Etiket: Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER)

  • Sağlık çalışanları 38 haftadır vergide adalet istiyor!

    Sağlık çalışanları 38 haftadır vergide adalet istiyor!

    PİRHA- Mersin Tabip Odası’nda bir araya gelen sağlık emekçileri, gelirde ve vergide adalet sağlanması, toplumun sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının hakları için söz söylemeye ve mücadele etmeye kararlı olduklarını vurgulayarak, “Eziyet yönetmelikleri değil,
 gelirde ve vergide adalet istiyoruz!” dedi.

    Sağlık emekçileri, 38 haftadır Türkiye’nin dört bir yanındaki aile sağlığı merkezlerinde, hastanelerde, vergi dairelerinde gelirde ve vergide adalet taleplerini dile getirmeye devam ediyor.

    Mersin’de de, Mersin Tabip Odası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Dev Sağlık-İş, Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Birliği Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER), Mersin Aile Sağlığı Çalışanları Derneği (MASÇAD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Tabip Sen vergide adalet için açıklama yaptı.

    Mersin Tabip Odası’nda yapılan açıklamayı, Mersin Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Olgan Çavdar okudu.

    Hazine ve Maliye Bakanı’nın 2025 yılında vergilerin %43 artırılacağını söylediğini hatırlatan Çavdar, “Peki bu artış ücretlerimizde de olacak mı?” diye sordu.

    “YENİDOĞANLAR ÖLÜRKEN BU DENETİMLERİ NEDEN YAPAMADINIZ?”

    18 şehir hastanesinin, Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinin %10’unu tükettiğini aktaran Çavdar, “Aylardır bizden aldığınız vergileri bize harcamanızı talep ediyoruz. Sağlık Bakanı’na soruyoruz: Şehir hastanelerinin müteahhitlerine ayrılan bütçe, aşı almaya neden yetmiyor? Aile hekimlerine bir “eziyet yönetmeliği” çıkardınız. Aile hekimliğine ayırdığınız bütçeyi keserek daha çok çalıştırmanın formülünü arıyorsunuz. Bu formülleri şehir hastaneleri için neden yapamıyorsunuz? 5-6-7 Kasım’da üç gün iş bıraktık. Sadece İstanbul’da 6 bine yakın denetim yapıldı. 8 yıl İl Sağlık Müdürlüğü yaptığınız İstanbul’da yenidoğanlar ölürken bu denetimleri neden yapamadınız?” diye konuştu.

    “SİZ KİMİN REÇETESİNE, NE AMAÇLA KARIŞIYORSUNUZ?

    Çavdar, her gün ekonomik krizin altında ezilen, hayata tutunmaya çalışan insanlar gördüklerini belirterek, “Her gün çocuğuna ateş düşürücü almak için para denkleştirmeye çalışan insanlarla karşılaşıyoruz. Sağlık Bakanı ise “Ateş düşürücü reçetesi yazmayın, ücretinizi keseriz” diyor. Siz kimin reçetesine, ne amaçla karışıyorsunuz? Bu ilaçların cepten ödenmesini mi istiyorsunuz? “Bir de eczane zincirleri kuralım” mı diyorsunuz?” diye belirtti.

    “SAĞLIK VE EKONOMİ POLİTİKALARINIZ EN BÜYÜK HALK SAĞLIĞI SORUNU!”

    Maliye ve Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarının taleplerine kayıtsız kalarak bir tercihte bulunduğunu vurgulayan Çavdar, şunları söyledi: “Ancak bilinmelidir ki haklı olan talepler için yapılan iş bırakmalar ve diğer meşru eylemler sonuç alınana dek devam edecektir. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve birinci basamak sağlık hizmet alanında örgütlü meslek emek örgütleri “eziyet yönetmeliği”nin geri çekilmesi için 2-6 Aralık 2024 tarihlerinde 5 günlük G(ö)REV eylemini ikinci kez yapmak zorunda kalacak.

    Toplumun sağlık hakkı için yaşam koşulları herkese ayrımsız olarak yeterli ve tam olarak kamu olanaklarıyla sağlanmalı; sağlık hizmetleri ticari ortamdan arındırılmalı ve herkese eşit şekilde ücretsiz olarak sunulmalıdır. Tüm sağlık çalışanlarına güvenceli iş, güvenli ortamda, emekliliğine yansıyacak tek kalemden oluşan, performansa dayalı olmayan, insanca yaşamaya yetecek kadar ücret ödenmelidir. Bugün Türkiye’nin dört bir yanından 38. defa sesleniyoruz: Sağlık ve ekonomi politikalarınız en büyük halk sağlığı sorunumuz haline geldi. Formülleriniz ve tercihleriniz hep bir avuç zenginden yana. Sağlık çalışanları tükeniyor, bebeklerimiz ölüyor; sadece yoğun bakımlarda değil, aşı olmadığı için de bebeklerimiz ölüyor. Çocuklarımız okul yerine işe gidiyor, beş çocuktan biri çalışıyor.”

    “VERGİLERLE BİZİM İÇİN OKUL, KREŞ VE AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ YAPIN

    Çavdar, sağlık çalışanları olarak taleplerini şöyle sıraladı:

    “* Bizden topladığınız vergilerle bizim için okul, kreş ve aile sağlığı merkezi yapmanızı istiyoruz.

    * Bizden topladığınız vergileri bizim refahımız için harcamanızı istiyoruz. Yoksulluk sınırının üstünde bir gelir talep ediyoruz.

    * Emeklilikte açlık sınırı altında maaşa mahkum olmayacağımız bir ücretlendirme talep ediyoruz.

    * Artan vergi dilimleri nedeniyle her ay maaşımızın azalmasını istemiyoruz.

    * Sabit gelirlilerden %35’e varan vergi kesintileri yerine en fazla %15’e sabitlenmiş vergi kesintisi talep istiyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

  • Sağlık Örgütlerinden çağrı: Aşı konusundaki bilim dışı söylemlere kanmayın-VİDEO

    Sağlık Örgütlerinden çağrı: Aşı konusundaki bilim dışı söylemlere kanmayın-VİDEO

    PİRHA- Mersin’deki sağlık örgütleri, ortak açıklama yaparak, Bireysel önlemlerin yeterli olmadığı, toplumsal ve kamusal önlemlerin bir an önce arttırılmasının gerektiği belirtildi. Aşı ile ilgili de “Yakın bir zamanda aşılama sürecinin başlayacağı düşünüldüğünde halkımızın aşı konusundaki bilim dışı söylemlere kanmamasını, ülkemize gelen aşıların 3.faz çalışmalarının sonuçları ortaya çıktığında sağlık örgütlerinin gerekli açıklamaları yapacağının bilinmesini istiyoruz” denildi.

    Mersin Tabip Odası, Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi, Genel Sağlık İş Mersin Şubesi, Birinci Basamak Birlik ve Dayanışma Sendikası ve Mersin Eczacılar Odası, koronavirüsün Mersin’deki durumuna ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

    Mersin Tabip Odası’nda düzenlenen toplantıda konuşan oda başkanı Mehmet Antmen, “Günlük vaka sayılarının kentimizde hızla arttığı, ülkemizde 70-75 bin civarında olması nedeniyle vaka sayısı açısından dünya genelinde ilk üç ülke arasında olduğumuz dönemde, şehirlerarası trafiğin kapanmasını, toplumsal hareketliliğin kısıtlanmasını, AVM ve ibadethanelerin kapanmasını içermeyen önlemlerin pandemi ile mücadelede yeterli olmadığına inanıyoruz” dedi.

    “İL HIFZISSIHHA KURULU DA İLİMİZE ÖZEL ÖNLEMLER ALMALIDIR”

    Antmen, gereken önerileri ve tüm verilerin de şeffaf olarak paylaşılması taleplerini, vaka ve ölüm sayılarının azaldığı yaz boyunca da tekrarladıklarını belirterek, “Ancak sesimizi ne sağlık müdürlüğüne, ne valiliğe ve ne de merkezi iktidara ulaştıramadık. Şimdi, vaka ve ölüm sayılarının kat be kat arttığı bu günlerde yine uyarıyoruz. Bireysel önlemlerin yeterli olmadığı, toplumsal ve kamusal önlemlerin bir an önce arttırılmasının gerektiği bu dönemde, İl Pandemi Kurulu bir an önce toplanmalı ve İl Hıfzıssıhha Kurulu da ilimize özel önlemler almalıdır” diye konuştu.

    “AŞI KARŞITLIĞI YAPAN KİŞİLERE KANILMAMALIDIR”

    Halkın hükümete olan güvensizliğinin sonucu, aşılara karşı da bir güvensizlik oluştuğuna dikkat çeken Antmen, “Oysa salgınla mücadelede korunma ve tedavi ne kadar önemli ise, bağışıklama ve aşı çalışmaları da en az o kadar önemlidir. Yakın bir zamanda aşılama sürecinin başlayacağı düşünüldüğünde halkımızın aşı konusundaki bilim dışı söylemlere kanmamasını, ülkemize gelen aşıların 3.faz çalışmalarının sonuçları ortaya çıktığında sağlık örgütlerinin gerekli açıklamaları yapacağının bilinmesini istiyoruz. Bunun öncesinde aşı karşıtlığı yapan kişilere kanılmamasını, bilimin ışığından ayrılmamamız gerektiğini önemle vurguluyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “TEMEL İHTİYAÇLARIN KARŞILANDIĞI BİR BÜTÇE İLE TAM KAPANMA SAĞLANMALIDIR”

    Antmen, ülkedeki sağlık hizmetlerinin kilitlediğini vurgulayarak, şunları söyledi:

    Geldiğimiz aşamada, epidemiyolojik veriler ışığında belirlenecek bir süre için toplum hareketliğinin kısıtlanması yaygınlaştırılarak sürdürülmeli, filyasyon ve aktif sürveyans yanı sıra, endikasyonu olan herkese test uygulanabilmesi sağlanmalı, bunun için hastane ve sağlık müdürlüklerine ek olarak belediyelerin de test birimleri kurmalarının önü açılmalı, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmeli, evlerde değil eski hastaneler, yurt ya da diğer toplu merkezlerde takip edilmeleri sağlanmalıdır. Tam bir kapanma ile toplum hareketliliğini kısıtlanmaz ise daha fazla insan hastalanacak, daha fazla insan ölecektir. Kısıtlamalar; sosyal devlet ilkesiyle yapılmalı, güvenceli çalışanlara ücretli izin, diğer tüm çalışanlara da sosyal destek programlarının olduğu, kira, elektrik, su ısınma masraflarının ve temel ihtiyaçların karşılandığı bir bütçe ile özellikle büyük işyerlerinin kapatıldığı bir şekilde olmalıdır. Tüm bunların yanı sıra bugüne dek pandemi nedeniyle ölen sağlık çalışanı sayısının 200’ü aştığı göz önüne alınarak COVİD-19, sağlık çalışanları için acilen Meslek Hastalığı olarak kabul edilmelidir.”

    Mersin Eczacılar Odası Başkanı Özgün Sağır da, eczacılar olarak bazı temel ilaçlara ulaşamadıklarını aktararak, “halk arasında kan sulandırıcı olarak bilenen ilaç şu an yok. Türkiye’de bulunan üreticilerde ilacı yurtdışına satıyor ve bakanlıkta seyrediyor. Çok ciddi bir mağduriyet söz konusu” ifadelerini kullandı.

    Diren Keser/MERSİN