Etiket: milli köyü

  • Dersim Milli Köyü’ndeki taş ocağında ‘Taş kırma ve eleme’ bölümü kaldırılıyor

    Dersim Milli Köyü’ndeki taş ocağında ‘Taş kırma ve eleme’ bölümü kaldırılıyor

    PİRHA-Dersim merkeze bağlı Milli Köyü ile merkez arasında 15 yıldır işletilen taş ocağındaki Taş Kırma ve Eleme bölümünün kaldırılmasına karar verildi. Bu karar, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ve taş ocağının sahibi Erdal Güntaş arasında imzalanan protokolle duyuruldu. 

    Dersim merkeze bağlı Milli Köyü ile merkez arasında 15 yıldır taş ocağı işletiliyordu. Ocağın kapatılması için imza kampanyası başlatılmıştı.

    Köylüler, “Dersim Örenönü Tabiat Parkı içinde bulunan köyümüz Milli/Mulu (İsmet İnönü Mahallesi) ile Dersim merkez arasında neredeyse 15 yıldır bir taş ocağı işletilmektedir. Dersim şehir merkezinin hemen yanı başında yeşil ormanlarla kaplı dağları olan köyümüz dört bir yandan yıkılmaya çalışılıyor. Köyümüzün artık bu şekilde yıkıma uğratılıp yok edilmesini istemiyoruz” diyerek çeşitli zamanlarda çağrılar yaptılar.

    Nihayet bugün Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ve taş ocağının sahibi Erdal Güntaş imzalı bir protokolle ‘Taş kırma ve eleme’ bölümünün kaldırılmasına karar verildi.

    Söz konusu protokolde şöyle denildi:

    “Doğan İnşaat Sanayi ve Ticaret limited Şirketi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 26.01.2006 tarih ve 2001 162 sayılı ruhsatı üzerine ilimiz merkez İnönü (Örenönü) Mahallesi Milli Köyü mevkiinde bulunan Taş Ocağı ve Kırma Eleme Tesisini 20/08/2008 tarih ve 9 sayılı işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile işletmektedir.
    Belediyemizin doğaya bakış açısı ve yöre halkının taleplerinden kaynaklı olarak uzun zamandan beri Doğan İnşaat yönetimi ile yapılan görüşmeler sonucunda, Doğan İnşaata ait bu taş ocağında bulunan kırma-eleme bölümünü kaldırılması ve bölgenin yeşillendirilerek doğal karakterine kavuşturulması konusunda Belediyemiz ile Doğan İnşaat yönetiminin görüşmeleri olumlu sonuçlanmış ve Kasım 2020 ‘de tesis içerisinde bulunan taş kırma ve eleme bölümünün kaldırılmasına karar verilmiştir.
    İş bu tutanak tarafımızca imzalanarak kayıt altına alınmıştır.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • DEDEF: Dersim’de taş ve kum ocakları istemiyoruz

    DEDEF: Dersim’de taş ve kum ocakları istemiyoruz

    PİRHA – Dersim merkeze bağlı Milli Köyü’nde yapılan taş ve kum ocaklarına tepki gösteren DEDEF, Dersim’de her geçen gün sayıları artan kum ve taş ocaklarının yerleşim ve yaşam alanlarına, verimli tarım arazilerine, bağ bahçelere ve özellikle arıcılık hasadı sezonunda ürünlere ciddi zararlar verdiği görülmektedir” denildi. 

    Dersim Dernekler Federasyonu, Milli/Mulu köyü sakinlerinin son günlerde basına ve kamuoyuna yansıyan, köylerindeki taş ocağının kapatılmasını talep ettikleri kampanya bir kez daha Dersim’deki taş ve kum ocakları sorununun gündeme gelmesine dair açıklama yaptı.

    “TAŞ OCAKLARI VERİMLİ ARAZİLERE CİDDİ ZARAR VERİYOR”

    Dersim’deki taş ve kum ocakları sorununa dikkat çekilen açıklamada, Dersim’de her geçen gün sayıları artan kum ve taş ocaklarının yerleşim ve yaşam alanlarına, verimli tarım arazilerine, bağ bahçelere ve özellikle arıcılık hasatı sezonunda ürünlere ciddi zararlar verdiği belirtildi.

    Dersim halkının uzun zamandır barajlara, HES’lere, madenciliğe, Munzur gözeleri peyzaj düzenlemesine, jeopark, orman yangınları, turizm, dere ıslahı ve Dersim halkı için aynı zamanda birer inanç merkezini temsil eden su varlıklarının ticarileştirilmesine karşı mücadelelerin yürütüldüğü hatırlatılan açıklamada, Tunceli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından  Pülümür Vadisi’nde yerleşim yerlerine 150- 200 metre mesafede bulunan taş ve kum ocakları için lisansın verildiği belirtilerek,  bu işletmelerin uzun zamandır faaliyet yürüttükleri ve yeni ocaklar için de girişimlerin olduğuna dikkat çekildi.

    “ÇED RAPORU ALINMADAN TAŞ OCAKLARINA İZİN VERİLİYOR”

    Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu alınmadan bu taş ocaklarına izin verildiği kaydedilen açıklamada, şunlar belirtildi:

    “Nazmiye yol ayrımı, Marçik, Sahar, Sinanköy, Nuşit, Güleç, Doa Xanê köyleri ve mezralarda bulunan yüzlerce hanede yaşayan insanların sağlığını ve Pülümür Çayı’nı doğrudan etkilemektedir. En başta Pülümür ve Munzur nehri olmak üzere, kurulu Taş ve Kum ocaklarının nehirler üzerindeki etkileri bio çeşitliliğin yok olması, besin ağının bozulması ve sudaki canlı yaşamın ağır hasar görmesi olarak özetlenebilir.

    Bugün Pülümür çayında zeminden 7 metre derinliğe inilerek kum alındığını ve işletmelerin bir şekilde yolunu bularak yasaları hiçe sayarcasına çalıştığını görmek mümkündür. Yine nehir yatağında bozulmalar, sulardaki bulanıklığın giderek artması, nehir yatağındaki oluklarda sedimantasyon artışı ve nehir ekosistemlerinde geri dönüşsüz hasarlar gözlemlenmektedir. Pülümür Nehri’nin bilinçli bir tercihle bir nehir olarak değil de bir dere olarak kaydedildiği, böylece dere statüsünde olan Pülümür Nehri’nin kenarında kum ve taş ocakları işletilebildiği bilinmektedir. Ne yazık ki bu hukuk katliamının bedeli Dersim halkı ile Dersim’in eşsiz doğasına ödettirilmektedir. Kum ve çakıl ocakları faaliyet esnasında alandaki yaşamı tamamen yok etmektedir. Bu nedenle oluşan göletlerde sivri sineklerin aşırı üremesine ve doğanın yapısının tamamen bozulmasına neden olmaktadır. Ayrıca, taş ve kum ocağı açılan bütün yerlerde yüzlerce ağaç kesilmektedir.”

    MÜCADELE VURGUSU

    Dersim’de yaşam alanlarının yok olmasına sebep olacak her türlü projeye karşı mücadele vurgusu yapan Munzur Koruma Kurulu (DEDEF), Taş ve kum ocakları sorununun geçiştirilecek bir sorun olmadığına, pandemi sürecinden sonra gerekli girişimlerin yapılacağına dikkat çekilerek, tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet etti. PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Taş ocağı, inancımızı, hafızamızı tehdit ediyor, dur demeliyiz’-VİDEO

    ‘Taş ocağı, inancımızı, hafızamızı tehdit ediyor, dur demeliyiz’-VİDEO

    PİRHA – Dersim merkeze bağlı Milli Köyü mevkinde bulunan taş ocağına tepkiler sürüyor. Milli Köyü’nden Veli Ay, “Kutsallarımızı barındıran bu köyde taş ocağı sadece doğamızı değil, inancımızı ve hafızamızı tahrip ediyor” dedi. Ay, “Buna ilişkin imza kampanyası başlattık. Sadece Dersim bölgesinde değil her yerden doğa severlerden destek bekliyoruz” diyerek çağrıda bulundu.

    Dersim merkeze bağlı Milli Köyü ile merkez arasında 15 yıldır işletildiği belirtilen taş ocağının kapatılması için imza kampanyası başlatılmıştı.

    “TAŞ OCAĞI, KUTSALLARIMIZI TEHDİT EDİYOR”

    Taş ocağının doğayı ve kutsalları tahrip ettiğini belirten Veli Ay, köyün özelliğini şöyle özetledi:

    “Milli Köyü, kutsalları barındıran bir köydür. Kendi içinde büyük ev dediğimiz sultan padişahın mekanı dediğimiz bir ev var. Orada insanlar yüz yıllardır cem tutmakta. Milli Derviş Ziyaretgahı da bir hafıza mekanıdır. Mili Köyü’nün önemli bir özelliği de Sılo Qız’ın köyüdür. Milli Derviş ile aynı mezarlıkta. Alevi inancının ritüellerinin yaşatıldığı yerdir. Geçmişin izlerini günümüze kadar taşımaktadır. Kutsal mekanlar, bizim gibi birçok acıdan geçmiş, travmalar yaşamış toplumlar için, Hak ile muhabbet edebildiğimiz, kendimizle rızalaşabildiğimiz mekanlardır.”

    Veli Ay, “Köyün yakınlarında 15 yıl önce açılan taş ocağı hem köy sakinlerini hem de bu kutsalımızı tehdit edecek, yok edecek boyuta kadar ulaşmış durumda” dedi.

    “DOĞA TAHRİBATINA KARŞI DURMAMIZ GEREKİYOR”

    Kutsal mekanların önemine değinen Ay, şunları kaydetti:

    “İçimizdeki baskının, travmanın dışa vurmamasıyla bu kutsal mekanlarda rızalaşırız. Mekanlarımızda ikrar ortamı oluşmuştur. Var olan bir vadinin, dağın devriyesi belki de milyonlarca yılda olmuştur. Binlerce yılın hafızasını bir kerede yok etmeyelim. Orada bulunan ağacın, taşın belleği vardır. Burada tahrip edilen sadece doğamız değil inancımızdır, hafızamızdır. Alevi yoluna baktığımız zaman cümle can birdir.”

    Veli Ay, “Biz, oradaki doğayı bu denklemden çıkaramayız. Bizim inancımız tüm doğayı kutsal gören bir inançtır. Doğa tahribatına karşı durmamız gerekiyor. Buna ilişkin imza kampanyası başlattık. Sadece Dersim bölgesinde değil her yerden doğa severlerden destek bekliyoruz” diyerek çağrıda bulundu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de Milli köylülerinden taş ocağı tepkisi: Ziyaretgahlarımız yok olmasın-VİDEO

    Dersim’de Milli köylülerinden taş ocağı tepkisi: Ziyaretgahlarımız yok olmasın-VİDEO

    PİRHADersim merkeze bağlı Milli köylüleri, taş ocağının kaldırılmasını istediler. Köylüler, yaptıkları açıklamada, “Milli’de taş ocağı istemiyoruz. Köyde hem kutsallarımıza hem de yaşamımıza olumsuz etkileri var” diyerek tepki gösterdiler. 

    Dersim merkeze bağlı Milli Köyü ile merkez arasında 15 yıldır işletildiği belirtilen taş ocağının kapatılması için imza kampanyası başlatılmıştı.

    Köylüler, “Dersim Örenönü Tabiat Parkı içinde bulunan köyümüz Milli/Mulu (İsmet İnönü Mahallesi) ile Dersim merkez arasında neredeyse 15 yıldır bir taş ocağı işletilmektedir. Dersim şehir merkezinin hemen yanı başında yeşil ormanlarla kaplı dağları olan köyümüz dört bir yandan yıkılmaya çalışılıyor. Köyümüzün artık bu şekilde yıkıma uğratılıp yok edilmesini istemiyoruz” diyerek çağrı yaptılar.

    Açıklamada, “Şu anda uydudan dahi görülen geniş bir alan çöle çevrildi. Ağaçlar, ormanlar, kayalar yok edildi, yeraltı suları kirletildi. Dağlar parçalanarak bitki örtüsü, çiçekler ve şehrin de akciğeri olan ormanların bir kısmı yok edildi” ifadeleri yer aldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Milli Köyü’nden bölgedeki taş ocağına karşı imza kampanyası

    Dersim Milli Köyü’nden bölgedeki taş ocağına karşı imza kampanyası

    PİRHA – Dersim merkeze bağlı Milli Köyü ve merkez arasında bulunan taş ocağına karşı imza kampanyası başlatıldı. Yapılan açıklamada, geniş bir alanın çöle çevrildiği ve inanç merkezlerine zarar verildiği belirtildi. 

    Dersim merkeze bağlı Milli Köyü ile merkez arasında 15 yıldır işletildiği belirtilen taş ocağının kapatılması için imza kampanyası başlatıldı.

    İmza kampanyasında yapılan açıklama şöyle:

    “KÖYÜMÜZÜN YIKIMA UĞRAMASINI İSTEMİYORUZ”

    “Dersim Örenönü Tabiat Parkı içinde bulunan köyümüz Milli/Mulu (İsmetinönü Mahallesi) ile Dersim merkez arasında neredeyse 15 yıldır bir taş ocağı işletilmektedir. Dersim şehir merkezinin hemen yanı başında yeşil ormanlarla kaplı dağları olan köyümüz dört bir yandan yıkılmaya çalışılıyor. Köyümüzün artık bu şekilde yıkıma uğratılıp yok edilmesini istemiyoruz.

    “SÖYLEMLER ÜZERİNDEN 5 YIL GEÇTİ, HALA KAPATILMADI”

    Müteahhit Erdal Güntaş’ın sahibi olduğu taş ocağına karşı daha önce de birçok platformda mücadele verildi. Ancak ne belediye, ne şehrin milletvekilleri, ne de şehirdeki kurumlar bu konuda yeterince duyarlı olmadı, destek sunmadı. Yine de gösterilen tepkiler üzerine taş ocağını işleten Erdal Güntaş, Aralık 2015 tarihinde tüm basına da yansıyan bir açıklama yaparak, taş ocağını kapatacağını söyledi. Lakin 5 yıl geçmesine rağmen taş ocağı kapatılmadı.

    “YEŞİL KATLEDİLDİ, SULAR KİRLETİLDİ”

    Şu anda uydudan dahi görülen geniş bir alan çöle çevrildi. Ağaçlar, ormanlar, kayalar yok edildi, yeraltı suları kirletildi. Dağlar parçalanarak bitki örtüsü, çiçekler ve şehrin de akciğeri olan ormanların bir kısmı yok edildi.

    Milli, Kızılbaş inancının bir parçası olan altı (hatta daha fazla) ziyaretin yer aldığı bir köy. Güntaş’ın işlettiği taş ocağının bir yanında sairimiz Silê Qiz’in ve değerlerimizin mezarının olduğu Mezela Dewres (Derviş’in Mezarı), diğer tarafında ise Vile Jêlê ziyareti yer alıyor. İki ziyaretin arasındaki tüm arazi çöle dönüştürüldü.

    “KAR HIRSI DOĞA KATLİAMINI GETİRDİ”

    Gerek devlet destekli gerek yerel işletmecilerin, sınırsız kâr hırsı, aç gözlüce, daha fazla para kazanmak amacıyla yaptığı doğa katliamı, kendi topraklarımızda yaşamı bize zehir ediyor. Talan edilen her toprak parçası, her ağaç ile çocukluğumuz, anılarımız, kültürümüz, toplumsal belleğimiz de yok ediliyor. İnsan doğasından, belleğinden koparsa geriye ne kalır ki! Biz o dağları, taşları öperek büyüdük. Ama o taşlar paramparça ediliyor şimdi. En zor anlarımızda hep doğaya, dağlara sığındık, inandık, ailemizden bir parça gibi yaklaştık.

    Ayrıca tüm insanlığı bir anda betondan küçük hücrelerine hapseden koronavirüs de gösterdi ki, doğaya ve canlılarına hoyrat yaklaşımın sonu felakettir. Doğaya zarar verilmeye devam edilirse, gelecek nesillere sadece ölüm ve yıkım bırakılacaktır.

    YETKİLİ FİRMAYA ÇAĞRI: OCAĞIN KAPATILMASINI TALEP EDİYORUZ

    Tüm bunlardan dolayı köyümüzü, suyumuzu, havamızı, bitkilerimizi, canlılarımızı etkileyen ve zarar veren bu taş ocağını istemiyoruz. Milli köylüleri olarak müteahhit Erdal Güntaş’tan bu ocağı kapatmasını talep ediyoruz. Ayrıca belediye, sivil  toplum kuruluşlarının, çevrecilerin ve duyarlı insanlarımızın desteğini bekliyoruz. Köyümüzün doğasını bozacak hiçbir projeyi istemiyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

  • 38 tanığı Sılo Qız Dersim’de Hakka uğurlandı-VİDEO

    38 tanığı Sılo Qız Dersim’de Hakka uğurlandı-VİDEO

    PİRHA – Dersim 38 Katliamı’nda tüm yakınlarını kaybeden ve keman çaldığı için “Bizi eğlendirir bunu öldürmeyelim” denilerek katledilmeyen Sılo Qız, Dersim’de ağıtlarla Hakka uğurlandı.

    Dersim merkeze bağlı Milli Köyü’nde dün Hakka yürüyen Halk Ozanı Sılo Qız için merkezde bulunan cemevinde Hakka uğurlama erkanı düzenlendi. Erkana ailesi, siyasi parti ve kurum temsilcileri, ilçe belediye başkanları, sanatçılar ile yüzlerce yurttaş katıldı.

    Erkan öncesi Sılo Qız’ın (Süleyman Doğan) eserleri dinletilirken, Araştırmacı Yazar Cemal Taş ile Dersim Sanatçıları adına Mazlum Büyüktaş Doğan’ın hayatından kesitler anlattı.

    Cemal Taş’ın anlatımı şöyle:

    “TERTELE AĞITLARINI YAKMAK PAYINA DÜŞMÜŞTÜR”

    “Sılo Qız,Kutsal ziyaretlerin, yerin göğün, çağlayan suların, dağların, tepelerin kutsal sayıldığı topraklarda barışın, özgürlüğün, eşitliğin topraklarında… O toprak ki, börtü-böceğin, binbir çiçeğin, ağaçların, kuşların, evcil ve yabanıl hayvanların, halkların birbirine dost bilindiği topraklarda doğdu Sılo Qız. Kırmanciye Toprağında.

    Sılo Qız’ın büyük annesi; çok meraklanır, ister ki çocukları Sair olsun. Senenin birinde 21 Martı bekler; Bekler çünkü yerel halk o gün bütün ağaçların, dallarını yere eğip kutsal toprağa secdeye duracağını, yazmasını o daracık zamanda ağacın üzerine atıp dilek dileyenin dileğinin gerçekleşeceğine inanır. İşte o gün büyük annesi gidip poşusunu eğilen ağacın tepesine atar, ondan dilek diler, der ki:

    “Dileğim odur ki, benim evlatlarım ve torunlarım Sair olsun.”

    Dileği kabul olur, oğulları, torunları hep sair olur. Kemane ustası olurlar, öyle ağıtlar yakarlar ki insanların yüreklerini dağlarlar. Büyükannenin Mılu köyünde ki oğlu Suleyman’ın da, bir oğlu dünyaya gelir. Doğan çocuğa babasının adını verirler, O da; “Sılemano Qız” yani küçük Süleyman olarak anılır. Annesi Saxanıme de Usenê İbrahimi’nin kızıdır. İbrahim de Usenê Ana İsme’nin oğludur.

    Baba Süleyman; oğul Süleyman’ın elini çocuk yaşta tutar, beraber düğünlere götürür ki, o da kemane öğrensin. Sılo Qız/Oğul Süleyman’ın eli beşinci yaşında kemane tutmaya başlar. On yaşına ayak bastığında babasını kaybeder. Babasının izini takip eder, Sair olur. Hem de öyle bir sair olur ki yeteneğiyle insanları şaşkına çevirir. Çocuk yaşıyla tek başına düğünleri şenlendirir.

    Yıllar geçtikçe, Sılo Qız’ın şöhreti Dersim’in dört bir yanında yayılır, tanınır.

    Artık Dersim’de bir şair vardır, lakabı küçük manasına gelse de, namı-şanıyla büyük bir ozandır..

    ’38 Tertelesi kapıya dayandığında gençlik yıllarıdır onun.. Zalim bir el Dersim’de taş üstünde taş bırakmaz. Sılo Qız keman çaldığından hayatta kalır. Onun deyimiyle Kırmanciye devri bitmiştir. Artık Tertele ağıtlarını yakıp söylemek payına düşmüştür.. düğünün de, aşk ile sevdanın da, dünyanın da tadı tuzu kaçmıştır.”

    Dersim Sanatçıları adına Mazlum Büyüktaş ise Sılo Qız’ın hayatından kesitleri Kırmancki olarak dile getirirken onun Kırmancki diline, kültürüne katkılarını anlatırken onun Kırmancki müziğinin de en temel taşlarından biri olduğunu dile getirdi.

    Kureyşan Ocağı’ndan Kadri Bulut’un verdiği gülbeng ile Hakka uğurlama erkanı gerçekleşti.

    Sılo Qız’ın naaşı Milli Köyü’ne götürülerek ağıtlar eşliğinde toprağa sırlandı.

    PİRHA/DERSİM