Etiket: Metris cezaevi

  • Mesane kanseri ve epilepsi hastası mahpus Cengiz Sinan Çelik için tahliye çağrısı!-VİDEO

    Mesane kanseri ve epilepsi hastası mahpus Cengiz Sinan Çelik için tahliye çağrısı!-VİDEO

    PİRHA – 657. F Oturması’nda Marmara-Silivri 5 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan 28 yıllık hasta mahpus Cengiz Sinan Halis Çelik’in serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F oturumunun 657. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumu anlatılmaya devam edildi.

    “Tedavi haktır engellenemez”, “Cengiz Sinan Halis Çelik serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, Marmara-Silivri 5 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan 28 yıllık hasta mahpus Cengiz Sinan Halis Çelik’in durumu paylaşıldı.

    İHD binası önünde yapılan açıklamayı Hapishane Komisyonu Üyesi Taylan Bekin okudu.

    “YAŞAMINI TEKERLEKLİ SANDALYEYLE SÜRDÜRÜYOR”

    Taylan Bekin, Cengiz Sinan Halis Çelik’in, mesane kanseri, epilepsi, ülser, kas ve kemik erimesi hastası olup, kafa ve omuriliğindeki şarapnel parçalarının yarattığı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını arkadaşlarının yardımı ile tekerlekli sandalyeye bağlı sürdürdüğünü belirtti.

    Taylan Bekin, açıklamanın devamında şunlara yer verdi:

    “Cengiz, 1996 yılında yaralı olarak yakalanmış, yakalandığında vücudunda bulunan şarapnel parçalarından kafasında ve omuriliğinde bulunanlar felç riski nedeni ile çıkarılamamıştır. Bu durum epilepsi krizlerinin giderek artmasına neden olmuştur.

    Bu arada Mesane Kanseri teşhisi konulan Cengiz, tedavi için Metris R Tipi Hapishanesine götürüldüğünde adli suçtan tutuklu bir mahpusun saldırısına uğramış, ölümcül yaralar almıştır. Yapılan tıbbi müdahaleler sonucunda hayati tehlikeyi atlatmış ancak sol ayağına platin takılmış, yürüyemez hale gelmiş ve tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştur. Tekerlekli sandalye ile yaşamına zor koşullarda devam ederken, sürekli farklı hapishanelere sevk edilmiş, bu nedenle kanser tedavisi de devam ettirilememiştir.

    “BU DURUMA SON VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Çelik’in son durumuna ilişkin komisyonumuza 24 Ekim Perşembe günü yaptığı açıklamada ablası; ‘Kardeşim Cengiz, mesane kanseri. Ülser, epilepsi, bacaklarında kas çökmesi, omuriliğinde ve kafasında şarapnel parçaları var. Yılda bir kere mesane kanseri dolayısıyla ‘Sistoskopi’ dediğimiz kazıma yöntemi yapılıyor. Eskiden üç ayda bir yapılıyordu. Birçok ameliyattan geçti. En son bu yakın zamanda tahlilleri için hastaneye götürülmüş. Cengiz’in ayrıca epilepsi nöbetleri çok sık periyotlarla devam ediyor. Mide ülseri var Cengiz’de. Uzun yıllar sonra zayıflama, kilo kaybı görebiliyoruz. Her hafta görüşüne giden ben ablası olarak daha çok fark edebiliyorum. Uzun süren tedavi ve ilaçlar Cengiz’de fiziksel olarak değişikliler yaratmış. Omurilikteki şarapnel parçasının yarattığı hasarın tedavisi yapılamıyor. Cengiz, ağır hastalıkları, tekerlekli sandalyeye mahkum olması ve epilepsi krizlerinin yaşamına ağır risk oluşturduğu bilinmesine rağmen yeterli tedavi ve bakımdan mahrum olarak hapiste tutuluyor. Bu duruma bir son verilmesini istiyoruz’ demiştir.”

    Açıklamanın sonunda mahpuslara para gönderdiği gerekçesiyle 16 gün önce tutuklanan, ayrıca kolon kanseri hastası ve yüzde 79 engelli raporu olan hasta mahpus Hatice Onaran’ın da serbest bırakılması istendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP’li vekiller Metris Cezaevi önünde: İşçileri serbest bırakın

    HDP’li vekiller Metris Cezaevi önünde: İşçileri serbest bırakın

    HDP milletvekilleri, Metris Cezaevi’nin önünde açıklama yaparak tutuklanan 3. Havalimanı işçilerinin serbest bırakılmasını istedi.

    HDP milletvekilleri, 3. Havalimanı şantiyesindeki direnişe katıldıkları için tutuklanan işçilere ve sendikacılara destek vermek için Metris Cezaevi’nin önünde açıklama yaptı.

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, “Burada devlet ve şirketler işveren konumundadır, bu operasyon aynı zamanda işçileri susturma operasyonudur. Bizler işçilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Erkan Baş ise havalimanı şantiyesinin kamuoyuna kapatıldığını belirtti, “Çünkü orada suç işleniyor” dedi.

    “İşçilerin talepleri için suçlanması söz konusu olamaz” diyen Baş, “O şantiyeden sorumlu olan devlet ve tüm patronlar soruşturulmalı, yargılanmalı” diye konuştu.

    Baş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bir taraftan krizi ‘hepimiz aynı gemideyiz’ söylemiyle atlatırken, diğer taraftan krizin faturası emekçilere çıkarılıyor, kaçak sarayda patronlar toplantı yapıp servetlerine servet katıyorlar.”

    “İŞÇİLERİN DİRENİŞİ HAKLI”

    DİSK Yönetim Kurulu Üyesi Kanber Saygılı da, işçilerin direnişinin haklı olduğunun altını çizdi ve ekledi: “Hükümet 3. Havalimanı işçileri için ‘eti benim, kemiği Cengiz Holding gibi patronların’ dedi. Onlar da kemiği taşeronların önüne attı. İşçi arkadaşlara isyandan başka çözüm kalmadı. İsyan ettiren devlettir, patronlardır.”

    Saygılı şöyle konuştu:

    “Biz önümüzdeki günlerde metal sektöründen tekstil sektörüne, çok büyük işçi kıyımlarıyla karşılaşacağımızı biliyoruz. Bugün inşaat işçilerine yapılan saldırı gözdağı niteliğinde. İşçi kıyımıyla karşılaşacak olan işçi arkadaşlarımız, önümüzdeki günlerde bu gelişmelere tavır koyacak, isyan edecek. İsyan ettiren devlettir, patronlardır. Bugün inşaat işçilerine yapılan saldırı bir gözdağıdır. Ama biz DİSK olarak yaşamın her alanında adaletsizliğe uğrayan işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, Kürtlerin, Türklerin, Çerkeslerin yanında olmaya devam edeceğiz.”