PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne “usulsüzlük ve rüşvet” iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Özle Kalem Müdürü Doğukan Uyan gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında belediyede arama yapıldı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne “usulsüzlük ve rüşvet” iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi. Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan, gözaltına alındı.
Konuya ilişkin açıklama yapan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, soruşturmanın belediyedeki alımlarla ilgili olduğunu söyleyerek, Özel Kalem Müdürü’nün evinde ve belediyedeki ofisinde arama yapıldığını, ofiste bazı evrakların arandığını ve talep edildiğini belirterek, “Bu süreçte böyle bir soruşturma benim için sürpriz değil. Bana dair bir soruşturma yok” dedi.
PİRHA- Mersin’de bu yıl 27. yapılan ‘Dinler Buluşması’ etkinliğinde barış ve kardeşlik vurgusu yapıldı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 27. yapılan ‘Dinler Buluşması’ etkinliği Akbelen Şehir Mezarlığı’nda gerçekleştirildi. Programa; Alevi, Müslüman, Hristiyan dünyası temsilcileri ile birlikte çok sayıda yurttaş katıldı.
Kilise müziği ve ney dinletilerinin yer aldığı programda, Büyükşehir Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu ile birlikte Mevlana Kültür ve Sanat Derneği üyeleri ilahi söyledi. Etkinlikte; Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Dedesi Erdoğan Sevin, Katolik Kilisesi Pederi Jawahar Jerry Cutinho, Mersin Rum Ortodoks Kilisesi Pederi İspir Coşkun Teymur, İl Müftülüğü Din Görevlisi İl Vaizi Bayram Genç günün anlam ve önemine dair konuşmalar yaptı.
Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, yaptığı konuşmada Alevilerin taleplerini dile getirdikten sonra barış ve kardeşlik vurgusu yaptı. Suriye’de Alevilere dönük katliamlara, İsrail’in Filistin saldırılarına ve Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşlara da değinen Sevin, tüm dünyada barışın ve kardeşliğin hakim olmasını diledi. Son olarak Türkiye gündemindeki barışa yönelik atılan adımlara da değinerek, “Biz Aleviler onurlu, kalıcı, samimi ve kapsamlı bir barış sürecinin yanındayız” dedi.
Sevin, konuşmasının ardından ise gülbeng okudu.
Hoşgörü ve birlik içerisinde yaşamanın önemine vurgu yapılan etkinlik, barış ve kardeşlik duasının okunmasıyla son buldu.
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi, belediyenin sosyal desteklerinden faydalanan ailelerin 9-14 yaş aralığındaki kız çocuklarına, talep edilmesi durumunda, ücretsiz olarak HPV aşı uygulaması yapacak. Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Hülya Atilla, “Biz aşıyı virüsle hiç karşılaşmamış 9-14 yaş aralığındaki kız çocuklarına yapacağız. Aşımız oldukça güvenilir ve etkili bir aşı” dedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Mersin Üniversitesi arasında yapılan protokolle, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal desteklerinden faydalanan ailelerin 9-14 yaş arasındaki kız çocuklarına, ebeveyni/vasisi tarafından talep edilmesi durumunda, ücretsiz olarak HPV aşı uygulaması yapılacak. Başvurular Mersin Büyükşehir Belediyesi resmî web sitesindeki E-işlemler sekmesinde yer alan ‘Başvuru Merkezi’ portalından yapılabilecek.
İnsanı önceleyen projeleri ile örnek olmaya devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi bu projesiyle, her beş kadından birinde görülen HPV virüsünü erken yaşlarda önlemeyi amaçlıyor.
“HPV İLE MÜCADELE İÇİN HAREKETE GEÇİYORUZ”
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, halk sağlığı açısından önemli bir projeyi daha hayata geçirdiklerini duyurarak, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak halk sağlığı alanında örnek bir projeyi daha hayata geçiriyoruz. Önlenebilir bir kanser türü olan rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden olan HPV ile mücadele için harekete geçiyoruz” dedi. Projenin Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal desteklerinden faydalanan ailelerin 9-14 yaş aralığındaki kız çocuklarına uygulanacağının altını çizen Seçer, “Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığımız koordinasyonunda Mersin Üniversitesi iş birliği ile belediyemizin sosyal desteklerinden faydalanan ailelerin 9-14 yaş aralığındaki kız çocukları, ebeveyn ya da vasilerin talep etmesi halinde, ücretsiz olarak aşıyı yaptırabilecekler” ifadelerine yer verdi.
ATİLLA: YÜZDE 90 KORUYUCULUĞU OLAN BİR AŞI
Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Hülya Atilla da HPV virüsü ve HPV aşısının önemi ile ilgili bilgi aktardı.
Atilla, “Aşımız her yaş aralığındaki kadınlara ve 26 yaşını doldurmamış erkeklere yapılabilir. Biz aşıyı virüsle hiç karşılaşmamış 9-14 yaş aralığındaki kız çocuklarına yapacağız. Aşımız oldukça güvenilir ve etkili bir aşı. Özellikle 9-14 yaş aralığında yapılan aşının yüzde 90 civarında koruyuculuğu olduğu gösterildi ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da aşının fayda ve zarar oranının, fayda lehine olduğu açıklandı” diye konuştu.
Aşının yan etkilerinin basit ve sık görülmediğini belirten Atilla, HPV aşısının koruyucu olduğu alanlar hakkında bilgi vererek, “Bu aşı sadece rahim ağzı kanserine karşı değil, anal kanserler, genital siğiller ve baş-boyun kanserlerine karşı da koruyucu etkidedir. Aşının yan etkileri, çocukluk çağında yapılan aşıların yan etkisi kadar” dedi. Aşı talepleri için uygulanacak olan başvuru sürecini ve başvuru sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili de açıklamalarda bulunan Atilla, “9-14 yaş aralığında koruyuculuğu yüzde doksanlara varan aşımızı, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Üniversitesi arasında yapılan protokolle; üniversite hastanesi çocuk hastalıkları enfeksiyon bölümünde yapacağız. Belediyemizden sosyal destek alan ailelerin web sitemiz üzerinden müracaat etmeleriyle birlikte taleplerini alacağız ve talepleri doğrultusunda da kız çocuklarına aşılarını yapacağız” dedi.
PİRHA- Ölümcül DMD kas hastalığına yakalanan Deniz Ali’nin için “Deniz Ali’ye umut olalım” yardım kampanyası başlatıldı. Kampanya kapsamında belediye başkanları başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi Deniz Ali’nin tedavisinde gerekli olan miktar için telefon başına geçti.
Mersin’de yaşayan Ozan-Sunay çiftinin oğlu Deniz Ali’ye 2 yaşındayken nadir görülen bir genetik hastalık olan Duchenne Musküler Distrofi kas hastalığı teşhisi konuldu. Teşhisin konulduğu tarihte tedavisi bulunmayan hastalık için yıllar sonra umutlu haber geldi. Çocuklarını yurt dışına götüren Soydan çiftçi, yapılan testler sonucu tedaviye olumlu yanıt vereceği bilgisini aldı. Aile aldıkları yanıtın üzerine oldukça pahalı olan tedavi için Mersin Valiliği onaylı kampanya başlattı.
BELEDİYE BAŞKANLARI BAĞIŞ İÇİN TELEFON BAŞINDAYDI
Kampanyada Deniz Ali Soydan için dün akşam Büyükşehir Belediyesi Kongre Merkezi’nde ‘Deniz Ali’ye umut olalım” canlı yayın ile yardım kampanyası yapıldı. Büyükşehir Belediyesi Kongre Merkezi’nde ‘Deniz Ali’ye umut olalım” canlı yayın ile yapılacak yardım kampanyasına Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Hoşyar Sarıyıldız, Toroslar Belediyesi Başkanı Abdurrahman Yıldız, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit katıldı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirilen yayına tüm Türkiye’den yoğun bir destek geldi. Mersin’de yaşayan ve DMD adı verilen nadir ve ilerleyici bir kas hastalığıyla mücadele eden 9,5 yaşındaki Deniz Ali Soydan için tüm Türkiye birlik oldu. Yayında, katılımcı belediye başkanları ve STK temsilcileri tek tek arama yaparak, Deniz Ali için bağışta bulunanlar ile konuştular.
ANNE SOYDAN: BU DESTEK ÇOK KIYMETLİ
Yayına canlı bağlantıyla oğlu Deniz Ali Soydan ile birlikte katılan anne Suna Soydan, “Sizi böyle görürken, izlerken daha mutlu oluyoruz, içimiz umutla doluyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e ve diğer belediye başkanlarımızın hepsine destekleri için teşekkür ediyorum. Desteğiniz ve yanımızda olmanız bizim için çok kıymetli. Hepinize teker teker çok teşekkür ediyorum” dedi.
BAĞIŞ İÇİN VALİLİK ONAYLI BAĞIŞ HESAP BİLGİLERİ:
Alıcı: Denizali Soydan
TL: TR97 0001 0090 1073 1488 2050 01
USD: TR 70 0001 0090 1073 1488 2050 02
EURO: TR 43 0001 0090 1073 1488 2050 03
Ziraat Bankası Swift kod: TCZBTR2A
Faliyet NO: 33.2024.2014
Türk Telekom ve Vodafone operatörleri SMS kampanyası
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sokak hayvanlarının yaşatılması için hazırlanan ‘Yaşamı sahiplen, destek Büyükşehir’den’ kampanyasını başlattıklarını duyurarak, “Amacımız can dostlarımızı öldürmek değil, yaşatmak olsun” dedi ve herkese sahiplenme çağrısında bulundu.
“Katliam yasası” olarak adlandırılan Hayvan Koruma Yasası, tepkilere rağmen AKP ve MHP oylarıyla Meclis’te kabul edilmişti. Belediyelere bu konuda sorumluluk yükleyen yasaya göre, büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyelerin topladıkları hayvanları sahiplendirilinceye kadar kalmaları için bakımevleri kurması gerekiyor.
Konuya ilişkin harekete geçen Mersin Büyükşehir Belediyesi, sokak köpeklerinin sahiplendirilmesini kolaylaştıracak bir kampanya başlattı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sokak hayvanlarının yaşatılması için hazırlanan ‘Yaşamı sahiplen, destek Büyükşehir’den’ kampanyasına ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Nikâh ve Etkinlik Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında Başkan Vahap Seçer, Türkiye’nin gündemine oturan ve sokak hayvanlarının ‘uyutulma’ adı altında öldürülmesine zemin hazırlayan ‘Sokak Hayvanları Yasası’ karşısında yaşamı sahiplenmek ve sokak hayvanlarını yaşatmak için Büyükşehir olarak uzun süredir bir çalışma gerçekleştirdiklerini aktardı.
YAŞAMI SAHİPLENMEK İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Seçer, kampanyanın temel amacının yeni yasada hüküm altına alınan sokak köpeklerini toplamak, rehabilitasyonunu yapmak, veri kayıt sistemini işlemek, kısırlaştırmak, mümkünse sahiplendirmek, mümkün değilse de doğal yaşam alanlarında ortamlarını iyileştirip refah içerisinde yaşamalarını sağlamak olduğunu söyledi. Büyükşehir olarak temel amaçlarının ‘yaşamı sahiplenmek’ olduğunu vurgulayan Seçer, sokak hayvanlarını yaşatmak için işbirliği halinde olmaları gerektiğinin altını çizdi. Seçer, “Mersin Büyükşehir Belediyesi ve birimleri, aynı zamanda iştiraklerinin yanı sıra, ilçe belediyeleri, kamu kurum ve kuruluşları, Mersin Veteriner Hekimler Odası, sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarlıkları, organize sanayi kuruluşları, küçük sanayi kuruluşları, özel sektör kurumları; bütün bu paydaşlarımız bize katkı yaptığı sürece bu çalışmanın başarıya ulaşacağını düşünüyorum ve buna canı yürekten de inanıyorum” diye konuştu.
Öncelikle belediye olarak sokaklarda yaşayan, küpesi olmayan köpekleri toplayarak, bakım evlerinde kısırlaştırma işlemleri yapacaklarını ve Bakanlık veri tabanına kaydedeceklerini söyleyen Seçer, “Böylece sahipsiz tüm köpekleri kısırlaştırarak, sokaklarda yaşayan köpek sayısını asgari seviyeye düşüreceğiz” dedi.
BÜYÜKŞEHİR SAHİPLENDİRME MERKEZLERİ KURUYOR
Büyükşehir olarak sahiplendirme merkezleri oluşturacaklarını duyuran Seçer, Merkez Kaşlı Bakımevi, Silifke Bakımevi ve Bozyazı Bakımevi’nin her birinde bir sahiplendirme merkezi oluşturacaklarını ve yurttaşların, köpeklerin sahiplenmesine katkı sunacaklarını ifade etti. Sahiplendirmenin dijital platformlarda da olacağına dikkat çeken Seçer, ‘sahiplen.mersin.bel.tr’ sayfasını adres gösterdi.
Söz konusu kampanya kapsamında Mersin Veteriner Hekimler Odası’na üye kliniklerde yüzde 25 indirim yapılacak. Bireysel sahiplendirmede Büyükşehir Belediyesi; günlük kuru mama ihtiyaçlarını, üç ayda bir iç ve dış parazit ilaçlarının uygulanması, altı ayda bir pet kuaför hizmeti verilmesi, yılda bir kez kuduz aşısı uygulaması, kısırlaştırma gibi konularda destek olacak.
SEÇER’DEN AKP’YE ELEŞTİRİ
‘Sokak Hayvanları Yasası’na ilişkin değerlendirme de yapan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer şöyle devam etti:
“Bu konuyla ilgili merkezi hükümetin belediyelerle yurttaşı karşı karşıya getirip ‘buyurun baş başa kalın, siz sorunu çözün’ yaklaşımı var. Bunu da doğru bulmuyorum. Bu ülke 22 yıldır 5-10 ayrı siyasi parti, siyasi görüş tarafından yönetilmedi. Tek bir siyasi irade tarafından yönetildi. 22 yıldır siz bunu niye çözmediniz? Üzücü olaylar da oldu. Bu can dostların kontrolsüz bir şekilde sokaklarda olmaları olumsuz olayları meydana getiriyor. Ama işte sorarlar, ‘22 yıldır neden gerçekten bu problemi çözmek için belediyelerle iş birliği halinde olmadınız?’ Her alanda ve her konuda olduğu gibi bu alanda da merkezi hükümet kendinden olmayan belediye anlayışı, çelişkisi ya da çekişmesi maalesef var.”
Toplumun her kesiminden kampanyaya destek olmalarını isteyen Seçer, sahiplenme çağrısında bulunarak sözlerini sonlandırdı.
PİRHA-Adıyaman’ın en çok kayıp veren beldesinde biri olan Yaylakonaklılar, depremin ilk gününde çevre illerden gelen yardımlarla ayakta kaldıklarını belirterek, zor günlerinde yardım gönderen herkese teşekkür ettiklerini söylediler.
6 Şubat Pazarcık merkezli depremde birçok insanın yaşamını yitirdiği ve yüzlerce evin yıkıldığı Adıyaman Yaylakonak (Balyan) Beldesi’nde insanlar yakınları için taziye kurup onlar adına anma gerçekleştirdi.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Balyan Şubesi ve Cemevine çevre illerden yoğun bir katılım sağlandı. PİRHA’ya konuşan Ağuçan Pirlerinden Tahir Küçükdoğan, konteynırlara sığmadıklarını söyleyerek, yetkililerden bu konuya çözüm bulunmasını istedi.
“KONTEYNIR BULAMAYAN AİLELERİMİZ VAR”
‘Asrın felaketi’nden dolayı çok büyük acılar çektiklerini ve 105 canı toprağa sırladıklarını dile getiren Küçükdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Depremden sonra çok büyük acı çektik. Bugün hala konteynırlarda çadırlarda çamur içinde, konteynır bulamayan ailelerimiz var. Çocuklar okullarda dersini yapamıyorlar. Çocukları olan aileler iç içe yaşamak zorunda kalıyor. Tek konteynırlara sığınanlar var. Bir konteynırı biz mutfak mı yapacağız oda mı yapacağız, çocukların çalışma odası mı yapacağız. Biz bunları nasıl kullanacağız.”
‘EN BÜYÜK SORUN BARINMA’
En büyük sorunlarının barınma olduğunu vurgulayan Küçükdoğan, “Biz yetkililerden yöneticilerden buna bir çare bulunmasını istiyoruz. Biz köyde yaşıyoruz ve hepimiz hayvan sahibiyiz. Biz konteynırların içine hayvanları mı koyacağız, yem mi koyacağız. Biz koca bir aşiretiz, hepimiz konteynırlara sığındık. Bizim burada barınma şansımız, kalma şansımız yok. Şimdiye kadar pek kar yoktu eğer kar yağarsa hayatımız daha zorlaşacak. Yapılacak evlerin erken yapılmasını, desteklerin bir an önce verilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
MADDİ MANEVİ KAYBIMIZ ÇOK
Depremin yaşandığı günden itibaren çevre illerden gelen yardımlarla ayakta durmaya çalıştıklarını belirten Yaylakonak Belediye Başkanı Abuzer Aydın ise şunları aktardı:
“360 evden 280 ev nerdeyse yerle bir oldu. Maddi, manevi kaybımız çok fazla. Depremin birinci günü Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin arama kurtarma ekipleri buraya geldi. Yine Mersin Belediyesi tarafından 75 tane konteynır getirildi. Şu anda 150 ailemiz yaşamlarını bu konteynırlarda sürdürüyorlar. Konteynırların gidemediği bazı yerlere de geçici olarak evler onarılarak yaşamaya çalışıyorlar. Şu an yapılmakta olan 80 ev var daha yapılması planlanan 80 konut daha var. Deprem süresince birçok yerden yardım geldi ve hala da gelmeye devam ediyor” diye belirtti.
‘SOSYAL DEVLET GİBİ ÇALIŞMALI’
Gazeteci-yazar Fatma Ulubey ise, depremde sınıfta kaldıklarını dile getirerek şu açıklamalarda bulundu:
“6 Şubat depreminde ne yazık ki halkımız unutuldu. Vatandaş kendi çaresizliğiyle baş başa bırakıldı. Ölülerini kendi imkanlarıyla çıkardı. 6 Şubat’ın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hala konutlar teslim edilmedi. Deprem konusunda da sınıfta kaldık. Vatandaşlar dara düştüğü zaman sosyal devlet yanına koşar, sosyal devlet gerekliliğini yerine getirir.”
PİRHA- Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş., Atatürk Parkı’nda liman genişletme projesine ilişkin açılan bütün davaları kazandı. ÇEKSAM Başkanı Av. Semra Kabasakal, Mersin Limanı’nı genişletme projesiyle en önemli yeşil alanlarından olan ve kentin hafızası niteliği taşıyan Atatürk Parkı’nın rant uğruna tamamen ortadan kaldırılacağını söyledi. 4 yıl boyunca her gün 3 bin 570 ton taş taşınıp liman sahasına getirilerek rıhtım yapılması için denize döküleceğini kaydeden Kabasakal, “Çevresel anlamda bu korkunç bir olay. Mersin’e can veren denizin ölmesi demek bu” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından işletilen Mersin Limanı, 2007 yılında özelleştirilerek 36 yıl süreyle Mersin International Port (MIP) şirketine verildi. Normal şartlarda 2043’te bitecek olan özelleştirme süresini 49 yıla kadar uzatacak teklif, geçen sene Meclis Genel Kurulu’ndan geçmişti. Buna göre Mersin Limanı 2056 yılına kadar yabancıların işletmesinde olacak.
Mersin Limanı’nın işletmesini elinde bulunduran MIP, kentin en önemli noktalarından biri olan Atatürk Parkı’na doğru liman sahası genişletme projesini geçtiğimiz yıllarda gündeme getirdi. Bu projeye karşı Mersin Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açtı ve bu davaya Mersin Barosu, Mimarlar Odası ile çok sayıda çevre dernekleri müdahil oldu. Ancak Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği bütün davaları kazanarak, projeye başlayacaklarını geçtiğimiz günlerde düzenledikleri bir etkinlikle duyurdu.
Yıllardır hukuk mücadelesi veren çevrecilerden karara tepki geldi. Tarsus Çevre Koruma Kültür ve Sanat Merkezi Derneği (ÇEKSAM) Başkanı Avukat Semra Kabasakal, konuyu PİRHA’ya değerlendirdi.
ÖZEL ŞİRKETİN RAPORU SÜRECİ TERSİNE DÖNDÜRDÜ
Av. Semra Kabasakal, karara ilişkin açtıkları davada projenin uygun olmadığı yönündeki bilirkişi raporunun olumlu bir süreç başlattığını ancak özel şirketin hazırladığı ikinci raporla birlikte sürecin tersine döndüğünü belirtti.
Kabasakal, “Bizim açımızdan olumlu olan rapordan sonra çok acele İstanbul Teknik Üniversitesi’nden, özel bir firmadan yapılan bir raporla yeniden keşif yapılması istendi. Çok enteresandır ki bu özel şirketin yaptığı keşif ve davalının yaptırmış olduğu raporla olumlu ilerleyen dava süreci tersine dönmeye başladı. Yürütmeyi durdurma kararının ardından davalar reddedildi. İstinafa ve ardından Danıştay’a gidildi ama hep reddedildi. İşin ilginç tarafı normalde Danıştay’a gönderilen davaların sonuçlanması 6-7 yıl sürerken bu dava çok kısa bir süre içinde sonuçlandı. Mimarlar Odası Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ama pek bir sonuç elde edeceğimizi düşünmüyorum” dedi.
Kabasakal, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ilk başlarda karşı dava açmasına rağmen, MIP’in geçtiğimiz günlerde belediyenin erkek basketbol takımına sponsor olduğunun da altını çizdi.
“KORKUNÇ BİR ÇEVRE OLAYI BİZLERİ BEKLİYOR”
Liman genişletilme çalışmalarında 4 yıl boyunca her gün 3 bin 570 ton taş taşınıp liman sahasına getirilerek rıhtım yapılması için denize döküleceğini kaydeden Kabasakal, “Çevresel anlamda bu korkunç bir olay. Mersin’e can veren denizin ölmesi demek bu. Mersin halkının bu durumdan haberi yok. Ne yazık ki insanlar çevre ve doğa konusunda duyarlı değiller. Fakat yaşanılır bir çevre olmadığında insan yaşamının da bir anlamı kalmıyor” diye konuştu.
FARKINDALIK İÇİN NÖBET ÇADIRI
Semra Kabasakal, farkındalık için parkta nöbet çadırı kuracaklarını, MIP şirketini oluşturan Singapur şirketine ve Avustralya Emekli Fonu’na mektup göndereceklerini söyleyerek mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
PİRHA- Murat Sönmez, plastik kullanmayarak tamamen doğal bir şekilde ahşaptan rüzgar gülleri yapıyor. “Mersin Rüzgarı” adını verdiği ürünlerini çocukların hayalleriyle yapan Sönmez, ürünlerini Dersim’de de sergilemek istiyor.
Murat Sönmez, çocukluğundan bu yana merakı olan işi mesleğine dönüştürmüş durumda.
Çalıştığı lojistik firmasından ayrılmasının ardından iş ararken oğluna yaptığı oyuncaktan yola çıkan Sönmez, kendi tasarladığı rüzgar güllerini üretmeye başladı.
Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Baltalı köyündeki atölyesinde üretim yapan Sönmez, “Çocukluğumdan bu yana merakım vardı. Ahşapla mekaniği birleştirmek istedim ve deneme yanılmayla, yurt dışındaki arkadaşlarımdan da faydalanarak bu işi oturttum” diye konuştu.
YÜZDE YÜZ DOĞAL VE ÇEVRECİ
Sönmez, ürünlerini plastik kullanmayarak tamamen doğal bir şekilde ahşaptan yapıyor. Elektrik gücü de kullanmayan Sönmez, ürünlerinin sadece doğada rüzgarın etkisiyle hareket etmesini tercih ediyor.
Yapım aşamasında çocukların da katkı sağladığını belirten Sönmez, şöyke konuştu:
“Atölyemde düşünme aşamasından sonra yapacağım rüzgar gülünü çiziyorum, kıl testeremle kesiyorum ve son olarak da boyuyorum. Boyama ve fikir verme konusunda oğlum, yeğenlerim de bana yardımcı oluyorlar. Ayrıca Milli Eğitim Müdürlüğü’nün belirlediği okullardan hemen her hafta öğrenciler geliyor. Çocuklar burada hep görüp, öğrenip hem de eğleniyorlar. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum”
MERSİN RÜZGARI YURT DIŞINA AÇILIYOR
Üretilen rengarenk rüzgar güllerine yurt dışından da talep yüksek. Hollanda’da da atölye kuran Sönmez, “Mersin Rüzgarı” adı verdiği rüzgar güllerini yılın belirli dönemlerinde orada üretip satıyor.
Mersin Büyükşehir ve Seyhan Belediyelerinden destek gören Sönmez, Mersin Üniversitesi’nde bu alanda atölye çalışmaları da gerçekleştiriyor.
“ÜRÜNLERİMİ DERSİM’DE SERGİLEMEK İSTİYORUM”
Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu’nun yaptığı işleri takdir ettiğini dile getiren Murat Sönmez, ürünlerini Dersim’de sergilemek istediğini söyledi.
Sönmez, “Yaptığım işi çok seviyorum, bana mutluluk veriyor. El emeği çok değerli ve insanlar da bunu istiyor. Eksik de olsa, hatalı da olsa insanlar buna önem veriyor.
Dersim Belediye Başkanı Maçoğlu’nu takdir ediyorum, çok güzel çalışmaları var. Orada da workshop yapmak istiyorum bu vesileyle hem oraları görmek hem de ürünlerim tanınsın istiyorum” sözlerini kullandı.
PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Mersin Büyükşehir Belediyesine destek ve dayanışma ziyaretinde bulundu. Yapılan açıklamada, “Siyasi iktidar 7 Haziran 1 Kasım 2015 tarihleri arasında yaşanan kaos ortamını yeniden sahnelemek istiyorsa bilinmelidir ki bu tür oyunlar tutmadı, tutmayacaktır. Türkiye halkları buna izin vermeyecektir” denildi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının gözaltına alınıp, Mersin Büyükşehir Belediyesi Basın-yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Bedreddin Gündeş’in tutuklanmasına ve AKP’li, MHP’li ve iktidara yakın medya tarafından Mersin Büyükşehir Belediyesinin hedef haline getirilmesine tepki göstermek ve belediye ile dayanışma mesajını paylaşmak için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i makamında ziyaret etti.
Ziyaret öncesi Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, belediye binası önünde basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı okuyan Mustafa Özbay, Yüzyıllardır bir barış ve kardeşlik şehri olan, Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Yörüğüyle, Arabıyla, Çerkeziyle, Göçmeniyle birlikte barış içinde yaşayan Mersin halkı üzerinde çeşitli provokasyonlar yapılmaya çalışıldığını söyledi.
Polisevine düzenlenen saldırının hemen ardından siyasi iktidar ve sorumluluk makamında oturanların yapmış olduğu açıklamalar ile bu saldırıyı CHP ile irtibatlandırılmaya çalışılarak siyasi menfaat sağlama hesapları yaptığı ortaya çıktığına işaret eden Özbay, “AKP iktidarının 20 yıldır uygulamış olduğu ekonomik politikalar milyonlarca işçi, emekçi, kadın ve gencin hayatını çekilmez hale getirmiştir. Siyasi politikaları ülkeyi yarı açık cezaevine çevirmiş, halkın iradesi yok sayılarak seçilmişler tutuklanıp, yerlerine kayyım atanmıştır” dedi.
“Siyasi iktidarın 7 Haziran 1 Kasım 2015 tarihleri arasında yaşanan kaos ortamını yeniden sahnelemek istiyorsa bilinmelidir ki bu tür oyunlar tutmadı, tutmayacaktır. Türkiye halkları buna izin vermeyecektir” diyen Özbay, şunları ifade etti:
“Saldırıdan hemen sonra güvenlik güçlerinin Büyükşehir belediyesi çalışanlarına yönelik yapmış olduğu gözaltılar, olayın belediye çalışanları ile bağı varmış algısı yaratma girişimidir. Uzun yıllar çeşitli belediyelerde görev yapan Büyükşehir belediyesi Basın Yayın Daire Başkanı Bedrettin Gündeş’in gece yansı kameralar eşliğinde evinin basılarak gözaltına alınıp tutuklanması yaratılmak istenen algının bir parçasıdır.
Mersin halkı 31 Mart yerel seçimlerinde tercihini demokratik halk belediyecilikten yana kullanmış ve Sn. Vahap Seçer’i seçmiştir. İktidarın algı operasyonlarıyla belediyemiz üzerinde oynamak istediği oyunlara izin vermeyeceğiz. İlimizde yapılmak istenen her türlü provakatif ve kaotik ortama karşı Mersin Emek ve Demokrasi güçleri olarak Mersin halkı ile birlikte mücadele edeceğimizi bir kez daha buradan ilan ediyoruz.”
PİRHA- Mersin’de ‘Metro Temel Atma Töreni’nde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, halkın adalet istediğini belirterek, ‘erken ve hemen seçim’ istedi.
Mersin’de ‘Metro Temel Atma Töreni düzenlendi. Törene Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları ve binlerce yurttaş katıldı.
Törende ilk olarak konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, metro ile daha konforlu ve ucuz ulaşımı sağlayacaklarını ifade ederek, metroyu 3,5 yıl içinde tamamlayacaklarını aktardı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, yaptığı konuşmada halkın adalet istediğini belirterek başladığı konuşmasında, ‘erken ve hemen seçim’ istedi.
Kılıçdaroğlu, yurttaşların umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini ifade ederek, Millet İttifakı’nın 5 yıl içine Çukurova’nın kalkındıracağını söyledi.
Soygun düzenine son vereceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Parayı halk için kullanacaksınız, yandaşlar için değil. Bunların tamamı olacak. Gençlere sözüm var. Umutsuzluğa kapılmayacaksınız, sandığa gideceksiniz ve otoriter yönetimi demokratik bir yöntemle değiştireceksiniz. Demokrasi tarihini yazacaksınız” dedi.
Hakkı, hukuku ve adaleti yurttaşlarla beraber getireceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Biz harcayacağımız her kuruşun hesabını halka vereceğiz. Türkiye kurucu değerlerine yeniden kavuşacak” diye konuştu.
PİRHA- İki köpeğin saldırısına uğradığını iddia eden kişinin şikayeti üzerine savcı, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i ifadeye çağırdı. Seçer, ifadeye çağrılmasını “Zaytung haberi değil gerçek!” diyerek duyurdu.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sokakta iki köpeğin kendisine saldırdığını öne süren polisin şikayeti üzerine ifade verdi.
Polis memurunun, sabah camiye giderken 2 köpeğin kendisine saldırdığını ve düştüğünü öne sürerek Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer’den şikayetçi olduğu ortaya çıktı.
Başkan Seçer, söz konusu şikayeti sosyal medya hesabından “Zaytung haberi değil gerçek!” sözleriyle paylaştı.
Vahap Seçer, “Zaytung haberi değil gerçek!” başlıklı paylaşımında şunları ifade etti:
“Sabah namaza giderken havlayan köpekten ürken “polis memuru”nun şikayeti üzerine Valilik’in gönderdiği müfettişe ifade verdim. Korktuğu için beni şikayet eden memura mı bu şikayeti ciddiye alıp soruşturma açana mı yanayım? Allah sonumuzu hayretsin!
Üstelik, ifadesinde belediyemize başvuru yaptığı halde yerine getirilmediğini öne süren bu şahsın, başvurusu da @teksinmersin tarafından aynı gün içinde işleme alınmış ve sonuçlandırılmıştır.”
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi, salgının Türkiye’de görüldüğü Mart 2020’den bu yana pandemi kurallarını gözeterek düzenlediği 402 konserde 1252 yerel müzisyene 1 milyon 300 bin liraya yakın maddi destek sağladı. Müzisyenler ise ‘yeni normalleşme’ sürecinde merkezi yönetimin kendileriyle ilgili herhangi bir olumlu adım atmamasına ülke çapında tepki gösterdi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi, salgının Türkiye’de de görülmeye başladığı Mart 2020’den bu yana, pandemi kurallarını da gözeterek düzenlediği sosyal mesafeli 402 konserde yerel müzisyenlere toplam 1 milyon 279 bin lira destek sağladı. Müzik hiç susmasın diye sanatçılara destek sağlayan Büyükşehir, bu süreçte düzenlediği konserlerde 1252 yerel müzisyenin dinleyiciyle buluşmasını sağlayarak hem maddi hem de manevi olarak ayakta kalmasına imkan sundu.
‘YENİ NORMALLEŞME’ ADIMLARINDA ‘MÜZİSYENİN’ ADI YİNE YOKTU
Pandeminin başından bu yana alınan pek çok tedbir kararı, müzisyenlerin de zor günler yaşamasına neden oldu. Sahneye çıktıkları mekanların kapalı olması nedeniyle sıkıntılar yaşayan onlarca müzisyen evine ekmek götüremediği için büyük ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Son olarak Haziran ayı için açıklanan yeni normalleşme ve esnetilen uygulama sürecinde de müzisyenler için bir adım atılmadı. Mekanların, saat 21.00’de kapanacağının açıklanması, müzisyenleri yeterince tatmin etmedi. Çok sayıda müzisyen alınan kararlara sosyal medya üzerinden tepki gösterdi ve hükümetin açıkladığı kararları eleştirdi.
Sanatlarını icra etmek ve ekmek parası kazanmak için bir çıkış yolu arayan sanatçıların zor günlerine Mersin Büyükşehir Belediyesi yetişti. Büyükşehir’in pandemi sürecinin başından bu yana düzenlediği konserlerle imkanlar ölçüsünde yerel müzisyenlere destek verildi.
“DEVLETİN BU KONUDA GÖSTERMİŞ OLDUĞU HİÇBİR ADIM BİZE FAYDA SAĞLAMADI”
Bu konuda değerlendirmeler yapan yerel müzisyenler, maddi desteğin ötesinde önemseniyor olmanın kendilerine yaşam kaynağı olduğunu vurguladı.
Mersin’de geçimini müzik yaparak sürdüren Haluk Şaş, 25 yıldır müzik hayatını sürdürdüğünü belirterek, pandemi sürecinin kendileri için çok zor olduğunu vurguladı. “Biz sahnelerimizi geri istiyoruz” diyerek yetkililere çağrıda bulunan Şaş, “Bu süreçte zor durumda kalıp intihar eden çok arkadaşımız oldu. Devletin bu konuda göstermiş olduğu hiçbir adım bize fayda sağlamadı. Hatta kendilerinin bize yardım ve destek amaçlı sunduğu hiçbir şey elimize geçmedi. Çoğu müzisyen arkadaşımız da bu yüzden hayatına son verdi. Kendi kiralarını ödeyemeyen insanlar var. Benim sahneye çıkmam markete, AVM’ye giden, dolmuşa binen, restoranda yemek yiyen bir insandan daha tehlikeli değil. HES kodu diye bir olay var. HES kodunu alırsınız, insanlar konserlere gelir. Verilen kararların doğru bir ekiple, bilimsel bir kurulla adil bir şekilde verilmesi lazım. Bugüne kadar hiç adil olunmadı” dedi.
“PANDEMİDE HİÇ PARA KAZANAMAMAYA BAŞLADIK”
Sanatçı Mehmet Can Reyhan da 7 yaşından bu yana müziğinin içerisinde olan 27 yaşındaki bir müzisyen olarak salgın sürecinde maddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Reyhan, “Sokak müziği yapıyorduk. Bar müziği yapıyorduk. Daha sonrasında insanlar özel günlerine çağırıyordu, yine para kazanabiliyorduk. Fakat pandemide hiç para kazanamamaya başladık” dedi.
Televizyonda ve sosyal medyada müzisyenlerin üzücü haberlerini çok sık görmeye başladıklarını belirten Reyhan, “Ben de o insanların yerinde olabilirdim” dedi. Mersin’de yapılan desteklerin en çok da manevi olarak kendilerini ayakta tuttuğunu vurgulayan Reyhan, “Üzücü haberlerin nedenlerine bakınca hep geçim sıkıntısı. Bize geçim kaynağı olarak yapılan bu destek ömür boyu idare edecek bir destek olmasa bile bizi ömür boyu o motiveyle götürebilecek bir maneviyat var ortada” ifadelerine yer verdi.
“MÜZİSYEN ARKADAŞLARIMIZIN ENSTRÜMANLARINI BU SÜREÇTE SATTIKLARINI GÖRDÜK”
‘Şimal’ adıyla da tanınan Şimal Cemile Saraç ise “benim aşkım” dediği müzikle 15 yıldır profesyonel olarak ilgilendiğini kaydetti. Depremler, terör olayları, felaketler ve tüm acı haberlerin ilk olarak müzik camiasını etkilediğini belirten Şimal, salgının da müzisyenler üzerinde büyük yaralar açtığını vurguladı. Bu süreci asla unutamayacağını anlatan Şimal, “Orkestra arkadaşımızı korona yüzünden kaybettik. Çok değerli bir virtüöz, çok değerli bir keman sanatçısıydı. Müzisyen arkadaşlarımızın zor durumda çok uğraş vererek kazandıkları paralarla aldıkları enstrümanlarını bu süreçte sattıklarını gördük” dedi.
“VAHAP SEÇER, MÜZİSYENLERE ŞU ZOR ZAMANDA HEP DESTEK OLDU”
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin bu süreçte yanlarında olduğunu vurgulayan Şimal, “Sayın Vahap Seçer o kadar özel ve değerli bir insan ki müzisyenlere hep destek oluyordu, şu zor zamanında da hep destek oldu. Şu zor zamanda iki katı daha performans sergileyerek bizlere mutluluk verdi. Kendisine minnettarız diyebilirim. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi çalışanları da her fırsatta bizlere mesaj attılar. Şu yasak süresinde müzik yapamasak bile bizleri sürekli aradılar, arkamızda olduklarını söylediler. Belki para kazanamıyoruz ama bu sözcükler bile bizi çok mutlu ediyordu” diye konuştu.
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi, her yıl 5-6 Mayıs’ta kutlanan Hıdırellez’i bu yıl renkli görüntülerle karşıladı. Salgın nedeniyle ilan edilen tam kapanma sürecinde Büyükşehir’in sahilde düzenlediği küçük çaplı organizasyonda Roman vatandaşlar baharı geride bırakıp yazı şarkılarla karşıladı.
Anadolu, Orta Doğu, Irak, Suriye, Kırım, Azerbaycan ile Balkan ülkelerinde ‘bayram’ olarak değerlendirilen Hıdırellez’in, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğuna inanılan Hızır ile denizlerin hakimi olduğuna inanılan İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu düşünülerek, ‘baharın habercisi’ olduğuna inanılıyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi’nin 5-6 Mayıs’ta kutlanan Hıdırellez için bu yıl düzenlediği organizasyonda renkli görüntüler ortaya çıktı. Büyükşehir Belediyesi, bu yıl tam kapanma sürecine denk gelen Hıdırellez kutlamalarında 59 Roman müzisyeni Kültür Park’ta buluşturdu.
Mersin’in Akdeniz İlçesi Turgutreis Mahallesi’nde yoğun olarak yaşayan ve geleneklerini yaşatan Romanlar, Hıdırellez’i bu yıl pandeminin gölgesinde karşıladı.
Hıdırellez kutlamaları için Büyükşehir’in sahil şeridindeki Kültür Park içerisinde yer alan Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda düzenlediği organizasyona 59 Roman müzisyen katıldı. Açık hava, sosyal mesafe ve maske kullanımına dikkat edilen organizasyonda 3 şarkı söylendi. Meydanda yakılan ateşin etrafında dans eden Romanlar, baharı geride bırakarak yazı şarkılarla karşıladı. Romanlar, renkli kostümleri ve saçlarındaki papatya taçlarının yanı sıra en çok da taşıdıkları coşku ve neşeyle dikkat çekti.
“Ederlezi”, “Geliyor Geliyor” ve “İlle De Roman Olsun” şarkılarını söyleyen Roman müzisyenlere yapılan toplam 27 bin 100 liralık destek de yaşadıkları zorlu süreçte merhem oldu.
“HIDIRELLEZ’İN COŞKUSUNU ONLARLA YAŞAYALIM İSTEDİK”
Organizasyona dair açıklama yapan Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü Bengi İspir Özdülger, “Bugün, zaten her zaman özel bir takım etkinliklerle kutlanıyor. Biz buna bir farklılık getirelim, bir anlam kazandıralım, bu coşkuya eşlik edelim istedik. Roman vatandaşlarımızın özellikle bir marşı niteliğinde olan Ederlezi şarkısıyla birlikte burada söyleyecekleri parçalarla Hıdırellez’in coşkusunu onlarla yaşayalım istedik. Tabi bizim amacımız aynı zamanda Roman vatandaşlarımıza maddi destek de sağlamak” dedi.
“HIDIRELLEZ BİR YANDAN DA YENİLENMEDİR”
Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Daylam da, baharın Romanlar için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, “Hıdırellez’in de bir yandan toprağın uyanışını bir yandan da arınma anlamı taşıyor. Gençlerin o gün evlerin kapısına çiçekler astığını söyledi. O sabah başlayan şenliklerle arınmaları gerektiğini anlayan insanların ilk olarak ırmağa gidip yıkanırlar. 5 Mayıs günü insanlar suya girerler. Orada aslında temizlenirler. Bir yandan da yenilenmedir aslında bu. Hem doğaya karşı olan saygı ve sevgi hem de beklentileri anlatıyor aslında. Şenlikler büyük bir coşkuyla kutlanır, büyük bir Roman ateşi yakılır ve ateşin üzerinden herkes atlar” diye konuştu.
“BİZİM KULLANDIĞIMIZ DİLDE ‘SAVAŞ’ KELİMESİ YOK”
Romanlar’ın barışı temsil ettiklerini de sözlerine ekleyen Daylam, “Biz Romanlar’ın kullandığı bir dil var. O dilin içerisinde ‘savaş’ kelimesi yok. Bütün kelimelerin karşılığı var, onun yok. Barışı anlatırlar. Bu güzel gün tam da barışı, insanların sevginin pozisyonuna gelmelerini ve birbirlerine yakınlaşmalarını sağlayan, yardımlaşmayı anlatan bir duygu seli. Bu bizi çok sevindiriyor ve çok kıymetli bir gün” ifadelerine yer verdi.
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında on binlerce ağacın bulunduğu alana Küçük Sanayi Sitesi kurulmasına tepkiler sürüyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Sanayi yerleri ayıralım derken tarımı yok etmeyelim” dedi. Seçer, yanlıştan geri dönülmesi için çalışma yapacaklarını belirtti.
Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Davultepe Mahallesi’nde bulunan ve on binlerce ağacın bulunduğu alana ‘Acele Kamulaştırma Kararı’ alınarak Küçük Sanayi Sitesi kurulmak istemesine tepkiler devam ediyor.
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı toplantısının 2. birleşiminde de Mezitli Davultepe Mahallesi’nde on binlerce ağacın bulunduğu tarım alanına inşa edilmek istenen Küçük Sanayi Sitesi gündeme geldi.
Toplantı öncesi çiftçiler meclis toplantısının yapıldığı kongre merkezi önünde bir araya gelerek duyarlılık çağrısında bulundu.
“TARIM, KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ DÜŞÜNÜLMELİ”
Yapılan toplantıda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sanayi sitesi için uygun alan belirlerken, tarımın ve küçük aile işletmelerinin düşünülmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Mutlaka sanayi yerleri ayıralım ama sanayi yerleri ayıralım derken de tarımı yok etmeyelim. Özellikle küçük aile işletmelerinin yani rızkını, ekmeğini tarımsal üretimden çıkartan ailelerin mağduriyetine sebebiyet veren işler yapmayalım. Toroslar’da Şehir Hastanesi’nin kuzeyinde, otogarın doğusunda kalan 200 hektarlık alanda mutlaka bir değişikliğe gitmek gerekiyor.”
PİRHA- Mersinden Kadın Kooperatifi’nin, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden temin ettiği nergis soğanları ilk mahsulünü verdi ve doğal güzelliği olan mis kokulu nergislerin ilk hasadı yapıldı.
Kurulduğu günden bu yana kadın üreticileri destekleyen pek çok projeye imza atan Mersinden Kadın Kooperatifi, ‘Darısekisi Örnek Köy Projesi’ ile köy kültürünü korumayı, yaşatmayı, genç nesillere aktarmayı ve kadınların üretime katılmasını amaçlıyor.
Kooperatifin Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden temin ettiği nergis soğanları ilk mahsulünü verdi ve doğal güzelliği olan mis kokulu nergislerin ilk hasadı yapıldı.
Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, proje için çok detaylı çalışmalarının olduğunu ifade ederek, “Nergis ekmemizdeki sebep, bu yörede kendiliğinden yetişen bir çiçek olması. Mis kokusu, zarafeti ve güzelliğiyle hem Toroslar’ı yansıtıyor hem de kadınlarımız bunların ekimini yaparak gelir elde ediyor. Biz bir sembol olsun istedik. Bundan sonra da değişik projelerle ilerleyeceğiz. Aslında burada Darısekisi Örnek Köy Projesi’nin tanıtımına start vermiş oluyoruz” dedi.
“Bölgenin kadim kültürünü ve geleneksel yaşamını geliştirip, gelecek nesillere aktarmayı planlıyoruz”
Mersinden Kadın Kooperatifi kurucu ortaklarından Ebru Tugay, Darısekisi’nde organik tarım yaptığını söyleyerek, atalarımızın eski çağlarda kimyasal kullanmadan yaptığı tarım ile bugüne gelindiğini, doğanın ve kültürlerin onlardan emanet alındığını vurguladı.
“KÖYÜMÜZE ÖRNEK OLDU”
Darısekisi’nde yaşayan Fatma Demir de Büyükşehir Belediyesi’nin dağıtımını gerçekleştirdiği nergis soğanlarını dikerek gelir elde etmiş üreticilerden biri. Kendisi gibi Darısekisi’nde yaşayan diğer kadın üreticilerin de nergis dikimi gerçekleştirdiğini söyleyen Demir, “Başkanımız Vahap Bey ve Meral Hanım sayesinde oldu bu güzellik. Hepimiz aldık, diktik. Çok güzel bir şey oldu, örnek oldu köyümüze. İnşallah daha ileriye gidecek bu çalışmalarımız. Teşekkür ediyorum herkese” diye konuştu.
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesinin ana hizmet binasına saldırı gerçekleştirildi. Mersin Valiliği, Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında işten çıkarılan bir çalışanın yangın çıkardığını ve kontrol altına alınan yangınla ilgili 2 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin ana hizmet binası olan Taş Bina’da bugün saat 17:09 sıralarında saldırı gerçekleştirildi. Saldırıya ilişkin açıklama yapan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, “Hizmet binamızın zemin katında bulunan Encümen Salonu’na kimliği henüz tespit edilemeyen kişi ya da kişilerce yanıcı ve patlayıcı madde atılmıştır. Atılan maddenin alev alması sonucunda çıkan yangın, personellerimiz tarafından büyümeden söndürülmüştür. Olayla ilgili inceleme ve soruşturma, emniyet güçleri tarafından çok yönlü olarak sürdürülmektedir” dedi.
Mersin Valiliği de yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyla ilgili 2 kişinin gözaltına alındığı belirtilerek, “K.D.B. isimli şahıs, Büyükşehir Belediye itfaiyesinde çalıştığını ancak işten çıkarıldığını, bundan dolayı da eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Konuyla ilgili tahkikat sürdürülmektedir” ifadelerini kullandı.
PİRHA-Mersin’de sokak müzisyenleri pandemi sürecinde çalışamaz duruma geldiklerini belirterek, “yerel yönetimler müzisyenlere destek olabilir. ‘Müzik Durağı’ kurarak hayatta kalmamıza yardımcı olsunlar” dedi.
Koronavirüs salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de müzisyenleri hem maddi hem de manevi yönden etkilemeye devam ediyor. Pek çok müzisyen yasaklarla birlikte Mart ayından beri sahneye çıkamıyor. Sokaklarda, caddelerde elde edilen kazançlar olsa da sektörün asıl geçim kaynağı konserler.
Son yıllarda sokak müzisyenleri büyükşehirlerin kent dokusunun her alanında görülen popüler bir kültür haline gelmiş durumda. İşlek cadde ve sokakların dışında metro istasyonlarında, otobüs yolculuklarında ve vapurlarda müzik icra edenlere sıklıkla rastlanır oldu.
Bunları bir diğeri de Mersin’de yaşayan Yunus Eksik ve Mahsun Oldum. Yaklaşık 5 senedir sokak sanatçılığı yapan bu iki arkadaş şimdiler de ekonomik kriz ile boğuşuyor. Pandemi süreci ile birlikte daha da kötüye giden ekonomik kriz ve yasaklar sonrasında çok sayıda müzisyenin enstrümanını satarak işlerine devam edemediğini belirten sanatçılar, böylesi bir dönemde yerel yönetimlerin müzisyenlere yardımcı olması çağrında bulunuyorlar.
“ARKADAŞLARIMIZ ENSTRÜMANLARINI SATMAK ZORUNDA KALDI”
“İhtiyaçlarımızı karşılayamayacak durumdayız” diyen Yunus Eksik, birkaç derneğin dışında kendileri ile dayanışmada eksik kaldığına değindi. Birçok sanatçının enstrümanlarını satıp farklı işlere yönelmek zorunda kaldığını söyleyen Eksik şöyle konuştu:
“Yaklaşık 4-5 yıl olacak bu işi yapalı. Tabii diğer insanlar gibi bizler de maddi ve manevi açıdan çok etkilendik. Hemen hemen 6 şehre gittik geldik. Yasaklardan kaynaklı sokaklara çıkamadığımız için maddi açıdan bizleri çok zor duruma düşürdü. İhtiyaçları karşılayamayacak durumlarda geldik. Birçok dernek bizlere bu konuda yardımcı oldular. Tabii onlar da ellerinden geleni yaptılar ama bir süreliğine yardımcı olabilirler. Bizim asıl beklentimiz belediyelerden. birkaç Federasyonunun düzenlediği yardımlar vardı. Yardımlara başvurduk. Onların da şartları vardı. Kimimize uydu kimimize uymadı. Bizlerde her insan gibi etkilendi. Müzisyenlerin intihar ettiği doğrudur. 100’ün üzerinde arkadaşlarımız müzik hayatlarını bırakmak zorunda kaldılar. Tüm arkadaşlarımız enstrümanlarını sattı”
“MÜZİK DURAKLARI KURUMALI”
Kendisi de 5 yıldır müzisyenlik yapan Mahsun Oldum ise kapanan mekanlar sonrası sokaklarda sanatlarını icra ederek direnmeye çalıştıklarını dile getirdi. Zabıtalar ile dönem dönem sıkıntılar yaşadıklarını kaydeden Oldum, belediyelerin şehrin belirli yerlerinde müzik durukları oluşturması çağrısında bulunarak, “Sokak müzisyenliği yapıyorum. Onun dışında şu pandemi sürecinde ek işler yapmaya başladım. Tabii onlar da kapandı. Şu an sadece sokakta direnmeye çalışıyoruz. Çünkü maddi zorluklarla ciddi anlamda karşı karşıyayız. Büyükşehir belediyesinden bir beklentimiz var. En azından bir maddi olarak desteklemiyor iseler bile en azından bize müzik yapabileceğimiz alanlar yapılsın. En azından bir nevi biz burada müzik yaparken bazı zorluklarla karşılaşıyoruz. En azından zabıtalar için bir göstereceğimiz bir müzisyen kimliğimiz olsa güzel olurdu. Müzik durakları yapılmalı ve desteklenmeli” diye belirtti.
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Mahalle Mutfakları, Çilek, Barış ve Turgut Türkalp mahallelerinde de hizmet vermeye başladı. Yeni açılan 3 noktayla birlikte toplam 10 noktada hafta içi her gün 16.30-18.30 saatleri arasında 3 çeşit yemek 3 TL’den satılıyor.
Çilek Mahallesi sakinlerinden Mustafa Eroğlu, “Aramızda birçok yoksul insan var. Bu zor süreçte halkın yanında olduğu için halkımız adına Sayın Vahap Seçer’e teşekkür ediyorum” diye konuştu. Vatandaşlar, bu mutfak sayesinde 5 kişilik ailenin 15 TL’ye doyabildiğini söylüyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi’nin dar gelirli yurttaşların yoğun olarak yaşadığı noktalarda başlattığı Mahalle Mutfakları hizmetinin ağı her geçen gün genişliyor. 4 noktayla başlayan hizmet, Tarsus’ta açılan 3 noktayla birlikte yakın zamanda 7’ye yükselmişti. Son olarak Akdeniz İlçesi’ne bağlı Çilek ve Barış ile Toroslar İlçesi’ne bağlı Turgut Türkalp mahallelerinde de başlayan hizmetle Mahalle Mutfakları’nın sayısı 10’a çıktı. Bu mutfaklarda hafta içi her gün yurttaşlara 3 TL’ye 3 çeşit yemek sunuluyor.
PİŞEN YEMEKLER 10 NOKTAYA ULAŞIYOR
“Tenceremiz Paylaşım İçin Kaynıyor” sloganıyla Halkkent, Demirtaş, Kurdali ve Şevket Sümer mahallelerinde hizmet vermeye başlayan Mahalle Mutfakları’nın yemekleri, belediyenin aşhanesinde usta aşçılar tarafından hazırlanıp aylık ortalama 10 bin yurttaşa ulaştı. Büyükşehir Belediyesi, Aralık ayı içerisinde Tarsus ilçesinde Girne, Bağlar ve Tekke Mahalleleri’nde açtığı 3 noktanın ardından Akdeniz ve Toroslar ilçelerinde 3 noktada daha Mahalle Mutfağı hizmetini başlattı.
“MAHALLE MUTFAKLARI’NI 13 İLÇEDE AÇMAYA ÇABALIYORUZ”
Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Engin Yıldırım, yeni açılan Mahalle Mutfakları’yla birlikte şu anda 10 noktada hizmet verdiklerini belirterek, “Mahalle Mutfakları’nı yaygınlaştırmaya, işin sonunda da 13 ilçede açmaya doğru bir çaba sarf ediyoruz. Bu zor günlerde dar gelirli vatandaşlarımızın yarasına bir merhem olma derdindeyiz. Oluşturduğumuz toplam 10 noktada hafta içi her gün 16.30-18.30 arasında 2 saatlik zaman diliminde hafta içi her gün Mahalle Mutfakları’mız hizmet verecektir” dedi.
“BU SOSYAL BELEDİYECELİK ANLAYIŞIDIR”
Akdeniz İlçesi Çilek Mahallesi Muhtarı Selim Tokmak, Mahalle Mutfakları’nın gerekli bir hizmet olduğunu vurgulayarak, “Bu bir sosyal belediyecilik anlayışıdır. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer’in böyle bir işe el atması bizi çok sevindirdi. Hem milletin ekonomik durumuyla ilgili hem de pandemi nedeniyle birçok insanımız işsiz durumda, çalışamayacak durumda. Mahalle olarak bizim böyle bir çalışmaya ihtiyacımız vardı” dedi.
“BUNDAN İYİSİ CAN SAĞLIĞI”
Toroslar İlçesi Turgut Türkalp Mahalle Muhtarı Ramazan Avcil ise,“Talebimizi değerlendirip uygun gördükleri için çok teşekkür ediyoruz. 5 kişilik bir aile 15 TL’ye karnını doyuracak. Turunçlu ve Turgut Türkalp Mahallesi’nde yaşayanların geliri biraz düşük olduğundan dolayı böyle bir ihtiyaç gerçekten vardı” diye konuştu. Turunçlu Mahalle Muhtarı Mehmet Nedim Zertürk de iki mahallenin kesişim noktasında yer alan Mahalle Mutfağı’ndan Turunçlu sakinlerinin de yararlanabildiğini kaydederek, “Bundan iyisi can sağlığı. Buna sebep olan Büyükşehir Belediye Başkanımız’a ve bütün ekibine teşekkür ediyoruz. Gerçekten güzel bir hizmet veriyor” dedi.
“HALKIN YANINDA OLDUĞU İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Çilek Mahallesi sakinlerinden Mustafa Eroğlu, özellikle salgın sürecinde insanların ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını ve başkan Seçer’in yaptığı hizmetlerle vatandaşların yanında durduğunu vurgulayarak, “Belediye başkanlığına geldiği günden beri gerçekten Mersin’imiz çok faklı boyutlarda sosyal anlamda, yurttaşları sahiplenme konusunda çok büyük fark gösterdi. Özellikle şu pandemi döneminde vatandaşın yanında olması Sayın Vahap Seçer’in çok büyük bir insanlık örneğidir. Aramızda birçok yoksul insan var. Bu zor süreçte halkın yanında olduğu için halkımız adına Sayın Vahap Seçer’e ben teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Çilek Mahallesi sakinlerinden Bahri Kamer ise 3 liranın uygun bir fiyat olduğunu belirterek, “3 lira çok pahalı bir şey değil. Belediye başkanının böyle düşünmesi mükemmel bir şey” dedi.
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi, “Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü”nde Karaduvar Mahallesi’ndeki çocuklar ve aileleri için farkındalık etkinliği düzenledi. Avukat, sosyal hizmet uzmanı ve psikologlar, ailelere bilgilendirmelerde bulunurken, okul öncesi öğretmenleri de çocuklar için birbirinden eğlenceli aktiviteler gerçekleştirdi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, 2002’de Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” kapsamında haftasonu boyunca farkındalık etkinliği düzenledi.
Akdeniz İlçesi Karaduvar Mahallesi’nde ebeveynler ve çocuklara yönelik düzenlenen etkinliğe, Büyükşehir’in avukat, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının yanı sıra kreş öğretmenleri de katıldı. Etkinlikte, çocukların erken yaşta çalıştırılmasının önüne geçmek amacıyla aileler bilgilendirilirken, çocuklar da eğlenceli birçok aktiviteye katıldı.
AİLELER, ÇOCUK İŞÇİLİĞİYLE MÜCADELE KONUSUNDA BİLGİLENDİRİLDİ
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli Avukat Nida Gamsız, etkinlikle farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, “Biz aslında çocuk işçiliğine farkındalık çalışması olarak bugünü organize ettik. Çocuklarımızla güzel bir gün geçirmek, onlara çocuk haklarını anlatmak, bir farkındalık çalışması yaratmak istiyoruz. Velilerimiz de burada. Onlarla güzel bir gün geçireceğiz, hem çocuk hakları konuşulacak, hem dans eşliğinde bazı oyunlarımız olacak” dedi.
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Özlem Yaşar da çocuk işçiliğinin ailevi boyutunu değerlendirerek, şunları ifade etti:
“Sosyal hizmet mesleği açısından sokakta çalışan çocuklar çok önemli bir konu. Biz sokakta çalışan çocuklar sorununu geniş boyutlu olarak aile ve toplumla birlikte değerlendiriyoruz. Çocukları sokakta çalışmaya iten nedenler üzerinde daha çok duruyoruz. Bu sokakta çalışan çocuklar sorunundan çok, toplumsal bir sorun. Bu çocukları sokağa iten nedenler nedir? Bizim asıl çalışma alanımız, mesleki olarak bu. Çocuklarla çalışırken aile ve toplumla da çalışıyoruz. Nedir mesela çocuğu sokağa iten? Ailenin işsiz olması ya da zorunlu göçe tabi tutulması. Sosyal, ekonomik sorunlar, aileyi zorlayan nedenler.”
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Uluslararası Göç Örgütü’nün işbirliği ile Adanalıoğlu Mahallesi’nde çadırlarda yaşayan mevsimlik tarım işçilerine yaklaşık 300 adet gıda kolisi ve sağlık paketi yardımı yapıldı.
Haberin videosu;
Mersin Büyükşehir Belediyesi, koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı alınan tedbirler ve yürütülen sosyal yardım çalışmaları kapsamında çadırlarda yaşayan mevsimlik tarım işçilerinin de yanında oluyor. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Uluslararası Göç Örgütü’nün işbirliği ile Akdeniz İlçesi Adanalıoğlu Mahallesi’nde çadırlarda yaşayan mevsimlik tarım işçilerine yaklaşık 300 adet gıda kolisi ve sağlık paketi ulaştırıldı.
Aralarında Suriyeli işçilerinde yer aldığı tarım işçilerine ulaştırılmak üzere hazırlanan sağlık paketini Uluslararası Göç Örgütü üstlenirken, gıda kolisi ve sağlık paketlerinin hazırlanması ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını Büyükşehir Belediyesi gerçekleştirdi.
150 AİLEYE GIDA KOLİSİ VE SAĞLIK PAKETİ ULAŞTIRILDI
Büyükşehir Belediyesi, virüs salgını nedeniyle yaşanan bu zorlu süreçte güç şartlarda ekim ve dikim işlerinde çalışan mevsimlik tarım işçilerinin koşullarını rahatlatmak için çeşitli yardımlarda bulunuyor. Kentin tamamındaki tarım işçilerine düzenli olarak ulaşmayı planlayan Büyükşehir, aralarında Suriyeli mevsimlik tarım işçilerinin de bulunduğu 150 aileye Uluslararası Göç Örgütü işbirliği ile gıda kolisi ve sağlık paketi ulaştırdı. İçinde deterjandan şampuana, sabundan kolonya ve ıslak mendile kadar çeşitli temizlik malzemelerinin yer aldığı sağlık paketini Uluslararası Göç Örgütü üstlenirken, Büyükşehir Belediyesi içinde temel gıda malzemelerinin yer aldığı gıda kolisini hazırlayarak, ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı.
Büyükşehir Belediyesi’nin Uluslararası Göç Örgütü ile birlikte yaptığı bu çalışmalar kentin farklı noktalarında da devam edecek. Sağlık paketleri ihtiyaç sahibi mevsimlik tarım işçilerinin yanı sıra şehir merkezinde yasayan ihtiyaç sahibi vatandaşlara da ulaştırılacak.
“TOPLUMSAL DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİREREK DE BU SÜRECİ ATLATACAĞIZ”
Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Uyum Masası’nda görev yapan Çağan Coşkuner, Büyükşehir’in ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya devam edeceğini ve dayanışma içinde bu sürecin atlatılacağını ifade ederek, “Bugün Adanalıoğlu Mahallesi mevkiinde yer alan mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olduğu bir alandayız. Salgınla mücadele kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak ihtiyaç sahibi vatandaşlara desteklerimiz devam ediyor. Bugün de yaklaşık 300 adet erzak kolisini ve sağlık paketini ihtiyaç sahibi kişilere ulaştırmak için buradayız. Sağlık paketlerini oluştururken Uluslararası Göç Örgütü’nün de desteği oldu. Onlara da teşekkür ediyoruz. Toplumsal dayanışmayı güçlendirerek de bu süreci atlatacağımızdan eminiz” dedi.