Etiket: MESAM

  • Müzisyen Taylan Yıldız: Pandemi sürecini zor geçiriyorum ancak umudumu yitirmedim

    Müzisyen Taylan Yıldız: Pandemi sürecini zor geçiriyorum ancak umudumu yitirmedim

    PİRHA- Dersimli müzisyen Taylan Yıldız, pandemi sürecinde artan intihar vakalarına işaret ederek “Şu anda sıfırı tüketmiş durumdayız. Elde avuçta hiçbir şey yok. Müzik sektörü bitti” uyarısında bulundu.

    Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve buna bağlı olarak hızla artan işsizlik intiharlarda da yükselişe neden oldu. Gelinen süreçte intihar vakaları özellikle de müzisyenlerle anılır hale geldi.

    Uzmanlar, yoksulluk ve çaresizlik halinin pandemi süreciyle birlikte tavan yaptığını söylerken, müzisyenler de içerisinde oldukları ruhsal duruma işaret etti.

    “MÜZİK SEKTÖRÜ BİTTİ ANCAK UMUDUMUZU YİTİRMEDİK”

    Kürt müzisyen Taylan Yıldız, salgınla birlikte müzik sektörünün geldiği evreyi yorumladı. Pandemiden hemen önce yeni bir albüm yayınlayan Yıldız, 2 yıldır hiçbir gelir sağlayamadığını anlattı.

    “Müzik sektörü tamamen bitti” diyen Taylan Yıldız, “Ne kadar sıkıntılı bir süreç olsa da umudumuzu kaybetmediğimiz sürece ayakta durmaya çalışıyoruz. Tabii ki psikolojik olarak herkes etkileniyor ama ayakta durmak için elimizden gelen bütün çabayı da sarf etmeye çalışıyoruz” diye de ekledi.

    Müzik haricinde başka bir uğraşının olmadığını belirten Taylan Yıldız, “Bütün enerjimi bu alanda sarf ediyordum. Yani müzik haricinde ekstra bir gelirim kesinlikle yok” diyerek ekonomik darlık yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

    “HİÇ BİR BİRİKİMİM YOK, SÜRECİ ZOR GEÇİRİYORUM”

    “Yaptığım çalışmalar genelde anadil ve kültürümüz üzerine olmasından kaynaklı ekonomik temelde hiçbir kazancım olmadı. Zaten yapılan etkinlikler ‘dayanışma’ adı altında oluyor ve bu şekilde davet alıyordum. Bugüne kadar da gerçekten hiçbir birikimim olmadığı için bu süreci inanın çok zor geçiriyorum.

    Pandemi öncesinde bilinçli bir şekilde bar ve benzeri yerlerde müziğimi icra etmiyordum. Yaptığımız konserlerden de hiç birikim yapamadım hatta hep cebimizden gitti.

    Pandemide çok dışarı çıkmamaya özen gösteriyoruz çünkü artık öyle bir lüksümüz de yok. Zaten dışarıya çıkıp bir yerlerde arkadaşlarımızla çay içebileceğimiz lükse de artık sahip değiliz artık. O kadar zor durumdayız ki evden çıkmamaya gayret ediyoruz.”

    “AYAKTA DURABİLİYORSAK ALDIĞIMIZ KÜLTÜRDEN KAYNAKLIDIR”

    İkinci albümünü pandemiden hemen önce piyasaya sunan Taylan Yıldız, tanıtım konserleri için 2020 yılında Avrupa’ya gittiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

    “Yurt dışına çıktık ve tanıtım konserleri olacağını umduk. Henüz pandemi adına hiçbir şey yoktu o dönemde. Bir hafta sonrasında pandemi ilan edilince 5 ayım Avrupa’da geçti. Hiç konser ve müzik çalışması yapamadan döndük.

    Bugün geldiğimiz noktada, müzisyen dostlardan da isyan eden birçok isme şahit oldum. Çünkü devlet tarafından hiçbir destek yok. Meslek birlikleri tarafından da herhangi bir girişim olmadı. Çünkü arkadaşlarımızın ‘biz bu kültür için elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz; elimizi taşın altına koyuyoruz fakat neden bir karşılığı yok? Popüler değiliz diye mi bu şekilde yaklaşıyorlar? Ne zaman yaptığımız iş bir karşılık bulacak?’ şeklinde şikayetleri söz konusu.

    Bizim sektör en başından beri zaten zorluk içerisindeydi ama bu pandemi ile daha da geriye gitti. Yani bugün ayakta durabiliyorsak aldığımız kültürden kaynaklıdır. Eğer içinde böyle bir enerji yok ise gerçekten büyük bir çıkmazın içerisinde kaybolup gidebilirsin.”

    “SIFIRI TÜKETMİŞ DURUMDAYIZ”

    Avrupa’dan döndükten sonra 8 ay boyunca Dersim’de, köyde kaldığını anlatan Taylan Yıldız, iktidarın, müzisyenlere yaklaşımını yorumlayarak “Zaten bizim sanatımıza her zaman kapılarını kapalı tutuyorlardı. Hiçbir zaman da iyi niyet gösterdiklerini görmedim” dedi.

    Yıldız, üyesi oldukları meslek birliklerinden de destek almadıklarını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Müzik Eserleri Sahipleri Birliği, en azından bu süre zarfında müzisyenler konusunda bir hassasiyet gösterip küçük de olsa destek sunabilirdi. Şu anda sıfırı tüketmiş durumdayız. Elde avuçta hiçbir şey yok. Ne devletten ne meslek birliklerinden ne de bu noktada duyarlı olduğunu söyleyen kurum ve şahıslardan en ufak bir yardım almadık. En azından hal hatır sorabilecek bir duyarlılıkları olsaydı. Devlet zaten bizlere destek vermiyor, onu geçtik ama yakın dostlarımızdan dahi hiçbir destek görmedik.
    Söz konusu süreç 1-2 yıl daha bu şekilde devam etmesi takdirde bu işi bırakacak belki de binlerce kişi olacak. Ama ben kendi adıma söyleyecek olursam; ne kadar zor durumda olursak da olalım, kendimi bildim bileli müzik benim için farklı bir noktadadır. Öyle ya da böyle ben sürdüreceğim. Çünkü bizler üretmek zorundayız.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

     

  • Ali Rıza Binboğa: Kayyıma karşı seçimi yeniden kazanacağız-VİDEO

    Ali Rıza Binboğa: Kayyıma karşı seçimi yeniden kazanacağız-VİDEO

    PİRHA- MESAM’da yaşanan genel kurul sürecini değerlendiren sanatçı Ali Rıza Binboğa, “MESAM’ı ele geçirme harekatı var. Buna karşı üyelerimizle birlikte karşı durup, tekrar seçimi kazanacağız” dedi.

    Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) 16. Olağan Genel Kurulu 28 Mart Cumartesi günü yapılacak.

    Sanatçı Ali Rıza Binboğa, Türkiye Musıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nde (MESAM) yaşanan genel kurul sürecini değerlendirdi.

    2016 yılında, Arif Sağ ve Orhan Gencebay’ın bir araya gelerek ortak bir kararla seçime gidilme kararı alındığını ve 2 yıl boyunca Mesam’ı yönetecek yönetim kurulunun belirlendiğine dikkat çeken Binboğa, şunları ifade etti:

    “Varılan anlaşmaya göre bir yıl Orhan Gencebay, bir yıl da Arif Sağ Mesam’a başkanlık edecekti. Bu kararın sonucunda Orhan Gencebay bir yıllığına göreve başladı. Bir yılın sonunda devretmesi gereken başkanlığı devretmeyip, MESAM’ın itibarına yakışmayan bir dilekçeyle istifa ettiler ve ardından yedekler geldi, o yedeklerle beraber sürdürdük. Fakat bu sefer de gidip devletin bürokratlarının ve bakanın da dahil olduğu MESAM’a el koyma başlatıldı. Biz de hemen İdare Mahkemesine gittik ve mahkeme yapılan işlemin hukuksuz olduğuna karar verdi. 3 ay ertelenmiş olan MESAM genel kurulu tekrar yapıldığında 3 ay içerisinde hepimizi MESAM’dan attılar. Biz tekrar mahkeme yoluyla MESAM’daki üyeliğinizi kazandık ve genel kurul üyeliğimizi yeniden aldık. Ardından gidilen seçimi tekrar kazandık. Tekrar kazanınca bu sefer de genel kurulu iptal etmek üzere mahkemeye başvurdular. Mahkeme üç akademisyenden oluşan bilirkişi tayin etti ve bilirkişi kılı kırk yararak bir rapor hazırladı. Karşı taraf bu sefer de bilirkişi raporuna itiraz edip, tedbir kararı aldırdılar. Biz de buna karşılık karardan rücu başvurumuzu yaptık ancak kabul edilmedi. Dolayısıyla üç kişilik bir kurul tayin edilecek ve 28 Mart’ta seçime gideceğiz ve tekrar seçimi kazanacağız. Çünkü üyelerimiz bunun farkında.”

    “MESAM ÜYELERİ İRADELERİNE SAHİP ÇIKMALI”

    MESAM’ın değerli üyelerinin genel kurula gelip, iradelerine sahip çıkmalarını istiyorum” diyen Binboğa, “Yönetim Kurulu Başkanımız Arif Sağ ile beraber MESAM’ı daha da büyütmek için son 2 yıl içerisinde olağanüstü başarılar elde ettik. Bize yapılan bu yanlışlığın karşılığını üyelerimizle de beraber tekrar vereceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • MESAM görevinden alınan Arif Sağ: Yine aday olacağım, yine kazanacağım!

    MESAM görevinden alınan Arif Sağ: Yine aday olacağım, yine kazanacağım!

    PİRHA – MESAM seçiminde 109 sahte üyenin oy kullandığı gerekçesiyle açılan dava sonucunda, Arif Sağ ile başkanı olduğu MESAM yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verildi. Sağ, tekrar aday olup kazanacağını söyledi. 

    Müzik eserleri sahiplerinin telif haklarını korumak üzere kurulan MESAM’ın (Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) başkanı Arif Sağ, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte 109 sahte üyenin oy kullandığı seçimler için açılan dava sonucunda görevinden alındı.

    MESAM üyelerinden Recep Ergül, Mart 2018 de yapılan MESAM Genel Kurulu’nda, 109 sahte üyenin seçime katılıp oy kullandığı gerekçesiyle Arif Sağ ve yönetim kurulu üyelerine dava açmıştı.

    İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde bugün görülen davada, Arif Sağ ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerinden alınarak yerlerine geçici yönetim atanmasına karar verildi. Davaya Recep Ergül ile MESAM üyesi 40 kişi katılırken mevcut yönetimi Ali Rıza Binboğa temsil etti. Arif Sağ, daha önceki dönemlerde de 3 kez MESAM görevinden alınmıştı.

    “TEKRAR ADAY OLACAĞIM”

    Mahkeme kararına ilişkin PİRHA‘ya konuşan Sanatçı Arif Sağ, dördüncü kez görevden alındığını hatırlatarak, “Bizi seviyorlar. Onlar bizden alıyor biz de onlardan. Ben yine aday olacağım yine kazanacağım. Onlar böyle kalacaklar. Benim bir tereddütüm yok” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Arif Sağ: Onur mücadelesi verdik, bir süre sonra görevi bırakacağım

    Arif Sağ: Onur mücadelesi verdik, bir süre sonra görevi bırakacağım

    MESAM’ın Olağanüstü Kurulundaki seçiminde yeniden seçimi kazanan Arif Sağ açıklamada bulunarak arkadaşlarıyla onur mücadelesi verdiklerini belirtti.

    MESAM’da yeniden yönetime seçilen Arif Sağ, “Arkadaşlarımla onur mücadelesi verdim. Başkanlığı bir süre yapıp bırakacağım” dedi. Sağ’ın sağlık sorunları nedeniyle görevde kalamayacağı öğrenildi.

    Evrensel’e açıklamalarda bulunan MESAM Yöneticisi Ali Haydar Timisi, Arif Sağ’ın sağlık sorunları nedeniyle önümüzdeki günlerde görevi bırakacağını düşündüğünü belirtti. Timisi öte yandan yönetim olarak Sağ’ın yeniden görevde bulunması için eğilim oluşturduklarını ifade etti.

    SEÇİMLERİN İPTALİNİ İSTEYECEKLER

    Fuat Güner, mahkemeye başvuruda bulunup olağanüstü kurulun iptalini isteyip seçimleri yenileteceklerini dile getirirken, yeni yönetim kurulu çalışmalara başladı ve MESAM’ın başkanını Arif Sağ olarak belirledi. Ali Haydar Timisi, seçimlerden sonra Arif Sağ’ın birlikten ihraç edilmesine karşı bir onur mücadelesi verdiğini belirtti.

    HABER MERKEZİ

  • MESAM’da kayyımın ihraç ettiği Arif Sağ ve ekibi seçimi kazandı

    MESAM’da kayyımın ihraç ettiği Arif Sağ ve ekibi seçimi kazandı

    Kayyım atanan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin (MESAM) 9. Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Coşkun Sabah ve ekibinin kurulu terk ettiği seçimlerde Arif Sağ ve ekibi seçildi. Seçimlerde Arif Sağ 328, Cahit Berkay 366 oy alarak seçimden galip ayrıldılar.

    MESAM Olağanüstü Genel Kurulu’ndan 1 gün önce Arif Sağ’ın da aralarında bulunduğu 30’a yakın üye hukuksuz gerekçelerle ihraç edilmişti. İhraç haberinin ardından Arif Sağ, Cahit Berkay, Ali Haydar Timisi, Metin Karataş ve Ali Rıza Binboğa’nın imzasıyla yayınlanan açıklamada, ihracın en büyük sebebinin bu üyelerin genel kurula girmelerini engellemek olduğu vurgulanmıştı.

    Saat 11.00 sıralarında başlayan genel kurul divan seçimi ile başladı. MESAM’dan ihraç edilen ekip ise otelin lobisinde divan seçiminden çıkacak kararı bekledi. Otelin önünde ve lobisinde ise çok sayıda sivil ve üniformalı polisin güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

    ÜYELERDEN SABAH’A TEPKİ

    MESAM’ın Kayyım Başkanı Coşkun Sabah, divan seçilmeden önce konuşma yaptı. Üyeler, Sabah’ın divan seçimi öncesinde konuşmasının usule uygun olmadığını belirterek tepki gösterdi.

    DİVAN ÜYELERİNDEN ATILAN ÜYELER İÇİN YÖNERGE

    Divana seçilen üyeler kayyımın attığı üyelerin geri alınabilmesi yönünde yönerge verdi. Yönerge yüzde 62 oyla kabul edildi. İhraç edilen üyeler genel kurula geri döndü.

    KAYYUMCULARDAN BASIN AÇIKLAMASI

    Coşkun Sabah başkanlığında salonu terk eden geçici yönetim basın açıklaması yaptı. İhraç edilen isimlerin geri gelmesi ile ilgili oylama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu söyleyen Recep Ergül, “Sayın Arif Sağ ve 11 kişi Haysiyet Kurulu tarafından ihraç edildiler. Haysiyet Kurulu kararları yargıya açıktır. Arkadaşların yargıya başvurup tedbir kararı almaları mümkündü ancak Genel Kurul Haysiyet Kurulu kararlarını iptal edemez. Gücü eline geçiren burada her türlü hukuksuzluğu yapıyor. Bir diğer konu 116 sahte üye tespit edildi. Bu sahte 116 üyeyi tekrar içeri alıyorlar. Biz bu hukuksuzluğa meydan vermemek için ve aynı zamanda burada çıkabilecek olayların da önüne geçmek için topluca yaklaşık 350 kişi olarak bu genel kurulu terk ediyoruz” dedi.

  • İhraç edilen Arif Sağ ve ekibi MESAM’a geri döndü

    İhraç edilen Arif Sağ ve ekibi MESAM’a geri döndü

    İhraç edilen Arif Sağ ve ekibi, MESAM’ın Olağanüstü Genel Kurulunda divan seçiminin ardından verilen yönergenin kabul edilmesiyle genel kurula döndü.

    Kayyım atanan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği MESAM’ın 9. Olağanüstü Genel Kurulu başladı. Dün hukuksuz gerekçelerle ihraç edilen 30’a yakın MESAM üyesi, divanın belirlenmesinin ardından verilen yönergenin kabul edilmesiyle genel kurula geri döndü.

    MESAM Olağanüstü Genel Kurulu’ndan 1 gün önce Arif Sağ ‘ın da aralarında bulunduğu 30’a yakın üye hukuksuz gerekçelerle ihraç edilmişti. İhraç haberinin ardından Arif Sağ, Cahit Berkay, Ali Haydar Timisi, Metin Karataş ve Ali Rıza Binboğa’nın imzasıyla yayınlanan açıklamada, ihracın en büyük sebebinin bu üyelerin genel kurula girmelerini engellemek olduğu vurgulanmıştı.

    Saat 11.00 sıralarında başlayan genel kurul divan seçimi ile başladı. MESAM’dan ihraç edilen ekip ise otelin lobisinde divan seçiminden çıkacak kararı bekledi.

    Otelin önünde ve lobisinde ise çok sayıda sivil ve üniformalı polisin güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

    MESAM YÖNETİMİ SALONU TERK ETTİ

    MESAM’ın Kayyım Başkanı Coşkun Sabah, divan seçilmeden önce konuşma yaptı. Üyeler, Sabah’ın divan seçimi öncesinde konuşmasının usule uygun olmadığını belirterek tepki gösterdi.

    Divana seçilen üyeler kayyımın attığı üyelerin geri alınabilmesi yönünde yönerge verdi. Yönerge yüzde 62 oyla kabul edildi. İhraç edilen üyeler genel kurula geri döndü. Bu karara tepki gösteren mevcut MESAM Yönetimi salonu terk etti.

    GAZETECİLERE ENGEL

    Güvenlik görevlileri salonda basın mensupları olmasına rağmen Evrensel muhabiri Cansu Pişkin ile Mezopotamya Ajansı muhabirini, “Basına kapalı etkinlik” gerekçesini öne sürerek salona almadı. İçerideki basın mensuplarının fotoğraflarının gösterilmesi üzerine ise bu fotoğrafların MESAM’ın kendi basın çalışanları tarafından çekildiği öne sürüldü.

  • Mesam Genel Kurulu başladı; İhraç edilen Arif Sağ ve ekibi de otelde

    Mesam Genel Kurulu başladı; İhraç edilen Arif Sağ ve ekibi de otelde

    Kayyım atanan MESAM’ın Olağanüstü Genel Kurulu devam ediyor. İhraç edilen Arif Sağ ve ekibi de genel kurulun yapıldığı otelde bulunuyor.

    Kayyım atanan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin (MESAM) 9. Olağanüstü Genel Kurulu başladı.

    Dün ihraç edilen 30’a yakın MESAM üyesi, kongrenin gerçekleştiği Grand Cevahir Hotel ve Kongre Merkezi’nin lobisinde divan seçimlerinden çıkacak kararı bekliyor.

    MESAM Olağanüstü Genel Kurulu’ndan 1 gün önce Arif Sağ’ın da aralarında bulunduğu 30’a yakın üye hukuksuz gerekçelerle ihraç edilmişti.

    İhraç haberinin ardından Arif Sağ, Cahit Berkay, Ali Haydar Timisi, Metin Karataş ve Ali Rıza Binboğa’nın imzasıyla yayınlanan açıklamada, ihracın en büyük sebebinin bu üyelerin genel kurula girmelerini engellemek olduğu vurgulanmıştı. Saat 11.00 sıralarında başlayan genel kurul divan seçimi ile başladı. MESAM’dan kovulan ekip ise otelin lobisinde divan seçiminden çıkacak kararı bekliyor. Divan seçimi sonrasında kayyımın attığı üyelerin geri alınabilmesi yönünde yönerge verilecek. Kabul edilirse atılan üyeler genel kurula katılabilecek.

    Bu arada, otelin önünde ve lobisinde çok sayıda sivil ve üniformalı polisin güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

     

  • Arif Sağ ve ekibi MESAM’dan ihraç edildi

    Arif Sağ ve ekibi MESAM’dan ihraç edildi

    MESAM’da seçim hazırlıkları öncesi ihraç kararları açıklandı. Arif Sağ ve ekibi ihraç edildi.

    MESAM Olağanüstü Genel Kurulu’ndan 1 gün önce Arif Sağ’ın da aralarında bulunduğu onlarca sanatçı kurumdan ihraç edildi. İhraç edilen sanatçılar MESAM üyelerine yarınki olağanüstü genel kurula katılım çağrısı yaptı. Sanatçilar yarın saat 11.00’de başlayacak genel kurul öncesinde ihraç kararını protesto edecek.

    Konuya ilişkin Arif Sağ, Cahit Berkay, Ali Haydar Timisi, Metin Karataş ve Ali Rıza Binboğa’nın imzasıyla yayınlanan açıklamada 30’a yakın MESAM üyesini hukuksuz gerekçelerle MESAM’dan ihraç edildiği belirtildi ve ihracın en büyük sebebinin bu üyelerin genel kurula girmelerini engellemek olduğu vurgulandı.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Değerli basın mensupları,bir süredir MESAM hakkında kamuoyunu meşgul eden tartışmalarla ilgili basın açıklamamızı aşağıda kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

    1. Bakanlık tarafından MESAM’a geçici olarakatanan Coşkun Sabah, Turhan Taşan, Vedat Çetinkaya, Recep Ergül, Polat Yağcı, İpek Açar ve Fuat Güner’den oluşan yönetim kurulu, başta Arif Sağ, Cahit Berkay, Ali Haydar Timisi, Metin Karataş ve Ali Rıza Binboğa olmak üzere 30 a yakın MESAM üyesini bu sabah hukuksuz gerekçelerle MESAM’dan ihraç etmiştir.

    2. Bu ihracın en büyük sebebi 31 Mayıs Perşembe günü (yarın) yapılacak olan genel kurulda bu üyelerin genel kurula girmelerini engelleyerek, seçme seçilme haklarını hukuksuz bir şekilde ellerinden almaktır.Bu yapılanlar geçici yönetim kurulunun taraflı, antidemokratik ve yapılacak olan seçimlere doğrudan müdahale ederek Coşkun Sabah ve Recep Ergül’ün başını çektiği, aynı zamanda Orhan Gengebay tarafından da desteklenen ekibin rakipsiz olarak seçilmesini sağlamak ve MESAM’ı antidemokratik bir uygulama ile ele geçirmektir.

    3. Seçime bir gün kala yapılan bu hukuksuz uygulama ile yapılmak istenen, MESAM genel kurulunda daha önce üyelerin büyük çoğunluğunun desteğiyle seçilen ve haklarında ihraçlarını gerektirecek hiçbir yolsuzluk tespit edilemeyen Arif Sağ başkanlığındaki yöneticileri, sudan bahanelerle genel kurula sokmayarak, oluşacak kaos ortamından nemalanarak MESAM’ı ele geçirme operasyonudur.

    4. Yapılan bu antidemokratik uygulamanın en büyük göstergesi, ihraç edilen üyelerin, haklarında daha ihraç kararı verilmeden ve 1 aylık itiraz süresi dolmadan, MESAM web sitesinde yayınlanan hazirlanan listelerinden isimlerinin silinmesidir.

    5. Ayrıca tüzüğe göre MESAM üyelerinin üyelik türüne ilişkin uyuşmazlıklar genel kurul tarafından karara bağlanması gerekirken, tamamen keyfi ve hukuksuz bir biçimde 109 MESAM üyesinin seçme-seçilme hakkı ellerinden alınmıştır.

    6. Tüm bu hukuksuzlukların yanı sıra son 3 ay içerisinde tüzüğe açıkça aykırı olarak 50 den fazla yeni üye kaydı yapan Coşkun Sabah başkanlığındaki geçici yönetim, bu kişilerin haksız olarak oy kullanmasını sağlamaya çalışmaktadır.

    Sonuç olarak; tüm bu yapılan haksız, hukuksuz ve gayri ahlaki uygulamalara karşı, haklımücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğimizi, üyelerimizden aldığımız güçle bu darbeci yönetimle birlikte, sanata ve sanatçıya kayyum atayan anlayışa karşı duracağımızı, ayrıca yapılan tüm hukuksuzlukların hesabını yargı önünde soracağımızı MESAM üyeleri ve kamuoyuna duyururuz.”

    Konu ile ilgili Arif Sağ başkanlığındaki yöneticilerimiz tarafından genel kurul öncesinde bir basın açıklaması yapılacaktır.

    Yer: Şişli Grand Cevahir Otel Lobisi

    Tarih: 31 Mayıs 2018

    Saat:10.00″

    Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin (MESAM) 9. Olağanüstü Genel Kurulu yarın toplanıyor. MESAM’a kayyım atanmasının ardından ilk kez yapılacak genel kurul, Grand Cevahir Hotel ve Kongre Merkezinde saat 11.00’de başlayacak.

    Arif Sağ ve ekibi Coşkun Sabah başkanlığındaki Geçici Yönetim Kurulu tarafından Haysiyet Kurulu’na sevk edilmişti.

     

  • Arif Sağ: Orhan Gencebay nefret suçu işliyor

    Arif Sağ: Orhan Gencebay nefret suçu işliyor

    Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nde (MESAM) Arif Sağ ile  Orhan Gencebay arasındaki kriz devam ediyor. MESAM eski Yönetim Kurulu üyeleri, bakanlık tarafından atanan ve Coşkun Sabah başkanlığındaki geçici yönetim kurulunun antidemokratik uygulamaları olduğu iddiasıyla basın açıklaması yaptı.

    Okmeydanı’ndaki Perpa Ticaret Merkezi Toplantı Salonu’nda düzenlenen basın açıklamasına Arif Sağ, Metin Karataş, Ali Rıza Binboğa, Cahit Berkay ve Ali Haydar Timisi’nin de arasında bulunduğu MESAM üyeleri katıldı.

    Açıklamayı okuyan Ali Haydar Timisi, “Arif Sağ başkanlığındaki eski yöneticileri ve 30’a yakın MESAM üyesini, hukuki dayanağı olmayan gerekçelerle 31 Mayıs’ta yapılacak olan genel kurulda seçme, seçilme haklarını engellemek üzere MESAM Haysiyet Kurulu’na sevk etmiştir. Haysiyet Kurulu’na sevk edilen üyelerin büyük bir bölümüne hak mahrumiyeti yaptırımı uygulanarak, seçimlere katılmaları engellenmeye çalışılmaktadır” dedi.

    “MESAM İNANÇ ÜZERİNDEN FAALİYETTE BULUNACAK KURUM DEĞİLDİR”

    Arif Sağ başkanlığındaki yöneticiler hakkında yapılan şikayetlerdeki iddiaların müfettişler tarafından araştırılıp gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini belirten Timisi şöyle devam etti:

    “Özellikle Orhan Gencebay’ın istifa dilekçesinde yer alan ‘MESAM; siyaset, etnik köken ve inanç üzerinden örgütlenerek faaliyette bulunulacak veya ele geçirilecek bir kurum değildir’ ifadesi ile yapmış olduğu suçlamaların gerçeği yansıtmadığı, sübut bulmadığı yine bu inceleme raporlarında açıkça tespit edilmiştir. Kurumun mevzuatın uygulanmasına yönelik idari ve yönetsel hataları ise kurumsal hiyerarşi içerisinde öncelikli olarak genel sekreterliğin sorumlulukları arasında olup, bunlarla ilgili haftada bir kez toplantı yaparak kurumun genel politikalarını belirleyen üst kurul üyelerinin direkt olarak herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

    “HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Sonuç olarak; tüm bu yapılan haksız, hukuksuz ve gayri ahlaki iftira ve karalama faaliyetlerine rağmen, hakkımızda en ufak bir şaibe tespit edilememiş, bugüne kadar yapılan tüm asılsız şikayet ve suç duyurularından dolayı hiçbir olumsuz yargı kararına muhatap olmadık ve tam tersi her genel kurul öncesi belli bir grup tarafından yapılan bu ve bunun gibi ahlaksız saldırılara da karşı açtığımız tüm davaları kazandık.

    “TÜM SANATÇILARIN HAKLARI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Gerek genel kurullardaki üyelerimizin desteği, gerek kazandığımız davalar, gerekse yönetim kurullarında verdiğimiz mücadeleyle her defasında yenilgiye uğrayan bu ekip, şimdi de bizleri seçimlere sokmamak amacı ile bu gayriahlaki ve gayri hukuki işlemlerle bizleri seçimlere sokmayarak rakipsiz bir şekilde seçim kazanmanın çabası içindedir. Ancak bizler bu darbeci yönetim anlayışının karşısında durmaya devam ederken, üyelerimizin sağduyusuna güvenerek, sanatın ve sanatçının içinde bulunduğu bu zor koşullarda, inatla ürettikleri ile yaşamını sürdürmeye çalışan ve bu ülkenin kültürüne katkı sunan tüm sanatçılarımızın hakları için mücadele etmeye devam edeceğiz”

    ARİF SAĞ: ORHAN GENCEBAY NEFRET SUÇU İŞLİYOR

    31 Mayıs’ta yapılacak MESAM Başkanlık seçimleri hakkında konuşan Arif Sağ ise, “Bütün bu olumsuzluklara rağmen kimse sesini çıkarmazsa oraya gideceğiz, belki orada engelleyecekler bizi, içeri almayacaklar ama bu oraya gitmeyeceğimiz anlamına gelmez. Hatta içeri girmesem dahi ben ve arkadaşlarım adaylığımızı devam ettireceğiz.

    Hukuksal anlamda ters bir şey çıkarırlarsa, B planını uygulayacağız. Bu bilinmelidir. Ben inanıyorum ki, her koşulda bu ekip kazanacak. Orhan Gencebay’ın bir dilekçesi var, orada karambole getirmeye çalışıyor işi. ‘MESAM, etnik yapıyla yönetilecek bir yer değildir’ diyor. Ne anlayacağım ben bundan? ‘Burası böyle yönetiliyor’ demek istiyor. Nefret suçu işliyor Orhan Gencebay. Orhan Gencebay burada resmen nefret suçu işliyor, ayrımcılık yapıyor. Diğer adıyla ‘Aleviler ele geçirdi burayı’ diyor. Bu ülkede olmasa dahi ben bunu uluslararası mahkemelere taşıyacağım. Böyle bir haltı kimse yiyemez. Böyle bir şey denilemez. Bu ülkede biz 800 senedir birarada yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

  • ‘Madımak yandığında Ali Ekber Çiçek günlerce eline sazını alamadı’-VİDEO

    ‘Madımak yandığında Ali Ekber Çiçek günlerce eline sazını alamadı’-VİDEO

    PİRHA- Halk ozanı Ali Ekber Çiçek ölümünün 12. yılında Balıkesir’in Edremit ilçesindeki mezarı başında anılacak. Eşi Can Çiçek ödülleri, sazları ile geçmişin tüm anılarının yer aldığı Güre’deki evlerinde Ali Ekber Çiçek’i anlattı. Çiçek, “Madımak yandığında eline saz alamamıştı Ali Ekber. Şimdi yaşasaydı Türkiye’nin daha da umutsuz halde olduğunu düşünürdü” dedi.   

    Gerçek adı Günay. Ali Ekber Çiçek bugüne kadar adıyla hiç hitap etmedi. “Herkese ‘Can, Cano’ derdi benim için. Onun için herkes beni Can olarak biliyor. Siz de Can abla diyebilirsiniz” diyor Günay Çiçek.

    Ali Ekber Çiçek’in eşi Can abla ile yıllardır aynı evi paylaştıkları Edremit Güre’deki evinde görüştük. Ali Ekber Çiçek’i, onun sanat hayatını, dünü bugünü konuştuk.

    Ali Ekber Çiçek ile 1993 yılından bu yana Körfez’de 2006’ın 26 Nisan’ına kadar beraber yaşayan Can Çiçek, “Ali Ekber’in çevresi çoktur. Sert mizaçlı görünebilir ama gerçek yaşamında çok esprilidir. Hoş sohbeti çoktur. Ali Ekber ile yaşamak her şeyden önce bir onurdur. Keşke hep yaşasaydı. Ama biz kendimizle yaşatıyoruz, kalbimizde” diye başlıyor sözlerine.

    “HAYDAR HAYDAR’I 3 SENE ÇOCUK GİBİ BÜYÜTTÜ” 

    Çiçek’in müziğe olan tutkusundan bahseden Can Çiçek şöyle konuşuyor:

    “Müziğe çok farklı bakıyordu. Bir eser üzerinde çalıştığında gecenin bir vaktinde saz sesi duyardık. Onun kafasında takılmış bir yer vardır. Okuyacağı eserlerin üzerinde çok dururdu. Dikkatlice incelerdi. Sözlerine çok önem verirdi. İçerik onun için önemliydi. Ali Ekber’in okuduğu eserlerde herkes kendinden bir şey bulur. Onun tek bir özeli Haydar Haydar’ı 3 senede yapabildiğidir. Bir gün sormuştum; Nasıl radyoya girdin? diye. Dedi ki; Sorma üç sene çocuk gibi büyüttüm elimde. Fakat bir gün solo programım vardı TRT’de. Ama hiç kimseye bir şey söylemedim. Şöyle düşündüm, ya müzik dairesi tarafından çıkarılır bu eser. Solo programda üç tane eser okudum. Dördüncüsünü de ‘Haydar Haydar’ ile bağladım. Ama radyo üzerime yıkıldı. Dışarı çıktım, bütün sanatçı arkadaşlarım ‘Ali Ekber Çiçek o neydi çaldığın’ dedi. Öyle girdi ve kaldı radyoda. Haydar Haydar’ın radyoya girişi böyle oldu.”

    “ALEVİ ÖĞRETİSİNİN ETKİSİYLE BARIŞ DOLUYDU”   

    12 yaşında TRT’ye ilk girdiğinde Pir Sultan Abdal’dan bir deyişi seslendiren Ali Ekber Çiçek’in o günden bugüne çizgisini hiç bozmadığını söyleyen eşi Can Çiçek, “Ali Ekber Çiçek’in dünya görüşü, sadece Alevi öğretisinin de etkisiyle yeryüzünde yaşayan bütün insanların kardeş olduğunu söylerdi. İnsan ayrımı yapmazdı. Onun için de barışçı bir tutumu vardı. Doğru olmaktan yana tavrını her zaman belirlemiştir. Merhametli ve sevgi doluydu. Sabretmesini bilen biriydi. Ağzından çıkacak kelimeleri dikkatli seçerdi. Kocaman bir yüreği vardı sevgi doluydu. Gönlü yüceydi kendisinin. Hiçbir zaman etki altında kalmadı. Keşke insanlar ölmese barış içinde yaşasalar derdi. İnsan yönetimleri her zaman insanlara zarar vermiştir” ifadelerini kullanıyor.

    “MÜZİĞİNİ YAPARKEN TAM ÖZGÜR DEĞİLDİ”

    Müziğini yaparken Ali Ekber Çiçek’in kendini tam olarak özgür hissedemediğini söyleyen Can Çiçek, yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor:

    “Radyonun da bir yasağı vardı. Başka yerde çalışamazdı. Okuyacağı eserler müzik dairesinden dönebilir. Hatta Süleyman Demirel zamanında Kul Hüseyin’den alınan bir deyiş okumuştu. ‘Hey erenler akıl fikir eyleyin. Dağlara da duman ne güzel uymuş.” O zaman bunu okumayacaksınız. Orada Süleyman adı geçiyor diye. Demişti ki ben 16.yy’da yaşamış bir halk şairinden bahsediyorum. Sizin Süleyman Demirel’iniz olan Sultan Süleyman oldu diye bir cevap vermişti. Sonra da kazasız belasız bu eser de geçmiş oluyor.”

    “ALEVİ OLDUĞUNDAN DOLAYI…”

    Ali Ekber Çiçek’in Alevi kimliğinden dolayı yaşadığı bir sorunu ise Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’e bir cevap hakkı da doğabileceğini söyleyerek anlatıyor:

    “O zaman İsmail Ağa Konağında görüşme yaptılar onunla. İkinci kez Amerika’ya çağrıldığında TRT Haber Müdürü Nurullah Kadiroğlu, Yeşilköy havalimanında onu uğurlamıştı. 21 günlük uluslararası MESAM’ın bir gecesini müziğe ayırıyorlar. Ardından Türkiye’ye döndüğünde ben Namık Kemal Zeybek’in onu havalimanında daha iyi şekilde ağırlamasını isterdim. Çünkü ödüller almış. Bazı okuduğu eserler üniversitelerde okutulmaya başlamış böyle bir değerin hafifletilerek geçiştirilmesi Alevi olduğundan dolayıdır. Onunla ilgili bir sürü haberler duyurulması lazım. Ama üstü sönük çekti.”

    “MADIMAK YANDIĞINDA ELİNE SAZINI ALAMADI”

    Peki ya yaşasaydı diyoruz Can Çiçek’e. Türkiye’nin bugünkü halini nasıl görürdü diye sorduğumuzda şu cevabı veriyor:

    “Çok üzülürdü. Madımak Oteli’ni unutmuyoruz biz. Eline sazını alamadı. Günlerce ağladık. Çünkü Nesimi Çimen’i çok severdik. Muhlis Akarsu iki gün öncesinden çiğ köfte istemişti. Yaptım geldi yediler. Çok üzülmüştük. Kabus gibiydi ev de. İnsanları cayır cayır bir film gibi izletir gibi yaktılar.”

    “BU DÜNYA ÜZERİNDE HİÇBİR UMUT BELİRTİSİ YOK”

    Can Çiçek için de bugün umut vadetmiyor; “Ali Ekber Çiçek de yaşasaydı aynı şeyi söyleyebilirdi. Gençlerimizin yarınına ümitsizlikle bakıyorum. Gerçekten bu dünya üzerinde hiçbir ümit belirtisi yok. Maalesef iyi olacağını ben sanmıyorum. Çünkü giderek kötüleşiyoruz. Çok kötü bir hal alıyor yani. Hiç tutulacak bir dal kalmadı. Acı ve hüzün. Anneler, babalar, kardeşler gözü yaşlı insanlar… Bizim istediğimiz dünya bu değil. Dünya çok güzel ama dünyayı çirkinleştiren insanlarımızdır.”

    “ALİ EKBER ÇİÇEK VAKFI YA DA DERNEĞİ”

    “11 yıl çok zor geçti. İnsanın canının yarısı değil tamamı gidiyor. Evet gönlümüzde ama başka yapacağımız bir şey yok” diyen Can Çiçek son olarak, Ali Ekber Çiçek’in hayatının, eserlerinin, ve eşyalarının yer aldığı ve şu anda yaşadığı Güre’deki evi, Ali Ekber Çiçek Vakfı’na çevirmek istediğini söylüyor.

    “Burada Çiçek’in bekçiliğini yapıyorum. Ali Ekber’in evini, geleni gidenini ağırlıyorum. Ben de son görevimi tamamlayacağım. Biz de sıramız geldiğinde bu dünyadan göçüp gideceğiz. Ama kalıcı bir şey bırakmak istiyorum. Bir Ali Ekber Çiçek Vakfı ya da Derneği. Onun bütün hayatı, eserleri, eşyaları kendisi ile bu evde yaşasın istiyorum. Bu evin, bu kurulacak olan derneğe ya da vakfa verip müze olarak kalmasını arzu ediyorum.”

    Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

    BALIKESİR

  • Gencebay: Alevi-Sünni ayrımına alet olacağıma ölürüm

    Gencebay: Alevi-Sünni ayrımına alet olacağıma ölürüm

    Arif Sağ’ın 57 yıllık dostu olduğunu belirten Orhan Gencebay: Alevi-Sünni ayrımına alet olacağıma ölürüm daha iyi.

    Orhan Gencebay, CNN Türk’te Hakan Çelik’in sunduğu Hakan Çelik ile Hafta sonu programına katıldı. Çelik’in, “Arif Sağ’ın sağlık problemleri bulunuyor” sözleri üzerine Gencebay, “Arif benim 57 yıllık dostum bir an evvel iyileşmesini diliyorum” dedi.

    “MESAM’DA BULUNMAK İSTEMİYORUM”

    Gencebay, bundan sonraki süreçte MESAM’da bulunmak istemediğini söyleyerek, “Son derece kırgınım. Artık MESAM’da bulunmayabilirim. MESAM’ın olması şart Türk müziğinin iyi olması için” dedi. Gencebay, kayyım yerine “Geçici görev” ifadesini kullanarak, “Geçici görevi alan arkadaşlara başarı diliyorum” dedi.

    “MESAM’ın 2400 üyesinin olağanüstü genel kurula gelmesini rica ediyorum” diyen Gencebay, “Müzik endüstrisinin kurtulması buna bağlı” dedi. Mesam içinde Alevi Sünni ayrımı yaptığına ilişkin iddiaları reddeden Gencebay, “Alevi-Sünni ayrımına alet olacağıma ölürüm daha iyi” ifadesini de kullandı.

    “YİNE AKİL İNSANLIK YAPARIM”

    Gencebay, “Akil adam heyetinde yer aldığınız için pişman mısınız?” sorusuna, “Beşir Atalay bakanımız aradı. ‘Sizi kanaat önderi seçtik. Elinizi taşın altına koyar mısınız?’ dedi. Ben da şerefle onurla evet dedim. Akil insan olmaktan pişman değilim, yine yaparım” dedi. Henüz ortaya çıkmamış 500 bestesi olduğunu, onlar üzerinde çalıştığını açıklayan Gencebay, “Yurtdışında sizi izleyenler, müziğinizi takip edenler var mı?” sorusunu yanıtlarken de, “70’li yıllarda Led Zeppelin grubunu benim rifflerimi kullandığını açıklamıştı” yanıtını verdi.

    NE OLMUŞTU?

    Orhan Gencebay Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’nde (MESAM) iki yıldır üstlendiği yönetim kurulu başkanlığından istifa etmişti. Gencebay, sosyal medyaya sızan istifa dilekçesinde, “MESAM, etnik köken ve inanç üzerinden örgütlenerek faaliyette bulunulacak veya ele geçirilecek bir kurum değildir. ‘Benim adamlarım’ veya ‘Bize oy verecekler’ gibi söylemleri kabul etmem mümkün değildir” MESAM’ı Alevilerin ele geçirdiğini iddia eden sözleri tartışmaya neden olmuştu.

    Bu tartışmalardan kısa bir süre sonra MESAM’a kayyum atanmıştı. MESAM’a kayyum atanmasının ardından Yönetim Kurulu Başkanı sanatçı Arif Sağ  görevden alınmıştı. Kayyum olarak atanan sanatçı Yavuz Bingöl’ün görevi reddetmesinin ardından MESAM’a kayyum olarak sanatçı Coşkun Sabah atandı.

    MESAM’a kayyum atanmasını ve Arif Sağ’ın da aralarında bulunduğu yönetimin görevden alınmasını sağladığı ileri sürülen Orhan Gencebay, yaptığı açıklamada, “Devletimiz bilir. Bu kayyuma da saygılıyım. Varlığımız devletin emrindedir” demişti.

    HABER MERKEZİ

  • Orhan Gencebay’dan tepki çekecek açıklama: Kayyuma saygılıyım, varlığımız devletin emrindedir

    Orhan Gencebay’dan tepki çekecek açıklama: Kayyuma saygılıyım, varlığımız devletin emrindedir

    PİRHA – MESAM’a kayyum atanmasını ve Arif Sağ’ın da aralarında bulunduğu yönetimin görevden alınmasını sağladığı ileri sürülen Orhan Gencebay, Posta gazetesine yaptığı açıklamada, “Devletimiz bilir. Bu kayyuma da saygılıyım. Varlığımız devletin emrindedir” dedi.

    Kayyum için Erdoğan’a şikayette bulunduğu haberlerini reddeden Orhan Gencebay, “Ben Tayyip Bey’i 40 yıldır tanırım. Tanıdığım dostlarımın davetlerine gitmeyecek miyim? İktidar yanlısı söylemler iftiradır. Birilerinin art niyetidir. Erdoğan’ın işi gücü yok MESAM’la mı uğraşacak” diye konuştu.

    Gencebay’a yöneltilen sorular ve alınan yanıtlar şöyle:

    “MESAM’ı Aleviler ele geçirdi, buna izin vermeyeceğim” demişsiniz…

    Asla böyle bir şey demedim, demem de mümkün değil. Alevilik, gerçek Alevilik Türklüğün özünde var. Bizim ülkemizde, din, dil,ırk farklılığı vardır ama ayrılığı kesinlikle yoktur. Ben gerçek Alevilere çok saygılıyım, onları çok seviyorum.

    ‘Gerçek olmayan Alevi’ nasıl oluyor?

    Alevi felsefesine uymayanların çoğu Alevi olduğunu söylüyor. Belki onlar Allah’a da inanmıyor. Ben onlara Alevi diyemem. Gerçek Alevilikte aynı Allah, aynı Peygamber, aynı Kuran ve aynı ilkeler vardır. İslam bir tanedir. Ayrıca ben de bu felsefeden geliyoru, Alevileri de, Aleviliği de çok seviyorum. Ben halkın sanatçısı olarak nasıl olur da Türk, Kürt, Ermeni, Alevi, Sünni diye ayrım yapabilirim? Halkı olduğum için beni böyle şeylerle yıpratmak istiyorlar. Ama bu iftiralar Orhan Baba’nın üzerine yapışmaz da, yakışmaz da…

    Siyaset yakıştırmaları bir dönem ‘Akil İnsan’ olduğunuz ve devletin resepsiyonlarında sık görüldüğünüz için mi acaba?

    Akillikten pişman değilim. Gelmiş geçmiş en büyük akil adam Atatürk’tür. ‘Akil İnsan’ olayı da şöyle oldu: Dönemin Başbakan yardımcısı Beşik Atalay beni aradı. “Orhan Bey sizi akil insan seçtik. Ülkemiz için elinizi taşın altına koyar mısınız? dedi. “Bunu kime söyleseniz şeref duyar, ben de şeref duyarım” dedim. Ülke için yaptım bunu, kimse için değil, sadece vatan için…

    “Sanatçı muhalif olmalı” diyen de var…

    Sanatçı muhalif de, yandaş da olmaz. Sanatçı sanatçıdır. Halk onun sanatını seviyor, görüşünü değil. Her insanın görüşü var, Erdoğan’ı sevebilirsiniz de, eleştirebilirsiniz de… Bunda problem yok. Emine Erdoğan’ın, ‘Enerji Veren Kadınlar’ etkinliğine davet edildim, katıldım. Şimdi yandaş mı oluyorum? Ne alaka? Sanatçı her yere gider.

  • MESAM’a yeni kayyum: Bingöl’den sonra Coşkun Sabah atandı

    MESAM’a yeni kayyum: Bingöl’den sonra Coşkun Sabah atandı

    PİRHA-Geçtiğimiz günlerde MESAM’a kayyum olarak atanan Yavuz Bingöl’ün görevi reddetmesinin ardından yeni kayyum belli oldu.

    Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’ne (MESAM) kayyum olarak atanan sanatçı Yavuz Bingöl’ün görevi reddetmesinin ardından MESAM’a kayyum olarak sanatçı Coşkun Sabah atandı.

    Kararı sosyal medya hesabından duyuran Sabah “Kültür Bakanlığımız tarafından Mesam a yönetime kayyum atandım. Tüm Coşkun Sabah sevenlerine duyurmak istedim, dün itibarı ile yönetim bize geçti” ifadelerini kullandı.

    “BÖYLE BİR GÖREV İÇİN KİMSE FİKRİMİ SORMAMIŞTIR”

    Diğer taraftan Yavuz Bingöl’ün görevi kabul etmediğini açıklamasının ardından MESAM’a yedek üye olarak atanan müzisyen Ali Kocatepe de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görevi kabul etmediğini açıkladı.

    Kocatepe, şu ifadeleri kullandı: “Kültür Bakanlığı’nın Mesam’a atadığı kayyum listesinde yedek olarak yazıldığımı bugün tesadüfen öğrendim. Böyle bir görev için Bakanlıktan kimse fikrimi sormamıştır. Şiddetle reddettiğimi kamuoyuna duyururum.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Turan Eser: Toplumsal hafızada Alevifobia ayarlarına izin verilmemelidir

    Turan Eser: Toplumsal hafızada Alevifobia ayarlarına izin verilmemelidir

    PİRHA-Yazar Turan Eser BirGün’deki köşesinde MESAM’a kayyum atanmasını yazdı. Eser yazısında “Kimi yerde örtülü, kimi yerde açık şekilde, MESAM üzerinden sürdürülen ‘Alevilik’ tartışması, siyasetteki mezhepçi kutuplaştırmayı sanat dünyasına taşımak ve orada bir Alevifobia algısı yaratmaya hizmet edecektir” dedi.

    MESAM’daki tartışmalar devam ederken, kayyum olarak atanan Yavuz Bingöl bu görevi kabul etmedi. Konuya ilişkin yazı kaleme alan yazar Turan Eser, Pir Sultan Abdal’ın “Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durabilene” diyerek başladığı yazısında şunlara yer verdi:

    “MESAM’DA SANATÇILARIN ORTAK İRADESİ HAKİMDİ”

    “Dün ‘yargıyı Alevilerden temizlemek’ ile övünenler, yargıyı FETÖ’nün talimatlarına teslim etmişlerdi. Bugün de Alevilik ve Arif Sağ üzerinden saldıranlar, ‘MESAM’ı Alevilere teslim etmeyin’, arabeskçilerin ‘devletimiz MESAM’a el koysun’ çağrısına kulak veriyorlar ve MESAM’a kayyum atıyorlar. Fethullah Gülen’in 14 şiirini besteleyen Yücel Erzen gibilerini kayyum olarak yönetime atıyorlar. Oysa bilmiyorlar ki, yargı da Aleviler hakim olsaydı, cemevi ibadet yeri olurdu, Madımak katliamı zaman aşımına uğratılmazdı. MESAM’da Aleviler değil, sanatçıların ortak iradesi hakimdi. O nedenle bugün mezhepçi göndermeler yapanlar istifa edene kadar yönetimdeydiler.”

    Arif Sağ üzerinden sanata, sanatçılara ve demokrasiye değil, iktidar gücüne ve mezhepçi ithamlara sığınıyorlar diyen Eser şunlara dikkat çekti:

    “ALEVİLİĞİ İMA EDEREK OYUN KURMAMALIYDI”

    “MESAM tartışmalarında göz ardı edilen gerçek şu; Orhan Gencebay’ın sanki Alevi ya da solcu olmak suçmuş gibi, örtülü şekilde ‘MESAM yönetimini Alevi ve sol görüşlü’ olarak hedef gösteriyor. ‘Orhan Baba’ iyi yapmıyor. Kendisini seven Alevilerin inancına karşı böyle davranmamalıydı. Aleviliği ima ederek, oyun kurmamalıydı.

    “MESAM’A KAYYUM ATAMAK SİYASİ BİR KARARDIR”

    Yavuz Bingöl ismi ise sadece ‘mezhepçi politikaları’ örmeye yönelik kılıftı. Oysa bu yama bu açığı kapatacak büyüklükte de değildir. Kimi yerde örtülü, kimi yerde açık şekilde, MESAM üzerinden sürdürülen ‘Alevilik’ tartışması, siyasetteki mezhepçi kutuplaştırmayı sanat dünyasına taşımak ve orada bir Alevifobia algısı yaratmaya hizmet edecektir. ‘İmdat’ diye kayyum çağıranların tutumu ve MESAM’a kayyum atamak hukuk dışı ve siyasi bir karardır. Dün ‘Yargı da Aleviler’, bugün de ‘MESAM’da Aleviler’ diyerek, sanat dünyasında bir tür ‘Alevifobia’ yayarak, toplumsal hafızada mezhepçi ayarlar kodlanıyor. Bu nedenle AKP iktidarının, ‘MESAM’ı Alevilere teslim etmeyin’ türünden mezhepçi çağrısına, kayyum ataması manidardır.”

    Turan son olarak “MESAM tartışmaları üzerinden, Alevilerin ve Aleviliğin dövülmesine, itibarsızlaştırılmasına ve 72 millete aynı nazarla bakan, insancıl Alevilik hakkında sanat dünyasında ve toplumsal hafızada ‘Alevifobia’ ayarlarına asla izin verilmemelidir” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ferhat Tunç: MESAM ile sınırlı kalmayacak-VİDEO

    Ferhat Tunç: MESAM ile sınırlı kalmayacak-VİDEO

    PİRHA-MESAM’a kayyum atanmasına tepki gösteren sanatçı Ferhat Tunç, “Kayyumun sadece Kürt coğrafyasıyla, Kürtlerin demokratik kazanımlarıyla sınırlı kalacağı düşünülüyordu. Bunun büyük bir yanılgı olduğu ortaya çıktı” dedi. 

    Sanatçılardan Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’ne (MESAM) kayyum atanmasına tepkiler gelmeye devam ediyor. Arif Sağ’ın yerine Yavuz Bingöl’ün MESAM başkanlığına kayyum olarak atanmasına tepki gösteren Ferhat Tunç, bu olanların kendisini şaşırtmadığını belirtti.

    “MESAM İLE SINIRLI KALMAYACAK”

    Kayyum’un Kürt coğrafyasıyla ve Kürtlerin demokratik kazanımlarıyla sınırlı kalacağı düşüncesinin büyük bir yanılgı olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Tunç, “Tek adam rejimine doğru iktidarın yanında olmayan herkes hedeftir artık” dedi. Uygulamanın MESAM ile sınırlı kalmayacağına dikkat çeken Tunç, bu uygulamaların diktatörlüğün hüküm sürdüğü rejim gerçeğini hatırlattığını vurguladı.

    “NEDİR BU ŞİDDET?”

    “Baskı, şiddet ve savaş siyasetinin hakim kılındığı bir ülkede yaşıyoruz ve bu ülkenin onur ve haysiyet sahibi sanatçıları olarak işimiz gerçekten zor” diyen Tunç, ülke tarihinde böyle hukuksuzluk, keyfilik ve zorbalığın görülmediğini de ifade etti. MESAM’ın demokratik seçimle iş başına gelmiş bir yönetimi olduğunu hatırlatan Tunç, Arif Sağ’ın başkanlık ettiği yönetimin 18 Mart tarihinde kongre yapma kararı aldıkları ve buna yönelik ciddi hazırlıklar içinde olduklarını kaydederek şöyle devam etti: “Sormak lazım nedir bu şiddet? Nedir bu telaş? Bu korku, bu panik nedir?”

    “HUKUKSUZ VE KEYFİ BİR UYGULAMA”

    Sürecin Orhan Gencebay’ın siyasal ve mezhep açısından MESAM yönetimini hedef almasıyla başladığını belirten Tunç, “Alevilik tartışmasının önüne geçmek için de sanıyorum Alevi kimliğiyle bilinen ama bana sorarsanız adı gibi ruhu da Yavuz’laşmış bu kişi özellikle seçilmiştir. Yavuz Bingöl bana sorarsanız kayyumcu başı değil korucu başı olarak bu göreve atanmıştır. Çünkü mevcut iktidar bütün alanlarda kendi korucularını yaratıyor. Nereden bakarsanız bakın hukuksuz, keyfi ve zorbalıkla ifade edilecek bir uygulama” şeklinde konuştu.

    “MESAM KONGRESİNİ SABOTE ETTİ”

    Atanan kayyumla 18 Mart tarihinde yapılması planlanan MESAM kongresinin sabote edildiğini söyleyen Tunç, “Kongre sürecini uzatarak kendilerine bağlı bir yönetim oluşturacaklar. Ama unutulmasın tarih zulüm ve zorbalığın önünde diz çökenleri değil bu utancın karşısında onurlu ve haysiyetli duranları yazacaktır” dedi.

    HABER MERKEZİ

  • PSAKD: MESAM’da kayyumla görevden el çektirilen ustalarımızın yanındayız

    PSAKD: MESAM’da kayyumla görevden el çektirilen ustalarımızın yanındayız

    PİRHA – MESAM’a kayyum atanmasına ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi açıklama yaptı. Açıklamada “Sanatın ve sanatçının etiğinde, güçlünün borusunu öttürmek yoktur. Bu bağlamda sanatını onuruyla icra eden başta Arif Sağ olmak üzere, MESAM’da kayyumla görevlerinden el çektirilen ustalarımızın yanında olduğumuzu bildiririz” ifadeleri yer aldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi Kültür Bakanlığı’nın MESAM’a kayyum atamasına ilişkin açıklama yaparak tepki gösterdi.

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Ülkemizin ve halkımızın her alanda dar boğazı ve faşizmi yaşadığı bir dönemden geçtiği cümlenizin malumudur. AKP iktidarı elindeki olağanüstü hali ve KHK’ları bir silah gibi kullanarak, ülkenin emekçilerini ve ilericilerini hedef almaya devam etmekte; bu bağlamda da işten çıkarılmalarla, ihraçlarla, kayyumlarla ülkenin devrimcilerini ve emekçilerini tasfiye etmektedir. Kendisinin asla ilgisinin olmadığı ve anlam veremediği yerlere, yani bilim ve sanat kurumlarına da kendi davulunu çalanları gerek kayyumla, gerek yeni kurumlar açarak getirdiğini gizleme gereği bile duymamaktadır.”

    “MESAM ÜZERİNDEN RANT SAĞLANMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”

    PSAKD’nin yaptığı açıklama şöyle devam etti:

    “AKP iktidarı üniversitelere, kendi zihniyetinden olan rektörleri atayarak ve kendinden olmayan akademisyenleri fişleyip ihraç ederek bilimi kendinden yana çevirmeye çalışırken; Müzik üniversitesi adı altında, kendi yandaş “sanatçılarının” sayısını arttırarak sanat camiasını da kendinin sözünden çıkmaz hale getirmeye çalışmaktadır.

    Orhan Gencebay’ın üstü kapalı olarak “MESAM’ı Aleviler yönetiyor” demesinin ardından Yavuz Bingöl adındaki kendi deyimiyle “sarayla uyumlu” kişiyle tartışmasından kısa bir süre sonra bir KHK ile MESAM’a kayyum atanmış, başkanlığına sarayla uyumlu ve her alanda ısrarla istedikleri gibi düşük profilli bir kişi getirilmiştir. Mezhepçi bir refleksle atanan kayyumla, MESAM üzerinden de rant sağlanmaya çalışılmaktadır.”

    “SANATIN ETİĞİNDE GÜÇLÜNÜN BORUSUNU ÖTTÜRMEK YOKTUR”

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak, sanatın ve adaletin saraylardan çıkmayacağı vurgusunu her alanda dile getirmeye devam edeceğiz. Sanatın gerçek sahipleri halkın ve haklının yanında olan aşıklar sadıklardır” denilen açıklamada “Saray ile uyumlu olanların sözleri de sazları da sarayın ipoteği altındadır. Sanatın ve sanatçının etiğinde, güçlünün borusunu öttürmek yoktur. Bu bağlamda hayatını onuruyla yaşayan ve sanatını da onuruyla icra eden başta Arif Sağ olmak üzere, MESAM’da kayyumla görevlerinden el çektirilen ustalarımızın yanında olduğumuzu bildiririz” ifadeleri yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • MESAM’a kayyum olarak atanan Yavuz Bingöl görevi kabul etmedi

    MESAM’a kayyum olarak atanan Yavuz Bingöl görevi kabul etmedi

    PİRHA- MESAM’ın yönetim kuruluna kayyum olarak atanan Yavuz Bingöl görevi kabul etmediğini bildirdi.

    İşten el çektirilip kayyum atanan Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliğine (MESAM) yönetim kurulu üyesi olarak atanan Yavuz Bingöl, görevi kabul etmediğini duyurdu.

    AKP’ye yakınlığıyla bilinen Orhan Gencebay, kısa süre önce yaptığı bir açıklamayla Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’nden istifa etmiş ve birlik yönetimini hedef almıştı. Gencebay’a Arif Sağ’ın da aralarında bulunduğu kurum yöneticileri sert yanıt vermişti.

    Arif Sağ’ın da Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) yönetim kurulu işten el çektirilmişti. Kültür Bakanlığı yaptığı inceleme neticesinde mevcut yönetim kurulunun yerine Yavuz Bingöl, Recep Ergül, Polat Yağcı, İpek Açar, Turhan Taşan, Fuat Güner ve Coşkun Sabah’ı üye olarak atadı. Bakanlık tarafından yönetim kuruluna atanan Yavuz Bingöl, görevi kabul etmediğini bildirdi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘MESAM’a kayyum, Arif Sağ’a karşı Yavuzları koruma tedbiridir’

    ‘MESAM’a kayyum, Arif Sağ’a karşı Yavuzları koruma tedbiridir’

    PİRHA – Garip Dede Dergahı yazılı açıklama yaparak, Arif Sağ’ın hedef alınmasının  ardından MESAM’a atanan kayyuma tepki gösterdi. Açıklamada “MESAM’a kayyum atanması Yavuzları koruma tedbiridir”denildi. 

    Garip Dede Dergahı, yazılı açıklama yaparak MESAM’a atanan kayyuma tepki gösterdi. Açıklamada, “İkrar üzerine sanat icra edenler düzene soytarı ve uyumlu yandaş olamazlar” denildi.

    Açıklamada, önceki gün Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’nin (MESAM)’a kayyum atandığı ve Halk Sanatçısı Arif Sağ’ın yöneticiliğinde bulunan MESAM, sanatçı Orhan Gencebay’ın Alevi yöneticilerden rahatsız olduğunu nazikçe belirtmesiyle hedef gösterildiği kaydedildi.

    “ARİF SAĞ HEDEF GÖSTERİLDİ”    

    Arif Sağ’ın hedef gösterilmesinden kısa süre sonra Kültür Bakanlığı tarafından MESAM’a kayyum atandığı ve Yavuz’un yönetimine geçmesine karar verildiği vurgulanan açıklamada, ‘MESAM artık bildiğimiz Yavuza emanet.’ Yavuz’un hukuku olmaz dercesine mevcut yönetim kurulunun tedbiren işten el çektirilerek yerine geçici bir yönetim kurulu atandı ve olağan genel kurul ileri bir tarihe ertelenerek, mevcut yönetimin anayasal savunma hakkı engellenerek hukuk dışı bir yaptırım uygulanmış oldu” denildi. 

    ALEVİLERE ÇAĞRI

    Garip Dede Dergahı açıklamasında, Arif Sağ’ın ortak değerlerin virtüözü olduğu vurgulanarak “Bugün bize Pir geldi, Ben de bir insan olmaya geldim, Bir dost bir post yeter bana” türkü ve deyişlerinin çığlıkları olduğu ve tüm Alevileri bu çığlığa sahip çıkmaya davet etti. (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Sanatçılardan MESAM’a kayyum atanmasına tepki: Hukuksal boyutu yoktur

    Sanatçılardan MESAM’a kayyum atanmasına tepki: Hukuksal boyutu yoktur

    PİRHA-MESAM’a kayyum atanmasına sanatçılar tepki gösterdi. Sanatçılar Metin Karataş, Hasan Ali Sezer ve Cihan Çelik, bu yapılanın hukukta ve adalette yeri olmadığını vurgulayarak tamamıyla keyfi bir uygulama olduğuna dikkat çektiler. 

    Kültür Bakanlığı’nın MESAM’a kayyum atamasına sanatçılar tepki gösterdiler. MESAM üyesi sanatçı Metin Karataş PİRHA’ya yaptığı açıklamada, “Bir kişinin iki dudağı arasındaki bir istekle alınmış bir karardır. Hiçbir hukuksal boyutu yoktur” dedi.

    Karataş, genel müdürlüğün hukuksuz bir emri kendilerine uygulatmaya çalıştığını, kayyumun bağlı bulundukları 5846 sayılı yasaya aykırı olduğunu kaydetti.

    “BELİRLENEN İSİMLER ORHAN GENCEBAY’IN YAKIN EKİBİDİR”

    Kararı değerlendireceklerini ve hukuksal olarak neler yapabileceklerine bakacaklarını ifade eden Karataş, gerekli her türlü eylemi yapacaklarını belirterek “Kendi hakkımızı savunamazsak 9 bin üyenin hakkını savunamayız orada” dedi.

    Karataş, kararın hukuksuz olduğunun duyurulması gerektiğine de dikkat çekerek, “Şikayette bulunanları atamaları da ilginç. Tarafsız kimseleri de atamıyorlar. Orhan Gencebay’ın belirlediği kişileri atıyorlar. Tamamıyla Orhan Genecebay’ın iki dudağı arasında kimleri göstermişse onlar atanıyor. Zaten belirlenen isimler de Orhan Gencebay’ın yakın ekibidir. Bakanlığın böyle şahsi bir şeyde bulunması da doğru değildir” ifadelerine yer verdi.

    Sanatçı Hasan Ali Sezer ile Cihan Çelik de tepkilerini sosyal medyadan şöyle dile getirdiler:

    Hasan Ali Sezer

    “MESAM’a kayyum atadılar. Tıpkı öncekiler gibi seçimle geldiler… Kendinden olmayan her kuruma kuruluşa saldırmak onların zihniyeti yeni fark edenlere günaydın…”

    Cihan Çelik

    “MESAM’a kayyum atandı… Yavuz Bingöl geldi eeee artık ülkeyi terk edebiliriz…”

     

  • Yavuz Bingöl MESAM’a kayyum olarak atandı

    Yavuz Bingöl MESAM’a kayyum olarak atandı

    Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’ne (MESAM) kayyum atandı.

    Arif Sağ’ı ve yönetiminde bulunduğu Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’ni (MESAM) hedef alan Orhan Gencebay’a AKP’den destek geldi, kuruma kayyum atandı.

    Kültür Bakanlığı yaptığı incelemeler neticesinde mevcut yönetim kurulunun yerine Yavuz Bingöl, Recep Ergül, Polat Yağcı, İpek Açar, Turhan Taşan, Fuat Güner ve Coşkun Sabah’ı üye olarak atadı.

    BAKANLIK KARARI

    TÜRKIYE MUSİKİ ESERI SAHİPLERİ MESLEK BİRLİĞİNE
    Birliğinizin idari ve mali işlemlerinin denetlenmesi, bir önceki teftişte sunulan tekliflerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti ve bazı üyeler tarafından ileri sürülen iddialarla ilgili gerçekleştirilen incelemeler neticesinde yapılan tespitlere dayanılarak alınan 05.03.2018 tarihli ve 179431 sayılı Bakanlık Makamının Olurları kapsamında Birliğiniz üyelerinin daha fazla zarar görmemesinin bakımından;

    -Birliğinizde 3 üç) ay içerisinde olağanüstü genel kurul yapılması,

    – Olağanüstü genel kurul yapılıncaya kadar mevcut yönetim kurulunun tedbiren işten el çektirilmesine ve yerlerine Yavuz Bingöl, Recep Ergül, Polat Yağcı, İpek Açar, Turhan Taşan, Fuat Güner ve Coşkun Sabah’ın asıl üye olarak: Vedat Çetinkaya, Celal Yancı, Osman İşmen, Yücel Ama, Alı Kocatepe, İclal Aydın ve Selahattin Akarsu’nun ise yedek üye olarak atanması.

    -Mart ayı içerisinde yapılacağı bildirilen olağan genel kurulun, olağanüstü genel kurul süreci göz önünde bulundurularak ertelenmesi, hususları uygun görülmüş olup gereğinin ivedilikle yerine getirilerek tarafımıza bilgi verilmesini önemle rica ederim.