Etiket: Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG)

  • 15 gazeteci meslek örgütünden ortak açıklama: Gazeteciler üzerindeki baskılara son verin!

    15 gazeteci meslek örgütünden ortak açıklama: Gazeteciler üzerindeki baskılara son verin!

    PİRHA- 15 gazeteci meslek örgütü, gazetecilerin gözaltına alınmasına dair “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli ve gazeteciler üzerindeki baskılara son vermelidir. Gazetecilik, demokratik bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olup, siyasi baskıdan korunmalıdır” açıklamasında bulundu.

    Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir soruşturma kapsamında, Diyarbakır’da gazeteciler Roza Metina ve Ahmet Sümbül; İstanbul’da Erdoğan Alayumat, Bilge Aksu, Tuğçe Yılmaz, Suzan Demir ve Serap Güneş; Batman’da Mehmet Uçar; Ankara’da ise Bilal Seçkin’in gözaltına alınmasına tepkiler sürüyor. 15 gazeteci meslek örgütü, konuya dair ortak açıklama yaptı.

    “GAZETECİLİK FAALİYETLERİ KORUNMALIDIR”

    Yapılan açıklamada, aynı operasyonda uzun yıllardır birçok gazetede köşe yazarlığı yapan şair Hicri İzgören, yayınevi koordinatörü Baver Yoldaş, karikatürist ve gazeteci Doğan Güzel, çevirmen Ömer Barasi, akademisyen ve yazar Abdurahman Aydın, fotoğrafçı Emrah Kelekçier, yönetmen Ardin Diren gibi birçok sanatçının yanı sıra siyasetçiler ve insan hakları savunucusunun da gözaltına alındığı vurgulanarak, şunlar ifade edildi:

    “Gazetecilerin avukatlarıyla görüştürülmelerine izin verilmedi; avukatların soruşturma hakkında bilgi alması ‘kısıtlılık kararı’ gerekçesi ile engellendi. Gözaltılar ve operasyon hakkında bilgi vermemek, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğinin özgürce icra edilmesine yönelik devam eden tehditlerin yükseldiğini göstermektedir. Türkiye, Basın Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli ve gazeteciler üzerindeki baskılara son vermelidir. Gazetecilere yönelik süregelen sistematik taciz ve gözdağı verme politikalarına derhal son verilmesi gerekmektedir.

    Yetkilileri, gazetecilere yönelik baskılara ve haksız gözaltılara derhal son vermeye, tüm gazetecilerin güvenliğini sağlamaya ve ifade özgürlüğünü korumaya davet ediyoruz. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi uyarınca gazetecilik faaliyetlerinin korunmasını talep ediyoruz. Gazetecilik, demokratik bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olup, siyasi baskıdan korunmalıdır.”

    İmzacı kurumlar şöyle:

    Açıklamada imzası bulunan meslek örgütleri şöyle: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA),Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC), DİSK Basın-İş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Freedom House, Diyarbakır Yerel Medya Derneği, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), ARTICLE 19, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Kadın Gazeteciler Derneği, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI).

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da MKG öncülüğünde buluşan kadın gazetecilerden dayanışma mesajı – VİDEO

    İstanbul’da MKG öncülüğünde buluşan kadın gazetecilerden dayanışma mesajı – VİDEO

    PİRHA – Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği öncülüğünde kadın gazeteciler İstanbul Feneryolu’nda kahvaltı etkinliğinde buluştu. Gazeteciler dayanışma yöntemlerini tartışarak, atölye planlamaları çıkardılar.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), “Kadın gazeteciler olarak kahvaltıda bir araya geliyoruz dayanışmayı büyütmek ve ortaklaşmak için sizleri aramızda görmeyi istiyoruz” şiarıyla İstanbul Feneryolu’nda kahvaltı etkinliği gerçekleştirdi. MKG, üyelerinin yanı sıra, İstanbul’da çalışan her kesimden kadın gazeteci ile bir araya geldi.

    Kahvaltı ile başlayan etkinlik, MKG’nin dernekleşmesi üzerine yapılan bilgilendirme ile devam etti.

    “ERİL DİLE KARŞI KADIN HABERCİLİĞİ ÖNEMLİ”

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) üyesi Kibriye Evren, gazetecilere dönük baskı politikalarının yanı sıra kadın gazetecilerin yaşadığı şiddete dikkat çekerek, sansür yasasıyla kadın gazetecilerin susturulmak istendiğine vurgu yaptı. Kürdistan’da bu baskının daha fazla olduğunu söyleyen Evren,“Kürt gazeteci Dicle Müftüoğlu’nun gazeteci faaliyetinden dolayı hala tutsak olduğunu belirterek, “Herkesin dayanışma göstermesi gerekiyor. Medyadaki eril dile karşı kadın gazetecilerin, kadın haberciliği önemli. Devletin kadın gazetecilere yönelik şiddetine karşı nasıl bir dayanışma ağı gerekiyor bunun üzerinden dayanışma göstermeliyiz. Dayanışmak için etkinlikler düzenlenmeli. Birbirimizle fikir alışverişinde bulunmalıyız” dedi.

    “TÜM GAZETECİLERİN DUYARLI OLMASI GEREKİYOR”

    Gazeteci Pınar Gayıp ise dayanışanın kadınlar açısından önemli olduğunu söyleyerek, gazetecilerin tutuklaması ve gözaltına alınmakta karşı refleksin daha güçlü gösterilmesi gerektiği konusunda tüm gazetecilerin duyarlı olması gerektiğini ifade etti.

    “GAZETECİLİK ONURUNDAN BAHSEDERKEN SAHİPLENMEYİ ESAS ALIYORUZ”

    Daha sonra söz alan Gazeteci Aysel Işık, Dicle Müftüoğlu’nun gazetecilik faaliyetlerinden dolayı yargılanmasına değinerek, yargılanma sırasında mahkemenin tavrına işaret etti. Işık, “Kürdistan’da gazetecilere yönelik baskının iki kat arttığını görüyoruz. Çok sayıda kadın gazeteci var ama dayanışma çok az. Fiziki bir dayanışmaya ihtiyaç var. Gazetelik onurundan bahsederken dayanışmayı değil sahiplenmeyi esas alıyoruz. Ben eminim Kürdistan ve Türkiye’de bir akış sağlayabiliriz. Dicle’nin davasını da bu şekilde sahiplenebiliriz” şeklinde konuştu.

    “İÇERİDE BULUNAN GAZETECİLERİN SESİYİZ”

    Gazeteci Nezahat Doğan da “Aktif olarak neler yapabilir tartışmak önemli ama bunu pratikte görmek önemli. Dayanışma değil örgütlenmeyi esasa alarak biraya gelmeyi, ortaklaşmayı sağlamalıyız. Gerçek haberciliğe temas etmek, örgütlenmek için sokakta sesimizi duyurmalıyız. İmece usulü olarak Dicle’nin davasına katlım sağlanabilir. Bizim şu an konuşmaktan ziyade sahada gücümüzü göstermemiz önemli. Biz dışarıdakiler olarak içeride bulunan gazetecilerin sesiyiz. Biz bunu unutursak içeridekileri unutmuş oluruz” diye belirtti.

    “DAYANIŞMAYI YÜKSELTEBİLİRİZ”

    Gazeteci Evrim Kepenek ise kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Kepenek, “Dicle Müftüoğlu’nun duruşmasında örgütlenip gidelim. Bizler de bir planlama çıkarabiliriz. İlk ses çıkartma ilk harekete geçme noktasında biraz hızlıca hareket etmemiz gerekiyor. Buradan bir eylem veya dayanışma yükseltebiliriz” diye aktardı.

    “DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEMİZ GEREKİYOR”

    Gazeteci Marta Sömek de konuştu. Sömek, kadın gazetecilerin sahada polis şiddetine maruz kaldığını söyleyerek, gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecilere dönük hak ihlali raporu tuttuklarını kaydetti. Gazetecilerin maruz kaldığı hak ihlali raporlarını her üç ayda bir basın açıklamasıyla kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı.

    Sömek, şunları kaydetti:

    “Bizler o raporu İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) yayınlıyoruz. Buradan da sadece birkaç arkadaşımızla birlikte o raporu yayınlıyoruz. Oradaki dayanışmayı çok fazla göremiyoruz. Tam da bu boyutta dayanışmayı büyütmemiz gerekiyor. Sadece Diyarbakır’a gidip bir duruşmaya katılmak değil derneğin herhangi bir çalışmasında bir katılım sağlayarak dayanışmayı büyütebiliriz. Yine derneğin üç aylık toplantıları oluyor. Buraya sadece üye olan arkadaşlar gelmiyor. Aynı zaman da atölye tartışmaları da yürütüyoruz.”

    “ÖZGÜR BASIN KOLAYLIKLA BİLGİLERE ULAŞAMIYOR”

    “Kadın gazeteciler olarak dayanışmayı daha çok nasıl büyütebiliriz buna dair çalışmalar yapmalıyız” diyen Sömek, “Gazeteciler sahada şiddete maruz kalabiliyoruz. Özellikle adliyelerde bununla sıkça karşılaşıyoruz. Çok rahat duruşma salonuna girebilen havuz medya kart dahi göstermezken, biz bir saat boyunca orada mücadele yürütüyoruz bir duruşmaya girebilmek için. Özgür basın, muhalif basın kolaylıkla bilgilere ulaşamıyor. Bu boyutta özellikle sahada maruz kaldığımız o polis şiddetine karşı kadınlar olarak nasıl dayanışabiliriz, nasıl bu dayanışmayı büyütebiliriz? Biz JINNEWS olarak tüm Marmara’ya bakıyoruz ve sayımız da az. Bu noktada birbirimizle dayanışabiliriz. Gidemediğimiz yerlerde birbirimizle paslaşabiliriz, bilgi verebiliriz, görüntü paylaşabiliriz. Bu noktada tüm arkadaşlarla dayanışma yürütebiliriz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kadın gazetecilerin örgütlülüğünde yeni bir güç: MKG -VİDEO

    Kadın gazetecilerin örgütlülüğünde yeni bir güç: MKG -VİDEO

    PİRHA- Gazeteci Gurbetelli Ersöz’ün yaşamını yitirdiği gün kuruluşunu ilan eden Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), kadın gazetecilerin maruz kaldığı hak ihlalleri, şiddet ve saldırılar karşısında alternatif bir güç örüyor. Dernek Başkanı Roza Metina, “Tüm bu saldırılara alternatif bir örgütlülük kazandırmak ve kadın gazetecilerin önündeki engelleri aşmak adına güç oluşturmak istedik” dedi.

    Kadın gazeteciler, erkek egemen sistemin saldırılarıyla kuşatılan bir ortamda şiddet, sansür, baskı ve yıldırma politikalarıyla boğuşurken, kadın kimlikleri sebebiyle daha çok hedef alınıyorlar. Tüm bu zor koşullarda gazetecilik mesleğini sürdürüp, eşitlik mücadelesi veren kadın gazetecilerin örgütlülüğünün önemi bir kez daha ön plana çıkıyor.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) bu amaçla, Türkiye’de ilk kadın genel yayın yönetmeni olan Gurbetelli Ersöz’ün yaşamını yitirdiği gün kuruluşunu ilan etti.

    Dernek Başkanı Roza Metina kuruluş amaçlarını, hedeflerini, kadın gazetecilerin karşılaştığı sorunları ve çözüm yollarını PİRHA’ya anlattı.

    KADIN GAZETECİLER İÇİN BİR GÜÇ

    Öncesinde Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu çatısı altında çalışma yürüten kadınlar, bundan sonra platformu feshetmeden, dernek bünyesinde de faaliyetlerini sürdürecek.

    Kadın gazetecilerin yaşadığı sorunlara ilişkin alternatif bir örgütlülük kazandırmak istediklerini söyleyen Roza Metina, derneğin kuruluş amaçlarını şöyle açıkladı:

    “Erkek egemen sistemin güdümünde bulunan medyanın eril bakış açısı ve cinsiyetçi dili, kadın gazetecileri hedef alıyor. Havuz medyanın kullandığı dil, kadın kazanımlarını hedef alan eril bir dil. Bu da kadın gazetecilere yönelik şiddeti körüklüyor. Bunlara alternatif bir örgütlülük kazandırmak ve büyütmek amacıyla derneği kurduk. Burada örgütlülüğümüzü büyütüp aynı zamanda kadın gazeteciler engellenirken o engeli aşmak adına güç oluşturmak istedik”

    “BEDEL ÖDEYEN KADIN GAZETECİLERİN MİRASINA SAHİP ÇIKIYORUZ”

    Metina; Gurbetelli Ersöz, Deniz Fırat, Nujiyan Erhan, Nagihan Akarsel gibi büyük bedeller ödeyen kadın gazetecilerden ilham alarak bu yola çıktıklarını ifade etti.

    Kadın gazetecilerin emeğine ve mirasına sahip çıkmak için Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği çatısı altında mücadele yürüteceklerini kaydeden Metina, “Özellikle Kürt kadın gazeteciler yoğun bir saldırı ve baskı altında. Kadın gazeteciler sahaya çıktıklarında cinsiyetçi davranışlara, sözlere maruz kalıyorlar. Psikolojik, fiziksel şiddete maruz kalıyorlar. Yaptıkları haberler, taşıdıkları kameralar suç unsuru olarak karşılarına çıkabiliyor. Tüm bu ihlaller karşısında birlikte mücadele etmek için bu derneği kurmak istedik” dedi.

    DERNEK NELER YAPACAK?

    Yeni kurulmasına rağmen çalışmalara başlayan dernek ilk olarak mesleki eğitim atölyesi hazırlıklarına başladı. Kadın gazetecilerin uğradığı haksızlıklar raporlanacak, kadın gazetecilerin davaları takip edilecek.

    Medya’daki eril ve cinsiyetçi dile karşı mücadele edeceklerini belirten Metina, yapacakları çalışmalarla kadın gazetecilerin güç bulacağını dile getirdi.

    KADIN GAZETECİLERE ÇAĞRI

    Bir arada olmanın ve örgütlü bir mücadele yürütmenin önemine vurgu yapan Roza Metina, kadın gazetecilere şu çağrıda bulundu:

    “Kadın gazeteciler olarak ne kadar çok bir araya gelirsek hedefimize o denli yaklaşmış olacağız. Bu çatı altında bir araya gelip kadın kazanımlarını hedef alan, kadın gazetecilere alanı daraltan zihniyete karşı, iktidarın gütmüş olduğu kadın düşmanı politikalara karşı dernek çatısı altında toplanalım.”

    Fatoş SARIKAYA/ DİYARBAKIR