Etiket: mersin çevre platformu

  • Çevreciler protesto etti, jandarma müdahale etti: Doğa şirketlere peşkeş çekiliyor-VİDEO

    Çevreciler protesto etti, jandarma müdahale etti: Doğa şirketlere peşkeş çekiliyor-VİDEO

    PİRHA- Mersin’in Arslanköy Mahallesi’nde yapılması planlanan maden ocağına karşı çıkan Mersin Çevre Platformu üyeleri, ÇED toplantısında jandarmanın müdahalesiyle salondan çıkarıldı ve darp edildi. Platform bileşenleri Veyis Yiğit ve Kenan Semen, toplantıdaki müdahale için “Halkın sesini duymak yerine, jandarmanın müdahalesiyle sesimizi kısmaya çalıştılar. Tüm bunlar doğanın şirketlere peşkeş çekilmesi için yapıldı” diyerek tepkilerini dile getirdi.

    Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy Mahallesi’nde, Berus Maden İşletmeleri A.Ş. tarafından boksit ocağı kapasite artışı ve kırma-eleme tesisi kurulması için yapılan ÇED toplantısında söz almak isteyen Mersin Çevre Platformu üyeleri, jandarma tarafından salondan çıkarıldı. Platform üyeleri, kendilerine fiziki müdahalede bulunulduğunu ifade etti.

    ÇED toplantısında darp edilen Mersin Çevre Platformu bileşenlerinden Yeşil Sol Parti Mersin İl Sekreteri Veyis Yiğit ve Yeşil Sol Parti Toroslar İlçe Eş Sözcüsü Kenan Semen yaşananları PİRHA’ya anlattı.

    “HALKIN BİLGİLENDİRİLME HAKKI JANDARMAYLA ENGELLENDİ”

    Veyis Yiğit, ÇED toplantısında yaşananları şöyle aktardı:

    “Arslanköy’de yapılmak istenen maden ocağının bilgilendirme toplantısına Mersin Çevre Platformu olarak TEMA Vakfı ile birlikte katıldık. Orada maden alanının genişletilmesini istemediğimizi ifade ettik. Bilgilendirme için maden şirketi salona geldiğinde, onları alkışlarımızla, düdüklerimizle ve sloganlarımızla protesto ettik. Protestomuz bir süre devam etti ve toplantı yaklaşık 45 dakika boyunca başlatılamayınca jandarma kuvvetleri çağrıldı. Jandarma tarafından itilip kakılarak toplantı salonundan dışarı çıkarıldık. Arslanköy muhtarı şirket temsilcileriyle daha önce konuşulmuş ve uzlaşılmış gibi ‘Bu maden Arslanköy’e kaç kilometre uzaklıkta?’ şeklinde bir ‘çanak soru’ sordu. Hemen ardından 25 kilometre yanıtı verilerek, “Uzak, ses, gürültü, patlama duyulmayacak” denildi. Muhtarların tutumu nedeniyle dışarı atılmamız ve jandarmanın müdahalesi, bunun meşru ve yasal bir ÇED toplantısı olmadığını; halkın bilgilendirilme hakkının jandarma eliyle engellendiğini söyleyerek toplantıyı protesto edip salonu terk ettik.

    Doğanın uluslararası sermaye eliyle şirketlere peşkeş çekildiğini dile getiren Yiğit, “Daha dün İliç’te yaşanan olaya “doğa felaketi” denildi ama o bir doğa felaketi değildi; insan eliyle yapılan bir faciaydı. Sivas’ın Kangal ilçesinde Alacahan’da altın bulunmuş, köylüler seviniyor köyümüzde altın çıkacak, zengin olacağız diye… Oysa gerçekte durum böyle değil. Orada çıkarılan altından devletin aldığı pay sadece yüzde 2 halka ise siyanür gölleri ve kimyasal atıklar kalacak. Uluslararası yabancı şirketler, yerli işbirlikçileriyle bizim yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizi sömürerek bunu yurt dışına taşıyacak. Biz bu doğayı ve çevreyi çocuklarımıza en az hasarla devretmekle yükümlüyüz” şeklinde konuştu.”

    “ANAYASAL HAKKIMIZ İHLAL EDİLDİ”

    Kenan Semen ise ÇED toplantısında Arslanköylülerden bazılarının kendilerine “Ne için buradasınız? Gidin kendi yerleşkenizi koruyun, burayı niye koruyorsunuz?” diye tepki gösterdiğini belirterek, “Biz arkadaşlara şunu anlattık; bu maden ocakları yalnızca Arslanköy özelinde bir mesele değil. Çok yakın bir tarihte İliç maden faciası yaşandı. Orada ölümlü bir kaza oldu ve daha vahimi, siyanürün nehre aktığı bilindiği halde toplumun büyük bir kısmı bu tür olaylardan habersiz bir şekilde yaşamaya devam etti. Bizim, canlı yaşamının sürdüğü her yerdeki olumsuzluklara karşı tepki göstermemiz ve bunlara ilişkin cevap vermemiz kaçınılmaz bir zorunluluktur” dedi.

    ÇED toplantısında yaşananların Anayasa’ya aykırı olduğunu vurgulayan Semen, “Anayasa’nın 56. maddesi de bize bu hakkı ve yetkiyi tanır. Anayasa hiçe sayılarak bu müdahaleler gerçekleştiriliyor. Halkla birlikte biz bu sermaye sınıfına karşı mutlaka cevabımızı vereceğiz. Bu ülkenin sahibi sermaye sınıfları değildir. Bu ülkenin gerçek sahipleri üretenlerdir” ifadelerini kullandı.
    Semen, mücadeleyi sürdüreceklerinin altını çizerek, “Bu ülkenin gerçek sahipleri, üretenlerin kendisinin yönettiği bir dünyayı tasarlayanlardır. Bu nedenle bizler ses yükseltmeye devam edeceğiz. Her türlü olumsuz koşul içinde de varlığımızı sürdürmeyi sürdüreceğiz” dedi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Arslanköy’deki ÇED toplantısında çevrecilerin darp edilmesine tepki- VİDEO

    Arslanköy’deki ÇED toplantısında çevrecilerin darp edilmesine tepki- VİDEO

    PİRHA- Arslanköy’de madenci firmanın bilgilendirme toplantısında yurttaşların darp edildiği iddiaları üzerine Mersin Çevre Platformu dernek binası önünde basın açıklaması yaptı. Platform, “Halkı susturma girişimine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Arslanköy’de maden şirketinin düzenlediği toplantıda yurttaşlar içeri alınmadı, bazıları güvenlik güçlerince darp edilerek dışarı çıkarıldı. Toplantının sahte imzalar ve maden firması yanlısı kişilerle manipüle edildiği öne sürüldü.

    Mersin’in Arslanköy Mahallesi’nde 4 Aralık 2025’te yapılan maden bilgilendirme toplantısı büyük bir gerginliğe sahne oldu. Toplantıya katılmak isteyen Mersin Çevre Platformu ile birçok yurttaşın salona alınmadığı, güvenlik güçlerince itilerek dışarı çıkarıldığı ve bazı yurttaşların darp edildiği belirtildi. Konuya ilişkin Mersin Çevre Platformu, dernek binası önünde basın açıklaması yaptı.

    “SAHTE İMZALARLA TOPLANTI MANİPÜLE EDİLDİ”

    Açıklamada, toplantıya katılamayan yerel halkın yerine firma tarafından getirilen kişilerin sahte imzalarla salona dahil edildiği ve halkın iradesinin gasp edildiği vurgulandı. Platform adına konuşan Serdar Erkan, şunları söyledi:

    “Toplantıya yaşam haklarını savunmak için gelen yurttaşlarımız Arslanköy muhtarının isteği ile güvenlik güçleri tarafından itiş kakışlarla toplantı yerinden çıkarılmış ve içeriye zamanında sokulmamasına ve içeride yer almalarının engellenmesine rağmen içeride onlara yer ayrılan yurttaşlarımız oldu. Öte yandan madenci firma tarafından salona getirilen kişiler sahte imzalarla toplantıya katılmayan bir kısım yerli insan yerine imza atarak firmaya lehine, Mersin’den bile gelmeyen ve yaşam hakları için konuşamayan ve Arslanköylü yurttaşlarımızın aleyhine tutum ve davranışlar göstermişlerdir. Arslanköy muhtarının toplantı süresince ek söz isteyip, konuşmayıp bu konulara açıklık getirilmesi konusunda bir tutum göstermemesi, sessiz ve duyarsız kalması katılan yurttaşların tepkisine sebep olmuştur. Bu tutumlarından ve katılan yurttaşlarımızın darp edilmesine neden olan madenci firma yanlısı tutumundan dolayı kınıyoruz.”

    Mersin Çevre Platformu, Arslanköy’de yaşanan darp, usulsüzlük ve halkın iradesinin yok sayılması iddialarının takipçisi olacaklarını belirterek tüm yetkilileri göreve çağırdı. Platform, yaşam alanlarını korumak için mücadeleyi sürdüreceğini duyurdu.

    PİRHA/ MERSİN 

  • Mersin Çevre Platformu: Ovacık’taki Maden Atık Tesisi Projesinden derhal vazgeçilsin!-VİDEO

    Mersin Çevre Platformu: Ovacık’taki Maden Atık Tesisi Projesinden derhal vazgeçilsin!-VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Silifke Ovacık’ta yapılmak istenen maden atık depolama tesisine tepki göstererek, “Tarımımızı yok edecek, ormanlık alanlarımızı tahrip edecek, suyumuza, havamıza ve toprağımıza zarar verecek bu tesisin yapılmasını istemiyoruz. Projeden derhal vazgeçilmeli” dedi.

    Mersin Çevre Platformu, Mersin’in Silifke ilçesinin Ovacık mahallesinde yapılmak istenen maden atık depolama tesisinin doğaya, zeytinliklere ve içme suyu kaynaklarına vereceği zararlara dikkat çekmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Sağlıklı yaşam sağlıklı çevre ile olur”, “Mahallemizde havamızı kirleten işletmeler istemiyoruz” pankartları açıldı.

    Basın metnini okuyan Yeşilovacık Mahalle Muhtarı Ömer Yaser Yalvar, proje sahasının yerleşim yerlerine çok yakın olduğunu, depolama sürecinde açığa çıkacak toz ve atıkların hava, su ve toprak kirliliğine yol açacağını söyledi. Yalvar, “Bu depoya Şişecam grubuna ait işletmelerde cam üretiminde kullanılamayan ince kuvars kumu maden atığı depolanmak isteniyor. Bu tozların yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına karışması bitki örtüsünden hayvan yaşamına kadar tüm ekosistemi etkileyecek. İnsanlar uzun süre kuvars tozuna maruz kaldığında akciğerlerinde ciddi hasarlar oluşabilir ve kanser başta olmak üzere birçok hastalık ortaya çıkabilir” dedi.

    “ANAYASAYA AYKIRI”

    Yalvar, söz konusu projenin insanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alan Anayasa’nın 56’ncı maddesine açıkça aykırı olduğunu vurgulayarak “Tarımımızı yok edecek, ormanlık alanlarımızı tahrip edecek, suyumuza, havamıza ve toprağımıza zarar verecek bu tesisin yapılmasını istemiyoruz. Projeden derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz. Ovacık Maden Atık Depolama Tesisi’nin yapılmaması için demokratik ve hukuksal mücadelemiz sürecektir” diye konuştu.

    Açıklama, “Köylerimizde çöplük istemiyoruz” sloganları ile sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Mersin Çevre Platformu’ndan orman yangınlarına tepki- VİDEO

    Mersin Çevre Platformu’ndan orman yangınlarına tepki- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, artan orman yangınlarına tepki göstererek, “Yeni maden yasasının daha büyük ve yıkıcı orman yangınlarının meydana geleceğinin habercisidir” dedi.

    Artan orman yangınlarında ihmallerin etkili olduğuna dikkat çeken Mersin Çevre Platformu, “Enerji ve maden şirketlerine ormanlarımızı teslim etmeyeceğiz. Ormanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

    Mersin Çevre Platformu, son günlerde artan orman yangınlarına ilişkin Pozcu GMK Bulvarı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “Torba yasayı geri çekin. Ormanına dokunmayın” pankartının açıldığı eylemde, “Ormanıma, havama, suyuma dokunma” sloganları atıldı. Basın açıklamasına Mersin Emek ve Demokrasi Platformu da destek verdi.

    “ORMANLAR ŞİRKETLER İÇİN YAKILDI”

    Basın metnini okuyan Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Sibel Ünlü, orman yangınlarının büyük bir kısmının yeni maden yasasıyla, şirketlere yeni alanlar açmak için insan eliyle çıkartıldığını ileri sürdü.

    Yeni maden yasasının daha büyük ve yıkıcı orman yangınlarının meydana geleceğinin habercisi olduğunu söyleyen Ünlü, şu ifadeleri kullandı:

    “Kuşlar, memeliler ve diğer canlıların yaşam alanı olan yanan ormanlık alanlarını onarmak ve yeniden düzenlemek hem ekosistemin toparlanması hem de yaban hayatının korunması için önemlidir.Yanan ormanlık alanlarının ekoloji temelli bilimsel kriterlere göre yeniden onarılması gerekmektedir.Ormanlar geleceğimiz ve yaşam kaynağımızdır. Yetkililerin acilen özelleştirme politikalarından vazgeçerek, Yeni Maden yasasını iptal etmelidir. Ormanları koruyan ve yangın ile ilgili yasal düzenlemeler günün şartlarına uygun olarak yeniden düzenlenmelidir.Enerji ve Maden Şirketlerine ormanlarımızı teslim etmeyeceğiz. Ormanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Mücadelemiz hukuksal ve demokratik olarak devam edecektir.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Çevre Platformu: Doğamızı ranta kurban ettirmeyeceğiz- VİDEO

    Mersin Çevre Platformu: Doğamızı ranta kurban ettirmeyeceğiz- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, TBMM’de görüşülen doğa koruma alanlarını madencilik ile enerji projelerine açmayı öngören yeni torba yasasına tepki gösterdi. Platform, yasayla birlikte halkın yaşam kaynaklarının büyük bir tehdit altına gireceğini belirterek yasanın derhal geri çekilmesini talep etti.

    Mersin Çevre Platformu, TBMM’de görüşülmekte olan yeni torba yasa teklifine karşı basın açıklaması yaptı. “Torba yasayı geri çekin, zeytinime dokunmayın” yazılı pankartın açıldığı eylemde “Havama, suyuma, toprağıma dokunma”, “Talan yasası geri çekilsin” ve “AKP yasanı al başına çal” sloganları atıldı. Açıklamada zeytinliklerin, meraların, ormanların ve doğal sit alanlarının madencilik ve enerji projelerine açılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

    Basın metnini platform adına Kemal Göksoy okudu.

    “YASA GEÇERSE DOĞA KATLİAMI KAÇINILMAZ OLUR”

    Kemal Göksoy, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmekte olan yeni torba yasanın doğa talanını meşrulaştıracağını söyledi. Göksoy, “Bu yasa ile zeytinlikler madenciliğe, meralar, sit alanları, milli parklar ve ormanlar enerji projelerine açılacak. ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) süreçleri etkisiz hale getirilecek, halkın görüşleri yok sayılacak” ifadelerini kullandı.

    Yasanın geçmesi durumunda enerji ve maden şirketleri için ‘acele kamulaştırma’ yöntemiyle halkın geçim kaynağı olan toprakların elinden alınacağına dikkat çeken Göksoy, bunun yaşam hakkının gaspı anlamına geldiğini söyledi.

    “YAŞAM HAKKIMIZI SAVUNACAĞIZ”

    Göksoy, doğanın ve doğal varlıkların enerji ve maden projeleri uğruna yok edilmesine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Ormanlar, meralar, zeytinlikler ve doğal sit alanları bizim yaşam kaynaklarımızdır. Topraklarımızı, sularımızı, ormanlarımızı ve zeytinliklerimizi rant uğruna feda ettirmeyeceğiz. Yeni maden yasası geri çekilmelidir. Biz halkız ve güçlüyüz. Bu yasanın uygulanmasına asla izin vermeyeceğiz. Demokratik ve yasal mücadelemiz devam edecektir” dedi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Zeytinlikleri maden şirketlerine açan kanun Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    Zeytinlikleri maden şirketlerine açan kanun Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, zeytinlikleri maden şirketlerine açan kanun teklifinin TBMM’den geçmesini protesto ederek, “Bir zeytin ağacının gölgesi, bin tane maden şirketinin kârından değerlidir. Yasayı derhal geri çekin” çağrısında bulundu.

    Mersin Çevre Platformu, zeytinlik alanlarda madencilik yapılmasına yönelik kanun teklifininin Meclis Komisyonu’ndan geçmesini protesto etmek için Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. “Zeytinlikleri yok edecek torba yasası geri çekilsin” pankartı açılan eyleme Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ile çok sayıda çevreci katıldı.

    Basın metnini platform adına Veyis Yiğit okudu.

    “ZEYTİNLİKLER SERMAYE UĞRUNA TALAN EDİLİYOR”

    Yiğit, zeytinliklerin tarım alanı olmasının yanı sıra toplumsal hafıza ve direnç sembolü olduğunu belirterek, “Zeytin ağaçları, yalnızca bir tarım ürünü değil; kültürdür, yaşandır, dirençtir. Bu ülkenin güneşinde olgunlaşan, emekle büyütülen, gövdesine nice emekçinin alnının teri sinmiş olan zeytinlikler, bir kez daha sermayenin çıkarları uğruna talan edilmek isteniyor. 2017 yılında çıkarılmak istenen yönetmelik değişikliği halkın büyük tepkisiyle karşılaşmıştı. Aynı plan şimdi torba yasa içine saklanarak halkın gözünden kaçırılmak isteniyor. Ama biz buradayız. Gözümüz açık, hafızamız diri” dedi.

    “YASAYI GERİ ÇEKİN” ÇAĞRISI

    Söz konusu yasanın derhal geri çekilmesi çağrısında bulunan Yiğit, şunları söyledi:

    “Bir zeytin ağacının gölgesi, bin tane maden şirketinin karından değerlidir. Çünkü zeytin, barıştır; zeytin, emektir; zeytin, hayattır. Bu yasa teklifini derhal geri çekin. Zeytinliklerimize, yaşamımıza dokunmayın. Bizler direnişi büyüteceğiz. Tıpkı Kazdağları’nda, İkizdere’de, Akbelen’de olduğu gibi zeytinliklerimizi de koruyacağız. Bu topraklarda hiçbir şirket, halktan büyük değildir.”

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Mersin Çevre Platformu’ndan uyarı: Akdeniz’e ekolojik felaket yaşatılıyor- VİDEO

    Mersin Çevre Platformu’ndan uyarı: Akdeniz’e ekolojik felaket yaşatılıyor- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde toplanarak liman inşaatı sırasında denize dökülen asbestle ilgili, “MIP şirketi para ödememek için asbest karışımlı malzemeyi denize dökerek, Akdeniz’de çok büyük bir ekolojik felaket meydana getiriyor” dedi.

    Mersin’de devam eden liman genişletme projesine itirazlarını sürdüren Mersin Çevre Platformu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde toplanarak basın açıklaması yaptı. Verdikleri dilekçelerle Mersin Valiliği’ne itirazda bulunduklarını ifade eden platform, hukuki yollara başvuracaklarını belirtti. “MIP para ödememek için asbest karışımlı malzemeyi denize dökerek, Akdeniz’de çok büyük bir ekolojik felaketi meydana getirmiştir.

    “ASBEST ORANI YÜKSEK VE RİSKLİ”

    Mersin Çevre Platformu adına açıklama yapan Sabahat Aslan, hazırlanan bilimsel raporlara değinerek, “TÜBİTAK, alınan Karot numunelerinin 20 adedinde asbest oranının sınır değerinin yüzde 0.1 olması gerekirken asbest oran değerinin yüzde 1’den fazla olmasından kaynaklı asbest içerikli numunelerin inorganik açısından riskli ve kanserojen olduğunu ve karotların Atık Yönetimi Yönetmeliği’ne göre tehlikeli atık olduğunu, dip taramadan çıkacak malzemenin düzenli depolama alanında düzenli depolanarak bertarafının yapılması gerektiğini analiz raporlarına yazmıştır” dedi.

    YETKİLİLERE ÇAĞRI

    Yetkililere seslenerek projenin durdurulmasını isteyen Aslan, “MIP para ödememek için asbest karışımlı malzemeyi denize dökerek, Akdeniz’de çok büyük bir ekolojik felaketi meydana getirmiştir. Asbest yüksek derecede ısıya, aşınma ve paslanmaya karşı dayanıklı, erime noktası 1200°C’nin üzerinde, asitlere ve bazlara karşı dirençli, kimyasal tepkimelere girmeyen inert bir maddedir. Asbestin tüm formları Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından ‘kesin kanserojen’ olarak tanımlanmıştır. Asbestin dünyada ve ülkemizde üretimi ve kullanımı yasaktır” ifadelerini kullandı.

    “HUKUKİ HAKLARIMIZI KULLANACAĞIZ”

    Asbest içerikli maddelerin kanserojen içerikli oluşunun canlıların sağlığını tehlikeye attığını yineleyen Aslan, şunları söyledi:

    “Denize dökülen asbestin yapısı gereği su ve benzeri maddelerle kimyasal tepkimeye girmez ve kanserojen yapısı bozulmaz. Ayrıca denize dökülen dip taramadan çıkan asbestli malzeme zaman içerisinde çeşitli aşınma ve çeşitli faaliyetler sonucu asbestli malzemenin havaya karışımı gerçekleşecektir. MIP tarafından denize dökülen asbest karışımlı malzeme denizin kirliliğine ve asbestin sahil bölgelerine yayılması sonucu başta deniz canlıları olmak üzere ekolojik sisteme insan ve çevre sağlığına çok zarar verecektir. Yaşam hakkımızı korumak için çevre felaketine neden olan bütün kurumlar hakkında hukuki ve demokratik haklarımızı kullanacağız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de asbestin zararları konuşuldu: Küresel bir facia- VİDEO

    Mersin’de asbestin zararları konuşuldu: Küresel bir facia- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Atatürk parkında yapımı devam eden liman genişleme çalışmasında denize dökülen 6 milyon asbestli atığın zararlarını anlatmak için panel düzenledi. Panelde, asbestin bertaraf edilmesinin maliyetli olduğu için MIP şirketinin zehirli atıkları denize döktüğü vurgulanarak, bunun küresel bir facia yaratacağı dile getirildi.

    Mersin Uluslararası Limanı- Mersin International Port (MIP) şirketinin limanı genişletme çalışmalarında 6 milyon ton asbestli hafriyatın denize dökülmesi bir süredir çevrecilerin ve Mersinlilerin gündeminde. Bu konuya ilişkin Mersin Çevre Platformu Mimarlar Odasında ‘Denize dökülen 6 milyon ton asbestin çevre ve sağlık etkileri’ adlı panel düzenledi.

    TEMA Vakfı İl Temsilcisi Perihan Saydan Pazarbaşı’nın moderatör olduğu panelde Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan, Asbest Söküm Uzmanları Derneği Başkanı Mehmet Şeyhmus Ensari ve Mersin Tabip Odası’ndan Doktor Fatma Özdemir konuşmacı olarak yer aldı.

    Panele kurum temsilcileri, çevreciler ve yurttaşlar katıldı.

    “ÇOK BÜYÜK BİLİMSEL BİR SUÇ İŞLENDİ”

    Sabahat Aslan, Atatürk Limanı genişleme projesine karşı son 4 yıldır mücadele ettiklerini, açtıkları davaları kazandıklarını fakat mevcut siyasetçilerin güçlerini kırdıklarını aktardı. Genişleme projesinde deniz dibine yerleştirilen dolgu malzemelerinde asbestin olduğunun TÜBİTAK raporunda da yer aldığına dikkat çeken Aslan, “TÜBİTAK aldığı numunelerden sonra burada asbest olduğunu kabul ederek bu raporu açıkladı fakat Çevre ve Şehircilik Bakanlığı buna inanmayıp ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’ne başka bir rapor hazırlattı ve bu kurum ne yazık ki bilimi yok sayarak, çok az miktarda olduğunu belirterek bunun denize dökülebileceği yönünde görüş bildirdi. Bu çok büyük bir bilimsel suçtur” diye konuştu.

    Türkiye’de biri Kocaeli’nde diğeri de Akara’da olan Asbest Bertaraf Tesisi’ne hafriyatların gönderilip yok edilmesinin toplam maliyetinin 18 katrilyon olduğunu, bu nedenle de denize döküldüğüne işaret eden Aslan, “Her gün karını katlayan MIP şirketi bu parayı ödememek için asbesti denizimize döküyor. Sağlığımız tehlikeye atılırken doğamız ve ekosistemimiz de yok ediliyor” dedi.

    “ASBEST KÜRESEL BİR FACİA”

    Ardından konuşan Mehmet Şeyhmus Ensari, asbestin beyaz toprak olarak da bilinen, ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere oldukça dayanıklı, yapısal özellikleri açısından esnek, lifli yapıda bir mineral olduğu bilgisini aktardı. Türkiye’de asbest üretiminin ve kullanılmasının 31.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelikle yasaklandığı bilgisini veren Ensari, bu yönetmeliğe uyulmadığının da altını çizdi. Ensari, “Asbestli bir malzemeyi tekrar dolgu malzemesinde kullanamazsınız. Tehlikeli bir atıktır bu. Ankara’ya tesise götürülüp bertaraf edilmesi gerekiyor ama geçmişte de sahte asbest raporlarıyla belediyenin hafriyat alanlarına bu tehlikeli atık döküldü. MIP şirketinin de yaptığı tam olarak bu. Denize döktükleri asbest mayolara, oradan evlere bulaşacak. Denizdeki balıklar asbestli olacak. Her yönden yaşamı ve doğayı çok ciddi bir biçimde etkileyen küresel bir facia” sözlerini kullandı.

    “SAĞLIK BAKANLIĞI ÖRTBAS ETME EĞİLİMİNDE”

    Son olarak asbestin insan sağlığı üzerine etkilerine ilişkin bilgi veren Doktor Fatma Özdemir, asbeste bağlı hastalıkların akciğer zarında sıvı birikmesi, akciğeri saran zarın kalınlaşması ve kireçlenmesi, akciğer dokusu içerisinde asbest liflerinin birikmesi, akciğerleri ve karın boşluğunu saran zarın kanseri ve akciğer kanseri olduğunu belirtti. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun  anne sütü ve bebek dışkısında ağır metallere rastladığı çalışması sebebiyle yargılandığını hatırlatan Özdemir, “Bu tür çalışmalardan bahsediyor olmak bile başlı başına sorun. Asbestin zararlarını anlatmak, önlemek, bununla mücadele etmek zor bu anlamda. Sağlık Bakanlığı bunu örtbas etme eğiliminde” dedi.

    Panel, soru ve cevapların ardından sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:

    -Perihan Koca, denize dökülen 6 milyon ton asbestli atığı Meclis’e taşıdı

    -Bozan’dan önerge: Mersin Limanı’ndaki asbest zehri nasıl taşınıyor ve nereye dökülüyor?

    -Mersin’de kentin akciğerleri ranta kurban edilecek

    -Mersinliler liman genişleme projesine karşı: Çocukluğumuzu sattılar

  • Mersin’de çevreyi kirleten tesisler hakkında suç duyurusunda bulunuldu- VİDEO

    Mersin’de çevreyi kirleten tesisler hakkında suç duyurusunda bulunuldu- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu ve Abdullah Şahutoğlu Çevre İnsiyatifi, Akdeniz ilçesindeki mahallelerde hava kirliliğine sebep olan tesislerin kapatılmasını talep ederek, bu tesisler haklarında suç duyurusunda bulundu.

    Mersin’in Akdeniz ilçesinde bulunan Abdullah Şahutoğlu, Kazanlı, Karaduvar, Karacailyas mahallelerindeki sanayi tesislerinde yapılan üretimin sonucunda oluşan hava, su ve toprak kirliliğine karşı Mersin Çevre Platformu ile Abdullah Şahutoğlu Çevre İnsiyatifi; Başhan, Arbel, Narin, Çimko Beton Santrali ve Baltular Plastik şirketleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Suç duyurusundan önce Mersin Adliye binası önünde basın açıklaması ve eylem yapıldı. “Mahallemizde havamızı kirleten işletmeler istemiyoruz” pankartının açıldığı eyleme platform üyelerinin yanı sıra DEM Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ve Ali Bozan katıldı.

    YETKİLİLERE ÇAĞRI: TESİSLERİ KAPATIN

    Platform adına açıklama yapan Avukat Semra Kabasakal, “Abdullah Şahutoğlu Mahallesi’nde çalışan fabrikalar gece gündüz çok yoğun kömür yakıyor. Mahalleli kömür isinden, kömür kokusundan yaz boyu cam açamadı. Hava kirliliğine bağlı mahallede hastalıklar başladı. Bugün insan ve çevre sağlığının bozulmasına neden olan kirletici işletmeler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz” dedi.

    Başta Abdullah Şahutoğlu mahallesi olmak üzere, Akdeniz İlçesindeki hava, su ve toprak kirliliğini oluşturan bütün tesislerin temiz üretim yapmaları ve gerekli önlemlerin alınması için yetkililere çağrı yapan Kabasakal, temiz üretim yapmayan tesislerin kapatılmasını talep etti.

    DEM Parti milletvekilleri olarak mahalle sakinleriyle birlikte detaylı toplantı yapacaklarını duyuran Perihan Koca da sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Çevre Platformu, MIP şirketi hakkında suç duyurusunda bulundu- VİDEO

    Mersin Çevre Platformu, MIP şirketi hakkında suç duyurusunda bulundu- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Atatürk Parkı’ndaki liman genişletme projesine karşı MIP şirketi hakkında suç duyurusunda bulundu. Platform avukatı Semra Kabasakal, MIP şirketinin rant uğruna kent ve insanlık suçu işlediğine dikkat çekti.

    Mersin liman sahasının Mersin International Port (MIP) şirketi tarafından, kentin en önemli yeşil alanlarından biri olan Atatürk Parkı’na doğru genişletme projesine karşı Mersin Çevre Platformu suç duyurusunda bulundu. Adliye önünde basın açıklaması yapan platform üyeleri “Atatürk parkında liman istemiyoruz” taleplerini yineledi.

    “MIP ŞİRKETİ, KENT VE İNSANLIK SUÇU İŞLİYOR”

    Platform adına basın açıklamasını okuyan Avukat Semra Kabasakal, söz konusu proje kapsamında denize yapılacak dolgu alanının kent yaşamını olumsuz etkileyeceğini söyledi.

    Dip taramasından çıkacak asbest ve ağır metal içeren malzemelerin denizde çok ciddi kirlilik yaratacağına dikkat çeken Kabasakal, “Bu kirliliğin insan sağlığına, deniz canlılarına, deniz ekosistemine zarar verecek. MIP rant uğruna çevre kanununu ve yönetmelikleri çiğneyerek, halk sağlığını hiçe sayıyor. MIP, kent ve insanlık suçu işlediği ve çevreyi kasten kirlettiği için suç duyurusunda bulunuyoruz” dedi.

    Kabasakal, dolgu işleminin durdurularak projenin iptal edilmesi için gerekli işlemleri yapmaları yönünde Mersin Valiliği’ne ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulundu.

    Basın açıklamasının ardından suç duyurusunda bulunuldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Çevre Platformu yangınlardaki ihmale karşı çağrıda bulundu- VİDEO

    Mersin Çevre Platformu yangınlardaki ihmale karşı çağrıda bulundu- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Diyarbakır ve Mardin’de meydana gelen yangınlarda birçok canlının yaşamını yitirmesinde hiçbir önlem almayan yetkililerin sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, “Yangının felakete dönüşmesine neden olan sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmalı” dedi.

    Mersin Çevre Platformu, Diyarbakır ve Mardin başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında meydana gelen yangınlara ilişkin Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEM Parti, CHP, TİP İl temsilcileri, emek ve demokrasi güçleri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamayı platform adına Ünal Şahin okudu.

    “YANGINA ZAMANINDA MÜDAHALE EDİLMEDİ”

    Ünal Şahin, yetkililerin iklim krizinden kaynaklı hava sıcaklıklarının artması sonucu her yıl tekrarlanan yangınlarla ilgili teknik önlem almadığını kaydetti. Orman yangınları devam ederken yetkililerin, zamanında teknik bakım ve iyileştirme yapmadığı elektrik iletim hatlarından kaynaklı Diyarbakır’ın Çınar, Mardin’in Mazıdağı ilçelerindeki köylerde yangınların meydana geldiğini belirten Ünal, yangına zamanında müdahale edilmediğine işaret etti.

    16 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 200 kişinin yaralandığı, binlerce hektarlık tarım ve ormanlık alanın yok olduğu ve yaklaşık bin küçükbaş hayvanla birlikte milyarlarca canlının yanarak ölmesine neden olan yangında yetkililerin sorumlu olduğunun altını çizen Ünal, “Diyarbakır’ın Çınar, Mardin’in Mazıdağı kırsalında çıkan yangının felakete dönüşmesine neden olan sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını, yanan tarım ve ormanlık alanlarımızın derhal iyileştirilmesini ekonomik kayba uğrayan yurttaşlarımızın ekonomik kaybının karşılanmasını ve bölgenin afet bölgesi olarak ilan edilerek halkın mağduriyetinin giderilmesini istiyoruz” dedi.

    Ünal, meydana gelen olaylardan yetkililerin ders çıkararak, gerekli önlemlerin alınmasını talep etti.

     

  • Mersin’de çevreciler balık çiftliklerine itiraz etti- VİDEO

    Mersin’de çevreciler balık çiftliklerine itiraz etti- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Aydıncık’ta kurulumu planlanan balık çiftliklerinin denize, deniz canlılarına ve doğaya zarar vereceğini belirterek, ÇED raporuna itiraz etmek üzere eylem yaptı.

    Balık çiftlikleri, denizi kirlettiği ve turizmi bitirdiği için artık üretim yapamıyor. Agromey Gıda ve Yem Sanayi ve Tic. Anonim Şirketi’ne ait balık çiftliklerinin, Balıkesir Edremit’ten sökülüp Mersin’in turizm bölgesi olan Aydıncık ilçesine kurulum planı yapılması kentte tepkilere neden oldu.

    Mersin Çevre Platformu, balık çiftliklerine ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna itiraz etmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Burada yapılan basın açıklamasını platform adına Sabahat Aslan okudu.

    “ÇED RAPORU KOPYALA YAPIŞTIR YÖNTEMİYLE HAZIRLANMIŞ”

    Sabahat Aslan, Mersin halkının tüm itirazlarına rağmen kurulması planlanan balık çiftliklerinde kullanılacak çeşitli kimyasalların, ilaçların, antibiyotiklerin, GDO’lu yemler ve ölü balıkların Akdeniz’i çöplüğe dönüştüreceğini belirtti. Balık çiftliklerinin ÇED raporlarının bilimsellikten uzak, raporların içerik bilgileri ve hesaplamalarının yanlışlarla dolu olduğuna dikkat çeken Aslan, “Raporlar kopyala yapıştır yöntemiyle hazırlanmış olup Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Balık Çiftlikleri konusunda bilgisiz olduğu ortaya çıkmıştır” dedi.

    Proje alanının bulunduğu bölgede kesin korunacak hassas alanların, arkeolojik SİT alanlarının, doğal karakteri korunacak alanların, orman alanları olarak işaretlenmiş alanların bulunduğunu söyleyen Aslan, “Şirketlerin rantı uğruna kamu kaynaklarımızı zarar uğratacak olan Balık Çiftliklerinin kurulum kriterleri ne bakıldığında bölgemizin iklim şartları ve denizimizin akıntı hızının uygun olmadığı görülmüştür. Akıntı hızının uygun olmamasından kaynaklı, Balık Çiftliklerinde kullanılacak malzemelerden ve çiftliklerin kıyıya yakın kurulum planından dolayı denizimizin çok kısa sürede kirleneceği ortadadır” diye konuştu.

    “BALIK ÇİFTİLİKLERİ KARARI GÜNCEL DEĞİL”

    Mersin’in bir turizm merkezi olduğunu, balık çiftliklerinin kurulumunun 2008 yılında alınan eski bir kararla yapılamayacağının altını çizen Aslan, şu ifadeleri kullandı:

    “Balık çiftliklerinin kurulacağı bölgeler Turizm Bölgeleri 1. derece doğal ve arkeolojik SİT alanları olarak ilan edilmiştir. Bu nedenle Mersin Valiliği’nin 2008 yılında almış olduğu karar güncel değildir. Güncel olmayan bir kararla balık çiftliklerinin kurulması yasalara aykırıdır.

    Agromey 1 ve Agromey 2 numaralı tesislerin yanına, aynı firmaya ait 2 tesis için hazırlanan ÇED Raporu, ÇED Kanunu ve yönetmeliklere ve ayrıca ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Bern, Barselona ve CITES Sözleşmelerine ve Uluslararası Doğayı Koruma Birliğine (IUCN) aykırı olup kurulması planlanan balık çiftliği kamu kaynaklarımızı zarara uğratacaktır. Bizler ÇED raporuna itiraz ediyoruz ve projenin iptal edilmesini istiyoruz. Mücadelemiz bundan sonrada hukuki ve demokratik olarak devam edecektir.”

    PİRHA/MERSİN

     

     

     

     

  • Mersin’den İliç’teki faciaya tepki: ‘Felaketin nedeni rant’- VİDEO

    Mersin’den İliç’teki faciaya tepki: ‘Felaketin nedeni rant’- VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, İliç’te meydana gelen maden faciasına tepki göstererek, “Rant dışında gözü hiçbir şey görmeyen zihniyet bugünkü felaketin yaşanmasına neden oldu” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile Mersin Çevre Platformu, Erzincan’ın (İliç) ilçesinde meydana gelen maden faciasına tepki göstermek için Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Mersin Şube binası önünde basın açıklaması yaptı. “Rant uğruna insan ve doğa katliamı son bulsun. Bugün İliç yarın Akkuyu felaketi olmasın” pankartının açıldığı açıklamaya kentte bulunan çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

    “RANT HIRSI FELAKETLERE KAPI ARALIYOR”

    Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Mersin Tabip Odası Başkanı Nasır Nesanır, yaşanan maden katliamını, iktidarın rant ve sermaye politikalarının bir sonucu olduğunu aktardı. Maden tesisinin 2002 yılında da siyanür ve solüsyon yayması nedeniyle kapatıldığını fakat apar topar tekrardan açıldığını hatırlatan Nesanır, meslek odalarının ve bölge halkının bugüne kadar yaptığı tüm itirazlarının ise dikkate alınmamasından dolayı yaşanan faciada 9 işçinin yaşamını yitirdiğini ve bölgeye siyanür ve sülfürik asitin bölgeye yayıldığını belirtti.

    “AKKUYU KAPATILSIN” ÇAĞRISI

    Nesanır, yaşanan bu faciadan sonra Mersin’de de yapımı süren Akkuyu Nükleer Santrali’ne de dikkat çekti. Bu faciadan ders alınarak Akkuyu projesinden vazgeçilmesi çağrısı yapan Nesanır, “Çevre ve insan sağlığını olumsuz etkileyecek ve kamu kaynaklarımızı zarara uğratacak olan Akkuyu Nükleer Santral’in yapımının iptal edilmesini istiyoruz. Ülkemizde siyanür liçi yöntemi ile madenciliğin yasaklanmasını ve yaşanan felakette sorumluluların yargılanmasını istiyoruz” dedi.

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de taş ocaklarına tepki: Karardan derhal vazgeçilmeli- VİDEO

    Mersin’de taş ocaklarına tepki: Karardan derhal vazgeçilmeli- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Turunçlu, Değirmençay, Hamzabeyli, Çukurkeşlik ve Hacgediği mahallelerinde yapılmak istenen taş ocaklarına tepki göstermek için Mersin Çevre Platformu, mahalle sakinleriyle birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Yapılan eylemde taş ocaklarının yapımından derhal vazgeçilmesi talep edildi.

    Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Yenişehir İlçesine bağlı Turunçlu, Değirmençay, Hamzabeyli, Çukurkeşlik ve Hacgediği mahallelerinde Tüsan Yapı Sanayi Anonim Şirketi tarafından planlanan ayrı ayrı 6 adet taşocağının yapımı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu askıya çıkarması mahalle sakinlerinin tepkilerine neden oldu. Mersin Çevre Platformu ve üyeleri ve onlarca mahalle sakini, İl Müdürlüğü’nü protesto etmek için Liman’da bulunan müdürlük binası önüne toplandı.

    “Köylerimizde taş ocakları istemiyoruz” pankartı ile “Doğayı katletme, tarımı yok etme” ve “Çevreyi hor gören geleceği zor görür” dövizleri taşıyan onlarca köylü ve dernek üyeleri, bina önünde sık sık, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” ve “Köyümüze taş ocağı istemiyoruz” sloganları attı. Konuya dair açıklamayı Turunçlu Mahalle Muhtarı Durmuş Patacı yaptı.

    “PROJE BÖLGEYİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

    Patacı, ÇED planında taş ocağı yapılması planlanan bölgenin “Orman Alanı, Tarım Alanı ve Doğal Karakteri Korunacak Alan” olarak işaretli olduğunun ve bölgede bitki örtüsünü ve çevre tahribatını bozacak hiçbir uygulama yapılamayacağı bilgisini paylaştı. Turunçlu, Karahacılı, Kuzucubelen, Emirler, Uzunkaş, Değirmençay, İnsu ve Bozon mahallelerinin birbirine yakın olmasından kaynaklı projenin uygulanması halinde bölgede tarım ve su kaynaklarının çok olumsuz etkileneceğini de sözlerine ekleyen Patacı, “Bölgede ormanlık ve tarım arazileri yoğunluklu olup yayla turizmi yapılmaktadır. Halkın geçim kaynağı tarımdır. Bölgesel olarak değerlendirildiğinde bölgenin ormanlık ve tarım alanlarına, içme suyu kaynaklarına, derelerine ve yayla turizmine çok zarar verecektir. Üretilecek malzemenin kamyonlarla taşınması ayrıca çok ciddi bir kirlilik yaratacaktır. Mahallelerin geçim kaynağı olan tarımın olumsuz etkilenmesi bölge insanlarının yoksullaşmasına ve göç etmesine neden olacaktır” dedi.

    KÖYLÜLERDEN İTİRAZ: PROJE İPTAL EDİLESİN

    Köylüler olarak topladıkları imzalarla projeye itiraz edeceklerini ve yetkilileri projeden vazgeçirmeye çalışacaklarını ifade eden Patacı, “Havamızın, suyumuzun, toprağımızın taş ocaklarıyla kirlenmesini ve sağlığımızın bozulmasını istemiyoruz. Mahallelerimizde planlanan taş ocaklarının derhal iptal edilmesini istiyoruz. Mahallelerimizde taş ocakları projeleri iptal edilene kadar mücadelemiz devam edecektir” şeklinde çağrıda bulundu.

    Açıklama sloganlarla son bulurken, yapılan açıklamadan sonra köylüler, topladıkları imzaları Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne verdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Çevre Platformu’ndan çağrı: Liman genişleme projesi derhal iptal edilmeli- VİDEO

    Mersin Çevre Platformu’ndan çağrı: Liman genişleme projesi derhal iptal edilmeli- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Atatürk Parkında yapılacak olan liman genişleme projesinin iptal edilmesi için yetkililere çağrıda bulunarak, “Kentin ciğerlerine hançer saplayacak bu kirli yatırıma derhal son verilmelidir. Yetkililer Mersin halkının taleplerini yerine getirerek bu projeyi durdurmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Uluslararası Mersin Liman İşletmesi’nin (MIP) liman sahasını kentin en önemli noktalarından biri olan Atatürk Parkına doğru genişletme projesine karşı Mersin Çevre Platformu basın açıklaması yaptı. Pozcu GMK Bulvarında bir araya gelen platform bileşenleri “Emperyalist şirket Mersin’i terk et”, “Atatürk Parkı halkındır halkın kalacak” ve “Mersin susma kentine sahip çık” sloganları attı.

    Basın açıklamasını platform adına Mersin Tabip Odası Başkanı Doktor Nasır Nesanır okudu.

    “MERSİN’İN CİĞERLERİNE HANÇER SAPLAYACAK BİR PROJE”

    Atatürk Parkı’nda yapılmak istenen liman projesinin hem hukuka hem de bilime aykırı olduğunun altını çizen Nasır Nesanır, “Atatürk Parkını korumak yerine bugün Mersin’in ciğerlerine hançer saplayacak kirli bir yatırım olan mevcut limanın Atatürk Parkına doğru genişlemesi ve burada planlanan kurvaziyer liman projesi de bir rant projesidir” dedi.

    Proje yapımı sırasında kullanılacak olan malzeme ve inşaat tekniği yüzünden kent merkezinde oluşacak hava ve gürültü kirliliğinin kamu sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğine işaret eden Nesanır, “Projede kullanılacak malzemenin Toros dağlarının eteklerinde bulunan Hamzabeyli, Turunçlu, Değirmençay, Çukurkeşlik ve Hacgediği mahallelerinden sağlanacak olması o bölgede tarıma ve su kaynaklarına çok zarar verecek olmasıyla birlikte birçok soruna da neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

    YETKİLİLERE ÇAĞRI

    Mersin halkının zehir solumak istemediğini belirten Nasır Nesanır, projenin iptali için yetkililere seslenerek şunları söyledi:

    “Kentimizde konteyner liman yapmak için alternatif bölgeler mevcut iken kamunun sağlığını bozacak olan bu projeye karşıyız. Mersin halkı zehir solumak istemiyor. Yetkililer Mersin halkının taleplerini yerine getirerek bu projeyi durdurmalıdır. Yaşam hakkımızı ve çocuklarımızın geleceğini korumak için herkesi mücadeleye davet ediyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Çevre Platformu: Liman genişletme projesinin tek kazananı sermaye olacak!-VİDEO

    Mersin Çevre Platformu: Liman genişletme projesinin tek kazananı sermaye olacak!-VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, yapımı tamamen bilimsellikten uzak, hukuksuz ve antidemokratik bir proje olarak adlandırdığı liman genişleme projesinin tek kazananının sermaye ve rant olacağını belirterek, “Mersin’in akciğerlerine hançer saplayacak kirli bir yatırım olan liman genişleme projesine karşı mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.

    Uluslararası Mersin Liman İşletmesi’nin (MIP) liman sahasını kentin en önemli noktalarından biri olan Atatürk Parkı’na doğru genişletme projesi tepkilere neden olmuştu. Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği, projeye başlayacaklarını geçtiğimiz günlerde düzenledikleri bir etkinlikle duyurdu.

    Mersin Çevre Platformu konuya ilişkin Özgür Çocuk Parkı’ndan Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP) önüne yürüyerek basın açıklaması yaptı. Eyleme platform bileşenleri ve kentteki demokrasi güçleri katıldı.

    Mersin Çevre Platformu adına açıklamayı okuyan Figen Kandemir, “Kentimizde de dünyamızın ve ülkemizin yaşadığı iklim krizine karşı riskleri azaltmak için yeşil alanlarımız korunmak ve genişletilmek yerine rant uğruna yok edilmektedir. Mersin’in akciğerlerine hançer saplayacak kirli bir yatırım olan liman genişleme projesinin, yapım çalışmaları başlatılmıştır. Atatürk Parkı’nda liman genişleme projesine Çevre dernekleri, TMMOB ve gönüllülerce açılan davalar devam ederken hukuk tanımaz MIP bir gece yarısı liman genişletme çalışmalarını başlatmış, bu çalışmalar sırasında binlerce balığın ve karettanın ölümüne neden olmuş, yapılan dip taramaları denizin ekosistemini bozmuştur” dedi.

    “KAYDEDEN TOPLUM SAĞLIĞI, KAZANAN İSE RANT OLACAK”

    Kandemir, projenin yapılabilmesi için deniz dibinden çıkarılacak asbestin toplumu zehirleyeceğini ve ciddi zararlar vereceğini kaydederek, “Yapımı tamamen bilimsellikten uzak, hukuksuz ve antidemokratik bir proje olan Atatürk Parkı’nda liman genişleme projesinin tek kazananı MIP şirketi yani sermaye, rant olacaktır. Kaybeden ise bizler Mersinliler olacağız. Öncelikle hafızamızı, anılarımızı kaybedeceğiz.  Mersin’in simgesi olan Atatürk Parkı kentimizin akciğerleri, halkın sosyal olarak nefes aldığı bir alandır. Mersin’de tarihten gelen ve bir değer olan park sürekli halkın kullanımında olmuştur. Liman genişleme çalışmaları ile Atatürk Parkı’nın halk tarafından kullanımı da engellenecektir” ifadelerini kullandı.

    MÜCADELE ÇAĞRISI

    Kandemir, yaşanabilir bir Mersin için mücadeleye çağırarak, “Tüm bunları 10 Aralık İnsan Hakları Günü öncesi insanın temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevre hakkını bir kez daha yetkililere hatırlatıyoruz ve Mersin halkını, son ırmak kurumadan, son ağaç yok olmadan, son balık ölmeden, paranın yenmeyen bir şey olduğunun farkına vararak hep birlikte çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya, yaşanabilir bir Mersin bırakmak için omuz omuza vermeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Uluslararası Mersin Liman İşletmesi, yargı süreci devam ederken ekokıyıma başladı- VİDEO

    Uluslararası Mersin Liman İşletmesi, yargı süreci devam ederken ekokıyıma başladı- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Atatürk Parkı’nda liman genişleme projesinin hukuki süreci Anayasa Mahkemesi’nde devam ederken, MIP’nin gece saatlerinde liman genişleme çalışmalarına başladığını söyleyen çevreciler, duruma tepki gösterdi. Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan, MIP’nin hukuku çiğnediğini belirterek, “Denizde yapmış olduğu dip taramaları denizin ekosistemini bozmaktadır” dedi.

    Uluslararası Mersin Liman İşletmesi’nin (MIP) liman sahasını kentin en önemli noktalarından biri olan Atatürk Parkına doğru genişletme projesine tepkilere neden olmuştu. Çevrecilerin ve kent halkının ilk günden bu yana karşı çıktığı projenin yapılmamasına ilişkin hukuki süreç devam ederken, MIP sessiz sedasız liman genişletme çalışmalarına başladı.

    Mersin Çevre Platformu konuya ilişkin MIP önünde basın açıklaması yaptı. Eyleme platform bileşenleri ve kentteki demokrasi güçleri katıldı. “Atatürk Parkında liman istemiyoruz”, “Ranta geçit vermeyeceğiz” yazılı pankartların açıldığı eylemde “Atatürk parkı bizimdir, bizim kalacak”, “Emperyalist sermaye parkımızı terk et” sloganları atıldı.

    “ATATÜRK PARKINI BİTİRECEK BİR PROJE”

    Basın açıklamasını okuyan Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Başkanı Sabahat Aslan, MIP’nin hukuku çiğnediğini belirterek, “Hukuk tanımaz MIP tarafından gece saatlerinde liman genişleme çalışmalarını başlatmış olup, bu çalışmalar sırasında binlerce balığın ve carettaların ölümüne neden olmuştur. Denizde yapmış olduğu dip taramaları denizin ekosistemini bozmaktadır” dedi.

    Aslan, liman genişletme projesi ile MIP A.Ş’nin parkı işgal edeceğini ve Atatürk Parkı’nın tamamen ortadan kaldırılacağını kaydetti.

    “BU PROJE HEPİMİZİ ZEHİRLEYECEK”

    Projenin yapılabilmesi için denizin dibinden çıkarılacak olan asbestin herkesi zehirleyeceğini söyleyen Sabahat Aslan, şu ifadeleri kullandı:

    “Mersin liman genişlemesi için yapılacak 176 bin m2’lik sahanın dolgu malzemesi Mersin’e ait mahallelerde planlanan taş ocaklarından taşınıp getirilecek ve Atatürk Parkı önündeki denize dökülecektir. Kıyı dolgusu için 4 milyon 284 bin ton taş ihtiyacı, mahallelerdeki taş ocaklarından Atatürk parkına 350 bin kamyonla taşınırken trafik yükü ve hava kirliliği yaratacaktır. Kentimize ve sağlığımıza çok ciddi zararlar verecek olan ve yapımı bilimsellikten uzak hukuksuz ve antidemokratik bir proje olan Atatürk Parkı’nda liman genişleme projesi MIP şirketine rant kazandıracaktır.”

    Çevreciler, rant ve ekolojik yıkıma karşı mücadeleyi sürdürme vurgusu yaptı.

    PİRHA/ MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:

    1-Mersin Limanı’nın genişletilmek istenmesine tepki
    2-‘Atatürk Parkı’nı ranta kurban etmeyeceğiz’

    3-‘Şimdi Atatürk Parkı’na sahip çıkma zamanıdır’

    4-‘Atatürk Parkı halkındır, rant uğruna heba edilmesine izin vermeyeceğiz’

    5-Mersin’de doğa talanına karşı imza kampanyası sürüyor: İzin vermeyeceğiz

    6-‘Atatürk Parkı Mersindir, kentimize el koymanıza izin vermeyeceğiz’

  • Mersin Çevre Platformu’ndan bisikletli eylem-VİDEO

    Mersin Çevre Platformu’ndan bisikletli eylem-VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, ‘Atatürk parkında liman istemiyoruz’ diyerek bisikletli eylem düzenledi.

    Yabancı ve Türk ortaklı Uluslararası Mersin Liman İşletmecisi (MIP) tarafından hazırlanan liman genişleme projesi içerisine Atatürk Parkı’nın dahil edilmesi endişeleri beraberinde getirdi.

    Mersin Limanı’nın Atatürk Parkı’na doğru genişlemesini öngören projenin iptal edilme için Mersin Çevre Platformu bisikletli eylem düzenledi. Eyleme çok sayıda çevreci katıldı.

    Forum Havaş önünde başlayan bisikletli eylem, Balıkçı Barınağı yanında bulunan saat kulesi önünde yapılan basın açıklaması ile son buldu.

    PİRHA/MERSİN

  • ‘Şimdi Atatürk Parkı’na sahip çıkma zamanıdır’

    ‘Şimdi Atatürk Parkı’na sahip çıkma zamanıdır’

    PİRHA- Atatürk Parkında liman genişleme projesine karşı çıkan Mersin Çevre Platformu, yaptığı açıklamada, projenin kenti kaosa sürükleyeceğine işaret ederek, Mersin halkını Atatürk Parkı’na sahip çıkmaya çağırdı.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Atatürk Parkında liman genişleme projesiyle ilgili plan değişikliklerine karşı açmış olduğu iptal davasının sonucunda 1 Şubat 2021 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu, hazırlanan planların şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığını raporlayarak mahkeme Mersin Çevre Platformu’nun lehinde yürütmenin durdurulması kararını vermişti.

    Davaya müdahil olan MIP, Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş tarafından İTÜ ye hazırlattığı rapor doğrultusunda, mahkemenin tekrar keşif ve bilirkişi incelemesi yapmasını talep etti. Mahkeme keşfin yeniden yapılmasına karar verdi.

    Keşfin yeniden yapılma kararına tepki gösteren Mersin Çevre Platformu, konuya dair Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya platform bileşeni kurum temsilcileri katılırken, açıklamayı platform sözcüsü Sabahat Aslan okudu.

    Sabahat Aslan, yeni hazırlanan bilirkişi raporunun usul, yasalar ve başta Mersin Adana 1/100 bin ölçekli Çevre düzeni planına ve Mersin ili için mevcut bulunan planlara aykırı olduğunu belirterek, “Bilimsel olarak liman genişleme işlemleri kentlerin ulaşım sosyo kültürel ve çevresel etkenler gözönünde bulundurularak yapılır kuralı mevcut iken Bilirkişi raporunda özellikle mevcut ulaşım sorununu kentin sosyo kültürel ve çevresel durumunu gözardı ederek şehircilik ilkelerine aykırı bir rapor hazırlamıştır” dedi.

    “LİMAN GENİŞLEME PROJESİ BİRÇOK SORUNA NEDEN OLACAĞI AÇIKTIR”

    “Liman kapasite artışı ile ilgili trafik yükünün artacağı ortada ilken bilirkişi raporunun bu durumu görmezden gelmesi trafik ve ulaşım bilime aykırıdır” diyen Sabahat Aslan, şunları dile getirdi:

    “Karada ve Denizde artacak olan trafik yükü kentin hava kirliliğinin ayrıca deniz kirliliğinin artışına da neden olacaktır. Deniz kirliliğinden kaynaklı artış gösterecek olan koku ve gürültü kent yaşamında ciddi sorunlara neden olacaktır.

    Raporda dolgu yolu ile yapılacak olan kapasite genişlemesinin neden olacağı çevresel ve sosyal zararlar bilimsel olarak incelenmemiştir. Yapılması planlanan dip taramasının ve 178.000 m2’lik dolgu alanı yapımı sırasında da çevre sağlığına ve deniz ekosistemine çok ciddi zararlar vereceği açıktır. Ama rapor bu zararı gözardı etmiştir. Bilirkişi Raporu’nun içeriği daha çok MIP’in ekonomik kazancını esas olarak hazırlanmış olup kamu kullanımı kriteri incelenmemiştir. Yatırım programında Mersin Yeni Konteyner Limanı yapılması kararı mevcut ilken mevcut liman genişleme projesi birçok soruna neden olacağı açıktır.

    Projenin iptalini isteyen Sabahat Aslan, “Şimdi Atatürk Parkı’na sahip çıkma zamanıdır. Mersinlilerin Atatürk Parkı’na sahip çıkması için mücadele etmeye davet ediyoruz” çağrısında bulundu.

    PİRHA/MERSİN