüklerimiz var. AB’nin özellikle mülteci projeleri için kaynakların bürokratik olmayan şekilde akmasını sağlamak istiyoruz” diye belirtti.

    “Terörle mücadele konusunda işbirliğimizi daha da iyileştirmek istiyoruz” diyen Merkel, Türkiye ve Almanya içişleri bakanlarının işbirliğini canlandırmak istediklerini belirtti.

    ERDOĞAN: REFORM YOLUNA GİRDİK

    Ardından söz alan Erdoğan, Almanya’nın ekonomi ve enerji bakanı, Ekim ayında kalabalık bir iş heyetiyle Türkiye’yi ziyaret edeceğini söyledi. Erdoğan, Merkel ile görüşme için, “Bir süredir çalışmayan mekanizmaları işler kılma noktasında fikir birliğine vardık. Kendileriyle yarın sabah bir araya gelerek etraflıca bu konuları görüşme fırsatı bulacağız” dedi.

    Erdoğan, OHAL’in kaldırıldığını belirterek, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle beraber ülkemiz yeniden reform yoluna girmiştir” diye konuştu.

    Erdoğan, devamında şu açıklamalarda bulundu: “Vize serbestisi konusunda kalan 6 kriteri en kısa zamanda yerine getirmeyi planlıyoruz. Vize serbestisinin sağlanması ve gümrük birliğinin güncelleştirilmesi hem Türkiye’nin hem AB’nin faydasına olacaktır. Bu kritik sürecin belli çevrelerin kaprislerine maruz bırakılmadan iletilmesini diliyoruz. Almanya’nın vereceği desteğe de büyük önem veriyoruz. Türkiye, başta Suriye krizi olmak üzere bölgesel konularda ciddi sorumluluk üstleniyor. Komşumuz Suriye’de 7 yıldır süren ve 1 milyon insanın hayatına mal olan zulmün bir an önce sona ermesini arzu ediyoruz. Almanya ile benzer bir yaklaşıma sahibiz. Şu an itibariyle 3,5 milyon mülteci ülkemize misafir edilmektedir. Burada Almanya’nın Suriye meselesinin insani boyutuna gösterdiği hassasiyet nedeniyle memnuniyetimi ifade etmek isterim.”

    Erdoğan, ekonomideki gelişmeler dair de, “Artan korumacı ticaret eğilimlerinin dengelenmesi için, kurallar temelli sistemin desteklenmesi hususunda Almanya ile ortak bir tutum içerisindeyiz. Ticari yaptırımların siyasi hedeflerde kullanılması, uluslararası güvenliğe de zarar verecektir. Türk ekonomisinin sağlam temeller üzerinde kurulu olduğunu Merkel’e ifade ettim. Dönemsel dalgalanmaların tedbirler sayesinde sınırlı kaldığını ifade etmek isterim” dedi.

    Erdoğan, “Almanya’dan FETÖ ve PKK başta olmak üzere terör örgütleriyle daha etkili mücadele beklentimizi ve taleplerimizi sayın Merkel ile görüşmemizde etraflıca ele aldık” dedi.

    TUTUKLULAR KONUSU

    Gazetecilerden gelen sorulardan biri de Türkiye’de tutuklu olanlarla ilgiliydi. Türkiye’de tutuklu 74 yaşındaki Enver Altaylı sorusuna Merkel, şu yanıtı verdi: “Belki tekrar bu somut vakalara dönebilirim. Mesela bazı vakalarda iddianamenin çok uzun süre hazırlanmamış olmasını konuştuk. Çok muğlak bir durum ortaya çıkıyor. Yargının bağımsızlığına karşı saygımız sonsuzdur ama bazı süreçlerin farklı olmasını dilerdik. Darbe konusuna gelince, şiddetle kınıyoruz. Çok net ifade ettik. Bizzat Türkiye’ye ziyarete geldim. TBMM’ye gittim. Hepsi bu darbe girişimiyle bağlantılıydı. Şimdi biz bu alanda daha çok bilgi edinmek için temaslarımızı sürdürüyoruz. Ama bu Gülen hareketini PKK’yla aynı seviyede değerlendirme durumunda değiliz, daha çok bilgiye ihtiyacımız var.”

    Konuyla ilgili Erdoğan ise şunları söyledi: “Ne ben, Almanya’nın hukuk sistemini eleştirme hakkına sahibim ne de siz Türk yargı sistemini eleştirme hakkına sahipsiniz. Çünkü yargılar bağımsızdır, verdikleri karara saygı duyulur. Kendi ülkemde bile beğenmediğim kararlar olmuştur ama uymak durumunda kalmışızdır. Saygı duyarım, duymam o ayrı bir konu. Türk yargı sisteminin Alman vatandaşları hakkında tutuksuzluk kararını aldığı kişiler olmuştur. Tutuksuz yargılama kararı verdiği olmuştur ve serbest bırakmıştır. İsim verdiniz, Enver Altaylı. Acaba geçmişinde bu kişinin neler olduğunu bilir misiniz diye sorsam. İstihbarat sistemi içinde dolaylı yer aldığını söylesem acaba bilir misiniz? Türk yargısı niçin acaba bu kişiyi tutuklamış. Biz yargıya saygı duymak durumundayız.”

    ERDOĞAN: CAN DÜNDAR BİR AJANDIR

    Açıklamaların ardından soru-cevap kısmına geçildi. Bir gazetecinin akreditasyonu olduğu halde “Erdoğan beni bahane edip toplantıyı iptal edecek” diyerek, basın toplantısına katılmayan gazeteci Can Dündar hakkında soru yöneltti.

    Dündar hakkında Erdoğan ile fikir ayrılığını olduğunu söyleyen Merkel, “Dündar konusunda belli ihtilafların olduğu açıkça ortada. Kendisi karar verdi katılmamaya çok net bir şekilde. Yanlış anlama olmasın diye söylüyorum. Akreditasyon için belli bir hukuki zemin vardı. Kimin soru sorma hakkı var, yok diye ikiye bölünmüşlük yok. Çok sayıda gazeteci var. Kendisi katılmama kararı vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı ve benim görüşlerimin farklı olduğunu kabul edebilirim. Süreklilik taşıyan bir süreç içindeyiz ve geçtiğimiz günlerde çözüme ulaştırabildiğimiz vakalar da oldu. Büyük ilerleme vardır diyorum” dedi.

    Erdoğan ise, gazeteci Dündar için, “Bir ajan olduğunu, devletin sırlarını ifşa eden bir kişi olduğunu ve 5 yıl 10 aya mahkum edildiğini biliyorsunuzdur. Bir boşluğu fırsat bilerek, kaçarak Almanya’ya gelmiştir. Şu anda bir kişi Türk yargısına göre bir mahkumdur. Devletin sırlarını ifşa etmiştir. Bir diğer konu bizim Almanya ile suçluların iadesi anlaşmamız vardır. Bizim böyle bir suçlunun iadesini istemek en doğal hakkımızdır. Aynı durum Almanya için de geçerli olabilir. Biz de böyle birisi olsa burada yargılanmış mahkum olsa, böyle bir şey benim başıma gelse, ben veririm.”

    GAZETECİ SALONDAN ÇIKARILDI

    Erdoğan ve Merkel’in basın toplantısı sırasında üzerinde “Gazetecilere Özgürlük” tişörtü bulunan Avrupa Postası Genel Yayın Yönetmeni Adil Yiğit görevliler tarafından kolundan tutularak salondan çıkarılması dikkat çekti.

  • Erdoğan’ın ziyareti protestoların gölgesinde sürüyor

    Erdoğan’ın ziyareti protestoların gölgesinde sürüyor

    Erdoğan’ın Almanya ziyaretine dönük Berlin ve Köln’de geniş katılımlı protesto gösterileri planlanıyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya geldi.

    Erdoğan, yaklaşık 180 kişilik bir heyetle Berlin’e geldi. Heyette, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve MİT Başkanı Hakan Fidan da bulunuyor.

    MERKEL-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİNE PROTESTO

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’ya resmi ziyaretinin başlamasından hemen önce protestolar başlamıştı. Almanya’nın günlük gazetelerinden Neues Deutschland da protestoya katıldı.

    Kürtçe başlık atan gazete “Ne bi xêr tê Erdoğan” (Erdoğan hoş gelmedi) manşeti ile çıktı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da istenmediğini ileri süren gazete, Erdoğan’ın devlet töreni ile karşılanmasını da eleştirdi.

    İLK PROTESTOYU RSF YAPMIŞTI

    New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kapsamlı temaslarda bulunmak üzere açıklanan saatten önce Almanya’ya geçti. Almanya’da Erdoğan’a yönelik ilk protesto Berlin Tegel Havalimanı’nda da Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından düzenlendi. RSF üyeleri Erdoğan’ı “Erdoğan Berlin’e iniyor, gazeteciler de cezaevinde” pankartıyla karşıladı.

    Erdoğan’ın bugün başlayacağı resmi temasları sırasında da protesto eylemlerinin sürmesi bekleniyor. Basına duyurulan en geniş katılımlı protestonun 138 kurumun katılımı ile kurulan “Erdogan Not Welcome” (Hoş gelmedin Erdoğan) platformu öncülüğünde gerçekleştirileceği ifade edildi. “Erdogan Not Welcome” platformu Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda ağırlanacağı saatlerde Berlin kent merkezindeki Potsdamer Platz meydanında kitlesel protesto eylemi gerçekleştirecek.

    PROTESTOLAR CUMARTESİ GÜNÜ KÖLN’DE DEVAM EDECEK

    Almanya kamuoyunun en çok tartıştığı kurumların başında gelen DİTİB bünyesinde bulunan ve bir yıldır faaliyette olan Köln DİTİB Merkez Camisi’nin 29 Eylül cumartesi sabahı Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılacak. Caminin açılışına Alman makamlarından katılım olmayacak. Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Henriette Reker, Köln Merkez Camii’nin Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılacak resmi açılışına katılmayacağını duyurdu. Kuzey Ren Vestfalya eyaleti Başbakanı (CDU) Armin Laschet’te Erdoğan’la görüşecek. Ancak görüşme cami açılışından sonra gerçekleşecek. Laschet Erdoğan’ı Köln’de Wahn Sarayı’nda karşılayacak. Laschet’in Erdoğan ile görüşmesinde Türkiye’de tutuklu bulunan Alman vatandaşlarının durumunu dile getireceği söyleniyor.

    Yoğun güvenlik önlemlerinin alınacağı belirtilen Köln’de “Erdogan Not Welcome” platformunun çağrısıyla Köln Deutzer Werft meydanında saat 11.00’de protesto gösterisi düzenlenecek. 138 kurumun çağrısıyla Köln’de düzenlenecek protesto mitingine Kuzey Ren Vestfalya eyaleti çapında katılım bekleniyor.

    DİTİB ZİYARETİ İPTAL EDİLEBİLİR

    Berliner Morgen Post gazetesi, Erdoğan’ın cumartesi günü yapacağı cami açılışının güvenlik bilgilerinin hala eksik olduğunu yazdı. Köln polis şefi Uwe Jacob Türk-İslam Birliği DİTİB’in henüz Erdoğan’ın caminin planlanan açılışı için bir teklif göndermediğini açıkladı. Jakob “Benim izlenimim, DİTİB yetkililerinin, planladıkları büyük etkinliğin önemini tam olarak kavramadıkları yönündedir” dedi.

    Köln’ü olağanüstü hal bekliyor, belirlemesinde bulunan eyalet polis yetkilileri güvenlik nedeniyle açılışı yapılacak DİTİB camisine en fazla 5000 ziyaretçiye izin verebileceğini duyurdu. Ancak polise göre izin verilen sayının beş katı bir katılım bekleniyor. Ziyaretçi sayısının fazlalığı nedeniyle DİTİB’in sağlık görevlileri ve olağanüstü bir durum karşısındaki kaçış yollarına ilişkin bir güvenlik konseptini Köln polisine sunması gerekiyor.

    Gazete, DİTİB’in konuya ilişkin planlarını henüz Köln Belediyesi birimlerine sunmadığını yazdı. Bu planların sunulmaması durumunda etkinliğin iptal edilebileceğini yazan gazete polisin planlanandan yüksek katılım nedeniyle güvenlik sorunları yaşanabileceği endişesi duyduğunu da belirtti.

  • Erdoğan’ın Almanya ziyareti başladı

    Erdoğan’ın Almanya ziyareti başladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan devlet ziyareti için bugün Almanya’ya gitti. Protesto gösterilerinin gölgesinde gerçekleşecek ziyaret için güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkartıldı.

    Almanya’ya cumhurbaşkanı olarak ilk devlet ziyaretini gerçekleştirecek olan Recep Tayyip Erdoğan Berlin’e gitti.

    Erdoğan’ı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katıldığı New York’tan Berlin’e taşıyan uçak, Tegel havalimanının askeri bölümüne indi. Buradan Erdoğan, Berlin ziyareti boyunca konaklayacağı Brandenburg Kapısı’nın yakınındaki Adlon Kempinski oteline geçecek. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte “President Suite” adını taşıyan 185 metrekarelik suit odada kalacak.

    Henüz resmi programda yer almamakla birlikte edinilen bilgilere göre, Erdoğan’ın bugün Adlon otelinde Türk sivil toplum temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya gelebileceğini belirtiyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ziyaretinde, siyasi miting havasında kapalı salon konuşması olmayacak.

    DW Türkçe’nin Alman ve Türk yetkililerinden edindiği bilgilere göre Berlin, böyle bir etkinliğe soğuk baktığını “net bir şekilde” iletti ve geçtiğimiz haftalarda Ankara’nın yoğun girişimlerine rağmen bu tutumunu değiştirmedi. Alman yetkililer geçmiş tecrübeler ışığında ve ülkede iç güvenlik ve toplumsal huzurun zarar görmemesi için bu yönde bir tutum benimsendiğini kaydediyorlar. Bu nedenle Erdoğan’ın Berlin’deki ilk gününde daha küçük çaplı bir buluşma için çalışmalar yapıldığı belirtiliyor.

    Erdoğan’ın resmi temasları ise Cuma sabahı başlıyor. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Erdoğan’ı Bellevue Sarayı’nda askeri törenle karşılayacak. Cumhurbaşkanlığı özel defterini imzalayacak olan Erdoğan, Steinmeier ile görüşmesinin ardından Federal Başbakanlık’ta Başbakan Angela Merkel ile biraraya gelecek. Öğle yemeğinin ardından Merkel ve Erdoğan ortak basın toplantısı düzenleyecek.

    Erdoğan’ın Merkel ile görüşmesinden sonraki durağı ise Unter den Linden bulvarındaki “Neue Wache” adlı, savaş ve diktatörlük kurbanları anıtı olacak. Federal Almanya Cumhuriyeti’nin savaşlar ve istibdat rejimlerinin kurbanlarını anmak için yaptırdığı anıttaki heykel, oğlunun cansız bedenine sarılmış bir anneyi tasvir ediyor. Erdoğan bu anıta çelenk bırakacak.

    Daha sonra konakladığı otelde Alman iş dünyası temsilcileri bir araya gelmesi beklenen Erdoğan, akşam saatlerinde yeniden Bellevue Sarayı’na gidecek. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Steinmeier’in onuruna verdiği özel devlet yemeğine katılacak.

    KÖLN’DE CAMİ AÇILIŞI

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumartesi sabahı Merkel ile ikinci görüşmesi için çalışma kahvaltısında bir araya gelecek. “Ucu açık” olarak tanımlanan kahvaltıdan sonra Erdoğan, Köln kentine geçerek burada Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı Merkez Camii’nin resmi açılışını yapacak. Erdoğan’ın aynı gün Almanya’dan ayrılması öngörülüyor.

    DİTİB’in sosyal medyadan yaptığı duyuruda, “Sayın Cumhurbaşkanımızın onurlandıracakları açılış programına bütün Türk ve Alman dostlarımız davetlidir” dendi. DİTİB çağrısında, “Türk ve Alman toplumunun barış, dostluk ve birlikte yaşama iradesinin güzel ve somut bir örneği olacak açılış merasimine Türk, Alman ve DİTİB bayrak ve flamaları dışında bir flama, bayrak ve pankart taşınmaması ve slogan atılmaması hususu önemle rica olunur” ifadelerine yer verilmesi dikkat çekti.

    ÜST SEVİYEDE KORUMA

    Çok sayıda protesto gösterisinin gölgesinde gerçekleşecek ziyaret için Alman güvenlik birimleri de teyakkuza geçti.

    Geçmişte ABD başkanı, İsrail cumhurbaşkanı gibi üst düzey davetlilere uygulanan en yüksek koruma tedbirleri Cumhurbaşkanı Erdoğan için de devrede. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Berlin ziyareti boyunca diğer eyaletlerden de sağlanan destekle en az 5 bin polis görev yapacak.

    Erdoğan’ın konvoyunun geçeceği güzergahlarda yollar belli aralıklarla kapatılacak, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı ve Adlon otelinin bulunduğu bölgede bir güvenlik alanı oluşturularak araç trafiğine kapatılacak.

    Alınacak güvenlik tedbirleri konusunda bölge sakinleri de bilgilendirildi. Adlon otelinin etrafındaki binalarda camların kapalı tutulması, balkonlara çıkılmaması istenirken, mutlaka kimlikle dışarıya çıkılması gerektiği, kimliğini taşımayanların bu bölgeye alınmayacağı bildirildi.

    SEK ve GSG 9 olarak adlandırılan özel polis birlikleri de Erdoğan’ın ziyareti boyunca görev yapacak, Adlon oteli etrafında da çatılarda keskin nişancılar konuşlanacak. (DW TÜRKÇE)

  • Almanya’nın doğusunda gerilim: Aşırı sağcılar ve solcular karşı karşıya geldi

    Almanya’nın doğusunda gerilim: Aşırı sağcılar ve solcular karşı karşıya geldi

    Almanya’nın doğusundaki Chemnitz’te bir kişinin öldürülmesi Neo Nazi’leri ve solcuları karşı karşıya getirdi.

    Almanya’nın doğusundaki Chemnitz şehrinde aşırı sağcılarla karşı gösteriler düzenleyen faşizm karşıtı gruplar arasında arbede çıktı. Saksonya eyaleti polisi, yaralılar olduğunu açıkladı. Polis her iki tarafın birbirlerine havai fişek ve bazı cisimler fırlattığını söyledi.

    Chemnitz’deki şiddet olayları, pazar günü bir Almanın bir sokak kavgasında bıçaklanarak öldürülmesi sonrası başlayan ırkçı gösterilerin ikinci gününde tırmandı. Polis olayın ardından bir Suriyeli bir de Iraklı şüpheliyi gözaltına almıştı.

    PROTESTOLAR NEDEN BAŞLADI?

    Aşırı sağcıların sokağa dökülmesine neden olan, pazar gecesi bir sokak festivali sırasında yaşanan ve bir Alman’ın ölümüyle sonuçlanan kavgaydı. Kavganın neden başladığı ise bilinmiyordu.

    35 yaşındaki marangoz ciddi şekilde yaralandı ve kaldırıldığı hastanede öldü. Yanındaki 30’lu yaşlarındaki iki Alman erkek de yaralandı. Olay sonrası 23 yaşındaki bir Suriyeli ve 22 yaşındaki bir Iraklı gözaltına alındı. BBC Türkçe’deki habere göre sosyal medyada kavganın bir kadına yönelik cinsel tacizden kaynaklandığı söylentisi dolaşırken, polis iddiaları reddetti.

    Önce kavganın olduğu pazar günü yaklaşık 100 kişinin katıldığı bir protesto düzenlendi. Ardından Chemnitz’deki Karl Marx anıtının önünde 800 kadar kişi toplandı. Alman basınına göre polis, protestoların bu kadar büyümesi ve göstericilerin öfkesi karşısında şaşkındı.

    İslam ve yabancı karşıtı Pegida hareketi pazartesi öğle saatlerinde yeni bir protesto düzenlenmesi çağrısı yaptı.

    Aşırı sağcı AfD’li milletvekili Markus Frohnmaier de Twitter’dan yaptığı paylaşımda göç akınında geçtiğimiz yıllarda görülen artışa ithafla “Devlet vatandaşlarını artık korumayacaksa o zaman insanlar sokaklara çıkar ve kendilerini korur. Bu kadar basit” ifadelerini kullandı.

    Pazartesi geldiğinde cinayetin yaşandığı yerde mumlar yakılırken öfke büyüdü. Göstericiler Marx anıtında kalabalıklaşırken karşıt gruplar da hemen yakınlarda toplandı. Metrelerce ötedeki Nazi karşıtı göstericiler de aşırı sağcıları protesto etti. Polis fırlatmak için yerdeki taşları almaya başlayan maskeli göstericileri de uyardı.

    Reuters’ın haberine göre iki taraftan da atılan hava fişekler yaralanmalara yol açtı, polis tazyikli su taşıyan araçlar getirdi. Aşırı sağcılar arasında Hitler selamı verenler, “Mülteci akınını durdur” yazılı göç karşıtı pankartlar tutanlar olduğu belirtildi. Yüzlerce aşırı sağcı gösterici, protestolar durduktan sonra da yabancı olduğunu düşündüğü kişilere saldırmaya başladı.

    MERKEL: YASADIŞI ADALET ARAYIŞINA HOŞGÜRÜ GÖSTERMEYECEĞİZ

    Almanya hükümeti ise Chemnitz’de yaşanan şiddet olaylarını kınadı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, “yasa dışı adalet” arayışına hoşgörü göstermeyeceklerini söyledi. Merkel’in Sözcüsü Steffen Seibert gazetecilere yaptığı açıklamada, “Farklı görünen ve farklı kökenlerden gelen insanların takip edilmesine ve bazılarının nefreti sokaklara yayma çabalarına müsamaha göstermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Açıklamada “Alman hükümeti en güçlü şekilde olanları kınıyor. Chemnitz için mesajımız, Almanya’da yasadışı adalete, hoşgörüsüzlüğe ve radikalizme yer olmadığıdır” denildi.

    Sol Partili Milletvekili Martina Renner ise Twitter’dan yaptığı açıklamada “Sebebi bilinmeyen korkunç bir cinayet, ırkçı isyanlara alet edilmektedir” yazdı.

  • 4 yıl sonra Almanya’ya ilk resmi ziyaret Eylül’de

    4 yıl sonra Almanya’ya ilk resmi ziyaret Eylül’de

    Alman gazetesi Bild, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’ya resmi ziyarette bulunacağını bildirdi. Gazeteye göre, ziyaretin Eylül ayı sonunda gerçekleşmesi bekleniyor.

    Alman Bild gazetesi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi. Gazete, muhtemelen Eylül ayı sonunda düzenleneceğini belirttiği ziyarete ilişkin haberini Berlin ve Ankara’daki hükümet kaynaklarına dayandırdı.

    Bild, söz konusu ziyaretin Erdoğan’ın 2014 yılından bu yana Almanya’ya gerçekleştireceği ilk resmi ziyaret olacağını hatırlattı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Temmuz’da Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen NATO zirvesi sırasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir ikili görüşme gerçekleştirmişti. Alman haber ajansı dpa, görüşmeye ilişkin haberinde Erdoğan’ın en geç sonbaharda Almanya’yı ziyaret etmek istediğini bildirmişti.

    Ankara – Berlin ilişkileri, Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlayan OHAL uygulaması ve gazeteci Deniz Yücel ile insan hakları aktivisti Peter Steudtner dahil bazı Alman vatandaşlarının tutuklulukları nedeniyle gerilmişti. İki ülke arasındaki tansiyon, Steudtner’in Ekim 2017’deki tahliyesinin ardından Yücel’in de Şubat ayında serbest bırakılmasıyla düşmüştü. (DW TÜRKÇE)

  • Seehofer merakla beklenen göç planını açıkladı

    Seehofer merakla beklenen göç planını açıkladı

    İçişleri Bakanı Horst Seehofer Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile hükümet krizine neden olduğu için ertelediği göç planını Berlin’de açıkladı. Plan SPD’nin karşı çıktığı “transit merkezler” kurulmasını içeriyor.

    Almanya İçişleri Bakanı, Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili Horst Seehofer hükümette derin bir krize neden olan bunun üzerine ertelediği mülteci politikası konusundaki planını Berlin’de açıkladı. Seehofer planında iltica başvurusunda bulunan sığınmacılara, iltica sürecine dahil olmamaları, katkı sağlamamaları halinde verilen sosyal hizmetlerin kısıtlanmasını hatta yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Seehofer iltica başvurusu reddedilen sığınmacıların sınır dışı amacıyla gözaltına alınması koşullarının da sertleştirilmesini istiyor.

    Seehofer planını partisinin çabaladığı “iltica konusundaki dönüşümün önemli bir unsuru” şeklinde nitelendirdi. Seehofer, “Sığınmacıların alınması konusunda ihtiyaç duyulan, yardıma hazır olmak ile gerçek seçenekler konusunda bir dengenin kurulması” dedi.

    Sığınmacıların entegrasyonunun ancak göçün sınırlandırılması ile mümkün olacağını söyleyen Seehofer, “Bu konuda önlemler çabuk uygulamaya geçirilmeli” dedi.

    Seehofer’in “master plan” adını verdiği göç planı sığınmacıların gedikleri ülkeler, transit ülkeler ya da Avrupa düzleminde alınan önlemlere dikkat çekiyor. Seehofer, “Bu konuda Avrupa düzleminde çözümler bulunmasını tercih ederim. Ancak Avrupa çok az hizmet sunabiliyorsa, o zaman ulusal önlemlerin önemi daha da artıyor” diyerek, ulusal önlemlerin önemine vurgu yaptı. Seehofer’in planının yarısından fazlasını göç konusunda alınacak ulusal önlemler oluşturuyor.

    MERKEL İLE UZLAŞAMAMIŞTI

    Horst Seehofer göç konusundaki planını bir ay önce açıklamayı planlıyordu. Ancak Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri, Başbakan Angela Merkel’le bu konuda görüş ayrılığı yaşayınca, planı açıklama tarihini erteledi. En büyük görüş ayrılığı Seehofer’in başka bir AB ülkesine iltica başvurusunda bulunmuş sığınmacıların Almanya’dan hızlıca sınır dışı edilmesi talebinde yaşandı. Seehofer’in istifa edebileceğinin sinyalini vermesinin ardından Hristiyan Birlik partileri bir araya gelerek bu konuda bir uzlaşma sağladı. Buna göre başka bir AB ülkesine iltica başvurusunda bulunanların sınırda kurulacak merkezlerden ilgili ülkelerle imzalanacak anlaşmalar gereği hızlıca sınır dışı edilmesi öngörülüyor.

    Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) “transit merkez” ifadesine karşı çıkarak sığınmacılar için kapalı kampların kurulmasını reddetmişti. Koalisyon uzlaşma metninde bu nedenle “transit merkezler” ifadesine yer verilmemişti. Koalisyon ortakları SPD, CDU ve CSU geçen hafta yaptıkları zirvede, “Federal Polis Teşkilatı’nın sınırlara yakın noktalardaki merkezlerini sığınmacıların ‘transit süreci’ için kullanabileceği” ifadesi kullanıldı.

    SEEHOFER: KOALİSYONUN PLANI DEĞİL

    Koalisyon ortaklarının uzlaşmasında “transit merkezler” ifadesine yer verilmemesine rağmen Seehofer planında sınırda transit merkezlerin kurulmasını talep etti. İçişleri Bakanı bu talebini, “Bu koalisyonun göç master planı değil, benim sorumluluğumda İçişleri Bakanlığı’nın master planı” dedi. Seehofor, “Bu planı koalisyonun planı olarak tanımlarsam, o zaman SPD’den eleştiri gelecektir” dedi. Seehofer koalisyon olarak üzerinde uzlaşma sağladıkları noktaların bu plana alınmadığını ifade etti.

    (Kaynak: DW TÜRKÇE)

  • Almanya’nın yeni Dışişleri Bakanı’nın Schulz olması bekleniyor

    Almanya’nın yeni Dışişleri Bakanı’nın Schulz olması bekleniyor

    Almanya’da Başbakan Angela Merkel’in lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında yürütülen koalisyon görüşmelerinde anlaşma sağlandığı bildirildi. Almanya’da Dışişleri Bakanlığı koltuğuna Sosyal Demokratların lideri Martin Schulz’un oturması bekleniyor.

    DW Türkçe’nin haberine göre müzakerelere katılan CDU’lu politikacı Peter Altmaier, çarşamba sabahı Berlin’de yaptığı açıklamada koalisyon anlaşmasının “birçok vatandaş için olumlu noktalar” içerdiğini söyledi. Altmaier, yeni bir hükümetin kurulma şansının yüksek olduğunu da sözlerine ekledi.

    DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA SCHULZ’UN OTURMASI BEKLENİYOR

    Partiler arasındaki başlıca tartışma noktalarından biri olan bakanlıkların dağılımı da belli oldu. Buna göre SPD’nin Dışişleri ve Maliye ile birlikte Çalışma ve Sosyal İşler bakanlıklarını devraldığı aktarıldı.

    Alman basınına yansıyan bilgilere göre Dışişleri Bakanlığı koltuğuna SPD lideri ve eski Avrupa Parlamentosu başkanı Martin Schulz’un oturması bekleniyor. Maliye Bakanlığını da Olaf Scholz’un üstlenebileceği belirtiliyor. SPD’nin ayrıca aile, adalet ve çevre bakanlıklarını da aldığı aktarıldı.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI CSU LİDERİ SEEHOFER OLABİLİR

    Haber portalı Spiegel Online’da yer alan haberde Bavyera eyaletinde örgütlü CSU partisinin de İçişleri Bakanlığını devralacağı ve bakanlık koltuğuna da parti lideri Horst Seehofer’in oturabileceği kaydedildi. CSU’nun ayrıca Ulaştırma ve Kalkınma Yardımları bakanlıklarını da üstleneceği ifade ediliyor.

    CSU lideri Horst Seehofer’in İçişleri Bakanlığını devralması bekleniyor.

    Koalisyon pazarlıklarını tıkayan sağlık ve istihdam piyasasına ilişkin tartışmaların da çözüldüğü belirtiliyor. CSU’lu politikacı Alexander Dobrindt, bu iki anlaşmazlığa da çözüm bulunduğunu açıkladı.

    SÜREÇ TAMAMLANDI

    Berlin’de Salı sabahı başlayan ve geç saatlere kadar süren son müzakere turunda uzlaşma sağlanamamış, görüşmelere bugün devam edilmesi kararlaştırılmıştı. Müzakerelere katılan üç parti arasında birçok önemli konuda anlaşma sağlandığı ve 167 sayfalık koalisyon anlaşmasının taslağında ayrıntılara yer verildiği belirtiliyor.

    Ancak anlaşmaya varılmasıyla süreç tamamlanmış değil. SPD, koalisyon anlaşmasını parti üyelerinin onayına sunma sözü vermişti. SPD, koalisyon anlaşmasına imzayı atmadan önce 463 binden fazla üyesinin anlaşma ile ilgili fikrini soracak.

    Koalisyon anlaşması ayrıca üç partinin yönetim kurullarına da sunulacak.(DW TÜRKÇE)

  • Almanya’da koalisyon : Türkiye’ye vize serbestisi ve yeni fasıl yok

    Almanya’da koalisyon : Türkiye’ye vize serbestisi ve yeni fasıl yok

    Almanya’da Başbakan Angela Merkel’in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Parti (CDU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında devam eden koalisyon görüşmelerinde ilerleme sağlandı.Görüşmelerde resmi koalisyon müzakereleri uzlaşılan çerçeve metninde Türkiye ile vize serbestisi olmayacağı, Avrupa Birliği’yle müzakerelerde yeni fasılların açılmayacağı ve mevcut fasılların da kapatılmayacağı belirtildi.

    Eylül ayında yapılan seçimlerin ardından koalisyon görüşmelerinin sonuçlanmadığı Almanya’da, Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokratlar (CDU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki ‘büyük koalisyon’ müzakereleri resmen başlıyor.

    SPD KOALİSYON GÖRÜŞMELERİNİ GELECEK HAFTA OYLAYACAK

    Büyük koalisyon hükümetini devam ettirmeye sıcak bakmayan birçok üyesi olduğu için özellikle Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Yönetim Kurulu’ndan çıkacak karar merakla bekleniyordu. SPD Yönetim Kurulu’nda, siyasi parti temsilcilerinin üzerinde uzlaştığı mutabakat metni, 6’ya karşı 34 oyla kabul edildi. SPD Yönetim Kurulu gelecek hafta yapılacak olağanüstü parti kongresine katılacak delegelere, resmi koalisyon müzakerelerine geçilmesi yönünde oy kullanmaları tavsiyesinde bulundu.

    DW Türkçe’nin koalisyon görüşmelerine yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre başkent Berlin’de görüşmelerde taraflar koalisyon müzakerelerine resmen başlamak için prensipte anlaştı ve müzakerelerin temelini oluşturacak 28 sayfalık ortak bir taslak belge hazırladı.

    ‘TÜRKİYE İLE YENİ FASIL AÇILMAYACAK’

    Varılan mutabakatta Türkiye ile ilişkilerle ilgili bir bölüm de bulunuyor. Mutabakat belgesinde Türkiye ile ilişkilerin geleceğine yer verilmezken, Türkiye ile yeni fasılların açılmayacağı ve görüşülmekte olan fasılların kapatılmayacağı konusunda uzlaşıya varıldı. Belgede, “Türkiye yükümlülüklerini yerine getirene kadar vize mecburiyetinin kaldırılmayacağı ve Gümrük Birliği’nin genişletilmeyeceği” maddesi yer aldı.

    Belgede Türkiye ile ilişkiler konusunda şöyle denildi:

    ”Türkiye çok yönlü ilişkilere sahip olduğumuz önemli bir müttefik ve komşu. Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları durumu kötüleştiği için (AB) müzakerelerde açılan fasıl kapatılmayacak yeni bir fasıl da açılmayacak. Türkiye gereken yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece vize serbestisi olmayacak ve Gümrük Birliği güncellenmeyecek”

  • AB liderleri Türkiye’ye mali yardımın azaltılması konusunda anlaştı

    AB liderleri Türkiye’ye mali yardımın azaltılması konusunda anlaştı

    PİRHA- Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları, Brüksel’de devam eden zirvede Türkiye’ye yapılacak mali yardımların azaltılması konusunda anlaştı.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel’in talebiyle zirvenin ilk gününde Türkiye’ye yapılan mali yardımlarda nasıl kesintiye gidilebileceği konusu ele alındı. Merkel bu adımla AB’nin, Türkiye’deki insan hakları durumuna tepki gösterdiğini belirtti.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapılan AB Liderler Zirvesi’nin ilk gününün ardından basın toplantısı düzenledi.

    “MALİ YARDIMDA MAKUL KESİNTİYE GİDİLECEK”

    Merkel açıklamasında, AB’ye katılım öncesi mali yardımda, “makul” şekilde kesintiye gidilmesi konusunda uzlaşıldığını ve bu talebin AB Komisyonu’na sunulduğunu belirtti. Merkel, söz konusu mali yardımların sadece Türk hükümetine gitmediğini, Türkiye’de farklı gelişmeler olmasını uman kesime de gittiğine dikkat çekti ve kesintinin bu faktör gözönünde bulundurularak yapılacağını söyledi. Merkel, Ankara’ya mülteci mutabakatı kapsamında taahhüt edilen mali yardımın ise ödenmeye devam edeceğini belirtti.

    Merkel tüm bu şartlar göz önünde bulundurulduğunda Gümrük Birliği anlaşmasının genişletilmesinin de söz konusu olamayacağını ifade etti. Ancak AB üyelerinin Türkiye’nin Suriyeli mültecilere yönelik fazlasıyla çaba harcadıkları konusunda hemfikir olmaları nedeniyle, Türk hükümetine bu kapsamdaki 3 milyon Euro’luk dilimin de ödeneceğini belirtti.

    “MÜZAKERELER DERHAL SONLANDIRILSIN YÖNÜNDE BİR ÇOĞUNLUK YOK”

    Türkiye’nin üyeliğinin sonlandırılması konusunda da açıklamalar yapan Merkel, “Müzakerelerin derhal sonlandırılması yönünde bir çoğunluk yok” dedi. Merkel, seçim kampanyası sırasında söylediği ‘Türkiye’yle üyelik müzakerelerin kesilmesi’ talebini zirvede dile getirip getirmediği yönündeki soru üzerine ise “Bu gece endişelerimi dile getirdim. Ancak aynı zamanda ortak bir pozisyon üzerinde anlaşmayı istediğimi de söyledim. Bu gece hiç kimse müzakerelerin kesilmesi taraftarı değildi” ifadelerini kullandı.
    Avrupa Birliği Türkiye’ye 2014-2020 yılları arasında AB’ye katılım öncesi mali yardım kapsamında yaklaşık 4 milyar 450 milyon Euro’luk taahhüdü bulunuyor.

  • 69’uncu Frankfurt Kitap Fuarı açıldı

    69’uncu Frankfurt Kitap Fuarı açıldı

    PİRHA- Dünyanın en büyük kitap fuarı Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılışı Almanya Başbakanı Angela Merkel ve fuarın onur konuğu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un katılımı ile yapıldı. 

    Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, salı akşamı  69’uncu Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılışını yaptı.

    Merkel konuşmasında “Edebiyat, özgür ruh ve ifade hürriyetine siyasi özgürlüğün eşlik ettiği özgür toplumumuzun ruhuna ayna tutuyor” dedi.

    Fransa Cumhurbaşkanı Macron da edebiyatı, insanlar arasında duvar örmek isteyen ve fanatikliği körükleyenlere karşı “en iyi silah” olarak nitelendirdi.

    FRANSIZCA FRANKFURT SLOGANI İLE AÇILDI

    Fransızca Frankfurt (Francfort en français) sloganı ile kapılarını açan fuara, bu yıl aralarında Michael Houellebecq ve Yasmina Reza’nın da bulunduğu 180 Fransız yazar katılıyor. Fuarın onur konuğu programında sadece Fransa değil, aynı zamanda beş kıtada yaklaşık 274 milyon kişi tarafından konuşulan Fransızca dili de yer alıyor.

    BİR ÇOK ÖDÜL SAHİPLERİNİ BULACAK

    Fuar süresince aralarında Alman gençlik edebiyatı, yılın en iyi Almanca romanı gibi birçok ödül de sahiplerini bulacak. Fuar kapsamında Friedrich Neumann Vakfı tarafından verilen Raif Bedevi Cesur Gazetecilik Ödülü’nün sahibi bu yıl Türkiye’de tutuklu bulunan gazeteci Ahmet Şık oldu. Ödülün 11 Ekim akşamı yapılacak törenle Şık adına Türkiye’den ödülü almaya gelen avukatı Can Atalay’a takdim edilmesi bekleniyor.

    Kültür alanındaki en prestijli ödül olan Alman Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği Barış Ödülü ise 15 Ekim Pazar günü 77 yaşındaki Kanadalı yazar Margaret Atwood’e takdim edilecek.

    15 Ekim Pazar gününe dek sürecek fuara yüzü aşkın ülkeden yaklaşık 7 bin yayın kuruluşunu katılıyor. Fuar geçen yıl yaklaşık 278 bin ziyaretçiyi ağırlamıştı.

  • Almanya’da ilk sonuçlar geldi; ırkçı parti AfD mecliste

    Almanya’da ilk sonuçlar geldi; ırkçı parti AfD mecliste

    Almanya, Federal Meclis’in yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti. Oylarını kullanan seçmenler arasında yapılan sandık çıkış anketlerinden ilk sonuçlar gelmeye başladı. Sandık çıkış anketlerinin sonuçlarına göre CDU/CSU’nun lideri Angela Merkel, 4’üncü kez Almanya Şansölyesi oldu. Irkçı parti AfD ilk kez Meclis’te.

    Almanya’da bugün yapılan genel seçimlerde ilk açıklanan verilere göre, hükümet partileri CDU/CSU ve SPD önemli oranda oy kaybına uğradı. 61,5 milyon seçmenin çağrılı olduğu seçimlerden Başbakan Angela Merkel ve partisi CDU/CSU ile koalisyon ortağı SPD ağır darbe alarak çıktı.

    Sandık çıkış anketlerine göre, aşırı sağcı parti AfD de Federal Meclis’e girdi.

    • Sandık çıkış anketlerine göre, Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) oy oranı yüzde 32,7. Bu oran partinin 1949 sonrası elde ettiği ikinci kötü sonuç.
    • Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) oy oranı yüzde 20,2 oldu, parti tarihinin en kötü sonucunu aldı.
    • Sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) yüzde 13,4 oy oranı alarak Federal Meclis’e girmeyi başardı; AfD Federal Meclis’teki en büyük üçüncü parti oldu.
    • Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 10,5 oy oranına ulaşarak Federal Meclis’te yeniden temsil edilmeye hak kazandı.
    • Yeşiller’in oy oranı yüzde 9,4; Sol Parti’nin oy oranı ise yüzde 8,9 oldu.

    Bu sonuçlara göre CDU/CSU’nun 220, SPD’nin 138, AfD’nin 87, FDP’nin 65, Yeşiller’in 62, Sol Parti’nin 59 milletvekili çıkarması bekleniyor.

    AFD ÜÇÜNCÜ PARTİ OLDU

    Irkçı-milliyetçi Almanya için Alternatif (AfD) partisi ise seçimlerde aldığı yüzde 13,5 ile üçüncü oldu. ARD’de yayınlanan ilk sonuçlara göre Sol Parti yüzde 9, Yeşiller yüzde 9,5, FDP yüzde 10,5 oy aldı. FDP daha önceki seçimlerde yüzde 5 barajını aşamamıştı. Bu sonuçlara göre seçimlerden sonra dört yıl daha Merkel liderliğinde CDU/CSU-SPD büyük koalisyon hükümetinin kurulması bekleniyor.

    “ALMAN SOSYAL SEMOKRASİSİ İÇİN KARA BİR GÜN”

    Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra bir açıklama yapan Martin Schulz, bugünün Alman sosyal demokrasisi için kara bir gün olduğunu ifade etti. “Şimdi adalet zamanı” sloganıyla seçimlere katılan SPD, bugüne kadar en düşük oyu almış oldu. Schulz, geçmiş dönemde pek çok olumlu çalışmanın yapılmasına rağmen parti tabanını kazanamadığını kabul ederek, AfD’nin meclise girmesinden ötürü büyük bir üzüntü içinde olduklarını da sözlerine ekledi.

    ANKET MERKEL KONUSUNDA YANILDI

    Seçimler öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarında en Başbakan Angela Merkel’in açık arayla birinci olacağı belirtilmekle birlikte, partisinin yüzde 36-37 arasında oy alacağı ifade ediliyordu. Ancak ortaya çıkan sonuçlar Merkel’im partisinin beklenenden daha fazla oy kaybettiği görüldü. Anketlerin yanıldığı bir diğer parti sie Yeşiller oldu. Bir çok araştırmada Yeşiller’in yüzde 6-7 oy alacağı belirtilmekle birlikte, Yeşiller aldığı yüzde 9,4 ile büyük bir çıkış yaptı.

    İlk sonuçlara göre önümüzdeki dönemde CDU/CSU ve SPD’den oluşan büyük koalisyonun ya da CDU/CSU-FDP-Yeşiller’den oluşan “Jamaika Koalisyonu”nun kurulması bekleniyor.
    SPD’li polititkacılar yaptıkları ilk açıklamalarda önümüzdeki dört yıl içinde muhalefette kalmak istediklerini ifade ettiler. Aksi taktirde partinin yeniden güç toplamasının mümkün olmadığını ifade ettiler.

     

     

  • Almanya’dan Türkiye’nin seyahat uyarısına sert tepkiler

    Almanya’dan Türkiye’nin seyahat uyarısına sert tepkiler

    PİRHA- Alman politikacılar Ankara’nın Almanya’ya yönelik yayınladığı seyahat uyarısına sert tepki gösterdi. Almanya Başbakanı Merkel, “Bizim ülkemizde hiçbir gazeteci tutuklanmıyor” şeklinde tepki gösterirken, Başbakanlık Dairesi Başkanı Peter Altmeier uyarıyı “kötü bir espri” diye nitelendirdi.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Delbrück kentindeki bir seçim etkinliğinde yaptığı konuşmada Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın Almanya’ya yönelik yayınladığı seyahat uyarısıyla ilgili olarak, “Şunu açık bir biçimde ifade etmek istiyorum. Her Türk vatandaşı ülkemize seyahat edebilir” dedi. Merkel, “Bizim ülkemizde hiçbir gazeteci tutuklanmıyor, hiçbir gazeteci gözaltına alınmıyor, ülkemizde fikir özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri geçerli. Biz de bundan gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.
    “KÖTÜ BİR ESPRİ”

    Alman Başbakanlık Dairesi Başkanı Peter Altmeier, twitter hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’nin uyarısını “kötü bir espri” diye nitelendirdi. Altmeier, Türkiye’de birçok Alman’ın gerekçe olmaksızın tutuklu bulunduğunu hatırlatarak bu durumu “haksız” diye nitelendirdi. Altmaier, ayrıca Türkiye’nin Almanya’ya yönelik Nazi benzetmelerine de değinerek bu benzetmelerin Almanya’nın onurunu zedelediğini belirtti.

    Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin liste başı adayı ve Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Hermann da Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin derhal kesilmesini talep etti.

    Hermann, Funke Medya Grubu’na verdiği demeçte Türkiye-AB üyelik müzakerelerine değinerek “Üyelik müzakereleri konusunda kırmızı çizgi uzun süredir aşılmış durumda. Bu nedenle Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sonlandırılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Hür Demokrat Partili Avrupa Parlamentosu milletvekili Alexander Graf Lambsdorff ise Funke Medya Grubu’na verdiği demeçte Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin durdurulmasını talep etti.

    Hristiyan Birlik Partileri Federal Meclis Grup Başkanı Volker Kauder ise ARD televizyonuna yaptığı açıklamada “Türkiye ile insan hakları, din özgürlüğü, hukuk devleti konularında konuşmak isterim” diye belirtti.

    “ANKARA’DAKİ HÜKÜMET ÖLÇÜYÜ KAÇIRIYOR”

    Sosyal Demokrat Parti (SPD) başbakan adayı Martin Schulz hafta sonunda Ankara’yı seyahat uyarısı nedeniyle sert bir şekilde eleştirdi. Mainz’da yaptığı bir seçim etkinliğinde konuşan Schulz, “Ankara’daki hükümet ölçüyü kaçırıyor. Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkiler Ankara’nın sistematik bir şekilde yürütmeye çalıştığı gibi olmamalıdır” şeklinde konuştu.

    Yeşiller Partisi’nin Eş Başkanı Cem Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “propaganda” iddiasıyla suçladı. Özdemir, Erdoğan’ın davranışı “bir başkana yakışmıyor” dedi.

     TÜRKİYE’DEN ALMANYA’YA SEYEHAT UYARISI

    Dışişleri Bakanlığı cumartesi günü yaptığı seyahat uyarısında Almanya’da siyasi atmosferin “bir süredir giderek artan şekilde aşırı sağ ve hatta ırkçı söylemin etkisi altında” bulunduğunu belirterek ve “Almanya’da Şansölye adayı bir parti liderinin açıkça ırkçı unsurlar içeren beyanları karşısında Alman makamlarınca herhangi bir tedbir alınmaması endişe ve ibret vericidir” ifadelerini kullanmıştı.

    Dışişleri Bakanlığı’nın uyarısında Alman makamları Türklerin yaşadığı mahallelerde çıkan yangınların üzerine “kararlılıkla” gitmemekle ve Türk vatandaşlarına havalimanlarında keyfi ve kötü muamele etmekle eleştirildi.

    Ayrıca Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü davasına da değinilen açıklamada konuyla ilgili olarak “NSU davası Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde 2013 yılında başlamıştır. Ancak 380 duruşma yapılmış olmasına rağmen adalet halen tecelli etmemiştir” denildi.

    Açıklamada, ayrıca Almanya terör örgütleri üyelerine göz yummakla suçlandı.

  • Kuzey Kore, hidrojen bombası denedi, dünya tepkili

    Kuzey Kore, hidrojen bombası denedi, dünya tepkili

    Kuzey Kore, hidrojen bombası denedi. Kuzey Kore Haber Ajansı, Kuzey Kore’nin hidrojen bombası testinin ‘başarılı bir şekilde’ sonuçlandığını duyurdu.

    Sabah saatlerinde Kuzey Kore nükleer test alanının yakınlarında 6.3 büyüklüğünde bir deprem oldu. Japonya Meteoroloji İdaresine göre test sonrası oluşan sarsıntılar, geçtiğimiz yıl yapılan nükleer testlerden on kat daha şiddetli oldu.

    Japon Hükümeti depremin bir nükleer test sonucu olduğunu doğrularken, Başbakan Shinzo Abe, “Depremi hisseden Çin’in Yanji şehri sakinleri sarsıntıların yaklaşık 10 saniye sürdüğünü belirtirken, Çin Deprem İdaresi kaydedilen 6.3 şiddetindeki depremden sonra bir de 4.6 şiddetinde bir artçı deprem kaydedildiğini duyurdu.

    RUSYA: ENDİŞELİYİZ

    Rusya, Kuzey Kore’nin nükleer denemelerinden dolayı duyduğu endişeyi dile getirdi

    Rusya Dışişleri Bakanlığı, Kuzey Kore’nin kıtalararası balistik füzeleri için patlayıcı araç denemeleri nedeniyle duyduğu endişeyi dile getirdi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “3 Eylül’de Kuzey Kore’nin kıtalararası balistik füzeleri için patlayıcı araç denemesi nedeniyle ciddi endişe duyuyoruz” denildi.

    Dışişleri Bakanlığı, bu eylemler ile Kuzey Kore’nin birkez daha BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarını ve uluslararası kuralları ihlal ettiğini belirtti.

    JAPONYA: DEPREME NÜKLEER TEST SEBEP OLDU 

    Japonyo Dışişleri Bakanı Taro Kono gazetecilere yaptığı açıklamada yaşanan son depremin Kuzey Koredeki nükleer testi sonucu olduğunu duyurdu.

    Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD ve Japonya liderlerinin bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini ve Kuzey Kore üzerindeki baskıyı en üst seviyeye çıkarma noktasında fikir birliğine vardıkları belirtildi.

    ÇİN: BU HATALI HAREKETLER DURMALI 

    Çin Dışişleri Bakanlığı resmi sitesinde yayınlanan açıklamada Çin’in Kuzey Kore’yi sert bir şekilde kınadığı ve bu ‘hatalı’ hareketleri durdurması gerektiği belirtildi.

    MERKEL VE MACRON’DAN KUZEY KORE’YE TEPKİ

    Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kuzey Kore’nin başarılı bir hidrojen bombası testi gerçekleştirdiğini duyurması üzerine, yapılan testi lanetlediler.

    Liderler olayı, ‘Kışkırtmanın yeni bir boyutu’ olarak değerlendirdi.

  • Fransa ile Almanya yeni nesil savaş uçakları üretecek

    Fransa ile Almanya yeni nesil savaş uçakları üretecek

    PİRHA- Fransa’nın başkenti Paris’te ransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Angela Merkel her iki ülkenin katıldığı ortak bakanlar kurulu toplantısı yaptı. Toplantının ardından basın açıklaması yapan Merkel ve Macron savunmadan teknoloji devrimi ve iklim konularına kadar çok sayıda başlıkta işbirliğini arttırma niyetinde olduklarını belirtti.

    Her iki ülkenin hükümeti AB için yeni nesil savaş uçaklarını ve insansız hava araçlarını ortaklaşa geliştirme ve üretme kararı aldı. Ayrıca işletmelere vergi uygulamasında hesaplama kıstaslarının standartlaştırılması kararlaştırıldı.

    ORTAK YENİ NESİL SAVAŞ UÇAKLARI ÜRETME KARARI

    Ortak açıklamada Macron küresel sorunların üstesinden gelebilmek için Almanya ile Fransa’nın ortak pozisyonunun önemli olduğunu vurguladı.

    İki ülke arasındaki işbirliğinin özünü ise savunma politikaları oluşturuyor. Her iki ülke yeni bir savaş tankı, uzun menzilli bir keşif uçağı ve Eurofighter ve Rafale tipi uçakların yerine geçecek  yeni nesil bir savaş jetinin ortaklaşa yapılıp yapılamayacağını araştıracak. Ayrıca her iki ülkenin askeri kademelerinin birbiriyle iletişimde olması ve ortak veri bankalarının kullanılabilmesi için şifreli iletişimin standartlaştırılması hedefleniyor.

    “ABD FRANSA’NIN STRATEJİK PARTNERİDİR”

    Her iki hükümet iklim değişiminin etkilerinin birebir görüldüğü ve insanların göçe zorlanma tehlikesinin bulunduğu Afrika kıtasındaki Sahel Bölgesi’nde güvenlik işbirliğini yeni projelerle destekleme niyetinde olduklarını da açıkladı. İklimin korunmasına yönelik araştırma programlarına Almanya’nın ek 15 milyon euro, Fransa’nın da 30 milyon euroluk kaynak sağlayacağı bildirildi.

    Macron ve Merkel, iklimin korunması gibi konularda ABD ile görüş ayrılıkları bulunsa da bu ülke ile sıkı işbirliğini devam ettirme kararlılığında olduklarının da altını çizdi. Ortak Bakanlar Kurulu toplantısının ertesinde 14 Temmuz kutlamaları kapsamında Paris’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı askeri törenle karşılayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron “ABD Fransa’nın stratejik partneridir” ifadesini kullandı.

  • Schulz’dan Erdoğan’a: Tutuklu gazetecileri serbest bırakın

    Schulz’dan Erdoğan’a: Tutuklu gazetecileri serbest bırakın

    Sosyal Demokrat Parti’nin başbakan adayı Martin Schulz partisinin Dortmund’daki kongresinde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tutuklu gazetecileri serbest bırakmasını istedi. 

    Almanya’da Sosyal Demokrat Parti‘nin seçim programını oyladığı Dortmund’daki kongrede konuşan partinin başbakan adayı Martin Schulz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.

    Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunan Schulz, “Tutuklu gazetecileri serbest bırakın, mümkünse hemen” dedi. “Türkiye’de binlerce muhalife müdahale edilmesi, çok sayıda gazetecinin cezaevine konulması skandal” diyen Schulz, Erdoğan’a seslenerek, “Bir zamanlar gittiğin demokrasi yoluna geri dön” dedi. Schulz Erdoğan’ı eleştirerek, “Erdoğan kendi ülkesindeki insanlara vermeyi reddettiği özgürlükleri burada talep ediyor” dedi.

    Konuşmasında Başbakan Merkel’i de eleştiren Schulz, Merkel’in Mayıs ayında G7 Zirvesi’nin ardından Trump‘a yönelik olarak yaptığı, “Artık başkalarına güvenemeyiz” yönündeki açıklamasının somut olmadığını dile getirdi ve Trump’a karşı daha sert eleştireler yöneltmesi gerektiğini savundu.

    MERKEL’E ELEŞTİRİ

    Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’i de (CDU) eleştiren Schulz, Merkel ve CDU’nun sistematik olarak Almanya’nın geleceği tartışmalarını gündeme taşıdığını belirterek, “Bu demokrasiye saldırıdır” dedi. Merkel’in 24 Eylül’deki genel seçim kampanyaları sürecinde içerik konusundaki tartışmalardan kaçındığını ileri süren Schulz, CDU ve kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) bilinçli olarak az sayıda seçmenin sandık başına gitmesini desteklediğini savundu. Schulz bu durumun CDU-CSU’nun rakibi partilere zarar vereceğini belirtti.

    24 Eylül’deki genel seçimlerin Almanya’nın gideceği istikameti belirlemesi açısından çok önemli olduğunu belirten Martin Schulz, “Özgür, dayanışma ve çeşitliliğin olduğu ülkede yaşamaya devam etmek istiyoruz” dedi. Schulz eşcinsel evliliklere sıcak bakmayan Hristiyan Birlik Partileri’ni eleştirdi.