Etiket: mezar yerleri

  • Maraş’ta katledilen onlarca Alevinin mezarı yok

    Maraş’ta katledilen onlarca Alevinin mezarı yok

    PİRHA- Maraş Katliamı 42. yılında lanetlenmeye devam ediyor. Katledilen onlarca insandan sadece 4’ünün mezarı olduğu iddia ediliyor. Diğer katledilen canlar toplu olarak gömüldüğü için mezarları yok. Aleviler, hem belgelerin, hem de mezar yerlerinin açıklanmasını istiyor. 

    Alevilere yönelik, Türkiye tarihinin en karanlık, en vahşi katliamlarından biri olan Maraş Katliamı’nın 42. yılı.

    19 Aralık ile 26 Aralık 1978 tarihleri arasında, sadece bir hafta içerisinde resmi verilere göre 111 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı, 210 ev ve 70 iş yeri tahrip edildi. Aleviler ve devrimcilerin hedef alındığı katliamda, resmi olmayan beyanlara göre ise 500’ün üzerinde insan yaşamını yitirdi.

    Katliamın ardından 23 yıl süren dava sonucu 20 kişi idam, 7 kişi müebbet, 321’i de bir yıl ile 24 yıl arasında ceza aldı.
    En önemlisi 68 sanık mahkeme huzuruna çıkarılmadı. Bugün gelinen noktada cenazelerin ve mezarların yerleri belli değil. Devlet katledilenleri toplu olarak gömdü. Mezar yerleri dahi gösterilmiyor. Katledilen canlardan sadece 4’ünün mezarı olduğu iddia ediliyor. Alevi nüfusun yüzde 80’ini ise kenti terk etti.

    “ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALI”

    HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, katliamla ilgili gerçeklerin araştırılması için komisyon çağrısında bulunarak, yaşanan katliam yüzleşilmesi gerektiğini söyledi.

    Ülkede Alevilerin yok sayıldığına, tarih boyunca ötekileştirildiğine dikkat çeken Hatimoğulları, “Katliamlara maruz bırakıldılar hep. Halkların kendi kendini yönetmesine izin verilse bu ülkede bulunan 72 halk ve inançlar barış içinde yaşar. Yüzü aşkın kişinin katledildiği katliamda sadece 4 kişinin mezarı var. Anıtların yapılması gerekiyor” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • HDP: Şeyh Said ve 47 arkadaşının mezar yerleri açıklanmalı

    HDP: Şeyh Said ve 47 arkadaşının mezar yerleri açıklanmalı

    PİRHA – Şeyh Said ve 47 arkadaşının idam edilişlerinin 95. yılı olması vesilesiyle yazılı açıklama yapan HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, “Şeyh Said ve 47 mücadele arkadaşının mezar yerleri ailelerine ve kamuoyuna açıklanmalı, tüm hakları iade edilmelidir” dedi.

    Şeyh Said ve 47 mücadele arkadaşının İstiklal Mahkemesi tarafından 29 Haziran 1925’te Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda idam edilmelerinin üzerinden 95 yıl geçti.

    Yazılı açıklama yapan HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, “Katledilişlerinin yıldönümünde Şeyh Said ve 47 yoldaşını saygıyla anıyoruz” dedi.

    Şeyh Said ve arkadaşlarının idam edildikleri günden bu yana resmi tarih kitaplarında ve siyasi söylemlerde topluma olduğundan çok farklı anlatıldığı belirtilen açıklamada, “Kürt halkı için giriştikleri hak ve adalet mücadelesi adeta şeriat talebiyle başlatılan isyan olarak lanse edilmektedir” denildi.

    “SORUMLULAR AÇIĞA ÇIKARTILMALI”

    Katliamda sorumlu olanların açığa çıkartılması çağrısı yapılan açıklamaya devamında şu ifadelere yer verildi:

    “1923 yılında Cumhuriyet’in ilanı ile yapılan yasal düzenlemeler, devlet politikaları katı merkeziyetçi bir anlayışın ürünü olarak ortaya çıkmaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde en büyük kırılma noktası bu politika değişiklikleri ile gerçekleşti. Bu toprakların çok kültürlü çok renkli mirasının reddi temelinde ortaya konan politikalar etnik kimliğe dayalı bir ulus tahayyülünün merkeze alınması çerçevesinde üretildi. Söz konusu politikalar derinleştikçe, Türkiye’de devlet ve toplum arasındaki sürdürülebilir yönetim ilişkisi de derin yaralar almaya başladı. Bu yaraları açıkça konuşmadan, Şeyh Said hareketine giden bu süreçle ve Şeyh Said’in idamı ile yüzleşmek mümkün olmayacaktır.

    Bu hareket sonrası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk OHAL yasaları yürürlüğe konarak özgürlüklerin önü kesildi, eşitsizlik ve adaletsizlik beslenerek bugüne gelen yollar döşendi. Kürt halkına karşı Şark Islahat Planı gibi bugün AKP-MHP’nin de büyük bir iştahla sahiplenip yürüttüğü inkar, asimilasyon, imha politikaları devreye konuldu.

    Şeyh Said ve arkadaşlarının katledilmelerinin ardındaki gerçeğin açığa çıkarılması Türkiye tarihi açısından ciddi bir yüzleşmenin de gerçekleşmesini de beraberinde getirecektir. Bu nedenle Şeyh Said ve arkadaşlarının idam edilmeleri sürecinde yaşananların çarpıtılmasında ve katliamda rolü bulunan sorumlular açığa çıkartılmalı, o dönemle yüzleşilmeli; Şeyh Said ve 47 mücadele arkadaşının mezar yerleri ailelerine ve kamuoyuna açıklanmalı, tüm hakları iade edilmelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi ve Yöre Dernekleri: Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın

    Alevi ve Yöre Dernekleri: Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın

    Alevi ve Yöre Dernekleri, 1937-38 yılları arasında gerçekleşen Dersim Katliamında Seyit Rıza ve dava arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını istedi.

    Alevi ve Yöre Dernekleri, 1937-38 yılları arasında gerçekleşen Dersim Katliamı’na ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada, 4 Mayıs’ın kararı Munzur suyunun günlerce kan aktığı ve kadınları zalimlerin eline geçmemesi için kendi canlarına kıydığı bir gün olduğu kaydedildi. Tarihe kara leke olarak geçen ağır bir katliam olduğu belirtilen açıklamada,

    Cumhuriyet öncesi ve sonrası tekçi zihniyet karşısında olanlara yönelik zulüm, zalimane tutum günümüzde de devam etmektedir
    Tekçi ve gerici zihniyet kendi istediği kalıplara uymayan hiç kimseye yaşam hakkı tanımamaktadır.
    Bu zihniyetin dışında kalanlar defalarca talan, katliamlara maruz kalmışlardır.
    Dersim Tertelesinde Nahak anlayış kutsal topraklara, Dersim’de (Harde Devreş )e tuz ekmiştir. Canlılık adına, toplumsallık adına bir daha hiçbir şey yeşermesin diye.
    Dersim’in inançsal ve kültürel olarak Alevi olması etnik kimlik bakımından “Kürt” olması ulus – devletin kalıplarına uymuyordu. Dersim binlerce yıldır ocak örgütlenmesi şeklinde kendini yönetiyordu. Ocak merkezli bir yaşam esastır. Bu Dersimlinin toplumsal beynidir. Binlerce yıldır “El ele el hakka ” düsturuyla her türlü tahakkümcü ve hiyerarşik iktidar ilişkilerinden uzak eşitlikçi, demokratik, çoğulcu, ekolojik bir örgütlenme modelini esas alarak bugüne kadar gelmişlerdir. Bu bakımdan inancın toplumsal hafızasıdır.
    Tekçi, faşist ve gerici zihniyet Dersim’de tarifsiz acılara neden olan ve tarihe kara bir leke olarak geçen çok ağır bir katliam a imza atmışlardır. Çok önceden başlayıp Tedip ve Tenkil kararlarıyla yasallaşan bu süreç 15 Kasım 1937’de Pir Seyit Rıza ve yoldaşlarının darağacında asılarak idam edilmeleriyle bitmemiştir. Baskı, zülm ve asimilasyon politikaları bugün de devam etmektedir Çok önceden başlayıp tedip ve tenkil kararlarıyla yasallaşan bu süreç 15 Kasım 1937’de Pir Seyit Rıza ve yoldaşlarının darağacında asılarak idam edilmeleriyle bitmemiştir. Baskı, zülm ve asimilasyon politikaları bugün de devam etmektedir. Soykırım için ‘taş olsaydım çatlardım, toprak oldum içime attım’ demişti. Dersim’de ateş su ile söndürülmez. Suyun da bir canı olduğuna ve ateşe dökülünce canının yanacağına inanılır. Katliamın 83. yıl dönümünde Hakikat ve özgürlük uğruna, hak aşkına, hakka yürüyen canlar için saygı ile dara duruyoruz” denildi.

    Açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:

    • TBMM’de ‘Dersim 1937-38 Tertelesi Araştırma Komisyonu’ kurulmalıdır.
    • Dersim halkı üzerinde yürütülen inkar ve asimilasyon politikalarına son verilmelidir.
    • 4 Mayıs’ın Dersim 38 Tertesi günü olarak kabul edilmelidir.
    • Arşivler Açılıp, devlet katliamla yüzleşmelidir.
    • Dersim ismi iade edilip, Dersim halkından özür dilenmelidir.
    • Evlatlık olarak verilen çocukların akıbeti hakkında bilgi verilmelidir.
    • Seyit Rıza ve dava arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır.
    • Dersim’i insansızlaştırmak için yapılan baraj ve HES projeleri iptal edilmelidir.

    Açıklama yapan derneklerin ismi şöyle:

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Ankara Dersimliler Derneği, Ankara Vartolular Derneği, Ankara Divriği Kültür Derneği, Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakvfı Genel Merkezi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Kızılırmak Yerel Dernekleri Federasyonu, Sivas-Gürün Yuva ve Külahlı Dernekleri.

  • Özen’den, Maraş Katliamı’ndaki kayıp mezarlarla ilgili soru önergesi

    Özen’den, Maraş Katliamı’ndaki kayıp mezarlarla ilgili soru önergesi

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Maraş Katliamı’ndaki kayıp mezarlarla ilgili İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması  soru önergesi verdi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin mezar yerlerine ilişkin İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Önergede, “Kahramanmaraş il merkezinde 1978 yılının 19-26 Aralık tarihleri arasında 7 gün süren katliamda resmi rakamlara göre 111 vatandaş hayatını kaybetmiştir. Alevilere ait yüzlerce ev ve işyeri yakılıp yağmalanmıştır. O güne kadar bir arada kardeşçe yaşayan insanlar bir anda ayrıştırılıp, Alevi-Sünni, solcu-sağcı ayrımının körüklenmesiyle 26 Aralık’a kadar çatışmalar devam etmiştir. Bu süreçte katledilenlerin bir kısmının Alevi inancı gereği defin işlemlerinde gerekli dini vecibeleri yerine getirilmeden, Şeyh Adil Mezarlığı’na 40-50 civarında cenazenin toplu olarak gömüldüğüne dair iddialar söz konusudur” ifadeleri yer aldı.

    “NEDEN GEREKLİ İŞLEMLER BAŞLATILMAMAKTADIR?”

    “Kayıp mezarların bulunabilmesi için mezarlıklar görev alanı dahilinde olan Kahramanmaraş Belediyesi’ne yapılan başvuruların tamamı maalesef sonuçsuz kalmıştır. Maraş Katliamı’nda katledilenlerin mezarlarının kimin tarafından kaybedildiğini öğrenmek ve sorumluları cezalandırmak adına savcılığa yapılan suç duyurusuna dair gerekli yargısal süreçler de herhangi bir sonuç vermemiştir” denilen açıklamada, şu sorular yer aldı:

    “-Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Şube Müdürlüğü’nün sorumluluk alanında olan kayıp mezarların bulunması ve yakınlarını yitiren ailelerin başucunda dua edip, yaslarını tutabilecekleri yakınlarının mezarlarına kavuşabilmesi için neden halen gerekli işlemler başlatılmamaktadır?

    Mezarların toplu olarak gömülme iddialarının araştırılıp, katledilen 40-50 civarında maktulün mezarlarının kimin tarafından kaybedildiğine dair bakanlığınız bünyesinde gerekli yasal işlemleri başlatmayı düşünüyor musunuz?”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Özen, Maraş Katliamı’ndaki kayıp mezarlar için araştırma açılmasını istedi

    Özen, Maraş Katliamı’ndaki kayıp mezarlar için araştırma açılmasını istedi

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Maraş Katliamı’nda katledilen kişilerin cenazelerinin kaybedilmesinde sorumluluğu olanların yargılanması, bu cenazelerin nerelerde olduğunun bulunup tespit edilmesi için meclis araştırma açılmasını talep etti.

    Maraş Katliamı’nın 40. yılında Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, katliamda hayatını kaybedenlerin ve toplu olarak gömüldüğü iddia edilen 40-50 civarında ki insanların mezar yerlerinin bulunması için araştırma açılmasını talep etti.

    “TOPLU OLARAK GÖMÜLDÜLER”

    Maraş Katliamı’nda bebekler, çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlılar dahil çok fazla insanın hayatını kaybettiği ve bunu yapanların cezalandırılmadığı kaydedilen önergede, bu süreçte katledilen 40-50 civarında kişinin cenazelerinin Alevi inancı gereği defin işlemlerinde gerekli dini vecibeleri yerine getirilmeden, Şeyh Adil Mezarlığı’na toplu olarak gömüldüğüne dair iddiaların söz konusu olduğuna dikkat çekildi.

    Kayıp mezarların bulunması için Maraş Belediyesi’ne yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığı belirtilen önergede, Maraş Katliamı’nda katledilenlerin mezarlarının kimin tarafından kaybedildiğini öğrenmek ve sorumluları cezalandırmak adına savcılığa yapılan suç duyurularına dair gerekli yargısal süreçlerin de herhangi bir sonuç vermediği kaydedildi.

    “SORUMLULUĞU OLANLAR YARGILANSIN”

    Özen, verdiği araştırma önergesinde katledilen kişilerin cenazelerinin kaybedilmesinde sorumluluğu olanların yargılanması, bu cenazelerin nerelerde olduğunun bulunup tespit edilmesi talebiyle meclis araştırması istedi. Zeynel Özen, insanların yıllardır mezarlarını aradıklarını belirtti. PİRHA/İSTANBUL

     

  • FDG: Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır

    FDG: Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır

    Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) idam edilmelerinin 80. yılında Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezarlarının nerede olduğunu sordu.   

    FDG’nin yaptığı açıklamada, “Artık biliniyor ki, Dersim’de 1925 yılından itibaren planlanan bir Alevi soykırımı yaşanmıştır. Artık biliniyor ki, 4 Mayıs 1937 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla başlayan “Tedip ve Tenkil Harekâtı” 1938’in yazında köylerinde yasayan sivil insanlar toplatılıp elleri kolları bağlanarak topluca kurşunlanmış veya üzerlerine gaz yağı dökülerek yakılmışlardır. Canını kurtarmak için kaçıp mağaralara, ormanlara sığınanlar ise Almanya’dan gönderilen zehirli gazlarla yok edilmişlerdir” denildi.

    Devletin resmi rakamlarına göre yaklaşık 13 bin 800 Dersimli’nin öldürüldüğü belirtilen açıklamada, “Artık biliniyor ki, Türkçü̈-İslamcı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dersim’e saldırısını meşru göstermek için ürettiği “Dersim’de isyan/Kürt isyanı” vardı türünden iddiaların hepsi birer resmi yalandır” ifadelerine yer verildi.

    TALEPLER…

    Dersim Tertelesi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devletinin Dersimlilerden, Türkiye toplumundan ve insanlık ailesinden resmi olarak özür dilemesi gerektiği vurgulanan açıklamada, devletten talepler şu şekilde sıralandı:

    -Dersim ismi iade edilmelidir.

    -Dersimlilerin dili, inancı, yaşam tarzı, coğrafyası üzerindeki baskı ve asimilasyon politikasına son verilmelidir.

    -Dersim-Merkez’de bir insanlık müzesi kurulmalıdır.

    -4 Mayıs “TERTELE ANMA GÜNÜ” olarak kabul edilmelidir. Dersim’de katliam yerlerine anıtlar dikilmelidir.

    -Tanzim edilme bahanesiyle açıklanmayan yaklaşık 210 bin gizli belge ve tüm gizli arşivler TBMM dilekçe komisyonu tarafından hemen açıklanmalıdır. Ayrıca bu dava da iki taraf vardır. Mağdur edilen tarafın muhatapları Dersimlilerdir. Belgelerden kuşku duyulmamalı, Dersim halkı adına Dersim’in temsilcileri ve uzmanları da mutlaka bu komisyonda görev almalıdır.

    -Elazığ’da 1926’da idam edilen Dersim önderlerinden Nuro ve arkadaşlarının, 1937’de idam edilen Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır.

    -Zorla evlatlık verilen erkek ve kız çocukların, hizmetçi yapılan kayıp kızlarımızın listesi açıklanmalıdır.

    -Dersim’de toplu katliam yerlerinde ki kemiklere DNA testleri yapılmalıdır.

    -İbret alınması için Dersim-38 dramı ortaokuldan itibaren fakültelere kadar tüm okulların tarih kitaplarına konulmalıdır.

    -Katliam ve sürgünlerden dolayı yok olma sürecine giren Kırmancki/Zazaca dilinin yaşaması için gerekli tedbirler alınmalıdır.

    -1937-38 yıllarında ırkçı zorbalar yüzünden Dersim’de oluşan maddi zararlar için ödenecek olan tazminatlar bir fonda toplanıp Dersim’in kalkınmasına harcanmalıdır.

    -Şu anda Dersimde yapılmakta olan ve yapılması planlanan amacı Dersimi sular altına gömmek olan barajlara, HES’lere ve çevreye zarar veren siyanürle altın aranmasına, güvensizlik yaratan kalekollara mevcut hükümet tarafından bir iyi niyet göstergesi olarak son verilmelidir.

    (HABER MERKEZİ)