Etiket: mevhibe akdeniz

  • Alevi kadınlardan Doku soruşturması tepkisi: Failler belli, adalet yok -VİDEO

    Alevi kadınlardan Doku soruşturması tepkisi: Failler belli, adalet yok -VİDEO

    PİRHA- DAD Yöneticileri Mevhibe Akdeniz ve Nebat Çelik, Gülistan Doku başta olmak üzere kadın cinayetlerinin aydınlatılmamasına tepki gösterdi. Alevi kadınlar, cezasızlık politikalarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

    Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine dair soruşturma devam ediyor. Soruşturma devam ederken, Gülistan Doku’nun ailesi adliye önünde adalet talebiyle nöbette.Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Kadın Meclisi,  dün Tunceli Adliyesi önünde adalet bekleyişini sürdüren Doku ailesini ziyaret etti. DAD yöneticileri adalet taleplerini ajansımıza değerlendirdi.

    ” BU İŞİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    DAD İstanbul Şube Eşbaşkanı Mevhibe Akdeniz, Alevi kadınlar olarak gençlerin güvenliğinin sağlanamamasını kabul etmediklerini belirterek, “Okullara gönderdiğimiz öğrencilerin, genç arkadaşlarımızın sistemin çürümüşlüğü içinde katledilmesi ve faillerin bulunamaması gibi bir durumu kabul etmiyoruz” dedi.

    Akdeniz, , yıllardır aydınlatılmayan dosyalara dikkat çekilerek, “Kendini ‘büyük devlet’ olarak tanımlayan bir yapının, olayları 6 yıl boyunca aydınlatmaması ve ardından ‘üzerine gideceğiz’ demesi bizim için geçerli değildir. Çünkü bu süreçte failler belliydi, ancak gereği yapılmadı. Deliller karartıldı ve bugün gelinen noktada yapılan gözaltılar da oldukça düşündürücü ve manidardır” ifadeleri kullanıldı.

    Akdeniz, Gülistan Doku başta olmak üzere, Rojin Kabaiş, Narin Güran ve yaşamını yitiren tüm kadınlar için adalet talebini yineledi.

    “Biz Aleviler olarak bu işin takipçisi olacağız” diyen Akdeniz, kadın cinayetlerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ve hakikat ortaya çıkana kadar geri adım atmayacaklarını vurguladı.

    “ADALET MÜCADELESİ BÜYÜTÜLMELİ”

    DAD Genel Merkez Yöneticisi Nebat Çelik yaşananların yalnızca bir kayıp vakası olmadığını, derin bir toplumsal ve sistemsel sorun olduğunu vurguladı.

    Çelik, “Gülistan Doku bu topraklarda kayboldu, öldürüldü. Biz bu topraklara kutsalımız diyoruz. Ama bu kutsallığın içinde bu kirliliğin, bu çirkinliğin yaratılmış olması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    Toplumsal duyarlılık çağrısı yapan Çelik, kadınların yaşam hakkını savunmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, adalet ve hakikat mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD İst. Şube Eş Başkanı Akdeniz: Aleviler tanınmak ve barışla güçlenmek istiyor- VİDEO

    DAD İst. Şube Eş Başkanı Akdeniz: Aleviler tanınmak ve barışla güçlenmek istiyor- VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şube Eş Başkanı Mevhibe Akdeniz, barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alevi toplumunun barışta ısrarcı olduğunu vurgulayan Akdeniz, “Demokratik cumhuriyetin inşasıyla birlikte dilimize, inancımıza, kültürel yaşantımıza ve daha aydın yarınlara ulaşacağımıza inancımız tamdır” dedi. Akdeniz, sürecin sağlıklı ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın “sağlıklı koşullarda çalışması gerektiğini” de açıkça ifade etti.

    27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın ardından PKK’nin 26 Ekim’de “Kuzey Kürdistan’dan güçlerimizi çekiyoruz” açıklaması gelmiş, bu adım sürecin ikinci aşaması olarak duyurulmuştu. Şimdi gözler, devletin atacağı adımlara ve ‘Entegrasyon yasalarının’ nasıl işletileceğine çevrilmiş durumda.

    Bu kritik eşikte konuşan DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Mevhibe Akdeniz, hem barış sürecinin hem de Alevi toplumunun beklentilerinin altını çizdi.

    “40 YILLIK SAVAŞIN YIKIMINI BİZ YAŞADIK”

    Akdeniz, savaşın ağır bedellerine dikkat çekerek şunları kaydetti:

    “Bu süreçte Alevi halkıyla birlikte Türkiye halkları da kazanacaktır. 40 yıllık savaşta hem maddi hem de manevi olarak büyük kayıplar yaşandı. İşçinin kaybettiği, kadın cinayetlerinin arttığı, gençlerin yozlaştığı, ekolojik dengenin bozulduğu bir dönemden geçiyoruz.”

    DAD olarak süreci yakından takip ettiklerini söyleyen Akdeniz, barışın yalnızca bir kesimi değil tüm toplumu ilgilendirdiğini belirtti.

    “ALEVİLER TANINMA BEKLİYOR ANAYASAL GÜVENCE ŞART”

    Alevilerin tarihsel olarak ağır bedeller ödediğini hatırlatan Akdeniz, şu ifadeleri kullandı:

    “Alevi halkı olarak tanınmayı bekliyoruz. Kürtler ve Aleviler olarak çok bedel ödedik. Süreçle birlikte anayasal haklarımızın tanınması, güvence altına alınması gibi bir derdimiz var. Evet çekincelerimiz var ama bu süreç başarıya ulaşırsa hem dilimizin hem inancımızın güvenceye kavuşacağına inanıyoruz.”

    Akdeniz, özellikle 12 Eylül sonrası Alevilerin kimliksizleştirilmesine vurgu yaparak, sürecin Alevilerde “daha gür bir sesin yükselmesine” yol açtığını söyledi.

    Barış sürecinin ilerleyebilmesi için devletin de sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Akdeniz, sürecin şu ana kadar tek taraflı ilerlediğini belirtti:

    “Örgüt kendini feshetti, Türkiye topraklarından çekildi. Barış iki tarafın da elini taşın altına koymasıyla sağlanır. Cezaevlerindeki tutsaklar bir an önce tahliye edilmeli. Barışın aktörlerinden Sayın Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşarak bu süreci daha sağlıklı yürütmesinin halklar açısından olumlu olacağına inanıyoruz.”

    DAD olarak hem barışı hem de Öcalan’ın “sağlıklı koşullarda çalışma” talebini desteklediklerini söyledi.

    “ALEVİLER ARASINDA DA BÖLÜNMELER VAR”

    Barış gündeminin Alevi toplumunda da tartışıldığını dile getiren Akdeniz, toplum içindeki bölünmelere işaret etti:

    “Aleviler arasında da bölünmeler var. Kürt realitesini kabul etmeme durumu var. Barış sanki sadece Kürtlerin meselesiymiş gibi yansıtılıyor. Bu ayrışmayı kaldırabilirsek ve birlikte mücadele edebilirsek sorun çözülür.”

    Akdeniz, siyasetçi Sırrı Süreyya Önder’in sözünü hatırlatarak, “Barışın kaybedeni olmaz” sözünün kendileri için yol gösterici olduğunu ifade etti.

    Akdeniz, Meclis Komisyonu’nda bir Barış Annesi’nin sözlerini hatırlatarak konuşmasını şu cümleyle noktaladı:

    “‘Gelin hep birlikte çocuklarımızı değil silahlarımızı gömelim. Barış kazansın.’ Bu söz bizim için belirleyici. Barış gerçekleştiğinde sadece bir taraf değil, Kürt’üyle Türk’üyle 72 milletin tamamı kazanacak. Demokratik cumhuriyetle birlikte daha aydın yarınlara kavuşacağımıza inancımız tamdır.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL