PİRHA- İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında Mikail Aslan’ın anadilde klamlar beyitler söylediği konser etkinliği düzenledi. Etkinlikte, tüm dillerin eğitim dili olması ve yasal güvenceye alınması çağrısı yapıldı.
İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği,bu yılki 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü Sanatçı Mikail Aslan’ın sahne aldığı bir konserle kutladı.
Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılan konserde, sanatçı Mikail Aslan sahne aldı.
“DİL KAYBOLURSA HAFIZA KAYBOLUR”
Etkinlik öncesinde konuşan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Medine Dünya, anadilin bir hafıza olduğuna vurgu yaparak, “Anadiline yasal statü ve yasal güvence tanınmayan her dakika bir dil daha ölüyor. Bugün Dünya Anadili Günü.Bir dili konuşmak sadece kelimeleri yan yana getirmek değildir. Hafızayı, dili, kültürü ve bir halkın onurunu yaşatmaktır. Kırdaşki ve Kırmancki bu toprakların sesidir. Bu ses sustuğunda bir dil, bir tarih eksilir. Bugün çağrımız nettir. Ana diller yasal güvence altına alınsın, konuşulsun. öğretilsin. Çünkü dilini kaybeden bir halk hafızasını kaybeder” dedi.
“TOPRAKLARIMIZDAN UZAK DÜŞTÜK AMA DİLİMİZDEN UZAK DÜŞMEDİK”
Konuşmasını Kırmancki yapan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç ise, anadilin günlük yaşamda kullanılması çağrısını yineleyerek, “Bu ay bizler için Hızır ayıdır, Hızır sizlerin muradına yapsın, sizleri korusun. Bugün Dünya Anadil Günü’nde bir araya geldik, temennimiz odur ki dille birlikte var olsunlar. Bu dil bize atalarımızdan, annemizden, babamızda bize miraz kaldı. Bizler de çocuklarımıza miraz bırakalım, burada biz çok büyük sorumluluk düşüyor. Bugün topraklarımızdan uzak düştük ama dilimizden uzak düşmeyeceğiz. Nerde olursak olalım dilimizi konuşacağız. Bizim dilimiz Hızır’ın dilidir. Herkes anadilini konuşsun insan diliyle vardır” şeklinde konuştu.
MİKAİL ASLAN SAHNE ALDI
Konuşmalar ardından sahneye çıkan Mikail Aslan’ın Kırmancki, Kurmanci ve Türkçe seslendirdiği klam ve beyitler çokça alkış aldı.
PİRHA-Sanatçı Mikail Aslan, X hesabından yaptığı paylaşımda, Munzur Gözeleri’nde yapılan mescite tepki gösterdi. Aslan, “İçerden birtakım devşirmelerle devletçi dinciler kol kola girmiş “ma ne olmiş, o da Allah’ın evidir” diyerek olan biteni masumlaştırıp işlerine geleni bize de kabul ettirmeye çalışıyorlar. Yıllardır orayı bir tür millet bahçesine çevirmek için çevirmedikleri dolaplar kalmadı, devşirmeler sayesinde başardılar, sonunda” dedi.
Munzur Gözeleri’nin giriş bölümüne mescit açılması, Alevi toplumunda tepkilere neden oldu. Sanatçı Mikail Aslan, X hesabından yaptığı paylaşımda, Munzur Gözeleri’nde yapılan mescite tepki gösterdi.
“EY İŞBİRLİKÇİLER, YÜZÜNÜZ KALBİNİZ KADAR KARADIR”
Mikail Aslan yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:
“Xizir’ın Hanesi’nde; Asimilasyon sürecinin neredeyse tamamlandığı günler bunlar, bu yüzden güçlü itirazlar olmuyor…
Ellerinde bir takım “secere”lerle dolaşarak, “öz be öz Türküm, Müslümanım” nakaratını söyleyenlerin daha da çoğaldığı bir zaman bu…”Tunceli Box” maçında görüldüğü gibi Alman’ın, Arnavut’un kendi şarkısıyla ama bizimkilerin elin şarkısıyla ringe çıktıkları bir zaman bu…
Eski kayyımlara “Xizir” diyen, yenisine “yeni gelen vali çok iyi bir validir” diyenlerin çoğaldığı bir zaman…. Yenisi “iyilik” maskesi takarak tam da böyle bir zamanda en kutsallarımızdan olan Munzur Baba’nın evine mescidi dikti. Bu portatif mescidi bir çeşit fetih bayrağı gibi kutsal kaynağımıza diktiler işte. Yıllardır orayı bir tür millet bahçesine çevirmek için çevirmedikleri dolaplar kalmadı, devşirmeler sayesinde başardılar, sonunda.
Demek “inanç özgürlüğü?” Peki bu inkar zihniyetinin hakim olduğu toprakların hangi noktasında bir caminin, kompleksin, yerleşkenin kıyısında köşesinde bir cemevi var? İçerden birtakım devşirmelerle devletçi dinciler kol kola girmiş “ma ne olmiş, o da Allah’ın evidir” diyerek olan biteni masumlaştırıp işlerine geleni bize de kabul ettirmeye çalışıyorlar.
Unutmamamız gereken bir tarihimiz var. Bu uygulamaları seksenli yıllardaki faşist/darbeci generallerin valisi Kenan Güven’den biliyoruz. Bu vali de mezar taşlarımızı Mamêkîyê’de toplayıp teşhir ettirmişti. Mezar taşlarımızı kamyonlara doldurmuş, bir yerlere götürüp kırdırmış, imha ettirmişti. Alevi köylerine camiler yaptırmıştı. Bugün cenaze namazı kıldıran o “dedeler” işte o validen kalma! O idi kıblesi güneş olan mezardaki ölümüzün yönünü değiştiren.
Bizim bir tarihimiz var. İşbirlikçilerin de bir tarihi var. Biz kendi tarihimizi unutunca onlarınki başlıyor. İşte yeni kayyım valiyle tarihlerine devam ediyorlar. Ey işbirlikçiler, yüzünüz kalbiniz kadar karadır! Munzur’un serçeşmesinden kaynayıp çağlayan biziz!”
PİRHA- Sanatçı Mikaîl Aslan, müzik hayatının 30’uncu yılını ‘Dîdar’ müzikali ile kutlamaya hazırlanıyor.
Sanat yolculuğunda otuz yılı geride bırakan Mikail Aslan, sanatsal birikimini “Dîdar” adlı müzikalle paylaşmaya hazırlanıyor.
Dünyanın pek çok yerinde sahnelenecek müzikalin prömiyeri 27 Nisan 2025 Pazar gecesi, İstanbul’daki Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapılacak.
Prömiyer gecesinde Aslan’a, usta müzisyenler Beser Şahin, Mem Ararat, Erkan Oğur, Cem Erdost İleri ve Cemîl Qoçgîrî eşlik edecekler.
Otuz yıllık müzik serüveninde “Agêrayîs”, “Miraz, Zernkut”, “Petag” ve “Xoza” gibi albümlere imza atan Mikaîl Aslan, geçtiğimiz yıl Cemîl Qoçgîrî ile ortak müzik yolculuklarının 20. yılına ithafen “RûbiRû” albümünü dinleyicileriyle buluşturmuştu.
PİRHA- Sanatçı Mikail Aslan, Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasına tepki gösterdi.
DEM Partili Dersim Belediyesi ile CHP’li Ovacık Belediyesi’ne 22 Kasım akşamı kayyım atandı. Halkın, belediye binasına girmesine engel olan kolluk güçleri, belediye binasını beton bariyerlerle kapattı.
Sanatçı Mikail Aslan, Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasına sanal medya hesabından tepki gösterdi. Aslan, “Yüzüncü kere kayyum atsanız da halkımız başkanlarını kendisi seçecektir. Kayyım kabul edilmez” diye kaydetti.
PİRHA- 61. Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri Cumhuriyet Kent Meydanı’nda verilen konserlerle sonlandı. Konserde Mikail Aslan ile sahne alan Cem Erdost İleri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta düzenlediği etkinlikte sahne almasına dair açıklama yaptı. İleri, açıklamasında herkesten özür dilerken Mikail Aslan da “Terazisi bozulmuş zamanlarda biz sanatçılara da çok büyük görev düşüyor. Hangi etkinliğe gidiyoruz bin kere düşünmemiz gerekiyor” diye konuştu.
61. Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nin son gününde Cumhuriyet Kent Meydanı’nda konser verildi. Birçok sanatçının deyiş ve nefesler seslendirdiği konserde Ayfer Vardar, Hacı Bektaş Abdallar ve Müzisyenler Kültür Dayanışma Derneği, Hüseyin Korkankorkmaz, Ender Balkır, Mikail Aslan, Muharrem Temiz sahne aldı.
İLERİ: HERKESTEN ÖZÜR DİLERİM
Mikail Aslan ile sahne alan Cem Erdost İleri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta düzenlediği bir etkinlikte sahne almasına dair açıklama yaptı. Alevi kurum başkanlarıyla görüştüklerini belirten İleri, şu ifadeleri kullandı:
“Yakın zamanda katıldığım bir etkinlikle alakalı açıklama yapmak durumunda kaldım. Bugün de Alevi derneklerinin temsilcileriyle, başkanlarıyla helalleşmiş de olduk. Sağolsunlar kendileri de bizleri dinlediler. Müziği odağına almış bir genç olarak ilk kez gündeme yaptığım projeler ve müzikler dışında düşmüş oldum. Bu benim için de oldukça üzüntü verici. Bu konuyla alakalı üzmüş olduğum herkesten özür dilerim. Bu konuyla ilgili üzerimize düşen dersleri çıkartıyoruz ustalarımızın da yardımıyla. Bundan sonra da böyle gelecek etkinlikleri ustalarımıza danışarak değerlendireceğiz.”
ASLAN: BİN KERE DÜŞÜNMEMİZ GEREKİYOR
İleri’nin açıklamasından sonra söz alan Mikail Aslan, da “Terazisi bozulmuş zamanlarda biz sanatçılara da çok büyük görev düşüyor. Hangi etkinliğe gidiyoruz bin kere düşünmemiz gerekiyor. Gittiğimiz yolun bir terazisi var. Biz sanatçılarında bu yolda giderken iyi düşünmemiz gerekiyor” diye konuştu.
PİRHA- Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarını eleştirerek, “Bugün Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı açıldı. Alevi inancını, yok etmek istiyorlar” dedi. Uçar, ayrıca özel savaş politikalarının en yoğun yürütüldüğü yerlerden birinin Dersim olduğunu belirterek, savaş politikalarına karşı örgütlenerek gençlerin korunması gerektiğine işaret etti.
Dersim Belediyesi ve Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) tarafından düzenlenen 22. Munzur Doğa ve Kültür Festivali Mameki Parkı’nda düzenlenen konser etkinliğiyle devam etti. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan, Cevdet Konak, kent vekili Ayten Kordu, DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütünün yanı sıra binlerce kişi katıldı.
Konser öncesi kısa bir konuşma gerçekleştiren DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, 2000’l yıllarında Dersimlilerin birinci festivali gerçekleştirerek, yasakları deldiğini dile getirdi. O dönemlere inkar, asimilasyonunun olduğunu ve şimdide devam ettiğini dile getiren Bilir, “Munzur festivali devrimci bir festivaldir. Baskılara karşı gerçekleştirilen bir festivaldir. Festival doğanın talan edilmemesi için bir halk dayanışmasıydı. Festivallerin yapılmasını istemeyenlere çağrı yapıyoruz: Barajları yapmasınlar festivali yapmayacağız. Dilimizi, kültürümüzün üzerinde asimilasyon politikası yürütmesinler, halk istediği gibi dilini kullansın festival yapmayalar. İmha ve inkar politikası devam ettiği sürece, doğa talan edildikçe, sizden aldığımız güçle on binlerce festival yapacağız” şeklinde konuştu.
EŞ BAŞKANLAR: BELEDİYE GASPINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Bilir’in ardından sanatçılar Baran Saltık ve Mikail Aslan sahne aldı. Yurttaşlara keyifli anlar yaşatan sanatçıların performansı ardından, Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Dêrsim halkının verdiği tarihi büyük sorumlulukla kentin her bucağında çalışma yürüttüklerini belirten Orhan, Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyıma işaret ederek, “Colemêrg Belediyesi gasp edildi ve yerine sömürge valisi atandı” dedi. Halkla birlikte “Colemêrg bizimdir, bizim kalacak” sloganı atan Orhan, “Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz. Biz buradayız, kendimizi de kentimizi de hep birlikte yöneteceğiz” dedi.
Ardından söz alan bir diğer eş başkan Cevdet Konak da, Munzur Festivali’nin 1999’da başladığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Dersim coğrafyasının yakıldığı, canlarımızın katledildiği o 90’lı yılların karanlık sonunda Dersimliler, bu coğrafyaya, kutsallarımıza, tarihsel değerlerimize, dilimize, kültürümüze, Aleviliğimize, Kürtlüğümüze saldıranlara karşı, ‘Bizim Dersim’de olmamız lazım’ dedi. Yüzünüzde onurlu barışı, demokrasiyi, Kürtlerin, Alevilerin demokratik taleplerinin sıcaklığını görüyoruz. Bizi 1923’te Lozan’da yok saydılar. 1924 Anayasa’sında yok saydılar. Cumhuriyetin yüz yılına baktığımızda bu halk büyük zulümler yaşamız ve halen inadına cumhuriyetin 2’nci yüzyılında şunu ifade ediyoruz; demokratik bir anayasa, cumhuriyet, Türkiye özlemiyle mücadelemizi devam ettireceğiz. Kürt halkının demokratik halkları tanımladır. Festivalin kendisi bu şiarın kendisidir. Bizi seçip vekalet verirken, ‘Dersim coğrafyası kutsaldır, yüz yıl zulüm yaşandı. 24 saat çalışacaksınız, halka açık olacaksınız, şeffaf olacaksınız, sokakta olacaksınız’ dediniz. Size sözümüzdür, yerel demokrasi mücadelesinde bedeli ne olursa olsun, canımız size feda olsun.”
KORDU: MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da söz alarak, “İnancımıza, kimliğimize, dilimize ilişkin her saldırıya karşı göğüs gerdik. Bu topraklar büyük bedeller verdi. Biat etmedik, buradayız, bundan sonrada biat etmeyeceğiz. Bunun için yaşamını yitiren her yoldaşımızı her canlımızı, saygıyla, minnetle anıyorum. Doğa katliamına, kadın katliamlarına, ayrımcılığa, ırkçılığa, dinciliğe, cinsiyetçiliğe karşı mücadelemiz devam edecek. Kimse inancımızı, hakikatimizi tanımlayamaz. Bizim gerçeğimiz bu topraklardadır. Hakikat yolunda mücadelemizi sizlerle birlikte sürdüreceğiz. Bunun için daha fazla birlik olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
KILIÇGÜN UÇAR: 2. YÜZYILIN SAVAŞ YÜZYILI OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Sonrasında söz alan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, ülkenin savaşa sürüklendiğini söyledi. Savaş, tecrit ve kayyım politikalarıyla yeni bir rejim inşa etmek istendiğine dikkat çeken Uçar, “Bu rejimde kadınlara, gençlere, AKP’ye biat etmeyenlere yer yok. Savaş karşıtlığı öncelikli görevlerimizden biri. Kürtler karşısında Güney’de savaş yürütüyor. İşgal edilen bu topraklarda Misak-ı Milli kurulmak isteniyor. Kürt katliamı yüz yıldır bu ülkeye ne getirdi, ne kazandırdı? Alevi, Ermeni katliamı ne kazandırdı? Geçit vermeyelim. Ne kayyımın kendisine ne de özel savaş politikalarına geçit vermeyelim. 2’nci yüzyılın bir savaş yüzyılı olmasına izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.
DERSİM’E YÖNELİK ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI
Özel savaş politikalarına dikkat çeken Uçar, bu politikaların en çok yürütüldüğü yerlerden birinin Dersim olduğunu belirtti. Dersim’de uyuşturucu yaşının 7’ye düştüğünü sözlerine ekleyen Uçar, “Gençlerimiz örgütlenmesin diye, kendi hakkını savunmasın diye uyuşturucu bağımlısı haline getiriliyor. Bu kadar uyuşturucunun Dersim’e nasıl girdiğini sormak zorundayız. Gençlerimizi bu savaş politikalarına karşı örgütlenerek korunmamız gerekiyor. Gençlerimiz ajanlaştırılmak isteniyor” dedi. Halay çektiği için, zafer işareti yaptığı için, gözaltına alınan, şiddete maruz kalan gençleri hatırlatan Uçar, “Gözaltına alınan arkadaşlarımızı için ‘Bijî berxwedana zindanı’ sloganı atalım, zafer işaretimizi yapalım. Ne mücadelemizden vazgeçeceğiz, ne de yandaşları zengin eden, Kürt halkının ölümüyle iktidarın sağlamlaştıran iktidara geçit vermeyeceğiz. AKP-MHP faşizmine karşı bütün değerlerimiz için barış mücadelesi vermeye devam edeceğiz” vurgusunda bulundu.
Uçar, AKP-MHP ortaklığıyla kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı da eleştirerek şöyle devam etti:
“Çorum’da, Maraş’ta, Madımak’ta halkımızı katlettiler. Bizde biliyoruz ki Madımak Katliamı sonuçlanmadı. Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı açıldı. Alevilerin inancını, mezarlarımızı yok etmek istiyorlar. Direnişimiz, mücadelemiz devam ediyor. Nereye baksak Seyit Rıza, Alişer Zarife, Sakine ve Aysel Doğan’ı görüyoruz. 38’den sonra ne yaptılar. Katlettiler, sürgün ettiler. Durmadılar 90’larda köyleri boşalttılar, insanları sürgün ettiler. Doğamızı yok ettiler. Biz doğamıza, ağacımıza niyaz olmuşuz. Şu an da iktidara karşı mücadelemizi halkımızla birlikte sürdürüyoruz, sürdürmeye devam edeceğiz.”
21 Nisan Pazar günü 91 yaşında Hakk’a yürüyen Sanatçı Mikail Aslan’ın kayınbabası Mehmet Öztürk, Tunceli Cemevi’nde Hakk’a uğurlanıp, Sihenk Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.
Hakk’a uğurlama erkânına Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan ile siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileriyle çok sayıda yurttaş katıldı.
PİRHA- Son 13 yılda yayınlanan Kürtçe sözlü şarkıların sözlerini ve gitar eşlik akorlarını içeren Kürtçe Gitar Repertuarı kitabı yayınlandı. Kitabın basın tanıtımını yapan ekip, bu tip kültürel çalışmalarla sömürü ve asimilasyona karşı mücadeleye güç vermeyi umduklarını ifade etti.
Son 13 yılda yayınlanan 112 tane Kürtçe şarkının sözlerini ve eşlik akorlarını içeren kitapta, popülerlik derecesine bakılmaksızın Kürt Müziği’ne şarkıları yoluyla katkı sağlamış çeşitli sanatçı ve grupların şarkıları yer alıyor. Kitabı hazırlayan ekip de müzisyenlerden oluşuyor. Müzik dokümanları hazırlayan bir kolektif olan Helezonik Kreşendo ekibi, kitabın gitar, piyano, ukulele gibi çalgılar çalan, çalmaya çalışan kişileri hedefleyerek hazırladıklarını ifade etti. Kitabın içinde akor gösterimleri, ritim vuruş diyagramları ve de ritimlerin nasıl çalınacağını gösteren videoların QR bağlantıları da bulunuyor.
Ceylan Yayınları’ndan basılan kitap, ceylankitap.com adresi başta olmak üzere pek çok kitap satış sitesi üzerinden sipariş edilebiliyor.
“SIRTINIZDAN GİTARINIZ, İÇİNİZDEN MÜCADELE RUHU EKSİK OLMASIN”
Helezonik Kreşendo ekibi, kitabın önsözünde şunları paylaştı:
Bundan yaklaşık 13 yıl önce bir grup müzisyen ve müzik eğitimcisi olarak Kürtçe Gitar Repertuarı hazırlamış ve yaklaşık 200 şarkılık bu çalışmayı 2 cilt halinde yayınlamıştık. Halen de pdf’ye web sitemizden ücretsiz ulaşabileceğiniz bu çalışmanın önsözü bu cümle ile bitiyordu: “Sırtınızdan gitarınız içinizden mücadele ruhu eksik olmasın”. Aradan geçen dönemde coğrafyamızdan sömürü, savaş, göç, talan, baskı eksik olmadığı gibi isyan ve direniş de eksik olmadı.
Eşit ve özgür bir dünyanın peşinde olanlar halen de çeşitli araçlarla sisteme karşı mücadele etmeye devam ediyor. Bu mücadelelerin içinde kültür mücadelesi önemli bir yer tutuyor. Yok edilmek istenen bir mücadelenin, sessizliğe mahkûm edilmek istenen bir halkın ve kelimesizliğe terk edilmek istenen bir dilin peşinden gidip şarkılar üretenler bu mücadelenin önemli bir parçası. Şarkılar tüm duygulara değebiliyor, belki kendi başına dünyayı değiştiremiyor ama dünyayı değiştirecek olanın bilincine ve duygularına etki ediyor. İşte bu sebeptendir ki, üretilen bu şarkıları daha fazla insana ulaştırmanın yollarını döşemek de bizim çabalarımızdan biri oldu.
” SON 13 YILDA ÜRETİLEN KÜRTÇE ŞARKILARDAN SEÇİLDİ”
Elinizdeki kitap, son 13 yılda üretilen Kürtçe sözlü şarkıların bazılarının sözlerini ve eşlik akorlarını içeriyor. Bu akorları gitar, ukulele, piyano, org gibi çalgılarda icra edebilirsiniz.
Kitabın içinde 112 şarkı var. Bu şarkıların büyük bölümü son 13 yılda üretilen Kürtçe sözlü şarkıların içerisinden seçildi. Şarkıları seçerken gitar ile çalmaya uygun olması, söz-müzik niteliği gibi kıstasları en temele aldık. Fakat bir yandan da kitaptan faydalanacak kişilerin daha çok gitar çalan ya da öğrenen kişiler olacağını düşündüğümüz için farklı ritim kalıplarının ve tonların da olmasına dikkat ettik. Öte yandan bu kitap aynı zamanda bir dinleme önerisi gibi görüleceği için elimizden geldiğince çok sayıda müzisyenin eserine yer verdik.
“KİTAP TİCARİ BİR KAYGI İLE HAZIRLANMADI”
Her şarkı için eşlik yapılacak ritim kalıbını diyagram olarak hazırladık ve her kalıp için bir çalma videosu çektik. Videoları şarkıların sayfalarına karekod olarak yerleştirdik. Mutlaka eksikler ve yanlışlar vardır. Bunların iletilmesi çalışmayı güçlendirir.
Kitap, ticari bir kaygı ile hazırlanmadı ve çok sayıda müzisyenin kitapta emeği var. Bir de buna şarkıyı üretenlerin, kaydedenlerin, düzenleyenlerin emeğini koyduğumuzda anlıyoruz ki bu kitap hiç kimsenin değil, hepimizindir. Kitap kısa bir süre sonra helezonikkresendo.com adresinden ücretsiz indirilebilecek şekilde yayınlanacaktır. Çünkü Gülmek bir halk gülebiliyorsa gülmektir”
PİRHA-Damal Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen Damal Eğitime Destek Şöleni, Avcılar Atatürk Stadyumu’nda gerçekleştirildi.
Damal Dernekler Federasyonu, bir araya gelmek, sevgi dolu bir topluluk oluşturmak ve eğitime katkıda bulunmak amacıyla Damal Şöleni gerçekleştirdi. Şölende Suavi, Mikail Aslan, Damal’lı sanatçılar ve Damal folklör ekibi sahne aldı.
“İNSANLIK SUÇUNDA ZAMAN AŞIMI OLMAZ”
Damal Dernekler Federasyonu Başkanı Güner Kökat, ise şu konuşmayı yaptı:
“Zengin semtlerinde zengin çocukları ayrıcalıklı eğitim alırken bizler çaresizlik dayatanları asla unutmayacağız. Yine yüzyıllardır yok saydığınız, ötekileştirdiğiniz Aleviler’i Sivas’ta yakanları, onları aklayanları asla unutmadık, unutmayacağız. İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz. İşçi sınıfının, açlık sınırının altında bir ücret ile kaderine terk eden bir hükümeti unutmadık, unutmayacağız. Sırf parasız eğitim istedikleri için yıllardır cezaevinde tutulan arkadaşlarımızı unutmadık, unutmayacağız. Doğamızı, ormanlarımızı, derelerimizi adeta ranta çevirenleri unutmadık, unutmayacağız. Akbelen’den, Kazdağları’na, Çanakkale’den Cudi’ye doğa katliamı yapanları unutmadık, unutmayacağız. Ve toplumun her aralığında sesimizi yükselten muhaliflere terörist muamelesi yapan anlayışı bir kez daha kınıyoruz.”
GELİRLERİN TAMAMI EĞİTİME DESTEK İÇİN KULLANILACAK
Şölenden elde edilecek gelirlerin tamamının ise eğitime katkıda bulunmak için kullanılacağı belirtildi.
PİRHA- Delil Xıdır ve Hıdır Akgül’ün sanat ve hayat yolculuğunu anlatan ‘Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi’ belgeselinin galası Dersim’de yapıldı. Etkinliğe konuk olan Delil Xıdır, “Kılamlarımız nasıl oluşmuş, şairlerimiz kimlerdi, bize neler söylediler, geriye neler bıraktılar, bunlar mühim” dedi.
Yönetmenliğini Hasan Sağlam’ın yaptığı, Dersim halk ozanları Delil Xıdır ve geçtiğimiz 1 Ağustos günü hakka yürüyen Hıdır Akgül’ün yaşamlarını, hikayelerini ve sanat hayatlarını anlatan belgesel film “Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi”nin galası Delil Xıdır’ın katılımıyla, Dersim Belediyesi Yeraltı Çarşıüstü’nde yapıldı. Cem Vazo’nun moderatörlüğü ve Cemal Taş’ın sunumuyla gerçekleştirilen galaya sanatçı Mikail Aslan ve Dersim eski Milletvekili Alican Önlü de katıldı.
“HENÜZ YAŞIYORKEN OZANLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ”
Belgesel film gösteriminin ardından konuşmalara geçildi ve konuşmaların tamamı Kırmancki olarak yapıldı. İlk olarak söz alan araştırmacı-yazar Cemal Taş, belgeselde her iki ozanımızın da anlatılması gereken her şeyi anlattığını belirterek, “Dersim iyi ki var. Bir tarafımız Kırmancki, bir tarafımız Kırdaski. Dillerimiz, itikadımız, ozanlarımız var. Ama önemli olan ozanlarımız henüz yaşıyorken onlara sahip çıkabilmektir. Demem o ki kendinizi unutmayın, kim olduğunuzu unutmayın, dilinizi unutmayın” dedi.
“EDEBİYATIMIZI VE KÜLTÜRÜMÜZÜ UNUTURSAK GERİYE BİRŞEY KALMAZ”
Ardından sahneye çağrılan ozan Delil Xıdır, çok uzun yıllardır memleketine gelemediğini ama kılamlarını hep anadiliyle söylediğini, onunla hemhal olduğunu belirterek, “Dilimiz, edebiyatımız, kültürümüz çok mühimdir. Bundan 150-200 yıl önce halkımız nasıl yaşamış, başına neler gelmiş, kılamlarımız nasıl oluşmuş, şairlerimiz kimlerdi, bize neler söylediler, geriye neler bıraktılar, bunlar mühim. Bu yüzden diyorum ki edebiyatımızı hiç unutmayalım. Edebiyatı ve kültürü unutursak geriye hiçbir şeyimiz kalmaz. Bu yüzden ozanlarımıza, sanatçılarımıza sahip çıkmalıyız. İlla bize sahip çıkın demiyorum ama söylediklerimize, kılamlara, verilen ürünlere sahip çıkın” dedi.
Konuşmasında Hıdır Akgül’ü de anan Delil Xıdır, “Keşke aramızda olsaydı. Bu akşam Hıdır Akgül’le birlikte karşınızda olmayı planlamıştık. Birlikte hem konuşup hem de kılamlarımızı söyleyecektik. Hardê Dewreş ona döşek ve yorgan olsun, yeri gülistan olsun ve sesi kulaklarımızdan hiç eksik olmasın” dedi.
RINDEKA DERSİMİ KLAMININ HİKAYESİ
Kılamların hepsinin mutlaka kendisine özgü bir hikayesinin, efsanesinin olduğunu ve bunların da önemli olduğunu ifade eden Xıdır, kendisine ait bir kılamın hikayesini şöyle anlattı.
“Örneğin ‘Rındeka Dersim’ kılamını Avusturya’da yaptım. Yaşadığım yerde Tuna nehrinin kenarında bir meşe ağacı vardı, bir baktım ki yeni bir gelin gibi süslenmiş, kuşanmış ve çok güzel görünüyordu. Dersim’de de meşe ağaçları çoktur ve biz onların müptelasıyızdır. Ben o ağaca aşık oldum ve onunla konuşmaya başladım. Yakınımdan geçen bir Avusturyalı, ‘sen deli misin, kaç aydır bu ağaçla konuşuyorsun’ dedi. ‘Evet’ dedim. Dedi ‘niye’. Dedim ‘bu ağaca aşık oldum’. Sonra kendi hikayemi anlattım adama, bu ağacın bizim toprağın ağacı olduğunu söyledim. ‘Yok’ dedi ‘bu Avusturya’nın ağacıdır. Biraz konuştuk. Kendisinin de ressam olduğunu söyledi, sonra arkadaş olduk.”
“BİR TOPLUM DİLİNİ, KÜLTÜRÜNÜ UNUTTUĞUNDA İLK ÖNCE ÇAYIRLARINI TERKEDER”
Daha sonra konuşan Mikail Aslan ise, 20-25 yıl önce Almanya’ya gittiğinde, Delil Xıdır, Mehmet Çapan gibi bir çok ozanın dışarda gurbette olmasının kendisine büyük bir şans verdiğini, bu sayede onları yakından tanıma fırsatı bulduğunu belirterek, “Diyorlar ki bir toplum dilini, kültürünü unuttuğunda, ilk önce çayırlarını bırakır, onlardan uzaklaşır. Ozanlarımız söyleyemediklerimizi, içimizde kalmışları dile getiriyorlar. Gerçekliğimizi dile getiriyorlar. Onlar olmasaydı belki bugün bu gerçekliğimiz de yok olup giderdi” dedi.
Konuşmaların ardından Delil Xıdır ve Mikail Aslan sahne alarak kılamlar söylediler.
Eyüp Hanoğlu / DERSİM
Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi
Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi
Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi
Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi
Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi
Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi
Hawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların SesiHawazgê Kılamo-XIDIR-Ağıtların Sesi
PİRHA-Mikaîl Aslan ve Cemîl Qoçgîrî´nin “Rû bi Rû” (Yüzyüze) albümünün lansman konseri 26 Mart Pazar günü, Almanya’nın Rüsselsheim şehrinde gerçekleşecek.
Mikaîl Aslan ve Cemîl Qoçgîrî´nin yirmi yıllık müzik yolculuklarına adadıkları “Rû bi Rû” (Yüzyüze) albümü dinleyici ile buluşuyor. Kalan Müzik etiketini taşıyan albüm Zazaca, Kurmancca, Ermenice ve Türkçe şarkılar ile iki enstrümantal eserden oluşuyor.
Kendi müzik serüvenlerinin yanı sıra yirmi yıldır ortak çalışmalara da imza atan ve aynı sahneyi paylaşan Mikaîl Aslan ve Cemil Qoçgîrî, üç yılda tamamladıkları “Rû bi Rû” adlı albümleri ile dinleyici karşısına çıktılar. Sanatçılar, gelenek ile yenilik arasında bir arayışa odaklanan albüme yazdıkları metinde şu ifadelere yer verdiler: “Dostun bahçesinde, gülün gül ile tartıldığı terazide ‘Rû bi Rû’ (Cemâl Cemâle) durduk. Üç yılda tamamladığımız bu albümü, yirmi yıllık dostluğumuza adıyoruz.”
Albümde Doğan Munzuroğlu, Cemal Taş, Cengiz Aslan, Selîm Temo, Ayşe Şavaqî, Ibrahîmê Xaşxaşe ve Orhan Güldağ gibi şairlerin şiirlerinden bestelenen parçalara yer verilmiş. “Sasun” adlı Ermeni halk şarkısının yanısıra iki enstrümantal eserin de bulunduğu albümde Neşet Ertaş’ın Mahzunî Şerif’e yazdığı “Neşet’ten Mahzunî’ye“ adlı şiirden yapılan beste de dikkati çekiyor. Müziği Mikaîl Aslan’a ait olan beste, 2021 yılında kaybettiğimiz Hasan Saltık’a ithaf edilmiş. “Rû bi Rû”nun lansman konseri ise, 26 Mart Pazar günü, Almanya’nın Rüsselsheim şehrinde gerçekleşecek.
PİRHA-Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan ‘Dersim Tanıtım Günleri’, 1-4 Aralık 2022 tarihlerinde İstanbul Maltepe etkinlik alanında gerçekleştirilecek.
Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) 2. Dersim Tanıtım Günleri’nin İstanbul Maltepe etkinlik alanında 1-4 Aralık 2022 tarihlerinde gerçekleştirileceğini duyurdu. Sunuculuğunu Fintoz Dikme ile Hüseyin Tuluk‘un yapacağı programın ilk günü DEDEF Genel Başkanı Özkan Tacar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, Pertek Belediye Başkanı Ruhan Alan, Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, Nazımiye Belediye Başkanı Cafer Kırmızıçiçek konuşmacı olarak yer alacak.
1-4 Aralık tarihlerinde düzenlenecek olan programda tiyatro gösterileri, folklor oyunları, söyleşiler, yöresel yemek sunumları ve konserler yapılacak. Etkinliğe katılacak sanatçılar arasında Oğuz Aksaç, Sait Baksi, Taylan Yıldız, Enver Çelik, Hasan Ali Sezer, Mikail Aslan ile Mehmet Özcan da bulunuyor.
PİRHA-Sanatçı Mikail Aslan, İstanbul Ataşehir Belediyesi tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen “Kardeş Kültürlerin Festivali” programından çıkarıldığını duyurdu.
Festival ve konser yasaklarının sürdüğü Türkiye’de bir konser engeli de sanatçı Mikail Aslan’a geldi. İstanbul Ataşehir Belediyesi’nin 7. Kardeş Kültürlerin Festivali’ne davet edilen sanatçı Mikail Aslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, programdan çıkarıldığını duyurdu.
Ataşehir Belediyesi’ni de etiketlediği paylaşımında “İki, üç ırkçı trole boyun eğip bizi programdan çıkardınız” ifadelerini kullanan Aslan, “Kardeşliği sesimizi keserek mi inşa edeceksiniz?” diye sordu.
Mikail Aslan daha önce de, Bingöl’de düzenlemek istedikleri konser için, Bingöl Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi ile 3 ay önce 3 bin TL’ye anlaştıklarını ancak fiyatın 20 bin TL’ye çıkarıldığını duyurmuş; bunun konserlerini yasaklamanın başka bir yolu olduğunu söylemişti.(HABER MERKEZİ)
PİRHA-Yakın zamanda konserleri yasaklanıp, engellenen sanatçılara bir yenisi daha eklendi. Bingöl Üniversitesi üç ay önce 3 bin TL’ye kiraladığı salonu 20 bin TL’ye çıkararak Mikail Aslan konser vermesini engelledi.
Bingöl Üniversitesi, sanatçı Mikail Aslan’ın Bingöl Üniversitesi salonunda 15 Ekim’de yapacağı konsere ilişkin daha önce 3 bin TL’ye kiraladığı salonu 20 bin TL’ye çıkardı.
Sanatçı Mikail Aslan, Bingöl Üniversitesi’nin konserini engellemek için Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’ndeki 780 kişilik salonun kirasına fahiş zam yaptığını açıkladı.
“BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ, KONSER YASAKLAMANIN BAŞKA BİR YOLUNU BULMUŞ”
Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü’nün salon tahsisine ilişkin Twitter’dan tepki gösteren Mikail Aslan, “Bingöl Üniversitesi Rençber Ezîz’in memleketindeki konserimizi yasaklamanın başka bir yolunu bulmuş. 3 ay önce 3 bin TL’ye tutulan konser salonuna şimdi 2 bin TL istemiş. @bingoluni2007’nin kültür ve sanata katkısı göz yaşartıyor!”
PİRHA – Avrupa Dersim Kültür Festivali 2. gününde devam ediyor.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ve Dersim İnşa Kongresi (DİK) tarafından düzenlenen Avrupa Dersim Kültür Festivali, ikinci gününde yoğun katılım ile sürüyor.
Almanya’nın Frankfurt kentinde ‘Soykırım devam ediyor’ paneli ve muhabbet cemi ile başlayan festivale 2. günde de ilgi yüksek oldu. Çok sayıda sanatçı, siyasetçi, aydın ve yazarın davetli olduğu festival, ikinci güne Devrim Tekinoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı ‘1994 Dersim Köy Yakmaları’ belgeseli ile başladı.
Festival alanına “Soykırıma karşı birlikte direnerek kazanacağız. Zalimin zulmüne karşı Hak ve Hakikat yürüyüşümüz devam ediyor” pankartıyla birlikte devrim liderlerinin de fotoğrafları asıldı.
Festival programı dahilinde Dersim düğünü ve Gağan kültürü de ziyaretçilere tanıtılacak. Festivalde ayrıca yazarların da kitap çalışmalarını sergileyeceği çadır alanları kuruldu.
Festivalde çocuklar da unutulmadı. ‘Çocuk dünyası’ ismiyle hazırlanan alanda küçük misafirler için kimi aktiviteler de düzenlenecek.
Festival, Stêra müzik topluluğu, Grup Munzur, Varvara, Beser Şahin, Doğan Çelik, Lale Koçgün, Mikail Aslan, Levent Özdemir ve Serhat Med’in müzik performansları ardından sona erecek.
PİRHA-Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin dayanışma kahvaltısında konuşan Barış Çelik, “Ülkemizin içinde bulunduğu süreçte ekonomik ve siyasi olarak yönetemeyen, toplumsal barıştan uzak savaşçı iktidara karşı ötekileştirmeyen güçlü bir barış ittifakı ile bu iktidardan kurtulmak biz Dersimlilerin talebidir” dedi.
Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği dayanışma kahvaltısı düzenledi. İzmir Bornova’da bulunan Sırrı Aydoğan Kültür Merkezinde gerçekleşen dayanışma kahvaltısına sanatçı Mikail Aslan, HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, CHP Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Bornova Belediye Başkanı Mustafa İdug, Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, Yamanlar Cemevi, İzmir ve Narlıdere Dersimliler Derneği, siyasi parti yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
“DEĞERLERİMİZE CÖMERT YAKLAŞMALIYIZ”
Sözlerine Mayıs ayında Hakk’a yürüyen devrimci önderleri anarak başlayan Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Barış Çelik, “Ülkemizde yıllardır yürütülen savaş politikaları yoksulluk ve ölümden başka bir şey getirmemektedir. Toplumsal barış ve demokratik cumhuriyet için mücadele etmeliyiz. Acılarımızdan yeni bir hayat, yeni bir diriliş hikâyesi yaratmak zorundayız Bu hikâye gençlerimizin kadınlarımızın yaratıcı potansiyelidir. Değerlerimize utangaç değil cömertçe yaklaşmalıyız” diye konuştu.
“DERSİM TÜKETİLMEK İSTENİYOR”
Dersim’ e yönelik soykırımın farklı yöntemlerle devam ettiğine vurguda bulunan Çelik, “Dersime baktığımızda, sistematik şiddet ve asimilasyon politikalarıyla tükenişin eşiğine getirildiği gerçektir. Yüzbinlerce insanımız çeşitli biçimlerde göçertilerek dünyanın dört bir yanına savrulmuş, dilimiz Kırmancki ve Kurmanci yok oluşun eşiğine getirilmiştir. Yerel ekonomi çökertilerek halkımız bağımlılık ilişkileri içine çekilmiş, ormanlarımız her yıl ateşe verilerek, nehirlerimiz barajlarla katledilerek, topraklarımız vahşi madencilik projeleriyle yağmalanarak doğamız bir bütün olarak tahrip edilmiştir. Ayrıca kutsal mekânlarımız bir yandan tahrip edilirken, bir yandan da ticari mekânlar haline getirilerek böyle bir yöntemle de yok edilmektedir” ifadelerini kullandı.
Çelik, son olarak çoklu krizlerin yaşandığı ülke ortamında toplumun her kesimini kapsayan bir barış ittifakının geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Dayanışma kahvaltısı Sanatçı Mikail Aslan’ın seslendirdiği eserler ile son buldu
PİRHA-Dersimli sanatçı Mikail Aslan ile Karadenizli sanatçı Apolas Lermi, doğdukları toprakların kültürlerini ‘Hayde Şîme’ isimli yeni bir projeyle sahneye taşıyacaklar.
Daha önce bir düet için bir araya gelen Mikail Aslan ve Apolas Lermi, ‘Hayde Şîme’ ismini verdikleri yeni sahne projesi için yeniden buluşuyor. Projenin adı, Karadeniz’in “Hayde!” nidâsı ile Dersim’in “Şîme” (gidelim) sözcüğünün bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. İki sanatçı, farklı sesler, tınılar, diller ve enstrümanlarla ördükleri yeni projeleri kapsamında bahar aylarından itibaren birlikte sahnelerde olacak. Cem Erdost İleri Trio da bu konserlerde iki sanatçıya eşlik edecek. İki sanatçının ‘Hayde Şîme’ için bir araya geldiği sahnelerde, Anadolu’nun birçok kadim dilinden şarkılar ve türküler müzikseverlerle buluşacak.
Mart ayında başlayacak ‘Hayde Şîme’ konserlerinin ilki 4 Mart Cuma akşamı Gebze Osman Hamdibey Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. İkinci konser ise 5 Mart Cumartesi akşamı Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde olacak. İkilinin yeni projesinin takip eden konserlerinin tarihleri ve yerleri de daha sonra duyurulacak.
PİRHA- Mainz Cemevi, Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri’nin Seyit Rıza Meydanı’nda yapmak istediği konserin engellenmesine, “Bizim türkülerimiz, deyişlerimiz, klamlarımız yasaklarla susturulamayacak kadar güçlüdür” diyerek tepki gösterdi.
Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri’nin Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda vereceği konser Tunceli Valiliği tarafından pandemi bahanesiyle engellenmeye çalışılmış, ancak yasağa rağmen sanatçılar kısa bir dinleti gerçekleştirmişti.
Konserin engellenmek istenmesine tepki gösteren Mainz Alevi Kültür Derneği Cemevi, AKP hükümetinin Türkiye halklarını ve kendinden olmayan herkesi susturmak istediğini ifade ederek, yasaklamayı protesto etme çağrısında bulundu.
“YASAKLAMAYI PROTESTO EDİYORUZ”
Baskı ve yasaklamalarla türkülerin, klamların susturulamayacağının vurgulandığı açıklamada şunlar kaydedildi:
“Dersim Belediyesi’nin organize ettiği, Seyit Rıza meydanında halka açık yapılacak olan Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri dinletisi, Valilik kararı ile polis tarafından engellenmiştir. Türkülerimizi, klamlarımızı engelleyemezsiniz! Şehrimiz Mainz’in kültür bahçesine sayısız katkı sunan, Dersim ve Qocgiri’nin kültür elçileri olan sevgili Mikail Aslan ve Cemil Qoçgiri yalnız değillerdir. Türkiye halklarını yoksulluk ve mutsuzluğa boğan, kendinden olmayan herkesi susturmak için, dünyada eşi benzeri görülmemiş zulüm politikaları uygulayan AKP-MHP iktidarını uyarıyoruz; bizim türkülerimiz, deyişlerimiz, klamlarımız yasaklarla susturulamayacak kadar güçlüdür. Kültürümüz gücünü; derisi yüzülüp çarmıha gerilirken; “Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam” diyen Seyyid Nesimi’den, dar ağacında, “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyen Pir Sultan Abdal’dan, Madımak’ta yakılan Muhlis Akarsu’lardan, Nesimi Çimen’lerden alıyor. Bu güç, “on dört bin yıl gezip” oluşturduğumuz büyük akarsuyun gücüdür. Sizin baskı ve yasaklarınız, bu akarsuyu engellemeye yetmeyecektir. Sanatçılarımız, sevgili Mikail Aslan ve Cemil Qocgiri`ye uygulanan engellemeyi protesto ediyor ve tüm demokrasi güçlerini, bu yasaklamayı protesto etmeye çağırıyoruz.”
PİRHA- Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri’nin Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda vereceği konser Tunceli Valiliği tarafından pandemi gerekçesiyle yasaklandı. Konserlerinin yasaklanmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Mikail Aslan, “Birileri halen dilimizden, kültürümüzden rahatsız oluyor, ama biz bu yasaklara asla taviz vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz” dedi.
Dersim’de 21 Ekim’de çıkan çatışmada Jandarma Komando Uzman Çavuş Burak Tortumlu Erzincan’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Bunun üzerine Tunceli Valiliği, Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri’nin Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda vereceği konseri pandemi gerekçesiyle yasakladı. Konserin yasaklanmasına tepki gösteren Mikail Aslan ile Cemil Qoçgiri, Seyit Rıza Meydanı’nda kısa bir dinleti yaptı.
“5 günlük atölye çalışmasının ardından Seyit Rıza Meydanı’nda bir konser yapmak istedik ama dün çıkan çatışma nedeniyle konserimiz engellendi” diyen Mikail Aslan, şu açıklamayı yaptı:
“Bizler, toplumsal olarak hassasiyetlerin bilincindeyiz ama konserimiz birkaç saat kala engellendi. Binlerce insan Seyit Rıza Meydanı’na geldi. Bizler ‘konserimizden vazgeçelim ama en azından öğrencilerimizle hazırlandığımız programı sunalım’ dedik ama maalesef polis engelledi. Ortamı daha da gerginleştirmemek için bir kilam ile ayrıldık, 30 yıldır bu durumlarla karşılaşıyoruz ama halen bu durumlarla karşılaşmak artık can sıkıcı. Birileri halen dilimizden, kültürümüzden rahatsız oluyor. Ama biz bu yasaklara asla taviz vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz.”