Etiket: Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk

  • Eğitim-Sen: Günü birlik kararlar, aç-kapa politikaları ile eğitim yapboz tahtasına çevrilmiş

    Eğitim-Sen: Günü birlik kararlar, aç-kapa politikaları ile eğitim yapboz tahtasına çevrilmiş

    PİRHA-MEB’in esnek sınav planlamasını eleştiren Eğitim-Sen, “MEB, salgında eğitim stratejisini yüz yüze eğitime, yüz yüze eğitimin fiziksel alt yapısını hazırlamaya çevirmelidir” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı, 11 Mayıs’ta yaptığı açıklamayla “hazırlık, 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerine sınavlara katılıp katılmama konusunda tercih hakkı sunulacağını” duyurdu. Açıklamaya göre öğrenciler isterlerse ikinci dönem sınavlarına katılmayıp birinci dönem sınavının geçerli olmasını isteyebilecek, isterlerse de ikinci dönem sınavlarına katılabilecekler.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) esnek sınav planlamasını eleştirerek “Lise sınavlarına ilişkin düzenlemeyle eğitim yönetimindeki yanlışlar ve karar alma süreçlerindeki antidemokratik uygulamalar, öğrencilere ve velilere ‘çok seçenek’ sunularak örtülmek istenmektedir” dedi.

    ZİYA SELÇUK’A ÖZÜR ÇAĞRISI

    Açıklama yaparak planlamayı eleştiren Eğitim-Sen, “Günü birlik kararlar, aç-kapa politikaları ile eğitim yapboz tahtasına çevrilmiş, sık sık değişen kararlarla öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimiz ne yapacağını, nasıl bir kararla karşılaşacağını bilemez bir duruma sokulmuştur. Eğitim bileşenlerine bunları yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eğitim ve bilim emekçilerinden, öğrencilerden ve velilerden özür dilemelidir” çağrısında bulundu.

    “SINAVSIZ BİR EĞİTİM MODELİ ÜZERİNDE ÇALIŞILMALI VE HAYATA GEÇİRİLMELİ”

    Açıklamada “Sanki demokratik bir süreç yürütüyormuşçasına çok seçenekli ve dilekçe vermeye dayalı bir sınav planlamasıyla karşı karşıyayız. Ancak ortada demokratik yöntem olmadığı gibi hem uzaktan hem de yüz yüze eğitimde başarısız olunduğunun itirafı vardır. MEB sınavda ısrar etmek yerine, kamusal eğitimi güçlendirmeli, sınavsız bir eğitim modeli üzerinde çalışmalı ve sınavsız eğitim modelini hayata geçirmelidir. Bu lütuf değil, pandemi koşullarının da dayattığı bir zorunluluktur” ifadeleri yer aldı.

    “ÇALIŞAN ÖĞRENCİLER TERCİHLERİNİ ÖZGÜRCE KULLANMIŞ MI OLUYOR?”

    MEB’in benzer bir ‘tercih hakkının’ önünü Şubat 2021’de açtığını hatırlatan Eğitim Sen, “MEB, bir açıklama yaparak çocuklarını okula göndermek istemeyen velilerin okul yönetimlerine bir dilekçe verebileceklerini açıklamıştı. Bir dilekçe ile tercihleri alınan, ardından çalıştırılan ilkokul, ortaokul ve liseli çocuklar, canlı derslere girmeyerek çalışan üniversite öğrencileri tercihlerini özgürce kullanmış mı oluyorlar” diye sordu.

    “EŞİTSİZLİKLERİ GİDERECEK EĞİTİM POLİTİKALARINA YÖNELMEK GEREKTİĞİ ORTADADIR”

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Gerekli önlemleri almayan; öğretmenleri aşılamayan, her yer betonlaşırken okul ve derslik inşa etmeyen, yeni öğretmen ataması yapmayan MEB, ‘Sınavlara isterseniz katılabilir istemezseniz katılmayarak bir tercihte bulunabilirsiniz’ diyebilir mi? MEB’in görevi sınavlar yaparak bir öğretim türü ve düzeyinden diğerine öğrenci akışlarını sağlamak olamaz. Sınavsız bir eğitim sisteminin, tüm okulları koşulları itibarıyla birbirine denk hale getirmekten geçtiğinin bilinciyle, okullar arasındaki eşitsizlikleri giderecek eğitim politikalarına yönelmek gerektiği ortadadır.

    MEB, özgürlük yanılsaması yaratmaktan vazgeçmeli, salgında eğitim stratejisini yüz yüze eğitime, yüz yüze eğitimin fiziksel alt yapısını ve yeni öğretmen atamalarını ve diğer eğitim koşullarını hazırlamaya çevirmelidir. “Eğitim-Sen olarak yeni dönemde her öğrencinin yüz yüze eğitim hakkına, her öğretmenin aşılanarak sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışma hakkına ulaşabileceği ve velilerin çocuklarını hiçbir kaygı duymadan okula güvenle gönderebileceği bir yurttaşlık hakkı için Milli Eğitim Bakanlığı’nı tam bir eğitim seferberliğine, göreve çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu’ndan önerge: Alevi köyüne okul yapımını Milli Eğitim Müdürü neden engelliyor?

    Kenanoğlu’ndan önerge: Alevi köyüne okul yapımını Milli Eğitim Müdürü neden engelliyor?

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk’ün, Elazığ Merkez’e bağlı Uzuntarla Köyü’ne yapımı beklenen köy okulu için, “Bu Alevi köyüne okul yaptırmam” şeklindeki sözlerini Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, Milli Eğitim Bakanının cevaplaması için verdiği soru önergesinde “Alevi köyüne okul yaptırmam” dediği iddia edilen Elazığ Milli Eğitim Müdürü Fevzi Gürtürk hakkında inceleme başlatılmış mıdır?” diye sordu.

    Elazığ’ın merkeze bağlı Uzuntarla Köyü’ndeki okul, 2016 yılında yaşanan depremin ardından ağır hasar aldığı gerekçesiyle yıkılmıştı.

    230 öğrencisi olan okulunun tekrar yapımı için ihalesi yapılmasına karşın, Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk tarafından okulun yapımının engellendiği belirtildi.

    Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk’ün, “Alevi köyüne okul yaptırmam, peşine düşmenizin bir anlamı yok” sözleri üzerine HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu konuyu Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sordu.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle şu soruları yöneltti:

    -“Alevi köyüne okul yaptırmam” dediği iddia edilen Elazığ Milli Eğitim Müdürü Fevzi Gürtürk hakkında inceleme başlatılmış mıdır?

    -Elazığ’da meydana gelen deprem nedeniyle Uzuntarla Köy Okulu için hasar tespit raporu düzenlenmiş midir?

    -Okulun yıkım kararı hangi rapora dayanılarak alınmıştır?

    -Millî Eğitim Bakanlığınca onaylanan ve TOKİ tarafından tekrar ihalesi yapılan köy okulunun yapımına Elazığ Milli Eğitim Müdürü neden engel olmaktadır?

    PİRHA/ANKARA

    İlgili Haberler

    Alevi kurum başkanlarından, ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ diyen müdüre tepki
    Özen: ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ diyen Feyzi Gürtürk’ü görevden alacak mısınız?
    ‘Elazığ Milli Eğitim Müdürü, Alevilere yönelik nefret suçu işlemiştir görevden alınmalı!’
    Akbulut ve Geçmez’den o müdüre tepki: Alevilere saldıranlar terfi alıyor
    CHP’li vekillerden ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ diyen müdüre tepki

  • Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanı Selçuk’la görüştü

    Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanı Selçuk’la görüştü

    Eğitim-Sen yönetimi Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’la bir görüşme gerçekleştirerek, eğitim alanında yaşanan sorunları aktardı. Öğrencilerin ve öğretmenlerin sorunlarının salgın döneminde arttığını belirten sendika bakan Selçuk’a eğitimdeki sorunlara dair dosya sundu.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Prof.Dr. Nejla Kurul, Genel Sekreter İkram Atabay ve Genel Örgütlenme Sekreteri Ramazan Gürbüz, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’la görüşme gerçekleştirdi.

    Eğitimde yaşanan sorunların iletildiği görüşmeye ilişkin açıklama yapan sendika, sorunlara ilişkin hazırlanan dosyanın Selçuk’a iletildiğini belirtti. Eğitim alanında yıllardır yaşanan ve Covid-19 salgınıyla birlikte daha da ağırlaşan sorunlara karşı kalıcı çözümler üretilmesi için ivedi adımların atılması gerektiğini belirten sendikanın Milli Eğitim Bakanı Selçuk’a sunduğu dosyanın içeriği şu başlıklardan oluştu:

    UZAKTAN EĞİTİMDE EŞİTLİK SAĞLANMALIDIR

    COVID-19 salgınının eğitim alanında yarattığı sorunları etkin bir uzaktan eğitimle çözme sürecinde başta öğrencilerimiz olmak üzere velilerimiz ve öğrencilerimiz ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bakanlık süreci, katılımcı bir anlayışla ve aşamaları belirli bir “öğretim tasarımı” bağlamında yürütememiştir. Katılımcı, destekleyici ve planlı bir çalışmanın olmaması nedeniyle eğitim emekçileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler ciddi sorunlarla baş başa bırakılmıştır. Sahada çalışanlar salgında eğitim sürecini el yordamıyla ve deneme yanılma yoluyla yürütmüşlerdir. Bu süreçte karşı karşıya kalınan en büyük problem hâlihazırda var olan eşitsizliklerin daha da artması, katlanarak çoğalması olmuştur. Özellikle sosyoekonomik durumu iyi olmayan düşük gelirli velilerin çocukları, kız çocukları, tarım işçisi çocuklar, anadili farklı olan çocuklar, engelli çocuklar ve dezavantajlı gruplar uzaktan eğitime ulaşamamış, sistemin dışında kalmışlardır. İnternet erişimi olmayan, akıllı telefon, tablet ve bilgisayarı olmayan öğrenciler uzaktan eğitime dâhil olamamışlardır.

    LAİKLİK İLKESİNİ İHLAL EDEN UYGULAMALAR ORTADAN KALDIRILMALI 

    Cemaatler ve tarikatlarla yapılan protokoller, dinden özerk yaşam süren velilerimizi ve öğretmenlerimizi ciddi biçimde endişelendirmektedir. Yine Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün, il ve ilçe milli eğitim yöneticileri ile okul yöneticilerini öğrencilerin dini içerikli dersleri seçmeleri konusunda yönlendirdiği şikâyetleri sendikamıza sıklıkla iletilmektedir. Seçmeli derslerin ilgi, yetenek ve merakları doğrultusunda öğrenciler tarafından seçilmesi için gerekli özen gösterilmelidir. Öğrencileri dini içerikli dersleri seçmeye yönlendiren eğitim yöneticileri ve okul yöneticileri uyarılmalıdır. Bu konu basında da yeterince yer almıştır. Anayasa ve eğitimle ilgili yasalarda yer alan laiklik ilkesi, Türkiye’de çoğul bir ortak yaşamın güvencesidir. Bilimsel ve laik eğitim ilkesinden vazgeçilmemelidir.

    EĞİTİMDE GÜVENCELİ İSTİHDAM SAĞLANMALI 

    Öğretmenler arasında kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli öğretmen ayrımı yapılması ve bir hiyerarşinin oluşturulması çalışma barışını bozan bir etkiye sahiptir. Eğitimin vazgeçilmez bileşeni öğretmendir ve eğitimin niteliği, öğretmenin niteliği ile doğru orantılıdır. Güvencesizliğin ve düşük ücretlerin yarattığı kaygı, eğitim ve öğretim uğraşını olumsuz biçimde etkilemektedir. Eğitimin niteliği düşünülüyorsa sözleşmeli, ücretli ya da başka bir ad altında yapılan öğretmenlik uygulamalarının tamamına son verilmelidir. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, düzenliliği ve halka daha nitelikli olarak sunulması için eğitimde her türlü güvencesiz istihdam uygulamasından derhal vazgeçilmeli, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu kalıcı olarak çözülerek herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

    KHK’LER KONUSUNDA BAKANLIK DAHA ETKİN OLMALI

    Haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen kamu görevlilerinin bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmeleri gerekmektedir. Halen OHAL Komisyonu’nun inceleme aşamasında bulunan yaklaşık 16 bin dosyanın yaklaşık bin 200’ü sendikamız üyelerine aittir. OHAL Komisyonu tarafından karara bağlanan dosyaların oranı yüzde 87 iken ihraç üyelerimizin karara bağlanan dosya oranı yüzde 21’dir. Bu olgu, üyelerimizin dosyalarının bilinçli biçimde karara bağlanmadığını göstermektedir. Kamu emekçilerinin işlerine dönüşü konusunda Milli Eğitim Bakanlığı daha etkin olmalıdır.

    EĞİTİM-SEN ÜYELERİ SÜRGÜN EDİLDİ

    2017/18 eğitim öğretim yılı başında daha önce katıldıkları sendikal eylemler nedeniyle açığa alınan üyelerimize yönelik olarak MEB tarafından büyük bir sürgün furyası başlatılmış, tamamen idari ve siyasi tasarruflarla 1190 Eğitim-Sen üyesi hukuksuz bir şekilde sürgün edilmiştir. Sürgünlerle sadece üyelerimiz değil, aynı zamanda öğrenciler de mağdur edilmiş, üyelerimizin çocuklarının eğitim hakları bizzat Bakanlık eliyle kesintiye uğratılmıştır.

    EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENMELİDİR

    Öğretmenlerin mesai saati sonrasında yaptığı dersler ile hafta sonunda yaptığı derslerin, ayrıca halk eğitim merkezlerinde görev yapan kadrolu öğretmenler ile usta öğreticilerin ek derslerinin ödenmediğine ilişkin olarak sendikamıza şikâyetler gelmektedir. Artan hayat pahalılığı ve son yapılan memur zammının düşük oranı da dikkate alındığında öğretmenlerin ek ders ücretlerinin zamanında ve hakkaniyete uygun biçimde yapılması gerekmektedir.

    EBEVEYN İZNİ ARTTIRILMALI

    Çalışan kadınlara doğum öncesi 8, doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli doğum izni verilmelidir. Doğumdan sonra babaya 10 iş günü ücretli izin verilmeli, sezaryenle veya erken doğum halinde bu izin ücretli olarak 15 güne çıkarılmalıdır. Bunun için; 0-6 yaş grubu çocuklar için, 50 ve üzerinde çalışanı olan bütün iş yerlerinde kreş açılmalıdır. 50’den az çalışanın bulunduğu iş yerlerinde ise çalışma alanlarına yakın ortak bakım üniteleri ve kreşler açılmalıdır.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Milli Eğitim Bakanı Selçuk yüz yüze eğitimin detaylarını açıkladı

    Milli Eğitim Bakanı Selçuk yüz yüze eğitimin detaylarını açıkladı

    PİRHA-Eğitimde sınırlı olarak okul öncesi ve 1’inci sınıflarda başlatılan yüz yüze eğitimin kapsamı 2, 3, 4, 8 ve 12’nci sınıfları da kapsayacak şekilde genişletildi.

    Yüz yüze eğitimin detaylarını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, tüm ilkokulların 12 Ekim’de açılacağını duyurdu. Öğrenciler haftanın iki günü okulda olacaklar. İsteyen velilerin çocuklarını okula göndereceği, istemeyenlere ise esneklik tanınacağını belirten Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıklamasının detayları şu şekilde;

    “Okullarımızda yüz yüze eğitime aşamalı olarak geçiyoruz. İkinci aşamaya geçmeye hazırız. 2-3-4-8 ve 12. sınıflarımız da yüz yüze eğitime başlayacak.

    12 Ekim’de yüz yüze eğitime başlayacak, öğrencilerimiz haftanın iki günü okulda olacaklar. Çocuklarımızın okulda kalış süresi kısaltılacak.

    İsteyen velilerimiz çocuklarına okullara gönderecek, istemeyenlere esneklik tanınacak. Bu durumda öğrencimiz devamsız sayılmayacak. Sınıf mevcudu azaltılacak ve ders süreleri kısaltılacak.

    Köy okullarında da yüz yüze eğitim başlayacak. İlk ve orta okul kademeleri açılıyor. İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun görüşlerine göre bazı okulların açılmaması ve kapatılması söz konusu olacak.

    Uzaktan eğitimin ana mecrası EBA’da tüm yayınlarımız günde üç kez tekrar ediliyor. Sorumlu oldukları içerikleri tekrar tekrar izleyebilirler. EBA’da ders anlatımları canlı sınıf uygulamaları öğrencilerimizin hizmetinde olmaya devam edecek.

    Yüz yüze eğitimin ve uzaktan eğitimin birlikte yürütüleceği bir planlama yaptık ve öğrencilerimiz, 2 gün okulda olacaklar.

    İhtiyaç sahibi öğrenciler arasından ailesinin gelir düzeyi, eğitim çağındaki kardeş sayısı, yüz yüze eğitime devam etme durumu gibi kriterler belirledik. 500 adet tablet dağıtacağız. Cihazların dağıtım süreci milli eğitim müdürlükleri tarafından koordine edilecek, okullar tarafından ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılacak.”

    HABER MERKEZİ