Etiket: mersin şube

  • ÖHD Mersin Şubesi’nden 4 Ocak Diyarbakır mitingine katılım çağrısı!- VİDEO

    ÖHD Mersin Şubesi’nden 4 Ocak Diyarbakır mitingine katılım çağrısı!- VİDEO

    PİRHA- ÖHD Mersin Şubesi, 4 Ocak’ta Diyarbakır’da düzenlenecek olan ‘Umut ve Özgürlük’ mitingine çağrı yaparak, “Umut hakkını savunmak barış hakkını savunmaktır” dedi.

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin Şubesi, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle 4 Ocak’ta Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilecek “Umut ve Özgürlük” mitingine dair açıklama yaptı. Dernek binasında gerçekleştirilen açıklamaya, çok sayıda hukukçu katıldı. Metnin Kürtçesini Muammer Derince, Türkçesini ise ÖHD Mersin Şube Eş Başkanı Melek Şaraldı okudu.

    “TBMM UMUT HAKKINI HAYATA GEÇİRMELİ”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başta Öcalan/Türkiye (No.2) kararı olmak üzere verdiği kesin ve bağlayıcı kararlarla; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının koşullu salıverme imkânı olmaksızın uygulanmasını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi kapsamında işkence yasağının ihlali olarak tespit etmiştir. AİHM, bu ihlalin giderilmesi için umut hakkını güvence altına alacak yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu kararın üzerinden 11 yılı aşkın süre geçmesine rağmen Türkiye, AİHM kararlarını uygulamamış; binlerce mahpusu kapsayan bu yapısal ve sistematik ihlali sürdürmüştür. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 2024 Eylül toplantısında Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmediğini bir kez daha tespit etmiş; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin umut hakkını doğuracak yasal düzenlemelerin gecikmeksizin yapılması gerektiğini açık biçimde ifade etmiştir. Aksi halde ara karar sürecinin işletileceği ilan edilmiştir.

    TBMM, umut hakkını güvence altına alan ve özgürlüğü hukukun merkezine yerleştiren yasal düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçirmekle yükümlüdür. Umut hakkının hayata geçirilmesi; Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması; Kürtlerin ve tüm toplumsal kesimlerin hukuk dışı bırakılmasına son verilmesi ve demokratik entegrasyon hukukunun inşa edilmesi, gerçek ve kalıcı barışın temel koşuludur.

    Bu tarihsel sorumluluk bilinciyle, 4 Ocak’ta Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilecek “Umut ve Özgürlük Mitingi”, umut hakkının hukuki ve toplumsal bir yükümlülük olarak hayata geçirilmesi, barış ve demokratik çözüm iradesinin güçlendirilmesi bakımından önemli bir kamusal çağrı niteliği taşımaktadır. Bu bilinçle; umut hakkının yaşama geçirilmesi ve Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanmasını, barışın hukuki güvencelerle inşa edilmesi talebiyle tüm hukukçuları, demokratik kurumları ve halkımızı 4 Ocak Pazar günü Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda bir araya gelmeye, hukuka ve barışa sahip çıkmaya, sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • SES Mersin Şube: Yaşamak için taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz

    SES Mersin Şube: Yaşamak için taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz

    PİRHA- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi yaptığı açıklamada, “Ekonomik krizin faturası gerek zamlarla, gerek ekonomi ve istihdam politikalarındaki düzenlemelerle emekçilere çıkarılmaya çalışılırken seçim vaatlerine de yansıyan haklı taleplerimizden kriz gerekçesiyle vazgeçmemiz isteniliyor.” dedi. 

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi, “Anca yaşamak için taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz” şiarıyla basın toplantısı düzenledi. 2019 yılı taleplerine ilişkin gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamayı SES Mersin Şube Eş Başkanı Özge Göncü okudu.

    “SAĞLIK HİZMETLERİ , SERMAYE VE EGEMENLERİN TEKELİNE GİRMİŞTİR”

    “2018 yılında sağlık ve sosyal hizmetler toplumun ihtiyaçları yerine sermayenin ve egemenlerin ihtiyaçları temelinde planlanmış ve yürütülmüştür. Sağlık ve sosyal hizmet alanında uygulanan politikalar ve bunun bir yansıması olarak ortaya çıkan emek rejimi ise emekçilerin sömürüsünü derinleştirerek intiharları ve ölümleri artırmıştır.” diye konuşan Göncü, iktidar tarafından toplumun rıza edilmeye çalışıldığını vurguladı. Göncü, şunları dile getirdi:

    “Savaş, çatışma, ötekileştirme ve baskı ile toplum yönetilmeye çalışılırken, yaratılan ekonomik kriz gerekçe yapılarak toplumun rıza gösterilmesi istenilmektedir. Ancak tüm baskılara rağmen ülkenin dört bir yanından yükselen irili ufaklı direnişler bu duruma olan itirazı gösterirken, emekçilerin haklarından vazgeçmeyeceklerinin önemli bir göstergesi olarak karşımızda durmaktadır. Yine bu itirazlar ne anti demokratik yönetim anlayışını ne de krizin bedelinin kabul edilmeyeceğini dile getirmektedir. Ekonomik krizin faturası gerek zamlarla, gerek ekonomi ve istihdam politikalarındaki düzenlemelerle emekçilere çıkarılmaya çalışılırken seçim vaatlerine de yansıyan haklı taleplerimizden kriz gerekçesiyle vazgeçmemiz isteniliyor. Ne yazık ki bazı yandaş sendikalar da bu duruma çanak tutuyorlar.”

    “SORUNLARA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Göncü, “Bu bölge mitinglerinde ve öncesinde sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak işyeri işyeri çalışmalar düzenleyerek, sorunlarımızı tespit ettik, taleplerimiz konusunda ortaklaşarak 2019 yılında yürüteceğimiz mücadele programını da oluşturduk. Sağlık ve sosyal hizmet alanında yaşanan sorunlar yığınla ve bütün sorunlarımızın ortadan kalkması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ancak öncelikli taleplerimizin arasında yer alan ve geçmiş yıllardan beri mücadele yürüttüğümüz talepleri 2019 yılında da gündemimizin başında yer alacaktır.” dedi.

    Göncü, taleplerini şöyle sıraladı:

    1- İnsanca Yaşamayı Sağlayacak Temel Ücret;

    Çünkü performans uygulaması ile temel ücretlerimiz yok sayıldı. Döner sermayeler de sudan bahanelerle ödenmiyor. Ödenen ek ödemeler de emekliliğimize yansıtılmıyor. Yandaş sendikalarla yapılan “satış sözleşmeleri” ve enflasyon ile birlikte ücretlerimiz iyice eridi. Kriz bahane edilerek elektrik, doğalgaz, gıda, ulaşım gibi temel ihtiyaçlarımıza yapılan zamlarla geçinemez duruma geldik. Maaş hesaplamalarımız Sayıştay’ında ifadesi ile “çok karmaşık” ! TÜİK’in Eylül 2018 için açıkladığı yoksulluk sınırı 6.167 TL, Türk İş’in Aralık 2018 için açıkladığı yoksulluk sınırı 6.322 TL olması nedeniyle sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan bir emekçinin alması gereken en az temel ücret 6.500 olmalı ve tüm ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır.

    2- Fiili Hizmet Süre Zammı (Yıpranma Payı);

    Yaptığımız işin niteliği ve çalışma koşullarından kaynaklı olarak sağlığımız bozuluyor ve yıpranıyoruz. Bundan dolayı yıpranma payımız en temel haklarımızın başında gelir. Geçmişten bu güne bu talep sürekli olarak gündemimiz oldu. 2011 yılından bu yana da SES’in de içinde yer aldığı sağlık emek ve meslek örgütleri yıpranma payını temel gündem yaptık. Hazırladığımız yasa tasarısı ile talebimiz sürekli gündemde tuttuk.

    3 Ağustos 2018 Resmi Gazete’de yayınlanarak çıkan torba yasa; sağlık ve sosyal hizmet emekçilerin taleplerini karşılamayan, MHP-AKP ve yandaş sendikaların onayıile de emekçilere yutturulmaya çalışıldı. Ancak sağlık ve sosyal hizmet emekçileri 20 Eylül 2018 tarihinde başlattığımız İmza kampanyasına katılarak 3 Ağustos 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren fiili hizmet yasa maddesinin taleplerimizi karşılamadığını ve buna kanmayacaklarını bir kez daha ifade ettiler.

    Fiili hizmet süresi zammına ilişkin çıkarılan yasal düzenlemenin, fiili çalışma süresinin kaldırılarak, geçmiş çalışma sürelerini kapsaması ve tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin dahil edilerek yeniden yasal düzenleme yapılmalıdır.

    3- 3600 Ek Gösterge;

    İktidarlar ve siyasi partiler sürekli olarak emekçilerin haklı ve meşru taleplerini seçim malzemesi haline getiriyorlar. 24 Haziran seçiminde de birçok talep bu şekilde seçim malzemesi oldu. Bunların başında da ek göstergeydi.

    Ancak seçimin üzerinden yaklaşık olarak 6 ay geçti bu konuda bir düzenleme yapılmadı. Cumhurbaşkanlığı ikinci 100 günlük eylem programında ise sadece eğitim emekçilerine 3600 ek gösterge verileceği ifade edilmiş, ancak sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin ek gösterge talepleri gündeme dahi alınmamıştır.

    Hakkımız olan 3600 ek göster talebimiz yeni bir seçim malzemesi yapılmasına izin vermeyeceğiz.

    O nedenle de;

    “3600 ek gösterge hakkımız” talebiyle tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini kapsayacak bir imza kampanyası ile çalışmalarımıza başlıyoruz.

    09 Ocak 2019 tarihinde tüm şube/temsilciliklerin yapacağı basın açıklamaları ile imza kampanyası başlayacaktır.

    Kampanya 09 Şubat 2019 tarihine kadar devam edecektir.

    Kampanya boyunca illerde başta ek gösterge olmak üzere temel üç talebi öne çıkaracak etkinlikler yapılacaktır. MYK üyelerimiz de illerde yapacağımız çalışmalara katılacaktır.

    Toplanan imzalar 13 Şubat 2019 tarihinde illerde yapılacak açıklamalarla Genel Merkeze gönderilecektir.

    İmzalar daha sonra belirlenecek bir tarihte TBMM Başkanlığına teslim edilecektir.

    Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin haklı ve meşru taleplerini 2019 yılında elde edeceğimize olan inancımızla, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ve halkımızı mücadelemize omuz vermeye çağırıyoruz.

    * 3600 Ek gösterge sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine de verilsin.

    * Enflasyonla eriyen ücretlerimizdeki kayıplar giderilsin, sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda çalışan emekçilerin en düşük temel ücreti 6.500 TL olarak belirlensin ve tüm ödemeler emekliliğe de yansıtılsın.

    * Fiili Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tamamını kapsasın, geçmiş çalışma yılları dâhil edilsin ve fiili çalışma şartı kaldırılsın.

    PİRHA / MERSİN