Etiket: mimar

  • TMMOB: Tutuklanan Mimar Alev Şahin derhal serbest bırakılsın

    TMMOB: Tutuklanan Mimar Alev Şahin derhal serbest bırakılsın

    PİRHA- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), işine geri dönmek için yaptığı eylemler nedeniyle tutuklanan Mimar Alev Şahin’in derhal serbest bırakılması ve yaşadığı kayıplar telafi edilerek işine iade edilmesi çağrısında bulundu.

    TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından yapılan yazılı açıklamada Alev Şahin’in 6 Ocak 2017 tarihinde yayınlanan 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Düzce Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ndeki görevinden ihraç edildiği ve o günden bu yana işine geri dönebilmek için yoğun bir mücadele verdiği belirtildi.

    Alev Şahin’in arkadaşlarıyla birlikte 13 Ağustos’ta gözaltına alındığı, 22 Ağustos’ta ise tutuklandığı hatırlatılan açıklamada “İşlerine geri dönebilmek için eylem yapanların hak arama mücadelesinin tutuklama gerekçesi yapılması kabul edilemez. Alev Şahin ve birlikte tutuklandığı arkadaşları derhal serbest bırakılmalıdır” denildi.

    “İBRET VERİCİ”

    Tutuklama kararında, yasal ve barışçıl da olsa, “sürekliliği” olan eylem ve açıklamaların suç olarak değerlendirilmesi ve örgüt üyeliği kapsamına alınmasının ülkedeki demokratik hak ve özgürlüklerin geldiği nokta açısından ibret verici olduğu belirtilen açıklamada “Yargının, toplumsal muhalefeti sindirmek için kullanılan bir araç haline dönüşmesinin en açık örneklerinden biridir” ifadesi yer aldı.

    “HUKUKSUZLUĞA ARTIK SON VERİLMELİDİR”

    OHAL döneminde yayımlanan KHK’larla ihraç edilen on binlerce kişinin yaşadığı haksızlığın boyutlarının arttığı vurgulanan açıklamaya şöyle devam edildi:

    “İhraçları incelemek için kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, hukuku sağlamanın değil, hukuka erişimi engellemenin bir aracı haline gelmiş durumdadır. Bu hukuksuzluğa artık bir son verilmelidir. Asılsız iddialarla, idari kararlarla, kişisel hınçla, haklarında hiçbir yargı kararı olmadan ihraç edilen tüm arkadaşlarımız derhal görevlerine iade edilmeli, yaşadıkları kayıplar telafi edilmelidir. Emeğine, alın terine ve işine sahip çıkmak için 30 Ocak 2017’den beri Düzce ve Ankara sokaklarında mücadele eden, defalarca gözaltına alınmasına rağmen yılmayan Alev Şahin derhal serbest bırakılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘TBB, TTB, TMMOB ve barolar, bilimin ve aklın haykırışıdır’

    ‘TBB, TTB, TMMOB ve barolar, bilimin ve aklın haykırışıdır’

    PİRHA- Mersin Barosu, Mersin Tabip Odası ve TMMOB ortak bir açıklama yaparak, cumhurbaşkanının açıklamalarına tepki gösterdi. Açıklamada “ iktidarın “makbul” ve her uygulamasına alkış tutacak TBB, TTB ve TMMOB ve de baro yönetimi arzusunu anlıyoruz. Ancak; barolar, TBB, TTB, TMMOB, suyun, toprağın, havanın, bu ülke insanlarının aydınlık gelecek  mücadelelerinin sesidir” denildi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “meslek kuruluşlarının seçim yöntemiyle ilgili düzenlemenin aciliyetini ve ehemmiyetini göstermiştir” söylemine meslek örgütlerinden tepki gelmeye devam ediyor.

    Mersin Barosu, Mersin Tabip Odası ve TMMOB ortak bir açıklama yaptı.

    Kurumların düşman hukukuna tabi tutulmaya çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Bu gündem ülkemizde yaşanan demokrasi, insan hakları ve ekonomik sorunları peçelemekten başka bir anlama gelmeyen, suni gündem yaratma çabasından öte bir durum değildir” ifadeleri yer aldı.

    “GÜCÜN ADALETİ YERİNE ADALETİN GÜCÜNÜ BÜYÜTMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR”

    Kurumlar adına açıklamayı okuyan Mersin Baro başkanı Bilgin Yeşilboğaz “Bir ülkenin ekonomik, siyasal, toplumsal gelişmesi, çağdaşlaşması ve demokratikleşmesi; baroların, odaların ve STK’ ların, ülkenin demokratikleşme ve demokratik toplum yaratma sürecine katılımı ve katkısı ile doğru orantılıdır” diyerek şunları belirtti:

    “Baroların ve meslek odalarının demokratikleştiriyoruz tahakkümü ile pasifize edilmesi, ülkenin hiçbir reel sorununu çözmeyecektir, tam tersine sorunları daha da çıkmaza sokacaktır. Bilinmelidir ki, avukatlar, doktorlar, mühendisler bu ülkenin aydınlık yüzleridir, 82 milyonun sesidir, nefesidir. Aydınların sesini keserseniz, vatandaşların nefesini kesersiniz. Aydın olmanın doğasında akla aykırılığa itiraz etmek, şüpheyi sorgulamak ve gerçeği savunmak esas olandır. İktidarın gönlünde yatan, müdahale ile her şeye rağmen inatla ayakta duran savunmayı yerle yeksan etme iradesidir. Bu iradeyle yaratılmak istenene sonuna kadar karşı duracağımız gibi bu ülkede gücün adaleti yerine adaletin gücünü büyütmek boynumuzun borcudur.

    Barolar üzerinden hesaplar yapılırken unutulmamalıdır ki baroyu oluşturun avukatlar yargının, vicdanın, özgürlüklerin, insan haklarının ve adaletin gür, hür ve özgür sesidir. Bu sesi susturmaya nice krallar, imparatorlar, diktatörler çalışmış ancak hiçbir şekilde başarılı olamamışlardır. Zira barolar ve avukatlar, halkın ta kendisidir.”

    “KURUMLAR, BİLİMİN VE AKLIN HAYKIRIŞIDIR”

    Barolar ve avukatlar, tabip odası ve doktorlar, mühendis ve mimar odalarının demokrasiden, yaşam hakkından, insan haklarından ve evrensel hukuk kurallarından yana olduklarını vurgulayan Yeşilboğaz, şunları ifade etti:

    “Bunlardan değil; gelin ülkemizdeki insanca onurlu yaşama hakkından söz edelim, gelin liyakat meslekleri avukatlık, doktorluk, mühendisliğı nasıl bitirdiğinizden bahsedelim, gelin avukatlığı, akademik meslekleri nasıl hiçleştirdiğinizden bahsedelim, demokrasiden, ekonomiden, sağlık sorunlarından bahsedelim. Yargının siyasallaşmasından, adil yargılanma hakkından bahsedelim, kamuda liyakat unsurunu yok ederek devlet geleneğini nasıl yok ettiğinizi, ülkeyi cemaatler cennetine çevirmenizden bahsedelim. Besleyip büyüttüğünüz ve ülkeyi ele geçirmeye çalışan cemaatten bahsedelim.

    Bu sorunları çözelim, varsın tek derdimiz baroların, odaların seçimleri olsun, o da size feda olsun. Ülkemiz demokratikleşsin, eşit ve özgür bireyler olarak yaşayalım, yargı yandaşlıktan kurtulsun, evrensel hukuk kurallarına uygun olarak idare hesap verebilir olsun. Ölümü değil yaşamı kutsayıp yüceltelim. Çocuk istismarları, kadına şiddet bitsin, çevreyi ranta kurban etmekten vazgeçin ve de ülkemizi hukuk devleti, basın özgürlüğü, çağdaş eğitim veren ülkeler, cezaevlerindeki mahkumların azlığı ile anılan ülkeler sıralamasında ilk 10’a çıkarın yeter. İktidarın “makbul” ve her uygulamasına alkış tutacak TBB, TTB ve TMMOB ve de baro yönetimi arzusunu anlıyoruz. Ancak; Barolar, TBB, TTB, TMMOB  suyun, toprağın, havanın, bu ülke insanlarının aydınlık gelecek  mücadelelerinin sesidir. Demokrasinin hamisi, hukukun payandası, laikliğin savunmanı, bilimin ve aklın  haykırışıdır. Barolar, TBB, TTB, TMMOB halktır.”

    PİRHA/MERSİN

  • KHK’li Mimar Alev Şahin 3 yıldır direniyor: Geri adım atmayacağım

    KHK’li Mimar Alev Şahin 3 yıldır direniyor: Geri adım atmayacağım

    PİRHA-Düzce’de 2011 yılında çalışmaya başladığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ndeki görevinden 6 Ocak 2017 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen Mimar Alev Şahin, ‘İşimi, ekmeğimi geri istiyorum’ talebiyle kent merkezinde başlattığı oturma eylemini sürdürüyor. Düzce Valiliğinin eylemini yasaklamasının ardından 37 gün hapis cezası verilen Şahin, karara itiraz edeceğini çünkü hukuk dışı olduğunu vurguluyor. 

    Mimar Alev Şahin, KHK ile hiçbir gerekçe gösterilmeden Düzce’de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ndeki  6 Ocak 2017 yılında görevinden ihraç edildi.

    1999 yılındaki Gölcük ve Düzce depremlerinde çürük binaların enkazında ölen insanlardan etkilenerek mimar olduğunu belirten Alev Şahin, açıklamalarında meslek hayatı boyunca mimarlık bilgi ve birikimini deprem görmüş bir halkın çıkarından başka hiçbir şey düşünmeden halk için kullandığını söyledi. Alev Şahin, bu sürede denetimsizliğe göz yummadığı, beton ve agrega denetimlerinde firmalara idari para cezası düzenlediği için milletvekillerine şikayet edildiğini, kurumda baskı gördüğünü, mobbing uygulandığını ifade etti.

    “Ne katilim, ne hırsızım. İşimi geri istiyorum. İşimi, ekmeğimi geri istemek suç değildir. Asıl OHAL ile Anayasa’ya aykırı bir şekilde beni işimden, ekmeğimden etmek suçtur” diyen Mimar Şahin’e valilik emrine uymadığı gerekçesiyle 37 gün hapis cezası verildi. Şahin, “Anayasal hakkımı kullanıyorum” dedi.

    Valilik emrine uymadığı gerekçesiyle hakkında Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı. Davanın 4. duruşması görüldü.

    “VALİLİK YASAĞI YASAL DAYANAKTAN YOKSUN”

    İşine iade edilmek için 3 yıldır oturma eylemi yapan Mimar Alev Şahin, Düzce’de AKP önünde yaptığı eylemini ve yasaklanma sürecini PİRHA‘ya şöyle anlattı:

    “Birinci yılında hafta bir gün akp önünde eylem yapıyordum. İkinci gidişimin ardından valilik tarafından bu yasaklandı. Valilik yasakladı diye sokağa çıkmayacak değilim. Valiliğin keyfi yasaklarına karşı geri adım atmayacağım. Bu, Anayasal hakkın kısıtlanması, engellenmesi anlamı taşıyordu. AKP’nin önüne gidiyor olmam, rahatsız ediyordu onları. Yıldırmak istiyorlardı. Ben her alana çıktığımda gözaltına alındım. Bir gün nezarette tutulup ertesi gün savcılıktan serbest bırakıldım. Bu böyle iki kez devam etti. Ardından bunlardan bir para cezası geldi. Cezaları ödedim. Dava açılmaması için. Gözaltılar kesilmişti. Yasaklar devam etmesine rağmen gözaltına alınmadım. Ama sonra seçilmiş günlerin tarihlerini taşıyan ön ödeme emirleri geliyordu. Ödemedim. Hukuksuzluğa ön ödeme emirleri ile devam ediyorlardı. Yasal dayanaktan yoksun bir şekilde valiliğin yasak gerekçelerinin hiçbir somut dayanağı yok. Dolayısıyla eylemimi kapsayan Anayasal hakkım valilik yasak gerekçesiyle değerlendirilemezdi. AKP’nin önüne gitmemim öcü alınıyordu.”

    “KHK’YE KARŞI BİR KAMU EMEKÇİSİNİN DİRENİŞİNİ SERGİLEYECEĞİM”

    Eylemi nedeniyle kesilen para cezalarının ön ödeme emirlerini ödemediği için hakkında iki dava açıldığını ve bu davaların birleştirildiğini belirten Şahin, “Ardından 4. duruşmada valilik emrine uymadığım için 30 gün, sonra 7 gün daha, suça devam ettiğim gerekçe gösterilerek hapis cezam arttırıldı.

    Mahkemenin verdiği 37 günlük hapis cezasına itiraz edeceğini ifadede eden Mimar Şahin, “İktidarın KHK politikasına karşı bir kamu emekçisinin direnişini sergileyeceğiz” diyor.

    OHAL Komisyonu’na başvuran Şahin, hala başvurusuna bir yanıt verilmediğini belirterek, “Bu hapis kararına da itiraz edeceğiz, bozulacağını düşündüğümüz bir karar. Avukatlarım hukuk dışı bir karar olduğunu değerlendiriyorlar. Direnmeye devam edeceğim. Mücadelemden geri adım atmayacağım. Valilik yasakları halen devam ediyor. Eylem yapıldığında gözaltına alıp, para cezası kesip gönderiyorlar. Sokağa çıkmalarını istemiyorlar insanların” diye konuştu.

    PİRHA/DÜZCE