Etiket: mersin üniversitesi

  • Mersin Üniversiteli Kadınlar: Taciz faili Mehmet Güngör görevden alınsın- VİDEO

    Mersin Üniversiteli Kadınlar: Taciz faili Mehmet Güngör görevden alınsın- VİDEO

    PİRHA- Mersin Üniversiteli Kadınlar, birçok öğrencisini taciz ettiği öne sürülen araştırma görevlisi Mehmet Güngör’ün görevine devam etmesini protesto etti. Yapılan eylemde “Senelerdir şikayetlere ve toplanan imzalara rağmen hala bu kampüste bu faili barındıran, ona bu cüreti veren kayyum rektördür. Kampüsümüzde taciz faili istemiyoruz” denildi.

    Mersin Üniversiteli Kadınlar, Eğitim Fakültesi’nde ders veren Mehmet Güngör’ün yıllardır kadın öğrencilere yönelik cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla üniversite kapısı önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. “Failler gidecek biz kalacağız”, “Mehmet Güngör gidecek kadınlar kalacak”, “Kampüslerde tacizci istemiyoruz” sloganlarının atıldığı eylemde basın açıklamasını Güneş Doğdu okudu.

    “SİSTEMATİK BİR TACİZ”

    Açıklamada, Mehmet Güngör’ün yıllardır kadın öğrencilere sistematik şekilde tacizde bulunduğu ve buna rağmen görevine devam ettiğine dikkat çekildi. Güneş Doğdu, Güngör’ün yıllardır kadın öğrencileri notla tehdit ettiğini ve cinsel tacizde bulunduğunu ifade ederek, “Eğitim Fakültesi’ndeki bölümlere ders veren Mehmet Güngör taciz failidir! Fail Mehmet Güngör senelerdir sistematik olarak derslerine girdiği kadınları sınavda, odasında, kampüs içinde taciz ediyor! Kadınları düşük notlarla dersten bırakmakla tehdit ediyor! Yüksek not almanın bir bedeli olduğunu söylüyor! Özgürleşmek için geldiğimiz kentlerde, bilgi üretmek için geldiğimiz üniversitelerde tacize ve şiddete uğruyoruz. Senelerdir şikayetlere ve toplanan imzalara rağmen hala bu kampüste bu faili barındıran, ona bu cüreti veren kayyum rektördür” dedi.

    REKTÖRLÜĞE TEPKİ

    Mehmet Güngör hakkında Cinsel Taciz ve Cinsel Saldırıya Karşı Destek Birimi (CTS) ve fakülte dekanlığına yapılan başvurulara rağmen bir işlem yapılmadığını belirten Doğdu, “Bu da yetmez gibi aklımızla dalga geçer gibi rektörlük faili ödüllendirerek Anamur Meslek Yüksekokulu’na müdür olarak atadı. Failin ifşasından sonra alelacele eski müdür göreve getirildi, Mehmet Güngör’ün olduğu fotoğraflar silindi, yaptıkları ödüllendirmenin kanıtlarını ortadan kaldırdılar! Kanıtları silerek suçunuzun üstünü örtemezsiniz. Müdürlükten almanız yetmez, görevden alacaksanız. Kampüsümüzde taciz faili istemiyoruz” sözleriyle üniversite yönetimine tepki gösterdi.

    Doğdu, “Mehmet Güngör ve onun işbirlikçileri görevden alınana kadar Mersin Üniversiteli Kadınlar olarak sokakta, kampüste, sınıfta feminist isyanın bayrağını yükselteceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/ MERSİN

  • ‘Yurttan uzaklaştırma cezaları var olan eşitsizlikleri derinleştiriyor’- VİDEO

    ‘Yurttan uzaklaştırma cezaları var olan eşitsizlikleri derinleştiriyor’- VİDEO

    PİRHA- Mersin KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda protestolara katıldıkları için belirsiz bir süreliğine yurttan uzaklaştırılan kadın öğrencilerle ilgili konuşan İHD Mersin Kadın Komisyonu Sözcüsü Fatoş Sarıkaya, “Bu öğrenciler yalnızca barınma imkanlarını değil, geleceklerini ve güvenliklerini de kaybetme riskiyle karşı karşıyalar. Kadınların toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerden yoğun şekilde etkilendiği bir ülkede, bu tür cezalandırıcı uygulamalar mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor” dedi.

    Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Türkiye genelinde başlayan protestolara Mersin’den destek vermek isteyen üniversite öğrencilerine, yurt yönetimi tarafından nisan ayında disiplin soruşturması başlatıldı. Mersin Üniversitesi’ne bağlı KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda bahçede oturma eylemi gerçekleştirdikleri gerekçesiyle açılan soruşturma sonucu öğrenciler 2 ay süreyle yurttan uzaklaştırıldılar.

    Kendilerine gelen başvurular sonucunda sürecin takipçisi olan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi hem öğrencilerle hem de yurt müdiresi ile yaptıkları görüşmeler ve edinilen bilgiler ışığında konuya dair bir rapor hazırladı.

    Raporun ilgili mercilere gönderildiğini belirten İHD Mersin Şube Sekreteri ve Kadın Komisyonu Sözcüsü Fatoş Sarıkaya, yaşanan hak ihlallerinin son bulması için gerekli adımları atacaklarını dile getirdi.

    FİŞLENME İDDİASI

    Fatoş Sarıkaya, öğrencilerin beyanlarının eyleme katılmadıkları yönünde olduğunu söyleyerek, “Öğrencilerin derneğimize yaptığı başvurularda eyleme katılmamalarına rağmen haklarında başlatılan soruşturmanın sebebinin eylem alanında kayıt yapan ve daha önceki başka eylemlerden kendilerini tanıyan polislerin yönlendirmesi ile ilgili olabileceği kaygısını taşımaktalar” dedi.
    Sarıkaya, protestolara katılan tüm öğrencilere değil de yalnızca belirli öğrencilere soruşturma açılmasının bu iddiaları güçlendirdiğini belirtti.

    Ayrıca öğrencilerin olay anına dair kamera kayıtlarının kendilerine izletilmesini talep etmelerine rağmen Yurt Müdürlüğü’nün bunu reddettiğini aktaran Sarıkaya; herhangi bir somut delil sunulmamasıyla soruşturmanın şeffaflığı hakkında herhangi bir netlik bulunmadığını, bu durumun disiplin soruşturmasının tarafsızlığını zedelediğini ifade etti.

    “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Yurt yönetiminin geçen sene tacizi protesto eden öğrencilere de soruşturma başlattığını hatırlatan Sarıkaya, şunları söyledi:

    “Burada barınma hakkının bir sopa olarak kullanıldığını görebiliyoruz. Bu öğrenciler yalnızca barınma imkanlarını değil, geleceklerini ve güvenliklerini de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırlar. Eyleme katılmak demokratik bir haktır; bu nedenle böyle bir gerekçeyle yurttan atılmak, anayasal hakların ihlali anlamına gelir. Kadınların toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerden zaten yoğun şekilde etkilendiği bir ülkede, bu tür cezalandırıcı uygulamalar mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirir.

    Barışçıl bir protestoya katıldıkları için öğrencilerin cezalandırılması, yalnızca bireyleri değil, tüm toplumun demokratik kazanımlarını tehdit eder. İnsan Hakları Derneği olarak, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin korunması adına sürecin takipçisi olup gerekli tüm hukuki ve toplumsal dayanışmayı sürdüreceğiz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti’li Perihan Koca taciz iddialarını Meclis’e taşıdı

    DEM Parti’li Perihan Koca taciz iddialarını Meclis’e taşıdı

    PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Mersin Üniversitesi’nde görevli bir akademisyenin öğrencileri taciz ettiği iddialarını Meclis’e taşıdı. Koca, “Taciz iddiaları görmezden gelinemez, kamuoyu bu konuda bilgilendirilmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır” dedi.

    İddialara göre, Mersin Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. M.G.’nin uzun süredir derslerine girdiği çok sayıda kadın öğrenci tarafından tacizle suçlandığı belirtildi. Aynı zamanda, söz konusu akademisyenin defalarca üniversite yönetimine şikayet edildiği, ancak bu şikayetlerin sonuçsuz kaldığı ifade edildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin‘in cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Önergede şu sorular yer aldı:

    “1. Bakanlığınız Mersin Üniversitesi’ndeki taciz iddialarından haberdar mıdır?

    2. Mersin Üniversitesi’ndeki taciz iddialarıyla ilgili adı geçen akademisyenle ilgili bugüne dek herhangi bir soruşturma yürütülmüş müdür? Bu soruşturmalar sonucunda bahsi geçen akademisyene yönelik herhangi bir yaptırım kararı alınmış mıdır?

    3. Hakkında birçok taciz iddiası bulunan bir kişinin Meslek Yüksekokulu’na müdür olarak atanmasının gerekçesi nedir? İsmi geçen kişi hangi kriterler kapsamında müdür olarak atanmıştır?

    “TACİZ SUÇLARINDA KURUMSAL SESSİZLİK KABUL EDİLEMEZ”

    DEM Parti’li Koca, yaptığı yazılı açıklamada, “Kadın öğrencilerin güvenliği ve eğitim hakları tehdit altındayken üniversite yönetimlerinin ve ilgili kurumların sessiz kalması kabul edilemez. Taciz iddiaları görmezden gelinemez, kamuoyu bu konuda bilgilendirilmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır” dedi.

    Koca ayrıca, üniversitelerdeki benzer vakaların üzerinin sıklıkla örtülmeye çalışıldığını ve bu durumun sistematik bir soruna işaret ettiğini vurgulayarak, akademik kurumlarda şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin işletilmesi gerektiğini belirtti.

    PİRHA/ ANKARA

     

  • Eğitim Sen Mersin Şubesi’nden çağrı: Kadın öğrencilerin güvenliği sağlansın- VİDEO

    Eğitim Sen Mersin Şubesi’nden çağrı: Kadın öğrencilerin güvenliği sağlansın- VİDEO

    PİRHA- Mersin Üniversitesi KYK yurdunda kalan kadın öğrencilerin can güvenliğinin olmadığını belirten Eğitim-Sen Mersin Şube Kadın Sekreteri Nermin Karasu, yetkililere seslenerek, “Bize başvuran kadın öğrenciler can korkusu yaşadıklarını söylüyorlar. Yetkililer bir an önce öğrencilerin taleplerini dinlemeli ve güvenli bir kampüs ortamı yaratmalı” dedi.

    Mersin’de Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Müfide İlhan Kız Öğrenci Yurdu yolunda bir kadın öğrencinin tacize uğraması sonucu başlayan protesto dalgasının yankıları hala sürüyor.

    Güvende olmadıkları için sesini duyurmak isteyen kadın öğrencilerin yurt yönetimi ve kolluk güçleri tarafından tehdit edildiği iddia edilmişti. Korkutulan öğrencilerin kendilerine ulaştığını söyleyen Eğitim-Sen Mersin Şube Kadın Sekreteri Nermin Karasu, öğrencilerin güvenlikle ilgili büyük sorunlar yaşadığını kaydetti.

    “KADIN ÖĞRENCİLER CAN KORKUSUYLA OKULA GİDİYOR”

    Üniversite içinde ve çevresinde çok fazla taciz olaylarının yaşandığına dikkat çeken Nermin Karasu, cezasızlık politikalarıyla birlikte kadına yönelik şiddetin artmasından kaynaklı kadın öğrencilerin korku içinde olduğunu belirtti. Karasu, “Şu an ülkede bütün kadınların yaşadığı temel sorunu 19-20 yaşlarındaki kız öğrenciler hissederek can korkusu taşıyorlar. Çeşitli eylemler yaptılar fakat duyulmaması için her şey yapıldı. Kadın öğrencilerin sesinin duyulmasını istemiyorlar” dedi.

    ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ

    Öğrencilerin Eğitim Sen’e ulaşarak yaşadıkları sorunları ve taleplerini kendilerine ilettiklerini söyleyen Karasu, şunları kaydetti:

    “Her taraf karanlık, o karanlık yerlerde erkekler araçla kadınları taciz ediyor. Tek başlarına orada yürüyemediklerini, grup halinde hareket ettiklerini söylediler. Yurdun çevresindeki her yerin aydınlatılmasını, kamera takılmasını, daha sık otobüs seferlerinin olmasını istediler. Öğrenci olmayan erkeklerin üniversiteye girdiklerini, kimlik sorgulamasının sağlıklı yapılmadığını ilettiler. Erkekler tarafından çok sık sözlü tacize maruz kaldıklarını belirttiler. Bu tacizlerin önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve kendilerini güvende hissedecekleri bir kampüs ortamı yaratılmalıdır. Yetkililer öğrencilerin sesini engelleyeceğine taleplerini dinleyip çözüm üretmelidirler.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

     

  • Mersin’de üniversite öğrencileri yurttaki su kesintisini protesto etti-VİDEO

    Mersin’de üniversite öğrencileri yurttaki su kesintisini protesto etti-VİDEO

    PİRHA- Mersin Üniversitesi öğrencileri, günlerdir su kesintisi yaşanması sebebiyle KYK Erkek Yurdu Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Öğrenciler sorun karşısında geçiştirildiklerini belirterek tepki gösterdiler. 

    Mersin Yenişehir KYK Erkek Yurdu’ndaki öğrenciler, üç gündür suların kesik olmasını ve kötü yurt koşullarını protesto etmek için eylem yaptı. “Yönetim istifa”, “Kahrolsun KYK” sloganları atarak yurt müdürlüğüne kadar yürüyen öğrenciler, nitelikli yurt hakları için taleplerde bulundu.

    “GEÇİŞTİRİLİYORUZ”

    Öğrenciler, yaşanan su kesintisinin bir an önce çözülmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandılar:

    “Duş alamıyoruz, elimizi yıkayamıyoruz, hiçbir şeyi yapamıyoruz. Yurdun su deposu bomboş. Bir an önce bu soruna çözüm bulunsun istiyoruz. Sorunun çözümü için başvurduk ancak bize hiçbir açıklama yapılmıyor, geçiştiriliyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

  • Üniversite öğrencileri: KYK yurtlarında can güvenliğimiz yok!- VİDEO

    Üniversite öğrencileri: KYK yurtlarında can güvenliğimiz yok!- VİDEO

    PİRHA- Barınma, beslenme, yoksulluk başta olmak üzere birçok sorunla boğuşan üniversite öğrencileri seslerinin duyulmasını talep ederek, “İktidarın başarısız politikaları sürekli öğrencilere mal oluyor. Artık bunu canımızla ödemeye başladık. Yaşadığımız sorunlar içerisinde tamamen terk edilmiş durumdayız. Sesimizin duyulmasını, sorunlarımızın çözülmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Aydın’daki Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait yurtta yaşanan asansör faciasında Zeren Ertaş isimli öğrencinin hayatını kaybetmesi ve 15 öğrencinin yaralanması ülkede büyük bir tepkiye neden oldu.

    Asansör ihmalinde can kaybının yaşanmasıyla birlikte öğrencilerin yaşadığı sorunlar bir kez daha gün yüzüne çıktı. Barınma, beslenme, niteliksiz eğitim, KYK yurtlarındaki baskı ortamı ve yoksullukla boğuşan öğrencilerin sorunlarına, can güvenliğinin olmaması da eklendi. Temelini ekonomik kriz ve yoksulluğun oluşturduğu bu sorunlar gençlerde derin bir ümitsizlik yaratarak öğrenci intiharları vakalarını da arttırmış durumda.

    Karşı karşıya kaldıkları sorunlar yumağını PİRHA’ya anlatan üniversite öğrencileri, sistemin temelden değişmesi gerektiğinin altını çizdiler.

    “KYK YURTLARINDA CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK”

    KYK yurtlarında kalan Yusuf Çelik, geçen hafta Mersin KYK Kız Yurdunda çıkan yangındaki ihmalleri hatırlatarak, “KYK’daki asansörlerimiz kapatıldı. Benzer bir ihmal olmasın diye kasıtlı kapattılar bence. Geçtiğimiz günlerde kız yurdunda yangın çıktı ve alarmlar çalışmadı, yangın merdivenleri kilitliydi. Arkadaşlarımız orada diri diri yanabilirlerdi. Arkadaşlarımız yangın çıkan yurtta hala barınmaya çalışıyorlar. Sıcak suları yok, yemekleri yok doğru düzgün. Tüm bunlara rağmen arkadaşlarımız yaşam mücadelesi veriyor” sözlerini kullandı.

    KYK yurtlarında can güvenliklerinin olmadığını belirten Çelik, mevcut ekonomik koşullarda başka alternatifleri olmadığı için KYK’larda yaşamaya mecbur bırakıldıklarını söyledi.

    ÖĞRENCİLERİN EN BAŞAT SORUNU: BARINMA

    Bir diğer öğrenci Onur Gök ise “Pazartesi günü bir kadın arkadaşımız bir erkek tarafından tüfekle vurularak yaralandı. Bir sonraki gün KYK yurdunda yangın çıktı. Ülkemizde sürekli bir şeylerin hesabının sorulması için bir arkadaşımızın ölmesi gerekiyor. Mevcut iktidarın anlayışı bu” diyerek, öğrenci intiharlarına, beslenme ve barınmaya da değindi.

    Gök, “1+1 evler bile 10 bin liradan başlayan fiyatlarla kiraya veriliyor ve bu duruma kimse bir dur demiyor. Yani açık ve net bir biçimde devlet şunu söylüyor: Ya tarikata gideceksiniz ya da 10 bin liraya eve çıkacaksınız. Bu ekonomik koşullarda çalışmamız gerekiyor. Hem öğrenci hem işçi olarak hayatı devam ettirmemiz gerekiyor. Bu sosyal bir intihar demek aynı zamanda” diye konuştu.

    KADIN ÖĞRENCİLERİN SORUNLARI KATLANARAK ARTIYOR

    İrem Serin, kadın öğrencilerin yaşanan sorunlar yumağından daha fazla etkilendiğini dile getirerek, “Kadınlar okullarda, KYK yurtlarında, iş yerlerinde mobbinge, cinsiyetçi akademiye, yurtlardaki ahlak bekçiliğine çok fazla maruz kalıyor. Kadın öğrencilerin kısa sürede örgütlenerek seslerini duyurmaları mağduriyetlerinin çok fazla olmasından kaynaklanıyor. Barınma sorunu başlı başına dev bir problem. Ne kadın öğrencilerin ne de Türkiye halklarının tüm bunlara katlanacak sabrı kalmadı” ifadelerini kullandı.

    Duygu Paycıoğlu da, “İktidarın başarısız politikaları sürekli öğrencilere mal oluyor. Artık bunu canımızla ödemeye başladık. Psikolojik ve maddi anlamda hiçbir destek alamıyoruz. Yaşadığımız sorunlar içerisinde tamamen terk edilmiş durumdayız. Umarım sesimize kulak tıkanmaz” dedi.

    Deniz Bingöl adlı öğrenci ise “Her dönemde öğrenciler birçok sorun ve ihmaller zincirine maruz kalıyor. Devletin birçok kurumunda olduğu gibi burada da kimse üstüne düşeni yapmıyor. Biz sesimizi yükseltmeye çalışacağız” diye belirtti.

    “OKUMAYA ÇALIŞAN DEĞİL YAŞAMAYA ÇALIŞAN ÖĞRENCİLER HALİNE GELDİK”

    Bir diğer öğrenci ise şunları söyledi:

    “Eğitim öğretim sisteminde okumaya çalışan değil yaşamaya çalışan öğrenciler haline geldik neredeyse. Normalde öğrenciler olarak ülkenin yarınları olduğumuz söyleniyor bizlere fakat hiçbir arkadaşımız yarınlara uyanamıyor. Bu ülkede öğrenciler bu denli ekonomik sıkıntı çekiyorsa bize hangi yarınlardan, gelecekten bahsediliyor? Toplanan milyonlarca vergi bir asansörün bakımını yapmaya yetiyordur bence. Özne olmamız gerekirken nesne konumuna düşürülüyoruz ve öğrencilerden rant elde etmeye çalışılıyor. Öğrenci dostu, öğrencinin yanında olabilecek politikalar izlenirse bu sistemin öznesi olmamız gereken konumda, asıl olmamız gereken yerde olmuş olacağız.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

  • Mersin’de öğrenciler Zeren Ertaş için eylem yaptı- VİDEO

    Mersin’de öğrenciler Zeren Ertaş için eylem yaptı- VİDEO

    PİRHA- Asansör ihmalinde hayatını kaybeden Zeren Ertaş için eylem yapan Mersin Üniversitesi öğrencileri, “Görmezden gelen yetkililer yüzünden en az 3 arkadaşımız hayatını kaybetti. Defalarca tamir edilmesi gerektiği söylenen asansör için hiçbir önlem almayan eli kanlı devlet, ölen sıra arkadaşlarımızın hesabını sormak istediğimizde de TOMA’sıyla, biber gazıyla bizlere saldırıyor” dedi.

    Mersin Üniversitesi öğrencileri, Aydın KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda arızası giderilmeyen asansörde hayatını kaybeden Zeren Ertaş için üniversitede eylem yaptı. Eyleme HEDEP Mersin Milletvekili Perihan Koca’nın yanı sıra demokratik kitle örgütleri destek verdi.

    “Ölmeye değil okumaya geldik”, “Kaza değil cinayet”, “Katil KYK Hesap verecek” sloganlarının atıldığı eylemde “Ölmeye değil okumaya geldik” yazılı pankart açıldı.

    “EN AZ 3 ARKADAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ”

    Resmi olarak Zeren Ertaş’ın hayatını kaybettiği bilgisi verilse de en az 2 öğrencinin daha yaşamını yitirdiğini belirten Elif Kökesmer, “Arkadaşlarımız defalarca asansörün bozuk olduğunu belirtmesine rağmen durumu görmezden gelen yetkililer yüzünden en az 3 arkadaşımız hayatını kaybetti. Defalarca tamir edilmesi gerektiği söylenen asansör için hiçbir önlem almayan eli kanlı devlet, ölen sıra arkadaşlarımızın hesabını sormak istediğimizde de TOMA’sıyla, biber gazıyla bizlere saldırıyor. Aydın Valisi de karşımıza geçmiş ‘15 kişilik asansöre 16 kişi binmiş, 15 öğrencinin durumunda bir problem yok’ diye öğrencileri hedef gösteriyor. Sanki bu düzen her gün bizleri ölüme mahkum etmiyor da, sanki onlar eli kanlı katiller değil de ölümlerimizin sorumlusu bizleriz” şeklinde konuştu.

    “KATİLLER ÖFKEMİZDEN KAÇAMAYACAK”

    Öğrencilerin ekonomik kriz ve geleceksizlik kıskacında sıkışıp kaldığına değinen Kökesmer, her güne başka bir öğrencinin intihar haberiyle uyandıklarını dile getirdi.

    Kökesmer, “Katil KYK yönetimi, katil devlet böyle söyleyerek öfkemizden kaçabileceğini zannediyor. Bizler son bir haftada sabaha arkadaşlarımızın intihar haberleriyle gözümüzü açtık. Her gün bir arkadaşımızın üniversitelerde, yurtlarda; geçinemiyorum, dayanamıyorum diyerek ölüme sürüklendiğini gördük. Bu yaşananlar ne kaza ne intihardır, sorumlular açık ve net karşımızdadır. Bizler dün katledilen arkadaşlarımızın katillerini tanıyoruz. Onları Sibel’den, Enes’ten, Resul’den tanıyoruz. Bugün bu köhnemiş düzeni yıkmaktan başka çaremiz yok. Çare bizde, birbirimizde. Geleceğimizi, umutlarımızı, çalan saray rejimi bizlere ölümden başka bir şey vadetmiyor” dedi.

    ‘UMUTSUZ’ KÖLELİĞE KARŞI MÜCADELE ÇAĞRISI

    “Saraylarını ayakta tutan harç; onların rant yağma savaş politikalarıyla çalınan yaşamlarımızdır. Artık yeter!” diyen Elif Kökesmer, sistemli kötülük karşısında birlikte mücadele edilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Bir kişi daha eksilmeye, ölüm yokluk ve yoksulluğa, geleceksizliğe, bu ‘umutsuz’ köleliğe bir gün daha tahammülümüz yok! Ölümle kölece bir yaşam arasında bize sunulan bu çaresizlikte gedikler açtık daha önce, bugün de açıyoruz. Her direnişimiz, her örgütlenmemiz, her isyanımız bir gedik açıyor bu felaketler senaryosunda. Savaş, deprem, ekonomik kriz çıkmazı içerisinde bizleri ölümlerden ölüm beğenmeye mahkum edenlerin; özgürlüklerimizi, yaşamlarımızı, arkadaşlarımızı bizden çalanların karşısında örgütlenerek hesap sormaya tüm öğrenci arkadaşlarımızı dostlarımızı davet ediyoruz”

    PİRHA/ MERSİN

  • Kadınlar hesap sordu: Kadınlar katledilirken güvenlik kuvvetleri neredeydi?-VİDEO

    Kadınlar hesap sordu: Kadınlar katledilirken güvenlik kuvvetleri neredeydi?-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledilen Ayfer Kaya’nın ardından aynı hastanede çalıştığı erkek tarafından tüfekle vurulan intörn doktorun ağır yaralanması üzerine kadınlar sokağa çıktı. Mersin Kadın Platformu çağrısıyla toplanan kadınlar, “Bizler kadın mücadelesini büyütürken müdahale eden güvenlik kuvvetleri, fail silahla kampüse girip bir kadını vururken neredeydi?” diye hesap sordu.

    Mersin’de aynı gün içerisinde iki kadının erkek şiddetine maruz kalması tepkilere neden oldu. Ayfer Kaya, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışan 6’ıncı sınıf öğrencisi N.N. ise aynı hastanede çalışan teknisyen E.K. tarafından tüfekle vuruldu.

    Ağır yaralanan kadının arkadaşları ve Mersin Kadın Platformu, üniversite önünde şiddeti protesto etti.

    ‘Katledilen kadınlar isyanımızdır’ yazılı pankartın açıldığı eylemde ‘Kadın cinayetleri politiktir’, ‘Erkek vuruyor devlet koruyor’ sloganları atılırken, HEDEP Mersin Milletvekili Perihan Koca da eyleme destek verdi.

    “ARKADAŞIMIZ VURULURKEN GÜVENLİK NEREDEYDİ?”

    Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan İrem Serin, üniversite yönetimine seslenerek, “Dün Mersin Üniversitesi’nde bir üniversiteli kadın arkadaşımız, bir erkek tarafından 6 el ateş edilerek vuruldu. Mersin Üniversitesi’ne sormak istiyoruz? Kuş uçsa güvenlik güçleri ile müdahaleye hazır olan üniversite, bir kadın güpegündüz vurulurken neredeydi? Arkadaşımızın vurulmasının tesadüf olmadığını biliyoruz. Erkek şiddeti bu gücünü, cezasızlık politikaları ile cesaretlendiren erk iktidarlardan, her erkek şiddetinden sonra sırtlarının sıvazlanmasından, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede vazgeçilmesinden, Kadın üniversitelerini kuracağız diyenlerden, Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak diyenlerden alıyor.” dedi.

    CEZASIZLIK POLİTİKALARINA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Mut’ta boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledilen Ayfer hemşire gibi birçok kadının erkekler tarafından katledildiğine ve faillerin az ceza almalarına dikkat çekildi.

    İrem Serin, “Faillerin sürekli aklandığı, cezasızlık politikasıyla adeta ödüllendirildiği, tahrik ve iyi hal indirimlerinin havada uçuştuğu bu kirli düzenin yeni failler yarattığını, hepsine sen yap erkek adalet seni kurtarır telkinini verdiğini biliyoruz.” sözlerini kullandı.

    “Fail erkek elini kolunu sallayarak silahla kampüse girerken üniversite güvenliği ve polis ne yapıyordu” diye soran Serin, şunları söyledi:

    “Bizler üniversite de kadın mücadelesini büyütürken müdahale eden güvenlik kuvvetleri, bir kadın vurulurken neredeydi?

    Ahlak bekçisi yurtlarda giriş çıkış saatinden, nasıl giyindiğimize kadar müdahale eden yurt müdürleri önceki gece yurt binasında çıkan yangında ihmallerini nasıl açıklıyor?

    Bizleri kontrol altına almaya çalışırken yangın alarmlarını, yangın merdivenlerinin işlevli olup olmadığını neden teyit etmiyor?

    Erkekler namus derken, boşanmak istedi öldürdüm derken, o da öyle giyinmeseymiş derken adalet kelimesini ağzınıza almaya nasıl utanmıyorsanız öyle hesap vereceksiniz.

    Bizler bugün burada bu alanda yarın kentin başka bir sokağında, 25 Kasım’da ise her yerde olacağız. Ama en çok olacağımız yer hesap soracağımız, haklarımızı alacağımız yer olan yakalarınız olacak. Gerçek adalet sağlanana dek buradayız! İsyanımızla, dayanışmamızla karşınızdayız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Yangın çıkan öğrenci yurdunda alarm çalmadı; öğrenciler çığlıklarla uyandı – VİDEO

    Yangın çıkan öğrenci yurdunda alarm çalmadı; öğrenciler çığlıklarla uyandı – VİDEO

    PİRHA- Mersin KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda çıkan yangında alarmın çalmaması ve yangın merdivenlerinin kilitli olmasına tepki gösteren öğrenciler, “Yangın alarmı devre dışı olduğu için şans eseri birbirimizin çığlık atmalarına uyandık. Can güvenliğimiz yok” dediler.

    Mersin Yenişehir Çitlikköy’de bulunan Müfide İlhan Kız Öğrenci Yurdu’nda gece 02.50 sıralarında bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı.

    Can kaybının olmadığı yangında alarmlarının devre dışı olduğunu ve yangın merdivenlerinin kapısının kilitli olduğunu söyleyen öğrenciler, ihmaller zincirine isyan ettiler.

    ÖĞRENCİLER YANGIN ÇIKAN BİNALARA GERİ GÖNDERİLDİ

    Birbirlerinin bağırış sesleriyle uyandıklarını söyleyen ismini vermek istemeyen bir öğrenci, “Binada yangın alarmı çalmadı. Şans eseri birbirimizin bağırma seslerine uyandık. Dumandan zor yürüdük, ayrıca bazı yangın merdivenleri kilitliydi. Kilitleri yine biz kırdık ve kendimizi dışarı attık. Bir de bize o halde olan binaya girin dediler. Girdik ama nefes alınacak gibi değildi” dedi.

    Başka bir öğrenci de aynı beyanda bulunarak şunları söyledi:

    “Çığlık sesleri ile uyandık çünkü yangın alarmı devre dışıydı. Fark ettiğimizde duman her yeri sarmıştı ve birbirimize çarpa çarpa canlarımızı kurtarmaya çalıştık. Aynı zamanda yangın merdivenleri de kilitliydi. Bu nasıl bir bilinçsizlik? Duman tüm katları sarana kadar nasıl kimse fark etmiyor? Neden alarm yok ve yangın merdivenlerinin kapısı kilitli anlamış değiliz. Bu binalarda can güvenliğimiz yok.”

    PİRHA/MERSİN

  • Kamalak: Çocuklarımıza iyi bir gelecek sunmak için adayım

    Kamalak: Çocuklarımıza iyi bir gelecek sunmak için adayım

    PİRHA- Mersin Üniversitesi  İktisadi Bilimler Fakültesi akademisyenlerinden Doç. Dr. İhsan Kamalak Yenişehir Belediyesi aday adaylığını açıkladı.

    Yenişehir’e eğitimci aday sloganıyla yola çıkan İhsan Kamalak hemşerileriyle bir düğün salonunda bir araya  geldi.

    İhsan Kamalak Yenişehir Belediyesi’ne neden aday olduğunu şöyle anlattı:

    “Hazreti Ali ‘Öldükten sonra da yaşamak istiyorsanız ölmez bir eser bırakın’ dedi. Ben de böyle bir şey yapabilecek bir birikime sahip olduğumu düşünüyorum. Tabii takdir önce partinin sonra da Yenişehirlilerin olacak. Şimdi uzun yıllardır bilim olarak siyasetin tarafındayım. Derslerde hep Anayasa, hükumet sistemleri, sosyal demokrasi gibi dersler benim temel alanlarıma giriyor ama benim için en önemlisi sosyal demokrat belediyeciliktir. Bu benim özel alanım. Bu alanda ciddi bir eksiklik olduğunu da düşünüyorum. Yenişehir’de her 100 kişiden 24’ü üniversite mezunu var. Türkiye’ye baktığımızda çocukların yaşam alanları çok kısıtlı. Yani mahallelerde oynayabilecekleri ve sosyalleşebilecekleri olanaklar çok kısıtlı. Bir araya geleceğimiz ortamlar maalesef düğün ve cenazeler ile sınırlı. Bunun haricinde insanların bir araya gelebileceği ortamlar yaratmamız gerekiyor. Diğeri de dayanışma kültürünü hayata geçirecek somut adımlar atmamız gerekiyor.

    Yenişehir’i eğitim, teknoloji, bilim, kültür ve spor merkezi yapmak için, Sosyal  dayanışmacı kooperatifçilikle hayata  geçirmek için, kadınlarımızın sosyal yaşamda ve üretimde  var olduğu, emeklilerimizin üretmeye  devam edip ve sosyalleşebileceği, Yeşil ne narenciye kokulu bir Yenişehir için; Türkiye’ye  ve dünyaya  bir Yenişehir  modeli yaratabilmek için; evlatlarımıza iyi bir gelecek sunmak için, çocuklarımızın  değerlerini  yaşayabilmeleri için  adayım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Akademisyen Esra Ergüzeloğlu Kilim, öğrencilerine kavuştu

    Akademisyen Esra Ergüzeloğlu Kilim, öğrencilerine kavuştu

    PİRHA- “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlerle dayanışmak amacıyla “ikinci imzacılar” arasında yer aldığı için sözleşmesi yenilenmeyen Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim, uzun bir hukuksal mücadele sonucu işine döndü.

    Mersin Üniversitesi öğretim üyesi Esra Ergüzeloğlu Kilim, İdari Mahkemeye açtığı davayı kazanmasına rağmen, Rektörlük işe iadesini sağlamadı. Esra’nın yaptığı görüşmeler sonuç vermeyince savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Ardından Rektörlük güvenlik soruşturmasına tabi tutulduğunu, çıkan sonuca göre işe iadesinin yapılıp yapılmayacağına karar verileceğini bildirdi.

    Yapılan “güvenlik soruşturması” sonrası Esra Ergüzeloğlu Kilim, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Geri döndüm sonunda. Destek veren herkese sonsuz teşekkürler. Hepimiz dönene kadar mücadeleye devam” diyerek görevine başladı.

    “ÖĞRENCİLERİMLE YENİDEN BULUŞTUK, MUTLUYUM”

    Esra Ergüzeloğlu Kilim, “İdari davayı kazandığım için mutluyum elbette ama ihraç edilen tüm arkadaşlarımız dönene kadar tam olarak sevinemeyiz. Burada öğrencilerimle yeniden buluştuk, onun mutluluğunu yaşıyorum. 9 ay boyunca üniversiteden, öğrencilerimizden uzak kaldım.  Bugün okula geldim ve işlemlerimi yaptım. Bilimsel çalışmalarımıza, araştırmalarımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bir yandan da ihraç edilen arkadaşlarımızla birlikte kurduğumuz Dayanışma Akademisi’nde olacağız. Bu süreçte bizim yanımızda olan, desteklerini sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim’in üniversiteyle hukuk imtihanı!-VİDEO

    Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim’in üniversiteyle hukuk imtihanı!-VİDEO

    PİRHA- “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine destek olmak için attığı imza sonrası sözleşmesi yenilenmeyen Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim, yargı kararlarına rağmen görevine iade edilmiyor. Aylarca beklemesine rağmen muhatap bulamayan Kilim, şimdi de güvenlik soruşturmasına tabi tutuldu.

    HABERİN VİDEOSU

    Tırmanan çatışmalı süreçte, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” diyerek sürecin barışa evrilmesi için çağrı yapan ve metne imza atan akademisyenlere dönük soruşturma ve işten atmalar devam ederken, ikinci imzacı olan Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim, diğer imzacı akademisyenler gibi rektörlük tarafından sözleşmesi yenilenmeyerek işine son verildi.

    Konuyu yargıya taşıyan Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim, yargından olumlu sonuç alınca tekrardan üniversiteye başvurdu. Ancak 30 günlük süre içerisinde tekrardan görevine iade edilmesi gereken Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim’e herhangi bir geri dönüş olmadı.

    PİRHA’ya konuşan Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim, ifade özgürlüğü temelinde metni imzaladığını belirterek şunları ifade etti:

    “Rektörlük tarafından herhangi bir soruşturma geçirmeden sözleşmem yenilenmedi. Herhangi bir açıklama yapılmadan 12 Şubat günü üniversiteden uzaklaştırıldım. Ardından akademik çalışmalarımı yapmak üzere yurt dışına çıktım. Hukuksal mücadelemi de sürdürmeye devam ettim. Bunun sonucunda mahkeme haklı olduğuma karar vererek işime dönebileceğimi söyledi. Bunun üzerine tekrar ülkeye geri döndüm. Ancak 30 günlük yasal süre içerisinde işime başlamam gerekirken rektörlük düzeyinde ne de personel dairesinde muhatap bulamadım. Uzun süre bekledikten sonra savcılığa suç duyurusunda bulundum.”

    Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim, görevine dönmeyi beklerken ve hukuksal mücadelesine devam ederken rektörlük tarafından “güvenlik soruşturmasına” tabi tutulacağı belirtilerek, bürokratik sürece tabi tutuldu.

    Memurluğa yeni başlayanlar için uygulanan prosedürün kendisine de uygulandığını sosyal medyada duyuran Esra Ergüzeloğlu Kilim, “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması formunu doldurdum. Üniversite bunu valiliğe gönderecekmiş, valilik de bir kaç ay sonra güvenli bir insan mıyım? Değil miyim? Rektörlüğe bildirecek. Keşke rektör hocamız da bu belgelere gerek duymadan gelip evimize uğrasa da, kendi gözleri ile görseymiş. Fiilen olmasa da hukuken aynı üniversitede meslektaşız ne de olsa. Kapuçino olmaz belki ama güzel bir ‘Türk’ kahvemizi içerdi” diyerek tepki gösterdi.

    Diren Keser/MERSİN