PİRHA- DFG, MKG ve DİSK Basın-İş, gazeteciler Elif Akgül, Yıldız Tar, Ercüment Akdeniz’in tutuklanmasına tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, “Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılsın. Tüm tutsak gazeteciler serbest bırakılana dek mücadeleye ve hakikatleri yazmaya devam edeceğiz” dedi.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve DİSK Basın-İş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen HDK soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteciler Elif Akgül, Ercüment Akdeniz ve Yıldız Tar ile ilgili yazılı açıklama yaptı.
MKG: GAZETECİLER SUSTURULAMAZ
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada gazeteciliğin basın özgürlüğünün önemine vurgu yapılarak, meslektaşlarının derhal serbest bırakılmasını istedi. Gazeteciliğin suç olmadığının ifade edildiği açıklamada, “Gazetecileri susturarak gerçeklerin üstü örtülemez. Özgür basın, halkın haber alma hakkının teminatıdır. Bu baskılar, yalnızca gerçeğin peşinden giden kalemleri değil, toplumun aydınlanma hakkını da hedef almaktadır. Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılsın! Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılara son verilsin! Gazetecilik suç değildir ve asla suç sayılmamalıdır. Gerçeklerin peşinde olan gazeteciler susturulamaz” denildi.
DFG: HAKİKATLERİ YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ
DFG, gazetecilerin tutuklanmasının özgür basına yönelik saldırıların son halkası olduğuna dikkat çekerek, “Bu gerçeklikte, gazetecilere saldıran ve tutuklayanlara da dert oluyor. Elif, Ercüment ve Yıldız gazetecidir. Bizler, bu gazeteciliğin en yakın tanıklarıyız. Onlar, gazeteciliğin de ötesinde gazetecilik için mücadele eden, dayanışmayı büyüten meslektaşlarımızdı. Boyun eğmedik, eğmiyoruz. Hakikatleri yazmaya devam edeceğiz. Tüm tutsak gazeteciler serbest bırakılana dek mücadeleye devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.
DİSK BASIN-İŞ: BOYUN EĞMEYEN GAZETECİLER CEZALANDIRILIYOR
DİSK Basın-İş ise açıklamasında, şu sözlere yer verdi:
“Operasyonların amacı toplumsal muhalefeti baskı altına alma ve susturmaktır. Halkın haber alma hakkını savunan gazeteciler ve örgütlenme haklarını kullanan yurttaşlar yargı sopasıyla tehdit ediliyor, boyun eğmediğinde ise hapse atılıyor. İktidarın baskı politikalarına boyun eğmeyeceğiz. Adalet ve özgürlük talebimizi yükseltmeye, mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Tutuklanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.”
PİRHA- MKG’nin Kasım raporuna göre, 7 gazeteci hakkında soruşturma, 7 gazeteci hakkında dava açılırken, 38 gazeteci yargılandı, 7 gazeteciye toplam 2 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Kasım ayı “Kadın Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Raporun değerlendirme kısmında; Özgür Basın ve kadın gazetecilere yönelik baskıların her geçen gün artarak devam ettiği belirtildi.
Raporda, “Gazeteciler, mesleklerini icra ederken yalnızca ifade özgürlüğü ihlalleriyle değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve tehditlerle de karşı karşıya kalmaktadır. Bu baskılar, hem gazetecilerin mesleki özgürlüklerini hem de halkın doğru bilgiye erişim hakkını tehdit etmektedir” denildi.
BASKILAR SİSTEMATİKLEŞTİ
Kasım ayı boyunca gazetecilere yönelik gözaltı, ev baskınları, tehdit, kötü muamele ve sansürün arttığı belirtilen raporda, şu ifadelere yer verildi:
“Özellikle Adıyaman’da JINNEWS muhabiri Derya Ren’in evine iki kez baskın düzenlenmesi, Batman’da JINNEWS muhabiri Pelşin Çetinkaya’nın haber takibi sırasında polis tarafından darp edilmesi ve İstanbul’da Hilal Köylü’nün mesleğini bırakmaya zorlanması, gazetecilere dönük sistematik baskıların en somut örnekleridir.
Bu süreçte, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Roza Metina da 26 Kasım’da gözaltına alınmıştır. Roza Metina’nın yanı sıra gazeteciler Tuğçe Yılmaz, Suzan Demir, Havin Derya, Berfin Atlı ve Serap Güneş de ev baskınları sırasında gözaltına alınmıştır. Gazetecilere yönelik bu operasyonlar, yalnızca mesleki faaliyetleri hedef almakla kalmamakta, aynı zamanda kadın gazetecilerin toplumsal yaşamda var olma mücadelesine de bir saldırı niteliği taşımaktadır. Gazetecilerin hedef alınması, yalnızca mesleklerini yapmalarını değil, aynı zamanda birer kadın olarak toplumsal yaşamda var olmalarını engellemeyi amaçlayan cinsiyet temelli bir saldırıdır. Gazetecilerin maruz bırakıldığı fiziksel ve psikolojik şiddet, tehdit ve yargı baskıları, cinsiyet ayrımcılığıyla birleşerek derinleşmektedir. Özgür Basın’a yönelik bu baskı ortamı, gazetecilerin sesini kısmayı ve toplumda gerçeklerin duyulmasını engellemeyi hedeflemektedir.Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği olarak, baskılara karşı direnen gazetecilerin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Gazetecilerin sesi susturulamaz; gerçeklerin ışığı hiçbir zaman karartılamaz. Tüm kamuoyunu, kadın gazetecilere ve özgür basına sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
5 TUTUKLU KADIN GAZETECİ
Raporda, Kasım ayı içerisinde 3 gazetecinin saldırıya maruz kaldığı, 8 gazetecinin evine baskın yapıldığı, 9 gazetecinin ifadeye çağrıldığı, 4 gazetecinin kötü muamele gördüğü, 5 gazetecinin mesleğini icra ederken tehdit edildiği, 3 gazetecinin haber takibinin engellendiği, 7 gazeteci hakkında soruşturma, 7 gazeteci hakkında da dava açıldığı, 7 gazeteciye toplamda 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ve 7 bin 80 TL para cezası verildiği, 38 gazetecinin ise yargılanmasının devam ettiği kaydedildi.
Raporda, tutuklu gazeteciler ise şöyle sıralandı:
1-Elif Ersoy – Yürüyüş Dergisi Yazı İşleri Sorumlusu
2-Hatice Duman – Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü
3-Lütfiye Burcu Kara – Mücedele Birliği Gazetesi
4- Selamet Turan – Gazeteci
5-Özden Kınık – TRT Eski Çalışanı
PİRHA- Gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği yazılı bir açıklama yaparak, halkın haber alma hakkını savunan tüm kişi ve kurumları dayanışmaya davet etti.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), dernek başkanı Roza Metina ve gazetecilerin gözaltına alınmasına dair yazılı açıklama yaptı. Derneğin resmi internet sitesinden paylaşılan açıklamada, Eskişehir merkezli bir soruşturma kapsamında bugün Diyarbakır, İstanbul, Mardin, Urfa ve Şırnak’ta birçok gazetecinin evine baskın düzenlendiği hatırlattı.
MKG Başkanı Roza Metina’nın da gözaltına alındığı ve gazeteci Gülcan Dereli’nin evinin basıldığı kaydedilen açıklamada, “Kadına yönelik şiddetle mücadele günü sonrası yapılan bu baskınlar, kadınların hak ve özgürlük mücadelesine yönelik sistematik bir saldırının parçasıdır. Basın ve ifade özgürlüğünün anayasal bir hak olduğu, demokratik toplumların temel taşını oluşturduğu bir gerçekliktir. Ancak bugün tanıklık ettiğimiz bu olaylar, özgür basına ve özellikle kadın gazetecilere yönelik baskıların derinleştiğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
“MESLEKTAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”
Gazetecilere dönük baskıların toplumun haber alma hakkı ve hakikate erişme mücadelesine de saldırı olduğu vurgulanan açıklamaya şöyle devam edildi:
“Bizler Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği olarak, halkın sesi olma ve gazetecilerin haklarını savunma misyonumuzu sürdürme kararlılığımızdan asla ödün vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Baskılar, gözaltılar ve yıldırma politikaları, hakikat mücadelesinden vazgeçmemize neden olmayacaktır. Bu bağlamda, hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor ve sorumluları basın özgürlüğünü ihlal eden bu uygulamaları sonlandırmaya çağırıyoruz. Halkın haber alma hakkını savunan tüm kişi ve kurumları dayanışmaya davet ediyoruz.”
PİRHA- Basın örgütleri Mardin, Batman, İstanbul ve diğer illerde gazetecilere yönelik polis şiddetine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “İktidar, eleştiriyi susturmak için güvenlik güçlerini kullanarak gazetecilere yönelik bu şiddeti bir baskı aracına dönüştürmüştür. Basına uygulanan bu baskılar aynı zamanda toplumun doğru bilgiye erişim hakkını da doğrudan ihlal etmektedir” dedi.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş, Kadın Gazeteciler Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Amed Haber Sen, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Yerel Medya Derneği kayyım protestolarında haber takibi yapan gazetecilere yönelik polis şiddetine karşı ortak bir açıklama yaptı.
Yazılı yapılan açıklamada gazetecilere dönük artan baskı ve polis şiddetinin, hukukun üstünlüğünü ve toplumun haber alma hakkını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.
“SESSİZ KALMAYACAĞIZ”
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son dönemde, Mardin, Batman, İstanbul, Adıyaman ve Malatya gibi birçok kentte, iktidarın baskıları ve polis şiddeti, bu temel hakkı ciddi şekilde tehdit etmektedir. Gazeteciler, toplumsal olayları, kamu yararını ve hak ihlallerini kamuoyuna duyurmak için görevlerini yaparken fiziksel ve psikolojik şiddetle engellenmekte, gözaltına alınmakta, hatta darp edilmektedir.
Görev başındaki gazetecilere yönelik artan polis şiddetini ve baskıyı kınıyor; iktidarın basına yönelik bu anti-demokratik uygulamalarına karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. Basına uygulanan bu baskılar yalnızca gazetecilerin değil, toplumun doğru bilgiye erişim hakkını da doğrudan ihlal etmektedir.
GAZETECİLERİN MARUZ KALDIĞI ŞİDDET İFŞA EDİLDİ
JINNEWS muhabiri Derya Ren ve PİRHA Haber Ajansı muhabiri Kamber Yıldız, deprem bölgesinde görev yaparken jandarmalar tarafından Genel Bilgi Taramasına (GBT) maruz kalmış; Adıyaman’da kaldıkları ev iki kez jandarma tarafından basılmıştır. Gazetecilere, yaptıkları haberler sorgulanmış, baskınların “aramızda kalması” istenerek baskının gizlenmeye çalışıldığı belirtilmiştir.
Yenidoğan Çetesi’ne yönelik soruşturmayı yürüten savcıyla ilgili haber sonrasında halktv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe ve Gazete Pencere Yazı İşleri Müdürü Nilay Can gözaltına alınmış; avukat İrem Çiçek’e ev hapsi verilmiştir. Adalet Bakanı’nın açıklamalarının ardından, basına yönelik bu baskının hukuk çerçevesini aşarak doğrudan iktidarın basına gözdağı verme çabasına dönüştüğüne tanık oluyoruz.
Batman Belediyesi’ne kayyım atanması sırasında protestoları takip eden Batman Sonsöz Gazetesi’ne yapılan polis baskınında, gazete muhabiri Serhat Aslan gözaltına alınmak istenmiş, ancak bürodaki diğer gazetecilerin müdahalesiyle serbest bırakılmıştır. Gün boyunca kayyıma karşı yapılan protestoları takip eden birçok gazeteci ise sürekli olarak polis engeline maruz kalmıştır.
Batman Belediyesi önünde gerçekleşen eylemi takip eden JINNEWS muhabiri Pelşin Çetinkaya ve Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Veysi Akören, polis tarafından darp edilerek gözaltına alınmışlardır. Her iki gazeteci de emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştır.
Kadıköy’de kayyım atamalarına karşı yürüyüş yapan kadınları belgelemek isteyen Mezopotamya Ajansı muhabiri Yeşim Tükel, polis tarafından darp edilmiştir.
Bu olaylar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları ve basın özgürlüğü anlaşmalarına aykırıdır. Gazetecilere yönelik bu saldırılar yalnızca bireysel hak ihlalleri yaratmakla kalmamakta; toplumun bilgiye erişim hakkını da ciddi bir şekilde ihlal etmektedir.”
TALEPLER SIRALANDI
Açıklamada talepler de sıralandı.
*Gazetecilere yönelik artan polis şiddeti, gözaltılar ve baskı olaylarının derhal bağımsız bir şekilde soruşturulmasını talep ediyoruz. Sorumluların yargı önüne çıkarılması, demokrasiyi savunmak adına büyük önem taşımaktadır.
*Kolluk kuvvetlerinin, basın mensuplarının görevlerini yapmalarını engellemeye yönelik tavırlarının son bulması ve gazetecilere karşı saygılı bir şekilde hareket etmeleri için kapsamlı eğitimler almalarını talep ediyoruz. Polis gücü, halkın bilgiye erişim hakkına saygılı olmalıdır.
*Basına yönelik baskıların sona ermesi için iktidarı, basın özgürlüğüne ve kamu yararına saygı duymaya davet ediyoruz. Basına yönelik bu şiddet ve gözdağı politikalarının sona erdirilmesi gerekmektedir.”
PİRHA-Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), nisan ayında kadın gazetecilere yönelik yaşanan hak ihlallerine ilişkin rapor yayımladı.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, nisan ayında kadın gazetecilere yönelik hak ihlallerini raporlaştırıp kamuoyu ile paylaştı.
Halkın haber alma hakkını savunan, gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyen gazetecilerin hedef alınmaya devam ettiğine vurgu yapılan raporda, “31 Mart yerel seçimlerindeki yenilgiyi sindiremeyen AKP iktidarı, seçim öncesi olduğu gibi seçim sonrası da Özgür Basın’a yönelik baskılarını, saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Nisan ayı, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama operasyonları ile geçerken gazeteciler her ay olduğu gibi bu ay da yine yaptıkları haberler gerekçe gösterilerek, hâkim karşısına çıktı.” denildi.
‘GAZETECİLİĞİ YARGILAMAKTAN VAZGEÇİN’
İstanbul merkezli başlatılan soruşturma kapsamında 23 Nisan’da 9 gazetecinin gözaltına alındığı hatırlatılan raporda, şu ifadeler yer aldı:
“Gözaltına alınan 1’i kadın 3 gazeteci, yaptıkları haberlerle suçlanıp ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklandı. Gazetecileri gözaltına alarak ve tutuklayarak yılgınlık ve korku yaymaya çalışan iktidar, hem halkın haber alma hakkını gasp ediyor hem de Anayasayı ihlal ediyor. MKG, olarak iktidara çağrımızdır; Türkiye’nin demokratikleşmesi ve sorunların çözümü için basın ve ifade özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldırın, gazeteciliği yargılamaktan vazgeçin. Gazetecilik suç değildir, yargılanamaz.”
Rapora göre kadın gazetecilere yönelik Nisan ayı ihlalleri ise şöyle sıralandı:
Saldırıya uğrayan gazeteciler: 1
Gözaltına alınan gazeteciler: 10
Tutuklanan gazeteciler: 1
Kötü muameleye maruz kalan gazeteciler: 2
Tehdit edilen gazeteciler: 2
Haber takibi engellenen gazeteciler: 5
Hapishanelerde gazetecilere yönelik ihlaller: 1
Hakkında dava açılan gazeteciler (beraat eden): 2
Yargılaması devam eden gazeteciler: 24
1 Nisan itibariyle tutsak kadın gazeteci sayısı: 7
Tutsak gazeteciler:
Derya Ren – JINNEWS Muhabiri
Esra Solin Dal – Mezopotamya Ajansı (MA)
Elif Ersoy – Yürüyüş Dergisi Yazı İşleri Sorumlusu
Hatice Duman – Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü
PİRHA-Gazeteci-Yazar Evrim Altaş’ın ölümünün 14’üncü yılına ilişkin açıklama yapan MKG, “Onun özgürlük ve adalet yolunda gösterdiği ışığın bize rehber olacağını bir kez daha yineliyoruz” dedi.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren Gazeteci-Yazar Evrim Alataş’ın ölümünün 14’üncü yıldönümünde açıklama yaptı.
EVRİM ALATAŞ’IN DÜŞÜNCELERİ BİZE YOL GÖSTERMEYE DEVAM EDİYOR
Özgür Basın’ın sesi olan Evrim Alataş’ın mirasının unutulmayacağının belirtildiği açıklamada, “Özgür düşüncenin ve kalemin cesur sesi Evrim Alataş’ı, aramızdan ayrılışının 14’üncü yılında saygı ve özlemle anıyoruz” denildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Meletî’nin (Malatya) Argan (Akçadağ) ilçesine bağlı Gölpınar köyünde doğan Alataş, gazetecilik ve yazarlık hayatı boyunca özgürlüğün, adaletin ve insan haklarının savunucusu olmuştur. 1994 yılında gazeteciliğe adım atan Alataş, Yeni Politika, Demokrasi, Özgür Bakış ve Ülkede Özgür Gündem, Evrensel, BirGün ve Özgür Politika gibi gazetelerde muhabirlik ve editörlük yaparak mesleğinde derin izler bıraktı. ‘Mayoz Bölünme Hikâyeleri’ ve ‘Her Dağın Gölgesi Deniz’e Düşer’ adlı eserleriyle edebiyat dünyasında da önemli bir yere sahiptir. Kurdistan’da yaşanan savaşın trajikomik öykülerini derleyen Evrim, bölgenin acılarını ve umutlarını dile getirirken, ‘Min Dît’ filmiyle de sinema dünyasına katkıda bulundu.
Kanserle mücadelesinde bile kalemini ve mücadelesini bırakmayan Alataş, 12 Nisan 2010’da Amed’de hayata gözlerini yumdu. Ancak düşünceleri, yazdıkları ve mücadelesi, bugün de bizlere ilham vermeye, yol göstermeye devam ediyor. MKG olarak, Evrim Alataş’ın mücadelesini ve mirasını unutmayacağımızı, onun özgürlük ve adalet yolunda gösterdiği ışığın bize rehber olacağını bir kez daha yineliyoruz.”
PİRHA- Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ortak yazılı bir açıklama yaparak, Van’da ve İstanbul’da haber takibi sırasında gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.
31 Mart Yerel Seçimlerinde Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığını kazanan Abdullah Zeydan’a mazbatasının verilmemesi halk tarafından protesto edilirken, haber takibi yapan gazeteciler de polisin hedefinde oldu. Van’da ve İstanbul’da gazeteciler de gözaltına alındı.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ortak yazılı bir açıklama yaparak, Van’da ve İstanbul’da haber takibi sırasında gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.
Polis şiddetinin kınandığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“AKP-MHP baskıcı rejimi, yaşanan her toplumsal olayda şiddetini gazetecilere yöneltmeyi bir adet haline getirmiş durumda. Yaşanan gerçekleri tüm çabasına rağmen örtbas edemeyen iktidar, bunları kamuoyuna yansıtma konusunda kararlılık gösteren özgür basın çalışanlarına saldırmaktan geri durmuyor. Neredeyse her toplumsal olayda bunu tekrar ediyor. Sahada çalışan arkadaşlarımızı direk hedef haline getirip polisine vurduruyor.
Son olarak Van’daki irade gaspı girişimi sonrası yaşanan protestoları takip eden gazeteciler de benzer bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. Çok sayıda gazeteci arkadaşımız hedef gözetilerek polisin saldırısına maruz kaldı. Gaz bombaları ve plastik mermilerin hedefi oldular. Bazıları polis şiddetine maruz kaldı, zorla alıkonularak görüntüleri silindi. Yine Van’da ve İstanbul’da gazeteci arkadaşlarımız gözaltına alındı.
Van’da ve İstanbul’da Van’a destek amaçlı yapılan gösteri sırasında yaşanan gelişmeleri yerinde takip eden gazeteciler polisin hedefi oldu. Van’da NuJinha muhabiri Medine Mamedoğlu gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.
İstanbul Esenyurt’ta Mezopotamya Ajansı muhabiri Ferhat Sezgin, Pir Haber Ajansı (PİRHA) muhabiri Dilan Şimşek, Yeni Yaşam Gazetesi muhabiri Sema Korkmaz, Artı Gerçek muhabiri Müzeyyen Yüce ile Kadıköy’de Van’a destek gösterisinde bulunan kadınların eylemini takip eden SiyasiHaber.Org muhabiri Zilan Azad ve Yeşim Dokur, polis tarafından yaka paça gözaltına alındılar. Azad ve Dokur daha sonra serbest bırakılırken, 4 gazeteci halen gözaltında ve bugün adliyeye çıkarılmaları bekleniyor.
“GAZETECİ FERHAT SEZGİN’İN POLİS BURNUNU KIRDI”
Gazetecilerin gözaltına alınma görüntüleri kamuoyunun gündemine yansıdı. Çok sayıda polis tarafından işkence edilerek yaka paça gözaltına alınan gazetecilerden Mezopotamya Ajansı muhabiri Ferhat Sezgin’in polis şiddeti sonucu burnu kırıldı. Yine diğer gazeteci arkadaşlarımızın da gözaltına alınma sırasında ciddi şekilde şiddete maruz kaldıklarını gördük.
Açıkçası bu durum bizleri ciddi anlamda endişelendirmekte ve öfkelendirmektedir. Direk arkadaşlarımızın can güvenlikleri tehlikeye atılmaktadır. Oysaki oradaki kolluk gücü öncelikli olarak gazetecinin can güvenliğini sağlaması gerekiyor. Ancak pervasız bir şekilde saldırıyor. Açık ki bu gücü iktidardan alıyor. Cezasızlık politikası, polisi tam anlamıyla işkence yapan unsurlar haline getirmiş durumda. Sokak ortasında öldüresiye insan dövüyorlar ve kimse de buna dur demiyor. Lakin bizler bunu kabul etmiyoruz. Bu yönelimler basın özgürlüğüne vurulan en büyük darbedir. İktidar ve emrindeki kolluk kuvvetleri bu saldırılarından bir önce vazgeçmelidir ve gazetecilerin can güvenliğini sağlamalıdır. Ayrıca herkes; halkın gözü, kulağı, sesi olan basın emekçilerine sahip çıkmalı. Onları bu işkencecilerin eline bırakmamalılar. Saldırıya uğrayan, gözaltına alınan, yaralanan tüm arkadaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ve derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.
PİRHA-MKG’nin “2024 Ocak Ayı Kadın Gazetecilere Dönük Hak İhlalleri Raporu”na göre; 9 kadın gazeteci cezaevinde ve 18 gazetecinin yargılamasına devam edildi.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), “2024 Ocak Ayı Kadın Gazetecilere Dönük Hak İhlalleri Raporu”nu yayınladı.
Raporda; Türkiye’nin, 2024 yılına kadın gazetecilere yönelik pek çok şiddet olayına ev sahipliği yaparak girdiği belirtildi. 2024 yılının ilk ayında kadın gazetecilerin haklarının gasp edildiği ve mesleklerini yapmalarının engellendiğinin belirtildiği raporda, “Kadın gazetecilerin yargılandığı davalar bu ay da devam etti. Birçok kadın gazeteci gibi Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu da yargılanıyor ve 18 Ocak’ta görülen ikinci duruşmasında da tahliye edilmedi. Gazetecilik faaliyetlerinin suç sayıldığı bu ülkede haksızlığa boyun eğmeyen kadın gazetecilerin mücadelesi de devam ediyor” denildi.
Türkiye’de 9 kadın gazetecinin mesleklerini icra etmek istedikleri için tutuklandıklarının hatırlatıldığı raporda, “Dışarıda haber takibi yapan kadın gazeteciler ise her türlü tehdide maruz kalıyor. Bu tehditlere bir örnek verecek olursak, gazeteci Medine Mamedoğlu’na yaptığı haberler nedeniyle dijital medya hesabı üzerinden tehdit ve hakaret içeren mesajlar gönderildi. Hiç kimse gazetecilerin haber yapma, gerçeği açığa çıkarma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkını tehdit, baskı ve tutuklamalar ile gasp edemez. Gazetecilere ve gazeteciliğe yönelik bu saldırıların son bulması için dayanışmanın ve birliktelik ruhunun öne çıkması elzemdir. Çünkü gazetecilik suç değildir” ifadeleri yer aldı.
GAZETECİLER, MAHKEMELERDE GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK ZORUNDA BIRAKILDI
Raporun devamında şu ifadelere yer verildi: “Gazetecilerin yargı kıskacına alındığı Ocak ayında ‘ifade özgürlüğüne’ dair açılan 18 davanın duruşması görüldü. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde gazeteciler haklarında açılan davalar nedeniyle mahkemelerde gazeteciliği savunmak zorunda bırakıldı. 1 gazeteciye 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi, 1 gazeteci gözaltına alındı, 1 gazeteciye dava açıldı. 1 gazeteci tehdit edildi. İşten çıkarılmaya karşı greve giden ve eylemleri devam eden 6 kadın gazeteci, ifade için emniyete çağrıldı. 24 haber ve 219 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildi. Yine ülkede yayımlanan Kürtçe gazete Xwebûn’un internet sitesine erişim engeli getirildi.”
HAK İHLALLERİ ARTTI
Raporda yer alan hak ihlalleri şu şekilde:
*Gözaltına Alınan Gazeteciler: 1
*Tehdit Edilen Gazeteciler: 1
*Cezaevlerinde Gazetecilere Yönelik İhlaller: 1
*Hakkında Dava Açılan Gazeteciler: 1
*Cezalandırılan Gazeteciler: 1- Hapis Cezası: 1 yıl 8 ay
*Yargılaması Devam Eden Gazeteciler Dosya Sayısı: 18
*Tutuklu Kadın Gazeteci Sayısı: 9
*Erişim Engeli Getirilen İnternet Sitesi: 1
*Erişim Engeli Getirilen Haberler: 24
*Erişim Engeli Getirilen Sosyal Medya İçeriği: 219
TUTUKLU KADIN GAZETECİLER
Derya Ren – JINNEWS Muhabiri
Dicle Müftüoğlu – Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı
Dilan Oynaş – Azadiya Welat gazetesi çalışanı
Elif Ersoy – Yürüyüş Dergisi Yazı İşleri Sorumlusu
Hatice Duman – Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü
Özden Kınık – TRT çalışanı
Özlem Seyhan – Gazeteci
Tülay Canpolat – Sabah Gazetesi Ankara Muhabiri
Bircan Yıldırım – BircanTVHaber’in yayın yönetmeni
Ocak ayında hapishaneden tahliye olan gazeteciler: Nazlı Ilıcak, Sibel Mustafaoğlu.
PİRHA-Kadın gazetecilere yönelik 2023 yılı hak ihlalleri raporunu açıklayan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği(MKG), en az 168 kadın gazetecinin yargılandığını, tutuklu olan kadın gazeteci sayısının da 10 olduğunu kaydetti.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği(MKG), İnsan Hakları Derneği(İHD) İstanbul Şubesi’nde kadın gazetecilere dönük 2023 yılı hak ihlali raporunu açıkladı. Raporun Türkçe metnini Gazeteci Saliha Aras, Kürtçe metnini ise Gazeteci Eyşan Arıcı okudu.
“2023 MÜCADELE VE DİRENİŞ YILI OLDU”
Basın açıklamasında konuşan MKG üyesi Diren Yurtsever, “2023 yılını geride bıraktık kadın gazeteciler açısından yargılanma tutuklanma, baskı mobbing, sansür ve en ağır da yargı sopasının kadın gazeteciler üstünde bir araç olarak kullanıldığını görüyoruz. Türkiye’deki mevcut atmosfere baktığımızda 2024 yılı da kadın gazeteciler açısından böyle geçecek. Kadın gazeteciler açısından geride bıraktığımız bu bir yılda baskılar artarken aynı zamanda mücadele dolu bir yıl oldu. Kadın gazeteciler, tutsak edilen arkadaşları için alanlardaydı ve her yerde basın özgürlüğünün kısıtlanmasına karşı sesini yükseltti, biat etmedi. Biz kadın gazeteciler olarak tüm baskılara rağmen onurlu bir gazeteciliği sürdürmenin sözünü bu basın toplantısıyla veriyoruz” dedi.
“İKTİDAR GAZETECİLERİ YIL BOYUNCA HEDEF ALDI”
Gazeteci Saliha Aras, Anayasa ile güvence altına alınan haber yapmak, yaymak, paylaşmak, bilgi edinmek, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının, son bir yılda da ağır bilançolarla ihlal edildiğini belirtti.
Aras, “Özellikle Mayıs 2023 seçimleri sonrasında tekçi, cinsiyetçi, dinci, ideolojik milliyetçiliği iktidar nezdinde yeniden konsolide eden siyasal iktidar, bekasını sürdürmek adına toplumcu bir haber anlayışı ile hakikati açığa çıkarma sorumluluğunu yerine getiren gazetecileri yıl boyunca hedef aldı. Kadın gazeteciler tutuklandı, yargılandı, şiddete maruz kaldı, işinden edildi ve çeşitli engellemeler ile karşı karşıya kaldı” dedi.
İKTİDARIN BİR ‘SOPA’ OLARAK KULLANDIĞI YARGI BASKISI
Aras, “Türkiye ve Kürdistan’da kadın gazetecilerin en fazla maruz kaldığı ihlallerin başında, iktidarın bir “sopa” olarak kullandığı yargı baskısı oldu” diyerek yıl boyunca onlarca kadın gazetecinin yargılandığına, haklarında dava açıldığına, gözaltına alındığına, tutuklandığına ve ceza aldığına dikkat çekti.
Aras, şöyle devam etti:
“Kadın gazeteciler, ya devletin “kırmızı çizgisi” olan Kürt sorununa dokunduğu için ya da ucu bürokrasiye değinen taciz, tecavüz ve yolsuzlukları açığa çıkaran haberleri nedeniyle en fazla yargı baskısına maruz kaldı. Bu kapsamda Mayıs seçimlerinden hemen önce, iktidar şaibeli seçime giderken 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde yaptığı operasyonla aralarında Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu’nunda olduğu iki gazeteciyi gözaltına alarak tutukladı. Yine seçimlerden hemen önce yaptığı operasyonlarda 5 gazeteciyi gözaltına alarak tutukladı.”
“KADIN GAZETECİLER POLİSİN ŞİDDETİNE, TACİZİNE MARUZ KALDI”
Aras, yine kadın gazetecilerin, erkek-devlet şiddetinin sokaktaki tezahürü olan polis şiddeti ve baskısına da sahada haber takibi sırasında maruz kaldıklarını ifade ederek “Kadın gazeteciler başta kadınların sesi olmak üzere hakikati açığa çıkarma mücadelesini verirken, kolluğun şiddetine, tacizine maruz kaldı. Bunlardan en güncel örneklerden biri, 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’nde Şırnak’ta JINNEWS muhabiri Rozerin Gültekin’in haber takibi sırasında polis işkencesine maruz kalarak gözaltına alınması oldu. Polisler tarafından darp edilen Rozerin’in parmağında çatlak, vücudunun çeşitli yerlerinde ise darp izleri bulundu” dedi.
Aras, şunları da ekledi:
“Yine JINNEWS muhabiri Elfazi Toral, İstanbul’da basın açıklamasını takip ettiği sırada, polisin işkencesine maruz kalarak gözaltına alındı. Sağlık sorunları olmasına rağmen elleri kelepçeli bir şekilde kalbine yumrukla vurulan, tekmelenen Elfazi, vücudunun çeşitli yerlerine ağır darbeler aldı. Saatlerce kelepçeli bir şekilde gözaltında tutulan Elfazi, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldı ve haber yapması engellendi.”
“10’UN ÜZERİNDE KADIN GAZETECİ İŞİNDEN EDİLDİ”
Savaş politikaları nedeniyle halkları yoksulluğa maruz bırakan siyasal iktidarın derinleştirdiği ekonomik krizden kadın gazetecilerin de nasibini aldığını söyleyen Aras, “Yıl boyunca ekonomik krizi gerekçe gösteren çeşitli mecraların işten ilk çıkardığı kesim, kadın gazeteciler oldu. Kadın gazeteciler ya “makul” kadın olmadıkları ya da geleneksel erkek egemen zihniyet bakış açısı ile gözden en rahat çıkarılan kesim oldu. 2023 yılında da 10’un üzerinde kadın gazeteci işinden edildi. Kadın gazeteciler ayrıca çalıştıkları yerlerde maruz kaldığı mobbing nedeniyle istifaya zorlanırken, yine yaptıkları programlar nedeniyle sanal medya üzerinden hedef gösterilen kadınlar da oldu.”
“HAKİKAT MÜCADELESİNİN KAZANACAĞINA OLAN İNANCIMIZI YİNELİYORUZ”
21 yıllık iktidarı boyunca baskı iklimini sürekli diri tutan mevcut siyasal iktidarın özellikle son 10 yılda, ülkeyi istibdat rejimi ile yönettiğini ifade eden Aras, “Kendi “bekasını” tahkim etmek adına, başta gazeteciler olmak üzere tüm toplumu, muhalefeti sindirmeye çalışıyor. Gazetecilerin hakikati çıkarmak adına haber yapmasını engellerken, aynı zamanda toplumu habersiz bırakmayı hedefliyor. Bizler biliyoruz ki; gazeteciler susturulduğunda, tüm toplum susturulur. Ve bizler biliyoruz ki gazeteciler soluksuz bırakıldığında, tüm toplum nefessiz kalacaktır” denilerek kadın gazetecilerin, 2023 yılında da baskılar karşısında geri adım atmadıklarına dikkat çekti.
Aras, “Baskılarla dolu bir yılı geride bırakırken, Gurbetelli Ersöz başta olmak üzere yitirdiğimiz kadın gazetecilerin direnci ve iradesi ile onurlu bir gazeteciliğin yolu olan hakikat mücadelesinin kazanacağına olan inancımızı yineliyoruz” diye konuştu.
EKİM-KASIM-ARALIK’TA 72 GAZETECİ YARGILANDI
Rapora göre, 2023 yılının son üç ayı olan Ekim, Kasım ve Aralık ayında, 72 kadın gazeteci yargılandı, 11 kadın gazeteci gözaltına alındı, 5 kadın gazeteci haber takibi sırasında polis şiddetine maruz kaldı, 5 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, 4 gazeteci hakkında dava açıldı, 5 kadın gazeteci ifade verdi, 3 kadın gazeteci tutuklandı, biri para cezası, 2’si hapis cezası olmak üzere 3 gazeteci ceza aldı, bir kadın gazetecinin haber takibi sırasında polislerce kamerası kırıldı, 1 kadın gazeteci mesleğini icra ettiği için sanal medyadan tehdit edildi, 1 kadın gazeteci hakkında mesleğini icra ettiği için suç duyurusunda bulunuldu, 1 kadın gazeteci işten çıkarıldı, haber takibi yapan gazeteciler 4 kez polislerce engellendi, bir tv kanalına para cezası ve 5 kez kapatma cezası verildi.
2023 yılı kadın gazetecilere yönelik hak ihlalleri verileri şöyle:
*Yargılanan gazeteci sayısı: 168
*Mesleki faaliyetlerinden dolayı hakkında soruşturma başlatılan gazeteci sayısı: 32
*Hakkında dava açılan gazeteci sayısı: 13
*Gözaltına alınan gazeteci sayısı: 37
*Tutuklu kadın gazeteci sayısı: 10
*Gözaltında polis şiddeti ve kötü muameleye maruz kalan gazeteci sayısı: 33
*Yıl içerisinde tutuklanan gazeteci sayısı: 5
*Yıl içerisinde yargılamalar sonucu ceza alan gazeteci sayısı: 8
*İfadeye çağırılan gazeteci sayısı: 11
*Mesleki faaliyetlerinden dolayı sanal medyada hedef gösterilen gazeteci sayısı: 2
*Mesleğini icra ederken tehdit edilen gazeteci sayısı: 2
*Mesleğini icra ettiği için hakkında suç duyurusu bulunan gazeteci sayısı: 1
*Sahada haber takibi polis tarafından engellenen gazeteci sayısı: 10
*İşten çıkarılan gazeteci sayısı: 9
*Mobbing nedeniyle istifa eden gazeteci sayısı: 1