Etiket: mitinge çağrı

  • Alevi kadınlar: Gimgim’da JES istemiyoruz, 24 Nisan’daki mitinge katılalım ve doğamıza sahip çıkalım- VİDEO

    Alevi kadınlar: Gimgim’da JES istemiyoruz, 24 Nisan’daki mitinge katılalım ve doğamıza sahip çıkalım- VİDEO

    PİRHA- Muş’un Gimgim(Varto) ve Bingöl’ün Kanîreş(Karlıova) ilçelerinde yapılması planlanan JES projesi bölge halkının tepkisini çekmeye devam ediyor. Alevi kadınları, JES projesinin doğalarını yok edeceğine dikkat çekerek, 24 Nisan’daki mitinge katılarak, doğaya sahip çıkma çağrısı yaptılar.

    Muş’un Gimgim(Varto) ve Bingöl’ün Kanîreş(Karlıova) ilçelerinde ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından iki ayrı Jeotermal Enerji Santrali(JES) projesi hayata geçirilecek. Uzmanlar ve bölge halkı, bu projelerin sadece doğal yaşamı değil, yerleşik yaşamı da yok edeceğini belirtiyor.

    Projenin, Varto’ya bağlı 16 köyü, Karlıova’da ise 6 köyü doğrudan etkileyeceği belirtiliyor. Proje kapsamında ilk sondaj çalışmaları Mayıs 2026’da başlayacak.

    Alevi kadınları, JES projesinin doğalarını yok edeceğini belirterek, 24 Nisan’daki Ekoloji Mitingi’ne katılım çağrısında bulundular.

    “GİMGİM VE KANÎREŞ’TE JEOTERMAL İSTEMİYORUZ”

    JES projesinin kendisiyle büyük tehlike ve riskleri getireceğini aktaran yurttaşlar, “Gimgim ve Kanîreş’te jeotermal santrali istemiyoruz. Yapılmak istenen JES projesi sadece doğaya değil, aynı zamanda inancımıza, kültürümüze, geleceğimize yönelmiş bir tehdittir. Bugün bu toprakları savunmak yalnızca bir çevre mücadelesi değil; aynı zamanda bir inanç ve onur meselesidir” diyerek 24 Nisan’da Gimgim’da gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısında bulundular.

    Buluşmanın adalet ve hakikat talebini haykırmak için önemli bir alan olduğunu belirterek, “Bu mitingde bir araya gelerek hem doğamız hem de değerlerimiz için hep birlikte güçlü bir şekilde ses çıkaracağız. Gelin inancımıza, toprağımıza, geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım. Hakikatimize dokunan her şeye hep birlikte güçlü bir şekilde haykıralım” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurum yöneticilerinden Sosyalist Emekçiler Partisi’ne ziyaret

    Alevi kurum yöneticilerinden Sosyalist Emekçiler Partisi’ne ziyaret

    PİRHA- Alevi örgütleri öncülüğünde İstanbul Kadıköy’de yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi kapsamında ziyaretler ve toplantılar sürüyor. Alevi kurum yöneticileri Sosyalist Emekçiler Partisi’ni (SEP) ziyaret ederek mitinge davet etti.

    MHP destekli AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak artıyor.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmaları alevlendirdi. Öğrencilerin adeta Diyanete tesliminin önünü açan proje kapsamında Eskişehir ve İzmir’de yer alan 842 okula, “manevi danışman” adı altında imam, müezzin ve vaiz gibi din hizmetlerinde çalışan kişiler atandı.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitim kurumlarında mescidi de zorunlu hale getirdi.

    AKP hükümetinin anti laik uygulamaları toplumda infial yaratıyor. Bu uygulamalara karşı Alevi örgütleri öncülüğünde İzmir’in ardından İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak. Miting, 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te başlayacak.

    Mitingin hazırlıkları sürerken Alevi örgütlerinin temsilcileri çeşitli kurumları, medya organlarını, demokratik kitle örgütlerini ziyaret ederek mitinge katılmalarını ve destek vermelerini istiyor.

    Bu kapsamda Alevi kurum temsilcileri, Sosyalist Emekçiler Partisi’ni (SEP) ziyaret ederek mitinge davet etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Okullara imam atanmasına ve mescit açılmasına karşı herkes mitinge katılmalı’-VİDEO

    ‘Okullara imam atanmasına ve mescit açılmasına karşı herkes mitinge katılmalı’-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, 10 Aralık Pazar günü İstanbul Kadıköy’de yapılacak mitingin önemli olduğunu belirterek, “Okullara imam atanmasına karşı herkes ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingine katılmalı” dedi. 

    AKP hükümetinin eğitim müfredatını tamamen dinselleştirmesi toplumda büyük tepkilere yol açtı. Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak. Mitinge herkesin katılması için çağrılar sürüyor.

    “İKTİDAR ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR”

    Siyasal İslamcı iktidarın kendisi ve dinci grupların çıkarları için elinden geleni yaptığını belirten Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Zakir Süleyman Demir, “Hükümet, en son ÇEDES projesi ile okullara imam atayarak bu da yetmedi mescit açarak kendi iradesi yürüsün diye asimilasyonla devam ediyor” dedi.

    Tanrı kendi iradesini kullanmak için yeryüzündeki iyi insanları, yeryüzündeki kötü insanların da kendi iradesini kullanmak için tanrıyı kullandıklarını vurgulayan Demir, “Şu andaki siyasal İslam kendi iradesini yürütmek için hem tanrıyı kullanıyor hem de dini kullanıp özellikle çağdaş, demokrat Alevi kesimin çocuklarını kendi istediği gibi yetiştirmek istiyor” diye ifade etti.

    “OKULLARA İMAMLARIN ATANMASI, MESCİT AÇILMASI SADECE ALEVİLERİN SORUNU DEĞİL”

    Bu projeye karşı sadece Alevi toplumu değil, demokratik kitle örgütlerinin ortak mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Demir, şunalrı kaydetti:

    ” Sosyal demokrat kurumların, kadın eşitliğinin savunan kadınların da büyük bir mücadele vermesi gerekiyor. İslam devletlerine baktığınız zaman Türkiye, demokratik devlet olarak görünüyor ama bunu adım adım siyasal iktidar kendi kuracağı İslam Cumhuriyeti’ne doğru götürmeye çalışıyor. Bunun için sahip çıkacağımız bir miting 10 Aralık mitingi. Bütün demokratik kitle örgütleriyle, Alevi kurumlarıyla beraber 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de buluşacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • ‘Milyonlarca işçi ve emekçi pandemi sürecinde daha da yoksullaştı’-VİDEO

    ‘Milyonlarca işçi ve emekçi pandemi sürecinde daha da yoksullaştı’-VİDEO

    PİRHA-“Emeğimiz ve özgürlüğümüz için işçi mitingi” sloganıyla 24 Ekim Pazar günü, saat 15.00’da, Kartal Meydanı’nda yapılacak miting öncesi Şişli Cevahir AVM önünde açıklama yapıldı. Milyonlarca işçi ve emekçi pandemi sürecinde giderek daha da yoksullaştığı belirtilen açıklamada, “AKP-MHP iktidarı pandemi döneminde sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda bir dizi saldırıyı devreye soktu. İşçi ve emekçiler geleceksizliğe itilirken sermaye sahipleri bu dönemde kârlarına kâr kattı” denildi.

    Pandemi dönemi başladığından beri Madde 25/2’den farklı farklı kodlarla atılan, sendikalaşması engellenen, artan enflasyonla birlikte gittikçe daha düşük ücretlerde çalışmak zorunda bırakılan işçiler miting çağrısı yapıyor.

    “Emeğimiz ve özgürlüğümüz için işçi mitingi” sloganıyla 24 Ekim Pazar günü, saat 15.00’da, Kartal Meydanı’nda yapılacak miting öncesi Şişli Cevahir AVM önünde açıklama yapıldı. Açıklamayı Simbo işçisi Dilbent Türker okudu.

    Milyonlarca işçi ve emekçi pandemi sürecinde giderek daha da yoksullaştı, işsiz kaldı ve güvencesiz çalışmaya itildiğini vurgulayan Türker, “AKP-MHP iktidarı pandemi döneminde sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda bir dizi saldırıyı devreye soktu. İşçi ve emekçiler geleceksizliğe itilirken sermaye sahipleri bu dönemde kârlarına kâr kattı. “İşten atmak yasaklandı” dendi, pandemi sürecinde milyonlarca kişi ya ücretsiz izne çıkarıldı ya da Madde 25/2 ile (Kod 29) işten atıldı. Pandemi sürecinde Kod 29’la işten atılanların oranı %70 arttı. 15 Temmuz sonrasında nasıl ki yüz binlerce kamu emekçisi haksız ve hukuksuz bir şekilde KHK’larla işten atılıp fişlenip tüm hakları elinden alındıysa Kod 29 saldırısıyla da aynısı, pandemi sürecinde binlerce işçi ve emekçiye yapıldı. Kod 29’a karşı yükselen mücadeleyle “Kod 29’u kaldırdık” demek zorunda kaldılar. Ancak farklı kodlar vererek Madde 25/2’yle işten atmalar devam etti. İşten atma yasağının bitmesiyle pek çok iş yerinde toplu işten atmalar başladı. TÜİK işsizlik oranlarının düştüğünü iddia ederken gerçekte işsizlik oranı üç yılda 11 puan arttı” dedi.

     “İŞSİZLİK VE GELECEK KAYGISI SEBEBİYLE İNTİHARLAR ARTTI”

    Yeterli denetim yapılmadığı, önlem alınmadığı için başta inşaat sektöründe olmak üzere iş cinayetleri hız kesmeden devam ettiğini belirten Türker, “İşsizlik ve gelecek kaygısı sebebiyle intiharlar arttı. Gelecek kaygısı yaşayan kesimlerin başında gelen gençler; işsizlik, iş olduğunda da düşük ücretler dayatmasıyla boğuştu. Diğer yandan EYT’lilerin yaşadığı hak gaspları pandemi sürecinde devam etti. İş yerlerinde çalışma koşulları her geçen gün kötüleşirken en basit korona önlemleri dahi alınmadı. Diğer yandan yükselen enflasyon karşısında ücretler eridi. Temel tüketim maddelerine, faturalara, ev kiralarına gelen zamlar karşısında düşük ücretler dayatıldı. Ücretsiz izin gibi uygulamalarla güvencesiz çalışma, genel çalışma biçimi haline getirildi. Belirli süreli iş sözleşmesi ve İŞKUR üzerinden işe alımlar arttı. “Kamuda çalışan taşeron işçilere kadro müjdesi” diyerek sözde kadroya alınan işçilerin hakları gasp edildi, düşük ücretlerle yaşamaya mahkûm edildi” diye belirtti.

    “HAK GASPLARI KARŞISINDA SENDİKALAŞMA ARTIŞ GÖSTERDİ”

    Pandeminin en ağır faturası kadın işçi ve emekçilere kesildiğini söyleyen Türker, “Pandemi sürecinde ev içi yükleri artan kadınlar işyerlerinde de en fazla hak gasbına uğrayan kesim oldu. İlk olarak kapının önüne yine kadın işçiler konuldu. Diğer yandan işyerlerinde kadın işçilere yönelik taciz, mobbing, şiddet gibi olaylar da pandemi sürecinde arttı. Kadınlar bu tarz uygulamalarla yıldırılmaya ve ağır çalışma koşullarını kabul etmeye zorlandı. Pandemi sürecinde artan hak gaspları karşısında sendikalaşma eğilimi artış gösterdi. Ancak anayasal bir hak olan sendikalı olma hakkı pek çok iş yerinde engellendi. Buna rağmen işçiler “sendikalı olma hakkına” dört elle sarılmaya devam ediyor. Sermaye iktidarı pandemi sürecinde saldırılarını artırırken bu saldırılara direnenler de var. Kod 29’a, keyfi işten atmalara, hak gasplarına, sendikal faaliyetin engellenmesine, kölece çalışma koşullarına, kadın işçilere yönelik tacize-mobbinge karşı pek çok yerde işçiler direnişte. Emeğimiz için, ekmeğimiz için, özgürlüğümüz için, geleceğimiz için 24 Ekim Pazar günü saat 15.00’da Kartal Meydanı’ndayız. İşçilerin kürsüsünü kuracağımız mitingimize tüm işçi ve emekçileri, emekten yana olan tüm kurumları, sendikaları ve işçi örgütlerini davet ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DİSK YK üyesi Saygılı: Emeğimiz, demokrasi ve barış için 8 Aralık’ta Bakırköy’de buluşalım- VİDEO

    DİSK YK üyesi Saygılı: Emeğimiz, demokrasi ve barış için 8 Aralık’ta Bakırköy’de buluşalım- VİDEO

    PİRHA- İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanı’nda “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganıyla düzenleyecekleri mitinge ilişkin DİSK Yönetim Kurulu üyesi Kamber Saygılı katılım çağrısında bulundu.

    Haberin Videosu

    Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yönetim Kurulu üyesi Kamber Saygılı, tüm işçi ve emekçileri 8 Aralık Pazar günü saat 13.00’te Bakırköy Halk Pazarı’nda düzenlenecek “İnsanca Yaşamak İstiyoruz” mitingine çağırdı.

    “EMEĞİMİZ, DEMOKRASİ VE BARIŞ İÇİN MİTİNGDE BULUŞALIM”

    Patronlar ve siyasi iktidarın, krizin yükünü emekçilerin emekçilerin üzerine boca ederek kurtulmaya çalıştığını ifade eden Saygılı, krizin yükünün halkın sırtına yüklenmesine ve antidemokratik uygulamalara karşı mitinge çağrısında bulundu. Saygılı, “Siyasal iktidarın, patronların, milyonlarca emekçinin yaşam koşullarını çekilmez hale getirdikleri, daha doğrusu bıçağın kemiğe dayandığı koşullarda, bıçağın kemiği geçtiği koşullarda 8 Aralık’ta Bakırköy’de bir miting düzenliyoruz. Bu mitingimizin amacı işten çıkarmaların yasaklanması, ücretlerimizin vergiden muaf tutulması, elektrik, su, doğalgaza yapılan zamların geri alınması, aynı zamanda vergi dışı bırakılması, emeklilik yaşına takılanların taleplerinin kabul edilmesi ve aynı zamanda işsizlik fonunda biriken paralarımızın patronlara peşkeş çekilmemesi üzerinden Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri olarak emeğimiz için, barış için ve aynı zamanda demokrasi için bir miting düzenliyoruz. Bu mitinge tüm halkımızı çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL