Etiket: Milli Park

  • ‘Ankara’daki ormanlar köftecilerin işgaline teslim olmuş!’

    ‘Ankara’daki ormanlar köftecilerin işgaline teslim olmuş!’

    PİRHA-Mimarlar, Cumhurbaşkanlığı’nın Kızılcahamam’da bazı alanları orman sınırları dışına çıkartmasını yargıya taşıdı.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi 06.01.2022 tarihinde resmi gazete yayınlanan Mersin ve Ankara’da bazı alanların orman sınırları dışarısına çıkartılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle yargıya başvurdu.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi,  Kızılcahamam ilçesi, Yenice ve Aksay Mahallerindeki alanların orman sınırına çıkartılmasını yargıya taşıdığını bildirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Ormanlarımızın korunması anayasal güvence altındadır. Kızılacahamam’da Yenice ve Aksay alanlarının orman sınırları dışına çıkartılması kararı, Anayasa’nın 63 ve 169. Maddesine, Orman kanunun ek 16.maddesine aykırıdır” dedi.

    “ORMANLIK ALAN KÖFTECİLERİN İŞGALİNE TESLİM OLMUŞ”

    Tezcan Karakuş Candan, konuya ilişkin açıklamasının devamında şunları söyledi:

    “Orman sınırları dışına çıkartılan alanlar, Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı içerisinde olan, köftecilerin orman alanlarını işgal ettiği alanlardır. Cumhurbaşkanlığı, köftecileri ormanlık alandan çıkartmak yerine, köftecilerin işgaline teslim olmuştur. Ormanlık alanları köfteciler kullansın diye orman sınırları dışına çıkartmıştır. Cumhurbaşkanlığı’nın görevi ormanları korumaktır. Ormanları işgal eden köftecileri değil. Bu kararla birlikte rant çevreleri tarafından Kızılcahamam’da ormanlık alanların talan edilmesinin önü açılmıştır”.

    Soğuk Su Milli Parkı Ankara’ya 78 km uzaklıktadır. Milli parkta; orman, step, çayır ve dere ekosistemi olmak üzere başlıca 4 ekosistem tipi belirlendiği, yoğunlukta olan orman ekosistemi, kendi içinde Yaprak Döken Ormanlar ve İbreli Ormanlar olmak üzere iki farklı şekilde görüldüğü, yaban domuzu, ayı, tilki, çakal, kurt, vaşak, sincap ve tavşan gibi memeli hayvanların, 160 civarında kuş türü bulunduğu, nesli tehlikede olan kara akbaba ve bazı kartal türlerinin yuva yaptığı, ormanlık alanda ayı, kurt, tilki, sansar gibi yırtıcılara; geyik, yaban domuzu, tavşan, sincap gibi memelilere rastlanıldığı, Atatürk Çamı bölgesinin, Soğuksu Milli Parkı içerisinde tarihi değer ifade eden tek yerdir.

    Anılan ve anılamayan özellikler bakımından korunan ve milli park ilan edilen bir alanın her bir metrekaresinin değeri ve önemi tartışmasızdır. Orman Kanunu Ek m.16 kapsamında adeta bir farenin kenarından köşesinden yediği bir teker peynire benzetilen orman alanları hakkında verilen tüm kararlar, başka işgaller için emsal oluşturmakta ve işgal edilmesini kolaylaştırmaktadır. Köftecilerin işgal ettiği alanın orman alanından çıkarılması hangi kamunun menfaatinedir. Cumhurbaşkanlığı kararının telafisi mümkün olmayan zararlar verilmeden ivedilikle durdurulması gerekmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de ortak açıklama: Otlubahçe’de maden ocaklarına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Dersim’de ortak açıklama: Otlubahçe’de maden ocaklarına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Munzur Vadisi Milli Parkı’nda bulunan ve yıllardır ‘Özel Güvenlik Bölgesi’ ilan edilen Otlubahçe’de yapılmak istenen maden aramasına karşı açıklama yapan çevre örgütleri ve siyasi partileri “Maden ocaklarına izin vermeyeceğiz” dedi.

    Türkiye’de yer altı kaynakları bakımından en fazla çeşitliğe ve zenginliğe sahip olan Yukarı Fırat havzasında bulunan Dersim’de her geçen gün yeni maden sahaları açılıyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, şimdi de 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi.

    1994 yılında boşaltılan ve yasaklanan Dersim’in Ovacık ilçesinin Otlubahçe köyü maden şirketleri için serbest iken köylülere yasak. Maden şirketi, Otlubahçe köyünde bakır madeni çıkaracak. Maden şirketinin şu anda çalışma yapması yasadışı olmasına rağmen köye sondaj makinelerini, boruları ve çadırları götürmesi üzerine ortaya çıkan tepkiler sonucu Tunceli Orman İşletme Müdürlüğü, Munzur Vadisi Havzasında Ovacık Otlubahçe köyü Reşo Deresi kaynağında bakır madenciliği projesi için yürütülen sondaj çalışmalarını izinsiz çalışma yapıldığı gerekçesiyle durdurarak, maden şirketine para cezası verdi.

    Bugün de Munzur Çevre Derneği, DEDEF, HDP, EMEP, CHP, köylülerin avukatı Barış Yıldırım ve yurttaşlar maden sahasının bulunduğu alana gitti. Jandarma tarafından Sarıtosun köprüsünde durdurulan yurttaşların geçişi ‘Özel Güvenlik Bölgesi’ gerekçesiyle engellenmek istendi. Yapılan görüşmeler sonucunda heyetin maden sahasının bulunduğu alana girişine izin verildi.

    “SONDAJ MAKİNALARI KALDIRILMALI”

    Şirketin faaliyetinin durduğunu yerinde gören heyette yer alan kurum temsilcileri, doğaya karşı hukuk dışı uygulamalara karşı yaşamı ve doğayı savunmaya devam edeceklerini belirttiler.

    Köylülerin avukatı Barış Yıldırım da, gerekli başvuruları yaptıklarını ve idarenin de işlem yaparak alandaki çalışmayı durdurduğunu ifade ederek, sondaj makinalarında kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.

    Munzur Vadisi Milli Parkı’nın Türkiye’deki en önemli milli parklardan biri olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Korunması gereken alan yasa dışı maden faaliyetlerine açık hale getiriliyor. Bu durum sadece hukuka değil, insanlık vicdanına da aykırıdır” diyerek yapılması planlanan maden çalışmalarının durduruluncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

    Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    1-Ovacık’ta Bakır Madenciliği projesi için yürütülen sondaj çalışması durduruldu

    2-‘Maden şirketi köyümüzde yasadışı çalışıyor’

     

  • Dersim’deki Milli Park’ın kirletilmesine tepki

    Dersim’deki Milli Park’ın kirletilmesine tepki

    Dersim Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Girişimi, Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içerisindeki çevre tahribatına tepki gösterdi. 

    Dersim Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Girişimi, Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içerisindeki çevre tahribatına ilişkin açıklama yaptı. Milli Park girişinde yapılan açıklamaya çok sayıda çevre örgütü temsilcisi katıldı.

    Dersim Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Girişimi Sözcüsü Barış Yıldırım, Munzur Vadisi’nin 1971 yılından bu yana tahrip edildiğini söyledi. Yıldırım, çevre tahribatına karşı hukuki mücadelenin sürdüğünü belirterek, “Ateşli piknikten, balık tutmak ve yapılaşmaya kadar birçok tahribat doğamızda yaratıldı. Milli Parklar Müdürlüğü ve yetkili kurumlara her defasında çağrıda bulunuyoruz. Milli Park kanununda yazanlar bir şekilde uygulanması gerekiyor. Hiçbir kanun uygulanmıyor, bu çevre tahribatına engel olunmuyor. Biz bu tahribata karşı hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. (HABER MERKEZİ) 

     

  • Danıştay’dan Munzur’a ilişkin bakanlığın karar düzeltme talebine red

    Danıştay’dan Munzur’a ilişkin bakanlığın karar düzeltme talebine red

    PİRHA – Danıştay 10. Dairesi Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın karar düzeltme talebini reddetti. Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları dahilinde yapımı planlanan 4 baraj ve 5 HES projesi için Çevre ve Orman Bakanlığı 18 Nisan 2011 tarihinde “Üstün Kamu Yararı” bulunduğu gerekçesiyle izin vermişti.

    Munzur Vadisi Milli Parkı’nın mutlak koruma alanında yapılması planlanan 4 baraj ve 6 HES projesi için, Çevre ve Orman Bakanlığı 2011 tarihinde, bu projelerin yapılmasında üstün kamu yararı bulunduğuna dair karar aldı. Karara gerekçe olarak da, enerji ihtiyacının yerli başka kaynaklardan karşılanmasının mümkün olmadığını, böylece kamu yararı bakımından vazgeçilmez ve kesin zorunluluk şartlarının oluştuğunu söyledi. İzin kararı sonrası 10 üniversiteye 9 farklı rapor hazırlattırılarak alınan bu kararla, Türkiye’deki 40 milli parktan biri olan Munzur Vadisi Milli Parkı, HES ve baraj kıskacında kaldı. Bu izin dayanak yapılarak Bozkaya, Kaletepe, Akyayık baraj ve HES’i, Konaktepe Barajı ve 2 HES’i ile yapımına 1985 yılında kaçak olarak başlanan Mercan HES’i, Munzur Vadisi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı’na işlenmişti.

    Munzur Milli Parkı’nda 4 baraj ve 5 HES projesine izin veren karara karşı Tunceli Barosu’nun açtığı davaya ilişkin Danıştay 10 Dairesi, ÇED süreci işletilmeden üstün kamu yararı kararı alınamayacağını belirten bir karar vermişti.

    Danıştay kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunarak itiraz eden Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın talebi ise Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedildi.

    Milli parklar hukuku bakımından Türkiye’de ilk olarak böyle bir karar verilmiş oldu. Danıştay, 4 baraj ve 5 HES projesinin tek ÇED sürecine tabi tutulması gerektiğini belirtti. (HABER MERKEZİ)

     

  • Dersim’in ünlü Pülümür Vadisi için Milli Park başvurusu

    Dersim’in ünlü Pülümür Vadisi için Milli Park başvurusu

    PİRHA- Dersim Barosu, Pülümür’den Dersim’e kadar uzanan ve tüm kriterlerini fazlasıyla kendinde barındıran ünlü Pülümür Vadisi’nin “Milli Park’ olarak tescil edilmesi için başvuruda bulundu.

    Dersim Barosu adına Baro Başkanı Avukat Barış Yıldırım imzasıyla Başbakanlığa gönderilen dilekçede milli parklara ilişkin kriterler sıralandı. Bu vadinin fazlasıyla bu kriterleri barındırdığı belirtildi.

    MİLLİ PARKI BELİRLEYEN KRİTERLER

    Milli park için istenen,“Tabii ve kültürel kaynak değerleri, dinlenme ve turizm alanı olması, bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip olması, bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını, ifade eder” hükmünün hatırlatıldığı dilekçede, Pülümür Vadisi’nin şu özellikleri içerdiği ifade edildi;

    PÜLÜMÜR VADİSİNİN ÖZELLİKLERİ

    -Bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerlerini barındırdığı gibi ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarını da içermektedir. Zira:

    Pülümür Vadisi, başta Pülümür Çayı olmak üzere Haskar Deresi, Hakis Deresi gibi önemli kaynak değerlerine sahiptir.

    Bölge Munzur Dağları silsilesi içerisinde bulunan Bağır Dağı’ndan başlayarak önemli ekosistemleri barındırmaktadır. Bu ekosistemler akarsu ekosistemi, orman ekosistemi, mera ekosistemi, step ekosistemi, kaya ekosistemi olarak belirtilebilir. Bölgede ekosistem çeşitliliği sebebiyle endemizm oranı son derece yüksektir.

    Bölgede, Avrupanın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne (BERN SÖZLEŞMESİ) göre kesin koruma altında olan flora ve fauna türleri ve habitatları bulunmaktadır.

    Belirtmek gerekir ki ülkemizde neslinin tükendiği sanılan Anadolu Parsı’nın bölgede yaşadığına dair bilimsel işaretler bulunmaktadır.

    Pülümür Vadisi sınırları dahilinde Alacık Köyü Karagöl Mezrası mevkiinde Muhafaza Ormanı olarak tefrik edilen Ağaç kümeleri de bulunmaktadır.

    Yörede Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerine göre korunması gereken sahalar bulunmaktadır.

    Birleşmiş Milletler Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme hükümleri uyarınca da korunması gereken kültürel pratiklerin ifa edildiği alanlar da yörede mevcuttur.

    Avrupa Peyzaj Sözleşmesi hükümleri uyarınca da havzanın peyzajının korunması gerekmektedir.

    Pülümür Vadisi Havzası bir bütün olarak ilginç özelliklere ve güzelliklere sahip olup topoğrafya ve silüet açısından eşsizdir

    Baro Başkanı Avukat Barış Yıldırım, yukarıdaki bilgilerin ışığında son olarak  “Bu özelliklere istinaden Pülümür Vadisi’nin Bakanlar Kurulu’nca gerekli işlemlerin yapılmasını ve Milli Park olarak tescil edilmesini talep ediyoruz” dedi.

    Ahmet BAKIR

    DERSİM