Etiket: merve demirel

  • AKP’li kadın vekilden polisin cinsel saldırısına tepki çeken yorum

    AKP’li kadın vekilden polisin cinsel saldırısına tepki çeken yorum

    AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Merve Demirel adlı öğrencinin polisin cinsel saldırısına maruz kalmasına ilişkin, ‘Bir telaş içerisinde, bir kişiyi arabaya yerleştirmeyle alakalı telaşın verdiği yanlış bir hareket’ dedi.

    AKP Milletvekili Özlem Zengin, polisin gözaltına alırken cinsel saldırıda bulunduğu kadın öğrenci Merve Demirel’e ilişkin tepki çeken bir yorumda bulundu.

    Zengin, Merve Demirel’e ilişkin, “Bu görüntülerde, özensizlik içerisinde bir tavır görüyorum. Bir telaş içerisinde bir kişiyi arabaya yerleştirmeyle alakalı telaşın verdiği bir yanlış hareket var. Keşke orada bir kadın polis olsaydı, onlar müdahil olsalardı” dedi.

    Geçen cumartesi günü Ankara’daki Sakarya Caddesi’nde gözaltına alınan Demirel’e polisin tacizde bulunduğu görüntüleri TBMM Genel Kurulu’nda gündeme getiren Zengin, böyle bir konuyu, çok dengeli bir muhakeme ile götürmek gerektiğini belirtti.   (HABER MERKEZİ)

  • Ankara Emniyeti: Görüntü direndiği için oluştu

    Ankara Emniyeti: Görüntü direndiği için oluştu

    Ankara Emniyet Müdürlüğü, Merve Demir’e gözaltına alırken cinsel saldırıya uğradığı görüntülerle ilgili açıklama yaptı. Cinsel saldırı yaşanmadığı ve videoların bütün ele alınmadığı iddia edilen açıklamada, “M.D. isimli bayanın gözaltı aracına alınması esnasında direnmesi sonucu basına yansıyan görüntülerin ortaya çıkmasına neden olmuştur” denildi.

    Ankara Emniyet Müdürlüğü, Ankara TAYAD’ın (Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği) düzenlediği eylemde gözaltına alınan Merve Demirel’e yönelik cinsel saldırı görüntüleriyle ilgili yazılı açıklama yaptı.

    Merve Demir’in “örgüt sempatizanı” olduğu iddia edilen açıklamada, görüntüleri sosyal medyada paylaşanların ise “DHKP-C terör örgütünün alan yapılanması DMH/KEC (Devrimci Memur Hareketi/ Kamu Emekçileri Cephesi) içerisinde” yer aldığı öne sürüldü.

    Cinsel saldırı yaşamadığı savunulan ve paylaşımlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “M.D isimli şahsın Çorum’da ikamet ettiği zaman zaman Ankara’ya gelerek DHKP/C Terör örgütü açık alan yapılanmaları organizesinde düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı, kardeşi B.R.D’nde anılan söz konusu eylemlerde aktif bir şekilde faaliyet yürüttüğü, babaları E.D’nin ise Çorum ilinde öğretmenlik yaparken FETÖ/PDY Terör örgütü içerisindeki faaliyetlerinden dolayı (Aktif Eğitim-Sen üyesi olduğu) 2016 yılı Ağustos ayında ihraç edilmiştir.

    Sosyal medyada ve basın kuruluşlarında habere konu olan yakalama işlemi esnasında, çekilen videolarda olay bütünü ile ele alınmayarak sadece bir kare üzerinden Türk Polis Teşkilatını kamuoyu nezdinde yıpratılmaya çalışılarak küçük düşürülmek istenmiştir. Bahse konu eylemde şahıslara dağılmaları hususunda gerekli yasal uyarılar yapılmış olup, şahısların eylemlerine devam etmeleri üzerine, yakalama işlemi sırasında direnmeye devam ettikleri, M.D. isimli bayanın gözaltı aracına alınması esnasında direnmesi sonucu basına yansıyan görüntülerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kanunsuz eylemlere yapılan müdahaleler Müdürlüğümüz tarafından kayıt altına alınmıştır.”

  • Polis tacizine uğrayan Demirel: Utanç polise ait

    Polis tacizine uğrayan Demirel: Utanç polise ait

    Ankara’da gözaltına alınması sırasında polisin tacizine maruz kalan üniversite öğrencisi Merve Demirel, “Polisin haysiyetsizce yaptığı muamelenin yarattığı utanç kesinlikle polise aittir. Bu utanç bana yüklenemez. Haysiyetsizleştirilen, itibarsızlaştırılan ben değilim, tacizci polistir” diyerek, tacizci polis hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirtti.

    TAYAD’ın tutuklu avukatların serbest bırakılması talebiyle 16 Şubat günü Ankara’da yaptığı eyleme müdahale eden polis, üç kişiyi gözaltına aldı. Bu üç kişiden biri olan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Merve Demirel, zorla polis aracına bindirildiği esnada bir erkek polisin elle cinsel tacizine maruz kaldı. Olayın açıklamayı izleyen basın mensupları tarafından fotoğraflanmasıyla taciz belgelenmiş oldu.

    Kamuoyunda geniş yankı uyandıran tacizin mağduru genç kadın Artı Gerçek’e konuştu.

    O gün yaşananları anlatan Demirel, “TAYAD olarak 16 Şubat günü halkın avukatlarının açlık grevinin 24. gününde, hukuksuzca tutuklanmalarına karşı Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yaptık, 3 kişiydik. Polisin müdahalesi oldu. Gözaltına alınırken bir polis tacizde bulundu, bu da görüntülendi” dedi.

    “UTANÇ POLİSE AİT”

    Maruz kaldığı polis tacizini “işkence” olarak tanımlayan Demirel, “İşkence sadece fiziksel zarar değildir, bu da bir işkencedir” dedi. Demirel, devamında şunları söyledi: “Polisin haysiyetsizce yaptığı muamelenin yarattığı utanç kesinlikle polise aittir. Bu utanç bana yüklenemez. Haysiyetsizleştirilen, itibarsızlaştırılan ben değilim, tacizci polistir. Toplumda böyle bir algı var; tecavüzcülerin, tacizcilerin, onursuzca muamele yapanların yarattığı utanç kadınlar üzerine yüklenmeye çalışılıyor. Bu utanç onlara aittir. Bu bilinci kazandığımızda biz kadınlar olarak kesinlikle utanmamalıyız. Bu eylemi ben tutsak arkadaşlarımız adına yapıyordum. Bunları düşündüğümde bizimle tacizci polisler arasında bir barikattır bu. Hiç utanç duymadım. Geri çekilmek, sinmek istemedim. Zaten aynı gün saat 18.00’da Yüksel Caddesi’nde yapılan eyleme de katıldım.”

    Bir avukatın kendisi için “Keşke yüzünü gizleseydik, bir yaşantısı, itibarı var” dediğini de paylaşan Demirel, “Ben bunu kesinlikle reddediyorum. İtibarsızlaşmak söz konusu değil. Bu erkek egemen anlayışın kalıntıları. Maalesef taciz, tecavüze uğrayan kadınların adları duyulduğunda itibarsızlaşacak gibi algılanıyor. Öyle değil, itibarsızlaşan biz değiliz” diye konuştu.

    “İŞKENCE YOK SÖYLEMİ YALAN”

    Hükümetin hiçbir eleştiriye tahammülü olmadığını ifade eden Demirel, “İşkence yok söylemi yalan. Tutuklamalar, gözaltılar yetmiyor, insan onuruna aykırı, çaresizce, acizce yöntemlere başvuruyorlar” dedi.
    Daha önce de “işimi geri istiyorum” eylemlerinde kadınlara yönelik birçok kez taciz yaşandığını, ancak bunların kanıtlanamadığını belirten Demirel, kendisine yönelik tacizin kameralar tarafından görüntülendiğini ifade ederek, polis hakkında suç duyurusunda bulunacağını kaydetti.

    ÇOK RAHATSIZ ETTİ

    Demirel, şöyle devam etti: “Taciz elbette genç bir kadın olarak beni çok rahatsız etti. Böyle insanların görevde olmaması lazım. Psikolojik etkisi çok daha büyük olabilirdi, ben güçlü durmaya çalıştım. Bu ülkede 80’lerde çok daha ağır işkencelere maruz kalanlar, işkencehanelerde ölen insanlar var. Onlara duyduğumuz saygı bizi daha güçlü hale getiriyor ama hakkını aramak isteyen, vicdani olarak buna katılmak isteyen başka genç kadınlar olabilir, iç dünyalarında ciddi travmalar yaratabilir. Böyle insanların iş başında kalmaması lazım. Arbede yaşandı, direndiler deniliyor. Bu bahane götürmeyecek bir şey. Çok açık bir taciz var. Hep yapıyorlardı, ama üstünü örtüyorlardı, burada üzeri örtülemeyecek.”

    “AKP’NİN BAŞÖRTÜ SİYASETİ İKİ YÜZLÜ”

    AKP’lilerin ‘benim başörtülü bacılarım’ söylemlerini hatırlatmamız üzerine ise Demirel, AKP’nin bu konuda iki yüzlü bir politika izlediğini söyledi.

    Demirel, “AKP siyasi söylemlerini din üzerinden, başörtüsü üzerinden geliştiriyor. 28 Şubat sürecinden sonra başörtülü kadınların çok daha rahat yaşayabileceklerini söylüyor. Bunun güvencesini veren AKP hükümeti, 16 Şubat günü bir başörtülü kadının eylemde gözaltına alınırken polis tarafından tacize uğraması karşısında hiçbir ses çıkarmıyor. Maden başörütülü kadınlara böyle bir güvence veriliyor, polisler tarafından yaşadığım tacize karşı da bir şey yapmalı, polis hakkında işlem başlatmalı, açığa almalı, tutuklamalı. Bu insanların sokakta dolaşmaması lazım. Buna fırsat verirse bugün kameralar önünde çok rahat tacizde bulunan insanlar başka şeyler yapabilir, her yerde kamera yok. AKP hükümeti samimi ise bunun gereğini yapmalı ama biz iki yüzlü olduklarını biliyoruz” dedi.